.jpg)
TBB’den Özür Dilerim..
Coronavirüsü paniği için de gündemi kaçırmamaya gayret edip, başta zaten yaşaşan ekonomi daralma dolaysıyla zorda olan cafe, restoran kısacası halkın toplu girdiği alanları tazminat veya destek vermemek için ‘Olağanüstü Halsiz’ olarak yasaklatan Başkan Erdoğan’ın kankası Trump gibi bir an önce ortaya çıkıp, halkı sakinleştireceğine sanırım yaşının da etkisiyle ortalarda olmadığı şu günlerde biz gazeteciler de başta iktidar olmak üzere yapılan baskılar dolaysıyla adeta karantina altında zar/zor görevimizi yapma gayreti içinde hatalar da yapmıyor değiliz.
Aslında gripal enfeksiyondan öte bir şey olmayan ama hala anlayamadığımız büyük bir kampanya ile adeta dünyayı ablukaya aldıran Çin virüsünün etkisiyle yaşananların haberini en erkenden vermek ve ülkede olduğu gibi dünyada yaşananları bir gazeteci olarak yorumlama telaşı içinde yaptığımız, yazdığımız hataların mutlu eden tarafları da yok değil.
Çünkü yaşananları öğrenmek için sabah gidip, gazete bayisinden bir gazete almadığı gibi internetteki başlıklara bakıp, yalandan beğenip, linkleri tıklamadan geçen sözde okur kitlesi olan bir ülkede haberlerinizin, yorumlarınızın okunduğu ve bu okurların başında gelenlerin ülkenin önemli isimleri olması bu hataların telafisini ve özrünü de kolaylaştırmakta.
Çünkü dün ele aldığım ve dünyanın gündemi virüsken iktidarın gazetecileri, aydınları, muhalifleri hatta masa başındaki devrimci sanalcıların ardından avukatları da gözaltına alan, içeri attıran anlayışı ve onca sorun varken toplumu ayrıştıran davranışları artık bırakması gerekliliğine dikkat çektiğim yazımda bir kaç gün önce gözaltına alınan ve sorguları için ek süre istenen avukatlara sahip çıkıp, bir açıklama da bile bulunmadığını belirtip, tepki koyduğum Türkiye Barolar Birliği Başkanından aldığım cevap benim kendise ve başında bulunduğu kurum olan TBBye özür borçlu olduğumu ortaya koymaktaydı..
Ve TBB’nin dünkü yazımdaki gibi değil, her zamanki ve her konudaki duyarlılığını bir kez daha ortaya koyduğunu ve bu yöndeki tepkisini yazımdan önce yani 12 Mart’ta başlatılan ve halen süren Avukatlara yönelik gözaltılar karşısında mücadelesini sürdürdüğü gibi basın açıklamasınıda yaptığını Sayın Feyzioğlu’nun WhatsApp’dan sitem dolu gönderdiği açıklama metni ve linkiyle öğreniyordum..
Evet dünkü yazımı yazarken geçirdiğim tereddüt ve ‘Bu yöndeki gelişmeler üzerine TBB’den ve Feyzioğlu’nun kurulmasında büyük emeği olan Ardahan Barosundan bir açıklama oldu mu?’ diye telefonla iki kez arayıp, sorduğum aynı zamanda Ardahan HDP İl Başkanı da olan Kaya’nın da mailime de gelen açıklamayı benim gibi görmediği açıklamayı bir kez de köşemde verirken, TBB’den açık özür dilediğimi de belirtirim.
İşte benim atladığım, hatam dolayısıyla özür dilediğim Sayın Feyzioğlu’nun başkanlığını yaptığı TBB’nin Avukatlara yönelik yaptığı O basın açıklaması aynen şöyle;
BASINA VE KAMUOYUNA
13 Avukat Meslektaşımızın gözaltında olduğu Şanlıurfa merkezli operasyon hakkında bilgilendirme..
Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 12 Mart 2020 tarihinde Şanlıurfa merkezli operasyon başlatıldığı ve bu operasyon kapsamında Şanlıurfa barosuna kayıtlı 7 avukat, bir avukat eşi, ceza infaz kurumu görevlileri ve çok sayıda vatandaşın gözaltına alındığı öğrenilmiştir. Aynı operasyon kapsamında Diyarbakır’da 5, Şırnak’ta da 1 avukatın gözaltında olduğu bildirilmiştir. Ayrıca gözaltına alınan avukatların ev ve işyerlerinde arama yapıldığı da kaydedilmiştir. Gizlilik kararı bulunan soruşturmanın içeriği hakkında belgeye dayanan bilgi sahibi değiliz. Hiç kuşku yok ki avukatların kanuna uygun bir şekilde yürüttükleri mesleki faaliyetleri sebebiyle soruşturulmaları ve kovuşturulmaları hukuka aykırıdır. Vatandaşların hukuki güvencesine de ağır şekilde zarar verir. Bu sebeple içeriği hakkında bu aşamada bilgi sahibi olmadığımız soruşturma tarafımızdan yakın şekilde takip edilecektir. Soruşturmayla ilgili ayrıntılı bilgi edinildiğinde kamuoyu ve meslektaşlarımızla paylaşılacaktır. Bir hukuka aykırılığa rastlanması halinde Başkanlığımızca en etkili şekilde tepkimiz ortaya konacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı
Ardahanlı Şişli Belediye Başkan Adayı
ARDAFED’i Ziyaret Edecek..
arşiv haber 06/03/2019 tarihli haber/yorum
Ardahanlı Siyasilerin Yanında Olalım
Geçtiğimiz günler de Ardahanlı olan Esenyurt, Dilovası, Kocaeli, Kağıthane, Ümraniye’de ki ziyaret eden ARDAFED Yönetimi bugünde yine Ardahanlı olan Şişli Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt’u konuk edecek. Başta Şişli”de ki Bin 133 Ardahanlı olmak üzere tüm Ardahanlıları Şişili’de bulunan ARDAFED’in federasyon merkezine davet eden Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahanlı adayların yanında olduğunu bir kez daha ilan edecek.
‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çalışmalarını sürdüren Ardahan Dernekler Federasyonu Ardahanlı siyasilerin yanında yer almaya devam ediyor.
Ardahanlı siyasilerin ön plana çıktığı önümüzde ki seçimlerde İstanbul’un Bakırköy, Esenyurt, Sultangazi ilçelerinde ki Ardahanlı siyasiler gibi Şişli İlçesinin CHP’li Belediye Başkan Adayı olan Mali Müşavir Muammer Keskin bugün Ardahan Dernekler Federasyonunu ziyaret edecek.
Konu hakkında ARDAFED Yönetimi tarafından yapılan açıklamada bütün Ardahanlılar Ardahanlı hemşehrilerinin yanında olmaya davet etti.
İşte o açıklama;
ŞİŞLİ BELEDIYE BAŞKAN.ADAYI MUAMMER.KESKIN BUGÜN SAAT 21.00’DA ARDAFED’İ ZİYARET EDECEK..
Sizde davetlisiniz..
Sayın Dernek Başkanım
**GELİN BİRLİKTE BİRLİK MESAJI VERELİM..
Ardahan derneklerinin En Üst Çatısı olan ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile yol almaya devan eden Ardahan Dernekler Federasyonu 6 Mart (Bugün) Çarşamba Günü akşam Saat: 21.00’da Ardahanlı olan ve Şişli Belediye Başkan Adayı olan Sayın Muammer Keskin’i Merkezi Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonunda konuk edecektir. Siz Ardahanlı hemşehrimiz aynı gün ve saatte İstanbul’da ki Ardahanlı seçmene ve tüm Ardahanlılara birlik mesajı verme adına kısa adı ARDAFED’de misafir olmanızı önemle rica eder saygılar sunarım.
ARDAFED Yönetimi Adına
Fakir Yılmaz
Ardahan Dernekler Federasyonu
Genel Başkanı/Gazeteci
ARDAFED’den Bozkurt’a destek
Ardahan Dernekler Federasyonu (ARDAFED) yöneticileri, CHP Esenyurt Belediye Başkan Adayı Kemal Deniz Bozkurt’u ziyaret ederek tam destek verdiklerini açıkladılar.
Ziyaret sonrası Federasyon adına yazılı bir açıklama yapan ARDAFED Genel Sekreteri Cem Aynalı “Esenyurt’ta Ardahan’ın ve Ardahanlıların tek adayı var o da sayın Kemal Deniz Bozkurt’tur. Yönetilen değil yöneten olmak istiyoruz. ARDAFED’in yegane amacı budur. Bunu İstanbul’un 39 ilçesinde Ardahan’ı görmezden gelen sözde bekacılar sandıkta görecekler Ardahanlının ferasetini. Mart in sonu bahar. Adayımız ve de desteğimiz Millet İttifakının adayı sayın Kemal Deniz Bozkurt iledir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” dedi.
.jpg)
**Dükkan Kapatanlar Gibi Flaş TV’de Kapandı!..
Varsa demokrasinin olmazsa olmazı olan basın ve medyanın son yıllarda içinde bulunduğu durum Flaş TV’nin ekranlarını karartması ile bir kez daha görüldü.
Ulusal medya gibi yerel medyanın da bir hayli zor günler geçirdiği ve bir çoğunun ya kapandığı yada valilikler emriyle bir araya gelip resmi gazete konumuna girdiği şu günler de Flaş TV ekranlarını kapatırken yaptığı açıklama da çok önemli ama başta seyircisi olmak üzere okuru tarafından pekte anlaşıldı denemeyecek bir bir dönem yaşıyor ülke de ki basın veya medya..
Aynı durumu stk’ların yanında sendikalarında yaşadığı ülkemde ki baskıcı bir yönetim anlayışının yanında ‘Ya bendensin ya da Hainsin’ durumu da yaşanıyor.
Bunu yapanın sadece iktidar değil, muhalefetin de yaptığını da belirtmekte fayda var.
Çünkü iktidarın ‘Ya bendesin ya Hainsin’ diyerek maddi ve manevi baskı altında tuttuğu basın ve medyaya sahip çıkamayan bir de muhalefet olduğunu da unutmamak gerekir.
Çünkü aynı muhalefetin iktidar gibi kendisinden olmayanı hain ilan ettiğini de bilen gazetecilerdenim..
Çokta siyasi olmayan ve Acun’un televizyonundan aşağı kalamayan Flaş TV’nin bile ‘Ya bendensin Ya da Hainsin’ denilerek baskı altına alınmak istenmeye direnemeyip, ekranlarını kararttığı ülkemde muhalif basının artık yok denecek kadar bitirildiğini de belirtmek gerekir mi bilmem ama asıl bitirilenin muhalefet olduğunu da görmekte fayda var.
Çünkü sözde karşı olduğumuz ama göbekten bağlı olduğumuz ABD’nin sistemine heveslenip, başkanlık sistemine geçtikten sonra Amerikan vari olmak için illaki iki partili bir sistemin hayata geçirmeye çalışanlar HDP’nin de içinde bulunduğu bir çok partiye aday çıkartırmamış, adeta dükkan kapattırmıştır.
Ve bunu yutan HDP; SP, MHP, İYİ Parti gibi partiler de aslında muhalefetten çekilip, iktidara karşı susma yoluna gittiklerini anlayamamışlardır..
Basın ve Medyanın ‘Havuz’ denen sistem ile bir anlayışa yönelik hareket edilmesi sağlanan ülke de ki bu duruma bakınca zaten olmayan demokrasinin en önemli faktörlerinden olduğu ileri sürülen kanadında yani basın ve medyanın da kolu ve kanadı iyiden iyiye kırılmıştır.
Ve bunu izleyen ama sesini değil gıgını çıkarmayan bir toplumunda gün geçtikçe teslimiyeti seçmiş, her gün bir çok iş yerinin battığı, onca insanın işten atıldığı bozuk ekonominin içinde ‘Buna da şükür’ diyerek yaşananları kader olarak benimsemeye alışmış hale gelmiştir.
Yani önce çeşitli adlar verilerek terörist ilan edilen aydınlar, ardından darbe girişimin mana ederek Altan kardeşler gibi gazetecilerin yanında siyasiler içeri atılmış, dışarıda kalanlarda ‘Bizden değilsen Hainsin’ yaftası ile toplumdan dışlanmış, işleri, aşları kesilmiş, okuduğu gazete ve izlediği televizyonları ellerinden alınmış hale getirilmiştir..
Ve bu durum Flaş TV’ye adını veren Flaşlıktan çıkmış, normal bir duruma dönmüştür..
Bunlar olurken Aydın Doğan’ın Televizyon ve Gazetelerini alanlara da dünya kalmamış, sırası geldiğinde onlarda Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığından el çektirilmiş, ‘biz izin verene kadar ve yarın ona da el koyacağımız tüpçü olmaya devam et’ denilmiştir..
Çünkü bugün yaşananları dün görmek istemeyen ve geçici çıkarlarla, ‘dünya benim’ diyenlerin asılında bu dünya da yerlerinin olmadığını er geç anlasalar da cehennem ateşini his ettiklerinde iş işten geçtiğini ancak anlayacaklardır.