ATSO ve ESOB Başkanı Şehr-i Eminini Unuttular mı?.

ATSO Başkanı Çetin Demirci’nin misafirini valiye götürürken Ardahan Belediye Başkanına getirmediği, ESOB Başkanı Mustafa Morkoç’un ise Ardahan İş-Kur ile düzenlediği ‘İstihdamım Garantili Kursu’ na Başkan Faruk Demir’i davet etmediği dikkat çekti.


Yaşanan bu durumun sanal ortamda yayınlanması ardından dikkat çekerken her iki Başkanın etkinliklerine başkanı görmezden mi geldiği sorusunu gündeme getirdi.



İki oda başkanın bu konuda nasıl bir açıklama yapacakları merak edilirken Demirci’nin Gelişim Üniversitesi Öğretim Üniversitesi Öğretim Üyesi İsmet Galip Yolcuoğlu ile valiye giderken neden Belediye Başkan Demir’e gitmediği, ESOB Başkanı Morkç’un ise düzenlediği etkinliğine Belediye Başkanını neden davet etmediği merak konusu oldu.


Öte yandan Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile İŞKUR’un birlikte başlattığı İstihdam Garantili Kursları tamamlayan kursiyerlerin belge törenine Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’da katıldı.


Köksoy: İftira Atanları Allah'a Havele Ediyorum!


Köksoy: İftira Atanları Allah’a Havele Ediyorum!


Gerek normal bir Orman Mühendisiyken, gerek Ardahan İl Çevre ve Orman Müdürüyken Ardahan’ın yeniden Meşe Ardahan adını taşıması için bölgede ekimine büyük önem verdiği ağaçlandırma çalışmaları ile günden gelen ve AK Parti’nin siyasete davet etmesi ardından girdiği siyasette 2 dönem seçimler kazanan ve 10 yıl Ardahan Belediye Başkanlığı yapan Ardahan eski Belediye Başkanı Faruk Köksoy  kendisine ‘partiye ov vermedi’ şeklinde imalar yollayanları Allah’a havale ettiğini belirterek tepki gösterdi.


Başta AK Parti Belediye Başkan Adayı Yunus Baydar ve AK Parti Ardahan İl Başkanının yanı sıera bir çok AK Partilinin sanal oratanda yaptıkları açıklamalarda kendisinin AK Parti’ye oy vermediğini, yeterli çalışmadığını ima etmelerine tepki gösterek Ardahan eski Belediye Başkanı Faruk Köksoy ‘Onları Allah’a havele ediyorum’ diyerek tepki göterdi.



Köksoy’un kendi sanal ortamında yaptığı açıklaması şöyle; 


10 YILIN HİZMET ÖZETİ VE TEŞEKKÜRLER 

Değerli hemşerilerim, 29 Mart 2009, 30 Mart 2014 tarihlerinde teveccühünüz ile sizlere ve şehrimize 2 dönem (10 yıl) hizmet etme yetkisi verdiniz. Oksijen çadırında ağır hastaya benzeyen Ardahan Belediyesi ve Şehrimizin sorunlarını çok iyi analiz ederek seçildiğimizde, Ardahan’ı şantiyeye çevireceğimizi vaat etmiştik.

10 yıl önceki Ardahan’ın ne durumda olduğunun unutulmaması da hakkın teslimi için önemlidir. Şehrin içindeki hayvan pazarının çamur ve gübre içindeki halini ve at arabalarını, Perşembe pazarının çamur-moloz hali, Kura Nehrine, Alabalık deresine ve açığa akan kanalizasyon pisliği, Valilik binasına ayağına poşet takarak gidenlerin durumu, kalacak ev bulamayan memur ve öğrencilerin çaresizliği, AVM binası yapılan yerin önceki durumu hatırlanmalıdır. Kentsel dönüşüm projemiz, atıksu arıtma tesisi, ayrıştımalı katı atık projesi, hayvan pazarı, halk pazarı, cenaze ve taziye hizmetlerimiz, iş makinası parkının geliştirilmesi, sokak hayvanları barınağını, geçici fidanlık hizmetlerimizden bazılarıdır.




Şehir merkezindeki 148 km.lik yolun, %80’inin önceden sadece çamur olduğunu, bugüne kadar bu yolların 80 km’lik kısmının sıcak karışım asfalt, satıh kaplama veya beton kilit parke ile kaplandığını (90 yıl boyunca sadece 35 km yol çalışması yapıldığını unutmadan), bu yollar yapılırken (iklimden dolayı) toplam 100 günlük gerçek çalışma süresi olan Ardahan’da, aynı zamanda yaklaşık 135 km. yeni kanalizasyon kazısı ve şebekesi yapıldığını, 120 km.ye yakın doğalgaz şebekesi döşendiğini, 30km kadar yeni su isale hattı döşendiğini, 50 km elektrik hattının ve 30 km.lik telekomünikasyon hattının yeraltına alındığını ve tüm bu çalışmaların eski ve yeni yollara mecburen zarar verilerek yapıldığını hatırlatmak isterim.

Temel gayemiz yaklaşık 200 yıldır işgal görmüş kan ve can kaybetmiş travmatik göç ile mağdur duruma düşürülmüş Ardahan’ın nezih ve onurlu halkına hizmet etmek ve her şeyin en iyisini sunmaktır. İlimizin bir yanında Doğu Karadeniz, diğer yanında Kafkasya, başka bir tarafında ise Doğu Anadolu’nun kuzey doğusu yer almaktadır. Tarihi, doğal güzellikleri, medeniyetlerin geçiş hattı ve kültürlerin iç içe kaynaştığı, zengin flora ve yaban hayatının bulunduğu, dolayısıyla yüksek turizm potansiyeli taşıyan, bu önemli bölgenin merkezinde yer alan şehrimizi, yeşil, estetik, temiz, modern ve sıcak bir ev sahibi şehir konumuna kavuşturmak için mücade ettik.

Hizmetlerimiz, projelerimiz elbette sorgulanacak, mukayeseler yapılacaktır. Ancak her iş, hizmet ve olayın kendi şartlarında, kendi dinamikleri ve imkanları ile değerlendirilmesi açık bir gerçektir.

Can çekişen hastaya benzeyen bir şehirde yerel yönetim sorumluluğu aldığımız, kadrosu, idarecisi, teknik elemanı çok yetersiz, bütçesi olmayan, projesi bulunmayan, ayrıca adli operasyonlar ile travma geçiren personelin psikolojik yapısıyla, iş üretemez durumdaki Belediyeyi, 10 yılın sonunda morali yüksek personel, hedefi olan idareciler ile projeleri tamamlanan ve uygulanan dinamik yapıya ulaştırdığımız görülecektir.

Şehrimizde 10 yıl önce yaklaşık 7000 hane olduğu düşünüldüğünde, 8000 yeni dairenin son 10 yılda inşa edildiğini, yurtlar, pansiyonlar, spor tesisleri ve kamu binaları gibi önemli yatırımların bu dönemde yapıldığının, bu binalardan kaynaklı yaklaşık 500 ayrı noktada kanal, su, elektrik, doğalgaz vb. bağlantıları için yolların parçalandığının da bilinmesi gerekir. 

Şehrimizin adeta bir şantiyeye dönüştüğünü, şantiye çalışmalarının görsellik ve temizlik açısından (iş makineleri, beton mikserleri, ağır hafriyat kamyonlarının sebep olduğu) bazı sorunlar ortaya çıkardığını, ancak belediye olarak bütün bu çalışmaların yakından takip edildiğini, arızaların ve bozulmaların (çoğu belediyenin sorumluluğunda olmadığı halde) hızla onarımı ve rehabilite çalışmalarının en uygun çalışma mevsiminde yapıldığını da, halkımız izlemekte ve bilmektedir. 

İlk defa sporculara ve spor kulüplerine yardım yapıldığını, ilk defa camilere ve okullara destek ve katkılarda bulunulduğunu, sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerini rencide etmeden gösterişten uzak yapıldığını, ilk defa üniversite okuyan öğrencilerimize öğrenim yardımı yapıldığını, ayrıca tanıtım, kutlama, sosyal faaliyetler gibi birçok hizmeti bu metne sığdırmak mümkün olmadığını da hatırlatmak isterim. 

“Hem şehri hem nesli birlikte imar etmek; şehir imar edilip nesil ihmal edilirse gün gelir ihmal edilen nesil şehri imha eder” Düsturunu hedef edinerek şehrimizde her sektöre, kültürümüze, tarihimize, folklorümüze, çok çeşitli dallardaki spor ve kulüplerimizin yanında Milli Eğitim, Spor, Diyanet ve Sağlık gibi kurumlarımızla da iş birliği yaparak birçok etkinliğe konferansa, tiyatroya da ev sahipliği yaptık. Bir çok kitap ve dergi yayınını gerçekleştirdik. Kısaca fevkalade kısıtlı imkanlara rağmen şehrimize nefes vermeye ve cansuyu olmaya gayret ettik.

Bu vesile ile başta, Belediye projelerimize desteğinin yanında, İlimize yapılan kamu yatırımlarının talimatlarını veren, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’A AK PARTİ Hükümetlerimizin Sayın Başbakan ve Bakanlarına, beraber çalıştığımız tüm Valilerimize, sayın Milletvekillerimize, Ak Parti teşkilatlarının tamamına, kamu yöneticilerine, fedakar personelimize, proje ve hizmetlerimizin gerçekleşmesi sürecinde bize güvenen, dua eden, heyecan ile takip eden, halkımıza ve tüm hemşerilerimize şükranlarımı sunuyorum.



31 MART 2019 ARDAHAN YEREL SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ;


Seçmenler, vatandaşlar; demokratik hakları ve vicdani iradeleri olan oylarını öncelikle inandıkları, sempati duydukları partilerine, yerelde ise güvenilir buldukları adaya ve adayın ekibini dikkate alarak verirler. 

Ardahan’daki seçimlerde ağırlıklı iki cephe oluşmuştur; birincisinde Hdp Chp ittifakı, diğerinde ise Ak Parti, Mhp ve milliyetçi/muhafazakâr demokratlar ittifakıdır. Sonucu değiştirmeyen seçmen geçişleri istisnaidir. 

Ardahan’daki seçimde de büyük ölçüde Türkiye geneli partilerin politikaları etkili olmuş seçmen bu çerçevede temayül göstermiştir. 24 Haziranda Ardahan Merkezde yaklaşık 2500 oy alan Hdp ile yaklaşık 2800 oy alan Chp’nin ittifakının sandığa yansıması Türkiye geneli yaklaşımların bir sonucu olduğunun göstergesidir. 

Bununla birlikte AK Parti iktidarlarımız süresince ve 24 Haziran Cumhur ittifakı oyunun üzerinde (Ardahan şehir merkezinde) oy alınmış (4500) ve en yüksek yüzdeye (%43) ulaşılmıştır. Seçimlerde sonuç almak esastır ancak oy artışı da önemli olup, bu sonuca az çok katkı yapan ve çok değerli oylarını veren herkesten Allah razı olsun diyerek, teşekkür etmek vebal ve görevimizdir.




2 dönem Ardahan halkının hizmetine, partisinin her programına, her etkinliğine, her çalışmasına istisnasız koşan, adayımızın açıklanmasından bugüne kadar her mekânda, her platformda, sosyal medya hesaplarımda bilgi ve projelerimi de paylaşarak adayın yanında partimin emrinde olduğumu beyan ettim. Detaylara girmeden, son dakikaya kadar belediye hizmetlerini aksatmadan birçok ortak seçim çalışmasında bulundum. Hiç kimseye ve kesime ben aday değilim bildiğinizi yapın fırsatını vermedim. Bütün bunlara rağmen şahsıma imalarda bulunulmasını ise kamuoyunun ve AK Parti seçmeninin vicdanına bırakıyor, iftira atanları da Her şeye Kadir ve Hâkim ola Allah’a havale ediyorum. 

Görevimi alnımın akı ve şerefle bırakmanın verdiği huzur ile belirtiyorum ki bulunduğum bütün görevlerde ve son olarak da iki dönem belediye başkanlığı görevimde, kanunların bana verdiği imkân ve yetkileri yine yasalar çerçevesinde, Cenab-ı Hakk’ın rızası doğrultusunda Aziz Milletimizin her unsuruna, halkımızın her kesimine hizmet etmek için kullandım, yaptığım hizmeti halkımızın, hemşerilerimizin vicdanına ve Cenab-ı Hakkın takdirine bırakıyor, inancımızın ve geleneksel terbiyemizin gereği tevekkül ediyorum. Bu vesileyle il ve ilçelerde kazanan tüm adaylarımızı tebrik ediyor, memleketimize hayırlı hizmetler vermesini diliyorum.



**Moral Vermekte Ülkeye Moraldir..


 


31 Mart’ta gerekleşen Yerel Seçimler ardından mazbatalarını almaya başlayan Belediye Başkanlarının başına geçtiği kentleri nasıl olup kalkındıracakları veya seçim öncesi verdikleri vaatlerini ne zaman hayata geçireceklerinin tartışıldığı şu günlerde HDP’lilerin verdiği oylarında büyük katkısı ile Ardahan Belediye Başkanlığını kazanan Faruk Demir’in ilk çıkışlarına bakmak gerekir.


Çünkü, Türkiye’nin Kafkaslara açılan kapısı konumun da olmasına karşın ülke de ki 81 vilayet arasında en yoksul kentler arasında ilk sıralarda olan Ardahan gibi ülkenin oluşturan bir çok kentin moralle ihtiyaç duyduğunu anlarsınız.


Sanatçı ruhu ile ilk icraatı düzenlettiği konser ile ve o konserde tükü söyleyerek işe başlayan ve Ardahanlılara teşekkür eden CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir hem kendi propagandasını hem de Ardahan’ın tanıtımını hem yerel de hemde ulusal basın ve medya da gündeme getirmeyi başarmıştır.


Ve Ardahan gibi Ankara başta olmak üzere gözden uzak kentin nasıl olup moralle gündeme geleceğini ortaya koymuştur.


Evet, bu ülkenin başta ekonomik sıkıntıları olmak üzere var olan sorunları aşmasının diğer bir yolu da topluma verilecek olan enerji ile moral kazanmasını ve bu moralle tüm toplumun bu ülkenin gelişiminde sorumlu olduğunu anlatmak, anlamaktır.


Mazbatasını alır almaz ilk icraatı Ardahanlılara moral vermek olduğu açıkken görülen Ardahan’ın yeni Belediye Başkanı Faruk Demir’in kendisini kutlamak için çiçek almak isteyenlere ‘Hayır çiçeğe vereceğiniz parayı  aç hayvanlara mama almaya verin’ demesi ardından teşekkür için makamında beklemeyip, kendisi halkın ayağına, arasına gidip, onlarla birlikte türküle söyleyerek verdiği enerjiyi sahipsizlikten ligde düşme üzerine olan Serhat Ardahan Spor’un maçına gitmesi topluma moralden başka bir şey değil ve en güzel şeydir.


‘Bunu sadece yeni Başkan Demir’mi yapıyor?’ diye sorulursa, ‘Hayır’ der ve aynı kentte devleti temsil eden Vali Mustafa Masatlı’da Faruk Demir gibi çalışıyor derim.


Çünkü bu yoksul ve başta Yalanızçam Kayak Tesisleri olmak üzere bir çok güzelliği ile tanıtıma ihtiyaç duyan Serhat, Sınır Kent Ardahan’ın valisi de göreve başladığından bu yana toplum içinde, halkın sorunları ile bire bir hemde ayaklarına, camilerine, okullarına, evlerine giderek dinliyor, çözmeye çalışıyor..


İşte bu iki idarecinin verdiği mesajı alması gerekenlerin başında zırt, pırt seçim kurularına itirazlarda bulunan iktidar temsilcileri ve iktidardakiler de gelmekte..


Başta ülkenin canını acıtan, şehitler verdiren ve ekonomisinin yanı sıra bir çok moral bozan gelişmeler karşısında ‘hırsla ayaya kalkan, zararla oturur’ Ata sözünü unutarak, seçim sonuçları ardından sağa, sola, dağa, taşa saldıranlar ve havuz medyasında ki halkın seçtiği bir insana ‘Oğlum’ diyen söz de gazeteci ama bana göre beslendiği iktidarın palyaçosu olan Erkan Tan gibi yalakaları ile topluma moral verdiğini sananların bu iki idarecinin verdiği enerjiyi örnek alması bu ülke için hem yeter, hem de artar desem inanın.


Çünkü doları düşüren, iç çatışmayı durduran, dış ilişkileri olumlu yapanın da güzel dil, gülen yüz ve moral olduğunu anlaşılması gereken bir süreci yaşıyor güzel ülkem..


Haydi o zaman baharın geldiği, kardelenlerin güneşe doğru baş kaldırdığı Ardahan’a ve iki idarecisi Belediye Başkanı ile Valisine bakalım ve onlar gibi bizde, ekonomik sıkıntı başta olmak üzere bir çok neden dolaysıyla canı bir hayli sıkkın topluma moral verelim mi?


Evet, vermek gerekir 4 aydır süren seçimler sonucu güzel şeyler olacak, bunu bekleyen ülkem adına her kese bu yazımla ve de kalbimle sesleniyorum..


Duyan var mı?