**İL VE İLÇE BAŞKANLARININ SEVİNCİ KURSAKLARINDA KALDI!
Geçtiğimiz yerel seçimlerde Demokratik Sol Parti’den Çıldır Belediye Başkanlığına seçilen ancak daha sonra AK Parti’ye geçen Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizioğlu’yu örnek alan Damal DSP Belediye Meclis Üyesi kendisine oy verenler başta olmak üzere İlçe de ve İl’de gelen tepkiler üzerine geri adım atarak, bir gün önce DSP’den istifa ederek geçtiği AK Parti’den bir gün sonra istifa etmek zorunda kaldı.
Alınan bilgilere göre geçtiğimiz günlerde Ardahan’ın Alevi İlçesi Damal’da seçildiği DSP’den isitfa ettiğini ve Damal AK Parti İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok ile birlikte AK Parti’ye giderek, AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın tarafından AK Parti Üyeliğine kabul edilen ve AK parti’ye geçem Damal DSP Belediye Meclis Üyesi Sürsefa Sürsefa Abdan AK Parti’ye geçtikten hemen sonra kendisine yönelik yapılan Mahalle Baskılarına dayanamayarak, bir gün önce geçtiği AK Parti’de istifa ettiğini el yazısıyla yazdığı açıklama ile kamuoyuna duyurdu.
AK Parti İl Başkanının bir gün önce kendi sayfasına yayınladığı mesajla DSP’li Damal Belediye Meclis Üyesinin partisina geçtiğini duyurup, sevinmesinin üzerinde bir gün geçmeden AK Parti’den istifa ettiğini açıklayan Sürsefa Abdan el yazısıyla yazdığı ve AK Parti Ardahan İl Başkanının yanı sıra Damal AK Parti İlçe Başkanı Nevriye Derdiyok’un sevincini kursağında bırakan istifa mektubunda kendisine yapılan mahalle baskısına dayanamadığını da itiraf etmiş.
Sürsefa Abdan’ın el yazısıyla yazdığı ve bir gün önce geçtiği AK Parti’den istifa ettiğini duyurduğu mektubunu üstte okuyabilirsiniz.
**Vali ve Kaymakamlar Ne Olacak?!
Halen tartışılan ve başta İstanbul olmak üzere HDP’nin kazandığı başkanlıkların mazbataların HDP’li seçilenlere değil, ikinci olanlara verilmesine karar kıldığı seçimlerin görünmeyen diğer bir yönü de seçim boyunca iktidarın kazanması için mücadele eden ve bu yönde tüm imkanları ortaya koymaya çalışan ama iktidarın adaylarının kazanamadığı Vali ve Kaymakamların durumudur.
Evet, bana göre 17 yıllık iktidarın şımarıklığı ile ve toplumun hala destek verip, oy verdiği Erdoğan’ın omuzlarında seçileceklerini sanan AK Partili adaylar ve yine bana göre AK Parti’ye asıl kayıp ettirenler olan AK Partinin eski kurucuları, il, ilçe başkanları, aday edilmeyen belediye başkanları ve siyaset nediri bilmeyen memur gibi atanan il, ilçe başkanlarına rağmen makamlarının imkanlarını kullanan onca vali ve kaymakamın çabaları sonuç vermemiş, ama gerek kazanan partilerin, seçilen isimlere oy verenlerin ve basının topuna, hatta Başkan Erdoğan’ın kararname düşüncesine girmelerine neden olmuşturlar.
Memur olan ve siyasi iktidarın en üstlerinden en altlarına kadar onların dediklerini tüm samimiyetleri ile yapan hatta memur olduklarını, topuma eşit bakması gereken devlet anlayışı içinde olmaları gerekirken zaman zaman bir siyasetçi gibi davranıp, iktidara ve onun adaylarına yönelik oy istemeye kadar işi götüren Vali ve Kaymakamların ilk çıkacak olan kararname de yer alıp almayacakları yada değişip, değişmeyecekleri hatta görevden el çektirilip, makamları ellerinden alınacağının da tartışılmakta.
Bilmem ama bana sorulacak olunursa daha önceki iktidarların alışkanlığından gelen ve bugünkü iktidarın bir tık değil, kamu görevlilerini de kendi partinin üyesiymiş gibi görüp, bir çok alanda çizgi dışına çıkıp,kazanma uğruna devlerin memurları dahil bir çok devlet imkanını kullanmaya kalkmasının kurbanları olan Vali ve Kaymakamlara değil de 17 yıllık iktidarın getirdiği şımarıklıkla hareket eden kendi yöneticilerine, adaylarına, üyelerine ve en önemlisi aday belirleme de karar kılanlara bakması gereken bir iktidar olmalı bugünkü iktidar AK Parti.
Ha bu arada İstanbul’da CHP’ye Doğu ve Güneydoğu’da kazananları kabul etmeyip, hakimlerin aracılığı ile seçim kazandığını sanan aynı AK Parti’ye bir ben değil çoğunluğu AK Partili seçmen olmak üzere toplumun büyük bir kesimi tepki gösterip, ‘Kayıp ettin işte bırak ta birazda onlar yapsın’ dediklerini de deyip, yazıma son vereyim.