
Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt: Hep birlikte önemli bir iş başardıklarını Esenyurtlulara ve stk’lara teşekkür ederim.
“Zafer umudun, zafer kardeşliğin, zafer Esenyurt’un. Bundan sonraki süreçte de yine hep beraber olacağız. Bir olacağız, ayrışmayacağız. Esenyurt’u sosyal beleidyecilik anlayışı içinde İstanbul’un, Türkiye’nin en mutlu, huzurlu şehri yapacağız. Bunun için sizlere güveniyorum, inanıyorum” dedi.
Anadolu Konfederasyonu Başkanı Yusuf Tuncel, ve ANAKON Başkan Yardımcısı Aydın Gürhan, Bingöl Federasyon Başkanı İbrahim Aybek, Diyarbakır Federasyonu Servet Can, Kastamonu Konfederasyon Başkanı Hüseyin Selmi Çelebioğlu, Amasya Federasyon Başkanı İsmail Aktaş, Van Federasyonu Başkanı Fevzi Donat, Van Federasyonu Başkan Vekili Burhan Süpürgeci Başkale Dernek Başkanı Altan Demir, Hatay Dernek Başkanı Ahmet Kara, ANAKON Konfederasyonu Genel Sekreteri, İhsan Tuncel, Ardahan Dernekler Federasyon Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, ARDAFED Başkan Yardımcısı Hüseyin Kaya, ARDAFED’e üye derneklerinden Küçük Sütlüce Köy Dernek Başkan Yardımcısı Gürsel Kaya’nın bulunduğu Anadolu Konfederasyonu Yöneticilerinin kendisine başarılar dilediği ziyarette kendisine başarılar dilerlerken Başkan Kemal Deniz Bozkur’ta Konfedrasyon üyelerine teşekkür etti.
.jpg)
Sosyal Belediyecilik Nedir?..
Bir değil, kurucusu ve hala başkanı olduğum ülkemin sınır kentinin Gazeteciler Cemiyeti ile iki, hatta sahaya girememekle karşı karşıya haldeyken son anda başkanlığını üstlenip, iddia etmeden tüm kamuoyunun bildiğinden dolayı rahatça adeta baştan aşağı yeniden oluşturduğum dediğim futbol takımını yeniden sahaya koyup, 3 ay sonra başka kadroya bırakmamla birlikte ve hala başkanlığını yaptığım federasyonun kurucu üyesi olduğu konfederasyonla birlikte 4 stk ve onca sivil toplum kuruluşu içinde olan biri olarak 31 Mart Mahalli İdareler seçimleri ardından seçilen Belediye Başkanlarını da ziyaret edip, kutlarken gördüğüm ve yaşadığım duyguları anlatmak isterim.
Öncelikle sosyal belediyecilik nedir diye baktığımız da karşımıza; Günümüzde birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede, sosyal politikaların uygulanmasında merkezi yönetim yanında yerel yönetimler de önemli sorumluluklar üstlenmektedirler. Devlet “sosyal devlet” anlayışını sağlayabilmede vatandaşa en yakın birimlerinden destek görmektedir. Doğal olarak yerel yönetimlerin sosyal politika sistemi içerisindeki ağırlığı ülkenin siyasal, kültürel ve tarihi birikimine bağlı olarak farklılık göstermekte ve bu durum ülke mevzuatına yansımaktadır. Yerel yönetimlerin sosyal politika uygulamaları sosyal belediyecilik kapsamına girmekte ve sosyal belediyeler, sosyal devletin yereldeki temsilcileri olmaktadırlar. Türkiye’de son yıllarda belediyelerin sosyal politika uygulamalarıyla önemli bir aktör durumuna geldiği görülmektedir. Bu çalışmanın amacı belediyeler tarafından özenle yürütülen sosyal belediyecilik faaliyetlerinin, sınırlı imkanlara ve kıt kaynaklara sahip ülkemizde, gelişip yoğunlaşması yönünde akademik desteğin sağlanması ve sürekli kılınmasına yardımcı olmaktır. Çalışmada sosyal belediyeciliğin teorik temelleri verildikten sonra, başarılı örnekler üzerinden sosyal belediyecilik hizmetlerine yönelik algı ve faydalanma düzeyine dair ipuçları aranmaktadır.
Sosyal Belediyeciliği böyle tarif eden satırlara baktığımızda bizim gördüğümüz karşımıza çıkmakta ve nasıl bir sosyal belediye bekleyip, istediğimiz bir bakalım.
Öncelikle 17 yıllık iktidarlığın getirdiği şımarıklıkla başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde bir çok yerde seçimleri kayıp etmesine karşın başta HDP’li kazananlara olmak üzere CHP’liler mazbatalarını verdirmek istemeyen AK Partili Belediyeler ile Sosyal Demokratları temsil eden CHP’li Belediyeler arasında ki farkı anlatmak isterim.
İktidara geldiği ilk yıllarda ki sosyal yöneticiliği kısa sürede unutan ve ‘devlet dediğin benim’ moduna giren ve Askeri vesayetin etkisini kırıp, kendisi ve kadroları Askeri vesayet gibi el kaldır, indir, hazır ol, rahat olma dedirtmeye başlan Ak Parti’nin belediyecilik anlayışına baktığımızda başta okuduğum başkent Ankara’nın nefes almayan havası olmak üzere bir çok alanda yaptığı hizmetleri inkar etmemek gerekir.
Ve aynı belediyelerin kent ve yerele bakışlarına da baktığımız da yerelde özellikle Özel İnsanlar dediğim engellilere, yaşılara yönelik bakışlarını da inkar etmemek gerekir.
Ancak bu olumlu onca şeyin yanında çok az sayda olanları tenzih ederek her bir belediye başkanının kendisini Albay bilemediniz Tugay Komutanı edasına girip, etrafında onlarca koruma, zabıta yetmezmiş gibi polis korumalarını etraflarına sardırmaları ve bugün yaşanan kayıp üzerine kapılarını kırıp, açtıklarını öne sürdükleri makamlarını halka kapatmalarının yanında HDP’li ve CHP’li yani Sosyal Belediyeciliği savunan anlayışa baktığımızda halkla gerçek anlamda bir olan ve halkı kendileri gibi gören bir anlayışı görmek mümkün.
Çünkü halkın içinde geldiklerini unutan 17 yılın şımarıklığı ile ‘Ulaşılmaz birer Hint kumaşı edası’ na girip, gün ve yıllar geçtikçe içine kapanmışlığı yaşayan AK Partili Başkanlar ile halkın içinde geldiklerini unutmayan bir HDP ve CHP anlayışıyla karşılaştığımız bir 31 Mart yerel seçim sonuçlarını görmekte ve yaşamaktayız.
Bunu görmek ve sosyal belediyeciliğin ne olduğuna bakmak için dün kapıları kapatmanın hata olduğunu anlayıp, bugün ellerine aldıkları keserlerle kapıları kıran AK Partili Belediye Başkanlarının yerine gelen yeni anlayış ile CHP ve seçimleri kazandıkları halde çeşitli bahaneler ile mazbataları verilmeyen HDP’li Başkanları ziyaretiniz yeter ve artar diye düşünüyorum.