Kaftancıoğlu: Kürt sorunu Türkiye’nin, hepimizin sorunudur..

‘ORTAKLAŞMAYA ÇALIŞIYORUZ’


Sempozyumun ilk oturumunda söz alan CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, 24 Kasım Öğretmenler gününe dikkat çekerek, yarım milyona yakın öğretmenin güvencesiz ve gelecek kaygısı ile çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Binlerce öğretmenin işsiz olduğunu ve kendi meslekleri dışında çalıştıklarını sözlerine ekleyen Kaftancıoğlu, “Sözleşmeli düşük ücretle çalıştırılan öğretmenler var. Hepimiz biliyoruz yarım milyon öğretmen şu anda atanamamış durumda biz bu durumda çıkıp Öğretmenler Günü’nü ne yazık ki kutlamıyoruz. Ama bir şey var ki Öğretmenler Günü’nü kutlayacak günlerdeki kararlılığımızı; işte bu adalet arayışıyla, barış arayışıyla ortaklaştırmaya çalışıyoruz” dedi.  



‘KADIN ŞİDDET BİR ERKEK SORUNUDUR’


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne değinen Kaftancıoğlu, kadına yönelik şiddetin sadece kadın sorunu olarak algılandığını ancak sorunun bir erkek sorunu ve politik bir sorun olduğunu ifade etti. Kadına şiddet konusunda bile insanların ayrıştığı ayrıştırıldığı bir sürecin içinde olduklarını ifade eden Kaftancıoğlu, erkek egemen bakış açısına karşı tüm kadınların yan yana gelerek mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdi. Tüm siyasi partilerin Kadın Kolları’na çağrıda bulunduklarını dile getiren Kaftancıoğlu, kadınların bir araya gelmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. 


‘BİRLİKTE MÜCADELEYLE SONUÇ


ALABİLECEĞİMİZİ GÖRDÜK’


Ortak mücadelenin gerekliliğine işaret eden Kaftancıoğlu, “Biz bunu ne zaman fark ettik, tüm ayrıştırıcı politikalara rağmen son yapılan yerel seçimlerde fark ettik. Bizler hep birlikte adalet duygusu etrafında birleşip mücadele edebileceğimizi gösterdik. Toplum artık ayrıştırmadan illallah etmiş durumda. Devletin her türlü aygıtını fütursuzca ve ahlaksızca kullanarak, baskıyı üzerimizde hissettiren, bir kişinin iki dudağının arasından çıkan her cümlenin kanun sayıldığı, kendisi gibi düşünmeyen herkesin terörist ilan edildiği, hukuku siyasi bir sopa gibi kullanmaktan çekinmeyen saray vesayetine karşı inandığımız ve hep birlikte mücadele ettiğimiz zaman sonuç alabileceğimiz de gördük” diye konuştu.


KÜRT SORUNU VE


DEMOKRASİ SORUNU İLİNTİLİDİR’


Konuşmasının ardından Kaftancıoğlu’na Kürt sorunu ve Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıları ve CHP mecliste oylanan tezkereye ilişkin sorular yöneltildi. Kaftancıoğlu, “Türkiye’de çok uzun zamandır bir sorunu var. Daha önemli bir sorunu ise demokrasi sorunu vardır. Kürt sorunu ve demokrasi sorunu birbiriyle ilintilidir. Demokrasi sorunu çözülmeden Kürt sorunu çözülemez. Sorunları çözmek için birey ve toplum olarak geçmişle yüzleşilmesi gerekir. Kürt sorununun çözümü konusunda inisiyatif alan her kurum ve irade çözümü zora sokacak, dilden uzak durmalıdır. Bu temelde yaklaşırsa sorun çözülmez değil.  Kürt sorunu Türkiye’nin, hepimizin sorunudur” şeklinde yanıtladı. 


‘DEMOKRASİ KRİZİ YAŞANIYOR’


Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Didem Yılmaz da, demokrasinin sadece seçimlere indirgenemeyeceğini söyledi. Türkiye’de demokrasi krizinin yaşandığını ifade eden Yılmaz, toplumsal dayanışmayı gerçek kılacak bir anayasaya ihtiyacı olduğunu ifade etti. 


‘OHAL MAĞDURİYETLERİ


AĞIR ŞEKİLDE YAŞANIYOR’


HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise, “Yargının yürütmenin emrinde olduğu demokrasinin ayakları altında olduğu bir Türkiye tablosu ile karşı karşıyayız. Burada ne yapmalıyız bunu etraflı bir şekilde konuşmak lazım toplumsal kesimleri oldukça sıkıntılı, sol camia sıkıntılı, Aleviler sıkıntılı, OHAL mağdurları sıkıntılı, hepsinin de birbirine karşı duyarlı olması gerekiyor. Bu duyarlılık olmadan bu sıkıntıların ortadan kalkması mümkün değil. OHAL mağduriyetleri çok ağır bir şekilde yaşanıyor” dedi. 


‘KÜRTLER KIRILMA YAŞIYOR’


Partisine yönelik baskılara dikkati çeken Gergerlioğlu, baskılarla birlikte Kürt halkında ciddi kırılmaların yaşandığını ifade etti. Gergerlioğlu, “Kürt meselesini batıda Türk’e anlatmaktan başka bir çare görmüyorum. Kürtler hangi partiye oy verirse versin zaten Kürt meselesinin ne olduğunu biliyor farklı çözümler için de bulunabiliyor orası ayrı ama mesele Türkiye’nin batısında maalesef bu meseleyi anlamak istemiyor.  Köşeye sıkıştırılmış Kürtlerin ruh halini anlamak istemiyor. Böyle bir Türkiye bir yere varamaz. Kürtlerin kırma uğratıldığı kendini yalnız hissettiği, solcuların hepten kendine tükenmiş bitmiş hissettiği bir dönemden geçiyoruz” diye noktaladı.


Yapılan sunumlar ardından ilk oturumu sona sempozyum, ikinci oturumla devam edecek. (Mezopotamya Ajansı)


Kaftancıoğlu katledilişinin 39. yılında anıldı


Kaftancıoğlu katledilişinin 39. yılında anıldı..


*Arşiv Haber 17/04/2019 Tarihli Haber


İstanbul Radyosu Eğitim Kültür Yayınları programcısı, öykü ve roman yazarı Ümit Kaftancıoğlu katledilişinin 39. yılında İstanbul Bakırköy’de anıldı. Anmada, Kaftancıoğlu anısına düzenlenen Ümit Kaftancıoğlu Öykü Ödülleri de sahiplerini buldu.


Kaftancıoğlu, 11 Nisan 1980 gününün sabahı, evinden işe gitmek üzere dışarı çıktığında çapraz ateşle öldürüldü.


Emniyet’te, “Onu solcu olduğu için öldürdüm” diye ifade veren Ahmet Mustafa Kıvılcım, Askerî Mahkeme’de önce ömür boyu hapse mahkum edilse de cezası, Askeri Yargıtay’ca bozuldu.


Kıvılcım, 4 yıl tutuklulu kaldıktan sonra serbest bırakıldı; azmettirenler de yargı önüne hiç çıkmadı.



TC’yi Asan HDP’dir..


Halen tartışılan ve başta İstanbul Büyükşehir Başkanlığı seçimi olmak üzere artık gına getiren 31 Mahalli İdareler Seçimlerini kazandıklarını ilan eden ve mazbatalarını isterlerken kendilerinin kazanmasına katkı sunan HDP’yi ağızlarına almayan CHP’lilerden olan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in seçim zaferi ardından bol bayraklı, Mavi Gözlüm türküleri ile yaptığı teşekkür konseri ardından şimdide belediyenin önüne TC. logosunu astı.


Hayırlı olsun..


DSP-MHP-ANAP Hükumeti döneminde dış güçlerce yakalanıp, Türkiye’ye teslim edilen Öcalan’ın yakalanması ile oluşan olumlu havanın etkisiyle yapılan seçim esnasında beklenmedik bir anda Milletvekil seçilen ve 31 Mart seçimlerinde Kürt seçmeni öteleyen, MHP ile ittifak kuran Başkan Erdoğan ve partisinin tavırlarının CHP’ye sürüklediği HDP’li seçmenden oy alıp, bu kez de belediye başkanı olan Faruk Demir’in yaptıkları doğru mu, yanlış mı onu adeta batan bir esnaf gibi dükkan kapatan ve aday çıkarmayan HDP Ardahan İl Başkanına ve pos bıyıklı büyük devrimciler olarak ima edilen HDP’lilere bırakıyorum


3 HDP’li Belediye Meclis Üyesinin olduğu şimdi ki CHP’li Ardahan Belediye Başkanının doğru bulduğunu yaparken HDP Ardahan İl Başkanı ve Meclis Üyelerinin katkılarına da halka ve basına açık olarak yapacağı bir toplantı da teşekkür etmesini de isterim.


Çünkü Ardahan Belediyesine asılan TC’yi o değil, HDP Ardahan İl Başkanı ve onun aday çıkarmayıp, CHP’ye gönderdiği 3 Meclis Üyesi ile Kürt seçmeni CHP kazansın diye yönlendiren HDP İl Başkanı Ergin Koç ve Ardahan genelinde bir İl Genel Meclis Üyesi çıkarma becerisini ortaya koyamayan yönetimidir.


Sadece Ardahan HDP’mi ki?!..


HDP Genel Merkezi, Taşkın Aktaş gibi PM ve MYK Üyelerinin 31 Mart’ta bir çok yerde aday çıkarmayıp, seçim zaferini altın tepsi ile CHP’ye sunanlardır.


Evet, Ardahan Belediyesine TC. levhasını Faruk Demir değil, HDP’liler astığı gibi başta İstanbul’da olmak üzere CHP’nin bir çok yerde kazanmasını sağlayan ve bir zamanlar ‘Türkiye Partisi olacağız’ deyip, bugünkü gibi oylarının yarısından çoğunu kayıp eden ve eş genel başkanları gibi bir çok milletvekili, belediye başkanının ve de siyasinin tutuklanmasına neden ve vesile olan HDP asmıştır..


Bu arada seçimleri kazanmalarına karşın çeşitli bahaneler ile ellerinden alınan mazbataları dolaysıyla kazandıkları yerleri de AK Parti’ye hediye eden yine aynı HDP’dir..


Çünkü Başkan Erdoğan’ın seçim mitinglerinde alenen ve açıkça demesine karşın mazbatası alınması için ve alınan yerlerin AK Parti’ye hediye edilmesine vesile olanları yani seçim sonrası eski dosyaları çıkarılacağı bilinen ve KHK gibi nedenlerle dosyaları ortaya çıkarılanları adayı eden aynı HDP’dir..


Yani seçilse de daha önceki sabıkaları mana edilerek mazbataları verilmeyeceğini bile bile buna neden olan isimleri aday eden aynı HDP’dir..


Çünkü HDP burada kilit parti olma iddiasıyla çıktığı yolda kilidi açılmamış ve bir çok yerde aday göstermeyerek bir taraftan CHP’ye diğer taraftan AK Parti’ye seçmeni ve seçimi hediye etmiştir..


Kısacası bugün kaos haline gelen ve TC. levhalarının yeniden asıldığını gördüğümüz 31 Mart seçimlerinin asıl kayıp edeni ve değiştirilmesi için bir çok bedel verilen içinde sadece CHP’nin amaçları olan rejimin partisi CHP’ye altın tepsi de seçimleri hediye eden HDP’dir.


Bu nedenle Ardahan Belediyesine yeniden asılan TC. Levhasını CHP’li Başkan değil, onu oraya getiren ve Faruk Demir’i değil HDP’ye teşekkür edilmesi gereken HDP’lilerdir nokta..