azar yerlerinde sıkı denetim yapılan kentte, sosyal mesafeye uymayanlar ikaz edildi, sokağa çıkmaları yasaklanan 20 yaş altındakilerin evlerine dönmeleri sağlandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri de şehir merkezindeki yoğunluğun tespiti için havadan dronla denetim yaptı.
Ardahan
Ardahan’da, “Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi Destek Programı” çerçevesinde vatandaşlara sağlanan 1000’er liralık yardım, evlere teslim ediliyor.
Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, AA muhabirine yapığı açıklamada, yardım malzemelerinin ekiplerce vatandaşların evlerine teslim edildiğini söyledi.
Hak sahiplerinin PTT hesabına yatan 1000 lira sosyal yardım ile 65 yaş aylığı, engelli aylıkları ve engelli yakını bakım aylıklarının elden verildiğini belirten Masatlı, “Bu hizmetler aksamadan sürüyor. Salgınla baş etmek için kurallara uyup evinden çıkmayan söz konusu vatandaşımıza devlet olarak gerekli hizmeti sunuyoruz.” diye konuştu.
Masatlı, salgınla devlet ve millet birlikteliğiyle baş edeceklerini sözlerine ekledi.
Kars
Kars’ta da Kovid-19 tedbirleri kapsamında, 65 yaş ve üstündekiler ile kronik rahatsızlığı olanların yanı sıra diğer vatandaşların da gereksinimleri “Vefa Sosyal Destek Grubu” ekiplerince karşılanıyor.
Ekipler 112, 155 ve 156 hatlarına gelen çağrıları değerlendirdikten sonra vatandaşların ihtiyaçlarını ve resmi kurumlardaki işlemlerini karşılamak için çaba gösteriyor.
Kars’ta 314 kişilik Vefa ekibi, bugüne kadar 2 bin 446 talebe cevap vererek ihtiyaçları giderdi.
Öte yandan Kars Belediyesi ve polis ekipleri de kentte anons yaparak vatandaşlara evde kalmaları çağrısında bulundu. Polis ekipleri, caddelerde denetim yaparak sosyal mesafe kuralına uyulması, 20 yaş altı ve 65 yaş üstü bireylerin sokağa çıkmaması konusunda uyarılarda bulundu.



ATLETSİZ GEZİN, VİRÜSÜ YENİN!..
Gün geçtikçe kafa yediren, yeni önlemler aldıran ve yine gün geçtikçe ülkeninde içinde olduğu dünyayı durdurmaya devam eden Corona Virüse çare arayan insan oğlunun aradığı hastalığın ve ilacının ne olduğu daha bilinmezken benim bu virüsün paniğiyle ölüm korkusu içinde olanlara bir önerim var..
Ki; Bu öneri benim özel önerim değil ama şu son günlerde İbn-i Sina’nın yüz yıllar önce anlattığı gibi yaşanmış, ya masal olan bir olayı anlatacağım, bugünkü reçeteniz olacağını umarken..
Evet, bugün yaşananlar ve gün geçtikçe insanları birbirinden koparan, ekonomiyi çökertecek, yeni olaylar yaratacak diye korktuğumuz ve toplu camiye gitmenin de yasaklandığı şu günlerde içinde olduğumuz çoğu kimsenin adına küçük kıyamet dedikleri şu Çin İşkencesine dönen Corona Virüsü meselesi gibi bir mesele olmazsa ki o dönem bir padişahın yakalandığı hastalığın ardından yaşananlardır.
Ve o padişahın yakalandığı hastalığa çare bulmaya çalışan sarayın soytarıları pardon sorumluları, hekimleri yani bugünkü doktorları, sağlıkçıları, vezirleri ve askerlerinin çare arayışını anlatan bir hikayeyi buradan anlatıp, bugün yaşadıklarımızla karşılaştırın derim..
Çünkü ben hala bir gripal olay olduğunu ama birilerinin dünyayı dizayn etmek için olağanüstü abarttığı ve medya başta olmak üzere dünyaya yön verenlerin bir dalaveresi olduğuna inandığım ve Başkan Erdoğan’ında içinde olduğu hepimizi korkutan bugünkü konunun, anlatılan hikayeden masaldan farklı olmayan bir durum olduğunu düşünüyorum.
Ve hala aynı yerdeyim, inanmıyorum.
Gelelim bugünkü durumu anlatan o günkü masala..
Padişah hastalanmış, ülkede ne kadar hekim varsa saraya getirilse de çare bulunamıyor..
Her duyulan, her söylenen ilaç getiriliyor, Padişah’a veriliyor ama nafile..
Çare olacağım deyip, olamayanların başı vurulur, bir padişaha en az bin hekimin başı gider..
Vur aşağı, çık yukarı derken en sonunda ülkenin o dönemin İbn-i, Sina’sı bulunup, saraya çağrılır.
Aslında bulunan şahsın bir ‘koca karı ilaçsısı’ olduğunu bilmeden..
Ve, ‘biz çare olamadık, sen çare ol, Padişah’ı kurtar’ derler, koca karı ilaçcısına..
Apar, topar saraya getirilen adam padişahın huzuruna çıkarılır.. Ve padişah ile karşı karşıya kalan adam uzaktan Padişah’ı baştan aşağı süzdükten sonra bu işin hiçte koca karı işi olmadığı sonucunda başının gitmesi olayı olduğunu anlayıp, çarenin ne olduğunu korkarak, çekinerek uydurur
ve mırıldar..
Bu mırıldanmayı duymayıp, ‘Ne diyorsun yüksek sesle de..’ diye bağıran Vezir çektiği kılıcını boynuna dayadığı adam padişahın zaten ağrıyan kulağını patlatırcasına bağırarak derki..
‘-Ey padişahım senin yakalandığın hastalığının tek bir çaresi var.. Oda yine sende ve senin ekibinde’ der..
Gözleri faltaşı gibi açılan padişah ve huzurda bulunanlar ‘nedir tez söyle’ derler..
Adam devam eder..
‘Ey padişahım senin tek çaren derdi, hastalığı, borcu, harcı olmayan birini bulmakta ve o bulunanın makamına getirilip, üstünde atleti kalana kadar önünde soyundurulup, atletini de senin çıkarıp giymene bağlıdır’ der..
Bu duruma şaşıran ve birbirlerine bakıp, ne diyeceklerini bilmeyenlerin içinde oldukları çaresizlikle padişahın ne diyeceğini beklemeye koyulurlar..
Padişah da bir tarafta çektiği hastalığın verdiği acı ile bir taraftan çaresiz kalan heyetine ekşiyen ama umut veren bir bakışla emrini söyler..
‘De gidin dediği kişiyi bulun getirin’ diye emreder..
Sarayı yeniden alarma geçiren bu emir üzerine atlar getirilir, biniciler tek tek hücum halinde saraydan çıkıp ülkenin dört bir yanına yayılırlar ve istenen kişiyi yani derdi, borcu, harcı olmayanı aramaya başlarlar..
Günler geçer, yollar biter ülke yetmez dünyanın her yerine ulaşılır ama ne çare..
Var mı ki o denen, istenen borçsuz, dertsiz biri bulunabilinir mi ki?..
Ve tam vazgeçilir, aranan bulunamadı derken bir bakarlar ki bir dağın başında bir çoban önünde koyunları, ağzında meyi, keyfi yerinde dünya umurunda değil..
Yani bugünkü gibi o kadar sorun, sıkıntısı, çeki, senedi, ekmek, trafik, aile derdi yetmez virüsü olmayan birini bulduk diye sevinir, ‘padişahım çok yaşa’ diye bağıran tayfanın askerleri atları sürer koyunların önünde, meyini çalan çobanın yanına..
Ve atlardan inip, adamı sorgularlar, ‘Derdin var mı, çekin, senedin, ithalatın, ihracatın, sınır ötesi operasyonların, enflasyonun, işsizliğin, skg, vergi, elektrik, su borun var mı, teknolojisizliğin, eğitimsizliğin, harçlığın kısacası çaresizliğin vb. gibi sorular pardon o dönemdeki sorun, sıkıntıları sorarlar çobana..
Çoban sakin ve şükür ederek, ‘Yok bir şeyim, halimden, dünyamdan memnunun’ der demez ‘Arananı bulduk’ diye sevinen padişahın adamları çobanı kaptıkları gibi ata bindirip, saraya getiriler..
Ve padişahın huzuruna getirilen çoban şaşkın bir o kadar korku içinde çaresiz.
Ve düşünür ‘Ula grup yorum gibi mi çaldım meyi mi, yoksa oturuş şeklim ülke düzenini bozan bir hal harekette bulundum da haberim mi yok’ diye düşüncelere dalar..
Ve padişah adama bakar, çare geldi diyerek sevinir ve emreder soyun çobanı diye..
Çoban iyiden iyiye şaşkın ve korkak kendine saldıran askerlerden kurtulmaya çalışırken padişah ve ona bu ilacı pardon öneriyi söyleyen dahil, birden herkes durur, şok içinde kalırlar..
Çünkü padişaha çare olacak denilen çoban soyulup, çırıl çıplak kaldığında ne görsünler, tahmin edip, düşünebiliyor musunuz?
Çünkü padişaha çare olacak denilen çoban soyulup, çırılçıplak kalınca üzerinde atleti olmadığı ortaya çıkar..
Yani borcu, harcı olmayan, dertsiz sanılan çobanın da atleti yokmuş..
Kısacası gelin hep birlikte maskeli değil, atletsiz olup, ele gezelim..
Anlayan anladı mı bilmem ama benim önerimde bu..
Ardahan Barosu Başkanı Av. Osman Nuri Yıldız ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen törene, Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Koray Keskin, Ardahan Adalet Komisyonu Başkanı ve Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Barış Durgun, Vali Yardımcısı Mehmet Kılıç, Hakim ve Savcılar, Kurum Müdürleri, STK Başkanları ve avukatlar katıldı.
Kaptanpaşa Mahallesi´ndeki bir iş merkezinde yer alan baronun hizmet bürosunun açılışı öncesi, Ardahan Barosu Başkanı Osman Nuri Yıldız ve avukatlar, Milli Egemenlik Parkı´ndaki Atatürk Anıtı´na çelenk koydu.
Ardahan Baro Başkanı Avukat Osman Nuri Yıldız burada yaptığı konuşmada, Sarıkamış harekâtının 105. Yıldönümü vesilesiyle tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle andığını belirterek, Ardahan´ın 1992 yılında il olması ile birlikte 27 yıl hayalini kurdukları Ardahan barosunun 15 Eylül 2019 tarihi itibari ile kurulduğunu söyledi.
Türkiye´nin 80. Barosu olan Ardahan Barosunun bugün itibari ile hizmet binasının açılışını yapacak olmanın mutluluğunu ve hâkli gururunu yaşadıklarını belirten Başkan Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu mutluluğumuzu Atamızın huzurunda bir defa daha sizlerle paylaşmak ve bu vesile ile onun kıymetli hatırasını anmak istedik. Atatürk, avukatlık mesleğini baskılardan ve bağımlılıktan arındırmanın ve bu mesleğin bağımsızca icra edilebilmesini sağlamanın Adaletin teessüsüne nedenli bir fayda sağlayacağını tahlil ve tespit etmiş ve bu anlamda Daha devletin temel normu olan anayasa dahi yapılmadan avukatlık mesleğini meslek olarak tertip eden Muhamat yasasını Meclisten geçirmiştir. Mesleğimizin özgür ve bağımsız olması için Cumhuriyetin ilanıyla bizlere en büyük desteği veren ve Avukatlık Kanununun çıkmasına önderlik eden Atatürk ve onun çalışma arkadaşlarına çok şey borçluyuz. Atatürk´ün de dediği gibi; “Her şey kanun yapmaktan ibaret değildir. Aksine her şey o kanunları uygulamak ve uygulattırmaktan ibarettir. Uygulayan, yerine getiren, daima karar verenden daha kuvvetlidir. Bizler bu onurlu mesleğin, üzerimizde taşıdığımız cübbenin anlamına yakışır şekilde adalet arayanların sesi olmaya gayret edeceğiz. Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku başlar. İşte biz avukatlar hukukun kuvvetini Göstermek adına mesleğimizi icra ediyoruz. Bizler bu kutsal mesleği onuruyla yaşatmaya ve Halkın hak arama özgürlüğünün sesi olmaya devam edeceğiz. Barolar da bu anlamda avukatlık mesleğinin onurunu yüceltmek ve halkın avukata, doğal olarak ta hakka ve hukuka Erişimini kolaylaştırmak için varlar. Biz Ardahan Barosu olarak Hukukun siyasetini yapacak, hukukun üstünlüğünden başka hiçbir güce boyun eğmeyeceğiz. Ardahan Barosu sayesinde, kazanmış olduğumuz bu kurumsal kimlik ile özellikle Ardahan´da yaşayan vatandaşlarımızın maddi kaygı hissetmeksizin hak aramasına vesile olacak, baronun ne denli önemli bir kuruluş olduğunu herkese hissettireceğiz. Kuruluş sürecimiz ve sonrasında kamu kurum ve kuruluşlarından beklediğimiz desteği görmediğimizi de burada üzülerek ifade etmek isterim. Her hak, bir mücadelenin sonucu olarak kazanılmıştır. Bizlerde Ardahan Barosu ve avukatları olarak, Adaletin bağımsız savunucuları olarak bu hak arayışlarının yılmaz savaşçıları olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından Kaptanpaşa Mahallesi Kazımkarabekir Caddesindeki bir iş merkezinde bulunan Ardahan Barosu hizmet bürosuna geçilerek açılış kurdelesi kesildi.
Haber: Şenol Kirman
Bursa, Şanlıurfa, Diyarbakır, Aydın, Van ve Tunceli baro yönetimleri, aldıkları güncel tarihli yeni kararları Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) eş zamanlı olarak sundu. Böylece TBB’nin “seçimli olağanüstü genel kurula gidebilmesi” için gereken 10 baro şartı sağlandı.
Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Nuri Yıldız ise, 11 Baronun Olağanüstü Genel Kurul çağrısına saygı duyarken, bu çağrının yersiz ve yanlış olduğunu söyledi.
Yargının ve avukatlık mesleğinin çığ gibi büyüyen sorunları karşısında birlik ve beraberliğe en fazla bu günlerde ihtiyaç duyulduğunu açıklayan Ardahan Baro Başkanı Av. Osman Nuri Yıldız: “11 Baromuzun Olağanüstü Genel Kurul çağrısına saygı duymakla beraber, bu çağrıyı yersiz ve yanlış bulduğumu belirtmek isterim. Olağanüstü Genel Kurul büyüyen sorunların çözümüne katkı sunmanın ötesinde yeni kısır çekişmelere yol açacak, Barolar arasında siyasal ayrışmalara ön verecektir. Enerjimizi sorunların çözümüne harcamak yerine ayrışmayı tetikleyecek faaliyetlere yönelmek birliğimizi zedeleyecektir. Bu bağlamda 39. Baro Başkanları toplantısında benimsendiği üzere en kısa sürede Baro Başkanları toplantısı düzenlenmeli, meslek sorunlarının ve çözüm önerilerinin evleviyetle ele alındığı ve çözüm önerilerinin hayata geçirilmesi için yol haritasının belirleneceği istişare ortamı sağlanmalıdır. Birlik ruhu perçinlenerek Türkiye Barolar Birliği’nin kurumsal yapısına daha fazla zarar verilmemelidir” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Ardahan Dernekler Federasyonu ARDAFED’in de aralarında olduğu bir çok kurum ve kişinin katkı sunduğu Ardahan Barosunun kurulma aşaması ve kongreleri ardından yaptıkları çalışmaları hakkında TBB Başkanı Prof. Dr. Avukat Metin Feyzioğlu’na bilgi veren Ardahan Baro Başkanı Avukat Osman Yıldız ve berberinde ki heyet bağlı bulundukları baronun başta Ardahan Barosu binası olmak üzere gerekli destekleri bir rapor halinde sunduktan sonra Feyzioğlu’na Damal bebeği hediye ettiler.
Uzun zamandır Kars Barosuna bağlı olan Ardahanlı Avukatlar, Baro olma yolunda resmi evraklarını ilgili makamlara iletti.
41 Avukatın görev yaptığı kentte Ardahan Barosunun kurulması için gerekli çalışmalara başlayan ve imzaları toplayan Ardahanlı Avukatlar, resmi olarak başvuruda bulundu.
Bir ilde kurulması gereken baro için yeterli avukat sayısına ulaştıklarını kaydeden Ardahanlı Avukatlar, “Bir ilde kurulması gereken baro için en az 30 avukata ihtiyaç vardı. Bizler bu sayıya ulaştık. Bu nedenle artık Ardahan’ın bağımsız barosu olması için girişimlerde bulunduk. Baronun kurulmasıyla daha güçlü olacağız. İnsan hakları konusunda daha etkin bir rol almış olacağız. Sivil toplum kuruluşları içinde baronun önemi çok büyüktür. Eskiden Ardahan temsilcilikti. Ama artık yargıda önemli bir konumu olan baroya sahip olmuş olacağız. Kars’tan bağımsız, Ardahan olarak baro başkanlığı kuracağız. Bu nedenle yargıda konumuz daha güçlü ve etkin olacak. Şimdiye kadar Kars Barosunun tahakkümü altındaydık. Özgürlüğe adım atacağız” şeklinde konuştular.
**ARDA/FED ARDAHAN’A BARO İSTEDİ..
*07/02/2017 Tarihli Haber
Ardahan Dernekler Federasyonu heyeti 100 bine yakın üyesi bulunan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nu makamında ziyaret ettiler.
Ardahanlı Avukatların da katıldığı ziyarette yıllardır kurulamayan Ardahan Barosunun kurulması için izlenecek yol haritası tartışıldı.
ARDA/FED Adına Genel Başkan Fakir Yılmaz, Ardahanlı Avukatlar adına Av. Suat Dursunoğlu, siyasiler adına Ardahan eski Milletvekili Ensar Öğüt ve Metin Demir’in katıldığı ziyarette Ardahan’a baro istendi.
Ankara’da TBB Genel Merkezinde 7 Şubat 2017 tarihinde gerçekleşen ziyarete, Ardahan’da Baro’nun kurulması için Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Metin Feyzioğlu’ndan söz alındı.
Ardahan için önemli olan bu ziyarete Türkiye Barolar Birliğinde randevuyu alan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, CHP Ardahan 21.23 ve 24. Milletvekili Ensar Öğüt, Ankara Göle Derneği Kurucu Başkanı ve ÖZ-DEBİR Denetim Kurulu Başkanı Metin Demir, Danıştay eski Tetkik Hakimi halen Ankara’da Avukatlık yapan Suat Dursun, Av. Züleyha Tahiroğlu, Av. Hüseyin Gündüz, Av. Bora Sarıkaya, TBB Genel Saymanı Av. Sabri Erdal Güngör, Av. Onur Bayraktar ve Ardahanlı Ressam Emine Yılmaz Gövercin hazır bulundular.
**ARDAHAN’A BARO İÇİN ACİL ÇAĞRI..
Ardahan’a Baro kurulmasını isteyen heyete, Ardahan’da Baro Birliği’nin kurulması için mevcut olan 25 Avukatın dışında emekli olmuş 5 Avukata daha ihtiyaç duyulduğunu belirten Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu yaptığı açıklamada, ‘eğer emekli 5 Ardahanlı Avukatımızın ikametgahlarını Ardahan’a alması durumunda hemen baro kurulacak.’dedi.
**Siz Ardahanlılar baroyu kurun, tesisi biz kurlaım..
Kendisinden randevu talep eden ve alan ARDA/FED’in Ardahan heyetini kabul eden Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Metin Feyzioğlu Ardahanlı Avukatların Ardahan Barosunu kurmalrı halinde Barolar Birliği olarak Ardahan’a sosyal tesis kazandırma sözü de verdi.
Feyzioğlu, ‘Ardahan’da Baro kurulma sayısına ulaştığımız zaman, Ardahan Baro Birliği Kongresinin Divan Başkanı olarak ben Metin Feyzioğlu başkanlık edeceğim. Türkiye Barolar Birliği’nin bir toplantısını da Ardahan’da yapacağım” dedi.
Gazetemizin de üyesi olduğı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin 17-18 Nisan 2019 tarihinde Cağaloğlu’ndaki binasında bulunan Burhan Felek Konferans Salonu’nda yapılan 46. Genel Kurulu’ndaki seçimi Turgay Olcayto’nun Bağımsız Bağlantısız Özgür Gazeteciler Grubu kazanmıştı. Seçimi kazanan yeni yönetim kurulu görev dağılımını 22 Nisan 2019 Pazartesi günü saat 17.30’da yaptığı toplantıda gerçekleştirdi.
Yönetim Kurulu Toplantısı’nda Turgay Olcayto Başkanlığa, Vahap Munyar ve Ardahanlı Fox TV Genel YayınYönetmeni Doğan Şentürk Başkan Yardımcılıkları görevlerine seçildi. Sibel Güneş Genel Sekreter, Ahmet Özdemir Genel Sayman, Niyazi Dalyancı ve Hakan Güldağ Genel Sekreter Yardımcıları olarak görevlendirildi. İhsan Yılmaz, Göksel Göksu, Pınar Aktaş ve Semra Kardeşoğlu Yönetim Kurulu’nda üye olarak görev yapacaklar.
Görev dağılımından sonra bir konuşma yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, “Gazetecilik mesleğinin suç olmadığını söylemeye, yargılanan ve tutuklu gazetecilerin haklarını savunmaya, meslektaşlarımızın haklarını korumak için mücadele etmeye devam edeceğiz. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için çalışmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.
İki yazıyı bir günde yazmak..
Pazar tembelliğine alışkın olmama karşın günü alt üst eden ve yazı yazamayacak hale sokan gelişmeler ve moral bozan haberler alınca değil yazmak, el kaldırmanın zorluğunu saklamak adına, ‘pazar tembelliği’ der insan..