KİM TAKAR SAĞLIK STANDARDINI HERKES MASKECİ!..

Piyasada çok sayıda merdiven altı maske üretimi yapıldığı iddialarının ve bu yönde operasyonların devam ettiği şu günlerde Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığının şart koştuğu maske üretimi şartlana bakılmaksızın hemen her kurum, kuruluş ve şahıs maske üretimi yapmaya başladığı görülüyor.



Vatandaşın sağlıktan öte polisiye cezalar yememek için taktığı görülen maskelerin nasıl, hangi şartlarda ve güvenilir olup, olmadığına bakılmaksızın gelişi güzel yapılan üretim zincirine Ardahan Belediyesinden sonra Ardahan Halk Eğitim Müdürlüğü, Çıldır Kaymakamlığı ve Belediyesi de katıldı.


Sağlık uzmanlarının, “Maskeyi maske yapan içindeki filtredir. Ağzınıza taktığınız zaman bakterinin geçmemesini sağlayan bu filtre. Şu an merdiven altı üretimlerde bu filtre hiç kullanılmıyor. Herkes bunu n95 maskesi olarak anıyor. Ancak böyle bir maske yok. N95 bir standarttır. İhtiyaç sahiplerinin FFP2 FFP3 koruma sınıfında C belgeli ürün almaları gerekiyor. Dikkat etmeleri gerekiyor ürünlerin sertifikasyonu. Bana göre maske şu anda solunumumuzu değil ama psikolojimizi koruyor. Maskeler 8 saatlik kullanılabiliyor. Bu maskeleri takıp çıkarmak doğru değil.” derken hemen herkesin hangi standartlara uyduğu belli olmayan şekilde maske üretimi yapması dikkatlerden kaçmıyor.


SAĞLIK İÇİN DEĞİL, CEZA YEMEMEK İÇİN MASKELENİYORUZ!..SAĞLIK İÇİN DEĞİL,


CEZA YEMEMEK İÇİN


MASKELENİYORUZ!..


arşiv 20/04/2020 Tarihl Haber/Yorum


Ağrı’dan Askeri bir birliğin Ardahan’a getirilip, Öğrenci yurtlarına yerleştirildiği Posof’tan başlayıp, Damal ve diğer bazı köylere kadar gelen karantina kararlarına neden olan Covit-1 adlı virüs dolaysıyla maske takmaları istenenlerin byük bölümünün sağlıklarını değil yiyecekleri cezaları düşündüklerinde maske taktıkları görülmekte.


Hükumetin PTT ile, belediyelerin elden dağıtmaya devam ettiği görülen maskeleri alanların büyük bölümünün gelişi güzel ağızlarına taktıkları maskelerle bolca çıktıkları çarşılarda başta sigara içmek için olmak üzere her dakika başı çıkardıkları maskeleri polis görünce taktıkları görülmekte.



Corona Kurt Köpekleri Korkutamadı..


Ardahan merkez Akyaka köyüne inen kurt sürüsü çoban köpeklerinin hışmına uğradı.


Bugün 07.40 sıralarında kent merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Akyaka köyündeki Vedat Özgür’e ait büyükbaş hayvan çiftliğine kadar gelen kurt sürüsü, çiftlikte köpeklere saldırdı. Sinsice çiftliğe yaklaşan kurtları fark eden çoban köpeği saldırıya geçti. O anda diğer iki çoban köpeği de kurtlara saldırdı.


BİR SÜRE PUSUDA BEKLEDİLER


Kışın sona erip baharın geldiği Ardahan’da aç kalan kurt sürüleri, yerleşim yerlerine inmeye devam ediyor. Bunun son örneği kent merkezine bağlı Akyaka köyündeki Vedat Özgür’e ait olan çiftlikte gerçekleşti. Güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen olayda kurt sürüsü, yiyecek bulmak için geldikleri çiftlikte gözlerine kestirdikleri çoban köpeklerine saldırmak için pusuda bekliyor.


PANİĞE KAPILIP KAÇMAYA BAŞLADILAR


Kurtların sinsice yaklaştığını fark eden köpeklerden biri saldırınca sesi duyan diğer iki çoban köpeği de, hızla olay yerine koşmaya başlıyor. Köpeklerin geldiğini gören kurtlar, paniğe kapılıp kaçmaya başlıyor. Bu esnada kurt sürüsünün geride bıraktığı üyelerden birinin çoban köpeklerinin arasında kalması ile durum daha da ilginç bir hal aldı. Fırsatını bulur bulmaz kaçan kurt diğerleriyle birlikte çiftliğin bulunduğu alandan uzaklaştı.


BAŞKAN’DAN MASKELİ 


SAĞLIKLI GÜNLER..


arşiv haber 14/04/2020 tarihli haberler/yorumlar


Posof’tan sonra Damal’da bir köyün karantinaya alındığı, Hanak’ta bir polis memurunun şüpheli vaka olarak hastaneye yatırıldığı, Poaof’lu 16 kişinin aynıvaka dolaysıyla Kars’a gönderildiği öğrenilen Ardahan’da Corona Virüsünün yayılmaması için ortaya konulan çabalara Ardahanlı Belediyeden maskeli destek geldi. CHP Merkez İlçe Örgütü Başkanı, Kent Konseyi Başkanı ile birlikte maske dağıtımına çıkan Başkan Faruk Demir Gazeteci Fakir Yılmaz’ında aralarında bulunduğu bir çok kişiye maske veridi.


Başkan’dan Çocuklara eğitim seti, büyüklere maske


Ardahan’da Korona virüs salgını nedeniyle evlerinden çıkmayan vatandaşlar için Ardahan Belediyesince mahallelerde maske ve çocuk eğitim setleri dağıtıldı.



Ardahan’da Korona virüs salgını nedeniyle evlerinden çıkmayan vatandaşlar için mahallelerde maske ve çocuk eğitim setleri dağıtıldı. Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir vatandaşlara bir kez daha evde kal çağrısı yaptı.


Büyüklere maske, çocuklara eğitim seti


Ardahan Belediyesince sosyal belediyecilik anlayışı ile halka bu zor günlerde psikolojik destek olmak için mahalleleri ziyaret ederek sokağa çıkma yasağı bulunan çocuklarımıza eğitim seti, büyüklerimize ise maske dağıtıldı.


Atatürk mahallesinden başlayan maske ve eğitim seti dağıtma programı İnönü mahallesinde sona erdi. Programa Belediye Başkanı Faruk Demir de katıldı.


Başkan Demir, mahallelilerle sohbet etti, maske hediye etti. Evde kalın çağrısını bir kez daha yineledi.


Başkan Demir, Korona virüs salgını ile mücadele kapsamında okulların tatil olması ve 20 yaş altı çocuk ve gençlere getirilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle evde vakit geçirmeleri için eğitim ve satranç seti hediye etti.



Başkan Demir: “Değerli hemşerilerim ‘Korona virüs salgını ile mücadelede özelikle evde kalan yaşlılarımız ve çocuklarımız sıkılmaya başladılar, internet bağımlısı olmaya başladılar bizlerde belediye olarak psikolojik destek olmamız gerekli. Onun için biz maskenin yanında öğrencilerimiz için eğitim seti ve satranç seti var olanaklarımız doğrultusunda evlerinde sıkılan ve internet ile televizyon dışında yapabileceğim bir şey yok diyen ve okumak isteyen yurttaşlarımızda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk‘ün Nutuk Kitabının yanında belediyemizin atölyesinde dikilmiş olan çantamızı hediye ediyoruz. Evde kalan yurttaşlarımıza psikolojik destek olmaya çalışıyoruz. Bu çalışmamızı da en sevdiğimiz Mahallerimizden biri olan Atatürk Mahallemizden başlattık” dedi



Basınla kavga etmekle..


 


Öncelikle Ardahanlı hemşehrim, Gazeteci Doğan Şentürk’ün başında bulunduğu FOX TV’nin konuğu olan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ya teşekkür etmek istiyorum. 


Çünkü ben Akşam Gazetesinde iken eski Genel Yayın Yönetmenlerimden olan Gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sunduğu ve ülkenin en çok izlenen haber programlarından olan ‘Çalar Saat’ adlı haber programına konuk olduğu sırada çok önemli bir konuya dikkat çeken SP Genel Başkanı Karamollaoğlu mevcut iktidarın ve yönetimde olan siyasilerin basın ve medya üzerinde kurmak istedikleri baskıya dikkat çekerek, başta mahalli gazeteleri olmak üzere basın ve medyanın içinde olduğu sıkıntılara dem vuruyordu.


Evet, şu an muhalefet olan Karamollaoğlu başında bulunduğu partisinin de yarın iktidar olması halinde bugün iktidarda olanlar gibi mi yoksa bugün söylediklerini mi yapacağını bilemezsek de şu an iktidarda olan ve ‘Devlet içinde devlet oluşturmakla’ suçlanan, halkın seçtiği başkanları görevden alınan muhalefetin belediye başkanlarına da yönelik olan mesajlar veriyordu.

Zaten var olan ve Corona Virüsü paniği ile adeta duran hayat dolayısıyla  bir hayli zorda olan ekonominin iyiden iyiye zor bir süreçten geçtiği şu günlerde basın ve medyanın da mahalle bakkalı, fabrikalar kadar zorda olduğunu bilinmesi ve gerekli desteğin verilmesi gerektiğine dikkat çeken Karamollaoğlu’nun, ‘iktidarı elinde tutanlar ile yerelde iktidar olanların başta basın ve medyaya olmak üzere topluma moral vermesi ve onların aracılığı ile oy aldıkları halka ulaşması gerekirken zaman zaman olan gerginliklerde de Şehr-i Emini olduğunu unutmadan kavga etmeden yaşananlardan ders çıkarmak gerekir.’ derken başta yöneticiler olmak üzere yöneticiler ile basının, medyanın, onlar gibi seçilmişlerin birbirleri ile inatlaşmasının kimseye fayda getirmeyeceğini de belirtiyordu.




İşte tam bu sırada Ardahan’da yaşanan ve bana göre bir ceviz kabuğunu doldurmayacak nedenlerle toplumu germek, basını ötelemek, ben bilirim demekle değil, hep birlikte olmak gerektiğini de anlıyor, anlamalıyız diyerek, başta bir dönem  Ardahan Milletvekilliğini de yapan şu an ki CHP’li Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir ile Mahalle Muhtarları ile başlayıp, benimde aralarında olduğum basın mensupları ile karşı karşıya geldiği şu günlerde diyeceğim tek bir şey var..

O da; ‘Sayın başkan benim de iki stk’ya başkanlık yaptığım başkanlığın ne kadar zor olduğunu bilen biri olarak senin ve Başkan Erdoğan’ın ve benim işimizi yaparken kırmadan, dökmeden ve en önemlisi bir birimizle inatlaşmadan el ele verip, bu kentin, bu ülkenin güzel günler görmesine gereken katkıyı sunmalı, kavgayı tercih etmemeliyiz’ diyorum.

Ki; Sol orijinli bir gazeteci olarak senin şu an bulunduğun makamın başında bulunduğu yerel yönetimin başarılı olmasını senin kadar benim de istediğimi  bilmeni bir kez daha söylerken şu yaşanan virüs vakası dolayısıyla zaten gergin olan toplumu iyiden iyiye germemek ve en önemlisi kendimize olduğu gibi herkese moral vermemizin zamanı derken yerelde ve ulusal da önemli yerlerde bulunan bir çok Ardahanlı gazetecinin, medya çalışanı ile telekonferansla mı, senden olmadığını sanıp, eklemediğin whtpsAppla mı bilmem ama bir an önce iletişime geçip, başta bir yıllık çalışmalarını anlatmanı ve bundan sonraki çalışmalarını meclisinle, basınla, mahalle muhtarlarının da içinde olduğu ileri gelenlerle birlikte yol alacağını kamuoyuna deklare etmen hem senin başarın için hem kentin geleceği için hemde ülkede örnek bir belediyecilik anlayışı için çok ama çok önemli olduğunu belirtmek isterim.

Çünkü senden olmayanlar, senin gibi düşünmeyenler diye sandıklarında senin kadar bu kenti, bu ülkeyi ve dünyayı sevdiğini anlamak için uzatılan elleri ve çoğu senin kadar bu kenti, bu ülkeyi seven basın mensuplarının katkıları ile ters çevirmemek yeter, artar bile..


Evet bu yazım ve bu çağrım sadece Başkan Demir’e mi?..


Tabi ki değil.. Başta İstanbul’da, Kocaeli’nde, Çanakkale’de ve 8p vilayette ki tüm yerel yöneticilere ve başkanlara olarak algılanması umuduyla sağlıklı, virüsüz bir gün umuduyla saygılar..


MASKELİ, ELDİVENLİ YENİ DÜNYA!..


MASKELİ, ELDİVENLİ YENİ DÜNYA!..


ARŞİV HABER 07/04/2020 TARİHLİ HABER


Virüs dolaysıyla başlatılan ‘Evde Hayat Var’ kampanyasının yeni yaşamlara yol açacak bir çok yeni hayatlara yol verip, gebelikleri arttıracağı ileri sürülen şu günlerde dünya evine girmeyi önceden proglamlamış olanlarda programlarını aksatmayıp, eldivenli, maskeli ve az katılımlı da olsa nikahlarını kıymaya devam ediyorlar.


Dünya genelinde yaşanan Corona Virüsünün tüm insanlığın hayatını yeniden dizayn ettiği şu günlerde bu vaka yüzünden ölenlerin cenazelerine olduğu gibi düğün ve nikahlara da çok katılımın izin verilemesi bile hayatı durduramıyor.



Virüs vakası öncesi bir çok programın alt-üst olduğu şu günlerde evlik kararı alanların da zorda kaldığı şu günlerde programlarını iptal etmek istemeyenler maskeli, eldivenli az katılımlı olsa yeni bir dünyaya birlikte imza atmaya devam ediyorlar.


Son olarak İstanbul’da dünya evine girmeye karar veren iki çift çok az katılımlı da olsa düzenlenen nikah töreninde yeni bir hayata birlikte imza attılar.​


Son olarak İstanbul’da dünya evine girmeye karar veren iki çift çok az katılımlı da olsa düzenlenen nikah töreninde yeni bir hayata birlikte imza attılar.


Murat ve Ceyda isimli gençlerin dünya evine girmesine engel olamayan Corona’ya inat devam eden hayatın nikahı İstanbul Tuzla’da Tuzla Belediyesinin Nikah Salonunda gerçekleşti. Katılımcıların uzaktan yaklaşmadan alkışlar eşliğinde dünya evine giren gençleri kutladıkları görülürken iki genç maskeli, eldivenli de olsa yeni hayata umutla ilk adımlarını atmış oldular.



Seni hayal ediyorum..


 


Muhalefetin evden çıkmadığı, virüsü de fırsata çevirip, ipleri yeniden eline almayı başaran başkan Erdoğan’ın Atatürk ve Askeri havaalanına temel attığı şu günlerde Ahıska’lılar ve Yahudiler gibi adeta vagonlara bindirilip, korku tüneline sokulan bizlerin özel hayatı dahil her şeyinin alt üst olduğunun farkına varamamamız da ayrı bir dert olmaya başladı..


Eşlerin bir birine şüpheyle baktığı, yaşlıların hiç ölmeyeceklermiş gibi dip, köşeye girip saklandıkları, çocukların gitmedikleri okulu fırsat bilip, iyiden iyiye daldıkları sanal çukurundan çıkmadıkları 3 bilemediniz 4 odalı gönüllü nezarethane hatta işkencehaneye dönmüş evlerde etraflarında dönüp, duran biz insanların hali bu gidişle ne olacak bilmem..



Ama bu gidişatın bizlere kafayı yedirip, tımarhanelik edeceği ve bizleri zor günlerin beklediğini hissettirirken, yaklaşık bir ay önce tüm dünyada başlatılan bu korku furyası ardından muhalefet dahil ikna ettikleri herkese, ‘Aman evden çıkmayın, içeri kapanın ama bize para da göndermeyi  unutmayın’ demeleri de ilgincin ilginci bir durum..


Aslında Kanal İstanbul ihalesi gibi ihalesiz, ilansız attıkları temellerinin 20 yıldır bulundukları o makamlarda bir 20 yıl yani ‘virüs geldi bitti’ denen hayat boyu kalmaları için yani  ‘Dünya değişiyor, yeni bir çağ ve süreç başlıyor’ edaları atarak bu toz/duman içinde art arda attıkları temellerden öte bir şey olmadığını da gören yok anlayan yok..


İstanbul Valisinin Corona modasına uyup ve bu durumu fırsta çevirip, ‘Resmi kurumlarda kılık, kifayeti serbest bıraktım’ demesi, diğer valilerin trafik polisleriyle yetinmeyip, normal polisle evden sıkılıp, kendisini dışarı atan ve caddeden geçene ceza yazdırdığı ve bakanın kendilerini twitir aracılığıyla kutladığı şu günlerde bizler ise yıkılan hayaller ve onca batan işlere karşın hala umut taşır, bir kurtarıcı bekleriz görünmeyen, bilinmeyen ve hala ne olduğu söylenmeyen virüs korkusu ile..


Ve en önemlisi sanki yeni bir şeymiş, çaresi bulunmuş da virüsü unutturmuşcasına yaşanan ölüm korkusuyla o güzel sözlerle başlayan şarkıları, şiirleri ve en önemlisi evde kalmamıza karşın okumadığımız kitapları ve en önemlisi sevdiklerimizi unutup, ‘Seni hayal ediyorum’ bile diyemediğimiz bir hale sokulduk, asit kuyusuna atılırcasına ölenlerin paketlenip, kireçli kuyulara atıldığı şu günlerde..


Evet, ‘Seni hayal edemiyorum’ bile diyemediğimiz şu maskeli ağızları kapatanlar işlerine bakarken, biz hiç ölmeyecekmişiz gibi korkudan ölüp, ölüp adeta birer Zombiler gibi sallanırız, bir birimizden uzak kaçarak..


Şu virüs illetinden kurtulup tekrar eski yaşantımıza dönebilmek adına.. 


Eveeet “Seni hayal ediyorum güzel günler”


Bayram Bitti, Düğünler Başladı! Bayram Bitti, Düğünler Başladı!


arşiv haber 07/=&/2019 tarihli haberler/yorum


Bayram Bitti, Düğünler Başladı! Geleneksel bir kural olan iki bayram arasında düğün olmaz sözü bir tarafa yazın gelmesiyle birlikte düğün/seyran dönemi de başlamış oldu. Aynı zaman da ARDAFED ve Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın da 2. kızını, Yaprak Yılmaz’ı evlendireceği düğün hazırlıkları heyecanı içinde olduğu şu günlerde Ardahan’da olduğu gibi batı kentlerinde bulunan hemşehrilerimiz da evlenen çocuklarının düğün telaşı içinde..



2 Temmuz’da Ardahan’da 8 Temmuz’da Kocaeli Uzunçiftlikte yapılacak olan ve Fakir Yılmaz’ın kızı Yaprak Yılmaz Yılmaz’ın Gümüşhaeli Mücahit Gazioğlu ile hayatını birleştireceği düğün hazırlıklarının sürdüğü şu günlerde bir çok aile de düğün telaşı içinde oldukları görülmekte.


ARDAFED’den Kılıçdaroğlu’na Ardahan Dosyası..  


02/06/2019 Tarihli Haber


Ardahan’a baro kurulması için verdiği mücadelesinin baronun kurulması ile sonuçlanması ardından Türkiye Barolar Birliği Başkanını ziyaret edip, Ardahan ve Ardahanlılar hakkında TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’na bir dosya sunan ARDAFED bu kez CHP Genel Başkanına Ardahan, Ardahanlıları ve sorunları anlatan bir dosya sundu.


Ardahan derneklerinin çatısı altında bir araya geldiği ve Ardahan dernekçiliğinin en üst çatısı konumunda ki Ardahan Dernekler Federasyonundan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına Ardahan dosyası sunuldu.  



Son yıllarda ortaya koyduğu anşamlı ve önemli çıkışlarıyla gündem yaratan ARDAFED’in kurucu federasyonu olduğu ve bir çok İl’in federasyon ve derneklerinin oluşturduğu Anadolu Konfederasyonunu ile birlikte Kılıçdaroğlu’nu karşılayan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Name Fidan Ardahan ve Ardahanlılar anlatan bir dosyayı Kılıçdaroğlu’na elden sundu.


ARDAFED’in kurucu federasyonu olduğu ve yönetim kadrosunda genel başkan yardımcılığı görevini yaptığı Anadolu Konfederasyonuna bağlı Federasyon ve Doğu/Güneydoğu STK Başkanlarının katıldığı toplantıya Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte Ardahanlı gelin, CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun yanı sıra İstanbul Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ve bir çok CHP’li Milletvekili katıldılar.



**Düğün Telaşı Ardahan’ı Unutturmuyor..


İstanbul Maltepe’de bulunan Dream Hill Otel’de düzenlenen toplantıya ARDAFED adına katılan Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Name Fidan, 9 Haziran 2019 Günü Kocaeli/Çayırova Akse Mahallesi Kuştepe Sosyal Tesislerinde gerçekleşecek olan kızı Çağla Fidan’ın Mehmet Ali Doğan ile hayatını birleştireceği düğünün telaşına rağmen unutmadığı Ardahan, Ardahanlıları anlatan bir dosyayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sundu.


Kılıçdaroğlu’nu ve İBB CHP Adayını ARDAFED Genel Merkezine davet eden ARDAFED Genel Başkan Yardımcısı Name Fidan’ın sunduğu dosyayı yakından inceleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinde ortaya koydukları Ardahanlılara ve ARDAFED Başkan Yardımcısının davetine teşekkür etti.



**Kaftancıoğlu’ndan Özel İlgi.. 


Türkiye genelinde 48 ilde bulunan 75 sivil toplum kuruluşundan oluşan ’Anadolu Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’ ANAKON’un düzenlediği iftar yemekli toplantıda söz alan Anadolu Konfederasyonu Genel Başkanı Yusuf Tuncil ve federasyon başkanları, başkan yardımcıları, yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda ARDAFED Başkan Yardımcısı Name Fidan’a özel ilgi gösteren Ardahan’ın gelini CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu 23 Haziran’da yapılacak olan İBB seçimlerinde Ardahanlılardan destek istediğini belirtti. 



 


**ARDAFED’in Kılıçdaroğlu’na sınduğu dosyanın içeriği ise şöyle;


 


Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu..


 


Öncelikle yaşadığınız olay dolaysıyla üzüntülü olduğumuzu ve bu üzüntümüzü bizzat makamınızı da sizlere danışmanlarınızdan olan hemşehrimiz Deniz Demir aracılığı ile iletmek istesekte yoğunluğunuzdan olacak ki randevu talebimizin gerçekleşmediğini belirtirken bu mektupla geçmiş olsun dileklerimizi iletir, 31 Mart Mahalli, İdareler seçimlerinde biz Ardahanlılara yer vererek Bakırköy, Şişli ve Esenyurt’a Ardahanlı Belediye Başkanlarının olmasını sağlamaya aday ederek katkı sunduğunuz için teşekkür ederiz. 


 


Sayın Genel Başkan Ardahanlılar İmamoğlu’nu Bekliyor..


 


Biz İstanbul metropolünde bulunan Ardahan İl, İlçe ve Köy Derneklerinin çatısı altında bir araya gelmiş kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu sizin ve sayın Ekrem İmamoğlu’nun katılacağı bir toplantı düzenlemek isterken, Sayın İmamoğlu’nun Ardahanlı olan Muharrem Keskin’in başkanlığını yaptığı Şişli’de buluna Genel Merkezimizi ziyaret etmesini isteriz.


Bu ziyareti yapılması halinde 31 Mart’ta olduğu gibi 23 Haziran’da da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçimlerine Ardahanlıların damga vuracağına olan inancımızla bir çok kez davet edip, görüşmek istesekte bir araya gelemediğimiz Ekrem İmamoğlu’nun diğer rakiplerin hemşehri derneklerine gösterdiği ilgiyi İstanbul’da ki biz yaklaşık 350 bine yakın oyu olan Ardahanlılara da göstermesini ve ARDAFED Genel Merkezine davetimiz kabul el etmesini beklemekteyiz.


Bu istem ve davetimizin tarafınızca ortaya konulacak olan ilgi ile olumlu sonuçlanacağına olan inancımızla Ardahan’ı, Hanak’ı, Damal’ı, Esenyurt’u, Şişli’yi ve Bakırköy’ü idare eden CHP’li Belediye Başkanlarınızın selamı ile birlikte saygılar sunarız.


 


                                                                                                                                                                                             Name Fidan 


                                                 Ardahan Dernekler Federasyon


                                                            Genel Başkan Yardımcısı



**Ardahan’ı Tanıyalı mı?


Ülkemizin Kafkaslara açılan Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapıları ile Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır. Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yer alan stratejik öneme sahip dünyada nadir görülen, biri Ardahan’a kadar uzanmasını istediğimiz demir yolu Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu gümrük kapısı olmak üzere üç sınır kapısı bulunan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan kozmopolitlik bir ildir.


Ardahan deyince; Tarım,Hayvancılık, Arıcılık, Kaleler ve Kuleler şehri akla gelir.


Kısacası Rutin cevap verecek olursak; Havaalanı isteyen Ardahan Türkiye’nin kuzey doğusunda yüksek bir plato da yer alır.


Ama Ardahan’ı bize tanıtın derseniz ben Ardahan’ın ülkenin en stratejik bir vilayeti olarak adlandırırım.


Bunu da, savaş karşıtı Ardahanlılar olarak eğer çıkarsa tek bombalanmayacak bir bölge olmasına bağlıyoruz.. 


Çünkü Ardahan denilince Kafkasların yer altı zenginliklerinden olan petrol ve doğal gazını taşıyan Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hatlarının yanı sıra yapımı sona eren Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, TANAP petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan’dan ülkemiz üzerinde batıya aktarılıyor.


Yani çıkacak bir savaşta Rusya ve Kafkas ülkeleri Ardahan’ı bombalayamaz, çünkü petrol ve doğal gaz boru hatları Ardahan’dan geçiyor.


Yunanistan, Fransa, Almanya vb. ülkeler Ardahan’ı bombalayamaz. Çünkü kendilerine lazım olan petrol ve doğal gaz bor hatları Ardahan’dan geçiyor. Posof Türkgözü (Badele) ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapıları ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kapısı Ardahan’dır derim.. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Kafkaslara olduğu gibi Karadeniz’e giden yolu Ardahan’dan geçmektedir.


Bugün dünyanın gözünün diktiği Ortadoğu’da ki siyah petrol kadar değerli olan Kırmızı et deposu olan Ardahan’da yıllık 350 bin büyükbaş, 170 bin küçükbaş hayvan yetiştirilir..


7 yıl önce döşenen şehir içi doğalgaz hattıyla kent merkezi doğalgazla ısınmaya başlayan Ardahan’a sınır olan Kafkasya da adını aşılayan ve 6-7 santimlik uzun iğnesiyle ile bir çoğu endemik olan çiçekler ile donatılan Ardahan yaylasında derde deva olan balı toplayan Kafkas Arısı denilince Serhat Ardahan akla gelir..


Üzerine birçok HES yapılmasına karşın sularına gem vurulamayan ve yeşilim Göle, Ardahan, Hanak, Çıldır ovalarına can veren Kura Nehrinin ve üzerinde ki Rus Demir Köprüsünün simgesi olduğu Ardahan tamamı Alevi olan Damal ilçesi ile tamamına yakını Kürt olan Göle ile barışık, tümü Ahıskalı olan Posof’a komşu olan ve yarısı alevi yarısı suni olan Hanak ile kardeş, nüfusunun hepsinin Terekeme olan Çıldır ilçesi ile bacı, 21 köyün bulunduğu Kürt Hoçvanla dosttur..


Ardahan, ‘Işığa Karışın’ sloganı ile bugün 5 bine yaklaşan öğrencisi olan ‘Kafkasya Üniversiteler Birliği’ ni kuran ve yeri ve mimarisiyle müthiş bir kampüse kavuşan Ardahan Üniversitesi ile adından söz ettirmeye başlamasıyla ülke genelinde tanınmaya başlarken, 25 bin ilk ve orta öğretim öğrencisiyle İstanbul başta olmak üzere bir çok kentte örnek olan eğitim altyapısına karşın ÖSS, LYS gibi sınavlarda 81 Vilayet içinde sonlarda kalmanın üzüntüsü yaşayan bir şehir akıllara getirir..


İsveç ve Norveç ve Avusturya karlarından daha kristal bir kar ile bir gelinlik gibi 6 ay kış altında kalan Ardahan’da Yalanızçam Kayak Tesisileri ile başta olmak üzere kış turizmine ve son yılların vazgeçilmez yayla turizmine uygun yeşilim yaylalarına yönelik başta Ardahan’dan göç etmiş olan ve İstanbul başta olmak üzere batı kentlerinde iş adamı, iş kadını olmuş olan iş sektöründe yönelik yatırımlar beklenir..


**Ardahan’ın kent kimliği ve tarihsel özellikleri..


İlimiz Türk, Kürt, Terekeme, Alevi, Ahıskalı insanların kardeşçe yaşadığı ve özellikle ortak yaşama kültürü en etkin şekilde gösteren kardeşlik duygusu içinde yaşayan model bir şehirdir.


Kurtuluş Savaşı başlaması öncesi Kafkas-ı Cumhuriyeti adlı bir meclis kurup, ilk meclisi kuran ve kongresini yapan Ardahan Cumhuriyetin ilanından sonra il olan Ardahan 1926 yılında İlçe yapılarak idari yönden Kars İline bağlanmıştır. 1992 yılında yeniden İl statüsüne kavuşmuştur. Köklü bir tarihe sahip olan serhat şehrimiz işgal dönemlerinde de bağımsızlık mücadelesini en etkin şekilde yürütmüştür.


Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Gürcüce bir isim olan Arda adını alarak Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almış, Daha sonra M.S. 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz İmparatorluğuna tabi kılınmıştır.


Ardahan 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya Ant. ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.


Bundan sonra kurulup gelişen Ardahan medreselerinden birçok şairler, bilginler, paşalar yetişmiştir. Bu durum 1828 deki Rus istilasına kadar sürmüştür. 1876 -1877 Osmanlı- Rus Savaşı sonunda savaş tazminatı olarak Kars ve Batum ile birlikte 13 Temmuz 1878 Ayastefanos Antlaşması ile Ruslara bırakılan Ardahan 1918 yılında Brest – Litowski Antlaşması ile geri alınmıştır. Yerleşim, 26 Nisan 1919’ da Gürcülerin işgaline uğramış, 23 Şubat 1921’ de Türkiye topraklarına katılmıştır. 1992 yılında Türkiye’nin 75. ili olmuştur.


**Ardahan’ın sosyoekonomik durumu..


Ülkemizin gelir seviyesi bakımından en düşük illerinden biridir. Ekonomisi daha çok büyükbaş hayvancılığa dayanır. Bunun yanında süt ürünlerinin üretimi özelikle kaşar peyniri üretimi yapılmaktadır. Kaz yetiştiriciliği ve Kafkas Arısının ürettiği Ardahan Balı olsada Ardahan ekonomik olarak sağlam bir yapıda olmadığı için daha çok göç veren bir şehir modelindedir. Her ne kadar göçü engellemek amacıyla hibe ve teşvik programları olsa da göçün önüne geçememektedir. Ardahan ili sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 81 ilde 71. Sırada yer almaktadır.


**Ardahan yatırımcısına ne tür imkanlar sunar..


Bu anlamda gerek devlet teşvikleri gerekse belirlenen organize saniye bölgesi yatırımcıya yeterince cazip gelmiyor bu anlamda saha çalışmaları yapılarak daha planlı teşvik ve alanlar belirlenmelidir.


Ardahan ili 6. Bölge teşvik kapsamındaki teşvikler ile Kırsal kalkınma, kalkınma ajansları teşviklerden de faydalanmaktadır.


Ardahan’ın ne tür yatırımlara ihtiyacı var, devletten beklentileri nelerdir?


İlimizin özellikle yaz aylarında sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerinin ekolojik turizm ve yayla turizmi ve kış sporları konusunda daha çok yatırıma ihtiyacı vardır. Devlet teşviklerinin özellikle bu alanlar bürokrasi kısmının hafifletilerek ciddi teşviklerle desteklenmesi beklenmektedir. Ardahan ili Havaalanında içinde olduğu büyük ölçekli yatırım ile stratejik yatırımlar ihtiyaç duymaktadır. 


Bunun yanı sıra;


Madencilik yatırımları, Demiryolu ve Denizyolu ile yük veya yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar. Test merkezleri, rüzgar tüneli ve benzeri nitelikteki yatırımlar, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde yapılacak turizm yatırımları (TRA2’de yok), Özel sektör tarafından gerçekleştirilecek ilk, orta ve lise eğitim yatırımları, yatırım tutarı 20 milyon TL’nin üzerindeki belirli ilaç yatırımları ve savunma sanayi yatırımları..


**Ardahan’ın ayrıca yarattığı ekosistemi..


* Bölgede;


 • 15 Adet Anonim Şirketi,


• 30 Adet Akaryakıt İstasyonu,


• 5 Adet Oda,


• 18 Adet Taşıyıcılar Kooperatifi,


• 24 Adet Sanayi Sicil Belgesi Alan İşletme,


• 132 Dükkanlı Küçük Sanayi Sitesi,


• 3 Adet Sınır Ticaret Belgesi Mevcuttur.


• ATSO Üye Sayısı 560 (Tüzel kişi sayısı: 226  – Gerçek kişi sayısı: 334 )


• Sektörel anlamada süt ve süt ürünleri imalatı: 27 işletme bulunmaktadır. 


7- Bölgenizde istihdam yapısı nedir? Mevsimlik istihdam yapısı söz konusu İstihdam   7.145 79. sıra da Kadın İstihdamı 1.456 80. sıra da Kadın İstihdamının Oranı % 20,4 43. sırada İşsizlik Oranı % 5,8 7. sırada yer almaktadır. TUİK verilerine göre Ardahan istihdam oranı en yüksek ildir. Bu Toplum yaranına yapılan iş kur programları kapsamında işe alımlardan kaynaklanmaktadır. 2015 yılı itibariyle 4200 kişi İş-Kur aracılığıyla kurumlara Toplum yararına çalışma programı kapsamında yerleştirilmiştir.


**Ardahan’ın yıllık ihracat ve ithalat rakamları..


İhracat : 1600.000 $, İthalat 450.000 $ Yapılan ihracat : çimento, tuz, inşaat malzemesi İthalat: Gübre


**Ardahan Dernekler Federasyonunun


çalışmaları ve kuruluş bilgileri..


 Umuyorum ki bugün Yunanistan’ın ayakta tutan ve oluşturdukları ciddi stk örnekleri ile hazırladıkları projeler ile batmak üzere olan Yunanistan’ı kurtaran Avrupa Birliğinden fonlar koparan güçlü stk’lar Ardahan ve ülkede de oluşturmak, buna da Ardahanlı iş kadınları önderlik yapar. Bu nedenle burada tüm Ardahanlı iş kadınlarını ARDA/FED çatısı altında toplanıp, oluşturmak istediğimiz güçlü bir Ardahan Lobisine katkı sunarlar..


Sonuç: ARDAFED, bu misyon ve vizyonu gerçekleştirmek için, Federasyon olarak yurt içi ve yurt dışındaki ilgili kurumlar ve benzer STK’larla işbirliği halinde çalışmalar yapmaya devam etmektedir…


Proudhon’un dediği gibi; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’


Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır..


**ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri ..


Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Merkezi Hazırlattığı, ‘ARDA/FED’in Vizyon, Misyonu, Hedefleri’ adlı rapor kamuoyuna sunuldu.


Proudhon’un; ‘Yirminci yüzyıl federasyonlar çağını başlatacaktır ya da insanlık bin yıllık bir Araf’a tekrar girecektir.’ Sözü ile yola çıkan ARDA/FED’in Vizyon ve Hedefleri başlıklı raporu şöyle;


**ARDA/FED MİSYONUMUZ;


Ardahan iş ve siyaset dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek, Bölgesel ve sektörel politikalar, projeler üretmek, üyelerin, bölgenin ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunacak faaliyetleriyle Ardahan’ın da içinde bulunduğu Türkiye’nin ulusal ekonomik hedeflerine ulaşmasında öncü bir çatı kuruluş olmak ARDAFED’in temel misyonudur.



**VİZYONUMUZ;


Bölge insanının ortak sesi olan, Türkiye genelindeki en saygın, en etkin ve temsil tabanı en geniş, lider, bölgesel yerel değerlerle başta; yaşadıkları iller olmak üzere Türkiye ve küresel dünyada yer almak.


**HEDEFLERİ;


1) Ardahan’ın ve Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkıda bulunmak üzere, Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çağdaş uygarlık hedefini esas almak,


2) Ardahan derneklerini ve Ardahan’ı temsil etmek,


3) Ardahanlılar arasında yakın bağlar kurarak, iletişimi güçlendirmek,


4) Bünyesindeki tüzel kişilikler arasındaki koordinasyon ve ortak projeler geliştirilmesini temin etmek, derneklerin belirli alanlarda ihtisaslaşmasını sağlamak,


5) Siyasi İşler komitesi, İş Adamları Komitesi, Bürokratlar Komitesi, Sosyal Faaliyetler Komitesi, Eğitim ve Kültür Komitesi, Kadın Komitesi, Ar-Ge Komitesi gibi komiteler aracılığıyla faaliyetler yapmak..


6) İşverenlerin ve bürokratların ticari ve mesleki gelişimine katkıda bulunmak..


7) Siyaseti etkileyen güç merkezi olmak..


8) Yurt içi ve yurt dışı tanıtım faaliyetlerine öncülük etmek..


9) Marka şehir, marka şirketler oluşturulmasına destek vermek..


10) Başta Avrupa Birliği ve diğer sosyal fonlardan yararlanarak projeler üretmek, bünyesindeki derneklerin bu yöndeki çabalarını desteklemek


11) Doğu Anadolu iş dünyasının ve üye derneklerin ihtiyaçları doğrultusunda işbirliklerini geliştirmek..


**HAKKIMIZDA


2010’dan beri birlikteliklerini güçlendirip yeni boyutlar katarak geliştiren ve merkezi İstanbul Şişli’de bulunan ve kısa adı ARDAFED olan Ardahan Dernekler Federasyonu Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Genel Başkanlığına gelmesinden sonra 19 Kişilik yöneticileri ile hareketli günler yaşamaya başlamış ve kısa sürede çatısı altında 64 Ardahan Deneğinin bir araya getirerek, son 4,5 yıl  için de ayrı ayrı gruplardan oluşan bugüne kadar bir çok, ‘Ardahanlı İş Adamları Buluşuyor’ adlı toplantılar düzenlemiş ve medyaya duyuruda bulunmuştur..


Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı ve ‘İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR ARDAHAN LOBİSİ’ sloganı ile yola çıkan ARDA/FED kısa sürede birçok Ardahanlı iş adamları ile bir istendiğinde ve samimi çabaların ortaya konulması halinde bir araya gelen, Ardahanlılar gibi tüm Ardahanlı gençleri spora çekmek için ‘Ardahanlılar İstanbul’da Top Koşturuyor’ adlı bir futbol turnuvalar düzenleyen, İSO gibi önemli kurumlara ziyaretler yapan, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Muhalefet Parti başkanlarından, İstanbul Ticaret ve Sanayi Odalarından randevular talep etmiş ve görüşmüş, TBMM’sinde grubu bulunan siyasi partilerin İstanbul’un 39 ilçelerinde ziyaret edip, bu partilerin yöneticilerine ülke ve Ardahan hakkında raporlar sunan, İstanbul ‘un diğer ilçelerinde ki siyasi parti ve idarecilerini de en kısa süre de ziyaret etmek için randevular alan, ‘İstanbul’un 39 ilçesinde 39 Ardahan İl Derneği’ kurma çalışmaları başlatıp, kurulu olan ancak çantalarda, tabelalarda, sanal sayfalarda, yazın festivaller de boy göstermekten, kışları kaz geceleri düzenlemekten öteye gitmeyen derneklerin yanında gerçek anlamda çalışacak ve örnek stk olacak birçok yeni dernek kurdurmuştur.


ARDA/FED bu süre içinde, ‘Ardahanlı ve Yöresi Sanatçılar Derneği’, ‘3. Bölge Ardahanlılar Derneği’, ‘Güngören Ardahan İl Derneği’ , ‘Pendik Ardahan İl Derneği’ Ardahanlı İş Adamları Derneği kurduran, kurulu olup, bugüne kadar federasyona katılmayan Damal Dernekleri, birilerinin adeta Ardahan üstü görüp, kendi dar alanlarında tutmak istediği, Göle’de Göle Merkez Derneği ile Hoçvan’da Samanbeyli (Sığırpert) Derneği’ ile ‘Ardahan Gençlik Derneği’nin yanı sıra ‘Ardahan’ı Tanıtma ve Geliştirme Derneği’, ‘Ardahan Uğurlu Dağ Kayak Spor’unu Geliştirme ve Yaşatma Derneği’ ve ‘Ardahan-Gürcistan İş Adamları Derneği’ gibi birçok Ardahan İl, İlçe, Köy derneğini de bünyesine katan ve teşvik amacıyla ‘Yılın Ardahan Derneği Yarışması’ başlatan, diğer illerinin federasyonları ile konfederasyon oluşumu için başlatılan girişimlerine destek sunan, 14 İl Federasyonunun buluştuğu Anadolu Konfederasyonunu kurduran Ardahan Dernekler Federasyonu, Ardahanlı engellilere kurdurmaya çalıştığı, ‘ÖZEL İNSANLAR DERNEĞİ’ ardından şimdi de, ‘ARDAHANLI İŞ KADINLARI’ oluşumu için yola çıkmıştır…


ARDA-FED Ardahanlı İş Adamları Konseyi veya Ardahan Vakıf’ı için yaptıkları çalışmalarla esnasında bu ülkede olduğu gibi Ardahan STK’larında da kadınların arka plana itildiğini görmüştür.. Bunun için hep , ‘ş adamları’ denilip, durulan bir ülkede iş kadınlarının da olduğunu ve ülke ve Ardahan ekonomisine büyük katkısı olan kadınlarında da mutlaka bir araya gelip, ‘bizde varız’ demeleri gerektiğini düşünerek, 20 Milyonluk bir İstanbul’da yaşayan yaklaşık 600 bin Ardahanlıdan biri olan Hülya Avşar dâhil tüm Ardahanlı iş kadınları tespit edip, onlara yönelik bir çağrı mesajı hazırlayıp, ulaşabildiklerimizin telefonlarına, ‘Merhaba! ‘İstanbul’da Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası içinde olan Ardahan Dernekler Federasyonu,


Siz Sayın Ardahanlı İş Kadınlarının Sahaya İnip, ‘Sadece İş Adamları’ değil, ‘Biz Ardahanlı İş Kadınları da Varız’ demelerini ve ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi Ardahanlı Kadınlar Olmazsa Olmaz’ Demelerini Bekliyoruz.. Ardahanlı Kadınlar Komisyonu İçin Var mısınız?.’ demiştir.


Saygılarımla..


Fakir Yılmaz


Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci


05322678015



**Solculuğun gereği yapılmalı..


Daha önce Ardahan-Artvin arasına şimdi de başkentin yakınlarında saldırıya uğrayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “Lütfen şehitlerin cenaze namazına gitme” diye twitterda mesaj attığını görünce bu memlekette birileri birilerini hizaya getirmek istediği izlenimine kapıldım.


Gerçi bu mesajı atan şahsın uzun yıllar başkanlığını yaptığı Ankara Büyüşehir Belediye Başkanlığını birinin kendisini görevden el çektirip, hizaya getirildiğini de hatırlamadım değil ya neyse..


Ama benim de bu yönde bir bakışımın olduğunu ve bunu bu yazımda dile getirmek istediğimi belirtmek isterken bu düşünceye sahip bir insan olarak bugün yeniden yazacağım düşüncemi daha önce de bir çok yazısında gündeme getiren bir gazeteci de olduğunu da hatırlıyordum. 


Çünkü hazır ola yada el kaldır, indire hatta fiili yada siyasi saldırılara elhamdülillah diyerek alışkın olan Melih Gökçek’ler gibi değil aklında olanı söyleyen, yazan bir kişiliğim olduğunuda hatırlıyordm.


Ve Gökçek’lerin önce tahrik edici söylemler ile gerdiği sonrada ‘lütfen’ ile başlayan sözde uyarıları ile devam eden filime konu olan Kılıçdaroğlu’nun ne yapacağı konusun da özgür bir insan olduğu gibi kapıdan dışarı çıkarken birileri gibi bir ordu koruma ile değil siyasetçide, bir partinin lideri de olsa sade bir vatandaş gibi komşunun acısına, tatlısına katılmak istediğini de anlamıyor değilim..


Ancak karşısında ağzına aldığı Beka sözü ile seçimler de yenilen ama bunu kabul etmeyip, hala bir umut var diyerek bir taraftan YSK’nın diğer taraftan sabrını kapısını aşındıran adımlar atanlar olduğunu unutmaması gerekenin de Kılıçdaroğlu olduğunu da unutmamak gerekir..


Çünkü bu ülke de muhalefetin en büyük partisinin lideri olmaya gereke yok sade bir vatandaşta olsanız hayatınız çok garantili bir ülkede olduğunu bilmesi gerekenlerin başında Kılıçdaroğlu olduğunu sanıyorum.


Bu nedenle kendisini haksız yere ve hak etmediği şekilde eleştiri yağmuruna tutan ve bu yağmurların havuz medyası aracılığı ile doluya döndüğü bir ülkede değil şehit cenazesine ‘bir anlık dinleneyeyim’ diye kahveye, parka bile gidilemediği bir hal alan bir ülkede muhalefet lideri olmak, bu görevi gereğini yerine getirme ile bisiklet ile başbakanlığa gidip gelen Avrupa ülkesi siyasilerin olduğunu da unutmaması gereken de Kılıçdaroğlu ve onun gibi düşünenlerdir.


Ha bu arada Avrupa, medeni insanlar derken kendi insanımızın da seçtiği liderlerin ayna tutanı olduğunu yani iktidarda da olsa siyasileri onların seçtiğini de unutmamak gerekir..


Çünkü, ‘toplum neyse önderi de o olur’ diye bir sözün olduğunu da unutmadan adım atılması gereken bir ülkedeyiz.


Yani kendisi elektriği çalarak kullanan, bankamatikte maaş çekip, muhafazakar görünen vatandaşın, bir toplumun önderi, lideri onun yansımasıdır..


Kısacası solcuyum deyip, İmama Hatiplerin açılmasına katkı sunan sonra bundan dert yanan siyasiler gibi söylemleri ile toplumu gerip, ardından ‘Lütfen’ diyen siyasilerin önder olduğu bir toplumun ne yapacağını bilerek atılacak olan adımlar ile siyaset yapmak daha doğru bir şey olacak..


Yani hepimiz kardeşiz diyerek yasal olan bir parti HDP ile girilen ilişkiyi suistimal edenlere fırsat vermemek için ve birilerinin ‘lütfen’ leriyle muhatap olmamak için solcu gibi düşünüp, soldan yürümek en doğru bir şeydir.


O da solculuğun gereği neyi gerektiriyorsa onu yapmaktır.


‘Peki solculuk ne gerektiriyor?’ diye soru soracaklar olabilir..


Bende solculuğun sağ düşüncenin üzerinde beslendiği şeyler olmadığını ve ‘onlar gibi davranırsam oy alırım’ diye hal, hareketler içine girmemektir..


Yani Alevi, Solcu, Ulusalcı diye kendisini suçlayanlara şirin görünmek adına Bosna-Hersek’te namaz kılmak, Kur’an okuduğunu göstermek adına kameralar önünde hatim indirmek değil solculuk, solculuğun ret ettiği söylemler karşısında dimdik durmaktır..


Ha bu arada ortak olup, oyunun büyük bölümünü aldığı parti ile ittifak kurduğunu saklamakta solculuk değil, yiğitçe ortaya çıkıp, ‘Evet, ben kimle ittifak yapacağımı bir başkasına sormam, saklamam’ demekte solculuktur..


Yoksa birileri seni madara yapacak diye onun madarasından kurtulmak için onun dediğini, suçlamalarını ötelemek için gelişi güzel, pat diye bir yerlere gideyim, katılayım demekle solcu olunmaz..