HERKESİN FESTİVALİ, ŞENLİĞİ KENDİSİNE!..

Göle ve Çıldır Festivallerinin yapılamadığı Ardahan’da Hanaklılar, Damallılar ve Ardahan’ın tek beldesi olan Köprülülüler bir kez daha şenlikte buluştular.


Geçen yıllara nazaran bu yıl bir hayli sönük geçtiği görülen Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri ile başlayan yaz etkinliklerinin başladığı Ardahan’da Hanak, Damal ve Göle Köprülü’de düzenlenen etkinlikler ile devam etti.


Başta İstanbul metropolünde olmak üzere batı kentlerinde ki gece ve etkinler gibi Ardahan ve ilçelerinde de aynı yada yakın tarihlerde yeniden yapıldığı gözlenen festival ve şenlikler düzenlenen alanda ki insanların katılımı ile kaldı.


Asıl amacın bu festival ve de şenliklerin başka insanların, turistlerin ve basın ile medyanın dikkatini çekmek olduğu ancak yöneticilerin, idarecilerin ve bu tür etkinlikler katkı sunanların bir birinden habersizce yada bilerek, bilmeyerek olumsuz davranışları ile adeta ‘Herkesin festivali, şenliğin kendisine’ olmaktan öteye geçmemesi, bölgenin tanıtımına olduğu gibi insanların bir biriyle kaynaşmasında da engel olduğu bir kez daha görüldü.


Hanaklıların Hanak’ta, Damallıların Damal’da, Goreveng, Köprülüde bir araya gelmekten ve yerelde olduğu gibi ulusal basın ve medyaya yansıyacak etkinliklerden yoksun öteye gitmediği bir kez daha görülen Ardahan’da ki yaz etkinlikleri 2-3 Ağustos Günlerinde düzenlenmesi planlanan Bal Festivali ile devam edecek.



Sil Baştan…


 


Ken Grimwood’un ele aldığı ve ‘Hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız’ diye devam eden ‘Sil Baştan’ adlı kitabını okuma imkanı bulurken yine aynı kitapta geçmişte yapmış olduğumuz hataları bilerek hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız? sorusuyla karşılaştığımızı fark edip, o hataları gözden geçirip, değerlendirme imkanı da buluverirsiniz.


Evet, yaşam denen hayatımız boyunca bilerek yada bilmeyerek yaptığımız hatalarında içinde olduğu hayatı yeniden, sil baştan yaşama imkanı bulursak ne yaparız, nasıl yine hata etmemek için çabalarız diye soran yazarın kendi özel ve ticari hayatında yaşadıkları karşında ki dirence hepimizin ihtiyacı var olduğunu da anlarız..


Ve o fırsatı yeniden yakalamanın da elimizde olduğunu anladığımız, ‘Sil Baştan’ adlı kitap aslında bizlerin de hatalarımızı da değerlendirip, geriye kalan hayatımızı sil baştan yeniden ve mutlu, başarılı bir şekilde yaşa biliriz de diyor..


Yeter ki buna şans veren bir enerji ile yaşanması gerekenlerdi diyerek yaşananlara küsmeden, şevkimizi kırmadan, moralimiz yıkmadan ve en önemlisi dünyada kopup, içimiz kapanmadan kalan yolumuza emin adımlarla devam etmektir.


‘Ah keşke olmasaydı’ demektense ‘Bundan ders almalıyım’ diyerek hayatımıza girenlerden aldığımız dersin otokontrolü ile yol almaya yani diğer bir adıyla direnmeye devam etmemiz gerektiğini ima eden ‘Sil Baştan’ adlı kitap aslında sadece Ken Grinwoodu’nu hayatını değil, hepimizin hayatını anlatıyor.


Ve asıl ihtiyacımız olanın konuşmak ve yine konuşmak bunu yaparken de şekerimizi arttırmadan yani yüksek sesle değil daha tatlı dille konuşmaya, hataları masaya yatırmakla yapabiliriz..


Yeter ki bir araya gelmeye, konuşmaya şans verip, bilerek, bilemeyerek yapılan hatalardan da der alarak yeni bir yol haritasında gideceğimiz hedefe birlikte yürümektir.


Tam tersi o yaşamın diğer bir adı olan yol haritamıza pusula olacaklar olmadan ne beni ne siz o hedeflenen ne hayata nede yaşama ulaşamaz, mutsuz şekilde moral bozukluğu ile kendimizi gibi etrafımızı da kırar, dökeriz.. 


Sanırım biraz da öyle yapıyoruz..