**Erbil’de yaşanan hadisyide twitlwledi..
AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay geçtiğimiz gün Trabzon’da Kürdistan yazılı atkıyla fotoğraf çektirmek isteyen turist grubuna yönelik yapılan saldırıyı kınadı.
Olay ardından, attığı twitle, ‘İçini ötekini cehennem gören vahşi kinle karartmış, gözünü her şeyi kırmızı gören marazla köreltmiş halleriyle derin kumlara gömülü başlar için bir duadan gayri nem kaldı? Ey karanlıkları delen şafağın Rabbi! Işığına hacetimiz var.
Uzungöl’de olanları kınıyor ve ayıplıyorum.’ diyerek kınayan Prof. Dr. Orhan Atalay yine geçtiğimiz gün yaşanan ve bir konsoluk görevlisinin ölmesi olatını de yine bir twitler kınadı.
İşte o twit
Erbil’deki menfur ve deni saldırıyı şiddetle kınıyor, saldırıda şehit düşen konsolosluk çalışanımıza Allah’tan rahmet ailesine başsağlığı diliyorum.

NE OLMUŞTU?
Türkiye’ninde için de bulunduğu tüm dünya tarafından tanınan ve bişilen Irak
Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl’e giden turistler, Kürdistan yazılı atkı ile fotoğraf çektirmek isterken çevredeki insanların saldırısına uğramış, Kadın ve çocukların da bulunduğu 50 kişilik turist grubundan 9 kişi gözaltına alınmıştı.
Linç girişimine dönüşen saldırıda videoyu çeken kişinin de hakaret ve küfür ettiği duyulmuşyu. Linç edilmek istenenler, jandarma ekipleri tarafından güçlükle saldırganların elinden alındı ve bölgeden uzaklaştırılmıştı.
9 KÜRT TURİST GÖZALTINA ALINMIŞTI..
Olayla ilgili açıklama yayınlayan Trabzon Valiliği saldırıya maruz kalan IKBY’den 9 Kürt turistin gözaltına alındığını duyurmuş daha sonra yapılan açıklamada bu turistlerin sınır dışı edildiği belitilmişti.
.jpg)
ÇİFTÇİLER VE ÇİFTLİKLER
Kurban bayramınının yaklaştığı şu günlerde hasat dönemine giren çiftçinin derdini anlamak ve anlatmak için başkentten başlayıp artık eskisi gibi kullanılmayan ve bozuk olan yollarından, doğuya geldiğinizi anlayıp ve Sivas üzerinden geçip sınır kenti, memleketim Ardahan’a yolculuk yapmanız yeterlidir.
Mevcut hükümetin boşaltıp, şehir dışlarına çıkarmayı taaddüt ettiği askeri birliklerin halen yerinde durduğu, denize sıfır yerlerde askeri gazino adı altında keyif çiftliği denecek tesislerin sadece üst rütbelere hizmet vermeye devam ettiği ülkemde tosuncukları da unutmamak lazım.
1300 km uzunluğunda ki yolda seyrederken sağınızda, solunuzda batmış, kapanmış ve satılık levhaları asılmış onca sanayi tesisinin yanında harabeye dönmüş terkedilmiş hayvan çiftliklerini görmekte mümkün.
Dereleri istila edip, içinde ki canlıları,balıkları yok eden HES’lerin kardeşi olan ve çiftçinin ekip ,biçmesi gerekirken tarımı gözden çıkaran ve italata kurban eden siyasi anlayış dolayısıyla, göç ettiği tarlaları ilk bakışta süsleyen tam aksine hayat veren toprağın üzerini kapatan güneş enerjisi levhalarını da görürsünüz.
Bire üç vereceğini taaddüt edip bir çok kişiyi dolandıran ve cinayetten, eroin esrardan yargılanıp ceza almasına karşın elini kolunu sallayıp yurt dışına kaçan ama otobüs firması hala para basan şahıs gibi yakalanamayan (!) tosuncukların çiftliklerinin arttığı ama tarım ve hayvancılığın ana merkezi olan çiftçinin, çiftlikleri de ard arda kapanır ülkemde.
Başta seçim dönemlerinde olmak üzere aklımıza geldikçe düşman ilan edip,küfür ettiğimiz ama Iğdır ovası dahil bir çok ovayı sattığımız İsrail’in Sünni tohumlarına mahkûm bırakılan çiftçinin çiftliklerini kapanması yılda 2 bilemediniz 3 kez ürün veren arazilerin bomboş bekleyip, kendiliğinden yetişen organik sebze, meyvenin sahiplenilmediği ülkede askeri çiftlikler gibi başta Ankara bürokrasisi olmak üzere bir çok kurumun denize sıfır alanlarda dinlenme tesisleri adı altında çiftliklerin bolca olduğu ülkemde bunları değiştireceğini, satacağını idda eden, özelleştirip satacağım diyen ama onlara dokunamadığı gibi tarım ekonomisine yön veren çiftlikleri kapattıran politikalarla devam ederken milletin parasıyla dünyanın öbür ucunda zevki sefa yapan tosuncuklara da yeni çiftlikler açar ve de yakalamaz!
Sivas ellerinden diyerek başlayan türküler eşliğinde yol aldığımız aracımızda, ucu bucağı görünmeyen ama yetişen ürünede şahit olamadığımız yol güzergahında bir başka şey daha farkediyoruz.
Ardahan’a ulaşamayan Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun yanı başında yapılan hızlı tren yollarıda, adına duble otoban ve bölünmüş yol denilen yollarında halen bölünemediğine şahit olurken dünyada en çok trafik kazası yaşandığı için karayolları değilde, kan yolları adını alan yolumuzda ilerlemeye devam ediyoruz, “Durmak yok, yola devam!” diyerek..