DENİZ ZAFERİ KAR ALTINDA ÇELENKLE ANILDI..

Posof Hükumet Konağı önünde Atatürk Anıtına Çelenk Sunma Programı düzenlendi. 


Koronavirüs tedbirleri kapsamında az katılımla gerçekleşen Çelenk Sunma Programına Kaymakam Murat Mete, Garnizon Komutanı Üsteğmen Uğur Can Baycan, İlçe Belediye Başkanı Cahit Ulgar, kurum amirleri ve askeri personel katıldı.


Çelenk sunma programı Atatürk Anıtına Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenklerinin sunumu sonrası Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Aziz Şehitlerimizin manevi huzurunda bir dakikalık saygı duruşuna müteakip İstiklal Marşının okunması ve Bayrağın göndere çekilmesi sonrası tören programı sona erdi.



ARDAHAN’DA KAR ALTINDA ANILDI..


18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 105’nci yıl dönümü dolayısıyla Ardahan’da Şehitlerimizi Anma programı düzenlendi.


Halilefendi Mahallesi’nde ki Şehitlikte düzenlenen programda, Valilik, Belediye Başkanlığı, Garnizon Komutanlığı ve Şehit Aileleri Derneği çelenklerinin şehitliğe bırakılmasının ardından saygı duruşunda bulunularak, istiklal marşı okundu ve şehitler için saygı atışı yapıldı. Günün anlam ve öneminin belirtildiği konuşmanın ardından Şehitlerimiz için Kuranı Kerim okunarak, dua edildi.  Programda, Valimiz Mustafa Masatlı, Garnizon Komutanı Tahir Savran ve Belediye Başkanı şehitlik defterini imzaladı. Tören sonunda şehit mezarlarına karanfiller bırakıldı.



Göle’de karlı anma..


Göle Cumhuriyet Meydanında 18 Mart Şehitleri Anma Programı töreni şehitleri anma saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile Atatürk anıtına konulan çelenklerle 18 Mart Çanakkale şehitleri anıldı.Törene İlçe Kaymakamı Cevat GÜN,Belediye Başkanı İlhan GÜLTEKİN Garnizon komutanı,Emniyet müdürü ve tüm Göle protokolü, Şehit ve Gazi aileleri katıldı..


GÖLE HABER kurbani DEMİR



Zalimin, Zulmü..


Çin’den gelip ülkemizin 60 yıldan fazladır içeri giremediği Avrupa’nın ortasına oturan virüsünden daha tehlikeli zalim insanın zulmü değilmi bunca stresin nedeni?!. 


Başta, biz zulümkar insanların “daha çok, daha çok” diyerek dengesini bozduğumuz bu dünyanın, üstünde, altında yaşayan insanlar ve diğer canlıların dünyasını dar eden zalimlerin zulmüdür bunca strese, virüse neden olanlar demek geliyor zulümkarların zalimliklerini görüp, yaşadıkça.. 


Aslında, bir grip vakası olan ama masa başı, panikçi medyanın ve teknoloji baronlarının verdiği gaz ile bir anda adı değişip, Korona olan virüse yakalananları daha aşısı, ilacı bulunmadığını bildiği için ve yalandan ‘tedavi altına alındı’ demektense hemen asan Kuzey Kore’ye kızıp, gülenler bilmezler ki bu ülkede kuduz aşısı dahil, hiç bir virüse çare bulan bir bilim adamına, bilimsel çalışmaya imza atanın olmadığını.. 


ABD’nin tüm zalimliklerine, zulümlerine karşın ayakta kalan Kominist Küba’nın bile Kansere aşı bulduğunu düşünmeden depremde dışarı çıkmayın, Virüste içeriden çıkmayın diyenler karşısında hazır kıta olmalarının nedenidir asıl virüslü onca insanım diyen zalimlerin olduğu şu dünyada.. 


Evet, zalimin zulmünün hep olduğu şu bol virüslü dünyada asıl zalimlerin insanı geren, üzen ve en alçak durum olan inançsızlığı değil mi asıl öldürücü virüs? 


Bilmem ama bugün Korona ile uğraşıp, aşısını arayanlar dün olduğu gibi bugünde elbet dermanını bulacak, bu zalimlerin yaptığı zulümlerine de…


Vali Posof ve Bulbilan'daydı..


Vali Posof ve Bulbilan’daydı..


arşiv haber 20/07/2019 haber/yorum


Ardahan’da yapılan yaz etkinliklerinden olan Hanak ve Damal Şenliklerinden sonra Posof Aşık Zülali Anma ve Aşıklar Festivali ve Bülbülan Yayla Şenliği de gerçekleşti. Aynı gün yapılan ik etkinliğe katılan Ardahan Valsi Mustafa Masatlı etkinliklere katılan vatandaşlarla halay çekip, sohbetler etti. AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ınd aktılrıdığı etkinlikler 2 gün sürecek.



Aynı Gün Olunca İlgi Az Oldu..


Plansız, programzıs ve aynı günlerde yapılan Ardahan’da ki etkinliklrin sonuncuları olan Posof ve Bübilan etkinlikleri aynı güne gelince katılımında bir hayli az olduğu dikkatlerden kaçmadı.



Cumartesi Yazılarım..


 


Ülke sorunlarının yanı sıra yerel sorunların yazılarımıza konu edildiği bir hafta boyunca kendimizin yaşadığı sorunlara zaman ayırmadığımız gibi adına da, ‘Mahalle baskısı’  diyerek bu sorunları birleri ile paylaşma, yada yazılara da dökme korkusunu da hep yaşarız.


Ama aslında sadece ben değil, bu yazıyı okuyan sen ve hepimizin anlatılması gereken, birleri ile paylaşması gereken onca sorunu ‘ya ayıptır, günahtır,’ diyerek içimizde saklar, sakladıkça bir volkanın içinde biriken lav misali patlama noktasına gelirken, kimimiz de bunu etrafımızda-kilerini kıran hal hareketle de bulunarak, kimimiz sakladıkça patlama noktasına gelir yakınlarımıza, sevdiklerimize olduğu gibi kendimiz zarar veririz.


Ve bunun aslında kapalı bir toplumda  dünyaya gelmenin, o dünyada yaşadıkça  her gün biraz daha büyüyen ağır bir bedele öderiz paylaşıp, rahatlayamadığımız sorunlar ile..


Kiminin özel hayat dediği, kiminin olmaması gereken bir suç olduğunu belirttiği yaşanmışları en yakını ile paylaşamama ile baş başa olan bizlerin bu baskıya dayanamadığı, delirip, gazetelerin 3. sayfalarını dolduran cinayetlerle sonuçlanan olayları yaşadığımız gibi yine o kapalı toplumun kendi yaşadıklarını içine bastırma hırsıyla yaşadıklarını anlamadığı insanı Tİye alıp, ‘Bu zır deli ya’ diyerek es geçtiğini de görür, yeniden üzen duygular içinde içe iyiden iyiye kapanır kalırız, yaşananları kader diyerek es geçmeye çalışırken..


Hristiyanlık bu yaşananlara Kilis’e de günah çıkarma köşesi ile kendisine inananlara azda olsa yardımcı olmaya çalıştığı dünyada bu inancın dışında başka ve daha kapalı bir toplumda yaşayanların işi ne kadar kolay artık onuda siz, yaşanmış ve siz içten içe yiyen anlatamadıklarınızla yaşayan siz düşünün..