

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..
ZİRAAT BANKASINA GÖLELİ MÜDÜR
Ziraat Bankası Göle şubesine herkesin tanıdığı daha öncede Gölede uzun yıllar Ziraat Bankasının çeşitli departmanlarında halka hizmet eden Mürsel Candemir atandı.
Daha önce Bayburt Aydıntepe Ziraat Bankası Şube Müdürü olan Mürsel Candemir yeni görev yeri Göle’ye gelerek görevine başladı.
1969 Göle Dedeşen doğumlu olan Mürsel Candemir 22 yıldır bankacılık sektöründe halka hizmet etmektedir.
Makamında ziyaret ettiğimiz Müdür Mürsel Candemir Göle de olmaktan burada görev yapmaktan halkımıza hizmet etmekten mutlu olduğunu belirtti.
Candar sözlerine şöyle devam etti ‘Uzun yıllar Göle de Ziraat Bankasında çeşitli departmanlar da çalıştım daha sonra farklı şubelerde benzer görevlerde bulundum. Tekrar Göle de bankamizda halkımıza hizmet etmek benim için onur vericidir. Bizler etle, tırnak gibiyiz ayrı düşünülemeyiz makam ve mevkiler geçicidir önemli olan iyi bir şekilde anılmaktır. 22 yıldır Ziraat Bankasında görev yapmaktayım inşallah emekli olana kadar mevzuaatlar doğrultusunda Gölelilerin, halkımızın hizmetin deyim. ‘ dedi.
Merdinik Göle Haber/Ömer Turan
Emekli Maaşları Evlere Servis..
arşiv haber 04/05/2020 tarihli haber ve yorumlar
Tüm ülkeyi alt/üst eden ve adeta hayatı durduran virüs paniği ardından alınan önlemelerin gün geçtikçe sıkıştırıldığı şu günlerde sağlıkları açısında dışarı çıkması yasaklanan emeklilerin maaşları evlerine kadar getiriliyor.
Deniz Bank Ardahan Şubesi Müdiresi Semra Çakaroğlu’nun’ bankasının müşterilerinin maaşlarını bizzat elden kendisi evlere götürüp, teslim ediyor.
Ardahan Valiliğinin kurduğu Vefa Grubuna ulaşamayanların irtibata geçtiği Deniz Bank Müdiresinin bizzat kendisinin bankasının müşterileri olan ve yaşanan virüs paniği dolaysıyla dışarı çıkamayan emeklileri evine kadar gidip, elden maaşlarını teslim etmekte.
.jpg)
**Geride Kalan 51 Yıl…
Bugün, 1969 Nisan ve 2020 Nisan..
Bugün benim bir virüsün durdurduğu dünyaya geldiğim gün..
Bugün, birilerinin virüsü bahane edip, kendi ateşlerini ölçmeyip, önüne gelene ateş ölçtürerek, hasta dediği ve paracıkları topladığı, kendilerinden olmayanları ‘Devlet içinde devlet kurmakla suçlayanların günü..
Benim ise 51 yılı geride bıraktığım bir gün..
Ve bugün dünden farklı olmayan ve tüm virüslere karşın inadına, inadına yaşanılması, direnilmesi gereken bir gün..
Yani bugün 1969’u geride bıraktığım yıl sayısı 51 yıl olmuş..
Fakir Baykurt’tan alınan adımın yazıldığı gün babamın ilk matbaa baskı makinalarından olan teksir makinası ile çıkardığı ‘Fakir Dostu’ adlı gazete ile gazeteciliğin iliklerime işlendiği gün bugün..
Ve ve ben geride kalan onca yıllara dönüp, baktığımda nelerin yaşandığını, yaşanmak istenenlerin ne kadarının yaşanmadığını da hesaplayıp, düşünce heybeme ak düşmüş sakallarım ve gün gittikçe azalan saçlarımla birlikte önüme dökülse de yaşamın böylede güzel olduğunu her geçen yılda daha iyi anladığım bir gün..
İşte yaşam denen bu süreç içinde yani geride kalan 51 yılda sol yanımda yediğim kurşun, yine solumdan aldığım bıçak darbesinin, yeni adı otobanlar, bölünmüşler olan yani kara yolları denen ama günde en az 10 insanın hayatını kaybettiği kan yollarında altına girdiğim traktörün ve arkadan girdiğim kamyonun altından sağ çıkmanın da hayata karşı bir direnme olduğunu anladığım bir gün bugün..
Ve çocuklarımla birlikte yeni bir hayat umuduyla gittiğim Marmara’da yaşanan 99 depreminin de içinde olduğu, rahmetli babamın siyasi davaları için yıllarca kaldığı ceza evleri ve sürgünlerde bekleme dahil tüm badire ve darbelere karşın ayakta kalmanın haklı gururunu yaşadığım bir gün bugün..
Bir ömür dedikleri yılları geride bırakıp, 52 yaşına adım atmanın mutluluğu ile bugün insanları ölümle korkutup, para toplayan anlayışlar ile hala kavga içinde olduğumu hissedip, virüs, mirüs demeden hayatıma, yaşananlara, yaşanacaklara eyvallah etmeden bakmamız gerektiğini bir kez daha hemde yeniden doğmuşcasına anlıyorum bugün..
Çünkü ben insanım, son yıllar da güçlü bir lobi kavgası verdiğim süreçte yaşadıklarımın da içinde olduğu yaşadıklarım, yaşayacaklarımmış hepsi beni bugüne taşıyan direnç yada adına kader dedikleri süreç..
Ve direnmeye devam..
Birlikte yola çıkan ama geride kalanlar, tüm yüreğim ve kalbimle sevip, sayıp, imkanlar doğrultusunda bir yerlere taşımaya çalışmamı anlamayıp, aldıkları akıllarla, buldukları yenilere inanıp, hiç bir art niyet taşımadan gönülden, candan taşıdığım omuzlarımdan inmeyi tercih ederek, benimle gelmeyenler, bin bir bahaneyle terk edenler, kaybolup gidenler, unutulup, adı, sanı akla gelmeyenler gibi art arda biten yıllara teşekkür ettiğim bir gün bugün..
Yani kısacası varsa bir 51 yıl daha geride kalanlardan alınan tecrübelerle birlikte o kalmışsa eğer mutlak yaşanması gereken yeni yıllar da umutlu olmaya, sevdiklerimi mutlu etmeye devam içinde direnme arzusu ve hazırlığı ile 51 yıla ve yaşanması muhtemel yeni yıllara ‘haydi hayat, teşekkürler hayat’ diyorum..
Ha unutmadan iyi ki doğdun deyip, can dostluklarını beni direk arayarak, sanaldan yazdıkları güzel mesajlarla ve torunum Rüzgar’ın beni de kendisiyle coşturduğu o güzel sürprizi yapan aileme ve beni yeniden hayata çeken o gülen her güzel bakışa da çok ama çok teşekkür ederek, yaşamı değil, yaşanacakları yazmaya devam diyorum, birlikte nice yıllara diyerek..

EŞİ SPOR’U,
KENDİSİ PARAYI YÖNETECEK..
Ziraata Bayan Banka Müdürü..
arşiv haber 22/07/2019 tarihli haber
Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Akar’ın eşi Şefika Akar Ardahan Ziraat Bankası Müdürlüğüne getirildi. Ardahan’ın Damal İlçesinde Ziraat Bankası Müdürüyken Ardahan merkez Ziraat Bankası Müdürlüğüne atanan Göleli Akar il günün de Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’yı makamında ziyaret etti. Deniz Bank’tan sonra ikinci bayan banka müdürü ünvanını alan Akar gibi Ardahan Edaş Aras, Ardahan Ticaret Müdür de bayan

Ardahan’da sporcu fabrikası açılışa hazır
Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Akar Karagöl mahallesinde Gençlik merkezi yanında yapımı biten Sporcu Fabrikası olarak da adlandırılan Çok amaçlı Kapalı Spor Salonu’nda incelemelerde bulundu.
emeli yaklaşık bir buçuk yıl önce atılarak yapımına başlanan ve süratle inşaatı tamamlanan, Ardahan Çok Amaçlı Kapalı Spor Salonu’nda incelemelerde bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Akar, Ardahan’ın spor alanında önemli bir esere daha kavuştuğunu belirterek 7 milyon 100 bin lira tutarındaki Çok Amaçlı Kapalı Spor Salonu içerisinde 12 ayrı branşta spor yapılabilecek salonun bulunduğunu söyledi. Akar, Türkiye’de 32 ilde inşa edilen Sporcu Fabrikasından biri olan bu büyük yatırımın önümüzdeki günlerde hizmete açılacağını ve Ardahan’da sporcu yetişmesine büyük katkı sağlayacağını ifade etti.
İl Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Akar, ’’Sporcu fabrikası sporcuların daha rahat ve modern tesislerde spor yapmalarına imkan sağlamak için yapılmıştır. Çok amaçlı spor salonu olarak da adlandırılan sporcu fabrikasında takım sporları ve bireysel tüm spor faaliyetleri aynı anda gerçekleştirilebiliyor. Güreşten jimnastiğe, Basketboldan voleybol’e, Karete’den Boks’a kadar tüm spor branşlarına uygun salonları bünyesinde barındıran tesisimizde yüzlerce sporcu aynı anda spor yapabilecektir. Ayrıca tesisimiz gençlerin serbest zamanlarını, sosyal ve sportif faaliyetlerle değerlendirmek, bilgi ve beceri sahibi olmalarına yardımcı olmayı hedeflemektedir.’’ Şeklinde konuştu.
.jpg)
Gazetelerin Kanlı 3. Sayfası..
Ülkenin sınır kenti, Kafkaslara komşu kentinden aynı gün içinde iki intihar haberini yaptıktan, tıklanıp, içeriği okunmadan ya yalandan beğenenilmeden yada başlığa bakıp kendince yorumlar yapılan ve okunupta, ‘falanda Fakir Yılmaz’ı okuyor, sitesini takip ediyor’ demesinler diye beğeni ya da yorum yapmadan geçilen haberlerimin linklerini paylaşıp, okurlarıma duyurduktan sonra , başta bir çok Ardahanlı hemşehrimin de yaşadığı ve Ardahanlı olan Belediye Başkanının yönettiği İstanbul Esenyurt’ta olmak üzere bir çok intihar ve cinayet haberleri akıyordu, bilgisayarımın sağ at köşesinde gelen son dakika haberleri ile..
34 yıldır her gün ülke ve dünya gündemi ile ilgili köşe yazarlığı da yapan bir gazeteci olarak sık sık yaptığımız ve en çok okunan ama ‘neden’ denilmeyen haberleri başında gelen intihar haberlerini yaparken biz gazetecilerin hazırlayıp, çıkardığı gazetelerin 3. sayfalarının neden Ortadoğu gibi kanlı olduğu da aklıma geldi.
Ortadoğu deyince de insanların yaşamına, dünyaya yön veren siyasetin ne durumda olduğuna bakmak için bu kez de son dakika haberlerinin siyasi haberler kısmına bir göz attım.
İlk bakışta gördüğüm başta dışişleri bakanının, ‘S-400’ler ve İran, Suriye konusunda aramızın limoni olduğu dolarcı ABD’ye yönelik olarak; ‘Münbiç’te tehdit devam ederse bizde Doğu Fırat’a gireriz’ şeklinde yorumunu görünce , siyasison dakika haberlerinin de , 3. sayfa cinayet haberlerine benzer şekilde, kan gölüne çeviren, sonrasında da çatışma veya savaş getiren bir çok tehditlerle dolu haberler olduğunu üzülerek ve endişe ile gözlemledim .
Ve insanların özel hayatlarında olduğu gibi kentler arasında, ülkeler hatta AY gibi uzayda bulunan varlıklar için hep bir kavga ve birbirini anlamaz durumda olduğunu düşünerek yeniden biz gazetecilerin haberi ile dolu, kanlı 3. sayfalı gazete sayfalarını hatırlayıp, bugünkü yazımın ana konusunda çok uzaklaşmadan bunun nedenini kendimiz ile, size, her sabah gidipte bir gazete bayisinde günlük bir gazete almaktan aciz olan bizlere sorduğum soruyu yeniden sormayı hatırladım.
Evet, gerçekten okuduğumuz yada gördüğümüz
de göz attığımız gazetelerin 3. sayfaları neden hep intihar, cinayet haberleri ile dolar?
Ve bu haberlerin başını neden erkeklerin intihar da, kadınların ise cinayet haberlerinde adeta yarıştığı dikkatinizi çekti mi bilmem…
Öncelikle asıl gazeteci olan, intihar ettiği için gazeteciliği bana bırakan kardeşimin sırrı, nedeni hala çözülememiş olan intiharlara bakalım diyerek son iki intihar haberimin nedenini ve intihar etmeye, ettirmeye gelinen noktayı araştırıp, uzun uzun düşündüm..
Düşünmekle yetinmeyip, bu konuyu yazmaktan boğulmak üzere olan gırtlağımı, sıkışan kalbimi rahatlatmak için yazıyı bilgisayarda bırakıp, kendimi dışarı atıp yandaki kahvehanede bir çay içmeye gittim..
Sonrasında yazımı 3. sayfaları kanlı olan gazetelere yetiştirmek için geri döndüğümde eğitimde, hizmette, sağlıkta, ekonomide, 3 gümrük kapısı olmasına karşın, kırmızı et deposu olmasına rağmen yapılan bir araştırmada 81 vilayet arasında sonlarda olan yoksul, kendisi küçük, cürümü büyük denen memleketim Ardahan’ın intihar vakalarında ilk sıralarda olduğunu öğreniyor, daha da şaşırıyordum.
Ve burayı biraz da hızlıca geçip, bu kez de cinayetlere kurban giden ve gazetelerin 3. sayfalarını dolduran kadın cinayetlerinin nedenini kendimce az, çok araştırma cabası içine girdim..
Gerçi aynı kadınların aynı gazetelerin 1. sayfalarını da kendileri ile aynı cins olan yarı çıplak yada erotik giyimli, kadınlarca süslediğini de bilen bir gazeteci olarak açık yada erotik giyimli olmazsa da aynı güzellikte fotoğraflarla süslü ama cinayete kurban gitmiş bir çok kadın cinayeti haberine neyin neden olduğunu düşünüyor ve yazımı yazdığım sırada yanıma gelen kadınlara da bu soruyu sorup, cevabını arıyordum.
Bir erkek arkadaşımızın ‘Abi erkekler de ölüyor ama haberleri dikkat çekmediği için sayfalarda yer bulmuyor ondandır’ diyerek gazetelerin 3. sayfalarını kana çeviren kadın cinayetlerinin çokluğuna kendince cevap verirken gelen, giden, konuşup, bu yönde soru sorduğum kadın ve kızlarında bir taraftan gülümseyerek, diğer taraftan da biz başta çapkınlık denen suçlamalarla erkekleri suçlayıp, yaşadıklarını hatırlarcasına benimde bir erkek olduğumu ima ederek yani biz erkeklere kızdıklarını ortaya koyan yüz hatlarını sertleştirerek ‘biz erkeklerin kadınlardan daha güçlü olması ve kadınları anlayamak istememelerinin bunun nedeni..’ diye kurulan cümleler ile aradığım cevabı bulmaya çalışıyordum.
Peki yazımın sonuna gelmeme karşın hala cevabını bulamadığım intihar ve kadın cinayetlerinin nedeni nedir sizce?
Benim cevabını bulmadığım ama hala cevabını merak ettiğim soruma, merakıma bir cevap verebilir misiniz?
Ya da birlikte düşünüp, cevabını arayalım intihar ve kadın cinayetlerinin nedenini..