Vergisiz Ballar Süzülmeye Başladı

Bal Festivalinin yapılacağı Ardahan’da Bal Süzümü de başladı.


İş yeri olanları bir sakız da satsalar fiş ve vergi vermek zorunda oldukları ülkenin vergi sisteminin getirdiği boşluktan yaralanıp, kayıt dışı olarak arıcılık yapan Arıcıların Arıların ürettiği baldan elde ettikleri geliri sağlamak için yoğun bir tempo ile dolan Arı Kovanlarının boşaltmaya başladıkları şu günlerde Ardahanlı Arıclarda bal süzümüne başladılar.


Resmi kayırtlara göre 750 arıcının, 9 Ana Arı Yetiştircisinin, 45 binin üzerinde ki arı kovanlarını dolduran balları süzmeye başladığı Ardahan’da bu yıl yabancı hayvan yetiştiricilerine uygulanan yayla yasaklarının ve yağmurların en çok Arıcılara yaradığı bilgisi alındı.


3 ay içinde 450 ila 500 ton bal elde etmeyi düşünen Ardahanlı arıcılar Kafkas Arısının ürettiği balı piyasaya sunmaya başladılar. 


Coğraflı işaretli balın 100 TL.’ye, Ardahan Arıcılar Birliği Sertifikalı Balın 70 TL.’ye satılmasının kararlaştırıldığı öğrenilen Ardahan’da sertifikasız ve birliğie üye olmayan Arıcıların ballarınında 50 ile 60 TL. arasında sattıkları alınan diğer bilgiler arasında oldu.


Ardahan Valiği başkanlığında yürüyülen ve Arı Hastanesinin oluşturulmaya çalışıldığı Ardahan’da yapılan toplantıda Arıcılıkta ki son durum ele alındı.


Arıcılığın geliştirilmesi,


sorun ve çözüm önerileri eylem planı yapıldı


Ardahan Valisi Mustafa Masatlı Başkanlığında, Dünyada ki 4 arı ırkından birisi olan, Kafkas Arı Irkının Gen Merkezi Ardahan ilimizde, arıcılığın geliştirilmesi, sorunlar ve çözüm önerilerinin görüşüldüğü toplantılar sonucu eylem planı oluşturuldu.


Eylem Planının son halinin görüşülmesi amacıyla Valilik Toplantı Salonunda Vali Mustafa Masatlı Başkanlığında toplantı düzenlendi.


Toplantıda, eylem planında yer alan sorun ve çözüm önerileri ile alınan kararların uygulanması ve üzerine sorumluluk düşen kurumların yapacağı çalışmalar ile ilgili kararlar alındı.


Vali Mustafa Masatlı, eylem planı kapsamında, coğrafi işaretli Ardahan balının dolum ve paketlemesinin sadece KAGEM ve Arıcılar Birliği bal dolum ve paketleme tesislerinde yapılacağını, katma değeri yüksek arı ürünleri, polen, arı zehri, propolis üretimlerinin yaygınlaştırılarak üretim metodlarının yetiştiricilere uygulamalı olarak gösterileceğini söyledi.


Posof ilçesinde devam eden ‘Kafkas Arısının Halk Elinden Islahı ve Gen Kaynaklarının Korunması Projesi’ için Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü ile görüşülerek Posof ilçesinde verilen kovan başı desteğin tüm işletmelere verilmesi için konuyu takip edildiğini ve bir heyetin geldiğini de belirten Vali Masatlı, ayrıca arıcılarımızın ana arı ihtiyacını kendilerinin karşılaması ve ticari işletme ünvanı alabilmeleri için üç yılda bir düzenli kursların açılacağını, arı bakımı, besleme ve hastalıklarla mücadele konularında eğitimlerin verileceğini kaydetti.


İlde ki arıcılık sektörünün geliştirilmesi için KAGEM ve Tarım Müdürlüğü tarafından yeni arıcılık kurslarının il genelinde, özellikle büyük köylerde açılacağını da anlatan Vali Masatlı, Ardahan Devlet Hastanesinde kurulacak Apiterapi polikliniği için arı ve arı ürünleri ekipman desteğinin sağlanması, Kafkas arı müzesi ve eğitim merkezi projesinin yürütülmesi ve arı ürünleri analiz ve arı hastalıkları laboratuarının geliştirilip aktif tutulması için çalışmaların başlayacağını dile getirdi.


Toplantıda ayrıca, eylem planının yürütülmesinde koordinasyon sağlanan Tarım ve Orman Müdürlüğü, Serhat Kalkınma Ajansı, Arı Yetiştiricileri Birliği, İl Emniyet Müdürlüğü İl Jandarma Komutanlığı, Ardahan Üniversitesi, Ardahan ve Posof Belediyesi, Ticaret İl Müdürlüğü, Sanayi ve Ticaret Odası ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından çalışmalara verilmesi gereken destekler ve konuşularak karara bağlandı. 



GÜVENLİ BÖLGE..


 

Kırk yıla yakındır süren iç çatışmaların devam ettiği ve yürekleri yakan haberlerin bitmediği,  ekonomi başta olmak üzere toplumu gerip daraltan sonuçlarla sürerken bir de dış çatışmalar sürüyor. 


Başta Suriye olmak üzere Irak ve İran gibi bölgelerdeki gelecekte birleştirilmesi hedeflenen yeni odaklamaları önlemek adına güvenli bölge istemleri de her geçen gün artarak arzulanıyor. 


Daha önce Irak’ta kurulan ve adına Kürdistan denilen bölgeye benzer mi bilmem ama Suriye’de kurulmak istenen yeni güvenlik bölgesinin tanımının ne olacağı da söylenmiyor.


Sanki kendilerinde yokmuş gibi, “Kimyasal silah” var denilerek ateş düşürülen Irak’ın bir benzeri olan Suriye’nin yasal hükümetine “Esed” denilerek reddedenlerin, Türkiye’ye sınır olan bölgede Irak usulümü yoksa başka üslup ile kurdurmaya çalıştıkları güvenli bölgenin, Suriye’yi bölmekten öte bir şey olmadığını söylemeseler de, bu güvenli bölgeyi kimlere emanet edileceğini de kamuoyuna anlatamıyorlar.


Çünkü bizim bildiğimiz o bölgede bulunan YPG’ye devlet muamelesi gösterip tonlarca silah veren Amerika’dır.


Bir taraftan Suriye’nin bölünmesini engelleyen Rusya ve İran olurken, diğer taraftan ABD ve Türkiye’nin de için de bulunduğu müttefiklerinin güvenli bölge adı altında komşu bir devlet olan Suriye’yi “Güvenli bölge” adı altında nazikçe bölmeye çalışmaları diğer önemli bir konudur.


Halbuki Suriye’nin resmi hükümeti olan Esed’i “Kardeşim Esad” diyerek sahiplenmek; hem ABD’nin hem de Suriye’nin Golan tepelerini vuran ve bölgede asıl hesabı olan İsrail’in oyununu bozacaktır.


Ve çoğu akraba olan Suriye’nin sınırındaki halkı ve içeride ki çatışmaları durduracağı gibi başkan Erdoğan’a yönelik sorulan ‘Ekonomi niye bozuk?’ sorulara aynı Erdoğan’ın, ‘Siz biliyor musunuz mermiye, bombaya tüfeğe uçağa giden paraları?’cevabıyla yani  “önlem” olarak dağa taşa atılmayacaktır.


Kısacası içte buzlukta olan sürecin, bir an önce çıkarılıp yeniden masaya yatırılması ve “Esed” denilen Suriye’nin resmi iktidarına “Esad” demek daha güvenli olacaktır.


Çünkü “Güvenli bölge” demek,  bölgede hayata geçirilmek istenen BOB’un yani Büyük Orta Doğu Projesinin uygulamasına yol açmaktan öte bir şey değildir.


En anlaşılmaz bir diğer durumda MHP Lideri Bahçeli’nin ‘Güvenli Bölge’ den yana olmasıdır..