Kılıçdaroğlu'nun yolu yine kesildi…


31 Mart ve 23 Haziran Mahalli İdareler Seçimler ardından kazanan Belediyeleri ziyarete eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Artvin’den sonra Ardahan’a geldi.


Daha önce PKK’nın saldırısına uğradığı yoldan konvoy ile Ardahan’a geçen Kılıçdaroğlu yolda kahvaltı için durunca jandarma yolda akan trafiği bir süre kesti.


Yaklaşık 30 dakika kesilen yolda araçların biriktiği görülürken Artvin’den sonra Ardahan’a geçen Kılıçdaroğlu yeni yapılan Atattürk büstününün açılışı yaptıktan sonra Ardahan Belediyesine geçerek, Ardahanlı İstanbul Şişli ve Eenyurt Belediye Başkanları Muammer Keskin ile Kemal Deniz Bozkurt’un da bulunduğu heyetle birlikte CHP’li Başkan Faruk Demir’i kutlayıp, belediye konusunda brifing aldı.


Daha sonra Ardahan Bal Festivalinin yapıldığı Çamlıçatak (Gölebert) Mesire Alanına geçen Kılıçdaroğlu burada bir konuşma yaptıktan sonra Bilbilan üzerinden Ardanuç’a gitti.



1071-1129: 58!


wikipedia.org  adlı sitenin yanı sıra bir çok haber sitesinin hala kapalı tutulduğu, cumhurbaşkanı, başbakan adayı olmuş, halkın oyları ile milletvekili seçilmiş, eş genel başkanlarının yanı sıra bir çok belediye başkanı ve siyasinin hala hapiste olduğu, basın özgürlüğü ve insan haklarının iyileştirildiği iddia edilen ülkemde kendilerine eğitimci diyen ama saçmalıkları ile mevcut hükumete yalakalık adına kendilerini olduğu gibi diplomalarını ayaklar altına aldıklarını görmekte ve üzülmekteyiz.


Çünkü dün bir grup eğitimci, hükumete yaranma adına ve 3. Saray’ın inşasının yasal olmadığı yine AVM tarafından yani mahkeme kararı ile teyit edilen bölgede yaşanan Malazgirt Savaşının tarihi olan 1071 rakamıyla ortaya çıkıp, barış çağrısı yapan bildirgeye imza atan ve barış istedikleri için yargılanmaları istenen meslektaşlarının Anayasa Mahkemesine yaptıkları başvurunun lehlerine sonuçlanmasına tepki göstermişler..


Ve Başkan Erdoğan başta olmak üzere hükumete yaranma adına adlarına da 1071 Grubu Eğitimci demişler..


Buna neden ise Anayasa Mahkemesi, “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” olarak adlandırılan metne imza atan 10 akademisyenin, “terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırıldıkları” gerekçesiyle yaptıkları bireysel başvuruda hak ihlali kararı vermesi, ihlalin ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için karar örneğinin yerel mahkemelere gönderilmesine hüküm etmesine tepki gösteren bu sözde eğitimcilerin, barışı istedi diye insanların yargılanmasını, tutuklanmasını istemeleri ne kadar doğru bir mantıktır anlayamıyorum.


Peki 1071 kişi deyip, açıklamada haberi olmayan akademisyenlerin adlarını da kullananlar tepki koydukları konu neydi bir de ona bakalım.


‘Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” adıyla Ocak 2016’da hazırlanan metine Bin 128 akademisyen bu bildiriye imza atmıştı.  


Barış Sürecinin buzluğa kaldırılmasına neden olan Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan Çukur olayları ardından yapılan operasyonlar esnasında yayınlanan bildiride, güvenlik güçlerinin, güvenlik adı altında yürüttüğü mücadele, “devlet katliamı” olarak nitelendirilmişti. 


Akademisyenlerin bildirisinde, “Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir. Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlalinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararın tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasını talep ediyoruz.” ifadelerine yer verilmişti.


Peki bir defa değil, en az Bin 71 kez okunsa da insan kokan, hak ve adalet istenen bu bildirinin altına imza atanların cezalandırılmasını istenmesinin saçma bir durum değil mi?


 


Ve bu yönde verilen cezanın, ‘İhlal hakkıdır’ diyerek cevaplayan Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla adaletin, hukukun, insan haklarının, demokrasinin istendiğine bir mesaj olarak algılamayacak kadar cahiller eğitimcilerimiz mi var?


Bilmem ama 1071 eğitimcinin meslektaşlarının cezalandırılmasını istenen o bildiriye imza atan Bin 128 kişiye lütfen beni de ekleyin..


Aha işte size Bin 129 olduk..


Kaldı 58.. 


Oda hem yakılan aydınların otelin olduğu Madımak şehri Sivas’ın plakası.. 


Buda tesadüf mü bilmem ama ben burada tek başıma bir kez daha sesleniyorum, ‘barışı istemek suç ise ben suçluyum, üstüne üstlük birde bu ülkenin toplumsal bir barışa ihtiyacı var’ diyerek genel af istiyorum..