%13 Alevi Olan Ardahan'da Cem Evi Yok! Alevi Milletvekili Hiç Seçilmedi…


Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


Kubilay ve Burak Oktem


BAYRAMNIZI KUTLAR..



Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


Kubilay ve Burak Oktem


BAYRAMNIZI KUTLAR..



Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


Kubilay ve Burak Oktem


BAYRAMNIZI KUTLAR..



Doruk Construction – Taahhüt İşleri/Cezayir 

Doruk Promotionel- Yapsat İşleri/Cezayir

INCIGREEN- Tıbbi Atık Yakma Ünitesi/Cezayir


Kubilay ve Burak Oktem


BAYRAMNIZI KUTLAR..


ARDAHAN ALEV,LERİ CEM EVİ DE DEĞİL CAMİLER..


Bugüne kadar ne kadın bir milletvekili ya da belediye başkanı seçilemezken, nüfusunun %13’nün Alevi olmasına karşın bir alevi milletvekili seçilmeyen ve Ardahan kent merkezinde Cem Evi olmayan İl olarak karşımıza çıkmakta.


Ardahan’da Alevi Topluluğu.

Aleviler Ardahan nüfusunun yaklaşık %13’ünü teşkil eder. (Azariler hariç) bölgeye ilk kez 16. yy’nin başında Maraş yöresinden(Dulkadirli Türkmenleri) kafile olarak gelerek yerleşmişlerdir.

Daha sonraki yıllarda çeşitli baskı ve sindirme politikaları sonucunda Sivas, Tokat, Tunceli ve Tercan bölgelerinden kafileler halinde Ardahan’a gelen Aleviler, Maraş yöresinden bölgeye gelen Alevilerin etrafında toplanarak, toplu bir yerleşim oluşturmuşlardır. 

Bu durum Cumhuriyet dönemine kadar sürmüştür. Cumhuriyetin ilanından sonrada Hacıbektaştan, Gaziantep’ten dedeler gelerek Ardahan’da çeşitli köylere yerleşmişlerdir. 

Bölgede bir süre konar/göçer yaşam sürdüren Aleviler uzun bir süreden sonra bölgede yerleşik hayata geçseler de halen yaylacılık geleneğini sürdürerek, kısmen de olsa konar/göçerliğe devam etmekteler.

Ardahan’a gelen ve Damal-Hanak ailevileri, Meşe Ardahan denilen, Ilgar dağı, Cin Dağı ve Dokuz pınarların çevrelediği üçgen bir alana toplu forum gösteren yerleşim yerleri kurmuşlardır. Ardahan’da yaşayan Aleviler Bektaşil ve Hüseyni olarak nitelendirilir.

DAMAL İLÇESİ ALEVİ KÖYLERİ 

Tamamı Türkmen’dir..

1. Damal merkez (Konuksever mah, Çaybaşı mah, Serhat mah. tamamı )nüfüsü: 5 bin 800 cem evi-cami vardır.

2. Y. Gündeş köyü (350 hane tamamı) nüfusu Bin 700-inanç merkezi devam ediyor.

3.Burmadere (Sors) 300 hane nüfusunun tamamı Bin 200-Cem Evi var

4.220 hanesi bulunan Seyitören köyünün nüfusu-800, Cem Evi var.

5.Otağlı köyü Hane sayısı 180, nüfusu 760

6.A.Gündeş köyü (160 hane tamamı) nüfusu 659- cem evi var

7. Eskikılıç köyü (Kirpeşen) 90 hane, nüfusu 550, Cem Evi var

8.Dere köyü, 70 hane, nüfusu 324

9.Tepeköy köyü 45 hane, nüfusu 150

10.Üçdere köyü (Samıtka) 35 hane, nüfusu 135

11.Kalenderdere köyü (Dereli) 20 hane, nüfusu 90

HANAK İLÇESİ ALEVİ KÖYLERİ 

(Tamamı Türkmen)

Hanak merkezinde birkaç esnaf ve ailesinin dışında Alevi nüfusu bulunmamaktadır.

2.Koyunpınar (Sors) köyü

3. İncedere (Çuanteli) köyü

4.Çilmiçayır (Gudaneti) köyü

5.Çavdarlı (Verana Nakalakevi) köyü

6.Çat (Coti veya Çoti) köyü

7.Güneşgören (Kerkeden) köyü

8.Çiçeklidağ (Fayatlı) köyü

9.Serinkuyu (Danidan) köyü

GÖLE İLÇESİ ALEVİ KÖYLERİ

1.Lavustan (Gundik) köyü(Zaza)

2.Gülisatan (Gelisubani) köyü (Kürt)

3.Kalecik köyü(Türkmen)

4.Yeniköy (Gaznefer) (Türkmen)



KURBAN, KAN ve KAVALA…


Yaşanan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla birçoğunun kesemediği ya da benim gibi bütçesini zorlayıp kestiği Kurban etlerini aileleriyle oturup, yemeden bayram tatili günleri içinde Suriye’ye yeniden girme sinyallerinin verildiği şu günlerde, yerine önce kayyum atanan sonradan ne hikmetse, yani yapılan itirazlarla yeniden görevine geri dönen, ardından da aldıkları maaşları, yakınlarının başında oldukları kurum aracılığıyla yurt dışı gezileri düzenledikleri iddia edilen Kızılay Başkanı açıklama yapıyor, “ Kan lazım” diyerek…

Ne tesadüf ki aynı günlerde ülkenin birçok yerinde çocuk fotoğrafları ile süslü ilan, duyuru, görsellerde “ilik aranıyor…” denilerek art arda kampanyalar düzenlenirken, devletin sahiplenmesi gereken sma hastaları için yasal yada yasa dışı kampanyalarla para toplamaya çalışıldığını da görüp, izlerken “kan aranıyor” kampanyalarının yeniden başlatılmış olduğunu duyuyoruz..

Kabul etsede etmesede her gün biraz daha yaklaşan seçim sürecine giren ve seçimi kazanmak için taze kana ihtiyaç var diyerek kampanya yürüttüğü şu günlerde Kızılay ve ülkedeki Kızılay şubeleri aracılığı ile ve “İlik aranıyor” başlıklı haberler ile kan toplanıyor.

Halkın oyları ile seçilmemiş, bakanlar gibi atanmış memurlarıymış gibi belediye başkanlarının büyükelçi yada yabancı biri ile görüşmesini izne bağlayan iktidarın 4 dönemdir Ardahan milletvekilliğini yapan Atalay’ın tayfasını yanına alıp, yeniden açılan kan kampanyasına destek verdiğini de gördüğümüz, durup, dururken “Kan neye lazımdır, neden sanki bir yerde düğmeye basılmış gibi kan toplama kampanyaları başlatılır?” sorusunu da akıllara getirmekte.

Buna baktığımızda kanın, ben dahil, her an yaralanacak birine lazım olabilir veya yaşanacak bir savaşta, çatışmada ya da büyük bir depremde veya toplumsal olaylarda hastanelerin acil servislerinin dolmasında lazım olacağını anlarız. Veya ben öyle art niyetli düşünüp, kan vermenin sağlıklı olduğu tezine karşı çıkıyor ya da kan lazımsa “anlaşılmalı ki kanlı bir mücadele, savaş, çatışmada lazım olur…” diyenlerden.

Cemaatler gibi bir taraftan Kurban, diğer yandan Kan arayan Kızılay’ın gerçek kan aradığı, siyasilerin ise yeni isim ve kampanyalar ile taze kan yani yeni bir enerji arandığı esnada  “kanın çok konuşulması da, dillendirilmesi de hayra alamet değildir, hem de Suriye’ye yeni askeri birliklerin kaydırıldığı ve karşı taraf, yani Suriye’nin yasal ordusunun topraklarında olan yabancı güçlere karşı yeni bir askeri hareket başlattığı için kan çok mu lazım olacak?” diyenlerdenim…


**Gergin siyaset…

Kan depolarının doldurulmaya çalışıldığı, siyasilerin taze kan aradığı,  HDP adaylarının çeşitli bahaneler ile gözaltına alınması, CHP’nin açıklamalarının haber değeri olarak görülmemesi, İYİ Partiye ve diğer irili ufaklı partilerin havuz medyasınca yok sayılması ve AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere, siyasilerin seçime doğru giderken toplumu geren çıkışlar yaptıklarına şahit oluyoruz.

Sonuç olarak yeni bir seçime doğru gidiyoruz ama genel seçimlerde bir mücadele varmış gibi kavgacı, toplumu geren açıklamalar izliyoruz. Suriye sınırında askeri toplantılar yaparak zaten gergin olan toplumu yeni gerginliklere sürüyoruz…

Nedir bu bakış, nedir bu adeta bir savaş?…

Anlayamıyoruz, Türkiye’nin sınırları ile oynanan haritalara çok kızan ama Ülkü ocaklarına yaptığı ziyarette eline sıkıştırılan haritayı büyük bir keyifle gösterip, fotoğraf çektiren iktidarın küçük ama etkili ortağı Bahçeli’nin yasal ve anlaşmalar gereği Yunanistan’a bırakılan ada ve adacıkların Türkiye’nin sınırları içinde gösterdiği demlerde…

Demirtaş’ın hemen bırakılması gerektiğine karar veren ama hala bırakılmadığı AİHM Büyük Dairesi’nin Demirtaş gibi serbest bırakılması için hakkında karar verilen “Bırakın” dediği ancak bırakılmayan Osman Kavala için 2019’da verilen tahliye kararının uygulanmaması nedeniyle Türkiye’nin AİHS’nin 49’uncu maddesini ihlal ettiğine hükmedip, kendisine 7 bin 500 Euro yani tamda şu ekonomik sıkıntıların yaşandığı günlerde 130.223,25 TL ödenmesine karar verdiği haberini de alıyoruz.

Kısacası bayram tatili boyunca uzak kalmaya çalıştığım gündemi takip etmeyip, moralimi bozmayarak, enerji toplayayım derken 3 Y yani Yolsuzlukla, Yoksullukla, Yasaklarla mücadele edeceğini belirtip, 3 K ile bir hayli sıkıştığını gördüğümüz bir yorgun, şaşkın süreci götüremeyen metal yorgunu bir iktidarın her an alacağı bir seçim kararı ile ya herro ya da merro demeyi, düşünmekten bir hayli yorulduğunu da görmekteyiz.




SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




















    arşiv haber 16/05/2015 tarihli haber/yorum


ALEVİLER HPD’YE OY VERİYOR.. 


Alevi kurumları HDP’yi işaret ediyor..


Başta Damal’da olmak üzere Hanak ilçesinin yarısı, Göle ilçesinin 4 köyünde ki Alevilerin büyük bölümünün HDP’ye ve Ardahan adaylarına sıcak baktıkları görülüyor..


Türkiye halkları, AKP’nin diktatörlüğe giden “Başkanlık Sistemi” ve HDP’nin radikal demokrasi kapsamında yaptığı “Yeni Yaşam Çağrısı” ile tarihinin en kritik seçimlerine yaklaşıyor. Önümüzdeki seçimleri kökten etkileyecek en önemli dinamiklerden biri olan Alevi toplumunun seçimlerdeki tercihi, Türkiye’nin gidişatını da belirleyecek. Seçim tarihlerinde 1957 yılında “Şeriat korkusuyla” başlayan, o tarihten itibaren yaşadığı büyük katliamlara rağmen büyük oranda CHP çizgisine oy veren ancak, karşına eşitlik, özgürlük ve adalet talepleriyle çıkan her alternatife de açık olan Aleviler, kendi içlerindeki özerk yönetim, demokrasi kültürleri ve 72 millete bir bakma anlayışları ile uyuşan HDP’nin “Yeni Yaşam Çağrısı”na kulak vermeye başlıyor.


Geçmişteki tercihleri nedeniyle sürekli tartışılan ve bu anlamda da kendi demokratik talepleri için güçlü alternatifler yaratamayan Alevi toplumu, hem önümüzdeki dönem yapılacak olan seçimlerin tarihsel öneminin farkında olarak hem de şimdiye kadar toplumsal olarak tercihlerinin özeleştirisi niteliğinde seçim tercihlerinde köklü değişikliğe gitmeye çalışıyor. AKP’nin diktatöryal ve tekçi mantığına, CHP’nin kendilerini araç olarak gören yaklaşımına karşı HDP’nin demokratik, özgürlükçü “Yeni Yaşam” projesini kendisine yakın bulan Alevi toplumu ve Alevi toplumunun örgütlü yapıları, güçlü bir muhalefet birlikteliği yaratarak, yüzde 10 seçim barajını aşmayı hedefine koyan HDP’yi işaret ediyor.


‘Kürt ve Alevi halkının ortak talepleri seçimleri önemli kılıyor’


Seçimlere yaklaşırken Türkiye’nin en önemli gündemini Kürt sorunun oluşturduğunu belirten Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Genel Başkanı Müslüm Doğan, “Aleviler Kürt sorunun onurlu bir ‘çözüm süreci’ ile sonlandırılmasını ve barışın kalıcı bir şekilde tesisini istemektedirler. İnançları özgürleştirilmesi ortak özgür bir geleceğin inşası Kürt ve Aleviler için ortak bir talep halini almıştır. Bu anlamda Alevilerin mücadelesi ile Kürt özgürlük mücadelesinin bir eksende geliştirilmesinin de zorunluluğu söz konusudur. Bu nedenle bu seçimlerin Aleviler açısından önemi büyüktür” değerlendirmesinde bulundu.


Seçim süreci CHP-Alevi ilişkisini kopartabilir


CHP ile Aleviler arasındaki 90 yıllık tartışmalı ilişkiyi kasteden Doğan, “90 yıllık geri bir ilişkinin bu süreçte koparılması söz konusudur” dedi ve “Bu süreçte koparılmayacak ilişkinin ileri süreçlerde büyük sorun yaratacağı ve büyük bir siyasal bunalımın gündemde olacağı kesindir” uyarısında bulundu.


‘CHP kırmızıçizgilerimizi aştı’


Doğan, “sistem partisi” olarak adlandırdığı ve Alevilerin taleplerini görmezden geldiğini belirttiği CHP’yi şöyle eleştirdi: “PSAKD olarak siyaset kurumlarında siyaset yapmasının örgütsel olarak önünü açtık. Hareketimizde, 90 yıllık bir geri duruşun ve sistemin partisi olan CHP konusunda olumsuz görüşler egemendir. CHP’nin yayınlamış olduğu 10 maddelik broşürde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılmaması hususu bile tek başına olumsuz bir sebeptir. Bizim hareketimizin kırmızıçizgileri CHP tarafından aşılmıştır.”


‘Alevilerin tercihi HDP olmalıdır’


Doğan, HDP’nin Aleviler ile tam bir kucaklaşma yaşayamadığı ancak, samimi ve özverileri siyasetinin Alevi kitleleri arasında umut yarattığını belirtti. HDP’nin Alevi inancına ve öğretisine yaklaşımının diğer partilerle kıyaslanamayacak bir boyutta olduğunu vurgulayan Doğan, “Alevilerin tercihi HDP yönünde olmalıdır. Bu tarihsel bir zorunluluktur. Geleceği ancak böyle inşa edebiliriz” çağrısında bulundu.


AKD: Tavrımızı Cumhurbaşkanlığı seçimlerde gösterdik


Bugüne kadar kurulan hiç bir parlamentonun Alevilerin sorunlarına çözüm aramadığını belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, Alevilerin kitlelerinin seçimlerdeki tutumlarına ilişkin, “Eşit yurttaşlık, demokrasi ve insan haklarından yana olanlardan taraf olacağız bizlerde. Özellikle ülkemizin birlik ve beraberliğe daha fazla ihtiyacı olan bu zamanda bizler de halkların kardeşliği, barışı adına tercihimizi yapacağız” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tavırlarını gösterdiklerini belirten Demir, “Potansiyel oy deposu olmadığımızı anlatmaya çalıştık. Ne kadar başarılı olduğumuzu bu seçim döneminde gösterilecek adaylardan ve söylemlerden anlayacağız” dedi.


Demir, geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir görüşme yapmış ve özellikle Alevi gençleri ve kadınlarının HDP’ye yöneldiğini belirtmişti.


HSAKD: Aleviler için tarihi bir süreç


Alevilerin Meclis’te kendi örgütlülüğüyle temsil edilmesi sürecini HDP’nin başlattığını işaret eden Hübyar Sultan Alevi Kültür Derneği (HSAKD) Genel Başkanı Ali Kenanoğlu, “İlk defa Alevilerin kendi kimlikleriyle Meclis’te yer almaları konusunda Alevi örgütsel yapısını temsil eden kişilere listelerinde yer vereceğini açıklamışlardır. Alevi toplumunun Mecliste temsili konusunda HDP kararlı gözükmektedir ve bu durumda Aleviler açısından tarihi bir süreçtir” değerlendirmesinde bulundu.


CHP uyarısı!


Alevilerin, bağımsız bir duruş ile savunduğu ilkeleri taşıyan bir siyasi parti ile seçimlerde ittifak yapması gerektiğini önerisinde bulunan Kenanoğlu, CHP’yi kastederek, “Aleviler hiçbir partinin değirmenine su taşıyıcı olmamalıdır. Bu parti şüphesiz ki ‘biz etnik ve inançsal kimlik siyasetine karşıyız’ diyerek egemen kimlikler karşısına asimilasyona uğrayan kimliklere siyaset şansı tanımayan partiler olamayacaktır. Bu parti, Alevileri kendi vergileriyle asimile eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığını savunan bir parti olamayacaktır” dedi.


‘Seçimlerde belirleyici olmak istiyoruz’


Kenanoğlu, seçim görüşmelerinde kendileriyle görüşen tek partinin HDP olduğunun altını çizerek, “Kendi temsilcilerimizi parlamentoya göndermek istiyoruz ve bu konudaki talebimizi, görüşümüzü diğer Alevi kurumlarıyla ortaklaşarak HDP’ye bildirdik. Bu seçimlerde sadece destekçi değil belirleyici de olmak, kendi temsilcilerimizi seçmek istiyoruz” diye belirtti.


ADAD: HDP’ye hak ettiği desteği vereceğiz


Ankara Demokratik Alevi Derneği (ADAD) Eş Başkanı Murat Işık da, HDP’nin toplumun tüm ötekileştirilen kesimlerinin sorunlarını kendi programına koyan bir parti olmasından kaynaklı hak ettiği desteği vererek, seçimlerde HDP’den yana oy kullanacaklarını belirtti. Alevi toplumunun bulunduğu her yerde “Demokratik Ulus” perspektifini esas alması ve kendi öz yönetimlerini tekrardan oluşturması gerektiğini belirten Işık, “Kuşkusuz ki Alevi toplumunun bu taleplerini sahiplenen, bu talepleri programlarına koyan, mücadelelerinde gerekçe haline getiren siyasal güç Alevilerin dostudur ve Aleviler tereddütsüz seçimlerde tercihlerini bu güçlerden yana yapmalıdırlar” dedi. Işık, önümüzdeki seçim sürecinin Aleviler için, demokrasinin inşa edileceği bir süreç olarak ele alınması gerektiğini belirtti.


HBVAKV: Özgürlük, eşitlik ve adaletten yana olacağız


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez ise, genel seçimlerin Türkiye’nin “eşit yurttaşlık” kavramı ve laik, demokratik bir ülke olmaktan hızla uzaklaştığı bir döneme denk gelmesinin önemi vurgu yaparak, şu değerlendirmede bulundu: “Aleviler bu kavramları kaybettikleri andan itibaren Osmanlı’nın son dönemlerde yaşadıkları zulmü yaşayacaklarını düşünüyorlar. Türkiye de barışın gelmeyeceğini düşünüyorlar. Onun için 2015 yılı seçimleri Aleviler için çok önemli bir seçim. Taşıdıkları bir misyon var. O tarihi misyonun gereği omuzlarında taşıdıkları bir yük var. Merkezine insanı koyan ‘Kabem insandır’ diyen bir topluluğun mutlak süreçte sadece kendileri için değil başka topluluklar içinde taleplerinin olması, eşit olması gerekiyor ve oy kullanırken bunu dile getiren siyasi partilerin daha çok tercih edeceklerini düşünüyorum.”


Geçmez, kurum olarak seçimlerdeki tavırlarına ilişkin de, “Biz her zaman, özgürlük, eşitlik ve adaletten yana olduk. Hem demokrasiden hem laiklikten yana olduk. Bizim kurumumuz bu değerleri savunanları her zaman destekleyeceğini açıklamıştır” dedi.


Geçmez, geçtiğimiz günlerde Hacı Bektaş Veli Dergahı postnişini Veliyettin Ulusoy ve HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile yapılan ortak görüşme sonrası yaptığı açıklamada, HDP ile fikir ortaklığı içinde olduklarını açıklamıştı.


Alevilerin en kitlesel örgütü ABF: HDP ile yol yürüyeceğiz


Birçok Alevi kurumunu içinde barındıran, Alevilerin çatı örgütü olarak nitelendirilen Alevi Bektaşi Federasyonu’nun (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Baki Düzgün de, sürecin HDP ile Aleviler arasında gerçekleşecek bir seçim ittifakına doğru ilerlediğini belirtti.


Seçimlerin normal bir süreçte yaşanmadığını dikkat çeken Düzgün, “Türkiye’de yapılan bu seçimler normal bir yönetim alma seçimini dışında sistem ya şeriat uygulamalarına gidecek ya da muhalif güçlerin ortak güçleriyle hükümetin bu politikalarına dur diyeceğiz. Alevi toplumu geçmişte CHP’ye yakın dururken bu seçimlerde tartışmalar üzerine HDP ve sol sosyalist camiaya daha yakın duruyor. Bu dönem yeni oluşan, içerisinde HDP ve diğer sol, sosyalist güçlerin olduğu muhalif hareket ile yol yürüyeceğiz” sözleriyle, seçimlerde HDP’yi destekleyeceklerini belirtti.


‘CHP’den kopuş yaşanacak, bunu istiyoruz’


Bu süreçte Alevilerin CHP’den kopuş yaşacağını belirten Düzgün, “CHP Alevi tabanından beslendi ancak, Alevileri dönük bir çalışma yürütmedi ve taleplerini karşılamadı. Aleviler bunu sorgulayacaktır ve CHP’den büyük bir kopuş yaşanacak bu süreçte, yaşanması gerekiyor. Bunu biz de istiyoruz” dedi.


Kurulduğu günden beri CHP ile yakın ilişki içinde olan ve en son 2007 yılında CHP-DSP ittifakını destekleyen Türkiye’nin en kitlesel Alevi örgütü olan ABF’nin, 2015 yılı seçimlerinde HDP’yi destekleme kararı, Alevi kitlelerinin yeni tercihi için önemli bir ipucu oluşturuyor.


Deniz Nazlım / Diha