Vali Misafirimiz!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Her an valinin kendilerine misafir olacağını bekleyen Ardahan’lılar evlerine kadar gelip, sorunlarını bizzat kendilerinden dinleyen Vali Öner’in adeta  yakınlarıymış gibi kendilerini ziyaret edip, hal hatırlarını sormasından son derece mutlu olduklarını belirtmekteler.


Haber: Özlem Şeyma Yılmaz


GAZETECİLER GÜNÜNÜ KUTLADI..


Teknoloji ve dijitalleşmenin tüm hayatımızı sardığı bugünün iletişim dünyası, vatandaşımızın doğru ve tarafsız habere ulaşmasının önemini daha da artırmıştır.


Vatandaşlarımız; dürüst, güvenilir, hakkaniyetli, kamu çıkarını gözeten ve görevini tüm bu değerler üzerine inşa eden basın-yayın kuruluşlarının güvenilir kaynakları sayesinde doğru ve tarafsız bilgiye ulaşmaktadır.


Demokrasi kültürünün yerleştirilmesi ve vatandaşın isteklerinin ilgili mercilere aktarılması gibi temel işlevleriyle devlet ve millet arasında bir köprü olan basın-yayın kuruluşları; kamu hizmetlerimizin doğru ve sağlıklı şekilde halka duyurulması için de çaba ve gayret içindedir.


Ardahan’ımızın gelişmesi, kalkınması, tanıtımı için göstermiş olduğunuz gayret ve desteklerinizden dolayı ilimiz adına teşekkür ediyorum.


Bu duygu ve düşüncelerle, basın meslek ilkelerinden taviz vermeksizin halkı doğru bilgilendirmek için gece gündüz demeden çalışan gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik eder; çalışmalarınızda başarılar dilerim.


Hüseyin ÖNER


Ardahan Valisi



ÇİZMESİ DELİK MEHMET AĞA ..


Din kardeşini katletmek en büyük günahtır diyen sağcı, ülkücü, muhafazakâr cemaatinin sessiz kaldığı, solcu cenahın samimi olmayan ve ince hesaplar için gaz verip, iti ite kırdırma hesapları ile sözde deşmeye çalıştığı bir cinayet bana ülkenin en işlek caddelerinde arkadan vurulup, yere serilen Hrant Dink’in o yerdeyken çekilmiş fotoğrafını hatırlatırken ‘Al değerlendir güzel yazılar’ diyerek gelen iki yazının birini beklemeye alıp, diğerini  yazdıkça üzülüp, karşıyı sevindirmeme adına ötelediğim cumartesi yazımın yerine aldım ve aşağıda yayınladım.

Çünkü okumanızı umduğum ve astsubay emeklisi Cengiz Ertem yazanını  hatırlamadığı, artık anonim olan bir yazıyı alıp, yayınlamış.. Bir diğer arkadaşım, sevdiğimde bu tam Fakirlik, Fakirin durumunu anlatıyor’ diyerek adeta ‘bırak beni delirten ve kanatan o cumartesi yazılarını, al bak bu yazı sanki seni ve senin gibilerini anlatıyor’ diyerek bana göndermiş.

Evet okudukça cumartesi yazılarıma sığmayan yaşanmışlıklarıma sığmayanlara mı, bu yazıda anlatılan gerçeklere mi  bilmem ama ağlamamak için direndiğim aşağıda ki yazıyı anlatacak,   gözümün önünden gitmeyen Hrant’ın  yerdeki fotoğrafı ve o güzel insan bu dünyadan kahpece gönderilirken, ayağındaki ayakkabının altının delik oluşuydu..

Tesadüf mü bilmem ama aynı gün yani bu yazıdan önce tik, tokta dolaşırken görüp, whatsap durumumda paylaştığım sesli bir video da anlatılanları bana  hatırlatıp, bir kez daha izlettiren aşağıdaki çok anlamlı o yazı bugün çaldıklarını sanki gorlarında(çoraplarında) götüreceklermiş gibi biriktirenleri de hatırlatır gibiydi.

Çünkü genel kanaate göre bir Kürt olan ve vefat ettiğinde ölüm haberini ilan eden tellalın ‘Ey Ahali bilmiş olunuz ki Mısır’ın, Sudan’ın, Libya’nın, Filistin’in, Şam’ın, Halep’in Şam’ın, Hicaz’ın ve daha nice ülkelerin hükümdarı olan

Selahaddin Eyyubi hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kendi şahsi parası cenazesine yetmediği için bunlar yakınları ve sevenleri tarafından karşılanmıştır.


Ruhu şad, mekânı cennet olsun’ diye öldüğü duyurulurken başında olduğu onca hazineyi çalmadığı da ve zar, zor ancak alınan bir kefenle bu düzeltmeye çalıştığım ama aşağıda ki yazıda anlatılmaya çalışılan vefasız dünyadan gittiğini anlatıyordu.

Neyse uzatmadan dokunmayıp, ön yazım için sadece başlığını değiştirdiğim o yazıya bırakalım, anlatılmak istenenleri..


SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA  

Barış Manço’nun 1979 Yılında meşhur ettiği, Mehmet Ağa Aslen Karamanlı bir Toprak ağasıyken, Osmanlı Dönemi yetkilileri Mehmet ağayı çağırarak Kıbrıs Girne’de büyük bir tarla vererek ” Karaman’daki Bahçelerin gibi ek, biç, halka iş ver bizde sana toprak bağışlayalım. Hayvancılık ve Tarımı geliştir” derler…

1810-1920 tarihleri arasında yaşamış Karaman’ dan Kıbrıs’a 5 kardeşini de alıp gelmiştir. Yörük Türkmenidir… Kıbrıstaki Köyünün adının Göçeri olması, Yörüklerin konar göçer hayatından gelmektedir. Yörükler köyü de derlermiş Göçeri köyüne ..

Sarı Çizmeli Mehmet ağa, Devlete söz verdiği gibi Tarımda ve hayvancılıkta binlerce kişi çalıştırır, iş verir büyük bir aile olurlar…

Zamanla 3 bin dönümden fazla toprağı olur. Kavgalıları barıştırır, bekarları evlendirir, eşyalarını hediye eder, ev verir, en az da birer dönüm toprak bağışlarmış.

Fakir fukara bir kahvehaneye, ya da lokantaya gittiğinde para ödemez, yer içer, tüm hesapları Sarı Çizmeli Mehmet Ağa’ya yazdırırlarmış.

Ağa her Cuma namaz öncesi esnafı dolaşır, halkın borçlarını ödermiş.

Kendi gibi gönlü de zengin bu ağa malını mülkünü hep başkalarının hesabını ödeyerek harcadığından, yokluk içinde ölmüştür.

Torunları hala Girne İli, Dikmen Beldesi, Göçeri Köyünde yaşamaktadır.

Barış Manco anlatıyor : Kıbrıs’a gittiğim zaman bu mezarı arayıp buldum.

Beni çok üzen konu ise, Mezarın sahipsizliği…

Kabri aradığımı taksiciye söyleyince, Öyle bir bakış attıki anlatamam… ” Abi Ben yıllardır burada taksiciyim, böyle bir mezar duymadım” demiştir.

Gittiğimiz köyde bir amcaya denk geldik ve sorduk. Taksicide kulaklarıyla duydu ve amcada aynen böyle diye doğruladı ve bize mezarı şu karşı tepede diye gösterdi.

İşte bu hikayeyi 1971’de Kıbrıs’a gittiğinde duyan ve araştıran Barış Manço Kabri ziyaret eder fakat çok bakımsızdır kabri (1977) Sarı Çizmeli Mehmet Ağa şarkısını yapar ve sonrasında Mehmet Ağa’nın köyündeki mezarını yaptırır (1982).

İşte o harika şarkının kaynağı bu hayat hikayesidir.

Şimdi sözlerinin daha bir anlamlı olduğunu fark edeceksiniz:

Sarı Çizmeli Mehmet Ağa

Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi

Yaz dostum selam almayana yiğit denir mi

Yaz dostum altı üstü beş metrelik bez için

Yaz dostum boşa geçmiş ömre yaşam denir mi

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı

Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile

Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile

Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu

Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı

Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum Barış söyler kendi bir ders alır mı

Yaz dostum su üstüne yazı yazsan kalır mı

Yaz dostum bir dünya ki haklı haksız karışmış

Yaz dostum boşa koysan dolmaz dolusu alır mı

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı

Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı.

Halk bilimi, kültür, ve  müzik ancak böyle güzel birleştirilebilir. Ve bunu en iyi yapanlardan biri Barış Manço  idi. Hem hikayedeki Mehmet Ağanın hem büyük kültür adamı Barış Manço’ nun ruhu şad olsun.



arşiv haber/yorumlar 23.06.2019 tarihli haber/yorum/reklamlar




Ardahanli Folklörcüler  İstanbul seçimlerinin yenilenmesi sonrasi resmi olmayan sonuçlara göre Millet İttifaki’nin adayi Ekrem İmamoglu ile Cumhur İttifaki’nin adayi Binali Yildirim arasindaki fark 700 binin üzerine çikti. 31 Mart seçimlerinin AKP ve YSK karariyla iptal edilmesinin ardindan yapilan seçimin sonuçlari büyük oranda belli oldu.






İmamoglu yine kazandi 31 Mart seçimlerinin iptal edilmesinin ardindan yapilan seçimde Ekrem İmamoglu bu kez fark atarak seçimi önde tamamladi. **Fakir Yilmaz’in Yazisini Okumak İçin Devami TIKLAYIN