Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de

Türkiye futbol federasyonu Merkez hakem kurulu’nun devre arası yapmış olduğu klasman listesinde Ardahanlı hakem Doğu Yılmaz, ikinci lig hakemi olmaya hak kazandı.

Geçtiğimiz hafta İstanbul Riva da yapılan atletik test, İngilizce yeterlilik, koşu ve psikolojik testlerden başarıyla geçen, Ardahanlı hakem Doğu Yılmaz bir üst ligde hakemlik yapmaya hak kazanarak, Erzurum, Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Artvin’in içinde bulunduğu illeri temsil edecek şekilde 2nci lig kadrosuna yükseltidi.
200’e yakın profesyonel maç yöneten ve Üst klasman kadrosunun bir altına yerleşen hakemimiz Doğu Yılmaz, süper lige bir adım daha yaklaştı.

DOĞU BÖLGESİNDEN B KLASMANA ARDAHANLI HAKEM..
Merkez Hakem Kurulu, ilk kez merkezi olarak Riva’da düzenlenen Devre Arası Hakem ve Gözlemci Terfi Kursları’nın ardından yaptığı değerlendirme sonucunda, 2022-2023 futbol sezonunun kalan bölümünde görev yapacak hakem ve gözlemci klasmanlarını belirledi.
Ardahan’da 3.Lig hakemi olan Doğu Yılmaz, B klasman hakemi olarak 2.Lig hakemi oldu. TFF’nin 3. Lig Hakemi Doğu Yılmaz Ardahan bölgesinden 2.Lig hakemi olan tek hakem oldu.
.jpg)
MHP’NİN DEMİRTAŞINI MI ÖLDÜRDÜLER?!..
Seçimlere doğru giden ülkeyi daha da germek ve kaos ortamına sürüklemek korkusunun ilmek ilmek işlendiği söylemlerinin, ne kadar doğru ve gerçekçi olduğu tartışılırken, failleri belli olan ama kayıtlara, ‘faili meçhul’ diye geçen cinayetlere bir yenisi daha eklendi..
Öldürülene kadar adını bilmediğim ve tanımadığım, cinayete kurban giden şahsın ilk haberini alırken sağcı, eski ülkü ocakları başkanı olduğuna bakmaksızın bir insanın öldürülmesi ve bu insanın bir akademisyen oluşu beni derinden üzdü.
Fotoğrafına bakarken benden yakışıklı ve benden agrasif olduğunu tahmin ettiğim bu güzel insanın, benden ve başkanlardan, pardon başkalarından avantajlı yönü ise akademik diplomasının olması ve bunlar yetmezmiş gibi iki çocuk babası oluşu da beni derinden etkiledi.
Cinayeti duyar duymaz nedenini araştırdığımda, ülkenin yeni bir kaosa, karmaşaya sürükleme çalışmalarının bir yenisi mi olduğunu düşünmeye başladım. Ondan ötesi bir insanın kahpece ve kalleşce öldürülmesi beni çok üzdü.
Zira ne olursa olsun bir insanın öldürülmesi, o kişinin kendi camiasında önemli bir yeri oluşu ve bir baba olması her insanım diyeni üzdüğü gibi beni de üzdü..
Evet, çoğuna göre hala karanlıkta olan bu olayın neden, niçin, nasıl, nerede ve kimler tarafından işlendiğine bakmaksızın ben bu gelişmenin başka bir yönüne bakacağım. Çünkü 5 N 1 K ile ilgilenenler bir hayli çoğunlukta… Olayın insani ve siyasi yönü tartışıladursun bu olayın asıl deşilmesi gereken yönü, bu yakada yani benim de içinde bulunduğum sol tayfasının, siyasi cinayetine, yani akademik yönünün yanısıra hukukçu kimliğiyle rakiplerine söylem ve hareketleriyle kök söktüren bir isme bakmak istiyorum..
Çünkü kendilerinden olan ve bir iç hesaplaşma olduğu söylenen ülkücü Sinan Ateş’e de benzeyen, tahminen aynı boyda olan ama biz sol cenahın öldürmese de üstü kapalı ölüm tehditleri yaptığı “Benim önüme geçemezsin, bu hareketin lideri belli yanlış da olsa lider odur..” deyiyerek baskılanan ve bu gidişle solun lideri olacak korkusuyla alelacele dokunulmazlığını kaldırtıp, hapse attırdığmız ve 5 yıldan fazladır adeta diri diri bir mezarda tutturduğumuz Demirtaş’a bakmak lazım derim..
Kısacası insanlık dışı düşünceyle hayatına son verdirilen ve bir çok MHP’linin YSK kayıtlarında olan MHP üyeliği kayıtlarını silerek mevcut yönetime karşı sessiz ama anlamlı tepki gösteriği Sinan Ateş olayı sağ cenahta bir cinayet olarak kayıtlara düşsede Demirtaş olayı da, sol tarafta yaşarken öldürülmeye çalışılan bir cinayetten farksızdır..
Günler önce yaşanan bu olaya neden bir yazı, yorum yapmadığımı soranlara bu kahpe ölümlü ve de siyasi cinayetlerden benim anladığım budur..
arşiv haber 04/04/2017 arşiv haber/yorum/reklamlar




Ardahan Dernekler Federasyonu Baskani olmadan önce yillardir haber ve yorumlarimla yakindan ilgilendigim derneklerin dernekçilik disinda nelerle ugrastigini defalarca yazmis, yorumlamis ve bu konuda hep sikayetçi olan Ardahanlilarin görüslerine ayna olmustum.. ARDA/FED’e baskan olduktan sonra bu çürümüs sistemin içinde dernekçiligin kaz gecesi yada birilerinin emrinde olmak degil gerçek anlamda bir Ardahan Lobisi olabilecegini de yaptigim çalismalarla hem de güçlü bir rant ve çikar lobisine karsin ortaya koymaya çalistim.. Epeyde yol aldigimi düsündügüm bu süreçte Ardahanlilar adina bataklik olduguna inandigim İstanbul Esenyurt’ta ki diasporaya sagdan, soldan degil tam ortadan bir savas açtim.. Önce bunu o dönem baskani Karsli olan KAISİD denen olusuma müdahale edip, basina bir rdahalinin gelmesini sagladim. Ancak bu Ardahanli da kisa sürede Esenyurt’ta ki rant ve çikar çetesi olan küçük bir gruo olan diaspoarinin yaninda yer alip, mevcut gidisata uydu. Ardindan İstanbul 3. Bölge Ardahanlilar Derneginin kurulmasi için yine bir Ardahanli ile yola çiktik ve o bölgede ki gençlerin olusturdugu Ardahanli Gençler Platformuyla yola çiktik. Ama burada da devreye giren diaspora 3. Bölge derneginin öncülügünü yapan Ardahanlinin aleyhine olmadik bir iftiralarla kamuoyu olusturup, önce gençleri sonrada dernegi pasifize edip, is yapamaz hale sokamadiylarsa da dar bir alanda kalmasina neden oldular. Ve son olarak benim gerek sahsen gerekirse federasyon baskani olarak yanindan alenen durdugum Veysel Karatay batakligin tam ortasinda yer alan ve orada ki Ardahanlinin önünü kesmeye görevlendirilmisler le donatilmis dernegin seçimine müdahale ettim. Ve Ardahan Derneklerinin tümü ama tümünün kurulduklarindan bu yana yapamadiklari, yasatamadiklari bir kongre süreciyle buranin yönetimin degismesi için yaklasik iki ay mücadele edip, diaspoarnin korkmasina, masraf etmesine, çel çocuklarini delege etmelerine ve son anda ekledikleri korsan delegelerle kendilerini ‘simdilik’ saglama alsalar da terlemesine neden olduysakta yikamadik.. Çünkü Esenyurt’ta ki dernekçilikten oldugu gibi İstanbul ve ülke genelinde ki dernekçilikten hep yakinan Ardahanli oy kullanmaya gelmedigi gibi sanal ortamda zafer naralari atip, Karatay’i oldugu gibi Karatay’i destekleyenleri yaniltti.. Peki bitti mi? Tabi ki bitmedi.. Çünkü Esenyurt’ta ne oldu?’ diye soranlar dahil her Ardahanlinin görevi olan tek bir sey var.. O da; Eger samimi Ardahanlilar Esenyurt’ta ki diaspoarayi durdurmazsa ve bunlarin birilerine degenekçilik yapmasina göz yumarsa orada hiç bir sey degismez diyenlere karsin ben tek kalsam da bunlarla ugrasmaya devam edecegim.. Çünkü Ardahan’i, Ardahanliyi seven önce bu batakliklari kurutmali diye düsünüyorum.. fakiryilmaz323@hotmail.com-05354183258




Referanduma çok kisa bir süre kaldi, Türkiye’nin kaderini etkileyecek referandum için nefesler tutuldu. Peki referandum öncesi anket sonuçlari neleri gösteriyor? Referandum anket sonuçlarina göre Türkiye evet mi diyecek hayir mi? 1. MADDE NEDİR? Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi’nda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Teklifi’nin birinci maddesine göre, Anayasa’nin “Yargi yetkisi” basliginda degisiklige gidilecek. Buna göre, yargi yetkisinin, Türk milleti adina bagimsiz mahkemelerce kullanilacagina dair hüküm, “Bagimsiz ve tarafsiz” mahkemelerce kullanilacagi seklinde degisecek. 2. MADDE NEDİR? Teklifin ikinci maddesi milletvekili sayisinin 550’den 600’e çikarilmasini öngörüyordu. 3. MADDE NEDİR? Teklifin üçüncü maddesi, seçilme yasini 25’ten 18’e indirilmesini ve askerlikle ilisigi olanlarin milletvekili adayligina basvuramamasini öngörüyor. 4. MADDE NEDİR? Teklifin dördüncü maddesiyle, Anayasanin “TBMM’nin Seçim Dönemi” baslikli maddesi, “TBMM ve Cumhurbaskaninin Seçim Dönemi” olarak degisiyor. Teklife göre, TBMM seçimleri 4 yilda degil, 5 yilda bir yapilacak. Cumhurbaskani seçimleri de TBMM seçimleri gibi 5 yilda bir olacak ve seçmenler, iki seçim için ayni gün sandiga gidecek. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilecek. Cumhurbaskani seçiminde birinci oylamada gerekli çogunlugun saglanamamasi halinde, belirtilen usule göre ikinci oylama yapilacak. 5. MADDE NEDİR? Teklifin besinci maddesiyle, TBMM’nin görevleri ve yetkileri, “kanun koymak, degistirmek ve kaldirmak, bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüsmek ve kabul etmek, para basilmasina ve savas ilanina karar vermek, milletlerarasi antlasmalarin onaylanmasini uygun bulmak, TBMM üye tam sayisinin 5’te 3 çogunlugunun karari ile genel ve özel af ilanina karar vermek, anayasanin diger maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek” olarak siralaniyor. Türkiye kritik bir viraja giriyor. Anayasa referandumuna kisa bir süre kalirken son anketler neler gösteriyor? Halkin nabzini tutan firmalar, referandum öncesi anketlerle Türkiye’nin referandumda hangi sonuca daha yakin oldugunu tespit etmeye çalisiyor. İste referandum anketleri… EN GÜNCEL ANKET SONUÇLARI SİYASAL SOSYAL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ (SAMER) REFERANDUM ANKETİ Yurdun dogusu hayir diyor. Siyasal Sosyal Arastirmalar Merkezi (SAMER), aralarinda Diyarbakir, Şanliurfa Van, Mardin, Kars, Hakkari, Tunceli, Bingöl, Siirt, Şirnak, Mus, Agri ve Batman’in da bulundugu 16 kentte referandum için yaptigi saha arastirmasinin sonuçlarini açikladi. Arastirma sonuçlarina göre bölgede ‘Hayir’ açik ara önde. Gazete Karinca’da yer alan habere göre, toplam bin 91 kisi ile 15 il merkezinde yüz yüze yapilan anket çalismasi, güvenlik gerekçesiyle Şirnak merkezinde yapilamadi. Şirnak’a iliskin saha çalismasi sokaga çikma yasaklari sirasinda büyük bölümü yikilan Cizre ilçesinde gerçeklestirildi. BÖLGEDE HAYIR ORANI YÜZDE 64.6 Yüzde 95 güven araligi ve yüzde 3 hata payi gözetilen sonuçlara göre; bölge halkinin yüzde 58,2’si referandumda “Hayir” oyu, yüzde 29,5’i “Evet” oyu kullanacagini, yüzde 7,9’u kararsiz oldugunu, yüzde 2,3’ü sandiga gitmeyecegini ve yüzde 2,1’i bu soruya yanit vermeyecegini beyan ediyor. Oy oranlarina göre karasizlarin oyu dagitildiginda ise yüzde 64,6 oraninda “Hayir”, yüzde 32,75 oraninda “Evet” ve yüzde 2,56 oraninda ise “Sandiga gitmem” sonuçlarina ulasildi. AKP TABANININ YÜZDE 11’İ HAYIR DİYOR Arastirma sonuçlarina göre partilere göre oylarin dagilimi ise, 1 Kasim 2015’de AKP oy verdigini belirtenlerin yüzde 79,8’i referandumda “Evet”, yüzde 11,5’i “Hayir” oyu verecegini, yüzde 6,5’i kararsiz oldugunu, yüzde 1,9’u da sandiga gitmeyecegini beyan ediyor. Sonuçlara göre HDP seçmenlerinin yüzde 94,8’si “Hayir”, yüzde 0,7’si “Evet” diyecegini, yüzde 3,9’u “Kararsiz” oldugunu, yüzde 0,4’ü “Sandiga gitmeyecegini” söylüyor.