Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de


Aynı zamanda Ardahan gazeteciler Cemiyet Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ziyaret edip, çalışmaları hakkında bilgi aldığı LİDERLER GRUP Yöneticileri Burhan Aktaş, Ahmet Birol Gündaş ve Serhat Yılan https://www.liderlergrup.net ve https://birhanguvenlik.com.tr aracılığı ile herkesin kendilerine ulaşıp, hizmet istenebileceğini belirtirlerken, bölgelerinde ve ülke genelinde verdikleri hizmetleri günün 24 saati sağladıklarını belirttiler.

.jpg)
Seçimlere doğru giden ülkeyi daha da germek ve kaos ortamına sürüklemek korkusunun ilmek ilmek işlendiği söylemlerinin, ne kadar doğru ve gerçekçi olduğu tartışılırken, failleri belli olan ama kayıtlara, ‘faili meçhul’ diye geçen cinayetlere bir yenisi daha eklendi..
Öldürülene kadar adını bilmediğim ve tanımadığım, cinayete kurban giden şahsın ilk haberini alırken sağcı, eski ülkü ocakları başkanı olduğuna bakmaksızın bir insanın öldürülmesi ve bu insanın bir akademisyen oluşu beni derinden üzdü.
Fotoğrafına bakarken benden yakışıklı ve benden agrasif olduğunu tahmin ettiğim bu güzel insanın, benden ve başkanlardan, pardon başkalarından avantajlı yönü ise akademik diplomasının olması ve bunlar yetmezmiş gibi iki çocuk babası oluşu da beni derinden etkiledi.
Cinayeti duyar duymaz nedenini araştırdığımda, ülkenin yeni bir kaosa, karmaşaya sürükleme çalışmalarının bir yenisi mi olduğunu düşünmeye başladım. Ondan ötesi bir insanın kahpece ve kalleşce öldürülmesi beni çok üzdü.
Zira ne olursa olsun bir insanın öldürülmesi, o kişinin kendi camiasında önemli bir yeri oluşu ve bir baba olması her insanım diyeni üzdüğü gibi beni de üzdü..
Evet, çoğuna göre hala karanlıkta olan bu olayın neden, niçin, nasıl, nerede ve kimler tarafından işlendiğine bakmaksızın ben bu gelişmenin başka bir yönüne bakacağım. Çünkü 5 N 1 K ile ilgilenenler bir hayli çoğunlukta… Olayın insani ve siyasi yönü tartışıladursun bu olayın asıl deşilmesi gereken yönü, bu yakada yani benim de içinde bulunduğum sol tayfasının, siyasi cinayetine, yani akademik yönünün yanısıra hukukçu kimliğiyle rakiplerine söylem ve hareketleriyle kök söktüren bir isme bakmak istiyorum..
Çünkü kendilerinden olan ve bir iç hesaplaşma olduğu söylenen ülkücü Sinan Ateş’e de benzeyen, tahminen aynı boyda olan ama biz sol cenahın öldürmese de üstü kapalı ölüm tehditleri yaptığı “Benim önüme geçemezsin, bu hareketin lideri belli yanlış da olsa lider odur..” deyiyerek baskılanan ve bu gidişle solun lideri olacak korkusuyla alelacele dokunulmazlığını kaldırtıp, hapse attırdığmız ve 5 yıldan fazladır adeta diri diri bir mezarda tutturduğumuz Demirtaş’a bakmak lazım derim..
Kısacası insanlık dışı düşünceyle hayatına son verdirilen ve bir çok MHP’linin YSK kayıtlarında olan MHP üyeliği kayıtlarını silerek mevcut yönetime karşı sessiz ama anlamlı tepki gösteriği Sinan Ateş olayı sağ cenahta bir cinayet olarak kayıtlara düşsede Demirtaş olayı da, sol tarafta yaşarken öldürülmeye çalışılan bir cinayetten farksızdır..
Günler önce yaşanan bu olaya neden bir yazı, yorum yapmadığımı soranlara bu kahpe ölümlü ve de siyasi cinayetlerden benim anladığım budur..
arşiv haber.. 12 Agustos 2015 tarihli haber/yorum/reklamlar





Twittirda PaylasKan akan mansetleri ile iç çatismalara benzin serpmeye devam eden havuz medyasinin görmezden geldigi Kevser Ertürk’ün fotografini gördünüz mü? Görmediniz.. Görmek istemediniz.. Çünkü Kevser çiplakti, çiplak kadina bakmak günahti, hatta tahrik ederdi.. Ha unutmadan görmek isteseniz de Kevser’in ölmüs cesedine bile iskence yapanlar, o fotografi ortaya koyanlar degil, çekenler, yayinlayanlar, hatta görenler suçluymus gibi valilik ‘Fotografi çekenler, yayinlayanlar, paylasanlar hakkinda inceleme baslatilmistir’ dedigi için korktunuz.. İnsanligin bittigi an olarak hafizalar da gerekli yerini alan Kevser’i o hale sokup, o kareyi olusturanlar güçlerini ortaya koymus, tatmin olmus, bununla yetinmeyip, bir kadinin cesedini çiril çiplak sürükledikleri cadde de bir de birlikte poz vermistiler.. Biz buyuz dercesine.. Evet öylesiniz, kanitlamaniza gerek yok biz sizi taniyoruz.. Çünkü siz, sizin iddia ettiginiz gibi sizi dinleyene, size biat edene kadar ‘Biz kardesiz’ diyenlersiniz.. Anamiz, bacimiz, kardesimiz dediklerinize bunu yapanlarsiniz.. Sonra mi? Sevginizi ortaya koymak için ölmüs, öldürülmüs bir kadinin cesedine iskence yapar, belki de ölmüs haline tecavüz de ederek caddeye atarsiniz.. Ve insanligi ayaklariniz altina alarak poz verirsiniz.. Ya siz ne yaptiniz? Kevser sizin baciniz degil miydi? **Yeni bir yönetime karsiyiz.. Gerek seçimler öncesi, gerek ise seçimler sonrasi ortaya koydugu tutum ve davranislariyla toplum germekten
öteye geçmeyen Erdogan’in tüm kesimleri geren açiklamalar ile iyiden iyiye gerilen ortamin kan ve göz yasi içinde kaldigi su günlerde PKK’nin de eylemlerini artirip, yerinde yönetim adi altinda yeni bir stratejiyi ortaya koydugunu görmekteyiz. Bu süreçte çok tehlikeli olan bu iki çikisin bir an önce durdurulmasi ve taraflarin ülkeyi kaosa tasiyacak olan bu davranis ve tutumlardan kaçinmasi gerektigini hatirlatma çagrilarinin da çatismalarin gölgesinde kaldigi su günlerde birilerinin, ‘rejim degismistir’, bir digerlerinin yerinde yönetim dedigi ve devletin yöneticilerini tanimadiklarini açiklayip, yerlesim yerlerinde ‘özerklikler ilan’ etmesiyle devam eden gerginligin nereye varacagi bir türlü kestirilemiyor.. Halki, devletin makam gücü ile ‘rejim degismistir’ diyerek baski altina almak ne kadar yanlis ise silah ve baski altinda kendi beyinlerinde ki yönetim sekliyle ‘özerklik’ adi altinda yönetmeye kalkanlarin halk desteginden yoksun olduklarini görmeleri ve sagduyulu olup mevcut yönetim seklinin daha kardesçe, daha barisçil olmasi için çaba göstermeleri en dogrusudur.. Mevcut yönetimi demokrasinin gerekleri çerçevesinde düzeltmektense bir birini yok sayan, ret eden anlayisla hareket etmek simdiye kadar kardesçe yasanilan ama daha güzel, herkesin hak hukukuna saygili bir anlayisla yönetilen bir devleti yikmak, bölmek, parçalamaktan ve kan reanin, göz yasinin akmasindan öteye bir ise yaramayacagi da bilinmelidir.. **Seçimi de çalacaklar..
7 Haziran’da bu yana düsük hükümeti ve iktidari elinde tutmak için bin bir dalavere çeviren AKP, CHP ile oynadigi koalisyon oyunun da yine yan çizen taraf oldu.. Daha önce cemaati kullanip iktidara gelen, ardindan asker, polis ve yargi’ya hucum ederek, ‘Halkin yaninda’ izlenimini verip, generalleri bir içeri attirip, sonra da, Ermenistan’a kaçan hakim ve savcilarca, ‘kandirilmisiz, af edersiniz’’ diyen sonra da Kürtlerden oy almak için Öcalan masa kurup, sonrada onu yikan yeniden iktidar olmak için ‘Kürt sorunu, barista ne’ deyip, dagi tasi bombalamaya emri veren AKP bu kez de CHP ile üç ay boyunca iktidar da kalmayi basardi.. Bir üç day daha iktidarda kalmak için yeni bir filim hazirliginda olan AKP’nin erken seçim tartismalarini baslatip, belesten iktidarda kalma, hükümet etme süresini bir yila kadar uzatmayi hedefledigi de görülmekte.. Çünkü üç ay geçti, üç ayda erken seçim tartismasi, çokta degisim olacagi düsünülmeyen seçimin ardindan yen hükümet tartismalari derken belki de 1,5 yillik bir beles iktidar ile AKP 15 yilini iktidar da, hükümette geçirecek gibi.. Bunun içinde basta çatismalarin siddetlendirilmesi olmak üzere yeni dalavereler ile olusturulacak sahte ve sanal gündemlere de hazir olun.. Yillardir AKP’yi tanimak için kazik yemeye alisik bir toplumun muhalefet görevi verdigi CHP’nin ortakta olsa iktidar yapmayan bu zihniyetin diger bir hedefi de seçimi çalmak, iktidarda kalmak.. **IŞIT’e Ne Oldu?
Durup durduk yerde önce Göle’de bir minibüs taraniyor, ardindan Agri daginda sonra Suriye sinirinda atilan birer kursun, ardindan Urfa Suruç katliami ve önüne geçilmez bir kaos.. Ve düsük olan bir hükümet ile yönetilen ülkenin idarecileri karar alip, F/16’lara biniyor İsit’i vuracagiz deyip, rotayi Kandil’e çeviriyor.. Ve 90’larda ki mansetler yeniden atilmaya baslaniyor.. Ekranlar yine o günlerin görüntü ve de aci hikayeleri ile dolup, tasiyor.. Evet, ‘ Ya Allah Bismillah, aha İsit’e saldiriyoruz’ deyip, PKK’ya yönelenlerin ne yapmak istedigini anlamis degisiz ama benim asil merak ettigim ya bu çatismalardan önce gündemde düsmeyen İsit’e ne oldu? Olmaya ki onlar da Kandil’e atilan bombalarla imha mi edildiler..Anadolu Ajanlarina pardon Ajanslarina bakildiginda Kandil’de adam kalmamis, PKK’lilarin hepsi ölmüs, ama İsit yine yok.. Bilemiyorum ama Cumhurbaskaninin valilikler ve kaymakamliklarca seçilip, kendisine gönderilen muhtarlarla yaptigi toplanti da yeni bir isthbarat ekibine ihtiyaç duyuluyormuscasina, ‘Komsu da, mahallede kim kime gelip gidiyorsa valilik ve kaymakamliklara, hatta kendisine bizzat bildirilmesini isterken sanirim o muhtarlarin basinda oldugu mahalle ve köylerde İsit’i ariyordu.. Ama bulamiyor.. Gerçi ABD uçaklarini duyup, inlerine sinen İsit’çileri bosuna ariyoruz. Çünkü dert İsit degil, erken seçim.. **Gençleri öldürmek.. Sabah saatleriydi, İstanbul’un bunaltan nemli havasi adeta kan kokuyordu.
Bir taraftan yogun trafigi asmaya diger taraftan radyoda heyecanla verilen canli yayini dinliyor, diger taraftan geçtigim yolun etrafi ve üst geçitlerinde ki polisleri kosusturmasini izliyordum. Ve günlerdir bahsi geçen bomba yüklü aracin İstanbul’a ulastigini ve patlatildigini üzülerek ögreniyordum.. Yillardir süren ve bir türlü durmayan çatismalarin ülkenin her yanina yayildigini, yürekleri dagladigini, yeniden göz yaslarini akittigini bir kez daha anlayip, yol almaya devam ederken haber ajanslarina düsen o kadar fotograf arasinda bir fotograf dikkatimi çekiyordu.. Sultanbeyli eylemini gerçeklestirdikleri belirtilen 3 gencin fotografina iyice baktiktan sonra altinda ki haber okuyordum.. Bu gençleri ölüme gönderenlerin yaptiklari yanlisligini ve pismanligini anlatan satirlar okurken bu anlamsiz savasta ölen gençlerin nasil olup ölüme ikna edildiklerini de bir insan olarak düsünüyordum.. Ve dönüp dogu ile güneydogu haberlerini yapan internet haber sitelerini dolasiyordum.. Çünkü bu gençleri ölüme gönderenlerin alkislanip, alkislanmadiklarini görmek istiyordum. Örgüte yakin siteler dahil hiç bir sitenin bu olaylari tasvip etmediginin görüp, yeniden umutlaniyordum, bu gençleri ölüme gönderenlere, ‘Hakkiniz var mi?’ diye bir kez daha kizarken.. **Bahçel’nin Önemli Çagrisi.. Ard arda yasanan olaylarin hepimizi iyiden iyiye gerdigi ve sagduyunun hakim olmasi için
dualarin yapildigi su günlerde en büyük görevin yine siyasilere düstügünü görmekteyiz.. Çünkü onlarin her konusmasi, her demecinin ya yeni bir gerginlige, yeni bir çatismaya yada huzur ortamina yol verdigini, su 20-25 gün içinde yasanan istenmeyen olaylardan daha iyi anlamaya basladik gibi.. Bunu anlayanlarin basindan gelen ise gerek 7 Haziran genel seçimleri öncesi yurt disina çikarken Dolmabahçe’de ki masayi tekmeleyen konusmasiyla, gerek ise 7 Haziran seçimleri sonrasi yasanan olaylari tetikleyen demeçleri ile adeta hata ettigini anlayip susan sinirina çekilmesi istenen Erdogan geldi gibi.. Benim baris sürecinin basladigi günlerde ele aldigi ve ‘İster ayakkabi kutulari ile dolarlar götürün, ister istediginiz gibi kadrolasin, ister cemaatle kavga edin ama aman aman Öcalan’in kandirmaya kalkmayin’ derken bugün yasananlara isaret ettigimi de anladigim su günlerde Erdogan’dan sonra MHP Genel Baskani Devlet Bahçeli’nin de 80 Milletvekili alan HDP’yi tanimama formatina girip, ortami geren açiklamalari ile bugün yasananlardan payi olanlarin basindan gelmekte.. Ancak dün yaptigi ve adeta ‘savastansa, baris daha iyi’ dedigi ve en önemlisi istikrara ihtiyaç duyulan bir zamanda AKP ve CHP’nin zaman kayip etmeden hükümet kurmasini istemesi en anlamli çagriydi.. **Yer mi degisseler?.. Sanirim sizlerde dikkat ediyorsunuzdur son günlerde yasanan olaylar karsisinda eli kolu baglanmis gibi duran iki milletvekilimizin oldugunu..
Nasil mi? Bilmem ama ‘baris için bir çagri yapalim’ diye teklif götürülen ama meshur solcu, sagci yöneticilerinin ‘Kadioglu kizar’ diyerek ret ettigi İstanbul’da ki Kültür Evi gibi onca stk’nin sus-pus oldugu bir süreçte Ardahan’in iki milletvekilininde de ses seda yok.. Her ikisinin de içerikleri pekte anlasilmayan ve ne sis yansin, ne kebap misali birer yazili açiklamalari disinda çatismalarin durmasi için ciddi bir girisimde bulunmadiklari ile elestirirlerken HDP Genel Baskaninin PKK’ya yönelik yaptigi öneli açiklamasi bir anda gündemin birinci maddesi haline geldi. Saray’in ve düsük hükumetin ‘PKK’yi elestirmiyorlar’ elestirisini de yerle bir eden bu önemli açiklamasinin altina benim gibi milyonlarca insanin imza attigi da kisa sürede görülürken, Ardahan’in iki milletvekilinin etkisizligi ve de yasattigi boslugu milletvekili olmamasina karsin Ensar Ögüt’ün doldurdugunu da görüyoruz. Ve bir an diyorum ki; Acaba basbakan ile Demirtas yer mi degisseler.. Ve bu degisimin bir örnegi de Ardahan’da mi yasansa.. Çünkü Demirtas baris isterken, basbakan ve vekillerimiz susuyorlar.. **AKP/ABD/CHP Koalisyonu
7 Haziran’da yapilan genel seçimler ardindan tek basina iktidar olmayi elinde kaçiran ancak düsükte olsa iki aydir iktidari elinde tutma basarisini ortaya koyan AKP’nin bugün CHP ile koalisyon hükumetini kurup, kuramayacagini herkes büyük bir merakla bekliyor. AKP ve CHP’nin arasinda sürdürülen yeni hükumet çalismalari sonrasi yapilan açiklamalar da bunun çok zor oldugunu gözlemdigimiz bir sirada 7 Haziran Genel Seçimlerinden bu yana ne yapmak istedigi bir türlü anlasilmayan MHP’nin AKP’ye damini bile açmasi, Davutoglu’nun Kiliçdaroglu’nu twittir da takip et meye baslamasi ayri bir önemli gelisme olarak algilandi. Kurulmasi halinde basta yeniden baslayan çatismalarin durup, durmayacaginin da merak edilen AKP/CHP koalisyonu gölgesinde kalan diger bir koalisyon ise AKP/ABD koalisyonun çoktan kuruldugu da görülmekte. İncirlik üssüne ard arda inmeye baslayan ABD savas uçaklarinin Irak ve Suriye’de bulunan IŞİT güçlerine bomba yagdirmaya baslamasi ardindan IŞİT’in Türkiye karsisinda alacagi tavirda AKP/CHP koalisyonu kadar önemli bir durum.. Çünkü CHP’li bir iktidarda Aleviler yönelik saldirilarin olacagina yönelik ilk isaretler son bir hafa içinde 3 Alevi derneginin yöneticilerine yapilan silahli saldirilar ile görmek mümkün.. Sonuç olarak yeni bir seçime dogru gidildigi de diger bir gerçek.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com

Twittirda PaylasDogu’da 90’lara dönüs manzaralarinin yeniden yasandigi su günlerde basta ege bölgesinde olmak üzere batida da istenmeyen olaylar yasaniyor.. Her sehit haberi ardindan yillardir komsu oldugu, kardas dedigi, kiz alip, verdigi, et tirnagiz dedigi doguluya düsman kesilen batili alttan alta dis bilemeye devam ediyor.. Belkide ya sabir deyip, bugün yapmiyor, yarina da hazirlanarak.. Evet doguda yasanan her çatisma batida kirilmalara, sarsintilara neden oldugu su günlerde PKK’li oldugu söylenen bir kadin önce öldürülüyor, sonra da çiril çiplak cadde ortasina atiliyor.. Gerçi ayni manzarayi daha önce 6-7 Eylül olaylarinda Esenyurt’ta da görmemis miydik?.. Dogulu bir genç öldüresiye dövülüp, çiril, çiplak caddeye atilmamismiydi? Ve oda ‘Biz kardesiz’ denilenlerden degil miydi? İste son günlerde yeniden yasanan ve insanligi ayaklar altina alindigi bir ülkede orali olmayan, ben Kürt degilim deyip, batida ki Türk’e yaranmak için Kürde demedigini birakmayan dogulu sen saniyor musun ki Allah göstermesin yasanacak bir iç çatismada İstanbul’un en güzel semtlerinde kalip, en büyük islerle para kazanmaya devam edeceksin.. Sen saniyor musun ki o üç kizi yetim birakilan komiserin yakinlari sana sen degil onlar yapti diyecek?Sen saniyor musun ki benim anam gibi giydigi orlun kazakla oglunun pesinde o sicakta, o göz yaslari için de aglayan ananin seninle ekmegini paylasacagini.. Ve sen saniyor musun ki bu ülkede yasanabilecek bir toplumsal olayda caninin, caminin kirilmayacagini?.. İse bu nedenle dogulu-batili demeden, dedirtmeden, Türk-Kürt ayrimi yapmadan yasananlarin birer insanlik suçudur deyip savas yanlisi her iki tarafa da lanet okumali, dur demelisin.. Bana ne demeden bu ülke hepimizin, nedir bu kan, bu göz yasi diyerek onlara da insan olduklarini hatirlatacaksin.. **AKP Akpinar’a ve CHP Aydemir’e İzin Verir mi? Erken bir seçimin ufukta görüldügü su günlerde yeniden kollari sivadiklari gözlenen siyasilerin Türkiye’nin 550 önemli insanindan biri olmak için firsat kolladiklarini da görülmekte. Tabi bunlarin basini çekenlerin yillardir siyaset sahnesinde olup, seçildikleri alanlara olmazsa da kendilerine, ceplerine bir hayli hayirlari olanlar gelmektedir.. En son 7 Haziran öncesi ortaya çikip, vatani kendilerinin kurtaracaklarini ileri sürüp, basta parti genel merkezlerini olmak üzere kamuoyunu iknaya çalisan bunlarin erken seçim ihtimalinin ortaya çikmasiyla bugünlerde yeniden sahaya çikip, kendilerini gösterdiklerine de sahit olmuyor degiliz.. Tabi bunlarin yaninda Ardahan siyasetinde yer almak isteyen, bu yönde adim atmak üzere olanlari da görmekteyiz.. Bizlerinde yeni yüz, yeni insanlar, yeni adaylar diyerek destek verdigi bu insanlarin basinda gelenlerden olduklarini gözlemledigimiz Mutlu Kerimoglu gibi geçtigimiz gün Seyran TV’de yayinlanan ve olasi bir seçimde onuna aday olmasini bekledigimiz Gazeteci Fakir Yilmaz’in hazirlayip, sundugu programa çikan Hanakli Mali Müsavir Deniz Aydemir’in CHP’den, su an İstanbul Sancaktepe İlçesinde Belediye Meclisi Baskan Vekili olan İnsaat Mühendisi Turgay Akpinar’in AKP’den milletvekili adayi olmalari için bir izin, bir destek, ‘Niye olmasin’ diyenlerin çikip çikmayacagini da merak etmiyor degilim.. Deniz Aydemir gibi gençlerin, basarisini Sancaktepe gibi bir yerde ortaya koyup, orada ki Ardahanlilarin temsilcisi olarak kendisiyle birlikte 6 Ardahan ve Karsliyi Sancaktepe Belediyesinin meclisine tasiyan Kinzodamalli Turgay Akpinar’i görecekler mi? Bilemiyorum ama AKP ile CHP gibi HDP ve MHP’nin de artik ayni yüzlerle seçimlere gitmemesi ve yeni simalara yol vermesi gerektigini siyasiler gibi seçime hazirlanan seçmenin temennisidir..Erken bir seçimin ufukta görüldügü su günlerde yeniden kollari sivadiklari gözlenen siyasilerin Türkiye’nin 550 önemli insanindan biri olmak için firsat kolladiklarini da görülmekte. Tabi bunlarin basini çekenlerin yillardir siyaset sahnesinde olup, seçildikleri alanlara olmazsa da kendilerine, ceplerine bir hayli hayirlari olanlar gelmektedir.. En son 7 Haziran öncesi ortaya çikip, vatani kendilerinin kurtaracaklarini ileri sürüp, basta parti genel merkezlerini olmak üzere kamuoyunu iknaya çalisan bunlarin erken seçim ihtimalinin ortaya çikmasiyla bugünlerde yeniden sahaya çikip, kendilerini gösterdiklerine de sahit olmuyor degiliz.. Tabi bunlarin yaninda Ardahan siyasetinde yer almak isteyen, bu yönde adim atmak üzere olanlari da görmekteyiz.. Bizlerinde yeni yüz, yeni insanlar, yeni adaylar diyerek destek verdigi bu insanlarin basinda gelenlerden olduklarini gözlemledigimiz Mutlu Kerimoglu gibi geçtigimiz gün Seyran TV’de yayinlanan ve olasi bir seçimde onuna aday olmasini bekledigimiz Gazeteci Fakir Yilmaz’in hazirlayip, sundugu programa çikan Hanakli Mali Müsavir Deniz Aydemir’in CHP’den, su an İstanbul Sancaktepe İlçesinde Belediye Meclisi Baskan Vekili olan İnsaat Mühendisi Turgay Akpinar’in AKP’den milletvekili adayi olmalari için bir izin, bir destek, ‘Niye olmasin’ diyenlerin çikip çikmayacagini da merak etmiyor degilim.. Deniz Aydemir gibi gençlerin, basarisini Sancaktepe gibi bir yerde ortaya koyup, orada ki Ardahanlilarin temsilcisi olarak kendisiyle birlikte 6 Ardahan ve Karsliyi Sancaktepe Belediyesinin meclisine tasiyan Kinzodamalli Turgay Akpinar’i görecekler mi? Bilemiyorum ama AKP ile CHP gibi HDP ve MHP’nin de artik ayni yüzlerle seçimlere gitmemesi ve yeni simalara yol vermesi gerektigini siyasiler gibi seçime hazirlanan seçmenin temennisidir.. **Aktas bu yil açilacak mi? Geçtigimiz günlerde Gazeteci Fakir Yilmaz’in hazirlayip, sundugu ‘Fakir Yilmaz İle İs Dünyasi’ adli
programa katilan Ardahanli Bitlis Vali Yardimcisi Salih Altun’un ilgiç tespitleri vardi.. Buzdolabina konuldugu belirtilen baris sürecinin neden bozuldugunu soran Yilmaz’in sorularina ilginç ve üzerinde düsünülecek cevaplar veren Salih Altun’un dikkat çektigi ilk konularin basinda gelen çatismalarin yasandigi bölgelerde ki gümrük kapilariydi.. Çünkü Posof Türkgözü (Badele) ve Çildir Aktas Gümrük kapilari gibi bir çok gümrük kapisinin bulundugu alanlarda ki çatismalarin altinda yatanin bölge ülkeleri arasinda gizli ve üzeri örtülü ekonomi savasi olduguna isaret ediyordu.. Yani amacin ekonominin can damari konumunda ki gümrük kapilarinin çalistirilmamasi için birilerinin sürekli sorunlar yaratip, ekonomi damarlari olan gümrük kapilari üzerinde yapilacak olan ticareti kesmeyi hedeflediklerini söylüyordu.. Altun’un bu tezini yabana atmazken hiç çatismanin olmadigi Edirne kapilari çalisirken, Posof’un Türkgözü Gümrük Kapisinin yillardir neden dogru dürüst çalistirilmadigini, Çildir Aktas’in neden hala açilmadigini da sormak gerekmez mi? **O Ne Diyorsa O!
Üç ay önce yapilan seçim ardindan 13 yillik iktidari elinde kaçiracagini anlayan AKP koalisyon adi alinda top çevirmeye devam ediyor.. ‘Ne kadar iktidar da kalirsam, o kadar kar’ anlayisini güttügü gün geçtikçe daha iyi anlasilan AKP’nin, CHP ile kuracakmis gibi günlerdir sürdürülen koalisyon bulusmalarinin bir hükümet ile sonuçlanmadigini gördük.. Benim de içinde bulundugum bir çok kisinin, ‘Niye olmasin’ diyerek olumlu baktigi AKP/CHP Koalisyonundan da kaçan AKP’nin derdinin paylasmak degil, tek basina yemek oldugunu bir kez daha anlasakta düsük hükümet ile aci bir 3 ay daha geçtigini de gördük.. ‘Oyala, iktidar da kal’ taktigini 13 yildir basariyla yürüten AKP’nin simdi de MHP ile oynamaya baslayacagini Davutoglu’nun Kiliçdaroglu’ndan sonra acilen MHP’den randevu istemesinden anliyoruz.. Çünkü ‘Düsük Hükümet’ in süresini uzatmanin baska yolu yok.. Evet, 7 Hziran’da tek basina iktidari kayip ettigini bir türlü içine sindiremeyen AKP’nin akil adaminin da kim oldugunuda sormamak gerekir.. Çünkü herkesin tanidirgi o aklin derdi baskan olmak.. Bu nedenle o ne diyorsa o.. **Bu Akil Ülkeye İhanettir.. Bir köy ögretmeni iken Ardahanîn gelisip, büyümesi için mücadele verenlerin yeniden vilayet ettigi Basinda bulundugu partiyi bir adim ileri götüremeyip, girdigi seçim de üç oy almayi basaramayan Ardahanli Yalçin Topçu’nun açiklamasini görünce sok oldum desem inanmayin..
Çünkü biliyorum ki; Topçu ve onun gibilerinin tüm baris çabalarina karsin beyinciklerinin içinde savasi beslerler.. Yeniden baslayan iç çatismalarin baris ile sonuçlanmasi için ortaya konulan tüm çabalarin bosa oldugunu, asil çözümün özel bir saas ile top yükün savas ilan edilmesini isteyen bu savasçi hemsehrimizin önce BBP’lilere hesap vermesi ve milletvekili olmak için 7 Haziran öncesi AKP Genel Merkezinin etrafindan kaç tur attigini açiklamalidir.. Çünkü biz degil, BBP’lilerin hemen hepsinin bu sahsin kendi siyasi egolari için gerek genel baskan oldugu dönem de gerek ise seçimler boyunca BBP’yi AKP’nin emrine vermek istedigini yani onun deyimiyle yedi düvel çok iyi biliyor.. Savasin kardesi kardese kirdirmaktan öteye bir ise yaramadigini hala anlamayan bu hemsehrimizin özel bir savas baslatilmasini istemesi bu zihniyetin çatismalardan nasilda beslendiklerini ortaya koyarken savas istemenin bu ülkeye, tüm halklara ihanet oldugunu da anlamazlar, bilmezler.. **Posof ve Çildir Hazineleri..
Meyve ve Sebzenin tekel konumunda olanlardan elde edildigi Ardahan’da artik patatesin bile yetistirilmedigini söylesem birileri ‘Yok canim o kadar da degil’ derler mi bilmem ama arsa yetistiren patatesi ekenlerin de Ardahanli olmadigini da söylemek gerekir.. Çünkü sütü bakkaldan, kirmizi eti degil beyaz eti tüketen, köyde bile kömür yakan Ardahanlilarin bunu yaparken modernlestigini sananlar basta Posof ve Çildir’da ki meye ve sebze bahçelerinden de bi haber olduklarini da biliyorum.. Kura Nehrinin nerede dogup, nereye aktigini bilmeyenlerin, Çildir ve Aktas gibi önemli göllere sahip olan Ardahan’da bu gölleri, akarsulari bir güne bir gün görmeyenlerin, Hanakli olup, Göle’yi görmeyenler, Hoçanli olup, Kisir daginin arkasinda bulunan Çildir gölüne bir güne bir gün girmeyenlerin Çildir’in Kurtkale, Posof’un Cilvanasinda, Badelesinde meyve ve sebze bahçelerinin olup, olmadigini nereden bilecekler ki?.. Evet, Ardahan’in hazineleri olarak degerlendirdigimiz onca degeri görmeyip, ya eski adiyla bekçilik olan güvenlik elamani yada göç edip, metropollerin kesmekesi arasinda kayip olan Ardahanlilar bilir misiniz hazinenin elinizin altinda oldugunu?.. **Sonradan çikar..
30 hanelik köyde 3 bin hayanin yasadigini hesaba katmadan yapilan su sebekelerinin bugün bin bir soruna neden oldugu Ardahan’da simdide buna benzer yeni bir çalisma ile milyonlar adeta çamur batakliginin içine atiliyor.. KİK Yasasindan çikarilip, valilik ve kaymakamliklar bünyesinde bulunan Köylere Hizmet Götürme Birliklerince yapilan ve kime nasil, hangi sartlarla verildigi pekte anlasilmayan köy içlerinin kaldirim taslari ile gelisi güzel örülmesi isi de su sebekeleri gibi kisa sürede bozulmakta. Çünkü 40 dereceye varan soguklarin yasandigi Ardahan’da iki parmak kazilip, sözde toprak altina konan içme suyu sebekesinin sadece 30 haneye yapanlarin 3 bin hayvanin nasil su içecegini düsünmedigi gibi alt yapisi, yani kanalizasyonlari olmayan, yagmur kanallari bulunmayan köy meydanlarina örülen taslarin kisa süre içinde hayvanlarin tirnaklari ile çamur batakliginda kayip oldugunu da mi anlamiyorlar. Bilemiyoruz ama tüm uyarilara karsin hala göz boyamak için milyonlarin çamurlu köylerin içlerine gömülmesi bu ülkenin hazinesinde çikan milyonlara mal oldugunu da görmek gerekmez mi? Belkide gerekmez, birakin hizmet gelsin..



Twittirda PaylasArdahan-Erzurum yolu olan Göle-Kosor yolunu kesen bir grup PKK’li Es Dadas Otobüs firmasina ait oldugu ögrenilen bir yolcu otobüsünü yakarlarken, olay yerinde geçen ve durmayan bir minibüsü de taradilar. **Erzurumlular da yol kesip, Ardahan, Agri, Igdir ve Diyarbakir Otobüslerini Taslamistilar.. Alinan bilgilere göre sabah saatlerinde Ardahan’a gelen ve Erzurum Firmasina ait oldugu ögrenilen Es Dadas adli yolcu otobüsünün önün kesen bir grup PKK’li yolculari indirdikten sonra otobüsü atese verdikleri, bu sirada Erzurum Şenkayali olduklari ögrenilen bir minibüsün olay yerinde durmayip, kaçmak isteyince uzun namlulu silahlarla tarandigi ve agir yaralanan bir kisinin yarali olarak kaldirildigi Göle Hastanesinde öldügü, bir kisinin de yaralandigi bilgisi alindi. Öteye yandan geçtigimiz gün Erzurum Pasinler’de yaklasik 1500 kisi, ellerinde bayraklarla ilçe merkezindeki Dörtyol Kavsagi’nda toplanip, Erzurum- Pasinler- Agri karayolunu kesmis, yolda geçen Ardahan, Igdir, Agri ve Diyarbakir otobüslerini taslamistilar. Haberi ekleme saati: 09.479-17 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Twittirda PaylasEn son Ardahan’a komsu Kars’ta yasanan çatismalarin devam ettigi bölgede silah sesleri susmuyor. Alinan bilgilere göre Ardahan’in Göle ilçesinde bile duyulan çatisma seslerine helikopter uçuslari ve tank atislari ile iyiden iyiye hizlandigi belirtilmekte. **Kars’ta çatisma! KARS’ta PKK’lilar ile jandarma arasinda çikan çatismada 1 astsubay yasamini yitirirken, devam eden çatismalarda 3 PKK’linin öldürüldügü ögrenildi. Haberi ekleme saati: 20.09-16 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Twittirda Paylas**92 Yasinda 61 Yildir Arici.. Ardahan’da 61 yildan bu yana aricilikla ugrasan 92 yasindaki Kazim Arici, yasina ragmen Saglikli görünmesini meslegine bagladi. Ardahan’da 61 yildan bu yana aricilikla ugrasan 92 yasindaki Kazim Arici, yasina ragmenSaglikli görünmesini meslegine bagladi. 1954’te 3 kovan ariyla basladigi meslegini büyük zevkle yürüttügünü söyleyen Arici, ariciligin dogadakiBitki örtüsünü de zenginlestirdigini vurguladi. Rusya’dan gelen Kazim Mogan’in bölgede ilk kez ariciligi baslattigini belirten Arici, “Mogan, burada ilk ariciligi baslatan kisiydi. Ben ondan etkilenip, yardim aldim alarak bu ise basladim. Bu bilgiler isiginda o tarihten beri basladigim meslegimi sürdürdüm. Şu anda 200 kovanla burada Bal üretiyorum” dedi. Kiymetini bilenler için ariciligin büyük bir zenginlik oldugunu ifade eden Arici, soyadinin da Posof’ta ayni meslegi yürüten yapan dedesinden kaldigini belirtti.
** Ardahan Üniversitesi Kampüsü kiskanilacak kadar güzel.. Orman manzarasi, temiz havasi, su kaynaklari ve zengin bitki türleriyle yakin gelecekte “dünyanin en yasanabilir yeri” olarak gösterilen Ardahan bölgesinden ülkemize ve sinir ötesine bilimsel anlamda önemli katkilar saglamaya devam eden üniversitenin yerleskesi ve çevresi kente adeta “bir masal sehri” havasi katiyor. Özellikle yerleskenin havadan günün farkli vakitlerinde çesitli sekillerde kaydedilen ve sosyal medyada yayinlanan görüntüleri izleyenleri büyülüyor. Yerleskemiz, Devletin Kaynaklarinin En İyi Şekilde Nasil Degerlendirilebileceginin En Güzel Örnegi… Ardahan Üniversitesi yerleskesi sehir merkezine 3,5 kilometre mesafede, üç tarafi ormanla çevrili, su kaynaklari bol olan, saglam zeminli bir konumda faaliyet gösteriyor. Yerleske, devletin kaynaklarinin en iyi sekilde nasil degerlendirilebileceginin en güzel örnegi olarak bölgedeki diger kamu kurum kuruluslarina örnek teskil ediyor. Yerleske, mimari ve mühendislik imkânlariyla Türkiye’deki üniversite yerleskeleri arasinda ilkleri simgeliyor. Rektör Prof. Korkmaz: “Mekânin Ruhu İnsana Siner.” “Şiir gibi” yükselen yerleskemizin hem bölgemiz hem de ülkemize kazandirilmasinin bas mimari Rektörümüz Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, “insanimizin her seyin en güzeline layik” oldugunu belirterek, “Mekânin ruhu insana siner. Burada bu güzel mekânlarda, ilimizin, yöremizin, ülkemizin ve insanligin gelecegi için güzel insanlar yetisecektir.” diyor.
**Bir türlü bitmeyen yolda yine kaza.. Ardahan’in Çildir karayolunun Semihasakir köyü üstündeki kesimde Meydana gelen kazada Takla Atan araç 30 metre uçuruma yuvarlandi. Araçta bulunan iki kisi Kazayi Mucize bir sekilde hafif yaralarlarla Atlattilar. 75 AV 502 plakali Araç ile dün aksam Çildir dan Ardahan’a gelen sürücü Adem Yilmaz ile yaninda bulunan arkadasi Süleyman Kayahan, Çildir yolunun 12. Km.sinde önlerine çikan asfalt micirinda aracin kaymasi sonucu direksiyon hakimiyeti kaybedilmis ve araç 30 metre mesafede taslara çarparak yuvarlanmistir. Aracin büyük hasar görmesine karsin, emniyet kemerleri takili oldugu için kazanin hafif yaralarla atlatan kazazadeler Kaza sonrasinda ambülansla Ardahan Devlet Hastanesine kaldirilarak Tedavi altina alindilar. Kazayla ilgili sorusturma devam ediyor
**Duyuyor musunuz? Ardahan’da yaklasik 3 yildir optik hizmeti veren Ardahan Optik isletme sahibi Ahmet Şahin Ardahan’in ilk İsitme Cihazlari Satis ve uygulama Merkezini hizmete açti. Karagöl mahallesi Marasal Fevzi Çakmak Caddesinde açilan Ardahan İsitme merkezinin sahibi Odyolog Ahmet Şahin “ilimizde isitme engelli vatandaslarimiz yillarca çözümü , Erzurum , Kars,Trabzon gibi büyük illerde bulmak için eziyet çektiler. Hizmete açtigimiz isitme merkezimizle birlikte bu eziyete son vermis olduk” dedi. Odyometrist Ahmet Şahin klinikte, İsitme testleri, kulak zari durumu, isitme cihatlari bakimi, tamiri ve kalibi gibi hizmetleri sunduklarini belirterek, İsitme cihatlari üzerine iki önemli Oticon ve Pnonak markalarinin bayiligini Ardahan’a getirdigini belirterek cihazlarin 2 yil garantili oldugunu söyledi. Kaliteli hizmeti ön planda tuttuklarina vurgu yapan İsletme sahibi Odyolog Ahmet Şahin, “İsitme sorunu yasayanlarin son teknoloji isitme cihazlariyla hayati duyarak yasamalarini saglayacak olan bu klinikte devlet indirimlerinden vatandaslar yararlanabilecek. Kaliteli ürünler ile müsteri memnuniyetini esas alarak, Ardahan’da isitme sorunu yasayanlarin çözüm ortagi olacagiz.’’ dedi. Haberi ekleme saati: 15.54-15 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Twittirda PaylasÇildirli olan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ‘Çildir Folklor ve Etnografyasi’ adli yeni bir kitap yayinladi. Kitabi hakkinda bir sunu ele alan Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz kitabiyla ilgili sunlari söyledi. **SUNU Otuz yilin hesabini nasil verecegim bilemiyorum… Elinizdeki eser, yayinlanmak üzere tam otuz yil bekledi. Bu süre içinde adeta dünya yeniden kuruldu. İlk metni, 1984 yilinda, Erika marka küçük bir masa daktilosu ile pelür kagitlara yazmistim. Şimdi süper hizli bilgisayarlar, yazicilar, çok kaliteli kagitlar var… O zaman derleme yaparken köylere yol/araba olmadigi için at sirtinda giderdim; simdi bütün köylerin yollari, servisleri, arabalari var… Köylerde elektrik olmadigi için (1981-84) ses kaydetmek için teyp ve ona pil almam gerekti; Tanrim, o piller ne çabuk biterdi ve ne kadar pahali idi… Ögrenci bütçesi ile en çok da pil ve kaset için zorlanirdim… Bazen, derleme yaptigim evde kaset biterdi; gece sabaha kadar onu metne geçirip üzerine yeni kayit alirdim… Ah simdiki kayit cihazlari, telefonlardan biri o zaman olsaydi… Fakat sevgili dostlar, o zaman baska büyülü bir dünya vardi; insanlar türkü söylemesini, masal anlatmasini, oyun oynamasini biliyorlardi. Derledigim tek bir masal bazen iki gün sürerdi… Şimdi o masallari iki paragrafta derlenmis buluyorum; özünden, ruhundan, ana düsüncesinden uzak iki paragraf… Möbet Nene, Hamza Dayi, Şevket Dede, Hede, Sona Aba, Gülbeyaz Bibi, Kodamihli Famil Amca, Alesker Dayi, Haci Osman Dede, Godasli Piri Emmi, Asik Şeref Tasliova, Sobaci Aslan Usta, Koravelli Husrev Amca, Asik İrfani’nin torunu Marangoz Zabit Kuzey ve Babam; Hepsi dünyamizdan uçup gittiler… Söyleyeceklerini söyleyip, uçup gittiler sevgili dostlar… Keske onlarin söylediklerini daha çok derleyebilseydim ve keske bu kitabi onlar sag iken yayinlayabilseydim… Binlerce yillik kültürümüzün hazinelerini bize açan bu ve isimlerini sayamadigim onlarca güzel insani saygiyla, rahmetle aniyorum. Ama ne iyi ki, derleme yaptigim yillarda çok yararlandigim Sedayi Baba’nin torunu Terzi Ziya, Sebahat Halam, Şamama Ablam, Asik Dursun Durdagi, Asik Mehmet Oktay, Asik Şenligin Torunu Asik Yilmaz ve masal ve mani derlemelerinde ilk asistanim/danismanim olan sevgili Yenigül Ablam hala hayattalar. Onlara saglik ve esenlik diliyorum… O zamandan bugüne çok seyler degisti degerli dostlar, çok seyler degisti; simdi her sey var; araba, kaset, pil, kayit cihazi, derleme yapacak elemanlar… Ama bir sey eksik; geçmisin büyülü sözcüleri… Binlerce yillik kültürün tasiyicisi bu büyülü sözcüler, bildiklerinin yüzde birini ancak verebildiler. Kenarbelli Hamza Dayi, okur yazar olmayan,bugünkü süper hizli bilgisayarlardan daha derin ve canli bir hafizaya sahipti. Alyonculuk yapardi. Çildir’in köylerini bahar ve güz olmak üzere iki kere gezerdi. Birincide; köyde en çok ihtiyaç duyulan masraba, ayna, tarak, pilaç, lastik ayakkabi, sakiz, basma, masat, seker, çocuklar için fisirik, mizika, balon gibi -o zaman çocukluk hafizamin büyülü nesneleri- ürünleri sehirden at arabasiyla getirir veresiye satar, güzün de gelir toplardi. Hamza dayi, para almazdi, zaten o zaman köylüde para da olmazdi; elindeki ürünleri bir bakima köylünün elindeki yag, peynir, tahil, yumurta, deri gibi ürünlerle takas ederdi. Lakin Hamza Dayi’nin bir defteri, herhangi bir kayidi yoktu; kime ne vermis ve ne alacaksa güzün gelir; alyoncu sergisini açtigi asagi çesmenin harmanindan bir bir kim ne almissa adini, aile adini ünler ve ne getirmesi gerektigini söylerdi; “Mistogillerden Celo’nun hanimi Anahanim, iki kelef çeçil, üç kilo tereyagi getireceksin; Dedogilden Esme Hanim, iki kilo yün, iki kod arpa getireceksin…”, “Müsür’ün Hanimi Dudu Gelin…..” Böyle devam eder giderdi. Herkes ona itimat eder, kimse söyledigine itiraz etmezdi; çünkü onun hafizasi yanilmazdi… Hamza Dayi belki de yasayan son Meddahti. Çocuklari olmamisti; hanimi Gülbeyaz’i da birkaç yil önce kaybettiginden son yillarda hayata küsmüs gibiydi; kimseyle konusmuyor, alyonculuk yapmiyor ve borçlarini toplamiyordu… Onu son gördügümde; evinde hasta yatiyordu; basinda hoca Kur’an okuyor, köylümüz Şahan Amca onu takip ediyordu. Kur’ani Kerim’i aglayarak dinliyordu. Kur’an okumasi bitince bir süre sessizlik oldu… Göz yaslarini sildi; “Yedi yasimdan berin bir vakit namazimi kaçirmadim. Şimdi 83 yasindayim, namaz kilamiyorum. Allahim affetsin.” dedi ve yine aglamaya basladi. Hüzün yagmur gibi üzerime yagdi. Güz gelmek üzereydi ve üniversite son sinifi okumak üzere gidecektim. Rahmetli babamin tarlalarini biçmis, yigmis ve simdi onlari tasiyip köye yigmak isiyle mesguldüm. Ona; “Hamza Dayi, üç dört gün sabret, isleri bitirmeme az kaldi, seni Erzurum’a hastaneye götüreyim?” dedim. Basini hafifçe kaldirip gülümsedi ve “Ben o kadar yasayamam!” dedi. O haliyle bana bir seyler ikram etmek için gayret ediyordu. Vedalastik… İki gün sonra; gün dogmadan kapimiz çalindi. Kenarbel’den amcasioglu Ertugrul’u görünce hemen anladim; “Basimiz sagolsun dedi.” Son meddah, kimsesizligiyle göçüp gitmisti. Keske o gün bir devlet binasi yapilmasaydi da onun parasi ile Hamza Dayi tedavi edilip derlenseydi… Şimdi bütün Çildir’daki anlaticilari toplasaniz Hamza Dayi’nin hafizasindakilere ulasamayiz. Türkçenin serveti, kültür dünyamizin gizli kodlari bu tür anlaticilarin hafizasinda idi ve onlar derlenmeden topraga yani karanliga gidiyordu. Keske 30 yil önce dogsaydim… İste elinizdeki eser, böylesine imkansizliklar içinde, geçmis zaman bahçelerinden derlenmis küçücük bir bukettir. Otuz yil önce derlendi ama sonsuza kadar yasamasini arzu ettigim bir buket… Bu arada o kadar çok insan dünyasini degistirdi ki, simdi karistiriyorum; gidenlerle kalanlarin dünyasini karistiriyorum. Seslensem duyacaklar gibi… Çildir Folklor ve Etnografyasi’na otuz yil sonra yeni bir sunu yazarken; halk kültürüne ait degerlerin yüzlerce yil yazidan nasil dislandigini ve derlemelerde çok geç kalindigini da gördüm. Çogu zaman elestirdigimiz Rusya, Sibirya’daki en ücra köylerin bile derlemesini yüz yil önce baslatmis ve sistematik bir biçimde derleme ve tarama çalismalari yapmisti. Demek ki, bu ise gönül vermek öncelikle yüksek bir farkindalik düzeyi gereksiyordu. Türk aydininin ve üniversitelerinin bu farkindaliga hala ulasamadigini üzülerek müsahade etmekteyim. Şimdi Ardahan Üniversitesi’nin Kurucu Rektörlügünü yapmaktayim. Yaptigim ilk islerden biri de Halk Kültürü Degerlerini Derleme Projesi’ni hayata geçirmek oldu. Viraneden kalintilari toplamaya çalisiyoruz. Eski metinlerin onda birini derledigimizde seviniyoruz. Halk kültürü degerleri bakimindan böylesine yoksullastik… Üzerinde yasadigimiz topraklara borcumuz var; her zaman… Bu borcu, bir nebze olsun ödeyebilmek en büyük bahtiyarligim olacak. Metinlerin ikinci defa yaziya geçmesinde ve kontrolünün yapilmasinda degerli katkilari için Fatih ŞAYHAN, Gürhan ÇOPUR ve Ferhat UZUNKAYA’ya; kapak resmini çizme nezaketinde bulunan -gençlik dönemlerinde çizgilerini hayranlikla takip ettigim- Doç. Dr. Ahmet Ali Aslan (Garip Kafkasyali)’a tesekkür ediyorum. Ramazan KORKMAZ Haberi ekleme saati: 14.13-15 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Twittirda PaylasYayla turizmin gün geçtikçe büyük önem kazandigi bir dönem de konaklama sorunu yasanan Ardahan ve İlçelerinde bu yönde güzel yatirimlarda ard arda gelmeye basladi. Ardahan Valiligi, İl Özel İdaresi tarafindan Ardahan’in kayak tesislerinin de bulundugu Yanlizçam Ugurludag Kayak Tesislerinin bulundugu alanda yapilan ve hizmete geren Dag Oteli’nden sonra Ardahan’in Gürcistan’a komsu ilçesi Posof’ta da yayla tatil köyü yapiliyor. Özel sektör tarafindan yapimina devam edilen ‘Posof Yayla Tatil Köyü’ bitme asamasina geldi. 2014 Yilinda yapimina baslanan ve 500 bin Euro (2,5 trilyon) sermaye ile yapilmaya baslanan tatil köyüne Tarim Kirsal Kalkinma Koordinatörlügü (TKDK)’dan aldigi destekle gibi Turizm kapmasinda yüzde elli hibe destegi de saglanmis oldu. Posoflu is adami Erdal Taskiran’in Posof’a yaptigi Küçük Evler Dinlenme tesisi için, Ardahan esnafi, Ardahan Bürokrati, Ardahanli siyasiler basta olmak üzere her kesimden destek ve yardim gördügünü belirtirken kendi hemsehrileri olan Posof’ta her hangi bir destek görmedigini ve üzüldügünü söyledi. Haberi ekleme saati: 11.43-14 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Twittirda PaylasAyni zaman da Mali Müsavir olan ve yillardir içinde bulundugu stk’larda adeta uzman olup, bu yönde iki tane de kitap çikaran Tuncer Dag kongreye götürülmesi halinde Ardahan Federasyonunun baskanligina aday olmaya hazir oldugunu söyledi. Ardahanlilarin metropollerde güçlü bir birliktelik saglamasinin diger bir yolunun da güçlü bir birliktelikten geçtigini belirten Tuncer Dag Ardahan Federasyonun bunun için önemli bir kurum oldugunu belirtti. Gazeteci Fakir Yilmaz ve Çetin Yilmaz’i Mali Müsavirlik bürosunda konuk eden Ardahan Göleli Mali Müsavir Tuncer Dag Ardahan Derneklerinin onay vermesi halinde Ardahan Federasyonuna baskan adayi oldugunu açikladi. Uzun süre Ardahan Kültür Evi Baskanligi yapan, basta Esenyurt’ta ki Kültür Evi’nin kazanimi olmak üzere Ardahanlilar adina önemli is e etkinliklere imza atan Mali Müsavir Tuncer Dag eger birliktelik saglansa Merkezi İstanbul Şisli’de bulunan ve çatisi altinda 40’a yakin dernegin bulundugu Ardahan Federasyonu baskanligina aday oldugunu söyledi. **Gazetecinin yarin ki konugu genç bir siyasetçi.. Gazeteci Fakir Yilmaz’in hazirlayip, sundugu ve her cumartesi günleri Seymen TV’de yayinlanan ‘Fakir Yilmaz İle İs Dünyasi’ adli programin yarin ki konugu Hanakli Mali Müsavir ve Siyasetçi Deniz Aydemir olacak. Haberi ekleme saati: 07.58-13 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Twittirda PaylasCumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan’in yönetim kurulu üyeligini yaptigi Türkiye Gençlik ve Egitme Hizmet Vakfi Ardahan’da temsilcilik açiyor. **Festival’i Osman’la Görüstüler.. Alinan bilgilere göre AK Parti İl yönetiminde kendilerini temsil edecek olan bir isim ve TÜRGEV’in Ardahan Şubesini olusturacak ekip istedigi, AKP’lilerin de eski AK Parti Gençlik Kollari Baskani Osman Yildiz’i önerdikleri, Yildiz’in da İstanbul’a giderek TÜRGEV yetkilileri ile görüstügü ögrenildi. Daha önce AK Parti Ardahan Gençlik Kollari Baskanligi yapan ancak daha sonra bu görevden beklenmedik bir anda alinan Osman Yildiz daha öncede aralarin da Ardahan Bal Festivalinin de bulundugu AK Partili Belediyenin organize islerini almakla gündeme gelen bir isim. Konu hakkinda görüslerine basvurdugumuz Osman Yildiz TÜRGEV ile görüsmeyi dogrularken, kendisiyle birlikte 6 kisinin adinin TÜRGEV’e verildigini ancak temsilciligin kendisine verilip, verilmeyecegi konusunda net bir cevap vermedi. **Yer ariyor.. Öte yandan Ardahan Temsilciligine yer aradigi da ögrenilen TÜRGEV’in kent merkezinde bulunan e büyük bir bölümü bosaltilan Askeri Lojmanlar ile yakindan ilgilendigi alinan diger haberler arasinda oldu. Haberi ekleme saati: 19.09-12 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Twittirda Paylasİstedigi kisinin milletvekili adayi olmamasi üzerine partisinden istifa edip, seçimlerde Saffet Kaya’ya oy verdikleri ileri sürülenler simdi suçlu aramaya basladilar. Ufukta erken seçimin görülmesi üzerine CHP’ye zarar vermek isteyenlerin yeniden kollari sivadigi görülen Ardahan CHP’de daha önce istifa eden ve bu yönde ki dilekçesini partiye veren M.Ö’nün istifasi kabul görüp, üyeligi düsünce Ensar Ögüt’ü ve partiyi suçlarcasina açiklama yapmasi saskinliga neden oldu. **Bizimle alakasi yok, kendi ilgisizliginden.. Konu hakkinda bir açiklama yapan CHP Merkez İlçe Baskani Sinan Onay adi geçen sahsin partiye gelip, gittigi yok. Kaldi ki en son üye listesini askiya koyduk. Gelip, listeye bakan adini görmeyince bize basvurdu. Bizde bu üyelerin yeniden üye olmalari için genel merkeze olumlu yazi yazdik. Ama bu arkadas gelip, ilgilenmemis. Üyeligi de düsmüs. Biz nereden bilebiliriz. Yapilaninin partiye zarar Vermekten öte bir sey olmadigini söyledi. Haberi ekleme saati: 15.55-12 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Twittirda PaylasArdahan’in Göle İlçesinde Göle Savciliginin baslatmis oldugu sorusturma sonucu aralarina bir Orman Şefi de olmak üzere 4 kisinin Jandarma tarafindan gözaltina alindigi ögrenildi. Alinan bilgilere göre uzun süredir teknik takipte olan sahislarin dün gözaltina alindiklari ve sorgularinin hala devam ettigi ögrenilirken sahislari neden göz altina alindigi ögrenilemedi. Göle Seçim Kurulunda görev yapan bir kisinin de sorgulandigi alinan diger haberler arasinda olurken bu sahsin 3 ormanci ve bir odun hizarcisinin dosyasi kapsaminda mi yoksa ayri bir iddiadan mi gözaltina alinip, alinamadigi ögrenilemedi. Çok gizli tutulan sahislarin halen Göle Adliyesinde savciya ifade erdikleri alinan diger bilgiler arasinda oldu. Haberi ekleme saati: 14.33-12 Agustos 2015 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com