4 DEFA YETMEDİ 5. KEZ BAŞVURDU! , ‘MECLİS NEDEN FES EDİLMEDİ?’ DİYE SORAN YOK?!.


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.45’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


Her Cumartesi günü saat:15.45’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz?



4 dönem üst üste milletvekili olmasına rağmen Çıldır Aktaş Gümrük kapısına giden yolu ve o yolun üzeride ki tüneli kendi ilçesini Ardahan’a bağlayan yolun yapımını 20 yıldır gibi yaptıramayan, ülkeyi Kafkaslara bağlayan dar ve bozuk yol üzerinde bulunan Ulgar tünelini açtıramayan Posof, Hanak, Damal’a doğalgaz getirtemeyen, Ardahan sınırları içinde geçen Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu üzerinde yapılacak denen Antrepo ve Doğu Expresi istasyonunu yaptıramayan Orhan Atalay 5. kez milletvekili olmak için yine aday oldu.

Seçmenin telefona cevap vermemekle sıkça eleştirlen, kendi bölgesinden yaşanan içme suyu sorununu görmezden gelip, Afrikalarda suyu olmayan yerler için kuyu açtıklarını ileri sürüp, kampanyalar yapan cemaatlerle birlikte bu bölgeden gelmeyen Orhan Atalay’ın yeniden milletvekili adayı gösterlip, gösterilmeyeceği merak edilirken 5. kez milletvekili olmak için aday adaylığı için resmi başvurusunu yapması ‘4 defa yetmedi 5. kez başvurdu’ dedirrti.




AK Partinin kendi tüzüğünü de görmezden gelip, 3. Dönem Kuralının esnetilmesi ardından milletvekili aday adaylığı başvurusunu yapan vev milletvekili olduğu süre içinde Ardahan merkez dahil diğer 4ilçeyeayrılan bütçenin aslan payını kendi ilçesine yönlendiriğiye eleştirlen bunlar yetmezmiş gibi birçok kamu dairesinde Atalay aile fertlerine iş sağlattığı ile ulusal ve yerel basında gündeme gelen AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, “Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 3. Dönem kuralını esnetti ve herkese başvuru mecburiyeti getirdi. Aday adaylığımız ilimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.” açıklamasında bulundu.



Bir O terk etmedi!..


‘Yatırım olur, gidenler geri gelir’ denerek 

30 yıl önce verilen mücadelenin ardından 1926 yılındakendisinden alınmış olan İL hakkını 1992 yılında174 bin nüfus ile geri alırken o günden bugüne beklediği yatırımların gelmemesi dolaysıyla sürekli gö verince nüfusu bugün 98 bine kadar düştü.

Geçmiş yıllara nazaran bu yıl beklenen kar ve kışın da gelmediği Ardahan’da kala kala  yalancı bahara inanıp, göç etmeyen tek leyleğe kaldı. 

Diğer leylek ve göçmen kuşların insanlar gibi terk ettiği Ardahan’ı kış boyunca terk etmeyen leylek kentin simgesi oldu.



En az göç alan il Ardahan 


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 yılına ilişkin iç göç istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye’de 2021 yılında 2 milyon 777 bin 797 kişi iller arasında göç etti. En önemli göç nedeni eğitim oldu. En çok göç alan il İstanbul, en az göç alan il Ardahan olurken, en çok göç veren il İstanbul olarak kayıtlara geçti.


‘MECLİS NEDEN FES EDİLMEDİ?’ DİYE SORAN YOK?!.


Hemen her konuda Cumhurbaşkanına ve başında olduğu iktidarın yaptığına karşı çıkan muhalefet, ‘seçim yaptırmaz’ diye suçladığı Erdoğan’ın seçim kararı alıp, meclisi fes etmemesine ses çıkarmazken, Türk Hukuk Kurumu Başkanı Av. Yaşar Çatak ‘Cumhurbaşkanının seçime götürme yetkisinin, bir fesih olmadığı yorumu da yerinde değildir. Seçim kararı almak mevcudu ortadan kaldırmak demektir. Bu işlem “fesih” değilse, o zaman mevcut meclise dokunmadan, onu koruyarak, yanına bir başka (ikinci) meclisin seçilmesini sağlamak söz konusu olacaktır.’ iddiasında bulundu.

Muhalefet başta olmak üzere şu an mecliste bulunan ve milletvekili maaşı dahil, bir çok imkandan faydalanan milletvekillerinin yeniden milletvekili olmak için partilerinin genel merkeleride bu kariyerlerini korumaya devam edip, yendien listeye girme konusunda avantajlı olurlarken milletvekili olmak isteyen diğer partililere haksızlık olduğu öne sürülmekte.


Bunun yanı sıra şu an alınan seçim kararı ile hala açık tutulan mecliste bulunan milletvekillerinin seçime kadar 3 ay daha milletvekili maaşı alma imkanı sağlayan bu durumun haksız bir durum olduğunu ve bunun3 yetmedi 11 maaaş aldıkları iddia edilen bürokratlardan farksız bir durum olmadığını belirten milletvekili aday adayları, her konuda muhalefet eden başta kendi partili milletvekilleri olmak üzere muhalefetin bu konuda neden sesiz kaldığını sordukları gözlenmekte.



ADAYIM!…


Belediye Başkanlığı sürecini katarsak 30 yıldan fazladır ülke siyaset sahnesinin birinci aktörü olmayı başaran AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adalet başta olmak üzere, insan haklarını vb. demokratik hakları tek elden topladığı, ülkeyi şirket gibi yönettiği, hatta Türk usulü başkanlık sistemini öne sürüp, arkasına aldığı devlet gücünü de ekleyip, seçime bile gitmeyeceği söylenip, diktatörlükle suçlandığı bu ülkede aslında iyi bir demokrat, hatta biz solcuların istediği gibi olmazsa da ne kadar devrimci olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Çünkü aynı “Yiğidi öldür ama hakkını ver” misali aynı Erdoğan’ı 35yıldır vitrinde tutanın insan haklarına bakışı, olaylara adaletli yaklaşımı ve en önemlisi iktidar olmanın tek yolunun demokrasiye sığınmak olduğunu anlıyor, algılıyor ya da kendisinin aslında o denildiği gibi değil, tam tersi,  o diyenlerden daha iyi bir demokrat, devrimci ve siyasetçi olduğunu karşısındakilerinin  yaptığına bakıldığında daha iyi anlıyor gibiyiz.

Ve gerçekten çoğundan demokrat, hatta kendisinin “Ben muhafazakâr bir devrimciyim” söylemiyle birlikte biz solcuların anladığı şekilde olmasa da devrimci bir kişiliğe sahip olduğunu ve “Seçime gitmemek için gerekirse savaş çıkartır, seçime gitmez” denen aynı Erdoğan’ın aldığı seçim kararı ile kendisine yönelik bütün suçlamaları, yönlendirenleri utandırmış, hatta yapılan suçlamaları yerle bir etmiştir.




Bu kararı alan aynı Erdoğan’ın “savaş çıkaramadıysa da depremi bahane eder, seçim yaptırmaz…” denildiği bir ülkede muhalefetçe suçlanan bu insanın aslında demokrasiden yana tavırlı olduğunu ortaya koyan seçim kararı ile görmek mümkün değil mi ? 

Yani, “Hani Erdoğan diktatördü, tek adamdı seçime bile gitmez diyordunuz, bu da onun söylemiyle birlikte devrimci ruhunu ortaya koyan son tavrı değil mi?” dedirten son seçim kararını yine de sizlerin yorumuna bırakıp, şu günlerde memleketi kurtarmak için kolları sıvayanlara bakmak isterim.

Evet, “seçime gitmez” denen aynı Erdoğan seçim startını vermiş kendisine “diktatör” diyenleri bir kez daha utandırmış hatta seçimi iptal eder beklentisi içine giren muhalefeti de mahcup ettiğini düşünen bir gazeteci olarak 11 kenti yerle bir eden deprem yetmedi bir çok insanın ölümüne neden olan son sel olayı,  pandemi ardından gelen ve %180 olduğu söylenen ekonomik krize rağmen hodri meydan diyen ve seçim kararı alıp, kendisini suçlayanları utandıran Erdoğan’ın aldığı seçim kararı ile birlikte “Memleketi kurtaracak tek adam benim bu nedenle ben adayım” diyenlerde parti genel merkezlerinin önünde, il başkanlarının makamında, ilçe başkanı ziyaretlerinde sıraya girmişlerdir.

“Memleket bu hale gelene kadar neredeydiniz?”  dedirten aday enflasyonu yoğunluğunun olduğu ülkede bende onlara bir soru soracağım,  1-Seçim kararını alan Erdoğan’a “Neden meclisi fesh etmedin?” diye sormayıp, milletvekili maaşlarını almaya devam eden ve mecliste olmanın gücü ile milletvekili rozetleriyle seçime giden ey siz devrimciler “Ben muhafazakâr bir devrimciyim” diyen Erdoğan’ı oradan indirmek için siz ne kadar devrimcisiniz?