
Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da




PEHLİVAN’DA HAYATA GÖZYUMDU..
Öte yandan Ardahanlı iş insanı Yılmaz Pehlivan’da hakka kavuştu
Pehlivan’ın cenazesi pazar günü Halilefendi mahallesi camisinde kılınan namaz ardından aynı mahallede toprağa verilecek.



2015 yılında yaşanan ve AK Partili Çıldır Belediyesi binasının önündeki “Ne mutlu Türküm diyene” levhasını sözleri kaldırılmış, konu gazetemizce manşete çekilince belediye ‘Yok öyle birşey.. Binayı onardığımız için geçici kaldırdik’ demişti.

Yazının belediye binasına yeniden asılması için imza kampanyası başlatılmış ilçe halkı, taleplerinin yerine getirilmemesi durumunda 1 Kasım seçimlerinde bunun faturasını sandıkta keseceklerini belirtilmişti.

Branşında beşinci dünya şampiyonluğunu kazanan milli sporcu Naz Arıcı, “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyor aldığım bu birinciliği Türk halkına armağan ediyorum” dedi.
Şampiyonaya aralıksız ve disiplinli bir çalışma süreci ile hazırlandığını anlatan Arıcı, “Ülkece çok zorlu dönemden geçtik. Bu süreçte ben de çok etkilendim. Bu anlamlı günde altın madalyayı alıp ülkeme armağan etmek benim için çok önemliydi ve başardım” diye konuştu.


Edinilen bilgiye göre; Ardahan’ın posof İlçesi Uğurca Köyünde yaz aylarında ikamet eden M.Ç. isimli şahıs, 2022 yılı Ekim ayında kendisine ait motosikletini kilitleyip muhafaza altına alarak Bursa’ya gitti. Seçim nedeniyle 12 Mayıs tarihinde Posof’a dönen M.Ç. muhafaza altına aldığı motosikletinin yerinde olmadığını ve çalındığı şüphesiyle durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İhbarı değerlendiren Posof İlçe Jandarma Komutanlığı JASAT dedektifleri, titiz çalışmalar sonucunda motosikleti çalan şahısları yakaldı. M.Ç’ya ait motosikleti çalan D.B. ve F.K. isimli şahıslar jandarma ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Çıkarıldıkları mahkemece D.B. simli şahıs adli kontrol kararı ile serbest kalırken, F.K. isimli şahıs tutuklanarak ardahan Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Yaşlı bilge ve Tanrı’nın hediyesi.
Yağmurlu bir akşam vaktinde aradım kendisini. Beni karşılamak İçin kaldığı apartmanın önüne inmiş, “Ya nerde kaldın sen, bak ıslanmışsın arkadaş” demişti. 81 yaşında birinin bu nezaketi beni hem sevindirmiş hem utandırmıştı.
İki odası ve salonu olan dairesini, anılarını ölümsüzleştirdiği fotoğraflarla bir sergiye, Ve okuduğu yerli yabancı kitaplarla da küçük bir kütüphaneye çevirmişti. Komodin, televizyon masası, kanepe başlarında ise, bir sürü ilaç kutularıyla mini ecza deposu gibiydi evi, bunu gülerek ifade ettiğimde “ee yaşlı ve yalnız bir adamın evi böyle olur” demişti.
Yalnız yaşıyordu yaşlı bilge. Bu biraz kendi tercihi, birazda kaderin cilvesiydi ona. Oturma odasında karşılıklı iki koltuğun arasına sıkıştırılmış ve üzerindeki kadehleriyle, mezeleriyle sanki yıllardır orada hazır bir şekilde duran masaya uzanıp bana bir kadeh rakı doldurdu.
Günlük konuşmalar, biraz daha tanışmalar, havadan sudan derken zaman bir hayli geçmiş olacak ki, içtiğim birkaç kadehin de etkisiyle dalıp gitmiştim oturduğum koltukta.
Karşımdaki duvarda asılı olan çerçeveler arasında, gülen gözlerle bir kadın fotoğrafı gözüme ilişmişti. Kim bu, demeye kalmadan, aklımı okumuşçasına kadehini havaya kaldırdı yaşlı bilge, benimde kadehimi havaya kaldırmam gerektiren bir edayla sordu; Tanışmak ister misin?
Ardahan’ın bugün en önemli tarihi kalıntılarından olan Akkoşun hanında, annesi rus, babası türk bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişti yaşlı bilge.
Masanın üzerinde olan annesinin fotoğrafına doğru uzanarak, bir eliyle kadehini tutuyor, diğer eliyle ise fotoğrafı okşayarak çok sevdiği annesini tasvir ediyordu bana; “Mavi gözlü, buğday tenli, iki üç dil bilen, danstan, edebiyattan anlayan kültürlü bir hanımdı benim anam. Ah o babam yok mu o babam, yerinde rahat durmamış kanına girmiş kandırmış annemi.” Diye esprili bir serzenişte bulunuyordu…
Hiç ara vermeden babasını sordum yaşlı bilgeye. Elindeki kadehi masaya usulca bırakıp koltuğuna oturdu, şöyle birazda gömülerek. Babamın tek bir fotoğrafı bile yok, dedi. Üzüldü mü kızdı mı anlayamadım. Çünkü onları çok erken yaşta bırakıp gitmişti babası.
Çok erken bir yaşta ölmüş babası. Tabi kader bu ya, o da erken atılmış hayata. Türkiye’deyken öğretmen olmuş, subay olmuş. Daha sonra gurbete düşmüş yolu; Alamanya yolcusu kalmasın!
İşçi olarak girdiği fabrikada yönetici olmuş. Tercümanlık, memurluk, komisyonculuk yapmış. Üst perdeden yöneticilerle, şirket sahipleriyle gazetecilerle dost olup cemiyette namı duyulmuş. Irkçıların saldırısına uğramış, ayağının üzerinden araçla geçmişler. Benimle konuşurken ayağını ovalıyordu bir yandan da, noldu bacağına dediğimde uzun hikâye demişti.
İlk evliliğini, çalıştığı fabrikanın kadın şefiyle yapmış fakat onda aradığını bulamamış. Beni çok severdi, gece yarılarına kadar beni bekler, karnımı doyurur, beni koynuna alırdı, dediği ilk karısından iki çocuk yapmış.
Ama onunla mutlu olmadığını, aşkın başka bir şey olduğunu ve bulamadığı aşkı o zamanlar hep başka bedenlerde aradığını söyledi bilge, bunun doğru bir yaklaşım olmadığını itiraf ederek, biraz mağrur bir ifadeyle.
Duygusal sebeplerden ötürü mutsuz geçen epey bir vakitten sonra, günlerden bir gün bir iş kazası geçirmiş vücudunun bazı bölgelerinden yaralanmış. Madden ve maneven yaralı bir şekilde barda oturup çokta umutlu olmadığı gelecek planlarını düşünürken, Onun içeri girdiğini söyledi yaşlı bilge; Tanrı, hediyemi ayağıma kadar göndermişti, diyerek.
Hepimizin izlediği bir filmde diyordu değil mi, “..Aşık olmak anlık birşey……. Birden her şeyin çok parlak göründüğü……. Birden en pastel renklerin ısınmaya başladığı…. Birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu….. İnsan karar vererek aşık olmaz…. Sadece bir bakar olurmuş…” Yaşlı Bilge aşkını bulduğu anları anlattıkça bu sözleri düşündüm.. O ise devam ediyordu. Onun Kendisine nasıl seslendiğini, nasıl beline sarıldığını, dansa davetini, bisikletine bindirip kaldığı yurda götürdüğünü, yaralarına yaptığı pansumanları ve sabaha kadar seviştiklerini anlatıyordu… adı Theodore.
Manası Antik yunanda “Tanrının hediyesi” demekmiş, bunu çok sonra öğrendiğimde nedenini bilmediğim bir şekilde ağlamaklı oldum.
Eve ilk girdiğimde en büyük fotoğraf onun fotoğrafıydı. Hemen hemen her duvarda başka bir fotoğrafı vardı. 21 yıl birlikte yaşamışlar, onunla geçirdiğim her saniye dolu doluydu diyordu.
Kumsallarda nasıl uyuduklarını, aynı işyerinde nasıl çalıştıklarını, Ardahan’a nasıl geldiklerini, egede ki yazlık zamanlarını anlattı, kah gülerek, kah içini çekerek. Arada kalkıyor resmini okşuyor sonra kadehinden bir yudum alıyordu.
Didim’i çok severdi, ben bıkmıştım artık her yaz didime gelmekten. Ama Theo, “burası benim cennetim” diyordu Didim için. Bir gün anamı çok özledim, Türkiye’de sağ sol dönemi. Yurda giriş, çıkış tehlikeli. Şehirler, yollar birbirini sorgulayan, alıkoyan, vuran insanlarla dolu. Theo’yu çağırdım anamı görmek istediğimi söyledim. Oturdu plan yaptı. Türkiye haritasını açıp, hangi yollardan gitmemiz gerekiyor, nerde ne zaman kalmamız gerek hepsini planladı. Çıktık Ardahan’a geldik. Theo Anamın elini öptü, yanında kaldık. Sonra çıkıp geri geldik. O yolculuğu unutmam.
Bir keresinde ise bana seslenerek, onu aldatıp aldatmadığımı sordu. Ben Theo’yu hiç aldatmadım, aklımdan bile geçmedi. Ama o buna inanmadı tabi, bununla ilgili bana hep şakalar yapardı. O benim tanrıçamdı. Onu üzemezdim.
Theo, beni yeniden yarattı, var etti, silkti, ayağa kaldırdı, hayata bağladı diyordu yaşlı bilge.
O sabah mutfakta kahvaltı yapıyordum, Theo ve küçük kızım alışverişe gitmek için evden çıktılar. Daha iki dakka olmamıştı ki kızım koşarak içeri geldi, baba koş anneme bir şey oldu dedi.
Koştum gittim. Başını arabanın direksiyonuna dayamış baygın duruyordu. Soluğu kesilmişti. Yere uzattım, bir, iki, üç, dört, beş……nefes. bir, iki, üç, dört, beş……nefes. Çok uğraştım, kurtaramadım. Kalbine yenik düştü. Theo’mu kaybettim, dedi.
Kalakaldım.. Bir an için “Memnun oldum” diyecek oldum ama sadece sustum.
Aklımda Hesiodos’un kelimeleri dolaşıyordu;
“O sırada gökyüzünden bir örs düşse, ancak dokuz gün dokuz gece sonra varabilirdi yeryüzüne.”
Gece yatakta anlattıklarını düşündüm. Ertesi gün beni uğurladı yaşlı bilge. Uçakta gelirken içim geçmiş. Rüyamda boş bir duvar ve duvarda asılı, kocaman fotoğrafta gülen gözlerle Theodore.
Uyandım. Aklımda yine Hesiodos’un kelimeleri….
“ve tunçtan bir örs düşse yeryüzünden, ancak dokuz gün dokuz gece sonra varabilirdi göz bebeklerine.”
Işıklar içinde uyu Theodore.
O yaşlı bilge seni sonsuza kadar sevecek.
Yazan: Doğu Yılmaz
**Fotoğraflarda kalanlar..
Babam tanıştırmıştı bana ailesini.. Ben de oğlumla tanıştırmıştım babamın bize bıraktığı değerli bir miras gibi, Atilla Amcayı, Karaca ailesinin Öztürk isimli ferdini…
Aynur abla, Serpil abla kız kardeşleriydi Atilla Amcanın… Erdoğan abi de bir albay çocuğu olarak ailenin eniştesiydi.
Ve hep ‘akil adamım’ diye sıkıldığımda sığındığım, her seferinde uzun hayat hikayesini ezberlercesine dinlediğim, dinlerken birlikte sarhoş olduğumuz Atilla amca da çekip gitmişti..
Hem de ‘ölme sakın, yoldayım, geliyorum, yaklaştım..’ dememe rağmen ve beni beklemeden.
Ve öldüğünü yolda duyduğumda ne yazabilirdim ardından yıllarca birlikte kalıp, sırdaşım, 83 yaşında ki arkadaşım ardından diye düşünirken..
Ve kendisiyle 2 yıl önce tanıştîrdığım oğlum Doğu’nun “Yaşlı Bilge” adını verdiği Atilla amcanın ardından hiç bir şey yazamadım, oğlum Doğu’nun kendisini ilk görüp yukarıda yazdığı yazıdan öteye zaten yazamazdımda..
Babanında bir gün fotoğraflarda kalacağını unutma oğlum Doğu, güle güle İran kökenli, has Ardahanlı, akil amcam Atilla amca diyerek…
.jpg)
**GEÇMİŞ HABERLERİMİZ İÇİN ARŞİV LİNKİMİZE



‘Önce yoksullastir, ardindan el açtir, sevap isle’ taktigi ile siyasetin yapildigi ülkemin Ardahan iline bugünlerde içleri gida maddeleri dolu tirlari geldigini gerek yerel gerek ise ulusal gazeteler de gündeme getiren bir olarak bu kadar yardimin kimlere nasil dagitildigini merak ediyorum. Depo bulunmaktan zorlanip, belediye baskaninin oturdugu villanin deposuna bile doldurulan bu gida paketlerinin dagitimini kimler ve hangi kriterler göre dagitiyor acaba?.. Çünkü devletin valilik ve kaymakamliklar araciligiyla yaptigi kömür, nakdi ve gida yardimlari dagittigi yardimlar önce bir vali yardimcisi veya kaymakam baskanliginda komisyonlar kurup, içlerinde birde din adaminin oldugu ekiple bu yardimlar dagittigini bile biri olarak AKP Kadin Kollari Baskaninin tek basina bu kadar yardimi nasil ve hangi kriterler esliginde bu paketleri dagittigini merak ediyorum.. İl ve ilçe yönetimlerinin bu isin disinda birakildigini da ögrendigim su günlerde ayni zaman da bir bayan olan AKP Kadin Kollari Baskaninin bu yardimlari dagitirken, kimin araciyla, nasil, hangi kriterlere dayanarak kime, nasil, niye tirlar dolusu sözde ramazan yardimi olan bu içi gida dolu yardimlari nasil dagittigini açiklamasi gerekmez mi? Size açiklar mi? **Ardahan’in Gerçek Gündemi.. Dikkat ediyor musunuz bilmiyorum ama yagan yagmurlarin kisin yaklastigini ve bir yilin daha bittigine isaret ettigini.. Ve yine dikkat ediyor musunuz bu yilda kent içindekiler gibi köy yollarini da halen yapilmadigini.. Organize sanayi yolundan beter sehir içi yollarin yanin da her iki kilo metrede bir patlayan sehirler arasi yollari kar ve buzlarin kapatmasina surada kaç gün veya ay kaldi.. Burayi geçip, köylerin yollarina girip, susuz ve elektriksiz yaylalara çiksak çayirlarin yine ot vermedigini, geçen yil gibi yeni bir kaba yem sikintisinin gündeminde olan köylüye rastlar, elinde kalan hayvana agladigini ama tarim bakaninin bunu anlamayip, ‘Ardahan’da hayvan sayisi artti’ diyerek sevindigini anlattigini görürsünüz… Oradan gelip, kent içinde gezer ve bir iki esnafa ugrarsaniz siftah yapmadan kepenk kapattigini, hayvanini gerçek deger de satamayan ve iki yila yakindir perisan olan köylünün kendilerini de batirdigindan yakindigina sahit olursunuz.. Memurlari dinlemeye gerek var mi bilmem ama beli bükülmüs olarak gezmelerinde ve bankalarin kravatli kölesi solan renklerinde anlarsiniz halinden.. Peki ya siyaset ve siyasetçilere ne demek gerek bilmem ama onlarin bir çogunun da siyasette hayir gelmedigini ve eski Ardahan vekili Kenan Altun gibi ot olmazsa da atadan/deden kalma çayirlarda tirpan çektigini görürsünüz.. Gerçi bir çogunu ortalikta görmeniz zor olasa da Ardahan’in gerçek bir gündemin de siyasetsizlik oldugunu görür ve bu kentte niye politikayi, siyaseti hak edildigi gibi yapanlara rastlanilamaz diye de düsünürsünüz, gerçek gündemi sanal gündemin gölgesinde kalan Ardahan’da.. İnternet üzerinde atilan hazir basin bültenleri ile Ardahan’in gündemini belirlediklerini sananlarin gerçekleri görmeleri için söyle halkin arasina girip, bu kentin gündeminin issizlik, yoksulluk ve perisanlik oldugunu görebilirler desem de bos olacak ama yinede yazayim dedim, gerçek gündemi.. **Olmaz olsun böyle adim.. Baris sürecinin devami için herkesin diline hakim olmasini isteyen Öcalan’in son İmrali açiklamasina baktigimizda 6 ayi bulan bu süreçte Öcalan ve PKK’nin bir hayli samimi oldugunu görmek mümkün. Kendisiyle masaya oturanlarin halen kendisine ‘Terörist’ basi demesini bile durmazdan gelip, barisin hatri için yillardir tutuldugu 4 duvar arasinda barisa yönelik mesajlarini vermeye devam eden ve basta BDP’lileri olmak üzere PKK’yi, Avrupa’yi ‘Diliniz baris dili olsun’ diyerek uyaran Abdullah Öcalan’in dikkat çektigi bir baska önemli sey ise basta Suriye’de olmak üzere bölgede yasanan gelismelerdir. Türkiye’yi bu gelismeler karsisinda uyanik olmaya ve Kürtlerle barisa devam etmesini de isteyen Öcalan’in bölgede ki etkisinden de, ‘Beni basinla görüstürün’ çagrisiyla dikkat çekmesi önemli bir çagridir. Çünkü gelecegi iyi tahlil eden bir kisilige sahip olan Öcalan İmrali’ya gidip gelen heyetlerle yeterince mesaj veremedigini, bunun da devamini istedigi baris sürecinin gerek ülke içinde gerek ise dis güçlerce sabote edilmesinden çekinmektedir. Öcalan’in son İmarli açiklamasinin her satirinda ayri bir mesaj ve anlam çikarilmasi ve çok iyi tahlil edilmesi gerektiginde dikkat çekilmesi gerekirken, hükumetin beklenen adimlari bir türlü atmayip, korkak davranmasi bu sürece en büyük engel olarak degerlendirilmektedir. Baris için böyle güzel bir ortami ve kamuoyunu hiç bulamayan diger gelmis, geçmis hükumetlerin hatasini yapmaktan çekinen Öcalan hükumetin tek disi kalmis canavar misali MHP’li Vural’in mecliste ki basin açiklamalarinin etkisinde kaldigina da isaret ediyor.. Ama bu arada Basbakanin adimdan ziyade açiklamalarina bile jestle karsilik verildigini de görmek gerekir. Çünkü baris sürecinin baslamasindan bu yana hep iyiy niyetli davrananin PKK oldugu ve bu iyi niyete BDP’nin tam destek verdigini de görmek gerekir. 8 Binin üzerinde üyesinin hala KCK adi altinda cezaevlerinde oldugu BDP’nin son açiklamasi da çok önemlidir.. İste Öcalan’in, PKK’nin ve BDP’nin ‘Hükumet sende adim at’ diyerek son attigi adimla ilgili ajanslara düsen haber.. BDP Şirnak Havalananinin eski bakanlardan Şerafettin Elçi adinin verilmesine jestle karsilik verecek. Cuma günü hava alaninin açilisi için Şirnak’a gidecek olan Basbakan Erdogan’in karsilanmasi için BDP 20 bin kisilik davetiye bastirdi. BDP Cizre İlçe Baskani ‘Bütün teskilatimizla karsilamaya katilacagiz’ dedi. Peki bunca adima karsin hükumet nasil bir adim atiyor? Efendim biz Suriye’de yeni olusumlara izin vermeyiz adimlariyla mi? Olmaz olsun böyle adim.. **Bizden ne istersin?.. Aslina bugün bir ask yazisi yazmak ve askin insan psikolojisi üzerinde ki etkilerini anlamak istiyordum.. Ama gelin görün ki basta içisleri bakani olmak üzere ‘Açma su yarayi’ diyenlerin tepkisini alrim diye bu yönde ki düsüncemi geri çekip, ‘Bir ara yazarim’ diyerek yazmaktan kaçiyorum.. Çünkü geçmiste Ardahan’da bir Müftü’nün bile aska teslim oldugunu bilenlerdenim.. Yani askin yeri geldiginde Posof Ilgar’i, Şavsat Sahara’yi delip bizlere tünel açmazsa da Uludereler kadar insandan yaralar açtigini iyi bilenlerdenim.. Neyse dedik ya Ask dolu yazi yazmayacagim, siteme koydugum siirli günün fotograflari gibi bugün kü askli yazimi da geri çekiyor ve yine siyasete daliyorum.. Evet dün ziyaret ettigim bir dostumun ben içeri girer girmez, ‘Ya kardesim bizden ne istiyorsun?’ diyerek sitem ederken son günler de iktidar ve muhalefet partileriyle ilgili yazilarima dem vuruyordu.. Gerçi bundan önce AK Parti İl Baskani Yunus Baydar’da beni telefonla aramis, kendisi ve yönetimiyle ilgili ele aldigim yazilarimi hiç hak etmediklerini aksine var olan güçleriyle Ardahan’in gelisimi için çalistiklarini uzun uzun anlatmis ve Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakanin üçüncü kez Ardahan ziyaretinin iktidarda olan partisinin Ardahan’a verdigi önemin açik göstergesi oldugunu söylüyordu.. AKP’li olan dostumun bu sitemli karsilamasina cevap vermeden önce ayni dostumun, ‘Gerçi haksiz da degilsin, bu kentte iktidar miyiz, muhalefet miyiz ben de bir sey anlamis degilim’ diyerek elestirilerime katilmasi dikkatim de kaçmazken, dostumun ve il baskaninin basinda bulundugu siyasi partinin ve diger siyasi partilerin Ardahan’da ki varlik yada yokluklarini da bir kez daha masaya yatirma imkani bulduk.. Çünkü bu kentte aydinlari, toplum önderlerinin, basinin oldugu gibi siyasetçilerin de yasananlar karsisinda sus/pus olduklarini anlatma imkani buldum.. Kendilerinden bahsettirmeyi beceremeyen kabiliyetsiz, is yapamaz, sorun çözdüremez siyasilerin bol oldugu bir Ardahan’da benim kimden ne isteyebilecegimi anlattigim dostumun kendisinin de bir siyasetçi oldugunu ve benim bu yöndeki bir çok elestirime katildigini, ama ‘İste’ lerin çok oldugu bir kentte siyaset yapmanin da zor oldugunu anlatirken, birilerinin basina getirildikleri koltuklarin hizmet için oldugunu unutup, her gün gelip, gittikleri Posof ilçesinin köy yollarini bile yaptiramadigini da kendisine anlattim. Benim kimseden bir sey istemedigimi, her istedigimin güzel bir Ardahan için oldugunu ve en önemlisi tutarli, kisisel, küçük mutluluklarla yapilan siyasetin toplumu mutlu etmedigi gibi kabul görmedigini aktardigim dostuma benim bir Ardahan asigi oldugumu, gerginligimin de buradan geldigini anlatip kendisinden ayriliyordum.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com

Yaz oldu yonca bitti de, bizim dernekçiler Kafkas arilari gibi daglara uçtu galiba. Nedense birer birer yok oldu. Nerede kaldi Ardahan temsilcilikleri, memleket sevdalilari, Ardahan’in kurtaricilari, hani birlestiriciler, hani kurtaricilar, hani bulusturucular? Yatagini ocagini bosaltan singirdakçilar, sizi gidi sizi sarlatanlar. Bir misal vardi ya ‘ Yazin sivrisinek saz hos, kisin eve dön çuvallar bos’. Bizim dernekçiler ona benzer. Yanlis mi yazdim gazeteci kardes, kusur ettiysem bagisla. Yazarsan da dogru yaz, bana, sana kizmasinlar. Çünkü onlar dogru söyleyeni dokuz köyden kovar misali bakarsin kudururlar, haykirirlar, kükrer, çosar (elgi atlari) gibi nara atarlar, sagi solu belli olmaz, ümmetine bile tekme atarlar. Milletinin önderi ve de öncüsü görünür gibi kisisel sovlarini yaparak ezik egolarini tatmin etmenin hesaplarini yaparlar. He mi gazeteci kardes. Borçlu harçli güzel bir jipi arabasi var. Kafasi bos, yakisikli güzel bir elbisesi var, yaninda üç bes de yalakasi var. Köy, yayla, festival, senlik gezer fiyakasi var, görmezlikten gelir sanki o memlekette hatirasi var. Kim bunlar gazeteci kardes? Hani kaz geceleri, hani il ilçe köy dernekleri, hani Ardahan’in sorunlarini paylasan, çözüm arayan, sözüm ona kurtaricilari. Bunlar aksamdan ölen korkaklardir. Buradan ülkenin neresinde olursa olsun nasil yasarsa yasasin kendi hak ve hukukunuzu her yerde savunun, sizin yerinize karar verecekleri elestirin, yanlislarina da dur diyerek hesap sorun. Her ilin sivil toplum örgütleri var, birbirini tamamlama noktasinda, siyasi kulvarda da her platformda da yerleri de var, makamlari da var. Bizim örgütlerimizi ne Ardahanlisi ne de bürokrasisi tanimiyor ve de umursamiyor Ben de diyorum ki gelin birlik olalim, barisalim, birlikte hareketle memleket gündemine oturalim. Kendimizi de, varliginizda Ardahan’in gündemine oturtarak, güzel seyler yapalim. Önümüzdeki yerel seçimlerde gündem belirleyici radikal kararlarla siyasi platformda da, bürokraside de memleketimizin kaderini degistirecek tarzda büroksasi ve yöneticileri belirleyecek güç odakli örgütlesmemizi saglayalim. Degil mi gazeteci kardes? Yaz bunlari, yaz da okusunlar. Belki biraz daha duyarli yaklassinlar. Sana bana kizsalar da belki güzel seyler yaparlar. Ama sen yaz gazeteci kardes, kusurum varsa bagislayin. Saygilarimla. Şemsettin ŞENEL ARDEF Egit. Sekr.

Zaman zaman dikkat çektigimiz ve gündeme getirdigimiz bir önemli konuya bir kez daha dikkat çekecem, belki birilerine bir seyler anlatiriz umuduyla.. Evet sikça üzerin de durdugumuz beylerin eslerini ikinci planda tuttugu eslerinin protokole getirmeme aliskanligi profesör vekilimiz döneminde de devam ediyor.. Gerçi daha önce ki vekillerimizin eslerini, çocuklarini da görüp tanidigimiz yoktu ya yeni umut deyip, merhabalasmak istedigimiz yeni vekilin esini de bugüne kadar görüp, tanima serefine laik olmadik.. Son olarak valinin esiyle birlikte sehit ailelerine verdigi yemekte fotograflanan Ardahan’in iktidar yakasinda ki vekilin esi gibi bir çok üst düzey bürokratimizin de bu yemege ve diger bir çok etkinlige eslerini getirmedikleri ve biz halkin nazari deger diyerek evden disari çikarmadiklarini görüyoruz.. Ne diyelim belki de çogu bekar da ondandir.. **Tesekkürler.. Meslegimiz geregi güzel ve kötü haberleri ilk alanlarin basinda gelenler olarak gerek Ardahan’da gerek tüm dünyada yasanan gelismeleri an an takip etme gibi bir yarisi içinde olmanin stresiyle kosustururken, yillardir tünelle delinecek denilen Ilgar’in ötesinde ki Posof’ta bir çocugun, hem de bir kiz çocugunun iki gündür kayip oldugunu duyuyordum. Gazetecilik meslegini verdigi heyecanin yani sira olaganüstü bir heyecan yaratan annelik duygulariyla yakin takibe aldigimiz bu haberin güzel bir sonuçla sonuçlanmasi basta beni olmak üzere tüm Posof’a ve Ardahan’i rahatlatmisti.. Çünkü kayip olan hem bir çocuktu, hem de bir kizdi.. İnsanin aklina her türlü sey geliyordu.. Ve.. Asiye Nur Dülger bir ormanci kulübesinde uyurken sag, salim bulunmustu.. Hepimizi rahatlatmisti.. Ve bize de Asiye’nin bulunmasina katki sunan herkese tesekkür etmek kalmisti.. **Kar erken yagar mi? Ardahan’da yasayanlarin bu yaz dogru dürüst isinamadigini, ama batida ki illerimizde yasayanlar gibi de asiri sicaklarda bunalmadigini söyleyebiliriz. Çünkü bu yaz ne yaz, ne de bahar oldugunu yilin bitimine çok kisa bir süre kaldigi su günlerde halen anlamis degiliz. Son günlerde yagan yagmurlarin iyiden iyiye serinlettigi Ardahan’in üzerinde dolaimaya baslayan kar bulutlarinin sanki bu yil kisin erken gelecegine isaret ederken, bu ayin sonunda yapilacagi söylenen kent içi yollarin yapilamayip, gelecek yila kalmasindan korkarim.. Bilmiyorum ama artik insanlara gina getiren kent içi ve köy yollari gibi evlere çekilmeye baslanan dogal gaz çalismalari dolaysiyla ara yollarin bile alt üst oldugunu görmekteyiz. Belediye baskanlarinin ‘Az daha sabir’ diyerek bozuk yollarda hurdaya dönen araç sahipleri gibi stresli oldugu su günlerde ‘Kar yagar mi?’ sorusu bile insanin moralini bozan bir durum olarak karsimiza çikiyor. Evet ‘Kar erken yagar mi?’ sorusunu bize ve sanirim belediye baskanlarina sorduran yagmurlarin araliksiz devam ettigi Ardahan’da bu yil bitecegi söylenen bir çok sey gibi yollarda halen yapilip, bitirilmedigini görüyoruz.. **Mit Bulvarini dedik, onlar Emniyetin duvarini açtilar! Konumuz moral bozan yollarken sizi güldürecek bir durumdan da bahs etmek isterim. Bizleri takip eden okurlariniz bilirler geçen gün ‘MİT Bulvari Açilsin’ diye bir yazi ele almis ve eski TOKİ sakinlerinin kapatilan yolunun açilmasini rica etmistim. Yani yaklasik bin 500 insanin yasadigi eski TOKİ’nin yolu olan ve güvenlik gerekçesiyle kapatilan eski TOKİ’nin yani basinda ki MİT binasi ve valinin evinin önünde ki bulvarin insan ve aras trafigine açilmasini isteyen bir yazi ele almis ve bu yönde ki beklentileri dile getirmistim. Ama gelin görün ki bu yöndeki yazimi Vali ve MİT’in dikkatini çekmezken gazetemizi yakindan takip, edip, her satirinin anlamini defalarca bölüp, parçalayip, toplayan emniyet müdürlügü tarafindan dikkate alindi ve eski TOKİ’nin sakinleri ile birlikte oturan polislerin kisa yoldan müdürlüge girmeleri için TOKİ sakinlerinin hakki olan yola da çekilmis olan beton duvar kirilip, bir kapi takildi.. Evet yollarin bir türlü yapilamadigi, insanlari hakki olan yollarin ‘güvenlik’ adi altinda kapatildigi Ardahan’da yasanan ilginçliklere insanin aglamasi degil, gülesi gelir dedikler sanirim bu durum olmali..

Yerel seçimler öncesi ‘Kimim nerede, hangi parti de belediye baskan adayi, kimin belediye ve il genel meclis üyesi adayi?’ olacaginin tartisildigi ve Meslektasimiz Murat Abdullahoglu’nun da Göle Belediye Baskani aday adayi oldugunu su günlerde Göle CHP’nin ne is yaptigini, nerede oldugunu merak ederim.. Evet 12 Eylül’den sonra Göle’de bir türlü me genel de, ne yerel de iktidar yüzü göremeyen Göle CHP’nin yaklasan yerel seçimlere ne kadar hazir oldugundan da haber alamiyoruz. İbrahim Kaya’nin, Ali Kiliç’in ve su an İl yöneticisi olan Selahattin Kiliç’in isimlerinin konusuldugu Göle CHP’nin bu gidisle Göle’de bir dönem daha bekleyecek gibi görünsede daha erken, su an ortada gözükmeyen İlçe teskilati ve onun basinda ki İl teskilatinin çikisi beklemek gerek.. Çünkü kamuoyunu ‘degismeli’ diyerek sürekli yüklendigi Baki Çetin’i aratan bir teskilati simdiden elestirmekte dogru degil.. Ve ülkede 10 yildir iktidar olan AKP’nin, Sabri Muratoglu’nun, Cengiz Çapan’in, Mahmut Toprak’in oldugu bir partinin yani sira CHP’den beter nir halse ki BDP’nin de Göle de oldugunu unutmayalim.. **İnekler mi, siz mi ölmüstünüz? Hatirlayaniniz var mi bilmem ama basta belediyesi kapatilan ve bu seçimlerde belediye baskani seçmeyecek olan Köprülü (Gorevng) Beldesin de olmak üzere Göle’nin bir çok köyünde sap dolaysiyla hayvanlarin telef oldugu ve aylarca bu yönde köylünün feryadini dinlemis, yerel de yetmez ulusal gazetelerde mansetlere tasimistik.. Ve geçen hafta sonu Ardahan’a ardindan Göle’ye konunu birinci muhatabi, Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker geldi. Ama ne hikmetse Meclise bile kaburgalari götürülüp, gündeme tasinan hayvan ölümleri ile ilgili bizlerin, muhalefetin partisi vekilin yakasina yapisan o köylüler ortada yoktu.. Evet gerçekten iç acitan bu durum karsisinda bizler yerimizde donup kalirken, kisin kaba yem sikintisinda baharin saptan, yazin ise yerlerde sürünen hayvan fiyatlarindan aglayan köylü, hayvan yetistiricisi ortada yoktu.. Yani her sey, her zaman ki gibi güllük gülistanlikti.. Ve duyarsizliklari ile taninan ‘Ey halkim’ sus/pus olmus, muhalefet kaçacak delik bulup kayip olurken halkim yine tirsmis, kendi sorununu bie bakana anlatmamisti..

Geçtigimiz günlerde ele aldigim bir yazi gündemi bir hayli mesgul ederken, o yazimiz kimilerini ise kizdirip, köpürttü.. ‘Bende adayim’ baslikli yazimin ardin da gelen tebriklerin yani sira bu yazimiz da anlatmak istediklerimizin yerini buldugunu görürken, bir bayan olarak böyle bir istemde bulunmak, böyle bir düsünce de olmanin da ne kadar zor oldugunu da görmedim degil.. Birilerinin yazimi üzerilerine alip, pembe gözlükleriyle baktiklari dünyalarini bunalttiklarini da sahit olurken, benim asil üzerinde durmak istedigim bu küçük ilçe de bir bayanin köy muhtari, il genel meclis üyesi, belediye meclis üyesi veya belediye baskanligi için aday olup, olamayacagidir.. Erkek hegomanyasinin hüküm sürdügü bu kentte neden oglan çocuklari ‘Ben adayim’ diyor da kiz çocuklari niye ‘Bende adayim’ diyemez ki? Bilmem ama yaklasan yerel seçimler bir çok süprize açik haberiniz ola.. **Veterinerler Partisi. Ardahan’a her gelen bakanin götürüldügü Çildir’da ki arkadasimiz Mazlum ile skeyp üzerinde sohbet ediyorum ve tarim bakaninin nasil karsilandigini soruyorum. Mazlum’un anlatiklari öncesinde ise gerek kendimize ait siteleri, gerek ise ajans haberlerini de gözden geçirirken dikkatimi bir sey çekiyor.. Bakan beyin Ardahan ziyaretinin fotograflarina bakarken Çildir’dan oldugu gibi diger ilçelerde hiç bir AKP’li yöneticiyi göremiyor ve dönüp, tanidigim AK Partilileri ariyorum.. Ve soruyorum, ‘Siz bakan beyin Ardahan ziyaretine katilmadiniz mi?’ diye.. Gerek Mazlumla yaptigim sohbette, gerek ise AK partililerle yaptigi telefon görüsmesin de bakanin Ardahan ziyaretine halk gibi bir çok AKP’linin de tesrif etmedigini ögreniyorum.. Ve bunun nedenini sorunca, iktidar partisiyle 5-6 kisinin disinda kimsenin ilgilenmedigini ve önümüzde ki yerel seçimlere ineklere igne vurmaktan aciz, sapin yayilmasina neden olan veterinerlerin bu partinin adaylari oldugunu ögreniyordum..


Ardahan Vali Yardimcisi Deniz Piskin, 2013 SODES kapsaminda hazirlanan 68 projeden 34’ünün kabul edildigini söyledi. Ardahan vali yardimcisi deniz Piskin, yaptigi açiklamada, söz konusu projelerin maliyetinin 4 milyon 175 bin lira oldugunu belirterek, bu kaynagin Ardahan için önemli oldugunu ifade etti. Kalkinma Bakanligi tarafindan ayrilan kaynagin çogunlugununun Milli Egitim Müdürlügünün almayi hak ettigini anlatan Piskin, “Kaynagin yaklasik 900 bin lirasi milli egitime aktarildi. Yani ‘SODES Şansim Olsun’, ‘Bana da bir Şans Verin’ ve ‘Dershane ile Kütüphane Olusturulmasi’ projelerine ayrildi” dedi. Önceliklerinin egitim oldugunu vurgulayan Piskin, sunlari kaydetti: “Çünkü egitim projelerini yüksek puanliyoruz. Ardahan da egitimde kabugunu kirsin, gerekli çikisi ve basariyi saglasin diye. Digerleri genellikle sosyal hayata dair projeler. Kaynagin yüzde 25’inden fazlasi sivil toplum kuruluslarina ayrildi. Bu kaynagin 1 milyon 823 bin lirasi merkeze aktarilirken, Göle ilçemize 959 bin lira, Posof’a 205 bin lira, Hanak’a 307 bin lira, Damal’a 409 bin lira ve Çildir ilçemize ise 470 bin lira ayrildi” ifade etti. SODES’e Ardahan’in 2010 yilinda dahil edildigini hatirlatan Piskin, “Bu yil 68 projemizden 34’ü kabul edildi. Böylece 2010-2013 yillarinda toplam 112 proje uygulanmis olacak. Bunlarin toplam maliyeti de 12 milyon 619 bin lira yapiyor” diye konustu. Haberi ekleme saati: 16.01-24 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Vatandaslar, milletvekilini ziyaret edip sorunlarini yüz yüze konusmanin yani sira Meclis’in denetim olanaklarini da kullanmayi ihmal etmedi. Bu yasama döneminde TBMM Dilekçe Komisyonu’na 15 bin 610 dilekçe geldi. Dilekçe Komisyonu, müracaat bakimindan, üçüncü yasama yilinda 4 bin 876 dilekçenin geldigi İnsan Haklarini İnceleme Komisyonu’nu geride birakti. Mehmet Danis, dilekçelerden alti bin tanesinin Dersim Katliami konusunda oldugunu söyledi. Danis, Basbakan Erdogan’in Dersim çikisindan ve daha sonra Dersim konusunda kurulan alt komisyonun ardindan dilekçe sayisinin daha da arttigi bilgisini verdi. Bununla birlikte en çok sikayetin geldigi elektrik sayaçlari, banka kartlari gibi toplumsal duyarliligi yüksek konulara iliskin alt komisyonlarla farkindalik olusturuldugunu belirten Danis, “Vatandas da Anayasal hakkini kullanmaya basladi. Ayrica bilgi edinmeyle ilgili bir bilinçlendirme oldu, bu da dilekçe rakamlarina yansidi” diye konustu. Dilekçe komisyonuna gelen 15 bin 610 basvurunun 12 bin 358’i erkekler, bin 850 tanesi ise kadinlar tarafindan yapildi. Çesitli sivil toplum kuruluslari tarafindan ve toplu imza atilarak verilen dilekçe sayisi ise bin 51 oldu. Bu dilekçelerdeki imza sayisi ise bir milyonu asti. Vatandaslarca en çok talep ve sikâyette bulunulan kurumlar Valilikler, Sosyal Güvenlik Kurumu, İçisleri Bakanligi, Milli Egitim Bakanligi ve Milli Savunma Bakanligi olarak siralandi. En fazla dilekçe İstanbul’dan Basvurularda en fazla dilekçe gelen iller İstanbul (yüzde 33.64), Tunceli (yüzde 25,04), Ankara (yüzde 21,07) Bursa (yüzde 9,74) ve Elazig (7,43) oldu. Komisyona en az basvurunun yapildigi bes il ise Ardahan, Van, Bayburt, Şirnak ve Sakarya olarak siralandi. Haberi ekleme saati: 15.59-24 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Kaçak elektrik kullanimi yüzde 4.75 artarak yüzde 25.09’a ulasti. Diyarbakir, Şanliurfa, Mardin, Batman ve Siirt’te hizmet veren Dicle EDAŞ’ta kayip kaçak orani % 71.37 oldu. Sayistay raporu kaçak elektrikteki aci tabloyu gözler önüne serdi. TEDAŞ’a ait 2011 yili raporuna göre Türkiye’de kaçak elektrik kullanimi bir önceki yila göre yüzde 4.75 artarak, yüzde 25.09’a ulasti. Meclis KİT Komisyonu’na önceki gün ulasan rapora göre, teknik kayiplar ve kaçak kullanilan enerji toplaminin satin alinan enerji içindeki payi, Van, Bitlis, Hakkari, Mus’ta faaliyet gösteren Vangölü EDAŞ’ta yüzde 52.10 olarak gerçeklesti. **KAÇAK KULLANIMI YÜZDE 71’E YÜKSELDİ Erzurum, Agri, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Igdir ve Kars’ta dagitimi üstlenen Aras EDAŞ’ta yüzde 26.42 olan kaçak orani, Diyarbakir, Şanliurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şirnak’ta hizmet veren Dicle EDAŞ’ta yüzde 71.37 oldu. **53 BİN 483 KAÇAK Aksam gazetesinden Volkan Yanardag’in haberine göre; Raporda, TEDAŞ genelinde ortalama oranin önceki yili göre yüzde 4.75 artarak, yüzde 25.09’a yükseldigi belirtildi. Raporda yer alan bilgilere göre, TEDAŞ, 2011 yilinda 1 milyon 757 bin 256 abone üzerinden tarama yapti. Bu abonelerden 101 bin 176’sina tutanak düzenlendi. Savciliga bildirilen kaçak adedi TEDAŞ genelinde 53 bin 483 oldu. Taranan abonelere 235 milyon 770 bin TL tahakkuk yapildi ancak bu tahakkukun sadece yüzde 14.5’i oraninda tahsilat gerçeklestirildi. **TEDAŞ’DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA TEDAŞ’tan yapilan açiklamada, son günlerden kaçak elektrik kullaniminin suç olmaktan çikarildigi seklinde bir kani olustugu kaydedildi. Elektrik, su ve dogalgazin sahibinin rizasi olmaksizin veya tüketim miktarinin belirlenmesini engelleyecek sekilde kullanilmasinin bir ile 3 yil arasinda hapis ceza cezasi ile cezalandirilacagi hatirlatilan açiklamada, karsiliksiz yararlanma suçunda fail, azmettiren veya yardim edenin pismanlik göstererek magdur olanlarin zararini sorusturma tamamlanmadan tamamen karsilamasi durumunda kamu davasi açilmayacagi ifade edildi. Açiklamada, zararin hüküm verilinceye kadar tamamen karsilanmasi halinde ise verilecek cezanin 3’te birine kadar indirilecegi belirtildi. Kanunun yürürlüge girdigi tarih itibariyle hakkinda hirsizlik suçundan kovusturma yapilan veya kesinlesmis olup olmadigina bakilmaksizin hakkinda hüküm verilen kisinin 6 ay içerisinde (5 Ocak 2013 tarihine kadar) zararin tamamen tazmin edilmesi halinde hakkinda cezaya hüküm olunmayacagi düzenlemesi getirildigi ifade edilen açiklamada, zarar tamamen tazmin edilse bile etkin pismanliktan yararlanma için en fazla iki hak tanindigi ve buna iliskin adli sicil kayitlarinda dikkate alindigindan her halükarda ilgili hakkinda suç duyurusunda bulunulacagi kaydedildi. Haberi ekleme saati: 15.58-24 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ardahanli Kaymakam kendisini gizlice dinleyen polisi basinca kaymakamliktan oldu. Yaptigi ‘Dinlenme operasyonu ile ulusal gazeteler de manset olan ve son çikan kaymakamlar kararnamesiyle birlikte bu görevden alinip vali yardimciligina atanan Ardahanli Ardahanli Kaymakam Arsin Kaymakami Salih Altun ile ilgili haber söyle idi.. **Kaymakamdan Telekulak Uyarisi.. Ardahanli olan Trabzon’un Arsin ilçesi kaymakami ilçe emniyet müdürü ile telefon görüsmelerinin dinlendigini ögrenince suç duyurusu yapti. Telekulak skandalinin arkasindan Trabzon Emniyet Müdürü’nün talimati çikti.. Trabzon’un Arsin ilçesi Kaymakami Ardahanli hemsehrimiz Salih Altun, ilçe emniyet müdürüyle yaptigi görüsmenin dinlendigini ögrenince ilçe emniyet müdürlügüne baskin yapti. Kaymakam, görüsmelerin kayit altina alindigini tespit edince suç duyurusunda bulundu. Hem valilik, hem de savcilik tarafindan açilan sorusturmada yeni bir olay ortaya çikti. Trabzon Emniyet Müdürü Ertan Yavas’in talimati üzerine, 2 yildir il genelindeki bütün ilçe emniyet müdürlükleri, karakollar, birim müdürleri ve emniyet müdür yardimcilarinin makam telefonlarinin özel bir cihaz yerlestirilerek, görüsmelerin kayit edildigi belirlendi. **MARANGOZ DİNLEDİ.. Arsin Kaymakami Salih Altun, İlçe Emniyet Müdürü Hüseyin Cörüt’e 17 Mayis 2013’de bir yazi gönderdi. Bu yazida, belediye encümeninin aldigi karar dogrultusunda 167’inci Sokak ile Şehit Astegmen Halil Albayrak caddesine araç park edilmemesini, gerekirse devriye gönderilmesini, emri uygulama konusunda kayitsizlik gösteren polis, amir ve memur hakkinda yasal islem baslatilacagini belirtti. Müdür ise ayni gün yaziya, “Arsin Belediyesi’nin encümen karari, kaymakamliginizin istegi dogrultusunda incelendiginde bu yerlerle ilgili park yasagi ve durak yerlerinin vatandasa ilan edilmedigi ve levhalari konulmadigi görülmüstür” yaniti verdi. Kaymakam Altun, müdürü bu kez telefonla arayarak, verdigi emrin aynen yerine getirmesi gerektigini belirterek, kendisiyle tartisti. Bu tartismali konusmadan birkaç gün sonra bir vatandas, kaymakama, emniyet müdürü ile yaptigi görüsmenin kaydinin, ilçede bir marangoza dinlettirildigini söyledi. Bunun üzerine Altun, ilçe emniyet müdürlügüne baskin düzenleyerek Trabzon Emniyet Müdürlügü ile yapilan bütün yazismalari istedi. Bunlari tek tek inceleyen Altun, kayit altina alinan telefon dinlemelerinin bir tutanakla düzenli olarak Emniyet Müdürlügü’ne gönderildigini belirledi. Kaymakam Altun, hem Trabzon Cumhuriyet Bassavciligi’na hem de Trabzon Valiligi’ne görüsmelerini yasa disi bir sekilde kayit altina alan, bunu üçüncü kisilere dinleten sorumlular hakkinda islem yapilmasi için suç duyurusunda bulundu. **Valilik ve savcilik olayla ilgili sorusturma baslatirken, yeni bir olay ortaya çikti.. Trabzon Emniyet Müdürü Ertan Yavas’in 2 yil önce verdigi talimatla, il genelindeki bütün ilçe emniyet müdürlükleri, karakollar, birim müdürleri ve emniyet müdür yardimcilarinin telefonlarinin özel bir cihaz yerlestirilerek, görüsmelerinin kaydedildigi belirlendi. Trabzon Emniyet Müdürlügü, sorusturmanin baslatilmasi üzerine kayda aldigi telefonlara, “Görüsmeleriniz kaydedilmektedir” anonsu koydurdu. Kaymakam Altun’un suç duyurusunda “İletisimin denetlenmesinde tek yetkili, yargidir. Emrimiz altindaki bir kurumun bu sekilde yetkili mercilerin izni olmaksizin iletisimi denetlemesi ve kendi amirlerini arayan herkesin sesini kaydetmesi hukukla bagdasmaz. Emniyet müdürü benim hakkimda idari ve adli sorusturma yürüttügünü söyleyerek bu kayitlarin çözümünü istemistir. Benimle görüsmesini odasindaki mobilyalari yapan marangoza dinletmistir.” ifadeleri yer aldi. **”KAYITLARI SİLİYORUZ” Trabzon Emniyet Müdürü Ertan Yavas, “Ortada su anda çift yönlü devam eden bir sorusturma var. Bizim uygulamamizda bir aksaklik varsa, düzeltilir. Biz burada dinleme degil, kayit yapiyoruz. Bu kayitlari da belli bir süre sonra siliyoruz. Eger sorusturma sonucunda bir kusur bulunur ise geregini elbette yapariz. Fakat biz yasa disi bir sey yapmiyoruz” dedi. **BARO: BU SUÇTUR.. Trabzon Baro Baskani Mehmet Şentürk ise, “Siz neyi, nasil kayit ediyorsunuz? İhbar mi var? Bir suç süphesi mi var? Bunun için savcilik karari bile yetmez, mahkeme karari gerekiyor. Bu var mi? Yok. Bu aleni suçtur” diye konustu. Haberi ekleme saati: 15.52-24 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahanli sehit yakinlari ve gaziler, Ardahan Valiligi tarafindan İl Kongre Merkezinde yapilan iftar programinda bulusturuldu. Ardahan Valiligi tarafindan geleneksellesen ‘Şehit yakinlari ve gazilerle iftar programi’ yogun katilimla gerçeklesti. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu, bizlere bu topraklari binlerce yildir yurt olarak birakan sehitlerimizin varliginin, bizler için çok büyük bir deger oldugunu ve olusturdugumuz medeniyeti bütün dünya milletlerine açmamizi sagladigini vurgulayarak, ‘’Bu ülkenin en buhranli dönemlerinde her milletten, birlik ve bütünlük içerisindeki inanmislarin hepsinin ortak noktasi, bu vatani korumus bu vatani bugün yasayan bizlere yurt olarak emanet etmis yüksek ruhlardir.’’ dedi. Bugün bu topraklarda hür ve müstakil yasayabilmemizin temininin, sehitlerimizin insanüstü gayretleri, milli birlik ve kardeslik ruhunun nesvünema bulmasiyla mümkün oldugunun altini çizen Vali Azizoglu, bizlerinde bu vatani vatan yapan sehitlerimize layik olarak, bizden sonra gelecek kusaklara hür ve müstakil birakmanin azmi ve kararliligina sahip oldugumuzu ifade etti. Şehit ve gazilerimizin ülkemizin idbarinin ikbale dönüstügü en dagdagali dönemlerindeki kararliliginin hiçbir zaman unutulmayacagini ve her zaman takdir edilip minnet duyulacagini söyleyen Azizoglu, ‘’Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak, bütün bu cografyada hangi dine mensup olursa olsun huzuru ve barisi isteyen bu dostlugun teminini ve muhafazasini birligimiz beraberligimiz ve güçlülügümüzden alacagiz.’’ diye konustu. Programa Vali Azizoglu’nun esi Nilgün Azizoglu, AK Parti Ardahan Milletvekili , Ardahan Belediye Baskani ve Esi, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ramazan Korkmaz, Vali Yardimcisi Deniz Piskin, İl Jandarma Alay Komutani Şefaattin Serten ve esi, İl Emniyet Müdürü Oktay Bulduk, Adalet Komisyonu Baskani ve esi, gaziler ve sehit yakinlari katildi. Haberi ekleme saati: 15.47-24 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Geçtigimiz hafta sonu Ardahan’a gelen ve karsilastigi ilgisizlik ve tepki dolaysiyla morali bozulan ve Ardahan Hayvan pazari ile Göle İmama Hatip Lisesinin temellerini attiktan sonra adeta kaçarcasina Ardahan’dan ayrilan Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakanin Ankara’da Ardahan eski milletvekili Saffet Kaya ile görüsüp, Ardahan’da yasadigi durumu konustugu ortaya çikti. Alinan bilgilere göre Ardahan’a gelirken gerek AK Parti Teskilatlarinca, gerek ise haber verilmeyen halkça istendigi gibi karsilanmayan ve çogu kendi üst düzey bürokratlari olmak üzere topu, topu 50-60 kisi ile Ardahan incelemelerini bitirip, kisa sürede Kars’a buradan da Ankara’ya dönen Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Mehdi Eker’in dün Ankara’da bulunan TİGEM Tesislerinde Ardahan eski milletvekili ile iftar yaptiktan sonra, bir süre bas basa görüstükleri ögrenildi. Bakanin kendi bakan yardimcisi araciligiyla iftara davet edip, bir süre bas basa görüstügü Kaya’ya son Ardahan ziyaretinde hiç memnun kalmadigini ve Ardahan’da oldugu gibi bu görüsmede de Ardahan İl ve İlçe Teskilatlarindan, mevcut milletvekillini elestirdigi ve bu durumu basbakana da ilettigi de alinan haberler arasinda oldu. Haberi ekleme saati: 15.44-24 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Bu haber çeperin dibinde oturmakla gerçeklesmeyecek bir havaalani haberidir.. Ardahan ile birlikte vilayet olan ve açik olan gümrük kapisi dolaysiyla Dogu Anadolu’nun en hizli zenginlesen vilayeti olan Igdir’a ardindan diger bir sinir ili olan Şirnak’a havaalin bile yapilirken 15 yildir Ankara’ya bir heyetle bile gidemeyen Ardahanlilar çeperin dibinde oturmaya devam ediyorlar. İste bunu diger bir örnegide Igdir’dan sonra Ardahan’in Çildir ilçesinin ismini tasiyan Aydin’a ki hava alaninin hizmete açilmasi için baslatilan çalismalarla ilgili haber.. Belki birileri çeperin dibinde kalkip, Aktas Gümrük kapisi gibi onca sorunun çözümü ve Ardahan’a havaalani ister diyerek.. Aydin Valisi Kerem Al, Aydin Çildir Havaalani’nin havayolu ulasimina açilmasi konusunda kararli olduklarini söyledi. Vali Al, gazetecilere yaptigi açiklamada Ulastirma, Denizcilik ve Haberlesme Bakanligi tarafindan rantabl bulunmadigi için yatirim programina dahil edilmeyen Çildir Havaalani için çalismalarin sürdügünü belirtti. Büyüksehir statüsü kazanan Aydin’in olmazsa olmazlari arasinda Çildir Havaalani’nin oldugunu altini çizen Vali Al, “Öncelikli hedefimiz Çildir’i atilliktan kurtarmakti. İl Özel İdaresi tarafindan kamulastirmalarin ardindan pist uzatildi. Şuan Çildir’da THY Uçus Okulu egitime basladi. Asil hedefimiz Aydin’dan yolcu uçaklarinin havalanmasidir. Bakanligin yatirim planinda bulunmamasi bizleri de üzdü. Ancak Aydin’dan uçma hayalimizden vazgeçecek degiliz. Önünde sonunda Çildir’dan uçacagiz” dedi. Vali Al, büyüksehir konusunda da yanlis yorumlar yapildigini ifade ederek, “Yasanin seçimlerin ardindan yürürlüge girecegi açikça belirtilmis. Aydin Belediyesi suan büyüksehir unvanina sahip degil. Bu nedenle Büyüksehir adina Aydin Belediyesi’nin bir tasarrufta bulunma yetkisi de yok. Vesayet yetkisine sahip degiller. Buna ragmen Aydin Belediyesi’nce Vali vasfini tasiyan ifadelerle ilçe belediyelerine yazilar gönderilmesi hos degil” diye konustu. Haberi ekleme saati: 15.41-23 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Köylünün yapamadigini, Tatilciler yapti! Keske herkes sizin gibi duyarli olsa.. Ardahan kent içi yollar gibi olaganüstü bozuk olan köy yollarinin kis gelmeden yapilmasi için valilige verilmesi için imza kampanyasi baslatan tatilciler, yasadiklari sorunlar karsisinda duyarsizliklariyla taninan Ardahanli köylülere örnek oldular. Ardahan merkeze bagli Ölçek köyüne her yaz gelen ve iki aya yakin kaldiklari köylerinin yollarinin neden yapilmadigini sorgulayan Ölçekli gurbetçiler köylerinin yollarinin yapilmasi ve köylerine yeni yol yapilmasini isterlerken, köylerini yani basinda geçen Kura Nehrinin de kirletildiginde sikayetçi oldular. Basta Tarim-İs Sendikasi İstanbul ve Marmara Şubesi eski Baskani olan Yilmaz Şentürk olmak üzere yaklasik 30 tatilcinin ele aldigi ve Ölçek köyünün sorunlarinin dile getirildigi dilekçe valilik, kara yollari ve çevre müdürlügüne verildi. **ÇAYIR DÖNEMİ BAŞLADI.. Hayvancilik yaparak geçimlerini saglayan Ardahanli köylüler çayira girdi. Geçen yil yasanan kuraklik dolysiyla hayvanlarina kaba yem bulmaktan bir hayli zorlanan Ardahanli köylülerin biçmeye basladigi çayirlarin geçen yil gibi az ot verdigi ögrenilirken, çayirlara nazaran çayirlarin yani basinda biululanan arpa ve bugdayin iyi oldugu belirtilmektedir. **BAL FESTİVALİ 16-17-18 AGUSTOS’TA Ardahan’da artik geleneksel hale gelen Bal Festivalinin Şeker Bayraminin ikinci haftasinda yapilacagi ögrenildi. Alinana bilgilere göre Ardahan Belediyesinin organize etmeye basladigi Ardahan Bal Festivali’nin 16-17-18 AgustoS günlerinde gerçeklestirilecegi bilgisi alindi. Haberi ekleme saati: 15.39-23 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Ardahan merkeze bagli Nebioglu köyü yakininda meydana gelen trafik kazasinda bir kisi yasamini yitirdi. Alinan bilgilere göre geçtigimiz aksam geç saatlerde ayni zaman da Ardahan-Kars yolunu önünde geçtigi Nebioglu köyünün yakinin da sehirler arasi yolda gezen köy muhtari Metin Kiliç ile arkadasi Yilmaz Kiliç karanlikta arkalarinda gelen tiri son anda fark ettiler. Tirin üzerlerine geldigini gören Yilmaz Kiliç köy muhtarini kenara iteyim derken hizla gelen tirin altinda kalarak can verdi. Tir altinda kalarak can veren Yilmaz Kiliç’in bugün Nebioglu köyünde toraga verilecegi ögrenilirken köy muhtari ve ölen sahsin o saate ve o yolda ne gezdikleri ise ögrenilemedi. **Gürcistan’da çermikte öldü! Öte yandan İstanbul’da oturdugu ögrenilen Damalli bir kisinin tatil için geldigi Ardahan’dan gittigi Gürcistan’da hayatini kayip ettigi ögrenildi. Olayla ilgili alinan bilgilere göre İstanbul’da oturan ve yaz tatilini geçirmek için Ardahan’in Damal ilçesine gelen Bayram Adiyeke isimli bir kisi gittigi Gürcistan’da çermik’e girdi. Çermikte kalp krizi geçirdigi ögrenilen 1937 dogumlu Damalli vatandas burada hayatini kayip ederken, cenazesi Damal ile Posof Kaymakamliginin girisimleri ile Türkiye’ye getirildigi bilgisi alindi. Haberi ekleme saati: 15.39-23 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Çildir ve Aktas gibi göllerin, Kura nehri ve onca akar suyun bulunmasina karsin Tunceli Munzur çayinda yasanan manzaralari yasanmadigi Ardahan’da insanlar deniz ihtiyaçlarini 26 derece sicaklikta ki İl Spor Müdürlügüne ait yüzme havuzunda gideriyorlar. Ardahan Karagöl Mahallesinde bulunan ve büyük ilgi gören yüzme havuzu Ardahanlilarin en ugrak yeri halini aldi. Basta çocuklar olmak üzere 7’den yetmise herkesin ilgi odagi olan Ardahan İl Spor Müdürlügüne ait yüzme havuzunda deniz keyfini çikaran Ardahanlilar basta Çildir gölünün etrafina olmak üzere göl ve akarsularin etraflarina yapilacak küçük yatirimlarla Tunceli’de oldugu gibi Ardahan ve ilçelerinde de insanlarin açik göl ve akarsularda deniz ihtiyaçlarini giderebilecegini ama bu yapilmadigi için yüzme havuzuna akin ettiklerini belirttikleri görüldü. Ardahan Spor İl Müdürlügü bünyesinde bulunan ve yari olimpik ölçülere sahip kapali yüzme havuzu ögrencilerin yani sira halkin ilgi odagi oldu. Ramazan ayinin gelmesi ile birlikte gündüz saatlerinde Yaz Spor Okullari’na gelen ögrencilere ve Bayanlara hizmet veren kapali yüzme havuzunun kapilari Cumartesi ve Pazar günleri ve iftardan sonra halka açik tutuluyor. Ardahan Spor İl Müdürlügü personeliyle hizmet veren Kapali Yüzme Havuzu Cumartesi ve Pazar günü saat 21.00 ile 23.00 arasinda halka açik tutuluyor. Ardahan’da ikamet eden vatandaslar iftardan sonra serinlemek için yüzme havuzuna akin ediyor. Vatandas yüzme havuzuna girmek için uzun kuyruklar olusturuyor. Haberi ekleme saati: 10.58-23 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**KAYIP KIZ ÇOCUGU SAG BULUNDU.. Ardahan’in Posof ilçesinde iki gün önce kaybolan 4 yasindaki kiz çocugu bulundu. Alinan bilgilere göre Gümüskavak (Zendar) köyü yaylasinda Dülger ailesi, kizlari Asiye Nur Dülger’i (4) merada oynayan komsularin çocuklarinin yanina birakarak, köye gitti. Buradaki isleri bitirdikten sonra yaylaya dönen aile, kiz çocuklarini bulamayinca durumu yetkililere bildirdi. Bölgeye Ardahan İl Alay Komutani ilie birlikte gelen ve aramalara katilan jandarma ve arama kurtarma ekipleri, çocugun bulunmasi için çalisma baslatti. Vali Seyfettin Azizoglu, gazetecilere yaptigi açiklamada, 4 yasindaki çocugun yaylada kayboldugunu belirterek, bulunmasi için arama kurtarma ekibinin çalismalarini sürdürdügünü söylemisti. Agri’dan gelen askeri helikopterlerin termal kameralarla aradigi 4 yasinda ki kiz çocugunu köylülerin bölgede yaptigi arama sirasinda ormanlik alani içinde bulunan eski ormanci kulübesinde bulduklari ögrenildi. **Yasli adami ayi yemisti! 4 Yasinda ki küçük kizin 2 gün önce kayip oldugu Posof’ta daha önce de yasli bir kisi kayip olmus, yapilan aramalar sonucu ayni köylü Gaffar Göçoglu’nun ayi tarafindan parçalandigi ortaya çikmisti. Haberi ekleme saati: 10.52-23 Temmuz 2013 Haber/Foto: Ecevit Ulavur/ www.kuzeyanadolugazetesi.com

İstanbul/Gezi parkinda kesilmeye kalkilan 5-10 agaç için toplumsal hareket baslatip, hükumet düsürme eylemleri gerçeklestiren kamuoyu ve çevreciler Ardahan’da yasanan orman katliamini görmezden geliyorlar. Evliya Çelebinin seyahatnamesin de adi, ‘Mese Ardahan olan Ardahan’i saran ormanlar da, ‘Yenileme’ adi altinda adeta agaç katliami yapilirken, kenti diger yerlesim merkezlerine baglayan yollarin genisletme çalismalari sirasinda da yüzlerce çamin söküldügü dikkatlerden kaçmiyor. Göle Orman Müdürlügünün halen açilmadigi Ardahan’in ormanlarin da ‘Yenileme’ adi altinda kesilen onca agacin ve yol genisletm19.37-22 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**AK Parti Milletvekilinin bile sikilarak ve de basini öne egerek dinlemekten bir hayli sikildigi Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakani Eker alkis aldigi tek konusmasi, hayvan meydaninda yaptigi ve baris sürecinin isledigi konusmaydi.. Geçtigimiz hafta sonu Ardahan’a gelen Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakaninin Ardahan Kongre binasinda yaptigi toplantida AK Parti Ardahan Milletvekilinin bir hayli sikintida oldugu dikkatlerden kaçmadi. Çogu bakanlik bürokratlari olmak üzere Ardahan’da ki yerel idareciler ve AK Partililere konusan ve Ardahan ile bölge hayvanciligi ile ilgili açiklamalarda bulunan bakan Mehdi Eker konusurken sik sik basini egen ve zaman zaman dalan AK parti Ardahan Milletvekili, bakanin temelini attigi hayvan pazarinda kürsüde konusurken bazi hayvan yetistiricilerince yuhalanmasi dikkat çekti. **YAZ TATİLİNDE BURADA.. Öte yanda geçtigimiz günlerde tatile giren TBMM’sinin kapali olmasi dolaysiyla Ardahan Milletvekilinin de aralarinda bulundugu AKP’li milletvekillerin seçim bölgelerinde tatillerini geçirecekleri ögrenildi. Dün İl Baskani ile birlikte Hanak’ta görülen AK Parti Ardahan Milletvekili bu ilçede yapilan çalismalari yerinde görmeye gittigi alinan bilgiler arasinda oldu. Haberi ekleme saati: 19.27-22 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Milletin efendisinin yolu yok.. GAZETECİ Ardahan’in Posof ilçesine bagli bit çok köyün yolunun yillardir yapilmayi bekledigine dikkat çeken köylüler yeni bir kisin daha yaklastigi su günlerde yapilacagi söylenen yollarinin halen yapilmadigindan yakindiklari görüldü. Basta sinir köyleri olan Alköy, Çambelli, Yurtbekler, Yeniköy, Savasir, Süngüllü, Balgöze, Derindere ve Sütoluk köylerinin bulundugu güzergahta ki köy yollari olmak üzere bir çok köyün yolunun yillardir yapilmadigina dikkat çeken köylüler yetkilileri bu yönde kendilerine verdikleri sözleri halen yerine getirmediklerini belirterek Ardahan Valisinin konuya el atmasini istediler. Geçtigimiz günlerde gerçeklesen ve Balgöze (Çilderet) Köy Muhtari Hulisi Eraslan, Derindere Köy Muhtari Yilmaz Şimsek, Sütoluk (Satgabel) Köy Muhtari Fahrettin Acar, Yurtbekler (Cagsuyu) Köy Muhtari Yasin Çelik, Köy İmami Muhtari Veysel Karatas, Emekli ögretmen Sabri Eraslan’in birlikte organize ettigi Basyurt yaylasinda festivalinde de bu yönde söz aldiklarini belirten bölge köylüleri bölgede halen bir çalismanin göze çarpmamasinin kendilerini üzdügüne dikkat çektiler. Yillardir yapilmayan yollarinin kis gelmeden yapilmasini isteyen Posoflu köylüler yetkililerin konuya bir an önce el atmasini istedi. **Saffet Kaya 1.5 Milyara Aga Olmus!.. Bu yil ilk kez gerçeklesen ve her yil yapilarak geleneksel hale getirilmesi hedeflenen Posof Basyurt Yaylasi’nda ki festivalin agaligini üstlenen Ardahan eski milletvekili Saffet Kaya’nin agaligi Bin lira 500 TL. ödeyerek aldigi ögrenildi. Bilindigi gibi Ardahan’in Posof ilçesine bagli Kürt köyleri olan Balgöze (Çilderet), Derindere, Sütoluk (Satgabel) köylülerin birlikte çiktiklar Gürcistan’a sinir Basyurt Yaylasina bu yil ilk kez bir yayla festivali düzenlemis ve bu festivalde Ardahan ski Milletvekili Saffet Kaya ‘Yayla agasi seçilmisti’ Haberi ekleme saati: 19.22-22 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Keçiören Belediyesi 5.Uluslararasi Ramazan Etkinlikleri kapsaminda serhatlar diyari Kars, Ardahan ve Igdir ile Fas’i bir araya getirdi. Kars, Ardahan, Igdir ve Fas Gecesi, Kalaba Spor Tesisleri etkinlik alanindaki Kars, Ardahan, Igdir Kültür Evi ile Fas Kültür Evi’nin açilisi ile basladi. Kültür evlerinin açilisini Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardimcisi Halil Etyemez, AK Parti Ankara Milletvekili Tülay Selamoglu, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kiliç, Igdir Valisi Ahmet Pek, Keçiören Belediye Baskani Mustafa Ak, Fas Büyükelçisi Lotfi Aouad ve Kars, Ardahan, Igdir Serhatlar Birligi Baskani Erdogan Yildirim birlikte yapti. **”KARS’TAN SELAM GETİRDİM” “Kars’in daglarinin rüzgarini, yaylalarinin kokusunu, insaninin sefkatini ve tüm Karslilarin selamini getirdim.” diyen AK Parti Kars Milletvekili Kiliç, Türkiye’nin çok güzel kültürel degerlerinin oldugunu belirterek, “Bu degerlerin yasatilmasi için öncülük edilmesi lazim. Keçiören Belediye Baskani Mustafa Ak buna çok güzel öncülük ediyor. Bu gece hemsehrilerimiz Keçiören’de, Kars, Ardahan, Igdir özlemini gideriyorlar.” dedi. **”FAS İLE IGDIR’I BULUŞTURDUK” Keçiören Belediye Baskani Mustafa Ak da bu gece Uluslararasi Ramazan Etkinlikleri’nde sinirlari asan kardesligin güzel bir örnegini yasadiklarina dikkat çekerek sunlari söyledi: “Kars, Ardahan, Igdir ve Fas’i birlikte misafir ediyoruz. Bizim cografyamizin batisinda bulunan Fas, sinirimizin en uç noktasindaki Igdir ile bulusuyor. Bereketin, kardesligin, paylasmanin en yüksege çiktigi mübarek bir aydayiz. Cenab-i Allah bizleri birlik ve beraberlik içerisinde binlerce yil yasatsin. Aci çeken Müslüman ülkelerin Allah yardimcisi olsun, dualarimiz onlarla birlikte. Keçiören’de Ramazan bir baska yasaniyor. Hepiniz eviniz Keçiören’e hos geldiniz.” **”DOYDUGUMUZ YER ANKARA” Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardimcisi Halil Etyemez de Kars Çildir’da yedigi ekmegin vefasi olarak bu geceye katildigini kaydederken, “Bu güzel etkinlikler birlik ve kardesligi artiriyor. Bu tür faaliyetleri düzenledigi için Belediye Baskanima çok tesekkür ediyorum. Bize uzaklari yakin eden bu anlayisi kutluyorum.” dedi. Kars, Ardahan, Igdir Serhatlar Birligi Baskani Erdogan Yildirim ise, etkinlik alanini dolduran kalabaliga baktiginda Türkiye’yi gördügünü söyleyerek, “Dogdugumuz yer Kars, Ardahan, Igdir olabilir ama, doydugumuz yer Ankara. Kars, Ardahan, Igdir olarak ülkemizin birlik ve beraberligi için her zaman sizlerin emrindeyiz. Bize desteklerini esirgemeyen Keçiören Belediye Baskani Mustafa Ak’a tesekkür ediyorum. Allah Ramazan-i Şerif’inizi mübarek eylesin.” ifadelerini kullandi. Haberi ekleme saati: 19.01-22 Temmuz 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com