Stalin Kars Ardahan'ı istedi mi?



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin Gazeteci Fakir Yilmaz’in twitter adresi..


 


twitter.com/fakir_yilmaz Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmazile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın hazırlayıp, her Pazar Günü Saat: 16.00’da TEMPO TV’de canlı olarak sunduğu Programa sizide bekleriz..


Her Pazar günü saat:16.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



Yazısının başında, “4 Kasım 2008’de soL Portal’da yazdığım yazıda ‘Stalin Kars ve Ardahan’ı İstedi mi?’ diye sormuş ve yazımı şöyle bağlamıştım: ‘Sonuç olarak Stalin’in 1945’te Kars ve Ardahan’ı istediği iddiası kanıtlanmamış bir iddiadır’” ifadelerini kullanan Komünist Akademisyen Ardahanlı Badem, Ermenistan ve İngiltere arşivlerinden yeni bilgilere ve belgelere ulaştığını belirtti.

Halkın Türkiye Komünist Partisi’ne (HTKP) yakınlığıyla bilinen İleriHaber.org’da yazdığı yazıyla konuyu aktaran Badem, Stalin’in, Dışişleri Bakanı Molotov aracılığıyla yazılı olmasa da Türkiye’den “sınır düzeltme” talebinde bulunduğunu belirtti.

Badem, “Savaştan galip çıkan Sovyet önderliği savaş boyunca alttan alta Alman yanlısı politika izlemiş olan Türkiye’den Kars, Ardahan ve Artvin yöresini alarak bu toprakları isteyen Gürcistan ve Ermenistan cumhuriyetlerini memnun etmek istemiştir” diye yazdı. Badem, yazıda, “Dönemin Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov’un dediğine bakılacak olursa o Stalin’e ‘vermezler’ demiş, Stalin ise ‘sen talep et’ demiştir. Açıktır ki Stalin aşırı bir özgüvenle hareket etmiş ve gerçekçi davranmamıştır. Türkiye’den toprak talebi sonuçta Türkiye’yi daha fazla ABD’ye yakınlaştırmaktan başka bir sonuç vermemiştir” diyerek o dönem yaşananları yeni ulaştığı belgelere dayanarak aktardı.


İşte Badem’in o yazısı:

“4 Kasım 2008’de soL Portal’da yazdığım yazıda ‘Stalin Kars ve Ardahan’ı İstedi mi?’ diye sormuş ve yazımı şöyle bağlamıştım: ‘Sonuç olarak Stalin’in 1945’te Kars ve Ardahan’ı istediği iddiası kanıtlanmamış bir iddiadır.’ Stalin’in veya SSCB hükümetinin yazılı notası bize gösterilmedikçe bu iddiaya inanmamız için bir sebep yoktur. Peki ya böyle bir notanın var olduğu ortaya çıkarsa ne mi yaparız? Gayet basit, Stalin hata yapmış deriz. Stalin’i severiz ama gerçeği daha çok severiz. Aklımız, fikrimiz, vicdanımız özgür bizim.’

Aradan geçen yedi yılda Rusya, Ermenistan ve İngiltere arşivlerinden yeni bilgilere ve belgelere ulaştım. Ermenistan devlet arşivi 1945-46 yıllarında Erivan ile Moskova arasındaki resmi yazışmaların bir kısmını yayımladı. (Bkz. Natsionalnıy Arhiv Armenii, Armeniya i Sovetsko-Turetskie Otnoşeniya v Diplomatiçeskih Dokumentah 1945-1946 gg, pod red. Armana Kirakosyana, (Erivan: Tigran Mets, 2010).Azerbaycanlı antikomünist tarihçi Cemil Hasanlı’nın kitabında da (Türk Sovyet İlişkileri 1939-1953, Ankara: Bilgi Yayınevi, 2011) yine Rusya ve Azerbaycan arşivlerinden önemli bilgiler var. Bütün bunlar ve Feliks Çuyev’in Molotov’la söyleşileri (Molotov. Poluderjavnıy vlastelin. Moskova: Olma Press, 2002) ışığında şimdi yeniden özet bir değerlendirme yapmanın zamanıdır.

1) Sovyet hükümetinin Türkiye’den resmen toprak talebine dair bir notası ortaya çıkmamıştır. Ancak Türkiye’den yazılı talep olmasa da Stalin’in ve o zamanki Sovyet dışişleri bakanı Molotov’un Türk diplomatlarıyla ve Batılı müttefiklerle olan çeşitli görüşmelerinde Boğazlarda ortak üs kurma talebi ile Kars, Ardahan, Artvin üzerindeki Gürcistan ve Ermenistan SSC’lerinin “sınır düzeltme” taleplerinin gündeme geldiği anlaşılıyor.




1921’de TBMM’nin Moskova büyükelçisi olan Ali Fuat Cebesoy’un anılarından ve Sovyet arşiv kaynaklarından anlaşıldığına göre Moskova Antlaşması’nın Türk tarafının isteğine epeyce uygun bir şekilde imzalanmasında Stalin’in özel bir rolü olmuştur. Bu antlaşma ile Sovyet Rusya’nın Türkiye lehine (Batum haricinde) sadece 1914 öncesi sınırlarına çekilmeyi değil, 1877 öncesi sınırlarına geri çekilmeyi kabul etmesi ve hatta çarlığın ta 1828’de İran’dan almış olduğu Sürmeli (Iğdır) kazasını dahi Türkiye’ye bırakması ve Nahcıvan’ı Azerbaycan’a bağlaması milliyetçi Ermeniler tarafından Ermenistan’ın çıkarlarının feda edilmesi olarak görülmektedir. İşte 1945’te Stalin bundan pişman olmuş görünüyor. Nitekim Molotov, Türk büyükelçisi Selim Sarper ile görüşmesinde Sovyet hükümetinin o zaman zayıf olduğu için taviz verdiğini ancak şimdi bu haksızlığı gidermenin zamanı geldiğini söylemiş ve Polonya’yı örnek göstermiştir.Polonya 1920’de işgal ettiği Belarus ve Ukrayna topraklarını geri vermeyi kabul etmişti. Ne var ki Polonya örneği yersizdi çünkü Polonya Sovyet Rusya’yla savaşmış, Türkiye ise savaşmamıştı.


TÜRKİYE’Yİ ABD’YE YAKLAŞTIRMAK’TAN BAŞKA SONUÇ VERMEDİ

Savaştan galip çıkan Sovyet önderliği savaş boyunca alttan alta Alman yanlısı politika izlemiş olan Türkiye’den Kars, Ardahan ve Artvin yöresini alarak bu toprakları isteyen Gürcistan ve Ermenistan cumhuriyetlerini memnun etmek istemiştir. Molotov’un dediğine bakılacak olursa o Stalin’e “vermezler” demiş, Stalin ise “sen talep et” demiştir. Açıktır ki Stalin aşırı bir özgüvenle hareket etmiş ve gerçekçi davranmamıştır. Türkiye’den toprak talebi sonuçta Türkiye’yi daha fazla ABD’ye yakınlaştırmaktan başka bir sonuç vermemiştir.

Bugünkü bazı Ermeni milliyetçi çevrelerine göre ise Stalin aslında bu talebinde samimi değildi, sadece pazarlıklarda başka yerlerdeki (örneğin Baltıklar ve Doğu Avrupa) elini güçlendirmek için kullandığı bir kozdu. Kuşkusuz emperyalizmin ideologlarına olduğu gibi bugünkü Ermeni milliyetçiğine de kuşkuyla bakmaya devam etmemiz gerekiyor. Esasen bizzat Ermenistan devlet arşivlerinin yayımlamış olduğu yukarıda adı geçen dosyadan anlaşıldığına göre Sovyet hükümeti yurtdışındaki Ermenilerin Ermenistan’a dönmesi için de çaba sarfetmiştir. Sovyet hükümeti müttefiklerle görüşmelerinde bu gelecek Ermenilere yer bulma ihtiyacını da bir argüman olarak kullanmıştır.


KARS PARTİ SEKRETERİ BİLE TAYİN EDİLMİŞTİ

Yine Ermenistan arşivinden yayımlanmış ve yayımlanmamış belgelerden anlaşıldığına göre 1945’te Sovyet Ermenistanı’nda Kars Ardahan’ın Ermenistan’a katılması için ciddi hazırlıklar yapılmış, Kars oblastı parti sekreteri bile tayin edilmişti.

2) Boğazların savunulması için Türk-Sovyet ortak üssü kurulması konusunda ise Sovyet hükümeti 1945’te Türkiye’ye iki kez nota vermiştir. SSCB Boğazlar rejiminin sadece Karadeniz’e kıyısı olan devletlerce belirlenmesini ve başka devletlere ait savaş gemilerinin geçişinin yasaklanmasını istiyordu. 8 Ağustos 1945 tarihli Sovyet notasında, Türkiye’nin savaş esnasında Alman savaş gemilerini Boğazlardan geçirdiği ileri sürülerek yeni rejim için beş talep ileri sürülüyordu.


Sovyetlerin talepleri şu şekildeydi;

1- Boğazlar bütün memleketlerin ticaret gemilerinin geçişine daima açık olmalıdır.

2- Boğazlar Karadeniz devletlerinin harp gemilerinin geçişine daima açık olmalıdır.

3- Karadeniz’de sahili bulunmayan devletlere ait harp gemilerinin Boğazlardan geçmesi, hususi surette derpiş edilen haller müstesna memnudur.

4- Karadeniz’e girmek ya da Karadeniz’den çıkmak için tabii suyolu olan Boğazlara müteallik rejimin tesisi Türkiye’nin ve Karadeniz’e sahili bulunan diğer devletlerin salahiyeti dâhilinde olmalıdır.

5- Boğazlarda ticari seyrüseferin serbestîsini ve Boğazların güvenliğini temin hususunda en fazla alakadar ve bunu icraya en kadir olmaları sıfatıyla Türkiye ve Sovyetler Birliği, bu Boğazların Karadeniz’de sahili bulunan devletler aleyhine diğer devletler tarafından kullanılmasının önüne geçmek için bunların müdafaasını müşterek vasıtalar ile temin ederler.” (Vatan, 14 Ağustos 1946; Cumhuriyet, 14 Ağustos 1946)


BURJUVAZİ CİBİLİYETİNİN GEREĞİNİ İCRA ETTİ

3) Türkiye’nin 1945’ten sonra ABD’ye yanaşması ve 1952’de NATO’ya girmesinde Sovyetlerin taleplerinin bir miktar payı olmuştur ancak bu talepler kesinlikle esas belirleyici değildir. Türkiye burjuvazisi tercihini çok daha öncesinden yapmıştı ve SSCB ne kadar dostluk gösterirse göstersin Türkiye kapitalist dünyada yerini almıştı. Türk burjuvazisi 1945 öncesinde de TKP’yi sürekli yeraltında tutarken, başta Dr Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet olmak üzere solcu aydınları hapislerde çürütürken, Sabahattin Ali’yi öldürtürken, komünistlere işkenceler yaparken SSCB’den sadece dostluk ve yardım görüyordu. Nihayet savaş sırasında Almanya’ya krom satılırken, Alman denizaltılarına göz yumulurken, içerde faşistler azdırılırken, ordunun büyük kısmı Sovyet sınırına yakın bir biçimde konuşlandırılırken de ortada hiçbir Sovyet talebi yoktu. Buna rağmen burjuvazimiz cibilliyetinin gereğini icra etmiştir. Dolayısıyla milliyetçi ve bazı Kemalist çevrelerin Stalin ve SSCB’yi suçlamaya hakları yoktur. Bütün Türkiye’nin NATO’nun ve ABD’nin üssü haline gelmesine karşı çıkmayanların SSCB’nin Boğazlar’da ortak üs istemesine karşı söyleyecek bir sözü olamaz.”


YALANLANIYORDU

Yıllardır resmi tarihçiler tarafından dile getirilen bu iddia sol tarihçiler tarafından yalanlanıyor. Bunun Türkiye ile Sovyetler Birliği’ni, karşı karşıya getirmek için uydurulduğunu iddia ediyorlardı.



Dergi çıkarmak, dergide yazmak…

Dergi çıkarmak bende bir düş değil, her ân olabilecek uygulanabilecek bir düşüncedir. Aynı düşüncem 35 yıla yaklaşan gazeteciliğimi ve bu yıllar içinde yazdığım yazılarımı toplayıp bir değil en az bu derginin 5. sayısı gibi 5-6 belki 10 kitap çıkarmak olsa da bugüne kadar ha bugün ha yarın diyerek bir türlü başlayamadım. Adı ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ olan ve kapağı ise yaşadıklarımı bir fotoğraf karesine sıkıştıran beynimdeki hazır kitaplarımın.

Yazılı basın, medya hayatına şahsım olarak daha girmediğim yıllarda yani ben daha çocukken, ilkokul, ortaokul ve lise sıralarındayken babamın adımı taşıyan ‘Fakir Dostu’ gazetesini ilk olarak teksirle  sonra da kurşunla harfleri dizilen “Doğu Anadolu Gazetesi” ni çıkarmış, matbaanın boya kokusunu içimize nakşetmişti.

Babam bunları yaparken ben ve benden önce kardeşim rahmetli Savaş’ta boş durmayıp, bir taraftan teksir makinasının, kurşun harflerle süslenen gazetemizi dağıtırken diğer taraftan da ulusala haberler çıkarmaya çalışıyorduk.

Ha bu arada babamın matbaasını alıp, sahipliğini yaptığı avukat amcamın yazı işleri müdürlüğünü yaptığı sonrada bugün miras kavgasında yaptığı gibi ‘hepsi benim’ deyip el koyduğu gazetemize sahip çıkmaya çalışması üzerine çağırdığım hamallarla birlikte bir gece matbaamızı alıp, traktör lastiği üzerine koydurarak yine traktörle başka yere taşımış ve bu mesleğe bizzat başlamıştım.

“Ne gereği var şimdi bu siyasi ortamda bunlarla uğraşmaya,” diyenlere inat yapıyordum sanki bunu!

Sonra…

Dergiler hep hayatımda oldu, dergili zamanlarım da… Ama başta her gün gelişen teknoloji dolayısıyla grafiği bilmemem, kendi ruhumu yansıtan kapağımı yapamam diye bekletip, ötelediğim dergi hayalimi ilk önce altıbuçuk yıl başkanlığını yapıp, Ardahan adına İstanbul’da adeta tarih yazdırdığıma inandığım, söylenen ve bugün adı unutulan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığım esnasında gerçekleştirdiğimiz ve bir günde 1.5 milyon insanı İstanbul Maltepe’de bulunan meydanda topladığımız ‘1. Ardahan Tanıtım Günleri’ sırasında benim dönemimde tarih yazan stk adına çıkardığımız dergiyle gerçekleştirmiş ve bunun olabileceğini anlamıştım.

Ve çıkarabileceğime inandığım dergilerde yazarak yol almanın önemini, cesaretini o an kazanmış ve 2. sayısı için hemen yeniden kolları sıvamıştım. Ha bu arada gazetecilik mesleğim esnasında, Ardahan Çıldır Gölü’nün Kars’ın değil, Ardahan’ın olduğunu anlatmak için Kars eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu döneminde göle gelen 70’e yakın yabancı ülke büyükelçisine tek tek elden dağıttığım ilk yabancı dilde basılmış gazeteyi de çıkarma başarısını ortaya koymuş, yazdığım haber ve yazılar  nedeniyle kapatılan Doğu Anadolu Gazetesine ‘Kuzey’ kelimesini ekleyip, 35 yıla yakındır kesintisiz yayınlanmaya devam eden gazetemizin kapatıldığı günün  ardından gazetemi hemen çıkarmıştım.

Ancak benim dergi düşüncem o günlerde de gündemimdeydi, küllenmiş değildi. Bugün de öyle. Çizimler, tasarımlar, içerik çalışmaları, örnek sayfalar derken bu düşünceyi dijital ortama taşımak başka bir ufuk açmıştı elbette…

Ama bir ürün dergisi yapmak başka bir şey, enikonu her sayısının içeriğini belirleyip, yazı, görselini kotarmak, yazı yazdırıp, söyleşiler dosyalar hazırlamak bambaşka şeyler diyerek yine kendime, okurlarıma, maddi, manevi desteklerini hiç esirgemeyen iş insanlarına memleketim Ardahan’a özel dergiyi hep bekletmeye aldım.

Bu arada 1990’lardan beri medya, edebiyatın kültür ve sanatın mecrasına dönüşüp, hatta önünü keseli beri; nitelikli edebiyat dergilerinin soluk alma şansının azaldığını da izlerken aynı yılarda oluşturulan internet üzerinde kültür sayfalarında yazmaya, online yayında okurla buluşmayı denemeye kalksam da ağır basan gazetecilik ve ‘ilk’ haber verme güdüsü dergi hayalimi hep öteletiyordu.

Ama dergi çıkarma arzum sürüyor ve yine başkanlığını yaptığı stk zamanında 2. – 3.dergi derken bu kez İstanbul Kartal’da tanıştığım ve ‘Abi gel büro senin birlikte güzel bir dergi yapalım’ diyen Necmi beyin ilk kendi dergimiz, iş insanlarına yönelik Kuzey Doğu Anadolu Dergisi çoktan çıkmış ve başta reklam verenlerin olmak üzere herkesin eline posta yoluyla ulaşmıştı bile.

Evet,1.-2.-3. derken bugün 5. özel dergimiz “haber” ötesi bir “dergi” işlevine de büründü zamanla. Necmi ve çalışma arkadaşı Semra, bu dergilerin gizli kahramanıydılar. Çünkü bu tür bir yayıncılığın hiç de kolay olmadığını bilirim. Hele hele bir taraftan zamanla yarışıyor olmak, gerçek işim olan gazeteciliği, ilk haber verme heyecanı, yaşam esnasında beklenmedik gelişmeler arasında görsel tasarımı sürekli önde tutmak apayrı bir bakış, düşünce, maharet gerektirir. En ötesi de tutku, sadakat, sabır gerekiyordu.

Aslında dergiciliğin özü de budur. Ve her dergi kendi ömrünü de bunlarla yaratır, sürdürür, sonlandırır.

Birçok gazetede yazdım, yazıyorum da. Dijital medyada da öyle… Tüm bunlar beni “dergi” kurmak çıkarmak düşüncemden vazgeçirmedi, dahası sürekli besledi.

İnsan yapıp ettikleriyle övünmemeli, yapacaklarını da sürekli sayıklamamalı. Hatta kimi kez de uluorta anlatmamalı… Yalnızca üretip ortaya koymalı derim.

Çok sözdense, az sözle yol alıp; yazmalı yalnızca. Yaza yaza ancak bu “kültürsüzlüğümüzün kışı”ndan geçebiliriz ancak.

Bugün gelip eşiğinde durduğumuz Türkiye gerçeği de sanki bunu anlatıyor bize.

Dergilerde yazmak edebiyat duygusunu besler, yazan insana iyi gelir; çünkü her dergi biraz da yazının mutfağı, edebiyatın laboratuvarı, kültür ortamının belleğidir.

İşte Kuzey Doğu Anadolu Dergisini bunun için çıkardık, bunun için yazıyorum. O duygularımı hem besliyor hem de edebiyat dergisi kurma düşüncemi canlı tutuyorum ve 5.sayısı ile yeniden hem de yeni bir dergi ile daha birlikte olduğum Size, teşekkür ediyorum sevgili okurlarım…



arşiv haber/yorumlar 12.06.2013 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar




Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Yazarlarimizi okuyor musunuz?






Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin  Facebook'ta Paylas



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



Yazarlarimizi okuyor musunuz?

Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz


Kimi dini, kimi bayragi..

Fakir Yilmaz Bugün Ardahan’da olacak olan cumhurbaskanini karsilamak için Ankara’dan Ardahan’a hareket ederken günlerdir Gezi eylemlerine tam destegin verildigi Ankara Kizilay’dan ayrilirken dikkatimi bir sey çekti. Ve uçagima yetisme telasini bir kenara birakip, dikkatimi çeken noktanin üzerine odaklandim. Elimde ve omuzum da bulunan agir çantalara ragmen dikkatimi çeken noktaya dogru yürüyerek benim çantalarimdan daha agir bir yük ile Kizilay metrosunun giris kapisinin önünde ki bayrak satan tanimadigimla sohbete girdim. İslerinin bu günlerde bir hayli iyi oldugunu belirten bayrak satanin tek derdinin sicak oldugunu ögrenirken yillar önce yine yolda gelirken bayrak satisi dolaysiyla yanimda oturan bir kisi ile tartismami ve neredeyse kavga edecegim anlari hatirladim.. Çünkü o gün de PKK ile girilen çatismalarda tonlarca bezin bayrak oldugu ve bayrak yapilacak bezden sikinti çekildigini bir gazeteci okumus ve yanimdaki koltukta oturanla tartismistim. Neyse Atatürk’ün dev posterleri ile süslenmis bayraklari satan seyyar saticinin yanin da ayrilirken bu kez Ankara’da bulundugum süre içinde kullandigim aracin radyosunda ki reklama takildim. Reklam da büyük bir bulusun gerçeklestigi ve bu bulustan herkesin mutlaka faydalanmasi gerektigine dikkat çekiliyordu. Radyonun sesini biraz daha açarken bu memlekette gündemin nasil olupta degistigini ve para çevrildigini de kendi kendime gülümseyerek düsünüyordum, ‘Bi bardak yaptik, bu bardakla su içildigin de bardagin bismillah dedigini, bardagi birakirken bardagin elhamdülillah dedigini’ bagirarak anlatan bu reklamin ardindan bir baska reklamda da Kiblenin yönünü gösteren seccade bulundugunu da ögreniyordum, kimi bayrak, kimi ise dini sattigi bir süreci yasayan ülkemin gerçek sorunlarinin suni gündemlerinin gölgesin de kaldigina üzülüyordum.. Çünkü Ardahan’a geldigim de Gezi olaylari ile adi biraz daha çok duyulan ve izlenen CHP’nin destekledigi söylenen Halk TV’nin de her yarim saatte bir ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ rozetini satmakla isi pisirdigini izliyordum.. **Medyaya ne verdiniz ki, ne istersiniz?.. Ankara’ya geldigim ilk günden itibaren baslayan ve artik sona gelindi diye düsündügüm Gezi olaylarinda kimin karli, kimin zararli çiktigini tartismaya baslayacagiz gibi.. Çünkü bugün ayrildigim Ankara’da ki son gecemde Kizilay’da ki alanlari devrim yapacaklarina inanilan içi ve amaci bos eylemcilerden çok köfteci, kokoreççi ve seyyar saticilar isgal etmistiler. Gündüzleri trafigi İstanbul’a benzemeyen ama yollarinda ki yol gösteren levhalarinin azligindan dolayi benim gibilerinin sik sik yolunu sasirdigi bu kentin aksamlarini Ardahan’ima çok benzettim, su kaldigim 15-18 gün içinde.. Baskent olmasina karsin, metropol denmesine ragmen gece hayati İstanbul’a, İzmir’e hatta Kocaeli’ne benzemeyen, insanlarin erkenden evlerine çekildigi bu kentte kaldigim süre içinde yasanan Gezi olaylarinin Ankara ayagini tahlil ettim, ulusalda manset ettim ve kendimce yorumlayip, günübirlik olarak yazdigim yazilarimla okurumla paylastim. Ve her konustugum, ziyaretine gittigimle çokta tartistik.. Bana göre iyi bir çikis yapan, ama solun daginikligi dolaysiyla beklenen etkiyi gösteremeyen Gezi olaylari, hükumetten çokta memnun olmayanlari içine alamamis ve basarisiz kalmistir. Çünkü Gezi eylemini İstiklal Marsi ile baslatip, Mustafa Kemal’in askerleriyiz slogani ile devam ettirenlerin çogunlugunun bu eylemi neden yaptiklarini, neyi amaçladigini ve ne istendiginden bi habersizdiler. Zaten basta demistim, bu eylem olsa olsa Fenerbahçe-Galatasaray maçi sonrasi futbol holiganlarinin çikardigi kavgayi geçemeyecegini.. Ve CHP’nin pisirik muhalefeti, MHP’nin, solcularin bir gözü olacagina, benim iki gözüm kör olsun politikasi, BDP’nin İmrali sürecinin gölgede kalacagi, hatta, adina baris süreci dedigi, ama halen istedigini alamadigi süreçte basbakan’in minderden kaçacagi korkusu, sendikalarin tiriskadan yani formalite olan yarim günlük destegi, ilk günlerde dozerin önüne geçip, Gezi’de ki eylemcileri cesaretlendiren Sirri Süreyya Önder’in bu olaylarin altinda ki nedenlerden bir olan Alkol yasasini onaylayan Cumhurbaskani ile görüsmesiyle aldigi puanlari kayip etmesi 16 gün süren Gezi olaylarinin iktidar deviren, devrim yapan bir eylem olmadan bitmistir.. Neyse benim asil islemek ve üzerinde durmak istedigim sey ise bu olaylarin çiktigi günden beri benimde içinde bulundugum basin ve medyanin tutumu ve bu yönde ki tartismalar olacak. Aslinda iki satirla anlatilacak olan Gezi olaylarinin bu yakasi yani basin ve medyanin tavri, tutumu bence bu memlekette, bu demokraside ve en önemlisi gazete okumayan, televizyonlari diziler için açan, muhalefet enerjisini facebook ve twiterde bitiren bir toplumda ancak bu kadar olur.. Çünkü Dünya Gazeteler Birligi (WAN) verilerine göre 1000 kisi basina 600’den fazla net satisla, dünyada kisi basina en çok gazete satilan ülke Norveçtir. Bu ülkeyi Japonya, Finlandiya, İsveç, Danimarka, İsviçre, Avusturya, Singapur, Kanada, Almanya, Hollanda, İngiltere, ABD izlemektedir. 123 milyon nüfuslu Japonya’da toplam gazete tiraji 70.4, nüfusu 82.5 milyon olan Almanya’da ise 22.1, nüfusu 300 milyona ulasan ABD’de gazetelerin toplam tiraji 48.3 milyon civarindadir. Türkiye’de Yay-Sat ve Merkez Dagitim verilerine göre bayilerde satisi yapilan gazetelerin net satisi günlük ortalama 4.7 milyon civarindadir. Ki bu gazeteleri çogu da magazin ve spor gazeteleridir. Yani 1000 kisiye 73 gazete düsüyor. Gazete sayisindaki yerel medyanin yüzde 90 varligina karsin, tirajda durum tersinedir. Ulusal yayin yapan ve toplamda yüzde 6.7 ile tanimlayacagimiz gazeteler tirajin yüzde 92’sine sahiptir. Yerel gazetelerin satisi ise çok düsük boyutta kalmaktadir. Dünyanin pek çok ülkesinde yerel gazeteler, yaygin gazetelerden daha çok satmakta iken, Türkiye‘de bunun tam tersi olmasi üzüntü vericidir. Yazili basin sektörü, gazete satisindan ziyade, almis oldugu ilan ve özel reklamlarla ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Gerek Basin İlan Kurumu, gerek özel sektörden zor/bela alinan özel reklamlar ve hükümet ve devlet yetkililerinin çogu zaman demokrasi kilici (!) olarak kullandigi ilan gelirleri yazili basina oldukça büyük destek saglamaktadir. Peki, simdi sorarim size.. Her gün belesten okudugun bu gazeteye 25 kurus vermeyen, bir reklam vermekten kaçan, (çogu devletin bilgisayarlarin da olmak üzere) internet üzerinde bedava haber okuyanlar! Siz o çok sey beklediginiz ve basiniz sikisinca, hatirlayip, ‘Yaz Gazeteci, Göster Televizyoncu, Anlat Radyocu’ dediginiz basin ve medyaya ne verdiniz ki, ne istiyorsunuz?.. Neyse siz bana bakmayin.. Bakin en çok sevdiginiz dizi basladi, twitterine mesaj geldi, facebook’ta müzik paylasildi, okey oynununa davet edildin, zaten Gezi olaylari da gazi olali saatler oldu.. **Basbakandan Geziye Gaz! Obama ile görüstükten sonra bir hayli gerildigini gözlemledigimiz Basbakanin 3. Bogaz köprüsünden sonra Taksim Gezi parkiyla ilgili ar arda yaptigi açiklamalar zaten patlama noktasinda bulunan toplumu iyiden iyiye tahrik ediyor gibi.. Gerek en son mecliste yaptigi konusmasi, gerek ise ardindan ‘Görecekler, İstanbul ve Ankara’da miting yapacam’ açiklamasi ardindan azda olsa durulan Gezi parki olaylari yeniden alevlendi.. Hem de hiç öyle kolay kolay sönmeyecek gibi bir alevle.. Dün son günlerimi geçirdigim Ankara’nin göbegi Kizilay’da aksam üzeri toplanan toplulugun bir hayli kararli oldugunu görürken basbakanin Gezi’ye gaz verdigini düsünmeye basladim.. Gerçi polis yeterince gazliyor ama sanirim bunu az bulan basbakan o toplumu geren, tahrik eden açiklamalariyla polisten daha iyi bir sekilde Taksim’e ve yurdun her yerine gaz sikiyor.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535 418 32 58



Yazarlarimizi okuyor musunuz?

KADINCA/Selmi Yilmaz Hos geldin cumhur baba..

 


Selmi Yilmaz Ülkemin Gürcistan ve Ermenistan’a komsu olan, iki gümrük kapisi olmasina karsi ithalatin, ihracatin yapilmadigi Ardahan’a hos geldin cumhurun baskani.. Tek ve en önemli geçim kaynagi hayvanlarinin sap hastaligina kurban oldugu, fiyatlarinin yerlerde süründügü Kafkaslara selam veren, ama orda oldugu gibi Ankara’dan bekledigini alamayan serhat’a hos geldin cumhurun baskani.. Sütün kilosunun bir bardak çay fiyatina satildigi, Şavsat üzerinden geldigin yolun önünde bulunan dagda oldugu gibi Türkgözü gümrügüne giden yolun önünde ki Ilgar’a bir türlü tünel vurulmayan ülkemin 75 plakali sehre hos geldin cumhurun baskani.. Selmi Yilmaz Sen geliyorsun diye al acele onarilan bozuk yollardan bikilan, kisin buzdan, yazin tozdan geçilmedigi Ardahan’a hos geldin cumhurun baskani.. 51 Yildir hala açilmayan Aktas Gümrük Kapisinin ne zaman açilacagini soran Ardahanlilara hos geldin sayin cumhurun baskani.. Kayak tesisine basta olmak üzere tüm tesviklere ragmen özel sektörün yatirim yapmadigi, göçün devam edip, üç beldesi kapatilan, egitiminin 81 vilayet içinde sonuncu oldugu sirin memlekete hos geldin sayin cumhurun baskani.. **Genelkurmaya yazilamayan mektup.. Gerek Ruslarin, Ermenilerin, Gürcülerin gerek ise tarihi kaleyi yapanlarin yasadigi dönemleri anlatan materalyalardan yosun olan Ardahan’in 50 yil önce ki bir fotosu istense bulunamaz.. Çünkü tarihi kayip bir kenttir Ardahan.. Okuyani, emeklisinin bu yönde ciddi bir çalismasi bile bulunmayan Ardahan’in ‘Bir zamanlar Ardahan’ katalogunun nasil olup olusturabilecegini zaman zaman dile getirip, dururuz, ama bir çok konuda oldugu gibi bu konuda da maalesef yalniz kaliriz.. İste bu nedenledir ki bir degil, bir çok yazimizda ele aldigimiz, yeri geldiginde dilimizle anlattigimiz tarihi kayip Ardahan’in söyle 50-60 yi önceki fotograflarini, o yillar da yasananlari derleyip toparlayan genis çapli bir çalismaya ihtiyaç duyariz.. Ve bu düsünceye el atacak bir kurum, bir yetkili, bir Ardahanli arar dururuz.. Ve deriz ki Ardahan’in tarihini Genelkurmay’a, TBMM’sine, Üniversite Arsiv Müdürlüklerine hatta Rus Tarihi adamlarina soralim, Ardahan’in geçmisi hakkinda bir arsiv, bir katalog, bir kaynak, bir Ardahan Tarihini olusturalim.. Ama maalesef yillarca ugrasip, ancak derdimizi anlatip, kaleyi alabildigimiz Genelkurmay’a bu yönde ne bir mektup, ne de bir dilekçe yazdiramadik.. **Hepiniz mi yalancisiniz?.. Seçildikten sonra yerinde durup, makamlarinda tebrik edilmeyi beklemesi gerekenlerin, ‘Biz seçildik, gerisi bos’ deyip, kosa kosa gidip birilerinin etegini öptügü dönemi devam ettiren ATSO’nun yeni yönetiminin Ankara ziyaretinde yasadiklari ile ilgili haber ve yorumlari sanirim sizde görüp, okumussunuzdur. Evet Gazeteci Fakir Yilmaz imzali o haberi okurken bende sok olmadim degil. Çünkü yasananlar dogru ise bir hayli özücü ve Ardahan adina acinilacak bir durm olarak karsimizda duruyor. Ki o habere bir açiklama yapilacaksa, ATSO yöneticilerinin degil, ATSO yöneticilerinin misafiri oldugu ve firçalanan AK Partili Milletvekili bir açiklama yapmaliydi.. Çünkü haberde Atalay’in misafirleri yaninda iken meclis baskani tarafindan ‘Orhan nedir, Karslilari basina toplamissin, çikin buradan’ dedigi ileri sürülmüstü.. Konuyu sordugum Fakir Yilmaz ise yasanan bu olayi ATSO yönetimindekilerinin baskan dahil kendilerinin bizzat söyledigini ve Cemil Çiçek’in bu hareketiyle çok ayip ettigini onlar bana söylediler ve yine onlar moral bozuklugu ve soku ile TOBB Baskani ile görüstüler diyordu.. 14 Kisiden biri, ‘Evet saklamayin, olan oldu’ diyemedigi bu olay da kim yalanci? Yoksa birileri inkarci mi?



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Saffet Kaya: Ardahan yaptiklarimizla devam ediyor..

 


Ardahan Haber 22 Haziran’da Ardahan’da olmasi beklenen Ardahan eski milletvekili Saffet Kaya siyaseten Ardahan’in gidisatinda memnun olmadigini belirtti. Ardahan’in Saffet Kaya döneminde yapilanlarla devam ettigini belirten Kaya, kendisi döneminde yapilan yatirimlarin ötesine geçilememesine birçok Ardahanli gibi kendisinin de üzüldügünü belirtti. 22 Haziran’da gelip, kucaklasacagi Ardahanlilarin sorunlariyla 24 saat ilgilenmekten seref duydugunu da belirten Kaya, Ardahan’da siyasete devam edecegini de isaret etti. Haberi ekleme saati: 13.41-15 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Yillar sonra da olsa kapiya dayandi!..

 


Ardahan Haber Azerbaycan’dan getirilerek Gürcistan üzerinde Ardahan sinirlarinda geçip, Ceyhan’a kadar uzanan dogalgazi Ardahan’a da verilmesi için baslatilan çalismalar tüm hiziyla devam ediyor. Gazetelerimiz basta olmak üzere muhalefet ve kamuoyunu baskisi sonucu geçtigimiz aylara ihalesi yapilan ve hatlarin dösenmesine baslanan dogalgaz borulari Ardahan kent merkezine geldi. Yapimci firmanin yogun bir tempo ile çalismalarini sürdürdügü görülen Ardahan’da yilsonuna kadar birçok kamu dairesinin ve evin dogalgaz sebekesiyle dösenmesi bekleniyor. **Dogalgaz firmalarina ihtiyaç duyulmakta da.. Uzun bir ugras sonucu Ardahan’a da verilmesine karar verilen dogalgazin kent merkezine gelmeye basladigi Ardahan’da evlere ve is yerlerine dogalgaz sebekesi çekecek firmalara ihtiyaç duyulmakta. Basta Ardahan disinda bulunan Ardahanli is adamlari olmak üzere is adamlarinin bu yönde yatirim yapmasi istendigi su günlerede kisa kadar kurulacak dogalgaz firmalarinin kentin merkezinde bulunan konutlara çekecekleri dogalgaz hattiyla büyük oranda kar edebileceklerine dikkat çekilmektedir. **Dogalgaz ustasi kurslari açilsin.. Öte yandan bölgede yeni bir is sahasi olarak degerlendirilen dogalgaz sebekelerini döseyecek yetismis elamanlara da ihtiyaç duyuldugu ve bu yönde kurslara ihtiyaç duyulduguna dikkat çekilmektedir. Haberi ekleme saati: 13.38-15 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

YER ARDAHAN GÜNDEM GEZİ VE SURİYE..

 


Ardahan Haber Ardahan’da Ardahanli Koruma Korudu! Karadeniz gezisi ardindan Gökmen Çaglayan isimli Ardahanli bir korumanin da içlerinde bulundugu bir ordu koruma ordusuyla Ardahan’a gelen cumhurbaskani Abdullah Gül Ardahan’da coskuyla karsilandi. Ardahan valiligi ziyareti sirasinda valilik önünde halka hitap eden cumhurbaskani Cuma namazini Ardahan merkez camisinde kildi. Beraberinde ki heyet ile birlikte camiden Ardahan Belediyesi’ne yürüyen Gül burada belediye baskaninin kendisine verdigi brifingi aldi. Ardahan Valiligine gelirken valilik önünde toplanan halka hitap eden cumhurbaskani karnelerini alan çocuklarin heyecanini yasadigini belirten Gül valilikte basin mensuplarinin gündemle ilgili sorularini cevaplandirdi. Gazetecilerin İstanbul Taksim’de ki Gezi parkiyla ilgili sorularini cevaplayan Gül Avrupa Birliginin Gezi olaylari ardindan toplanip, karar almasini degerlendirdi. Türkiye’nin AB’yle müzakere yapan bir ülke oldugunu, üye olmadigini belirten Gül bu tür olaylarin AB ülkelerinde de yasandiginin unutulmamasini istedi Amerika Birlesik Devletlerinin Suriye’de kimyasal silah kullanildigini açiklamasinin çok ciddi bir olay olarak degerlendirdigini de belirten Gül kimyasal silahlarin birer küçük atom bombasi oldugunu ve daha önce Halepçe’de kullanilan bu silahlarin ne kadar tehlikeli oldugunun unutulmamasini istedi. Ardahan Haber **Bebegiyle uzun izin istedi.. Cumhurbaskanin Ardahan’a gelisini firsat bilen bir çok kisinin not kagitlarina yazdigi sorunlari bizzat eline alarak, cebine koyan Cumhurbaskani Abdullah Gül’den çesitli yardimlarda bulananlari arasinda bir uzman çavus ve Sinop’tan gelip, Ardahan’a bulunan bi yakinin arasinda kalan iki özürlünün soruyla yakinda ilgilendi. Ardahan’da konuslandirilan 25 nci Mekanize Tugay Komutanliginda görevli uzman Çavus Ferdi Yilmaz elinde bebegi bulunan esiyle birlikte önünü kestigi Cumhurbaskanin da sakatlik halinde izin alan askerlere en az 3 ay izin verildiginin, kalça kemiginde ameliyat olan kendisi gibi askeri görecvlilere daha uzun izin verilmesi gerektigi, aksine görevden atildikalarini bu nedenle bir kanun çikarilip, bu halde olanlara ‘İyilesinceye kadar’ diye izin verilmesini istedi. Diger taraftan akülü sandalyesiyle cumhurbaskaninin önüe geçen Sinoplu bir özürlüde cumhurbaskanindan is istedi. Valilik ve Belediye ziyaretleri ardindan Rektörlüge geçen Cumhubaskani Abdullah Gül adina yapilan parki açilisini gerçeklestirdi. Haberi ekleme saati: 14.18-13 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL’ÜN ARDAHAN PROGRAMI BELLİ OLDU..

 


Ardahan Haber Rize ve Artvin’den sonra bugün Ardahan’a gelecek olan Cumhurbaskani Abdullah Gül’ün bir günlük Ardahan programi belli oldu. Alinan bilgilere göre 18 yil sonra Ardahan’a gelen cumhurbaskani unvanini alacak olan Türkiye’nin 11. Cumhurbaskani Abdullah Gül bugün Ardahan’a gelmeden önce beraberindekilerle birlikte Ardahan’a komsu olan Artvin’in Şavsat ilçesin de sabah kahvaltisi yapacak. Saat 11.00’da Ardahan’a gelmesi beklenen Cumhurbaskaninin önce Ardahan valiligini buradan da Ardahan Belediyesini ziyaret edecegi ögrenildi. Abdullah Gül’ün Valilik ve Belediye ziyareti ardindan Ardahan Üniversitesi Rektörlügü, Tugay Komutanligi ziyaretleri öncesi merkez camisinde Cuma namazi kilmasi da bekleniyor. Saat 14.00’da Ardahan Valiligince onuruna verilecek yemek ardindan Kars’a hareket edecek olan cumhurbaskaninin buradan özel uçakla Ankara’ya dönmesi bekleniyor. Haberi ekleme saati: 07.46-14 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

O inegin derdini anlatti, inek onu dinlemedi..

 


Ardahan Haber Bölgesinde yasanan sap hastaligi dolaysiyla birçok köylünün perisan oldugunu ve bu duruma hükümet ile basinin duyarsiz kaldigini ileri süren Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt İstanbul Taksim’de ki Gezi Parki Eylemlerinin bir örnegini İl ve İlçe Tarim Müdürlüklerinin önünde gerçeklestireceklerini belirtti. Kars İl Tarim Müdürlügünün önünde bir basin açiklamasi yaparak Tarim Bakanligina ve Basbakana seslenen Ögüt Kars ve Ardahan’da sap dolaysiyla birçok hayvanin telef oldugunu ve hayvan üreticilerinin perisan oldugunu belirtti. CHP Kars İl Örgütü ve hayvanlari saptan telef olan birçok köylünün de ellerinde saptan ölen hayvanlarinin kulak küpeleriyle Kars İl Tarim Müdürlügünün önünde bir basin açiklamasi yapan ve hükümetin bölgeye duyarsiz kaldigini belirten CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt yasanan hayvan ölümlerine duyarsiz kaldigini ileri sürdügü Tarim Bakanliginin bölgede acilen bir arastirma yapmasini ve tek geçim kaynaklari olan hayvanlarini saptan kayip eden hayvan yetistiricilerinin ölen hayvanlarinin paralarini ödemesi gerektigine dikkat çekti. Ögüt’ün basin açiklamasi yaptigi sirada orada geçen bir inegin tarim müdürlügünün önündeki kalabaliga aldiris etmemesi dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 19.02-13 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Vekil ve Validen Aktas Açiklamalari..

 


Ardahan Haber 51 yildir açilmasi beklenen Aktas Gümrük Kapisinin gümrük binalarinin insaati için ihalenin yapilmasi ardindan CHP Ardahan Milletvekili ve Ardahan Valisi tarafindan birer açiklama yapildi. İste o açiklamalar; **ÇILDIR AKTAŞ SINIR KAPISINDA SONA GELİNDİ Ülkemizin, Türk Cumhuriyetlerine ve Kafkaslara açilan, Ardahan ve Dogu Anadolu Bölgesinin kalkinmasina büyük katki sunacak olan Çildir Aktas Sinir Kapisinin temelinin bir an önce atilmasi için Milletvekili oldugum günden bu yana konuyu titizlikle takip ettigimi daha önceki basin bültenlerimde belirtmistim. Gümrük ve Ticaret Bakani, TOBB Baskani ve Gümrük Turizm İsletmeleri Genel Müdürü ile yogun görüsmeler yaparak konuyu siki bir sekilde takip ettim. Buradan kendilerine yapmis oldugu katkilardan dolayi ilim ve bölge halkim adina da tesekkür ediyorum. Daha önce Çildir Aktas Sinir Kapisinin Gürcistan tarafindaki yol ve kapi yapimi bitirilmis, ancak Türkiye tarafindaki kapi ve yollar bitmemisti. Türkiye tarafindaki kapinin ve yollarin bitirilmesi için 11 Haziran 2013 Sali tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi (TOBB) tarafindan 52 Milyon TL + KDV ile ihale yapilmis ve Temmuz 2013 ayi içerisinde de temelinin atilmasina karar verilmistir. Gürcistan ile Türkiye arasinda artan ticaret hacmi nedeniyle Çildir Aktas Sinir Kapisinin açilmasi Bölgemiz için hayati önem tasimaktadir. İlimizin ve bölgemizin kalkinmasi ve gelismesi için çok büyük önem tasiyan Çildir Aktas Sinir Kapisinin temelinin atildiktan sonra da konunun takipçisi olarak bir an önce yapiminin tamamlanmasi için elimden gelen tüm çabayi gösterecegim. Ayrica TOBB Baskani Sayin Rifat HİSARCIKLIOGLU’da kapinin bir an önce bitirilmesi için söz vermistir. 100 Yildan beri bekledigimiz bu tarihi İpek Yolunun yapilmasi ile sadece Ardahan degil Ülkemiz kazanacaktir. Çildir Aktas Sinir Kapisinin, İlimiz, bölgemiz ve ülkemiz için hayirli ve ugurlu olmasini diler, bu vesile ile tüm hemsehrilerime selam ve saygilarimi sunarim.13.06.2013 Ensar ÖGÜT/Ardahan Milletvekili **Vali: Aktas Bölge İnsaninin Hayalidir.. Vali Seyfettin Azizoglu, “Aktas Sinir Kapisi’nin ihalesinin yapilmasiyla bölge insaninin yillardir bekledigi hayal gerçeklesti” dedi. Azizoglu, yaptigi açiklamada, Aktas Sinir Kapisi’nin ihalesinin önceki gün Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi (TOBB) tarafindan yap-islet-devret modeliyle yapildigini animsatti. Kapinin bölge insani için önemine deginen Azizoglu, ihalenin yapilmasiyla bölge insaninin yillardir bekledigi hayalinin gerçeklestigini söyledi. TOBB tarafindan kapinin yaklasik 10 ay gibi bir sürede tamamlanmasinin hedeflendigini belirten Azizoglu, söyle devam etti: “Biz devlet olarak üzerimize düsen neyse onu yapacagiz. Özellikle kapiya giden bölünmüs yollarda her türlü gayret gösteriliyor. Buralara alt yapi konusunda karayollari çok büyük çalismalar gerçeklestiriyor. Türkiye tarafinda tüm çalismalar gerekli hassasiyetle yürütülüyor. Aktas-Çildir, Çildir-Ardahan bu güzergah tamamen duble yol olarak planlaniyor. Belirli bölgelerde zaten çalismalar devam ediyor. Temennimiz bu kapimizin açilip uluslararasi bir standartta hizmet vermesidir.” Ayni sekilde Gürcistan’a açilan Türkgözü Sinir Kapisi’nda da alt yapi için çesitli düzenlemeler yaptiklarini kaydeden Azizoglu, “Bizim için gerek Aktas gerekse Türkgözü sinir kapilari son derece önemli. Türkgözü ile Avrupa akimi, Aktas ile deİran üzerindeki akimi rahatlatmis olacagiz. Bu gelisme ve çalismalarla Ardahan’i güzel günlerin bekledigine inaniyorum” diye konustu. Azizoglu, Aktas Sinir Kapisi’nin ihalesinin yapilmasiyla Ardahan-Artvin ve Ardahan-Posof karayollarinda yapilmasi planlanan tünel çalismalarinin da hiz kazanacagini ifade etti. Kapi için Türkiye tarafindan yapilan ayni çalismalarin Gürcistan tarafindan da beklendigine dikkat çeken Azizoglu, söz konusu çalismalarin her iki ülke için de önemli ve geçerli oldugunu sözlerine ekledi. Haberi ekleme saati: 15.26-13 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Kale İstimlâk Edilecek!

 


Ardahan Haber Kongre binasinin onarilip, halka açilmasi ardindan tarihi Ardahan kalesine el atan valilik kalenin etrafinda bulunan çirkinlikleri ortadan kaldirip, yerine Ardshan’in yapi kültürünü yansitan Ardahan evleri yapacak. Ardahan merkez de bulunan ve Akkos’un binasi olarak bilinen Şehir Kulübünü de almak için girisimlerini sürdüren Ardahan valiligi ‘Ardahan Kalesi Projesi’ ni gerçeklestirirse köy görünümünde ki Halilefendi Mahallesi yerli ve yabanci turistleri ugrak yeri haline gelecek. Birçok tarihi Ardahan evlerinin yikilip, yerine betondan evleri yapilmasinin Ardahan’in tarihi yapilarini yok ettigini belirten Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu kalenin çevresinde bulunan arazilere Ardahan’in eski evlerini yeniden yapacaklarini söyledi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu daha önce askeri birliklerin konuslandirildigi tarihi Ardahan kalesini ve çevresini turizme açmak için çalismalar yaptiklarini, bu çalismalar çerçevesinde kalenin etrefinda bulunan yikik/dökük evlerin arazilerinin istimlâk edilerek ortadan kaldirilip, yerlerine Ardahan’in ilk kurulus yillarinda yapilan ve Ardahan’in yapi kültürünü ortaya koyan ‘Ardahan Evleri’ nin yapilacagini söyledi. Bu yöne bir proje hazirladiklarini belirten Vali Azizoglu projenin bitimi ardindan kalenin etrefindaki arazilerin istimlagina baslanacagi ve projede olan tarihi evlerei yapimina baslanacagini söyledi. Haberi ekleme saati: 01.26-13 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

50 Bin TL Kül Oldu!..

 


Ardahan Haber Ardahan’da seyir halindeyken alev alan bir kamyonet cayir cayir yandi. Bir anda alev topuna dönen kamyonet nedeniyle karayolu trafige kapandi. Alinan bilgiye göre, Ardahan’in Posof ve Damal ilçelerini baglayan karayolu üzerindeki Ulgar Dagi mevkiinde Murat Yilmaz’a ait 75 AR 299 plakali günes enerjisi sistemi tasiyan kamyonet bilinmeyen bir sebepten dolayi seyir halindeyken birden alev aldi. Kisa sürede kamyonet’in ön kismini saran alevlerden son anda kurtulan aracin sürücüsü panik halinde itfaiyeyi arayarak yardim istedi. Küçük patlamalarin meydana geldigi kamyonete uzun süre müdahale edemeyen araç sürücüsü kisa süre sonra kendi çabasi ile yangina müdahale etmeye çalisti. Posof ilçesinden kisa sürede olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri yangina müdahale etti. Yangin büyük çapta maddi hasara yol açarken 30 bin degerindeki günes enerji sistemlerinin tamamen yandigi ve aracinda kullanilamaz hale gelirken ortalama 50 bin Tl. nin yandigi yanginda; olayda ölen ve yaralanan olmamasi ise teselli oldu. Yangin sirasinda trafige kapanan yol söndürme çalismalarinin ardindan tekrar ulasima açildi. Haberi ekleme saati: 18.21-12 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Ardahan’da Demirkol Hizi!..

 


Ardahan Haber **Vali Azizoglu “Bu Bir Rekordur” Ardahan’a 18 yil aradan sonra ilk defa gelecek olan Cumhurbaskaninin açilisini yapacagi Engelsiz Yasam Alani ve Hobi Bahçesi’ nin çalismalar tam hiz devam ediyor. Ardahan valiligi SODES tarafindan finanse edilen Engelsiz Yasam Alani ve Hobi Bahçesi 900m2 alan üzerine kuruldugu, engelli çocuklarin özgürce oyun oynayabilecegi parkta; Fitnis , spor aletleri, engelliler için ekebilecekleri domates, marul gibi vesaire bahçe yeri, engelli ailelerin otura bilecegi 5 adet kamelya, park içerisinde çocuklarin yere düstüklerinde yaralanmamalari için kauçuk zemin seklinde yapildigi görüldü. Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu ve esi Nilgün Azizoglu, engelli vatandaslarin ihtiyaç duydugu bir yerdi, engelli çocuklarimiz diger park alanlarina gittiklerinde kendilerini mahcup görüp çekiniyorlardi. Burada gönüllerince oynayip, faaliyetlere katilabilecekler. Parkin Hobi bahçesinde istediklerini ekip yetistirecekler. Yapamadiklarini bu alanda aileleriyle gönüllerince vakit geçirip bilecekler. Vali Azizoglu, bu is yapimini üstlenen Demirkol Mühendislige tesekkür ediyoruz. Tam istedigimiz gibi yapip ve Ardahan gibi bir yerde Türkiye’de bir ilki basardilar. Bu atik bir yeri, 5 gün gibi bir sürede yapmayi basardilar. Kendilerine vatandaslarimiz önünde tesekkür ediyorum dedi. Bayan Azizoglu, 14 Haziranda gelecek olan Cumhurbaskani Abdullah Gül’ün açacagini hatirlatip, kendilerinin de yapimi sirasinda sik sik gelip kontrol ettikleri belirterek, hatta isçilerin yemek ve çaylarini ben karsilamak istiyorum dedi. Vali Seyfettin Azizoglu; Demirkol Mühendislik aldiklari isi temiz ve istenilen hizda bitirmesiyle Ardahan’da nasil hizli yapilabiliri tüm herkese gösterdi dedi. Haberi ekleme saati: 18.21-12 Haziran 2013 Haber/Foto: Baris Bilgin



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Cumhurbaskani Asfalti!..

 


Ardahan Haber **Yagmurlu havada dökülen asfalt! **”Elden gelen ögün olmaz, o da vaktinde gelmez” “Elden gelen ögün olmaz, o da vaktinde gelmez” Bu sözü bosuna söylememisler. Kendin çalismadiktan sonra, çabalarinda kazanmadiktan sonra, gögsünü gere gere “bunlari ben yaptim!” demedikten sonra, etrafina pembe gülücükler saçarak, “iste icraatlarim, eserlerim” diyemedikten sonra, vaktinde ötmeyen horozun basinin kesilecegini de bile bile, kalkip su yagmurlu günde, yagmurda çamurda asfalt döküyorsunuz Ardahan’a. Tamam, kuskusuz Ardahan halki hizmetlerin en büyügünü, en güzelini hak ediyor. Hangi bölge, hangi yöre olursa olsun, yerel yönetimlerin, devletin oraya elini uzatmasindan daha dogal bir sey olamaz. Olamaz ama, siz de kalkip yagmurun çamurun içinde asfalt döker, göz boyamayi hizmetin önüne getirip koyarsaniz, o asfalta, o giden paralara yazik! Bizler o paralari vergilerimiz den yapildigini biliyoruz. Sen benim vergilerimi çarçur edersen, devletin imkânlarini, kaynaklarini lüzumsuz ve zamansiz Cumhurbaskani gelecek diye yutturmaya kalkarsan, kimse yemez, yutmaz ona göre! Haberi ekleme saati: 18.21-12 Haziran 2013 Haber/Foto:Baris Bilgin-Ardahan



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Deprem Degil Tüp Faciasi!..

 


Ardahan Haber Ardahan kars yolu, köprü basi güzergahinda bulunan gecekonduda patlama meydana geldi. Ardahan’da bir evde patlayan mutfak tüpü biri agir 2 kisinin yaralanmasina neden oldu. Kars yolu, köprü basi güzergahinda bulunan gecekonduda, iddiaya göre açik kalan tüp büyük gürültüyle patladi. Patlamanin ardindan ortalik savas alanina döndü. Ev kullanilamaz hale gelirken, evin duvarlari da çöktü. Patlamada evde bulunan Türkan Şani (70) ve Ercan Şani (18) yaralandi. Patlama sirasinda evde bulunan anne ve oglu yaralanirken; agir yaralanan oglu Ercan Şani, Erzurum Arastirma Hastanesinde yogun bakima alindigi, durumunun ciddiyetini korudugu bilgisi alinirken, tedavi altina alinan Ercan Şani’nin vücudunun yüzde 80’inde ikinci derece yanik olustugu, hayati tehlikesinin bulundugu belirtildi. Öte yandan patlamayla beraber yikilan evin bahçesine konulan çadirda hayatini devam ettiren anne Türkan Şani, patlama sonrasinda devletin kendilerine yardim sözü verdigini ama halen bir hafta geçmesine karsin her hangi bir yetkilinin kendilerini ne aradigini nede sorduklarini söyleyip, yardim elinin uzanmasini bekledigini dile getirdi. Haberi ekleme saati: 18.18-12 Haziran 2013 Haber/Foto:Baris Bilgin-Ardahan



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

CEZA EVİ BAŞKA YERE YAPILSIN..

 


Ardahan Haber **Kanbir’den Alternatif Arsa!.. DSP İl Genel Meclis Üyesi Nejdet Kanbir, kapali ve yari açik cezaevinin yerlesim ve egitim alanina yapilmamasi ve alternatif yeri Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’la paylasti. Ardahan DSP İl Genel Meclis Üyesi Nejdet Kanbir geçtigimiz günlerde Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’u gazeteciler ile birlikte ziyaret ederek, Ardahan kamuoyunda tartisilan yeni yapilacak 150 personelin çalisacagi kapali ve yari açik cezaevinin yerlesim ve egitim alanina yapilmamasi ve alternatif yeri Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy’la paylasti. Nejdet Kanbir’in, Baskan Köksoy’a sundugu alternatif yer olan Ardahan Üniversitesi arkasinda ve halk agziyla eski Hanak yolu üzeri olarak bilinen ve tamami 248 dönüm olan yere yapilmasi istegi baskan Köksoy tarafindan da olumlu karsilandi. Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, “Kanbir’in gösterdigi yer ve alternatifin , üzerinde çalistigi her halinden belli, çünkü, dosya halinde getirdi, tam ayrintisiyla gözler önüne seriyor. Vatandaslarimizin dedigi gibi bizler buralara yatirim olmasini istiyoruz ama dogru yere olmasini istiyoruz, bir yerlesim ve egitim alanina degil, Ardahan’in çehresini bozacak görüntüyü tabi ki istemiyoruz. Ardahan Kalesinin ve mahallenin yani basina yapilmak istenen kapali cezaevinin ileride olumsuz yönde etkileyeceginden dolayi ve yerlesim ve egitim alanina olmasina karsiyiz. Yoksa bizler Ardahanlilar gibi yatirim yapilmasindan yanayiz” dedi. Kanbir’in önerisi de “… su an insaat temeli için çalisma baslatilan alanin Adliye lojmanlari-konutlari olarak yapilabilecegini, ancak Cezaevi insaatinin buradan ayrilmasini ve buraya da çok yakin olan, ama mahallenin sehir ve kura cephesini kapatmayan, okullar ve mahalleyle iç içe olmayan bir bölgede, bu mahallenin arka yüzünde, mülkiyeti hazineye, geçici tahsisi İl Özel İdaresine yapilmis olan yerde yapilmasinin dogru olacagini” aktardi. Konu hakkinda Adalet Bakanligi Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdür Yardimci ile de görüstügünü aktaran Kanbir, konuya onlarinda ilimli baktigini, yapilmasi gerekenin Belediye Meclisinin, buradaki Resmi Kurum imarini degistirip Konut ve Yesil alan olarak yeni karar vermesi oldugunu ve bu konuda Belediye Meclisini ve Baskanini destekleyeceklerini, gerekli kamuoyu destegi içinde ugrasmalari gerekiyorsa ugrasacaklarini sözlerine ekledi. Baskan Köksoy’da bu yeri hazine yeri olarak bilmediklerini, daha önce sunduklari yerleri de Adalet Bakanliginin begenmedigini ve çaresizlikle buraya Cezaevi için imar verdiklerini, ama bu önerinin degerlendirilmesi gereken önemli ve dogru bir öneri oldugunu söyleyerek, Kanbir’in dosyasindan fotokopi aldirdi ve Milletvekilininde konuyla ilgilendigini ve kendisiyle konuyu paylasacagini söyleyerek, yeni temel atilan yerin, görevlilerce kullanilacak konutlar için kullanilmasini ve Cezaevinin ise İl Genel Meclisi Üyesi Nejdet Kanbir’in sundugu alternatif yerde olabilecegini ve hem de çok akillica olacagini söyleyerek gösterilen ilgiye ve destege memnuniyetini ifade etti. Haberi ekleme saati: 12.46-12 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

AGC: Çildir Gümrük Kapisi’nin İhalesi Yapildi..

 


Ardahan Haber 51 Yildir açildi açilacak denilen, ancak bugüne kada halen açilmayan Çildir Aktas Gümrük Kapisini Yap/İslet yöntemiyle yapacak olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi nihayet ihaleyi yapti. Konu hakkinda bir açiklama yapan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz Türkiye’nin Gürcistan’a açilan 3. Gümrük kapisi Çidir Aktas’in Gümrük Binalarini yap/islet yöntemiyle yapacak olan TOBB’un yapimci firma ile yaptigi ihalenin nihayet sonuçlandigini ve ihaleyi alan firmanin önümüzdeki günlerde Çildir’a gelerek, ise baslayacagini belirtti. Haberi ekleme saati: 12.46-12 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Çatisma yine basladi!

 


Ardahan Haber **Tarihler yine ayarlanamadi.. Ardahan’da her yapilan yaz etkinlikleri tarihleri yine çatismaya basladi. Belediye ve Kaymakamliklarin yani sira Bölge Derneklerinin finanse edip, yaptigi yaz etkinliklerinin tarihleri belirlenmeye baslarken, ard arda yapilan etkinliklerin geçen yillarda oldugu gibi bu yilda çakistigi dikkat çekiyor. 4-5-6 Temmuz Günleri baslayacak olan Hoçvan Yayla Şenligi ile start alacak olan Ardahan’da ki yaz etkinlikleri ayni günlerde baslayacak olan Göle Ulusal Kasar Festivali ile çakisiyor. Bu etkinliklerin ayni günlere gelip, çakistigi Ardahan’da ki yaz etkinliklerinin üçüncüsü olan ve 6-7 Temmuz günlerinde yapilacak olan Çildir Uluslar arasi Göl Festivali’nin tarihide Hoçvan Şenligi ve Göle Kasar Festival tarihleri ile çakismasi dikkatler de kaçmadi., Bu üç etkinligin yapildigi günlerde yapilmasi beklenen Çildir Asiksenlik Festivali’nin yani sira bu yil ilki yapilacak olan Hanak Festivali’nin de ayni tarihlerde yapilacaginin duyurulmasi bu etkinliklere katilmayi düsünenlerin kafasini karistirdi. Ayni gün ve saatler de yalpan etkinliklerin hangisine gideceklerini sasiran vatandaslar ‘belediye, kaymakamliklar ve derneklerin bu konuda da bir araya gelememesinin Ardahan’da ki dagilmisligin bir örnegidir’ diyerek her yil yasanan bu duruma tepki gösterdikleri dikkat çekti. **Kiliçdaroglu gelecek 2!.. Hoçvan Yayla Şenligi ile baslayip, Ardahan Bal Festivali ile biten Ardahan’da ki yaz etkinliklerinin içinde bulunan Damal Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde adli yaz senligine CHP lideri Kemal Kiliçdaroglu’nun gelecegi bildirildi. Konu hakkinda bir açiklama yapan Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan, ‘Bu yil gerçeklestirecekleri etkinligin onur misafiri CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu olacak.’ dedi. Kiraç, Gülsüm ve Ali Ekbr Gür’ün star sanatçilari olacak olan Damal Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Şenligi 13-14 Temmuz günlerinde yapilacak. Bilindigi gibi geçen yilda Damal’a gelecegi söylenen Kilçdaroglu belirtildigi gibi gelmemisti. www.kuzeyanadolugazetesi.com Haberi ekleme saati: 09.09-12 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Cudi daglari degil, Kizilay gökdelenleri..

 


Ardahan Haber Yillarca dogu ve Güneydoguda yasanan çatismalar dolaysiyla havadan hiç yere inmeyen helikopterler simdi de basta İstanbul ve Ankara olmak üzere yüksek binalarin bulundugu sehirlerde baslayan eylemler de havadan yere inmiyorlar. 16. Gününe giren ve polisin yeniden Taksim Gezi parkina müdahalesiyle büyüyen olaylarin bir türlü durulmadigi su günlerde baskent Ankara semalarinda sürekli tur atan helikopterler yüksek binalarin bulundugu Kizilay’da yasanan her türlü hareketi, alanda baris süreci ile birlikte sakinlesen ve çatismalarin olmadigi dogu ve güneydoguda getirilen tomalarla bekleyen polislere bildiriyor. Yillarca dogu ve güneydogu da PKK ile yasanan çatismalar dolaysiyla havadan yere hiç inmeyen ve bölge halki tarafinda sesi çok iyi taninan helikopterlerin semalarinda cirit attigi Ankara’da basta Kizilay’da olmak üzere birçok semtte yasanan trafik sesi ve yogunluguna birde helikopter seslerinin eklendigi dikkat çekiyor. **GÜL PROGRAMINI İPTAL EDER Mİ? İstanbul Taksim’de yasanan ve tüm Türkiye’ye siçrayan olaylarin yeniden alevlendigi bir sirada Cuma günü Ardahan’da olmasi beklenen cumhurbaskaninin sinir kenti Ardahan’da nasil bir açiklama yapacagi merakla bekleniyor. Haberi ekleme saati: 09.05-12 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

18 Yil Sonra Sorunlar İlk Agizdan..

 


Ardahan Haber Ardahan Valisi Seyfettin Azizoglu, Cumhurbaskani Abdullah Gül’ün 14 Haziran’da Ardahan’a yapacagi ziyaret öncesi hazirliklara tüm hiziyla basladiklarini bildirdi. Gazetecileri makaminda kabul eden Azizoglu, yaptigi açiklamada, Ardahanlilarin, Cumhurbaskani Gül’ün 14 Haziran Cuma günü kente yapacagi ziyaretin heyecanini yasamaya basladigini ifade etti. Bu nedenle Cumhurbaskani Gül’ün ziyaretine yönelik basini bilgilendirme geregini duydugunu belirten Azizoglu : ‘İlimiz hudut vilayetidir. Bir hudut vilayetine Cumhurbaskanimizin ziyareti bizim için son derece önemlidir. İnsanimiz ve bizim için büyük bir onur ve gurur kaynagi olmasi gereken bir durumdur. Ardahanlilarin ziyarette Cumhurbaskanimizi en iyi sekilde karsilayacaklarina, gerekli ilgi ve alakayi göstereceklerine inancim tamdir.’dedi. Ardahanlilarin 18 yil önce de ayni sevgi ve ayni coskuyla dönemin Cumhurbaskanini karsiladigini ifade eden Azizoglu, ‘Bu durum, Ardahan insaninin ne kadar misafirperver, ne kadar devletine bagli oldugunu göstermistir. Devlet büyüklerine saygili ve bagli oldugunun bir göstergesidir. 18 sene sonra en az o kadar bir coskuyla Sayin Cumhurbaskanimiz karsilanacak’ diye konustu. Ziyaretin Ardahan için çok büyük bir avantaj oldugunu vurgulayan Azizoglu, ‘Cuma günü, ilimizin, sorunlarini ve sikintilarini, ülkemizin en yüksek makamina arz etme sansini, Cumhurbaskanimiz bize vermis olacak. Biz Ardahan’i ne kadar dogru tanitabilirsek, gelecekte daha çok hizmet alacagimiza inaniyorum. Çünkü çok büyük potansiyellerimiz var. Örnegin kayaktaki potansiyelimiz, kis potansiyellerimiz çok kisi tarafindan bilinmiyor. İste bunlari bizzat Cumhurbaskanimiza iletecegiz.’’ Cumhurbaskanimizin programinin da netlestigini belirten Azizoglu, ögleden önce Artvin’den karayolu ile Ardahan’a gelecegini söyledi. Haberi ekleme saati: 09.03-12 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com