

twitter.com/fakir_yilmaz
Gazeteci Fakir Yılmazile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın hazırlayıp, her Pazar Günü Saat: 16.00’da TEMPO TV’de canlı olarak sunduğu Programa sizide bekleriz..
Her Pazar günü saat:16.00’da


İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce her yıl olduğu gibi bu yılda 10 köye sıvat (Kurun) verirken bu kez de yanında güneş enerjili seyyar çoban evi hediye etti.
Ardahan Valisi Hüseyin Öner, Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğü’nde, 2022 yılı Mera Islah ve Amenajmanı Projesi kapsamında düzenlenen törende, bölgede hayvancılığın gelişmesi amacıyla birçok çalışma ve proje yürüttüklerini söyledi. Hayvancılık için çoban evi ve sıvatların çok önemli altyapı unsurları olduğunu dile getiren Öner, “Ardahan, Türkiye’nin kırsal kesim nüfusunun en yoğun olduğu şehirlerden biridir. Çok ciddi bir kesimi kırsalda yaşıyor. Bunun tamamına yakını özellikle hayvancılıkla uğraşıyor. Üretim kültürü bu yönde. Biz de bu alanı geliştirmenin gayretindeyiz. Çoban evleri ve sıvatlar önemli ihtiyaçtı. İnşallah bu projeler hayata geçtikçe üreticimiz daha çok kazanacak, istihdamı da korumuş olacağız. Çünkü gelir bol olunca vatandaşımız bölgesinde kalacak.” dedi.
Tarım ve Orman İl Müdürü Muhammet Fatih Cineviz de projeye ilişkin teknik bilgi verdi. Posof’a bağlı Alköy Köyü Muhtarı Ali Erşentürk, projenin hayata geçmesinin sevincini yaşadığını belirterek, “Çoban evlerini çok beğendik. 3 yıl önce böyle bir talebimiz vardı. Bugün de buna kavuştuk. Güneş panelli çoban evinde çobanımız artık rahat edecek.” diye konuştu.
.jpg)
Eski adı Ali’dir. 1595 tarihli Defter-i Mufassal-i Vilayet-i Gürcistan adlı Osmanlı mufassal defterinde Al (ال) biçiminde kaydedilmiştir. “Ali Kilisesi’nde ibadet etti” biçimindeki Gürcüce bir halk deyişinde de köyün adı Ali olarak geçer. Gürcüce “ali” (ალი) “alev” anlamına gelir.[3] Gürcistan’da Haşuri bölgesinde kalesi olan eski bir kent de Ali (ალი) adını taşımaktadır.1928 tarihli Osmanlıca köy listesinde ise, Âl (آل) olarak geçer. Köyün adı daha geç tarihte Alköy’e dönüşmüştür.
Bugünkü Alköy, Ardahan ilinin Posof ilçesine bağlı bir köydür.
Tarihçe:
Köyün tarihi çok eskilere dayanır. Ama şimdiki köyü oluşturan aileler rivayete göre; cesaretli iki arkadaş ağaçlara işaret koya koya şimdi köyde bulunan ve bir zamanlar bu bölgede yaşayan Gürcüler ile Ermenilerin dini inançlarını yerine getirdikleri Al kilisenin yanına geliyorlar. Oradaki kaynak suyunu beğeniyorlar. Gidip durumu etrafa bildiriyorlar.
Zamanla 27 Sülale buraya gelerek köyün oluşmasını sağlıyorlar. Bu sülalelerin 15’i Ahıska’dan, 4’ü Posof’a bağlı ilçe merkezi ve köylerinden, 3’ü Artvin-Şavşat’tan, 2’si Gürcistan’ın Batum şehrinden, geri kalan 3’ü ise biri Ardahan merkeze bağlı Değirmenköy’den, biri Acara’dan, biri de Erzurum-Pasinler’den gelerek köyü oluşturmuşlardır..
Dergi çıkarmak, dergide yazmak…
Dergi çıkarmak bende bir düş değil, her ân olabilecek uygulanabilecek bir düşüncedir. Aynı düşüncem 35 yıla yaklaşan gazeteciliğimi ve bu yıllar içinde yazdığım yazılarımı toplayıp bir değil en az bu derginin 5. sayısı gibi 5-6 belki 10 kitap çıkarmak olsa da bugüne kadar ha bugün ha yarın diyerek bir türlü başlayamadım. Adı ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ olan ve kapağı ise yaşadıklarımı bir fotoğraf karesine sıkıştıran beynimdeki hazır kitaplarımın.
Yazılı basın, medya hayatına şahsım olarak daha girmediğim yıllarda yani ben daha çocukken, ilkokul, ortaokul ve lise sıralarındayken babamın adımı taşıyan ‘Fakir Dostu’ gazetesini ilk olarak teksirle sonra da kurşunla harfleri dizilen “Doğu Anadolu Gazetesi” ni çıkarmış, matbaanın boya kokusunu içimize nakşetmişti.
Babam bunları yaparken ben ve benden önce kardeşim rahmetli Savaş’ta boş durmayıp, bir taraftan teksir makinasının, kurşun harflerle süslenen gazetemizi dağıtırken diğer taraftan da ulusala haberler çıkarmaya çalışıyorduk.
Ha bu arada babamın matbaasını alıp, sahipliğini yaptığı avukat amcamın yazı işleri müdürlüğünü yaptığı sonrada bugün miras kavgasında yaptığı gibi ‘hepsi benim’ deyip el koyduğu gazetemize sahip çıkmaya çalışması üzerine çağırdığım hamallarla birlikte bir gece matbaamızı alıp, traktör lastiği üzerine koydurarak yine traktörle başka yere taşımış ve bu mesleğe bizzat başlamıştım.
“Ne gereği var şimdi bu siyasi ortamda bunlarla uğraşmaya,” diyenlere inat yapıyordum sanki bunu!
Sonra…
Dergiler hep hayatımda oldu, dergili zamanlarım da… Ama başta her gün gelişen teknoloji dolayısıyla grafiği bilmemem, kendi ruhumu yansıtan kapağımı yapamam diye bekletip, ötelediğim dergi hayalimi ilk önce altıbuçuk yıl başkanlığını yapıp, Ardahan adına İstanbul’da adeta tarih yazdırdığıma inandığım, söylenen ve bugün adı unutulan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığım esnasında gerçekleştirdiğimiz ve bir günde 1.5 milyon insanı İstanbul Maltepe’de bulunan meydanda topladığımız ‘1. Ardahan Tanıtım Günleri’ sırasında benim dönemimde tarih yazan stk adına çıkardığımız dergiyle gerçekleştirmiş ve bunun olabileceğini anlamıştım.
Ve çıkarabileceğime inandığım dergilerde yazarak yol almanın önemini, cesaretini o an kazanmış ve 2. sayısı için hemen yeniden kolları sıvamıştım. Ha bu arada gazetecilik mesleğim esnasında, Ardahan Çıldır Gölü’nün Kars’ın değil, Ardahan’ın olduğunu anlatmak için Kars eski Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu döneminde göle gelen 70’e yakın yabancı ülke büyükelçisine tek tek elden dağıttığım ilk yabancı dilde basılmış gazeteyi de çıkarma başarısını ortaya koymuş, yazdığım haber ve yazılar nedeniyle kapatılan Doğu Anadolu Gazetesine ‘Kuzey’ kelimesini ekleyip, 35 yıla yakındır kesintisiz yayınlanmaya devam eden gazetemizin kapatıldığı günün ardından gazetemi hemen çıkarmıştım.
Ancak benim dergi düşüncem o günlerde de gündemimdeydi, küllenmiş değildi. Bugün de öyle. Çizimler, tasarımlar, içerik çalışmaları, örnek sayfalar derken bu düşünceyi dijital ortama taşımak başka bir ufuk açmıştı elbette…
Ama bir ürün dergisi yapmak başka bir şey, enikonu her sayısının içeriğini belirleyip, yazı, görselini kotarmak, yazı yazdırıp, söyleşiler dosyalar hazırlamak bambaşka şeyler diyerek yine kendime, okurlarıma, maddi, manevi desteklerini hiç esirgemeyen iş insanlarına memleketim Ardahan’a özel dergiyi hep bekletmeye aldım.
Bu arada 1990’lardan beri medya, edebiyatın kültür ve sanatın mecrasına dönüşüp, hatta önünü keseli beri; nitelikli edebiyat dergilerinin soluk alma şansının azaldığını da izlerken aynı yılarda oluşturulan internet üzerinde kültür sayfalarında yazmaya, online yayında okurla buluşmayı denemeye kalksam da ağır basan gazetecilik ve ‘ilk’ haber verme güdüsü dergi hayalimi hep öteletiyordu.
Ama dergi çıkarma arzum sürüyor ve yine başkanlığını yaptığı stk zamanında 2. – 3.dergi derken bu kez İstanbul Kartal’da tanıştığım ve ‘Abi gel büro senin birlikte güzel bir dergi yapalım’ diyen Necmi beyin ilk kendi dergimiz, iş insanlarına yönelik Kuzey Doğu Anadolu Dergisi çoktan çıkmış ve başta reklam verenlerin olmak üzere herkesin eline posta yoluyla ulaşmıştı bile.
Evet,1.-2.-3. derken bugün 5. özel dergimiz “haber” ötesi bir “dergi” işlevine de büründü zamanla. Necmi ve çalışma arkadaşı Semra, bu dergilerin gizli kahramanıydılar. Çünkü bu tür bir yayıncılığın hiç de kolay olmadığını bilirim. Hele hele bir taraftan zamanla yarışıyor olmak, gerçek işim olan gazeteciliği, ilk haber verme heyecanı, yaşam esnasında beklenmedik gelişmeler arasında görsel tasarımı sürekli önde tutmak apayrı bir bakış, düşünce, maharet gerektirir. En ötesi de tutku, sadakat, sabır gerekiyordu.
Aslında dergiciliğin özü de budur. Ve her dergi kendi ömrünü de bunlarla yaratır, sürdürür, sonlandırır.
Birçok gazetede yazdım, yazıyorum da. Dijital medyada da öyle… Tüm bunlar beni “dergi” kurmak çıkarmak düşüncemden vazgeçirmedi, dahası sürekli besledi.
İnsan yapıp ettikleriyle övünmemeli, yapacaklarını da sürekli sayıklamamalı. Hatta kimi kez de uluorta anlatmamalı… Yalnızca üretip ortaya koymalı derim.
Çok sözdense, az sözle yol alıp; yazmalı yalnızca. Yaza yaza ancak bu “kültürsüzlüğümüzün kışı”ndan geçebiliriz ancak.
Bugün gelip eşiğinde durduğumuz Türkiye gerçeği de sanki bunu anlatıyor bize.
Dergilerde yazmak edebiyat duygusunu besler, yazan insana iyi gelir; çünkü her dergi biraz da yazının mutfağı, edebiyatın laboratuvarı, kültür ortamının belleğidir.
İşte Kuzey Doğu Anadolu Dergisini bunun için çıkardık, bunun için yazıyorum. O duygularımı hem besliyor hem de edebiyat dergisi kurma düşüncemi canlı tutuyorum ve 5.sayısı ile yeniden hem de yeni bir dergi ile daha birlikte olduğum Size, teşekkür ediyorum sevgili okurlarım…


Kaç gündür ülke gündemini sarsan İstanbul Taksim Gezi parki olaylarini baskentten, ülkeye yön veren Ankara’da izliyorum. Dogu ve Güneydogu’da yillarca yasanan manzaralarin sikça görüldügü Ankara’da izledigim Gezi Parki vakasi’nin nereye gidecegini, nasil bir son ile sonuçlanacagini bende sizin gibi merak ediyorum. Ancak benim asil üzerinde durmak istedigim bu toplumsal olayin önderinin kim oldugudur? Çünkü okyanusta dümeni kirilmis bir gemi misali bir saga, bir sola, bazen de batacak gibi yan yatarak devam eden bu olaylarin önderi yok.. Kollarinda ki dövmelerle, kulaklarinda ki küpelerle, bacaklarinda ki yirtik pantolonlarla hükumete, iktidara, devlete isyan bayragini çeken bu topluma kim veya kimler liderlik yapiyor?.. CHP’ mi? Yok canim, o hükumetten daha çok korktu.. BDP’mi? Hayir BDP hiç degil.. Çünkü onunda korkusu bu olaylarla gölgede kalan baris sürecinin sekteye ugramasi ve en önemlisi su an yurt disindan bulunan basbakanin Ankara-İmrali güres minderinde kaçacagi tereddüdü içinde.. MHP mi? O hiç degil, çünkü kafasi karisik, ne yapacagina karar veremeyen muhalefetin bir yani olarak oda saskin.. Peki Sendikalar mi? Yok be onlar çoktan bu islerden vazgeçmis, sendikadan ziyade birer patron gibi rezidanslarda göbek büyütüyorlar.. Dünkü eylemlerine bakmayin, ‘Desinler diye..’ idi.. Ya o degil, bu degil, peki bu olaylarin Deniz Gezmis’i mi var? Evet iste ben de tam bunu düsünüyordum ve olaylarin çiktigi günden beri Ankara sokaklarinda onu ariyordum.. Ve her önüme gelene, ‘Gezi’nin Deniz Gezmi,s’i nerede?’ diye soruyordum.. Bu sorumla karsilasanlar da benim gibi saskin, saskin saga sola bakiyordular, ‘Gezi’nin Deniz Gezmis’i Nerede’ diye.. Evet, Rize’de ki fasistlerin saldirisina kadar uzanan Gezi olayinin Deniz Gezmis’i olmadigi için olaylar bu kadar uzasa da, bir türlü etkili olup, hükumeti, sistemi sarsamiyor.. Yani Deniz’siz olmuyor.. **HES’lerde Birer Gezi Parki Degil mi? İstanbul Taksim’de ki Gezi parkinda bulunan bir kaç agacin kesilecegi haberleri ardindan aralarinda Ardahan’in da içinde bulundugu bir çok yerde eylemlerin yasandigi ve mazlum ve de magrur bir yesili koruma eyleminin siyasete döndügü su günlerde olaya biraz da dogaya dikkat çekmek isterim. Ki o doganin feryadini günler degil, yillardir anlatir dursakta ne su an bulundugum Ankara’dakiler, nede su an uzak oldugum memleketimde ki sagir sultanlar duyar.. Evet, Taksim’de bulunan Gezi parkinda ki agaçlarin kesilecegi haberleri ardindan gelisen olaylari degil, Ardahan’da ki parkin içinde ki onca agacin kesilip, büyük bölümü yesil olan alaninin %80’nin betona çevrilmesine de tartismayacam.. Benim asil dikkat çekmek istedigim konu ise dün internet sitemizde ve Son Vilayet isimli gazetemiz de yayinlanan, ‘Ardahanli Ankara’da Saray Yapiyor’ baslikli haber ve o haberin içeriginden islenen ve sanki dikkat çekilmesi gereken HES kelimeleriydi.. Evet, 44 yasina yak basan biri olarak, 26 yildir gazetecilik yapan Ardahanli olarak Ardahan’a yönelik hiç ama hiç bir katkisina sahit olmadigim Ardahanli birinin Ardahan’in dogasinin kalbine biçak gibi saplanan HES’lerden birini yapmaya hazirlandigini okudum, o bol mesajli haberin içinde.. Bu Hanakli hemsehrimizin Ankara’da yaptirdigi oteline bakinca bir hemsehrimin bu kadar basarili olmasina sevinirken, o otelde kaç Ardahanli çalistiracagini, su an kisilerinde kaç Ardahanli olmazsa da kendisi gibi kaç Hanakliyi çalistirdigini da merak etmedim degil.. Burayi da geçerken, bunca eyleme ve olaya neden olan Gezi parkinda ki agaçlari koruyanlar, bu hemsehrimizin yapacagi HES için alt üst edecegi Kura Nehri ve Köroglu HES’in yapilacagi Sevimli bölgesinin dogasina sahip çikacaklar mi acaba diye de düsünmedim degil.. Çünkü Ardahan CHP basta olmak üzere bir çok kisi ve çevrecinin önce Posof’tan girip Ceyhan’a kadar dogayi alt üst eden petrol ve dogal gaz boru hatlarini yo ettigi dogayi oldugu gibi, yine Posof, Hanak ve Çildir’da ki HES’lerin dogayi oldugu gibi alabaliklar basta olmak üzere onca canliya can veren dereleri ve bin bir çiçekli Ardahan dogasini alt üst ettigini çok iyi bilirim.. Bakalim, görelim.. **CHP Arkada mi Önde mi? Son kaç gündür yasanan ve ülkenin bir çok yerine siçrayan olaylarin tam ortasinda kaldim dersem inanir misiniz. İstanbul’dan Ardahan’a kadar uzanan ve su an içinde bulundugum ülkeye yön veren baskenti savas alanina çeviren bu olaylarin nasil olup tetiklendigini tartisan kamuoyu CHP’nin bu olaylarin neresinde oldugunu da tartisiyor. Birçogu İsçi Partili olduklari görülen Atatürk’ün kalpakli, bayrakli gençlerden olusan topluluklarin sahiplendigi görülen bu olaylarin arka perdesinde CHP’nin oldugu da konusulmaktadir. Ki bunu CHP’de saklamiyor.. Ama gelin görün ki İstanbul’dan baslayip, ülkenin bir çok yerine siçrayan bu olaylari bir gün sahiplenen, ikinci gün vazgeçen bir zihniyet içinde olan CHP beni de kendi tabanini da sasirtmis durumda.. Önümüzde ki yerel seçimlerde İstanbul’da Büyüksehir Belediye Baskan adayi olmasi büyük muhtemel olan Ardahanli Gürsel Tekin’in organize ettigi İstanbul Kadiköy mitingini iptal edip, Taksim’e, buradan da 14’ünde Ardahan’da olacak olan Cumhurbaskanina çikan Kiliçdaroglu’nun bu olaylarin neresinde oldugunu tespit etmeye çalisan kamuoyu, CHP’nin bu saskin muhalefeti karsisinda sasirmis desem daha dogru olur. Çünkü ne yaptigi belli olmayan, yasanan olaylarin arkasinda mi, önünde mi oldugu bir türlü netlesmeyen CHP’nin bu olaylarda en büyük zararla çikmasindan korkar oldum.. Çünkü artik ülkenin politikasina yön veren bir parti konumunda olan BDP kadar bile muhalefet yapamamakla suçlanan CHP’nin ne yaptigi da belli degil.. Bu nedenle büyük bir hirsla baslayan hükumet karsiti eylemler, gün geçtikçe lise ögrencilerine kaldi gibi.. Evet sorumu yeniliyorum.. CHP bu olaylarin neresinde? Arkasinda mi? Önünde mi? Bilmiyorum ama CHP’nin bu olaylarda en çok yara, bere almis bir parti olarak çikacagindan süphem yoktur.. Çünkü dik durmuyor, nerede oldugunu bile söyleme cesaretinde bulunamiyor.. İste CHP,iste muhalefet.. MHP’nin de kafasini karistiran CHP yine yanaliz, belki de sadece isçi Parti ile bas basa kalacak gibi.. **Herkes Ders Çikarmali.. Bir agaç için denilip, yurdun her tarafina yayilan eylemlerin bir anda gerdigi ortamin kime ne kadar fayda getirdigini tartismayacagim.. Çünkü eylemleri, ‘bir kaç çapulcu isi’ diyerek geçistirmeye kalkan basbakanin hortlak görmüscesine bembeyaz kesilen yüzü, Birden ülkenin her yerine siçrayan eylemler karsisin da ‘Ne olacak?’ deyip, kuyruklarini bacaklarinin arasina koyup, yasananlari korkudan büyüyen gözleriyle izleyen İslamci, dinci ve de AKP’ci olduklarini söyleyen yigitler, Yasananlari israrla görmek, yaymak, yazmak, izletmek istemeyen basin ve medya, Bu eylemlerin önderligini yapip, ‘Mitingi iptal ettik, bu kadar yeter’ diyerek kendilerinden ciddi muhalefet yapan insanlari yari yolda birakan siyasiler, Kisacasi herkes su kaç gündür yasananlardan önemli dersler çikarmalidir.. Çünkü 10 yildir iktidar da olmanin verdigi simariklikla ‘Ben yaparim, biter’ anlayisi ile hareket edip, karsi fikirlere, ‘Bir kaç çapulcu diyen iktidar ve yandaslarinin bu isin hiçte öyle olmadigini ve istense hükumetin gücünün bizzat halk tarafindan elinden alinacagini ve bu isin polisiye bastirmalarla bitmeyecegini sanirim anlamistir.. Medya ve basinin halkin gerçek gündeminden uzak hükümet yalakaligiyla bu halkin sesi, kulagi, gözü olmadigini her geçen gün biraz daha düsen trajlariyla fark etmeli ve ‘Biz bu halki homurdamasini bile duymuyoruz’ demeli ve gerçek anlamda gazetecilik yapmalidir.. Halkin kendiliginde gelistirdigi eylemlere bir iki saatligine önderlik yapip, olaylar büyüyünce ‘Altinda kalirim’ diye korkup, kaçan, kivirtan muhalefetin gerçek muhalefetin nasil yapilacagini sanirim bizzat halktan ögrenmis ve dersini alarak, bu yönde çalismaya baslamistir.. Ve Halk.. Evet bu Kürtlerin eksik oldugu, için de olamadigi bir halk hareketiydi ve rahatsiz oldugu hükumete ders vermis, rahatsizligini ortaya koymustur.. Ancak bunu yaparken bir çok konuda oldugu gibi bu eylemde de tam Türk tipi eylem yapmis, sagi, solu kirmak için yarisa girmis olmasi bu güzel ve basta hükumete olmak üzere hepimize ders veren eyleme gölge düsmesine izin vermistir.. **KÜRTLERİN İÇİNDE BULUNMADIGI, CİDDİYE ALMADIGI HER EYLEM GALATASARAY-FENERBAHÇE MAÇIDIR!.. Ankara’dayim.. Ardahan’in bu yakasini, yani yeni bir metropolü tariyorum, ariyorum, Ankara’da ki hemserilerimi tek tek buluyorum.. Kimi Ardahan’dan çoktan kopmus, kimi, ‘bir Ardahanli çalar mi kapiyi?’ diyorsa da her ikisinin de gönlünün, gözünün dogduklari toprakta oldugunu bana, gazetelerime, sitelerime, ulusal basinda da yayinlanan haberlerime gösterilen yakin ilgiden anliyorum.. Ama beklenmedik bir anda kapilarini çaldiklarimin, geçtigim günlerde gittigim İstanbul’dan daha dertli, bir o kadar da yalniz kalmisligin içinde.. Çünkü İstanbul kadar olmayan sayilariyla ve memur kenti gölgesinde Ankara’da olanlar daha çok hasret, benim de özledigim Ardahan’a, Ardahanliya.. Ankara’nin ülkenin siyasi baskenti olmasi ve yasananlarin dikkatle izlendigi ve kararlar alindigi avantajini da yasayan hemsehrilerimle görüsmeye giderken, ben Ardahan’i onlara anlatirken, onlarda benden Ardahan’i dinlerken ülkede yasananlari da tartisiyor, konusuyor ve kendimizce terazilerimize koyup, tartmayi da unutmuyoruz.. Basta egitim, issizlik, göç, sap’a teslim olan hayvancilik sorunu olmak üzere, birçok sorunla bas basa bulunan Ardahan’i tartisirken, İstanbul Taksim’de baslayan, su an bulundugum Ankara’nin da içinde bulundugu ülkenin birçok yerine siçrayan Taksim Gezi Parki olaylarini da konusuyor, oralarda yasananlarin nereye varacagini da tahmin etmeye çalisiyoruz. ‘-Ne olacak bu eylemlerin sonu GAZETECİ?’ sorusuyla baslayan ve devam eden sohbetlerimiz de benim fikrim ve görüsüm söyle; Bu isin sonunun, Posof’ta belediye baskani, Ankara kahvelerinde okeyci siyasilere sahip CHP basta olmak üzere muhalefetin yerel seçimler öncesi bir provasi ve hükumete karsi biriken gazin bosalmasiyla bitecegidir.. Çünkü daha dün insanlara diski yedirilirken, öldürülen PKK’lilar panzerlere halatlarla baglanip, yerlerde çekilirken, İstanbul-Kocaeli-Adapazari üçgeninde Kürt is adamlari öldürülüp, yol kenarlarina atilirken, Ardahan’inda içinde bulundugu dogayi alt üst eden HES’ler yapilirken, Ardahan Milli Egemenlik Parkinin ismi degistirilip, yesil alaninin %89’u betona çevrilerken ortalikta gözükmeyenler.. Şu an yoksul köylünün binlerce hayvani saptan telef olurken, üniversite ve kiz yurdunun yani basinda F tipi cezaevinin yapilmasini ‘yatirim’ diye birilerince yoksul halkima yutturulurken, buna karsi çikan rektörün esini üniversitenin dernegine baskan ederken, kimilerinin rütbe ve san için atandigi ve vilayet oldugundan beri Ardahan’da isleri alan müteahhitlerin neden esnafindan bir çivi almadigi, bir issize niye is vermedigini sorgulamayanlarin ortada gözükmeyenler, İstanbul/Taksim Gezi Parkinda ki kurumaya yüz tutmus bir agaci mana edip, birkaç partili ve beceriksiz muhalefet ile, İsçi Partililerin ve ona benzerlerin facebook’ta, twitter’de ki sarlatanliklarina karsin, 10 yildir dimdik ayakta duran AKP hükumetini düsüreceklerini sananlar da biliyor ki; Kürtlerin içinde bulunmadigi hiçbir hareket basariya ulasmaz.. Ki; hele bu süreçte, yani Kürt sorununun masaya yatirildigi ve çözümü için çabalandigi, geri çekilen PKK’lilarin içinde bulundugu genis çapli bir genel affin beklendigi, Öcalan’in birakilmasi için imza kampanyalarini açildigi, bir sirada bu süreci gölgede birakacak olan hiçbir eyleme izin vermeyecek olan Kürtlerin olmadigi her türlü hareket, eylem, yürüyüs (bana göre) Galatasaray ile ayni zaman da benim de takimim olan Fenerbahçe maçlari sonrasi yasanan, ama istenmeyen olaylarin bir benzerinden öteye geçemez.. Ha unutmadan, bu yazdiklarima sevinip, ‘iste bak Fakir’de yazmis, bu tür eylemlerde hiçbir sey olamaz’ diye sakin sevinmesin, ‘Ben ne dersem O, Polis bas gazi, vur jopu, gerçek gündem, Kürt sorunu gölge de kalsin, unutulsun..’ diyen Erdogan baskanli AKP ve de Hükumet.. Çünkü 70 bin Alevi’nin basini kestirenin ismini 3. köprüye verenler, ‘Taksim’e AVM’de, Osmanlinin At Ahirlarini da yaparim’ diyenler!.. Bu ülkede derinden çok ciddi bir homurdama oldugunu, bu homurdamanin askerden, lordlardan, sirça kösklerden falan degil, gerçek, ciddi ve onlara önderlik bekleyen bir sese, Kürtleri de içine alan samimi bir muhalefete, bir çagriya pür dikkat kesilmis olan bir halkin da oldugunu AKP’liler basta olmak üzere kimse es geçmesin.. Sonra bu sürece, bu ülkeye de yazik olmasin.. fakiryilmaz323@hotmail.com-0.535 418 32 58

Günlerdir yasanan ve ‘artik yeter, her kes dersini aldi..’ dedirten Taksim Gezi Parki olaylarinda gençlerin yani sira bayanlarin direncini sizlerde gördünüz mü? Öyle ki bu eylemde erkeklerle meydanlara inip, birlikte bol sinkafli kelimelerle slogan üretenlerin basinda kürtaj yaptirip, yaptirmama kararina, giyimine, kusamina, yemesine, içmesine kisacasi degerlerine saldiranlara dur diyen genç kiz ve kadinlarin sayisi da hiç az degildi.. Evet dükkani olmadigi halde is adamlari ve sanayicilere baskanlik edenler gibi esi basbakan diye bilmedik, anlamadik konularda bir profesör edasiyla açiklamalarda bulunan, etkinliklere katilip, yer yer göz yaslari döken Emine hanim da bu bayanlari, kadinlari ve de kizlari görüyordur sanirim.. Görüyor, görmesine de her konuda görüs belirten hanimefendi, kocasi gibi sanki biraz korktu, bunlarda nereden çikti dercesine?!. **Bu İs Adamlarini Ardahan’a Nasil Getirebiliriz?.. Sanirim sizde benim gibi GAZETECİ Fakir Yilmaz’in metropol gezilerini sanirim sizde yakindan takip ediyorsunuzdur. GAZETECİ’nin İstanbul ziyaretinden sonra ülkenin baskenti Ankara’da bulunan Ardahanlilari ziyaretinde de görüyoruz ki doymak için dogduklari yerleri terk eden hemserilerimizin burada da basarili islere imza attiklarina sahit oluyoruz. Yani İstanbul’da oldugu gibi Ankara’da da önemli islere imza atan bu insanlarimizin hepsinin bu kentte halen devam eden beyin takiminin fertleri olarak gerek ülkelerine, gerek ise kendiislerini büyük katkilar sunmuslar, sunmaya da devam etmekteler. İstanbul gibi Ankara’da da is alaninda oldugu gibi bürokraside de ülkenin yönetim kadrolarinin önemli mevkilerini ellerinde tutma basarisi gösteren bu Ardahanlilarin, ‘nasil olup, bu kentin gelisimine de katki sunmalari saglanir’i tartismamiz gerektigine inanirken bunun nasil, nereden, kimler tarafindan yapilmasi gerektigini de düsünmüyor degilim. Çünkü onca is adami, bir o kadar basarili bürokratinin bulundugu bi sinir kentinin onlara, onlarin beyinlerine çok ama çok ihtiyaç duydugu bir gerçektir. Ki eger bu birliktelik saglanirsa ve bunca is adami, bürokrat ile el ele verilirse inanin Ardahan Ardahanlilarin el birligi ile birçok sorunu kendi kendine çözecek ve basta egitim olmak üzere birçok önemli sorunun çözümünde kendisi rol oynayip, sonuç alacaktir. Ama bunu yapacak, bu insanlari bir araya getirecek, samimi bir ortam saglayacak, güven verecek kis veya kisilere ihtiyaç bulunmaktadir. Bunun önderligini kimin yapacagi, GAZETECİ’nin dedigi gibi bir Ardahan TÜSİAD’inin nasil olup kurulacagi, bu insanlarin bir birine güvenini nasil olup saglayacagimizi basta belediye baskanlarimiz olmak üzere herkes, ama herkes düsünüp, ortaya koyacaklari fikirleriyle bu birliktelige öncülük etmelidir. Vali ve kaymakamlarinda etkisinin önemli oldugu bu önemli adimin artirilmasi halinde Ardahan’i Ardahanlinin sahiplenecegini hepimiz ama hepimiz iyi bilmeliyiz.. Evet bu is adamlarini Ardahan’a nasil getirebiliriz? **Cumhurbaskani geliyor.. Önümüzde ki hafta agir bir misafiri karsilayacak olan Ardahan’in basta yollari olmak üzere onca sorunu acaba düzeltilip, çözümler bulup üretecek mi? Bilmiyorum ama cumhurbaskani oldugundan beri ilk kez Ardahan’a gelecek olan Abdullah Gül’ü çakir/çukur yollari yamalayarak karsilamaya hazirlandigimiz bir gerçek.. Evet önce Rize’ye, ardindan Artvin’, buradan da Ardahan’a geçecek olan Cumhurbaskani Abdullah Gül’ü karsilarken Çidir Aktas Gümrük kapisinin 51 yildir neden açilmadigini soran biri olacak mi? Bilmiyorum ama sanirim Milli Egitim Bakaninin da beraberi de gelecegi cumhurbaskanina Ardahan’da ki egitimin son 10 yildir yerlerde süründügünü sanirim gazeteci geçinip, gelen misafirlere soru sormaya cesaret edemeyen gazeteciler degil, bizzat bakan tarafinda Cumhurbaskanina sunulur diye umut ediyorum. **Kim bunlar? Ardahan’in vilayet olduktan sonra yasadigi degisim, dönüsümün kendisini iyiden iyiye his ettirdigi görülen su günlerde bilmem sizlerde farkinda misiniz, kentte yapilan onca isi yabanci yüzlü, hiç kimsenin tanimadigi kisilerce yapildigini.. İdarecilerin utanmazlarsa, ‘Ya Ardahan’da adam yok’ deyip, adeta koruduklari bunlarin Ardahan’da yaptiklari milyonluk islere karsin imkan olsa ekmegi bile kendi memleketlerinde getireceginin de farkinda misiniz.. Getirenlerde var ya neyse.. Örnek mi? Bakin milyon dolarlari tasiyan BTC ve BOTAŞ’in Ardahan’da bir bürosu mu var? Yoksa yillardir verilen mücadele sonucu sanki babasinin hayrina is yapiyormus gibi hareket edip, elesine dogal gaz boru hatlarini döseyen firma yetkilileri.. Bunlar gibi daha niceleri, Ardahan’in dogasini katleden HES’leri yapanlari taniyaniniz, bir sakiz sataniniz var mi? Peki; ‘Kim bunlar, nedir bu talan?’ onu bileniniz var mi?..


Merkezi Ankara’da bulunan Kars – Ardahan – Igdir Serhatlilar Birligi Federasyonu Baskani Erdogan Yildirim gündemle ilgili açiklamalarda bulundu. Ülkede yasanan huzur ortaminin son günlerde istenmeyen olaylara neden olsa da bu ülkenin huzuru, gelisimi için herkesin sagduyulu olmasi gerektigine dikkat çekti. Toplumsal barisin çok önemli olduguna dikkat çeken Yildirim, ‘Sivil toplum örgütlerinin son bir kaç gündür yasanan olaylara basta olmak üzere ülkede yasanan her türlü toplumsal olaylarda önder olup, toplumu kaynastiracak, birlik beraberligi saglayacak mesaj ve aktiveleriyle hareket etmelidir.’ dedi. Ayni zamanda Ankara Ticaret Odasi Yönetim Kurulu Üyesi ve Muhasip Üyesi de olan Ankara Kars – Ardahan – Igdir Serhatlilar Birligi Federasyonu Baskani Erdogan Yildirim, günümüz dünyasinda sivil toplum örgütlerinin önemi asla göz ardi edilmemelidir. Federasyonlar, vakiflar ve dernekler tüzüklerinde belirtilen amaçlar dogrultusunda çalismalar yaparlar ve bu amaçlarla yollarina devam ederler ise ciddi fayda saglarlar. Kars-Ardahan-Igdir Serhatlilar Birligi Federasyonu bu anlamda kurulmus ve özellikle Ankara’da bir taraftan günlük hayatimizi sürdürürken diger taraftan dogdugumuz, belli bir süre doydugumuz, kültürünü aldigimiz, baba ocagi olarak hasretini çektigimiz, adi geçtiginde hüzünlendigimiz ve heyecanlandigimiz memleketimiz ile ilgili gelismeleri hemserilerimize aktarmaktir. Bu baglamda amacimiz Ankara’daki Kars – Ardahan – Igdirlilarin sosyal ve kültürel birligini, bütünlügünü saglamaktir. Bu bütünlük ve birliktelik içinde geleneklerimizi çocuklarimiza ve bizden sonra geleceklere en iyi sekilde aktarmak için çalismaliyiz. Her meslek grubunda etkin görevleri olan bürokratlarimiz, is adamlarimiz ve egitmenlerimizin gücünü, bilgi birikimini tüm hemserilerimizin yararina yönlendirme çabasi içinde olmaya çalisiyoruz. Hemserilerimizin ekonomik ve sosyal anlamda iyi yerlerde ve iyi mevkilerde güçlü görmek beni sevindirir ve ziyadesiyle mutlu eder. Hemserilerimize kalbimiz ve kapilarimiz sonuna kadar açiktir ve açik kalacaktir. Degerli hemsehrilerim, amaçlarimizdan biri ise Kars- Ardahan- Igdir’i Ankara’da yasamak ve yasatmak olacaktir. Sorunlar birlik ve beraberlik içinde çözülür. Birlik ve beraberlik içinde oldugumuz sürece çözemeyecegimiz sorun asamayacagimiz engel yoktur. Hemsehri sevdalisi bir kardesiniz olarak hem Ankara’da hem Kars -Ardahan-Igdir’da yasayan tüm hemserilerimiz için güzel ve faydali isler yapmaya çalisiyoruz. Aldigimiz bu bayragi daha yüksege tasimak için azami gayreti gösterecegiz. Tüm hemsehrilerimizi ve derneklerimizi federasyon çatisi altinda toplanmaya ve birlesmeye davet ediyoruz. Kars-Ardahan-Igdir Serhatlilar Birligi Federasyon’unun kurumsal ve aktif yapiya ulasmasini saglamaya çalisiyoruz. Tabiî ki üstlendigimiz bu görev gönül isidir belki insanlar bir çok seyden vazgeçiyor ama biz Kars-Ardahan-Igdirli olmaktan asla vazgeçmeyecegiz. Ben sözlerime son vermeden önce basarinin temelinde birlik ve bütünlük oldugunu tekrarlayarak tüm hemserilerime bu duygu ve düsüncelerle sevgi ve saygilarimi sunuyorum. Ankara Kars – Ardahan – Igdir Serhatlilar Birligi Federasyonu Genel Baskan Erdogan YILDIRIM Haberi ekleme saati: 10.28-07 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Daha Ardahan Milletvekili Oldugunu Meclis Baskanina Anlatamamis! Kendisini ziyarete gelen ATSO heyetini götürdügü odasinda meclis baskanina kovdurtan Atalay meclisin disinda hatira fotografi çektirdi.. İstanbul/Taksim Gezi Parkindan baslayip tüm ülkeye siçrayan olaylar dolaysiyla gergin günler yasayan Ankara’da çesitli ziyaretlerde bulunan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi heyeti gittikleri mecliste sok oldular. Alinan bilgilere göre geçtigimiz 12 Mayis’ta yapilan seçim de Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi yönetimine seçilenler Ankara’ya gidip, burada çesitli ziyaretler de bulundular. Dün geldikleri Ankara’da ziyaretlerine baslamadan önce Ardahan eski milletvekil Saffet Kaya’ya misafir oldular. Saffet Kaya’nin kendilerine yemek yedirdikten sonra TBMM’sine gidip, Ardahan Milletvekilleri ile görüsen Ardahan ATSO heyeti mecliste önce CHP Ardahan Milletvekil Ensar Ögüt’ü ziyaret ettiler. ATSO Heyeti daha sonra AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’i da ziyaret ettiler. ATSO heyeti kalabalik olunca AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay tarafinda meclisin toplanti salonlarindan birinden karsilandilar. Ancak, o sirada Atalay’in kendilerini davet ettigi toplanti salonuna gelen Meclis Baskani Cemil Çiçek, ‘Ne o Orhan Karsli hemserilerini toplamissin basina. Burasi kulis yeri degil. Haydi bakalim çikin buradan’ diyerek Atalay ve misafirlerini kulis odasinda kovdu. AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay’in Ankara’ya bin 600 kilo metre uzakta bulunan Ardahan’dan gelen Ardahanli misafirlerini, ‘Ne o Orhan Karslilari üzerine toplamissin, haydi buradan çikin’ diyerek adeta kovmasi Ardahan heyetini sok edip, çok üzerken, yasanan bu duruma sessiz kalan Atalay’in ise TBMM’si Baskaninin bu tepkisi üzerine hiçbir sey demeden misafirlerini mecliste bulunan odasina götürdügü ve burada kendileriyle sohbet ettigi ögrenildi. **Biz degil, Orhan bey üzülsün.., Çesitli ziyaretler için geldikleri Ankara’da gittikleri Türkiye Büyük Millet meclisinde karsilastiklari mecliste TBMM’si Baskani tarafindan hos olmayan bir sekilde karsilananan ATSO üyeleri konuyla ilgili yaptiklari açiklamada yasananlari dogrularlarken, ‘Üzülecek biri varsa oda biz degil, kendisini Ardahan milletvekili oldugunu, yanindakilerinin de Karsli degil, Ardahanli oldugunu hala meclis baskanina bile anlatamamis olan Orhan bey üzülsün. Biz TBMM’si baskanina kizmadik, kendisini ve misafirlerini kovan Meclis Baskanina sessiz kalan Orhan beye üzüldük’ dediler. Haberi ekleme saati: 10.20-07 haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**GAZETECİ ULUSALDA Kİ 1. SAYFA FOTOGRAFI VE HABERİYLE GEZİ OLAYLARINA İMZASINI ATTI.. Yaklasik on gündür süren Taksim Gezi olaylarinin tüm yurda yayildigi su günlerde Ankara’da bulunan GAZETECİ Fakir Yilmaz burada da bos durmayip, ‘Dogu’dan Bati’ya Toma’ baslikli dikkat çekici haberiyle ülke gündemine imzasini atti. Ardahan’da yasananlari, yerelde yayinlanan mahalli gazetelerimiz ve internet üzerindeki sitelerimiz araciligiyla günlük, güncel olarak gündeme getiren ve sik sik ulusalda mansetler çeken Ardahanli GAZETECİ Fakir Yilmaz o kadar televziyon kanalinin merkezinin oldugu, onca gazetecinin bulundugu Ankara’da da gündeme imzasini atmayi basardi. Dün yayin grubumuzu amiral gazetesi Kuzey Dogu Anadolu Gazetesi’nde mansetten verilen ve www.kuzeyanadolugazetesi.com adli internet sitemizde de yayinlanan, ‘Dogu’dan Bati’ya Toma Destegi’ baslikli haberimiz bugün kü Aksam Gazetesinde manset haber olarak, GAZETECİ Fakir Yilmaz’in imzasiyla tüm yurda duyuruldu. Basbakanlik Basin Yayin Enformasyon Genel Müdürlügü Jüri Özel Ödülü ve Gazeteci Metin Göktepe Ödüllü Ardahanli GAZETECİ Fakir Yilmaz’in Ankara Kizilay’da ki eylemde gördügü ayrintiyi fotograflayip, onca gazeteci arasinda ulusalda 1. Sayfa haber verdirmesi gazeteciligin ne oldugu ve nasil yapildiginin bir kez daha kaniti olarak hafizalara kazinmis oldu. Bilindigi gibi Ardahan’da günlük olarak yayinlanan Kuzey Dogu Anadolu Gazetesi Yaziisleri Müdürlügünü yapan GAZETECİ Fakir YILMAZ ayni aman da Aksam, Taraf, Habertürk ve Birgün isimli 4 ulusal gazetenin muhabirligini yapmaktadir. Bir çok haberi ulusal gazetelerde mansete tasinan ve Ardahan’in oldugu gibi ülke gündemini belirleyen GAZETECİ Fakir Yilmaz 26 yila yaklasan gazetecilik hayatinda ayni zamanda, ‘Yaziyorsam Sebebi Var’ isimli kösesin de günlük olarak, yorum yaziyor. Haberi ekleme saati: 08.19-06 Haziran 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**İslettigi Tekel Bayisine raki almak için Deniz bank’a 5 Bin TL.’lik krediye basvuran DSP Ardahan İl Baskani Mustafa Mokoç kredinin verilmemesinin nedenin ‘Raki alacam’ sözünün açiklamnasinin etkili oldugunu ileri sürdü.. Taksim Gezi Parki olaylarini tetikleyen nedenler arasinda gösterilen yeni Alkol ve Tütün Ürünleri satisi kanunun tartisildigi su günler de Ardahan’da yasanan ilginç bir konu vilayette günün em çok tartisilan gündem maddesi oldu. Alinan bilgilere göre ayni zaman da Demokratik Sol Parti Ardahan İl Baskani olan ve Ardahan merkez de tekel bayiligi yapan Mustafa Morkoç is yerine rakida dahil esya almak için Deniz Bank Ardahan Şubesi’ne 5 bin TL’lik bir kredi basvurusu yapti. DSP Ardahan İl baskani Mustafa Morkoç bir süre sonara gidip, yaptigi basvuruyu inceleyip, krediyi onaylayip, onaylamadigini ögrenmek için yeniden bankaya, tüketici krediler müdürlügüne gitti. Burada kredisinin onaylamasini bekleyen Morkoç banka da görevlinin ‘Alacaginiz krediyi ne yapacaksiniz?’ sorusuyla karsilasti. Banka memurunun bu sorusuna, ‘Raki alacam’ diyerek cevaplayan Morkoç onaylanmasini bekledigi kredisini alacagini düsündügü esnada banka memurunun kendisini bekletip, bir telefon görüsmesi ardindan, ‘Krediniz onaylanmadi’ cevabiyla karsilasti. Yasadigi bu durum karsisinda banka görevlisiyle tartisan Morkoç , ‘Önce onaylanan ancak banka memurunun, ‘Alacaginiz parayi ne yapacaksiniz?’ sorusunu sormasi, benimde gayet samimi sekilde, ‘Raki alacam’ diye cevap vermem üzerine kredim haksiz yere iptal edlidi. Ama ben alacagi rakiyi içmeyip, tekel bayim de satacaktim. Banka memurunun bu davranisi karsisinda bankada eli bos olarak çiktim’ diyerek dert yanarken, Deniz Bank Ardahan Şubesi konu hakkinda bir açiklama yaparak, Morkoç’un istedigi 5 bin TL’lilik kredinin verilmemesinin nedeninin raki degil, Morkoç’un bankada hiç çalismamasi ve diger bankalara olan kredi borcunun sistemde görünmesinin neden oldugunu açikladilar. Haberi ekleme saati: 17.07-05 Haziran 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan’da yasanan hizli doga degisimi bölge halkin sasirtmaya devam ediyor. Haziran haftasinin ilk haftasina girilmesine ragmen Ardahan’in sinir ilçesi Çildir’da yaz ortasinda dolu ve kar yagisi yasandi. Alinan bilgilere göre Ardahan’in Çildir ilçesine bagli kasli kaya (Vartmana) köylüleri sabah saatlerinde baslayan dolu ve kar yagisiyla uyandilar. Saatlerce süren dolu ev ve ahirlarin zarar görmesine neden oldu.
**Köy köprülerini kim yapti!.. Ardahan’in Çildir ilçesi köylerini kent merkezine baglayan yollar üzerinde bulunan köprülerin kisa sürede yikilmasi dikkatlerde kaçmiyor. Bazi is bilmezlerin eline verilen ve harcanan binlerce liralarin adeta çöpe atilarak is bilmez, ehli olmayan kisilere yaptirilan köy köprülerinin yikilmayla karsi karsi oldugunu belitlen araç sürücüleri yetkililerin dikkatini köprülere çektiler. Köy köprüleri arabalarin tuzaklari haline geldi. Çildir ve köylerinin yapilmis olan girisli ve çikisli köprüler arabalarin tuzaklari haline geldi. Köprü ortalarini çökmesi ve demirlerinin kirilmasi vatandaslara zor anlar yasatti. Kendi çabalariyla delik olusan yerlere arabalarin görmesi için tas koyduklari gözüktü. Haberi ekleme saati: 22.11-04 Haziran 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

**YA BU ÜLKEDE YAŞANANLARA OLUMLU VEYA OLUMSUZ DA OLSA YAZILI BİR AÇIKLAMADA MI YAPAMAZSINIZ?.. Ardahan’da yasanan göç’e, egitimin basarida 81 vilayet içinde sonlarda olusuna, iki hümrük kapisi ilmasinda karsin sinir kapilarinda ithalat, ihracaatin yapilmadigi, hayvanciligin gün geçtikçe bittigi Ardahan’i metropollerde temsil ettiklerini ileri süren KONUŞMAZ, DUYMAZ, GÖRMEZ Ardahan Dernekleri ülkeyi sarsan Gezi Olaylari karsisindada giglarini çikaramadilar. Gerek Ardahan’da gerek ise ülke genelinde yasanan olaylara duyarsizliklariyla taninan ve bilinen Ardahan Dernekleri tüm Türkiye’yi sarsan ‘Gezi parki’ eylemlerini de görmezden geldi. Dünya’nin birçok ülkesinde, hatta Okyanus ötesin de bile İstanbul’da baslayip, tüm ülkeye yayilan eylem ve olaylar hakkinda olumlu veya olumsuz açiklamalarda bulunurken, kislari memlekette belesten topladiklari kazlari yemekten, yazlari ise kis boyu yedikleri kazlari eritmekten öteye geçmeyen Ardahan Dermeklerinde, bunlarin bagli bulundugu dernek ve vakiflardan yine ses çikmadi. Çildir Aktas Gümrük Kapisinin 51 Yildir açilmadigi, Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapisini islevsiz kalisi, egitimde 11 yildir sondan sifir çekilen Ardahan’da en son yasanan sap olayinda onlarca hayvanin telef olmasini da uzaktan izleyen Ardahan’in ünlü veya ünsüz derneklerinin gerek Ardahan’da gerek ise toplumsal olaylara karsi bu kadar duyarsiz kalislarinin nedeninin dernek yönetiminde bulunanlarin bir çogunun vasifsiz insanlardan olusuna baglanirken, elini sicak sudan soguk suya koymaktan çekinen bu kisilerin toplum tarafindan taninip, dislanmasi gerektigine dikkat çekilmektedir. **CİN’i Taksim Gezi Kurtardi.. Ülke’de yasanan olumlu, olumsuz olaylara karsi duyarsizliklar ile taninan derneklerin basinda gelen balo ve lüks otel sevdalisi bir dernegin sözde bölgeyi kurtarma toplantisina ilgi olmayinca Gezi Parki olaylari mana edilerek iptal edildigi açiklamasi ise kamuoyunda gülünç olarak karsilandi.. **Dag yikilmis, o hala insaati soruyor!.. Yine çantaci dernekler arasinda olan ve yönetiminin büyük bölümünün istifa ettigi ileri sürülen derneklerde olan bir dernek ise tam da bu süreçte, insanlarin öldügünü, yaralandigini, gözaltina alinip karakollarda tutuldugunu ve en önemlisi ülkenin ayakta oldugunu unutup, Esenyurt Belediyesi tarafindan oto sanayi içinde yaptirilan binanin insaatini somasi Ardahan derneklerinin içinde bulundugu içler acisi halini bir kez daha ortaya döktü. **Yerel gazetelerde ayni durum da.. GÖRMEDİM, DUYMADIM, KONUŞMADIM!!! **Metropol de ki bölge mahalli gazete ve siteleri de yasananlara dernekler kadar duyarsiz olduklari ve 10 güne yakindir tüm ülkede yasanan olaylara karsi duyarsiz kaldiklari ve meslekleri geregi küçükte olsa bir haber bile yapmadiklari dikkatlerden kaçmadi. Haberi ekleme saati: 09.40-05 Haziran 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt ve milletvekili arkadaslari, İstanbul Bogazi’na yapilacak olan 3’üncü köprü için bir öneride bulundu. Ögüt ve arkadaslari köprünün isminin “Baris Köprüsü” olmasi için kanun teklifi verdi. TBMM Baskanligi’na sunulan teklifin gerekçesinde, 3. köprüye “Yavuz Sultan Selim” adi verilmesinin, Alevi vatandaslari derinden incittigi ve toplum vicdanini rahatsiz ettigi ileri sürüldü. Bu tür ayristirici, toplumun tepkisini çeken isimler yerine; daha çagdas, halki birlestirici isimler verilmesi gerektigi vurgulanan gerekçede, “3. köprüye verilen bu isim, baris sürecine de büyük darbe vuracak, bu sefer de Alevi vatandaslarimizla sikintilar baslayacaktir. Kürtlerle barisirken, Alevilerle çatisma yaratacaktir. Ülkemizde baris yerine sokak savaslari çikacaktir” ifadeleri kullanildi. Haberi ekleme saati: 22.11-04 Haziran 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

**KONYA’DAN DA AKREP!.. Ankara’nin İmrali ile yaptigi görüsmeler sonucu baslayan ve toplumun tüm kesimlerince desteklenen baris süreci dolaysiyla adeta bosta kalan doguda ki polis araçlari yasanan toplumsal olaylar dolaysiyla basta baskent Ankara’ya olmak üzere bati illerine kaydirilmaya baslandigi görüldü.. İstanbul Taksim Gezi parkinda baslayip, Ardahan’in da içinde bulundugu birçok yere siçrayan eylemlerin önüne geçemeyen hükümet baris süreci ile sakin günler yasayan dogudaki güvenlik güçlerini ve polis araçlarini batiya çekmeye basladi. Günlerdir süren ve iki kisinin ölümüne, birçok kisinin yaralanmasina, bir o kadarinin gözaltina alindigi Taksim/Gezi Parki Eylemlerinin devam ettigi olaylarin sürdügü Ankara’ya Van’dan polis takviyesi yapan emniyet 65 plakali Tomalari Kizilay meydanina sürdü. Yillarca dogu ve güneydoguda haklarinin arayan insanlara karsi kullanilan Tomalarin Van’dan geldigini gören Ankaralilar kendilerinin hükümet karsiti eylemde 65 plakali Van Tomasini görünce sasirdiklari dikkat çekti. Van’da Tomalari, Konya’da da 42 plakali Zirhli Akrepleri getiren emniyet ayni zamanda gün boyu Helikopterlerle asagida yasanan hareketlerin an ve an bildirildigi polislerin geride kalan günlere nazaran bugün bir hayli sakin olduklari ve eylemcilerin etrafini sarmaktan öte bir sey yapmadiklari dikkat çekerken, üzerinde molotof ve kursun izleri bulunan Van İl Emniyet Müdürlügüne ait gelen Toma’ya da is düsmedi. Haberi ekleme saati: 22.01-04 Haziran 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

İstanbul Taksim Gezi parkinda baslayip, Ardahan’inda içinde bulundugu birçok yere siçrayan eylemlerin önüne geçemeyen hükümet baris süreci ile sakin günler yasayan dogudaki güvenlik güçlerini ve polis araçlarini batiya çekmeye basladi. Günlerdir süren ve iki kisinin ölümüne, birçok kisinin yaralanmasina, bir o kadarinin gözaltina alindigi Taksim/Gezi Parki Eylemlerinin devam ettigi olaylarin sürdügü Ankara’ya Van’dan polis takviyesi yapan emniyet 65 plakali Tomalari Kizilay meydanina sürdü. Yillarca dogu ve güneydoguda haklarinin arayan insanlara karsi kullanilan Tomalarin Van’dan geldigini gören Ankaralilar kendilerinin hükümet karsiti eylemde 65 plakali Van Tomasini görünce sasirdiklari dikkat çekti. Van’da Tomalari, Konyada Akrepleri getiren emniyet ayni zamanda gün boyu Helikopterlerle asagida yasanan hareketlerin an ve an bildirildigi polislerin geride kalan günlere nazaran bugün bir hayli sakin olduklari ve eylemcilerin etrafini sarmaktan öte bir sey yapmadiklari dikkat çekerken, üzerinde molotof ve kursun izleri bulunan Van İl Emniyet Müdürlügüne ait gelen Toma’ya da is düsmedi. Haberi ekleme saati: 18.28-03 Haziran 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan merkez de geçen Kura Nehri üzerinde ayni firmanin bünyesinde bulunan ve Ardahan/Hanakli İs adami Necati Ünal’in torunlarinin bas harflerinden olusan EBD Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafindan yapilacak olan Köroglu Baraji ve HES ile Kotanli Baraji ve HES Barajlarinda yapacak olan firma olarak bilinen Ünal İnsaat, Antalya-Kundu’da 1200 yatakli Venezia Palaz otel ardindan Ankara’da da Osmanli-Selçuklu mimarisi Meyra Palas isimli saray tipi bir otel yaptiriyor. Hanakli İs adami Necati Ünal’in basinda bulundugu Ünallar İnsaat tarafindan Ankara’nin gözde semtlerinde olan Balgat’a yaptirilan yeni otelin önümüzdeki aylarda basbakanin da katilmasi beklenen bir açilis töreni ile hizmete sokulacagi ögrenildi. **ARDAHAN’DA HES YAPIYOR.. Ardahan’in Hanak ilçesinde dünyaya gelen ve Kars İl Bayindirlik Müdürlügü yaptiktan sonra devlet hizmetinden ayrilip kendi sirketini kuran Mimar Necati Ünal Türkiye genelinde devlet tarafindan yaptirilan birçok isi basariyla bitirmesiyle taniniyor. Özelikle Demirel hükumetleri döneminde DSİ’nin isleri basta olmak üzere birçok devlet ihalesi alip, islerin bitiren firmanin basinda olan Ünal Şirketler Grubu Ardahan’da da Köroglu Baraji ve HES ile Kotanli Baraji ve HES Barajlarinda yapacak olan firmanin basindaki isim. Bir dönem de Ardahan’da milletvekili aday adayi olan ancak seçilmeyen Mimar Necati Ünal ayni zamanda merkezi Ankara’da bulunan Ardahan Vakfi’nin da kurucu baskanligini yapti. Necati Ünal halen ARVAK’in yönetim kurulu üyeligini de yapiyor.
**Necati ÜNAL (Mimar) Kimdir 1939 yilinda Ardahan ili, Hanak ilçesinde dogdu, ilkokulu Hanak, ortaokulu Ardahan ve liseyi Kars’ta okudu. İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) 1963 yilinda Mimar olarak mezun oldu. 1963-65 yillarinda Kars Bayindirlik Müdürlügü’nde Kontrol Mühendisi, 1965-69 yillari arasinda ise Kars Bayindirlik Müdürü olarak, 1969-70 arasi iki yil yedek subaylik hizmetini müteakip 1970 yilinda Erzurum Bayindirlik Müdürü olarak görev yapmistir. 1971 yilinda serbest hayata atilarak Türk İnsaat sektöründe faaliyetlerine devam etti. Çay Fabrikalari, Yol İnsaatlari, DSİ ve DMO Bölge Tesisleri, Sakarya Traktör Fabrikasi, Trabzon ve Konya Egitim Enstitüsü Okullari ile Sanayi Siteleri insa etmistir. 1980 yilinda Ünal İnsaat ve Ticaret A.Ş.’ni kurarak insaat sektöründeki yerini belirlemis ve bu dönem içerisinde alt yapi islerine de agirlik vererek gölet, sulama ve içme sulari ile barajlar insa ederek DSİ Genel Müdürlügünün saygin firmalari arasinda yerini almistir. 1999 yilinda Palmiye Turizm Yatirimlari İnsaat ve Ticaret A.Ş.’ni kurarak turizm sektörüne girmistir. Otellerini temali, klasik tip ve Osmanli-Selçuklu mimarisini yasatan nitelikte insa etmistir. Antalya – Kundu bölgesindeki 1200 yatakli VENEZİA PALAS oteline ilaveten, Ankara’da 2013 yili Haziran sonu hizmete girecek olan Osmanli ve Selçuklu mimarisine uygun ve saray tipi MEYRA PALAS otelini yapmaktadir. Evli olup, üniversite mezunu üç oglu ve biri kiz ikisi oglan olmak üzere üç torunu vardir. 2005 yilinda EBD Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş.’ni kurarak enerji sektörüne girmistir. 49 yillik isletme hakkina sahip oldugu Narinkale HES üç yildir enerji üretmektedir. Serap HES 2013 Temmuz ayi sonunda üretime girecektir. Dogum yeri olan Ardahan’da Kura nehri üzerinde Köroglu Baraji ve HES ile Kotanli Baraji ve HES’nin insaatlari devam etmekte, Kotanli HES 2014 sonunda, Köroglu HES ise 2015 yili sonunda enerji üretimine geçecektir. Sosyal etkinlikleri ise; (TMB) Türkiye Müteahhitler Birligi ve (İNTES) İnsaat sanayiciler isveren sendikasi Yüksek Danisma Kurulu üyeligi, Ardahan ili Kalkinma Vakfi Kurucu, Onursal ve Mütevelli Heyet Baskanligi görevlerini yürütmektedir. Haberi ekleme saati: 18.17-02 Haziran 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

**9 ay kis yasan Ardahan’in Damal ilçesinde binlerce agaç diken Belediye Baskani Gülcemal Fidan, Taksim Gezi Parki’ndaki doga katliamini kinadi: İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen “Kentine Güvenen Belediyeler” fuarinda hizmet ve projelerini Türkiye kamuoyuna sunan Ardahan Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan, İstanbul’un göbegindeki agaç katliamini degerlendirdi. İklim kosullarinin zorluguna ve belediye gelirlerinin kisitliligina ragmen Damal’da binlerce agaç diktiklerini belirten Baskan Fidan, “İstanbul Taksim’deki Gezi Parki’nda yapilan tam anlamiyla katliamdir. Burada AKP’li yöneticiler kötü esnaf mantigiyla ‘Bu aksam kasamiza ne kadar nakit para girdi acaba’ zihniyetiyle bu katliami yönetiyorlar. Ama unutulmamalidir ki, yas kesen can keser” diye konustu. Yokluk ve yoksulluk öyküsünden bir basari hikâyesi çikaran Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan, CNR’daki “Kentine Güvenenler Fuari”nda da yildiz gibi parladi… Türkiye’deki 580 CHP’li belediye arasindan sadece 60’inin katildigi fuara Dogu Anadolu Bölgesi’nden katilan tek belediye olma unvanini da tasiyan Damal Belediyesi, proje ve hizmetlerini sergiledi. CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu’nun da ziyaret ettigi Damal Belediyesi standi, fuarin gözbebegi olarak isimlendirildi. Avrupa Birligi, Serhat Kalkinma Ajansi ve yerel dinamiklerin katkisiyla hayata geçirdikleri hizmet ve uygulamaya koymak istedikleri projelerini sergileyen Damal Belediye Baskani Gülcemal Fidan, ana temanin agaçlandirma oldugunu ifade etti. Fidan, “Sosyal Demokrat Belediyelerin ürettikleri projelerin sergilendigi bir alan burasi. Türkiye’deki 580 CHP’li Belediye arasindan 60 belediyenin projelerini izledik, biz de projelerimizi ve hizmetlerimizi sergiledik. Örnegin Damal’in projelerinden bir tanesi içme suyunun Avrupa Birligi’nden, Hayvan Pazari’nin Serhat Kalkinma Ajansindan olusturulan destek fonuyla hayata geçirilmesi… Dünya genelinde ün yapmis Damal Bebeklerinin yerel belediye ve Damalli kadinlarimizin bir araya gelerek, kadinin toplumdaki yeri ve aile ekonomisini de ön planda tutarak üretimi tesvik ediyoruz. Damal’in 8 mahallesinin 8’inde de yüzlerce dönüm arazinin belediyemiz tarafindan agaçlandirilmasi ana temamiz… Bu projeleri kamuoyuyla, yazili ve görsel basinda paylasmakti amacimiz, büyük oranda yerine getirdik. Genel Baskanimiz Kemal Kiliçdaroglu da bizzat gelerek standimizi ziyaret etti, memnuniyetlerini ifade ettiler” diye konustu. Fuara katilanlardan yogun ilgi gören Damal Belediyesi standini CHP Genel Baskan Yardimcilari Gürsel Tekin, Umut Oran, Nihat Matkap, Grup Baskanvekili Muharrem İnce, CHP’li Milletvekilleri ve Esenyurt Kurucu Belediye Baskani Dr. Gürbüz Çapan da ziyaret etti. Haberi ekleme saati: 18.17-02 Haziran 2013 Haber/Foto:Güner Cihan/www.kuzeyanadolugazetesi.com

**ŞAP HASTALIGI YÜZÜNDEN HAYVANLARI TELEF OLAN ÇİFTÇİLERİN YARALARI DEVLET TARAFINDAN ACİLEN SARILMALIDIR. Ardahan’in Göle ilçesine bagli Durançam (Himisker) Köyü, Köprülü ( Goreveng) Beldesinde yine Hanak, Damal ve Hoçvan’in Köylerinde sap hastaligi yüzünden 600’e yakin hayvanin telef oldugunu üzüntüyle ögrenmis bulunmaktayiz. Ekonomisi tarima ve özelliklede hayvanciliga dayanan Ardahan’da bu durum hayvanciligi bitirme noktasina getirecek ve hayvanciliga büyük darbe vuracaktir. Köylünün, çiftçinin yüzünü güldürecek en önemli sektör hayvanciliktir. Bilindigi üzere geçen yil yasanan kurakliktan dolayi kisin ot ve saman fiyatlari %100 artti. Çiftçiler yok pahasina da olsun hayvanlarini satamadilar. Bin bir güçlükle yaza zor çikarabildiler. Bir kisim üreticiler bankalara borçlanarak hayvan sahibi olmuslardi. Hayvanlarda sap hastaligindan dolayi telef olunca bankalara olan borçlarini nasil ödeyecekleri konusunda kara kara düsünmeye baslamislardir. Bu hazin tablo karsisinda yöre de hayvan varliginin eridigi bir süreci yasiyoruz. **NELER YAPILMALIDIR: 1- Şap hastaligi ihbari zorunlu oldugundan muhtarlar ve hayvan sahipleri ilerde telafisi mümkün olmayan bir durumun söz konusu olmamasi için, sap hastaligi görülen hayvanlari İl ve ya İlçe Tarim Müdürlüklerine derhal bildirmelidirler. 2- Gida, Tarim ve Hayvancilik Bakanligi ‘’Hayvan Hastaliklarinda’ Tazminat yönetmeliginin 5. maddesinin (g) Bendi geregince bakanlikça tespit ve ilan edilen mücadele bölgelerinde hastaligin açik belirtisini göstermesi sebebiyle ve ya laboratuarlarca hastaligin varligi ve tipi tespit edildikten sonra öldürülen veya kestirilen sap hastaligina duyarli hayvanlarin takdir edilecek kiymetlerinin tamami tazminat olarak ödenmelidir 3- Hayvanlar veteriner hekimlere muayene ettirilmeli, asi ve serumlari yapilmalidir. 4- Magdur olan çiftçilerin bu magduriyetlerini gidermek için Bakanligi Temsilen 1 veteriner, Mülki İdare Amirinin belirledigi 1 üye ve konuyla ilgili Sivil Toplum Örgütünden 1 kisinin katilimiyla olusturulan 3 kisilik komisyon bu tazminatlari belirlemeli, ilgili kurum ve kuruluslarca bu tazminatlarin hak sahiplerine ödemeleri yapilmalidir. 5- İnsan hastaliklarinin %60’i hayvanlardan gelmektedir. Telef olan hayvanlar ilaçlama yapilmadan topraga gömülmemelidir. Cesetler bos alanlara birakilmamalidir. Bu önlemler alinmadigi takdirde insan sagligini tehdit edecek, ciddi boyutlarda hastaliklar olusabilir. METİN DEMİR

**ARDAHAN’DA %88’u betona çevrilen park için niye eylem yapmadinz? İstanbul/Taksim-Gezi Parki’nin yikimi ve agaçlarin sökülmesiyle ilgili direnise polisin biber gazi dahil orantisiz güç kullanmasina tepki olarak yurdun birçok ilinde oldugu gibi Ardahan’da da saat 12.00’da protesto gösterisi yapildi. Ardahan Kaptanpasa Mahallesi Milli Egemenlik Parki’nda toplanan grup, Taksim Gezi Parki’nda yasanan olaylari protesto ederek slogan atti. Grup adina konusan Çildirli CHP İl Baskani İlimdar Senem, “Bugün burada bir kez daha toplanarak, yanlisa karsi sesimizi gür sekilde çikardik” dedi. Senem’in konusmasinin ardindan “özgürlük-esitlik ve demokrasi direniyoruz. Her yer Taksim her yer direnis”. Gibi sloganlar ardindan halay çeken grup, olaysiz dagildi. Protesto gösterileri sirasinda kalabaligin çevresinde çok sayida sivil polislerin bulunmasi da dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 18.02-02 Haziran 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

Kislari, zaman zaman -40 Derece soguklarin yasandigi Ardahan’da kazilan bir metrelik kanallara dizilen dogalgaz hatti kent merkezinde elektrik kesintilerine neden olmasi tepkilere neden oluyor. **Kanallara kirli toprak yeniden dolduruluyor!.. Yillarca Ardahanlinin burnunun dibinde geçmesine karsi halen Ardahanliyi isitamayan dogalgaz çalismalarinin baslandigi Ardahan’da dogalgaz firmasi çalisanlarinin rastgele kazilari dolaysiyla sik sik elektriklerin kesilmesi basta esnafi olmak üzere vatandasi zorda birakti. Kazilip, gerektigi kadar ince kumla korumaya alinmadigi da ileri sürülen dogal gaz boru hattinda çikarilan kirli ve tasli topraklarin yeniden kanallara doldurdugu, bunun borularin gaz dolmasi ve -40 derece soguklarin yasanmasi ardindan büyük tehlikelere ve dogalgaz kesintilerine de neden olacagi da belirtilmektedir. Haberi ekleme saati: 20.12-31 Mayis 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Yarin Ardahan’da da eylem var.. Hükümetin ‘Kimseyi dinlemem’ anlayisi ile hareket etmesine yönelik biriken öfkenin su yüzüne çiktigi İstanbul Taksim Parki Eylemine tüm yurtta oldugu gibi Ardahan’da da destek var. Alinan bilgilere göre muhalefet partileri basta olmak üzere birçok sivil örgütü tarafinda Pazar (yarin) saat 12.00’da Milli Egemenlik Parkinda Türkçe ve Kürtçe pankartlarla ‘Ardahan’dan Taksim’e Selam’ baslikli bir eylem düzenlenecegi ögrenildi. Tüm Ardahanlilarin davet edildigi eylemde AK Parti iktidarinin ‘Kimseyi dinlemem, ben yaparim’ anlayisinin kinanacagi ve Taksim ile diger kentlerde ki eylemlere desek mesaji gönderilecegi bilgisi alindi. Haberi ekleme saati: 20.03-31 Mayis 2013 Haber/Foto:www.kuzeyanadolugazetesi.com