REKTÖR ADAYLARI SINAVA GİRDİ!


BİR ÖĞRENCİ GÖRÜŞ BELİRTTİ DİYE SORUŞTURULURKEN..


**REKTÖR: HASTAHANE ÇÖKÜYOR!..


*09/01/2016 Tarihli Haber..


Gazeteci Fakir Yılmaz’ı telefonla arayarak başında bulunduğu Üniversitenin çalışmaları hakkında bilgi veren Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Ardahan Hastanesinin çürük çıktığını ve çökmeye yüz tuttuğu Ardahan’da üniversite olarak Hastane ve bir rüzgar da çatısı yıkılan, yağmur ve karlar ardından içine sular damlayan Posof İmam Hatip Lisesi gibi aynı bayındırlık birim fiyatları ile Ardahan’a saraylar kazandırdıklarını söyledi.


Bir öğrenci sanal ortamda görüş belirttği sırada hemen göz altına alnıp, sorşturulduğunu ama inşaatlarda ki hırsızlıklara neden olanların soruşturmaya gerek bile görülmediğini de belirten Rektör Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ‘Savcılar neden çürük bina yapanlarla ilgili bir işlem yapmaz?’ diye sitemde bulunmayı da unutmadı.


Ardahan’ın en önemli sorunun eğitim sorunu olduğuna değinen Prof. Dr. Korkmaz, Ancak Ardahan Üniversitesi ile bu sorunu aştıklarını, Ardahan Üniversitesi her gün biraz daha büyüyerek gelecekte hedeflediği 10-15 bin öğrenci kapasitesine çıkacağını vurguladı.  


Ardahan Üniversitesi’nin tüm Ardahanlılara ait olduğunu aktaran Rektör Korkmaz, “Bu üniversiteye ve yerleşkeye sahip çıkın, siz sahip çıkarsanız Ardahan gelişir ve bu gurur hepimizin olur. Çünkü Ardahan Üniversitesinin yakaladığı pozitif imaj çok önemli bir değer olarak tarih boyunca yerini koruyacaktır. Temeller sağlam atıldı, enerjimi buraya harcadım, mutluyum yarınlar adına da daha da mutlu olacağım. En azında gözüm arkada kalmayacaktır” dedi. 


Ardahan Üniversitesi Kampus’unun Doğu Anadolu Bölgesinde en iyi yerleşke olduğunu da açıklayan Korkmaz,  Siyasi Bilim ve Kamu Yönetimi için bir çok Vali yardımcısının Ardahan Üniversitesinde mastır yaptığını söyledi. 


Türk yükseköğretiminin “uluslararasılaşma vizyonunu” en iyi şekilde temsil etmeyi sürdüren Ardahan Üniversitesi’nin Kalkınma Bakanlığı tarafından dikkate alındığını da kaydeden Rektör Prof. Dr. Korkmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Ardahan Üniversitesi gelişimini, kurumsal çalışmasını ve hiçbir siyasi ayrım yapmadan evrensel bir çizgide yürüyor. Ardahan ve Üniversitemiz küçük olabilir ama, en büyük üniversitelerle bilgi paylaşımı yapması üniversite olarak geldiğimiz noktayı göstermektedir. Yine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Başkanı Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun da Ardahan Üniversitesinin yapılışını ve projedeki başarısı hakkında bizlere ortaya konulan eserin önemini her zaman anlatmaktadır. Ardahan Üniversitesi’nin kurulma aşamasında çok ciddi sıkıntılar yaşadık. Kampusun yanlış yere yapılmaması adına devleti yöneten bazı beceriksizlerle savaştım. Bana bu konuda bazıları bazı çirkin tekliflerde bulundu ancak ben hepsini elimin tersiyle ve nefretle ittim. Şimdi geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkıyor. Ardahan’da bir terslik yaşanacaktır, tüm şehirler batıya doğru gelişirken, Ardahan tam tersine Doğuya doğru ilerleyecektir. Bunun en önemli ayağı Ardahan Üniversitesi ile Kafkaslara açılan Aktaş Sınır Kapısı’ndan kaynaklanacağı öngörüyorum.”


Ardahan’da geçmişte yapılan hataların yeniden tekrarlanmaması adına sorgulayıcı bir toplum olmamız gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Ardahan’ın kayıp yıllarına üzüldüğünü, kent merkezinde inşaat mezarlarının bir an önce ortadan kaldırılmasının şehre ayrı bir güzellik katacağını söyledi.


Kafkasya Üniversiteler Birliği’ne yeni katılımların da sürdüğüne dikkat çeken Korkmaz, sözlerini şöyle tamamladı: 


“Dünya’da ilk defa Başkanlığı ve Sekretaryası Ardahan Üniversitesi öncülüğünde yürütülen Kafkasya Üniversiteler Birliği’nin (KÜNİB) insanlık tarihi ve geleceği açısından çok önemli adımlarından birini teşkil eden “1. Uluslararası Tehlike Altındaki Diller Konferansı gerçekleştirildi. Yaşayan Tehlike Altındaki Diller için Ardahan’da bir meşale yakıldı. Dünyada 7000 civarında lehçe ve şivenin yüzde 80’inin kaybolma tehdidi altındadır. Kürtçe’nin de bazı lehçelerinin unutulmaya yüz tuttuğunu, özellikle Kafkaslarda yoğun olarak tükenmekte olan diller arasında yer almaktadır. Bu nedenle Kafkasya’da yaşayıp da bu duruma kayıtsız kalmak mümkün değildir. KÜNİB’in çeşitli kurum, kuruluş ve üyeleriyle Ardahan’da organize ettiği konferansın insanlığın geleceğini yakından ilgilendiriyor. Çünkü dillere karşı duyulan saygı, varlığa karşı duyulan saygıdır. Dil varlığın evidir. Hayatın hakikatini taşıyan tek unsurdur. Tanrı insana dille ulaşır.”


Mutfak çalışmazsa Şef servis yapabilir mi?


 








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com

 


Ülkede saniye başı gündemin değiştiği şu günlerde Ardahan’da ayrı bir tartışma var..


Ki o tartışma patlayan bombalar, her gün gelen şehit haberleri yada Rusya gibi bir ülkenin Büyükelçisi’nin ülkenin başkentinin ortasında, hemde bir polis tarafından vurularak öldürülmesi yada kardan kapalı yollar veya bit salgının yaşandığı Ardahan’da ki okullar değil daha önemli bir konu..

Çünkü Ardahan’ın da içinde bulunduğu bölgede diğer kentler sevki yapılacak olan hayvanları şap hastalığı dolaysıyla önlerine konulan ‘Kan Tahlili’ engeli, devam eden göçten daha önemli bir konu yaşanır Ardahan’da.

O da mevcut iktidarın getirip, genel sekreter yaptığı Hakkı Özgür’ü istifaya zorlanarak, görev de aldırma çabası ve yerine 4 genel sekreteri eksilten, onların başarısız olması için elinden geleni adına koymayan ve en önemlisi proje hazırlanmasında Ardahan’ı 81 İl içinde sonuncu yapan Antalya’lı birini yerine getirmek..

Evet onca polisin, askerin, vatandaşın hayatını kayıp ettiği, ekonomide olduğu gibi sosyal olaylarda bıçak sırtında olan ülkenin Ardahan’ın da gündem yolu buzlanan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı yada Sınır Ticaret Merkezi yapılacağı söylenen Çıldır Aktaş Gümrük Kapısın da yaşanan sorunlar değil, Genel Sekreteri nasıl yolcu eder, KÖY/DES’i batıranları nasıl onun yerine getiririz gündemidir..

Savunmada ‘Mutfaktaydı, şimdi şef olursa daha iyi bir sunum yapar’ savunması..

Ya kardeşim bu kentin kara yollarının yıllardır bir kilo metre yapılamadığı, hükümetin en büyük hayali ve projelerinden olan KÖY/DES’in sadece Ardahan’da başarısız olmasının ve en az proje hazırlayan vilayet unvanını alması o mutfakta dediklerinizin yüzünden değil mi?

Her gelen valiyi, vekili, genel sekreteri, başkanı başarısız yapan, onların yapmak istediklerini bir adım öne taşımayan bu mutfaktakiler değil mi?

Bilmem ama eğer değişecekse mevcut mutfakla bir değişimim şart olduğunu ben değil, onu bunu dinleyip, sonrada ‘iş yaptıramıyoruz kardeşim’ diyerek pişman olan ama zaman kaybına uğrayan vekil Atalay daha iyi biliyor…

Bu nedenle bana sorulacaksa ve başta valimiz, vekilimiz beni dinleyecekse bu yapılmak istenen değişimden önce şöyle gidip, bir mutfağa göz atmaları gerekir..

Çünkü mutfak çalışmazsa şefin iyi bir servis yapamayacağı ortada olan Ardahan’ın onca sorununun bugüne kadar çözülemediğini görmekle mümkün..

Ve Ardahan’da ki asıl sorun, ‘mutfaktan geliyor’ denilenlerin sahada ki şefleri yani vekili, valiyi, genel sekreteri, belediye ve il başkanını zorda bırakanlar olduğunu da göz ardı etmemek gerekir..