Ardahan Gazeteciler Cemiyeti: Gazeteci'ye Saldıranlar Yarın Kendilerine Saldıracaklara Yol Açar!..

İNCEDERE SALDIRYA NEDEN OLAN KONUYA AÇIKLIK GETİRDİ!


ARDAHAN GAZETECİLER CEMİYETİNİN ŞİDDETLE KINADIĞI Gazeteci Suat İncedere’ye yapılan saldırıya neden olan konu bizzat saldırıya uğrayan gazeteci tarafından kamuoyuna açıklandı.



İşte o açıklama;


Dün şahsıma yapılan saldırı kafamı değil, moralimi kırdı, ve bir kez daha cehaletle şavaşın nekadar güç olduğunu ortaya koydu.


Konu yargıya intikal etmiştir.

Sayın Valimiz beni aradı konun takipçisi olacağını söyledi.

Yine Kars temsilcisi olduğum Gazeteciler Derneğim ve uluslararası basın Konseyi, Milletvekilleri, TSK başkanları gazeteci meslektaşlarım, Avukatlarımız konunun takipçisi olacaklarını söyledi.


Tabiki siz kıymetli dostlar her zaman olduğu gibi bu günde yanlız bırakmadınız. Ne telefonum, nede mesajlar susmadı, herkese tek tek geri dönüş yapamadım, bunun için hepinizden çok özür dilerim.

Sizlere ne kadar teşekkür etsem azdır. Başımın üstünde yeriniz var.


Konu,

1986 yılında yapılan ve köye 2 km uzaklıkta olan Doğruyol köyü okulu hakkında, öğrenci velileri, öğrenciler hatta okul öğretmen ve müdürleri haber yapmamı istediler. Bende “cürük okulda eğitim devam ediyor” diye bir haber yaptım. Valilik olaya el koydu, okula çürük raporu verildi..

Yeni okul ödeneği ayrıldı, arsa tahsisi, hatta zemin etüdü bile yapıldı.


Köyde bir kişi “okulu ben yaptıracağım dedi” 2 yıldır inşaatı bitirilmedi, okul inşaatı yarım kaldı.

Okullar tam açılmaya başladığı günlerde, 67 kişilik ortaokulu merkeze taşımak istenince, bende yönetim kurulu başkanı olduğum işletme binasını okula tahsis ettim.

Küçücük çocukların karda kışta her gün 60 km yolu gidip gelmesini önledim.

Köy muhtarı öncülüğünde vatandaşlar işletmeye 25 bin lira masraf etti ve okula çevirdik.

Benim tahsis ettiğim okulda öğrencisi olan önce bir kişi arkamdan küfürler etmiş, şimdi bu şahıs böyle bir alçak girişimde bulundu.

İyilik ettim derken, maraz doğdu, kalleş habersizce yandan vurdu.

Siz olsanız ne yapardınız?


Saygılarımla Suat İncedere



Ben gazeteciyim..


Sistemi kurulduğu gibi devam eden dünyaya gelen insanların doğmadan önce omuzlarına verilen görevlerini en iyi şekilde yerine getirerek doldurdukları yaşam denen alanda lider yada sade bir vatandaş olarak herkes kendisine düşen görevi yapar ve yapmak zorundadır.

Robot döneminin yaşandığı şu süreçte insanın her dediğini yaptığı için insan denen canlının yerini alacağından korktuğumuz mekaniklerin yanı sıra dünya denen bu alanda bulunan her canlıya yani ağaca, bitkiye, hayvana hatta taşa bile görev verildiğini ya unutur ya da bilmezden geliriz.

Çünkü bu dünyada herkesin kendisine verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmesi için gayret ettiğini ve çark denen dünyanın çarkını hep aynı yerde ve sapmadan döndürmeye çalıştığını çoban da olsan bilmek gerekir..

Evet, bu dünyada bana verilen asıl görevimin gazetecilik olduğunu bile bile zaman zaman o görevin dışında başka ve doğarken bana verilmeyen görevleri de zorunlu olarak üstlenmenin getirdiği yoğunluk, yorgunluk ve unutkanlıklar dolasıyla asıl işim olan gazeteciliği zaman zaman aksatsam da asıl görevimi bana hatırlatan, ”işine dön” denen gelişmeleri de aksatmamaya çalışırım yaptığım haber ve yorumlarımla..

Ve asıl görevime her dönüşümde yaşadığım hazzı hissettikçe ‘Evet benim asıl işim olan gazeteciliği yapmam gerekir’ dedirten son olay;ulusal ve yerel basının yanı sıra sanal ortam denen İnternet’i sarsan, Ardahan’ın Damal ilçesindeki yaşanan bir olayı haber olarak vermem oldu.

‘ATATÜRK’ÜN SİLUETİNİN YANSIDIĞI KÖYE CİN İNDİ İDDİASI’ başlıklı o haberi bu kadar yankı bulacağını bilerek hareketle ve hararetle yaparken haberimi teyit etmek ve en doğrusunu vermek için sarfettiğim mücadelenin bazılarınca sağa, sola hatta başka yerlere götürülmeye çalışıldığını da görüyordum, asıl mesleğimin ve görevimi yani gazeteciliğimi bir kez daha hatırlarken..

Evet, ‘Özel Haber/Fakir Yılmaz’ diyerek altına bir kez daha imza attığım o haberin yayınlanması ardından kopan kızılca kıyametin aslında benim aksattığım mesleğime dönmem ve bana verilen asıl görevi yapmam gerektiğini de bana anlatıyordu.

Çünkü benim gazeteci olduğumu ve yerelde olduğu gibi ulusal da gündem oluşturduğum 34 yıllık gazetecilik hayatımda yeni haberlere imza atmam gereken görevimi hatırlatıyordu Ardahan Haber denen Ardahanlının, Ardahan ile ilgili ilk haberi okuduğu sitem olan www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemin o gün 50 bine yakın ziyaretçi bulması ardından yerel ve ulusalda geniş yer bulmuş ve tartışmaya neden olmuştu..

İstanbul’da olmama karşın Ardahan’da gazeteciyim diye geçinip, gördüklerini haber olarak algılamayıp, resmi kurum sitelerinde kopyala yapıştır taktiği ile haber yapanlara son golüm olan o haberin ne kadar doğru olduğunu ve bu haberin asparagas, kötü, habere konu olan alanın aleyhine neden olduğu şeklindeki saçmalıkları es geçip, işime asıl mesleğim gazeteciliğe dönmem gerektiğini bir kez daha anlıyordum, habercilik, gazetecilik görevini almış bir insan olarak alanım olmayan yerlerde dolaşmanın yanlışlığını bir kez daha anlarken..

Ama alanım denmeyen o alan da yani stk’cılık alanında ki boşluk dolayısıyla aldığım ikinci görev olduğu anlaşılmasa da başta kazcılar olmak üzere İstanbul’daki Ardahan diasporasına ve bir çok alçağa, haine, arkadan vurana, dost bildiklerinin kazığına, dün demediklerini bırakmayanlarla birlikte hareketle sözde kıytırıktan istifalarına, çekilmelerine, çekinmelerine, özel, tüzel yaşananlara ‘ne olmuş ki’ diyerek sarhoşlara, çakallara, sanal kalemşörlere, kırık yumurtacılara, pığaslara, hasta soyguncularına, altını ıslatanlara, aydın diye geçinip, aslında beynen karanlık olanlara, oturdukları koltuklardaki emeklerimizi es geçenlerin çok geç olmadan hem de yarın eşekten düşmüşcesine olacaklarını unutanlara ve saymayı bile kendileri gibi gereksiz gördüklerime rağmen son 4,5 yılda stk denen alanı da ortaya koyduğum çalışmalarla doldurmaya çalışırken gazeteciliğim gibi severek yaptığımı da bilirim.

Buna neden olanında asıl görevim olan gazeteciliğimin yanı sıra toplumun diğer bir kanayan yarası olanı omuzlarıma isteyerek almam ve birilerine rağmen o görevi de alnımın akıyla,şerefimle,namusumla ve tüm imkansızlıklar ve kahpeliklere karşı en iyi şekilde yerine getirmemin verdiği zevkti..

Çünkü bu dünyaya gelirken sadece OT gibi yaşayıp ölmektense gazetecilik gibi stresli olan stk ve diğer sorumlulukları da yapmak her insanın harcı değildir. Yaptığım çalışmalarla gurur duyuyorum, ben gazeteciyim derken..



“Gazeteci Halkın sesidir”


Chp İl Başkanı Taştan:


*Arşiv Haber 11/01/2016 Tarihli Haber


10 Ocak Dünya Çalışan gazeteciler günü dolayısıyla Gazetemizi ziyaret eden Chp İl Başkanı Yalçın Taştan, basına ve medya ya olan baskılara dikkat çekerek, ekibimizin ve tüm gazetecilerin gününü kutladı.


10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler gününde beraberinde ki merkez ilçe başkanı Sinan Onay ile Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi ve Son vilayet Gazetesi bürosunu ziyaret eden Ardahan Chp il başkanı Yalçın Taştan, ülkede ki ve dünya da ki gazetecilerin çektiği sorun ve sıkıntılardan bahsederek, gazeteciliğin demokrasi, hukuk ve adalet için çok çok önemli olduğunu söyledi.


Gelinen nokta da Türkiye’de gazetecilik, habercilik yapmanın çok zora girdiğini belirten Taştan, Akp hükümetinin, korkutmacı, baskıcı ve sindirmeci politikalarından dolayı, Türkiye’de gazetecilik mesleğinin tam anlamıyla icraa edilmediğini, edenlerin ise cezaevlerinde veya mahkeme kapılarında süründürüldüğünü dile getirdi.


Partisinin bu konuda ki duyarlılığından bahseden Taştan, halkın doğru bilgiye ulaşması için gazetecilerin, tüm bu baskılara, sindirmelere ve tehditlere rağmen direnmesi gerektiğine dikkat çekerken, Chp’nin bu ülke de özgür basından yana olduğunu da sözlerine ekledi.


Ülke de özgür basına ve gazetecilere uygulanan baskının had safhaya ulaştığını söyleyen Yalçın Taştan, bu durumun Ardahan’da da pek değişmediğini belirtti.


Gazetemiz yazı işleri müdürü Fakir Yılmaz’ın Ardahan gazeteciliği için vermiş olduğu mücadeleyi en iyi bilenlerden birisi olduğunu sözlerine ekleyen Chp İl Başkanı Yalçın Taştan, tüm bu baskılara, zulümlere rağmen direnmek gerektiğini vurguladı.