Düzensiz Göçmen
Düzensiz göçmen terimi[1], geldiği ülkede kalmak için yasal hakkı bulunmayan kişiler için kullanılır. Ancak bu, tüm düzensiz göçmenlerin bulundukları ülkede resmi olmayan bir şekilde veya belgeleri olmadan kaldıkları anlamına gelmemektedir. Örneğin, bir ülkeye çalışmak amacıyla insan tacirleri tarafından getirilen kişilere genellikle kaçakçılar tarafından sahte belgeler sağlanmaktadır. Bir göçmenin statüsü birkaç şekilde düzensiz hale gelebilir.
Bu bazen dikkatsizlik nedeniyle yaşanabilirken; bazen keyfi ve adil olmayan nedenlerle de bir kişi düzensiz göçmen durumuna düşebilir. Tek bir yolculuk sırasında dahi, bir Göçmen, hükümetlerin yürüttüğü politikalara veya vize düzenlemelerine göre düzensiz göçmen statüsüne girip çıkabilmektedir. Belgesiz göçmen terimi ise bir ülkeye yasal yollarla giriş yapmak veya o ülkede kalmak için gerekli belgelerden yoksun kişiler için kullanılır[2].
- ↑ Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Bulundukları ülkelere yasal izne sahip olmadan giren ve çalışan kişiler yasadışı, gizli, kağıtsız ya da düzensiz olarak damgalanmaktadırlar. ‘Yasadışı göçmenler’ ifadesinin, normatif bazı çağrışımları, yan anlamları vardır ve bir suçun işlendiği fikrini taşımaktadır.” demektedir. ILO, Küresel Ekonomide Göçmen İşçilere Adil Muamele (Towards a Fair Deal for Migrant Workers in the Global Economy), 2004.
- ↑ İki Arada Bir Derede; Türkiye’de Mültecilere Koruma Sağlanmıyor; 2009, Uluslararası Af Örgütü
**Vali ve Kaymakamlar Ne Olacak?!
Halen tartışılan ve başta İstanbul olmak üzere HDP’nin kazandığı başkanlıkların mazbataların HDP’li seçilenlere değil, ikinci olanlara verilmesine karar kıldığı seçimlerin görünmeyen diğer bir yönü de seçim boyunca iktidarın kazanması için mücadele eden ve bu yönde tüm imkanları ortaya koymaya çalışan ama iktidarın adaylarının kazanamadığı Vali ve Kaymakamların durumudur.
Evet, bana göre 17 yıllık iktidarın şımarıklığı ile ve toplumun hala destek verip, oy verdiği Erdoğan’ın omuzlarında seçileceklerini sanan AK Partili adaylar ve yine bana göre AK Parti’ye asıl kayıp ettirenler olan AK Partinin eski kurucuları, il, ilçe başkanları, aday edilmeyen belediye başkanları ve siyaset nediri bilmeyen memur gibi atanan il, ilçe başkanlarına rağmen makamlarının imkanlarını kullanan onca vali ve kaymakamın çabaları sonuç vermemiş, ama gerek kazanan partilerin, seçilen isimlere oy verenlerin ve basının topuna, hatta Başkan Erdoğan’ın kararname düşüncesine girmelerine neden olmuşturlar.
Memur olan ve siyasi iktidarın en üstlerinden en altlarına kadar onların dediklerini tüm samimiyetleri ile yapan hatta memur olduklarını, topuma eşit bakması gereken devlet anlayışı içinde olmaları gerekirken zaman zaman bir siyasetçi gibi davranıp, iktidara ve onun adaylarına yönelik oy istemeye kadar işi götüren Vali ve Kaymakamların ilk çıkacak olan kararname de yer alıp almayacakları yada değişip, değişmeyecekleri hatta görevden el çektirilip, makamları ellerinden alınacağının da tartışılmakta.
Bilmem ama bana sorulacak olunursa daha önceki iktidarların alışkanlığından gelen ve bugünkü iktidarın bir tık değil, kamu görevlilerini de kendi partinin üyesiymiş gibi görüp, bir çok alanda çizgi dışına çıkıp,kazanma uğruna devlerin memurları dahil bir çok devlet imkanını kullanmaya kalkmasının kurbanları olan Vali ve Kaymakamlara değil de 17 yıllık iktidarın getirdiği şımarıklıkla hareket eden kendi yöneticilerine, adaylarına, üyelerine ve en önemlisi aday belirleme de karar kılanlara bakması gereken bir iktidar olmalı bugünkü iktidar AK Parti.
Ha bu arada İstanbul’da CHP’ye Doğu ve Güneydoğu’da kazananları kabul etmeyip, hakimlerin aracılığı ile seçim kazandığını sanan aynı AK Parti’ye bir ben değil çoğunluğu AK Partili seçmen olmak üzere toplumun büyük bir kesimi tepki gösterip, ‘Kayıp ettin işte bırak ta birazda onlar yapsın’ dediklerini de deyip, yazıma son vereyim.