AK Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci’nin abisinin de aralarında bulunduğu birçok hâkim ve savcının gözaltına ve açığa alınmaya devam ettiği şu saatlerde Ardahan’ın esi Başsavcılarından Cemil Akdeniz ile Ağır Ceza Hâkiminin de açığa alındıkları ortaya çıktı.
**İL BAŞKANI İSTİFA EDER Mİ?
Ardahan İl Başkanı Av. Yusuf Demirci’nin hâkim abisinin yanı sıra Ardahan’da görev yaptığı sırada birçok operasyona imza atan ve hazırladığı iddianamelerle birçok kişinin yıllarca hapis cezası almasına neden olan eski başsavcılarından Cemil Akdeniz ile dönemin Telekom Müdürü Zafer Tahiroğlu ile saldırıya uğrayan Ardahan eski Ağır Ceza Reisi Kemal Subaşı’nın da açığa alınan hâkim ve savcılar arasında olduğu ortaya çıktı.
Yaşanan bu gelişmelerin adeta bir cadı avına dönüştüğü dikkat çekerken, abisi açığa alınan AK Parti Ardahan İl Başkanı Demirci’nin görevine devam edip, etmeyeceği de merak edilmeye başlandı.
**SIRA DA VALİ VE ÖĞRETİM ÜYELERİ Mİ VAR?
15 Temmuz’dan bu yana 6 Bini geçen gözaltı ve açığa alma ile devan eden cadı avının devam edeceği ve sıranın Vali ve üniversitelerde görev yapan öğretim üyelerinde olduğu belirtilirken, bu durumun her an sivillere yöneleceği de iddia edilmektedir.
**CADI AVI DURDURULMALI, AF İLAN EDİLMELİ!..
İnsan Haklarının teminat altına alınması gerektiği yönünde tartışmaların sürdüğü ülke de yaşandığı ileri sürülen darbenin, darbe mi yoksa 7 Haziran’dan bu yana çok istenen o Başkanlığın önünde ki bir temizlik operasyonumu olduğu da yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
3 Gün içinde 6 binden fazla asker, polis, hâkim, savcı ve sivilin ya gözaltına ya da görevlerinde men edildiğini görürken bu durumunda darbeden farklı olmadığını da anlamak gerekir.
Buna örmek olarak AK Parti Genel Başkanından, İl Başkanının kardeşine kadar uzanan gözaltı, açığa alınma, tutuklanma operasyonları gösterilebilir..
12 Eylül Cuntasının zulmünü çeken bir ailenin ferdi olarak bu yapılanları tasvip etmediğimi ve red ettiğimi buradan hemen belirtirken başlatılan cadı avının bir an önce son bulmasını ve daha çok insan hakları ve demokrasi denilmesini arzuluyor, bir adım daha ileri gidip, Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya çıkıp, ‘Ben bana yapılanları affetmesem de bu ülkenin birlik, berberliği için operasyonları durduruyor, gözaltı, açığa alınma ve tutuklanmaları kaldırıyor, herkesi sağduyuya çağırıyor, gelin yeniden el ele verelim’ demesini bekliyorum..
Evet, şaka etmiyorum, Erdoğan’ın, ‘Hatalıların hatalarıyla kalmasını, yaptıklarının yanlış olduğunu vicdanlarına bırakarak, bu ülkeye yenden bir şans veriyorum’ dese şu anki durumdan daha çok büyük bir puan alır ve belki o çok istediği başkanlığı halkın tüm taraflarının kabulü ile hak eder, alır..
Evet, bir solcu, bir Kürt, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, iki sivil toplum örgütü başkanı ve bir gazeteci olarak cadı avına son verilmesini, 15 Temmuz’a neden olanları, hatta Güneydoğu’da ki iç çatışmaları bitirecek, dünyayı şok edecek geniş kapsamlı bir bağışlama bu ülkeyi 50 yıl iler atacağına inan biri olarak Başkan Erdoğan’a buradan bir kez daha sesleniyorum, ‘Gel onlar yaptı, sen yapma’ diyorum..
Çünkü gözaltı, tutuklama, açığa alma, insan haklarını ayaklar altına almakla bu ülke ileri değil geriye, askeri olmazsa da sivil bir diktatörlüğe gittiğini fark etmek gerekir..