AKP'NİN PROGRAMLARINA KATILAN BÜROKRATLAR AK PARTİLİ Mİ? Ardahan'dan Haberler

 


 


**YAPAY ŞELAEL DE DONDU!


Ardahan’da soğuk havanın etkisiyle şelale dondu. Gece en düşük hava sıcaklığı Ardahan’ın Göle ilçesinde eksi 16 derece olarak ölçüldü. 


Ardahan‘da soğuk hava koşulları, hayatı olumsuz etkiliyor. Gece hava sıcaklığının eksi 16 derece ölçüldüğü kentte hayat adeta durma noktasına geldi. Halilefendi Mahallesi’nde bulunan çeşmelerden, Ardahan Kalesi kenarındaki kayalıklardan ve şelaleden Kura Nehri’ne akan su, soğuk hava sebebiyle buz tuttu. Oluşan görüntüler Pamukkale’yi akıllara getirdi.



**Benim Savcım!


Yazıma başlamadan önce yeğenimin bıçaklandığı ve öldürmeye teşebbüs raporu almasına rağmen, bıçaklayanın arka kapıdan girip ön kapıdan çıktığı şu günlerde adaleti temsil edenleri baskı altına alıp, etkileme gibi bir düşünceyi ‘Tam Demokrasi, Tam Adalet, Tam İnsan Hakları’ diyerek reddettiğimi belirtiyorum.


Çünkü adaletin kestiği parmak acımaz!


Şimdi gelelim yazımıza;


Kılıçdaroğlu’nun Gandhi misali kilometrelerce yol yürüyüp Adalet aradığını belirttiği ülkemde savcılarımız ve hakimlerimizin ‘Benim Savcım, Bizim Hakim’ hitabı ile anılması da dikkatlerden kaçmıyor.


 En son, Arabistanlı gazetecinin öldürülüp katilleri gibi cesedinin de hala bulunmadığı ancak üzerinden siyaset yapılmaya devam edildiği ülkemin, Cumhurbaşkanı yani partili Başkanı Erdoğan’ın ‘Arabistan Baş Savcısı geldi bende benim savcıma gerekeni ver’ dediğini hatırlıyorum. Ve son olarak aynı Erdoğan gazeteci meslektaşımız Fatih Portakal’a olduğu gibi sanatçı Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e hitaben kürsüde ‘mandalina mı, portakal mı, sanatçı mı?’ dedikten sonra savcılara ve hakimlere emir edercesine yaptığı konuşmasına şahit olduk.


Ve tabi bu şahitliğin hemen ardından ‘Benim Savcım’ diyen Erdoğan’ın kürsüde yaptığı konuşmayı ihbar sayıp adı geçen gazeteci ve sanatçılar hakkında hemen soruşturma başlatıldı. 


O ünlü kürsü konuşmalarından sonra nice siyasinin yanı sıra Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan gibi birçok gazetecinin de ‘gizli tanık’ denilen ama savcı ve hakimlerin bile ‘kim bu gizli tanık?’ diyerek merak etmediği soruşturma ve iddiaların ardından içeri tıkıldığı bir ülkedeyiz.


‘Seni Başkan Yaptırmayacağım’ dedikten sonra kendisini hapiste bulan ancak AHİ’nin serbest bırakılması gerektiğine karar verilen ama yine kürsüde yapılan bir konuşmayla ve jet hızıyla başka bir davadan alınan kararla hapis cezası onanan ve serbest bırakılmayan Selahattin Demirtaş’ın yanına birde sanatçı ruhlu siyasetçi Sırrı Süreyya Önder gönderildi, ‘Benim Savcım’ deme cesareti bulunan ülkemde. 


Yani kısacası Adalet ve Hukukun ‘Benim Savcım, benim hakimim’ denilmesiyle bir kişinin yada bir partinin değil ‘Bizim Savcımız, Bizim Hakimimiz’  denilerek ‘Adalet Mülkün Temelidir’ sözünün, gerçek hukukla, gerçek adaletle yerine gelmesi için başta hukukçular olmak üzere herkesin duyarlı olması gerekir, adaletin olmadığı ileri sürülen ülkemde.