Göle Yatılı Bölge Okulu şoförü Kemal Akçay özel arabasıyla yanında eşi Sibel Akçay ve altı aylık kızıyla Ardahan’a taziye’ye gittiler.
**ARDAFED Gençlerden Sonra Kadınları Buluşturdu..
*09/032018n Tarihli Haber
Başta İstanbul’da olmak üzere yurt geneline ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma çabası içinde olan ve son yıllarda ortaya koyduğu çalışmaları gündemde düşmeyen Ardahan dernekler Federasyonu gençlerden sonra kadınları bir araya getirdi.

**Ardahan’da 8 Mart..
*09/03/2018 Tarihli Haber
8 Mart 1857 tarihinde ABDnin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

Sağlıklı nesillerin yetişmesinde emeği çok fazla olan kadınlarımız, aile ve toplumun temel direğidir. Bu sebepledir ki, çocuklarımızın ilk öğretmeni ve yarınlarımızı inşa edecek nesillerimizi yetiştirecek olan kadınlarımızın daha iyi eğitim almasını sağlamak, toplumun her alanında hak ettiği saygı ve sevgiyi göstermek, onları korumak bizim en asli görevlerimizdendir. Şunu bilmeliyiz ki, kadınlarımız mutlu ve huzurlu olursa toplumumuz da mutlu ve huzurlu olacaktır. Bizim kültürümüzde, sosyal yapımızda kadına yönelik şiddet, ayrımcılık, kötü muamele asla ve asla yoktur. Daha cumhuriyetimizin ilk yıllarında, birçok Avrupa ülkesinden daha evvel kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması bu kadim kültürümüzün ve milletimizin kadına verdiği değeri ap açık ortaya koymaktadır.
Kadınların Gelecek nesillerin yetiştirilmesinde emek ve katkılarının hiçbir zaman inkar edilemeyeceğini belirten Başkan Köksoy mesajında; “Kadınlar Milli ve Manevi değerlerin, kültür ve geleneklerin en önemli taşıyıcısıdır. Hayatımızın her anında bizleri onurlandıran, bizleri eğiten, yetiştiren, ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen, yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar kadınlarımızın hayatımızda ki değerini kelimelerle ifade etmek mümkün değildir.
Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit anneleri olmak üzere, tüm kadınların “8 Mart Dünya Kadınlar Günü ”nü yürekten kutlarım ”dedi.
.jpg)
**Hülya’nın Ardahanlılığı Tutmuş..
1800’lü Yıllarda Amerika’da bir tekstil fabrikasında çıkan yangın sonucu yanarak can veren 129 kadının mücadelesini tarihe yazmak ve onlardan sonrakilerinin mücadelesini unutturmamak için her 8 Mart’ta anılan kadınlarımızdan biri olan Ardahanlı Hülya Avşar yine gündemde..
Çünkü babası Ardahanlı, Anası Balıkkesir’li olan Hülya Avşar yine durmamış kadınlara, ‘Ne işiniz var dışarıda oturun oturduğunuz yerde’ diyerek laf sokmuş..
Doğrumu demiş bilmem ama ben olayın Ardahanlı yönüne baktım ve kendi kendime güldüm..
Çünkü Ardahanlı Hülya’nın bunları söylerken tepkilerin kendisine geleceğini bilecek kadar akıllı olduğunu ama tam unutulmuşken gündeme geleceğini de bilen birisi olduğunu da biliyorum..
Yani Hülya kuyuya bir taş atmadan gündeme gelirken zaten başta gerici, cemaatcı denenlerin ekranlarda her saat başı tekrarladığı hükümletin de bir şey demediği şeyleri Hülya Avşar adlı kadn Ardahanlı ruhu ile dile getirmekten öteye bir şey yapmamış..
Ama Hülya bir şey daha yapmış, o da hükumete yaranma hesapları içinde bende sizin gibi düşünüyorum dercesine Kadınları çok sevenlere (!) ince mesajlar da yollamış..
Belki de hükumete yaranma adına ‘savaş değil, operasyon’ denilen ‘Sınırda sarı gelin türküsünü söyledikten sonra MESAM’ın başına pat diye geçen Karslı Yavuz Bingöl gibiyim bende, bana da yeni iş, reklam ve para getirecek iş verin’ demek istemiş..
Çünkü Hülya akılı bir kadın, bir o kadar da Ardahanlıdır..
Şimdi gelelim asıl meseleye ve Ardahanlılığa
8 Mart Günü yazılan bu yazıya konu olan Hülya Avşar’ın ‘Kadın dediğin evinde oturmalı, erkeğine hizmet etmeli’ sözlerine baktığımda bizim dernekçilikte yaşanan duruma da bakmak gerekir..
‘Bu konuyu Hülyanın söylemleri ile nasıl bağdaştırıyorsun?’ diyenler olacak ama ‘biraz sabırlı olup, yazımı okumaya devam ederseniz beni ve Hülya’yı daha iyi anlayacaksınız’ derim..
Çünkü, ‘Kadın dediğin evinde oturup, erkeğine hizmet etmeli’ diyen Hülya ile bizim dernekçilerin, ‘Ne işin var kardeşim bunca çalışma, çabaya, yılda bir kaz gecesi yap otur oturduğun yerde’ demekten farklı bir şey değil Hülay’nın dedikleri..
Evet Hülya Avşar’ın 8 Mart öncesi kendisini gündeme getirip, tartıştırmak için inceden bir mesajla bunu başarırken, bizim dernekçi tayfası da Hülya’da aşağı kalmamaya çalışıyor..
Çünkü kaz geceleri bitti, ne yapacaklarını bilmeyenlerin bir şeyler yapmaya çalışanlara çamur atarak gündeme gelme hesapları içinde olduğunu görmekteyiz..
Halbuki Hülya Avşar’ın çöpe attığı tırnağı kadar beyne sahip olmayanların anlamadığı tek şey Hülya’nın akıllı olduğunu ve kendisini gündeme getirirken 8 Mart öncesi kadının yerinin nerede olduğunu tartıştırmak için de çabaladığını anlamak gerekir.
Ve bana göre Ardahanlı Hülya’nın asıl amacı da budur, gericiler gibi kadın evde otursun demektense bunu diyen gericilerin olduğunu hatırlatmaktır.
Ama ona benzemeye çalışıp, ‘Kardeşim ne işin var bu kadar çalışma, çabaya yap bir kaz gecesi, otur oturduğun yerde’ diyen dernekçilerimiz şunu bilmeli ki; Hülya onlardan daha akıllı ve onlardan daha başarılı..
Hemde bir kadın olarak..
Özel hayatı dahil hiç bir iş alanında başarılı olamamış bir Pığasın sözüne inanıp, kendilerini omuzlarından taşımaya çalışanlara arkadan dolanıp, tekme atmaya çalışan safdillerin yıpratma politikalarının başkasını değil, aslında kendilerini küçülttüğü gibi gerçek yüzlerini ortaya koyduğunu anlamayan dernekçilerimizin yapılanları, ortaya konulanları ve en önemlisi Hülya’yı anlayacak kadar beyinsiz olduğunu da bilmek gerekirken Hülya’nın ‘Kadın dediğin evinde oturup, erkeğine hizmet etmeli’ sözü ile bunları demek istediğinin arasında bir fark yok..
Tek bir fark var o da;
129 Kadının neden bir fabrikada yanarak öldüğünü anlamayıp, bunu düğün, dernek, kutlamaya çevirenler gibi Hülyaları anlamayıp, dernekçiliği de kaz gecesinden öte bir şey olduğunu anlayamamaktır..