Annesine Kızdı, İntihar Etti..

Alınan bilgilere göre bir süre önce babasına Motosiklet aldıran Gökhan Sarıçam (16) yeni motosikletine binmek istedi.


Anacak annesinin ‘Oğlum düşersin’ diyerek motosiklete binmek isteyen oğluna karşı çıkınca anne ile oğul arasında tartışma çıktı.


Tartışmanın büyümesi üzerine annesine küsüp eve giderek odaya kapanan Gökhan Sarıçam’ın babasına ait olduğu belirtilen tabancayı alarak başına dayayıp intihar ettiği ve olay yerinde hayatını kayıp ettiği bilgisi alındı.


Savcılığın el attığı olayın araştırıldığı ve bir anlık kızgınlık sonucu hayatına kıyan Sarıçam’ın cesedinin otopsiye gönderilmek üzere Ardahan devlet Hastanesine kaldırıldığı da alınan diğer bilgiler arasında oldu.


**Bir intihar daha!


*29/06/2016 Tarihli Haber


Ardahan’da yaşanan intiharlara bir yenisi daha eklendi.


Alınan bilgilere göre Ardahan İl Genel Meclis Üyelerinden olan Ercan Özer’in kızı Derya Gökçe olduğu öğrenilen bir kadın silah ile intihar ederek hayatına son verdi.

Ardahan Karagöl mahallesinde oturan ve iki ay önce evlendiği öğrenilen kadının otopsi için Trabzon’a gönderildiği öğrenildi.



**Başı boşluk..


Ülkenin en büyük havaalnı havaya uçurulmuş, 40 kişiye yakın insan ölmüş, 100’ün üzerinde yaralı varmış..

Posof Kütüphanesinde ki memur kimse kitap okumaya gelmeyince kitap okunması gereken masalarda mantı yapıp, satışa sunmuş..

Sizce ikisinin arasın da ne gibi bir benzerlik var?

Bilmem ama bana sorulacak olunursa bu ülkenin güvenlik çivisi olduğu gibi yönetim çivisi de çıkmış ve bir başı boşluk başını alıp gitmiş..

Geçtiğimiz gün ziyaret edip, alınan abartılı önlemlerin bir çok kente karşın huzurlu olan bu küçük kentte zarar verdiğini, önlemin öyle değil, alınacak ciddi istihbaratlarla olacağını, teröristin yoldan gelip, kimlik kontrol noktasına takılmayacağını valiye anlatırken ne kadar haklı olduğumuzu ortaya koyan İstanbul’un olduğu gibi dünyanın en büyük havaalnın uçurulmasıyla görüyorduk..

Ve başta kamu görevlileri olmak üzere Posof’ta ki kütüphane çalışanı gibi bankamatiklerde maaş aldıkları ileri sürülen İŞ/KUR elamanları ile kütüphane de mantı yaparken o ilçenin idarecisi olanlar iş yaptıklarını sanıp, boy boy poz verirler..

Beton kulübeler yaptırıp, teröristin kapıya kadar gelmesini bekleyen bir anlayışın o teröristi eyleme geçmeden yakalayamadığı bir ülke de bir iki kişinin cep telefonunu dinlemekle insanları içeri tıkatmaya devam etttği bir sırada, kapıdan içeri giren bir baba 12 yaşında ki kızının 27 yaşında ki biri tarafından kaçırıldığını ve devletin evlendirilme amacıyla kaçrılan 12 yaşında ki kızı günlerdir, bulup, ortaya çıkaramadığını öğreniyorum..

İlyas Kılıç adlı baba günlerdir kaçırılan 12 yaşındaki Belkız’ı bulamayan devletin bir yılda 10 kez patlatılan bombaların nasıl olup bu ülkede patlatıldığını sormaya gerek olmadığını, buna neden ise 27 yaşındaki birinin kaçırdığı 12 yaşında ki kızını bulamayan güvenlik ve istihbaratla bu üzücü olayların önüne geçilemeyeceğini sorguluyordu..

Başı boşluğun başını alıp gittiğinden yakınan toplumun bir ferdi olan İlyas Kılıç’ın son çaresi yeni valinin ‘Ne oluyor, bu ne kadar başı boşluk?’ diyerek kütüphanede mantı yapanları, 27 yaşındaki birinin evlenmek adına kaçırdığı 12 yaşındaki kızını bulamayanları sormasını isterken, bizde Rektörümüzü alıp, kayyum olarak İstanbul Fatih Üniversitesine atayan Başkan Erdoğan’a soruyoruz..

‘Sayın başkan bu ne başı boşluk, bu ne vurdum duymazlık?’ ve elindeki yazıyı bile okumaktan zorlanan İstanbul Valisi ile bu ülke nasıl idare ediliyor?..

Evet kim bu başı boşluğu giderecek, kim bu yaşananlara dur diyecek?

Bilen var mı?