ARDAHAN‘da hava sıcaklığının mevsim normallerinin altına düşmesiyle birlikte yüksek kesimlere kar yağdı.
Kentte bir haftadır etkili olan soğuk hava beraberinde kar yağışı getirdi. Ardahan‘ın Posof ilçesi ileArtvin‘in Şavşat ilçeleri arasındaki Arsiyan Dağı’nın zirvesine mevsimin ilk karı yağdı. Deniz seviyesinden 2 bin 750 metre yükseklikteki Arsiyan Dağı ile 2 bin 550 rakımlı Ilgar Dağı ve çevredeki dağların zirveleri beyaza büründü. Hava sıcaklıklarında ani bir düşüş yaşandığını belirten vatandaşlar, “Sonbaharı yaşarken yüksek kesimlere kar yağdı. Bu zamanlarda dağlara kar yağması normal” dedi.
**Yine Bir Cumartesi Yazısı..
En son yaşanan depremin Tusinami olup yıktığı Endozya’yı izlemekle yetinen bizlerin aslında içinde, kalbin de, yüreğinde hep bir deprem ve her an tusinamiye dönüşecek olan olaylar olduğunu bilse de gizler, saklar, korkar yada aman birileri anlar der..
Kimse demesin ki; ‘yok canım o kadar da abartma’
Evet her insanım diyenin için için yandığı ve her an sarsıntılarla kendisini gösteren depremler yaşarken bu depremlerin tusinamiye dönüşmemesi için büyük mücadele verir..
Ve bunu yaparken kimi sıktığı dişlerini döker, kimi bir zamanlar hava attığı saçlarının kar beyaz olmasını engelleyemez..
Bazılarımızda canlı diye gezerken aslında görüldüğü yerde olmadığını, başka dünyalarla dolu beyninin yarattığı baş ağrısı ile kendisini ya sigaraya ya da alkole vererek tatmin etmeye, gönlünde kalbinde sarsıntılar ile kendisini his ettirenin tusinamiye dönüşmemesine çaba gösterip, yorulur, uyumak ister, kıvranıp durduğu yatakta sabah ezanı okunduğunda ancak uykuya dalar..
Kimisi de o içinde ki korun nerede, kine döndüğünü ark etmeden başka okyanuslara yelken açmaya kalkar ve okandı, kolu kırık, su almaya başlayan geminin dümenin kilitlendiğini açıldığı ve kurtuluş adası olarak gördüğünün serap olduğu anladığında köpek balıkları ile dolu okyanusun ortasında ki fırtınaya yakalandığını iş iten geçsede geride bıraktıklarına ulaşamacağını da anlar.
Evet bir cumartesi yazısında için için yanan içini dökmenin bile günah olduğu, anlatılamaz, söylenemez, yazılamaz denildiği ve mahalle baskısının namus, kariyer ve sülale denilerek engel olduğu bir toplumda ancak o depremin vurduğu, tusinaminin yıktığı sahillerde kaçan insanlar gibi içimizde ki deprem ve tusinamierde de hep kaçar, sesizliğie sığınıp, toprak olduğumuz an birilerini arkada vağ vağ deyip, geçişiştiriz aslında kendimiz kandırdığımız anlayarak..