Ardahan 1. Amatör Ligi Başlıyor..

Ardahan 1. Amatör Liginin A Grubunda yer alan 1921 Ardahan Halilefendi, Spor ile Göle Senemoğlu Spor ile başlayacak olan karşılaşmalar aynı gün oynanacak olan Bağdeşen (Kinzodamal) Spor ile Arı Spor karşılaşması ile devam edecek.


Sulakyurt (Sarzep) Spor ile Göle Yağmuroğlu Spor karşılaşması ile haftanın ilk karşılaşmaları Pazar günü oynanacak olan Ardahan 1. Amatör Futbol Liginin B Grubu karşılaşmalarıyla devam edecek.


Ardahan Kale Spor ile Göle Belediye Spor’un karşı karşıya geleceği Ardahan 1. Amatör Ligi B Grubu karşılaşmaları aynı gün yani pazar günü oynanacak olan Serhat Ardahan Spor ile Ölçek Spor karşılaşması ile devam edecek.


Haftanın son karşılaşması olan Göle Senemoğlu Serhat Spor ile Posof Gençlik Spor karşı karşıya gelecekler.



Gündem Değiştiren Operasyon..


 


Irak’tan sonra Suriye sınırında yeni bir oluşumun olacağını iddia edip, sınır ötesi bir operasyona ihtiyaç duyulduğunu ve bunu geçte olsa yapan mevcut iktidarın asıl amacının ülke içindeki gerçek ve olumsuz gündemi değiştirme çabası içinde olduğu yönündeki iddiaların hala devam ettiği şu günlerde başta Amerika olmak üzere batı ülkelerinin tepkileri de gelmeye devam ediyor.


Suriye sınırında yeni bir oluşumun peşinde olduğu ileri sürülen PYD’nin sınırdan öte 35 km. geri gitmesi için başlatıldığı ileri sürülen, belirtilen operasyonun devam ettiği şu günlerde Başkan Erdoğan’ın başta havuz medyası denen basın ve medyanın desteği olmak üzere iktidar yanlıları ile birlikte operasyonun haklı olduğunu ülkeye ve dünyaya inandırmaya çalışa dursun başta AK Partili Milletvekilleri olmak üzere bir çok taraftan da beklediği istediği desteği alamadığı da bir gerçek..


Başkan Erdoğan’ın adeta tek başına kaldığı ve kendisince haklı olduğuna inandığı siyasetine devam ettiği bir sırada aynı Erdoğan’ın iki haftadır yapılamayan AK Parti Grup Toplantısında milletvekillerine sitemi de bunu gösteriyor.


9 Ekim saat 16.0’da başlatılan ve hala devam eden Suriye sınırı ötesi operasyonun ülkeye getireceği ağır yüklerin gün geçtikçe daha da iyi hissedilmeye başladığı ve başta doları yükselişi olmak üzere bir çok olumsuzluğun ülke ekonomisine vuracağı darbenin ard arda yapılan zamlarla kapatılmayacağını da anlarken, başta silah tüccarları olmak üzere bu operasyonu fırsat bilip, Türkiye’ye yüklenen ülke sayısında da bir hayli artış  olması 2020 yılının ve ardından gelecek yılların hiçte iyi geçmeyeceğini de ortaya koyar gibi..


Ama bunların hiç birisinin ülke içindeki olumsuz gündeminden daha önemli olmadığına inanan iktidarın asıl amacının bildiğini okumak ve ülkenin geleceğinden daha çok mevcut iktidarın devamı olduğu yönündeki iddiaları sanki doğrular gibi bir sürece girmiş durumda..


Rusya’nın Türkiye ile Suriyeyi aynı masaya oturtma çabası içine girdiği yönündeki haberlerin yanında ABD ve diğer ülkelerin Türkiye’ye karşı aldığı olumsuz tavrın tartışıldığı bir esnada mevcut iktidarın asıl amacının gündem değiştirmek değil, komşu ülkede oluşturulmak istenen karanlık oyuna karşı bir adımın atıldığını ve Suriye’nin bölünmemesi için bu operasyonun yapıldığını belirtip, Suriye iktidarı ile gireceği ilişki ile Avrupa başta olmak üzere BOB planını gerçekleştirmek isteyenlerin oyununu bozacağına olan inancımın hala devam ettiğini de belirtmek isterim.


Çünkü bu operasyonun bir gündem değiştirmek olmadığını, asıl hedefin Suriye’nin Irak gibi bir planla bölünemeyeceğini ortaya koymak olduğunu ele ya da bele ortaya konacak ciddi bir adımla tüm dünyaya göstermenin yolu Suriye hükumeti ile girilecek samimi bir ilişkidir..


Bana kalırsa bunu en hızlı şekilde Suriye hükumeti ile girilecek samimi bir ilişki ile Suriye ve ülkem üzerinde oynanan karanlık oyunları bozmak ve Suriye’nin olduğu gibi ülkenin sınırlarını barış zırhı ile korumaya almaktır..


Ve bunun için gecikilmiş bir şeyde yoktur..


Onun yolu da Başkan Erdoğan’ın Esed dediği Esad ile kuracağı bir ALO’dur..


İşadamları ilk yatırımınız Serhat Ardahan Spor olsun!İşadamları ilk yatırımınız


 


Serhat Ardahan Spor olsun!


*Arşiv Haber 13/09/2018 Tarihi Haber


Ardahan Dernekler Federasyonun İstanbul’da oluşturduğu kamuoyu ile bir araya gelen ve yarın Mustafa Morkoç’un başkanlığını yaptığı Ardahan Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığının daveti üzerine ve ATSO, Ardahan Belediyesinin paydaşı olduğu 2 günlük iş gezisi nedeniyle Ardahan’a gelecek olan Ardahanlı iş adamları bir dizi toplantıya katılacaklar.


ARDAFED’in İşadamları Konseyi çalışmalarının öncüsü olan Ardahanlı İşadamı Ali Rıza Nasıroğlu’nun yanı sıra ARDAFED Başkan Yardımcısı/İşadamı Erdinç Koçak, KAISİAD Başkanı Orhan Gökçe, Çıldır Federasyonu Başkanı/İşadamı Kemal Şimşir, Ardahan Pendik İl Derneği Başkanı/İşadamı Adnan Köroğlu, Ardahan Sultangazi Avrupa Ardahan İl Derneği Başkanı Akın Bozkaya ve Ardahanlı işadamı, dernekçi gazetecinin katıldığı 30 kişilik İstanbul Ardahan heyeti iki günlük Ardahan ziyaret programına katılmak için memleketleri Ardahan’a geliyorlar.


Ataman Özgür, Ayhan Korkmaz, Cebrail Kamacı, Dinçer Kızılkaya, Doğukan Tatar, Erkan Azeri, Evren Öztürk, Fahri Altun, Gültekin Özyıldırm, Halis Köroğlu, Halit Karahan, İmdat Tatar, Nihat Tanrıkulu, Sit Üstündağ, Serpil Çelik Savaş, Sezer Tatar, Sinan Savaş, Şamil Yağan, Şentürk Apaydın, Talya Atalay, Tarkan Kaya ve Veysel Karatay’ın da olduğu 30 kişilik İstanbul Ardahan heyeti ilk gün Ardahan Valisi tarafından verilecek olan yemeğe katılacaklar.


Ardahan Belediyesi toplantı salonun da kendilerine verilecek bilgiler ardından istemleri dinlenecek olan Ardahanlı iş adamlarının maddi imkânsızlıklara rağmen Ardahan’ın BAL liginde temsil eden ve 23’ün İstanbul’da düzenlenecek olan kahvaltılı toplantı maddi sorunu masaya yatırılacak olan Serhat Ardahan Spor’a geldikleri Ardahan’da da katkı sunmaları beklenmektedir.


Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahanlı iş adamı MATAKSER Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Nasıroğlu  şöyle konuştu;


‘Ben ve Ardahnlı iş adamı arkadaşlarım Ardahan ESOB’un çağrısını dikkate alarak ata/dede toprağımız olan Ardahan’ımıza ne yapabiliriz diye düşünenleriz.


Ardahanlı İşadamrı ve Sanayiciler Derneğinin kuruluşunada katkı sunan ARDAFED tarafından İstanbul’da düzenlenen onca iş adamı toplantıları ardından en son olarak ATSO, ESOB, AzO, MUSİAD Ardahan Başkanlarının da katıldığı toplantıda Ardahan’a gitme yönünde alınan karar ardından ESOB Başkanı Sayın Mustafa Morkoç’un daveti üzerine geliyoruz. Amacımız Ardahan’a yönelik kendilerine düşeni dinlemek, görüş, alışverişinde bulunmak, memleket özlemi içinde bizlere düşen görevlerin ne olduğuna bakmaktır. Benim gibi heyetimizin içinde bulunan iş adamları başta olmak üzere biz İstanbul’da kiler başta Serhat Ardahan Spor’un maddi sıkıntılar olmak üzere bize gelen talepleri, karınca kararınca karşılamaya çalıştık. Umarız bundan sonra daha güzel şeyler olur inancıyla uzun yıllardır bir ilk olacak bu heyetimiz kentimiz, serhat Ardahan’ımıza da mutlu ayrılır ve gereğini de yapar düşüncesiyle Ardahan ziyaretini gerçekleştiriyoruz’ dedi.



**Şehrin Sorumlusu Sadece Siyasi Yöneticiler Değildir..


Dünkü yazımda olduğu gibi bugünkü yazımıza da bir iki soru ile başlamak isterim.


Çünkü konunun daha iyi anlaşılması için bu sorulara verilecek cevaplar çok önemlidir..


Soru 1: Yaşadığınız kentin Valisini ne kadar tanıyorsunuz, ismini biliyor musunuz, ne zaman atandı?


Soru 2: Sorunlarınızın çözümünde Validen de daha çok yetkili olan kaymakamın adı nedir, kaymakam bey ne zaman ilçeye atandı? Kaymakamlık nerededir?


Bu sorularımıza çoğumuzun cevap veremeyeceğini bilen biri olarak aşağıdaki yazımı okumanızı ısrarla tavsiye ederim.


**


**Sadece siyasi yerel yöneticiler mi sorumlu?..


Yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde gözler kimin belediye başkan adayı, kimin belediye meclis üyesi veya kimin muhtar adayı olacağına dönmüş durumda.


Seçimlerin yaklaşması ile doğal bir durum olarak karşıladığımız bu bakışın asıl bakmadığı diğer bir yönde seçilmişlerin seçildikten sonra karşılaştıkları ilginç durum olmalıdır.


Ve seçilmişlerde daha etkili, yetkililer olduğunu bilmek gerekir..


Çünkü bu ülkede halkın oyları ile seçilen ve sözde demokrasinin gereği olan belediye başkanı, belediye meclis üyesi ya da muhtar seçilmenin yeterli olmadığını da bilmek gerekir.


Neden mi?


İşte tam da bu noktada Başkan Erdoğan’ın da şikâyetçi olduğu ama taahhüt etiğinin aksine azaltmayıp, var olanlara yenilerini eklediği bürokrasi imparatorluğu ve bürokratların gizli iktidarı burada da önümüze çıkıyor.


Evet siz aday olmayı düşünebilirsiniz, halkta sizi seçebilir..


Ama o makamlara oturduğunuz gün karşınıza vilayetse vali, ilçe ise kaymakam ve müdürler çıkar..


Ve siz iktidarın belediye başkanı, belediye meclis üyesi ya da muhtarda olsanız ‘Mülki Amir’ denen kişi sizin o kafanızdaki plan ve projeleri istediğiniz gibi hayata geçirmenize ya yardımcı olur ya projelerinize engel çıkarır, olmadı geciktirir..


Benim 33 yıllık gazetecilik hayatımda gördüğüm ise bu saydığım üç maddenin ikisi hep ön plana çıkmıştır.


Yani belediye başkanı bir şey yapacaksa, ‘Acaba Vali ne der, Kaymakam katılır mı?’ sorusuna hep cevap aramış ve çoğu zamanda bu sorularına cevap bulamamıştır..


Yani işin kısacası çokta heveslenmeyin ‘Ben başkan olayım, meclis üyesi, muhtar seçiliyeyim’ diye..


Evet kısaca durum bu halde iken asıl iktidar olan bürokrasinin başı vali, kaymakam yada müdürlerin de sevabı, vebalı vardır o kentin gelişmesinde..


Yada Ardahan gibi sınır da, dipte köşede ve Ankara’nın gözünden uzak kentlerin, köylerin  beklediği hizmetleri alamamasından..


Ama hep art niyetli yada komünizm döneminde bile olmayan bürokrasiyi kendilerine kalkan eden bürokratlar mı bu saydıklarımız?..


Tabikî de değil..


Çünkü onlarda başında bulundukları ve mülki amir sıfatını taşıdıkları kentin gelişmesini, büyümesini isterler ve bunu başardıkları takdirde kendilerini atayanlarca, halkça hep ödüllendirilmiş, tarihin beyaz sayfalarında yer almışlardır.


İşte tamda burada İstanbul gibi büyük kentlere çokta akıllara gelmeyen vali, kaymakamlar, Ardahan gibi küçük kentlerde ki mülki amirlere hatırlatmak gerekir, ‘Yerel Yönetici Şehrin Sorumlusudur..’ diye..


Evet, son olarak ziyaret ettiğimiz AK Parti Esenyurt İlçe Başkanı Sayın Yasir Çelik’i ziyaretimizde de gündeme gelen bu konuyu kendisi ve yöneticisi arkadaşlarıyla enine boyuna konuştuk.


Ve vali ve kaymakamlarında var olan sorunlar karşısında birer belediye başkanı, meclis üyesi ve muhtar kadar hatta daha çok sorumlu olduğu o ziyaretimizde öne çıkarken Esenyurt AK Parti İlçe Teşkilatı olarak bu yönde yani İlçe Kaymakamı ile birlikte önemli adımlar atıldığını öğreniyorduk.


Çünkü devleti temsil etmesine karşın adeta kendilerini saklayanlar dolayısıyla halkın ilgi alanına girmeyen, çalışması için baskı yapmadığı bürokrasinin başındakiler,  Esenyurt’ta olduğu gibi kimsenin gelmediği için saat 15.00’da kaymakamlığı terk eden Üsküdar Kaymakamının Özel Kalem Sekreterinin ve kaymakamının makamlarının yani Üsküdar Kaymakamlığın nerede olduğunu bilenlerin sayısının az olduğu bir ülkede yaşıyoruz.


Yani, ‘bir sorun olduğunda aklı esenin aklına ilk gelen belediye değil, devletin temsilcisi olan vali ve kaymakamlar gelmeli’ deniyordu.


Evet, siyasilerde sonra akla gelmesi gerekenlerin mülki amirler olduğunu ve bunların kendilerini saklamaktansa, gelen işleri savsaklamaktansa hiçbir insana siyasi olarak bakmadan devlet adamı kimliği ile babalık, analık, kardeşlik ve asli görevini yapmalıdır.


Bunun için bu ülkenin iki ayak üzerinde yürüdüğü bunun birincisinin siyasiler, ikincisinin de siyasilerden daha etkin makamlarda oturanlar vali, kaymakamlar olduğu unutulmamalıdır.


Ve kimsede kendisine düşen her türlü görevden kaçma gibi bir lüksü yoktur.


Çünkü ülke genelinde ki siyasiler ve bürokratlar kadar yerel siyasiler ve bürokratlarda bu halka hizmet için vardır..