Alınan bilgilere göre yoğun araç trafiği ve gelişi güzel park dolaysıyla her geçen gün geçilemez duruma gelen kent merkezinin ana caddelerinden olan Kongre caddesi üzerinde meydana gelen trafik kazasında bir araş ile bir taksinin çarpışması sonucu meydana gelen kazada park halinde ki diğer bir araçta hasar gördü.
Kimsenin ölmediği kaza da araçları kullanan şahıslar çeşitli yerlerinde yaralandıkları görüldü.
.jpg)
**Göle kazasında tutuklama..
Öte yandan Göle’de meydana gelen ve bir Tekel bayisinin ölümüne neden olan kaza ardından kazaya neden olan şahsın alkollü olduğu ve tutuklanarak Ardahan Ceza Evine konulduğu alınan diğer bilgiler arasında oldu.
Göle’nin sevilen simalarından olan Yavuz Maden’in ölümüne neden olan 34 BYF 405 plakalı aracı kullanan Göle Serinçayır (Çölpenek) köylü olduğu öğrenilen Recep Ahçı’nın tatil için memleketine geldiği bilgisi alındı.

Öte yandan Göle’yi yasa boğan kaza da hayatını kayıp eden Yavuz Maden Göle’de düzenlenen, AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ında katıldığı cenaze töerini ardından toprağa verildi.
.jpg)
Kaz Dağları ve Kazlar..
Öncelikle bölgenin milletvekili olan AK Parti Grup Başkanı Kaz Dağlarında olduğu ileri sürülen altın madeni için yapılan ağaç kesiminin , neden onca ağaç kesildikten sonra görüldüğünü sorduğu gibi bende bir gazeteci olarak aynı sorunun cevabını merak etmedim değil..
Çünkü vekilin üstü kapalı olsa da bu durumdan şikayetçi olduğunu gördüğüm ve bu yönde yaptığı savunmasına baktığımızda kendi bölgemde olduğu gibi yurdun bir çok yerinde gazeteci geçinip, yaşananları görmeyen, yazmayan, görüntülemeyen ve Anayasa gereği demokrasinin, insan haklarının 4. savunucusu oldukları iddia edilen ama vali, vekil, başkan kızar diyerek haber yapmayan gazeteci tiplerinin o bölgede de olduğunu hepimiz biliyoruz.
Yani ‘Nerem düz ki’ diyen deve misali ağaçların bir gram altın için kesilmesini değil, bu vahşetin neden geç görüldüğünü soran vekilin sorusunu ben de bölgedeki gazeteciler, muhabirler, ajan pardon ajans muhabirlerine sormak isterim..
Vekil ve benim soruma cevap verecekleri beklerken şimdi de ağaçların neden kesildiğini konuşmuyor, kaç tane ağacın kesildiğini tartışıyoruz.
Ve ‘çıkarsa bize yani ülkeye kaç gram altın kalacak?’diye tartışmalar yaparken ağaçlar kesilmeye devam ediyor..
Kaz Dağlarını tartıştığımız şu sıralarda İmamoğlu’nun adının hiç geçmediği günlerde CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için çok uğraşan ama lobisi olmadığı için bir gündem adı gündemde düşen Göleli hemşehrim İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin hükumetin S-400’leri aldığı Rusya’dan kaz ithalatı yapacağını ileri sürüyordu.
Kaz dağlarında yaşananlara üzülen bizler bu kez kazlarımızı düşünmeye başladık.
Evet, Başkan Erdoğan’ın eniştenin başında bulunduğu Ekonomi Bakanlığının bir kişi veya şirket gibi açılacak bakkal pardon şirket yoksa holding veya gruba ortak olabileceği, hatta kuracağı şirkete ortak alabileceği yetkisini imzaladığı verdiğini de duyuyoruz.
Yani kısacası kaz gelecek yerde tavuk vermeye devam eden, asıl kazların kim olduğunu da acaba zamlı sigaraları yakan bizler veya ben miyim diye de düşünmedim değil..
Çünkü gerek Kaz dağları, gerek Rus kazlar , gerekse ekonomi bakanlığını şirket yönetimi gibi idare edeceğimiz bir ülkede gerçek kazların kim olduğunu da sormak, sorgulamak gerekir. Yine aynı bölgenin kadın milletvekilinin de sevgililerinin de dahil , her yere lazım kağıt üretimi için orada kesilen ağaçların gerektiğini de üzülerek farkediyorum , SEKA’nın da kapatıldığı ülkemde…