Ardahan Yanlızçam’da çıkan orman yangını bir türlü kontrol altına alınamadı.
Ardahan Yalnızçam Köyü Şadırvan mevkiinde öğle saatlerinde bilinmeyen bir sebepten dolayı çıkan yangın, büyüyerek devam ediyor. Ardahan Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı arazözler, orman işçileri, itfaiye ekipleri ve köylülerde alevlere müdahale ediyor.
FABRİKA DEĞİL, KARAKOL YAPILIYOR..
Doğu ve güneydoğunun beklediği ve işsizliğin yanısıra devam eden göçü durduracak olan fabrikaların zor durumda olduğu bu süreçte, yeni destekler beklenedursun cezaevleri gibi yeni karakol yapımlarına da ara vermeden devam ediliyor.
Amerika’nın Meksika sınırına, Türkiye’nin de Suriye sınırına ve kent merkezlerinde bulunan karakol, askeri ve kamu binalarının etrafına beton bariyerler örerken, Boz Ayının yuvası olan bir çok kış oteli boş olan Sarıkamış ormanlarının ortasına kale gibi karakol yapılıyor.
Aslında bir haber niteliği taşıyan ama aralarında arkadaşlarımında olduğu Kars basınının görüp, haberleştirmediği ve haberinin başlığı, ‘Sarıkamış Karakurt karakolu, tepeye taşınıyor’ olması gerekirken masabaşı gazetecilerin her zaman ki gibi ‘ilişkiler bozulmasın’ diyerek görmezlikten geldiğini düşündüğüm inşaatı görünce erinmedim, dönüp güzelim yeşil Sarıkamış ormanlarının içinde yapımı devam eden inşaata doğru gittim. İnşaata yaklaştığımda üstü başı kirli bir adamın elinde kürek değil, keleş olduğunu görünce, dağın başında ‘-Nereye geldim acaba?’ diye düşündüm. Beni gördüklerinde inşaatın içinden bana doğru gelen işçileri görünce bir nebze de olsa rahatladım. Keleşi gördüğümde buranın bir askeri bölge değil, keleş kullananların bölgesi mi acaba diye düşünmedim de değil!..
Zira o bölgede geçişlerin yapıldığı da söyleniyordu.
İşçilerin gelmesiyle ve benim ‘gazeteciyim’ dememle rahatlayan ortamda çay olmasa da üzeri kirli bardaklarla dolu olan masaya oturduk ve yanımda ki işçiye “Burası cezaevi mi olacak?” diye sordum. Bu sorum üzerine “-Abi çay iç, sen Ardahan’ın neresindensin? Ben de Ardahan’da çalıştım. Damal’da Tanap şantiyesinde çalıştım” diyerek soruma cevap vermeyi unuttu. Ben ise gazetecilik dürtüsüyle sorumu tekrarlarken yanımda oturan eli Keleşli üstü bayağı kirli şahış devreye girdi ve “-Abi ben korucuyum burası da fabrika değil karakol olacak” diyerek gülümsedi.
Ben bu cevap üzerine karşımda duran devasa inşaatı yeniden gözden geçirdim. Dağın başına dökülen bu beton ile başta bölgeye gelmek isteyen Ahıska’lılar olmak üzere en az yetmiş kişiye ev olabilecek beton yığını, pardon beton kaleyi karakoldan ziyade cezavine benzettim. Yani bana göre bu kalenin yeri onbir milyon fidan dikenlerin aradığı, çamların kesilerek yapıldığı alan olması ve içeridekilerin dışardan gelebilecek herhangi bir saldırıyı göremeyecek şekilde yapılmış olmasıydı.
Yani ikiside yanlıştı “-Fabrika değil, karakoldur abi” cevabı doğrulanırken..
Evet memleket kendisini bekleyecek, koruyacak karakollara ihtiyaç duyarken fabrikalar yoktu. Ardahan’dan Kars’a ordan da İstanbul’a doğru yol alırken…
BUDA GÖLELİ OLMANIN ORMAN SEVGİSİ..!
Göle Orman İşletme Müdürlüğü’ün açılıyor olması müjdesi sonrası yine Göleli olmanın orman sevgisi bir sevdayı ne kadar anlamlı kılıyor..!
Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Köprülü Belediye Başkanı Yücel Akkoç., Göle’inin sevilen şahsiyeti Orman Genel Müdürlüğü Fidanlıklar Şube Müdürü Sancar Öztürk, Vekil Atalay’ın girişimi ile heyet olarak Orman Genel Müdürlüğünü ziyaret ederek ”Göle Ormanları için muhafaza memuru ve Orman mühendisi kadrosu için talepleri Kabul görüldü,
Ayrıca Köprülü CANİBEG Mesire alanı için Ödenek talebi Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay ve Göle’lilerin talebi Genel Müdürüne iletildi.
Köprülü Belediye Başkanı Spsyal medya hesabında bu duyuru:
”ile bildirmiş oldu.Ardahan milletvekilimiz ve gururumuz sayın Orhan Atalay bey ve Gölenin sevilen ismi orman genel müdürlüğü fidanlıklar şübe müdürü Sancar Öztürk bey Orman Genel müdürlüğü’nü Vekilimiz girişimleriyle ziyaret edildi. Göle Ormanları için muhafaza memuru ve Orman mühendisi kadrosu için Vekilimizin talebi doğrultusunda Kabul görüldü. Ayrıca Köprülü CANİBEG Mesire alanı için Ödenek sözü Vekilimiz Orhan Atalay beye Genel müdür tarafından verildi . Hayırlı olsun.!! Haber: Şanlıbey Alabay

Ardahan merkezde olduğu gibi Posof’ta, Çıldır Kurtkale bölgesinde kendiliğin de yetişen onca meyve ve sebze çeşidinin dalında çürüdüğü Ardahan’ın Göle ilçesinde de durum diğer bölgelerinde farklı değil.

Ardahan’da Ne Yetişir?
Elverişsiz iklim şartları tarla tarımını engeller. Akarsu boylarında tarım yapılır. Buğday, arpa, çavdar ve az miktarda patates yetiştirilir.’ diye bilinse de Ardahan Arı Spor Kulübün bahçesinde yetişen Erik, Armut gibi Ardahan’da büyük oranda meşe, çam, köknar, ladin, huş, kızılağaç, gürgen ve fındık ağaçlarından oluşan doğal orman alanı içerisinde yer alan bu alt bölgede arpa, buğday, çavdar, fasulye, mısır, elma, erik, kiraz, vişne, ceviz, patates, lahana, salatalık, marul ve soğan gibi tarımsal ürünler yetiştirilebilmektedir. Yetiştiriciliği yapılan bu ürünler çoğunlukla öz tüketimde kullanılmaktadır.