ARDAHAN MİLLİ EĞİTİMDE TECAVÜZ!..

Olayı doğrulayan ve konu hakkında bilgi veren Milli Eğitim görevlileri erkek öğrencilerden Dürdünün 7.sınıf birisinin de 5.sınıf öğrencisi olmak üzere beş öğrencinin karıştığı olayda tecavüze uğradığı iddia edilen kız öğrencinin de aynı yaşlarda olduğunu belirtirlerken olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini söylediler..


KOLTUKLARIN SÜRGÜN


EDİLDİĞİ MEMLEKET!..


Ahıska’lıların Sovyet lideri Stalin tarafından 1944 yılında sürgün edilişine  ağıt yakanlar dün evimizin komşusu olan Ermenileri adına Tehcir denilen yasa ile bu topraklardan gönderilenleri bu gün  kabul etmeseler de bu ülkenin Başbakanı olan adamı asan zihniyetin oturduğu koltukları da sürgün ettiklerini unutuverirler. Kızdıkları memurları gönderdikleri memlekete..


Adnan Menderes’i idam eden hakimin  oturduğu koltukları, Ahıska’lıların sürgün edildiği Posof’a süren zihniyet’in çocukları bu gün kalkmışlar memleketlerinin sürgün yeri olmadığını ve cennet olduğunu da iddia ediyorlar. Halbuki aynı evlatlar o memleketin beklediği yatırımlardan dolayı kendi kendilerini sürgün etmişlerdir başka diyarlara..


Ve bir gazetenin yine bir siyasinin diğer bir siyasetçiden izin alarak bir işçiyi Yalova’dan Ardahan’a sürmesini değil de yazılıp manşet edilmesine kızarlar, kendilerine birilerini güldürürken..


°Demezler mi senin memleketin bu kadar sahipsiz mi, Yalova kaymakamı denenlerin emriyle birileri gönderilir?!.


O Yalova kaymakamını gönderenin senin şehriemininden izin almadan nasıl yapar?


Ve yine demezler mi dün Stalin’e kızarken ardından İstanbaul’da masa başında gelen “Tehcir” emrine niye kızmasın?..


Ve Başbakanını asan zihniyetin neden bu güne kadar senin beklediğin olmayınca da insanların sürgünden beter ata, dede yurdunu terk edip başka yerlere niye gitti demesin?. 


Bilmem ama günlük bir gazete alıp okumayanların, gazetecilerin yaptığı gerçek yaşananlarla ilgili haberleri sanalda görmenin karşısında sözde tepki gösterip, SATILIK BASIN naraları atmaları da bir o kadar gülünç değil mi?..


Ecet, Sabah gazetesi yada bir başka gazeteye bu yönde konu oluyorsa memleketin demek o gazetede değil sende soron var be sürgünlerle anılan memleketim ve onu sözde sanal sevicileri..


Cinsel İstismar ve


Tecavüzden Tutuklandı Rektör Adayı Oldu!


*Ariv Haber 11/04/2016 Tarihli Haber


Ardahan Üniversitesin de öğretim görevlisi olarak atanmadan önce görev yaptığı Erzurum Atatürk Üniversitesinde görevliyken Cinsel İstismar ve Tecavüzden tutuklanan A.A. Ardahan Üniversitesine rektör olmak için aday olduğunu açıkladı..


Ardahan Üniversitesin de öğetim görevlisi olarak atanmadan önce görev yaptığı Erzurum Atatürk Üniversitesinde görevliyken Cinsel İstismar ve Tecevüzden tutuklanan  Dr Ali Murat AKTEMUR Ardahan Üniversitesine rektör olmak için aday olduğunu açıkladı.


2014 Yılında yaşanan ve Cinsel İstismar ve Tecavüz iddiasıyla önce gözaltına alınan ardından tutuklanan A.A o dönem verdiği ifade ve haberler şöyle;


“Öğrencim S.T., yüksek lisansa başvuru yapmak istiyordu. Programa başvuru fazla olduğu için başka bölüme başvurmasını söyledim. Zorla otomobilime bindi. Dadaşkent’te bulunan bahçeme gittik. Ağaçları sularken yanıma yaklaştı ve beni öptü. Pantolonumu çıkardı. Sonra boş bulunduğunu belirterek özür diledi. Yüksek lisansa alınmadığı için böyle bir şey yaptığını düşünüyorum” dedi.



“SPERMLERİ KIYAFETİME BULAŞTI”



Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları bölümünden bu yıl mezun olan 27 yaşındaki S.T., geçtiğimiz Cumartesi günü polise başvurarak hocasının kendisine cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla şikayetçi oldu. Okulunu bitirdikten sonra yüksek lisans yapmak için başvuru yapmak için hocası A.A.’nın yanına gittiğini anlatan S.T., emniyette verdiği ifadesinde “Bahçede karşılaştığım hocama yüksek lisans başvurusu yapmak istediğimi söyledi. Orada konuşmamızın yanlış anlaşılacağını söyleyerek ‘gel bahçem var oraya gidelim orada konuşalım’ dedi. Gittiğimizde bana ‘ne güzel gözlerin, dudakların var’ diyerek öptü. Başka bir gün yine yüksek lisans ile ilgili konuşmak için buraya gittik. Bu kez zorla oral seks yaptırdı. Spermleri kıyafetlerime bulaştı eve gelip yıkadım. Üçüncü kez yine benimle konuşmak için aynı bahçeye gittik. Ancak Ramazan olduğu için birşey yapmayacağını düşündüm. Soyunmamı istedi, kabul etmeyince ‘sen heralde yüksek lisans yapmak istemiyorsun’ dedi. Zorla ters ilişkiye girdi. Çamaşırımı poşete koyup delil olarak getirdim” diye konuştu.



BÖLÜMÜ BİRİNCİLİKLE TAMAMLADI



Üniversiteli S.T.’nin şikayeti üzerine kampüsteki lojmanında gözaltına alınan evli ve 2 çocuk babası 41 yaşındaki aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Anabilim Dalı Başkanı da olan A.A., emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye çıkarıldı. 1995 yılında Atütürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nü birincilikle tamamlayan, 2007 yılında Yrd. Doçent unvanı alan 2010 yılında ise doçent olan A.A., emniyet ve savcılıkta verdiği ifadesinde suçlamaları kabul etmedi.



“YÜKSEK LİSANSA ALINMADIĞINDAN YAPTI”



S.T.’nin üniversite 1 ve 3’üncü sınıfta dersine girdiğini söyleyen A.A., derslerinin vasat olduğuna işaret etti. Öğrencisinin Haziran ayı içerisinde üniversitedeki odasına geldiğini belirten A.A., şunları anlattı: “Bana ‘hocam yüksek lisans için altı kişilik kontenjan açmışsınız bende başvurabilir miyim’ dedi. Bende kendisine ‘programa başvuru sayısı fazla, başka bir programa başvur’ şeklinde tavsiyede bulundum. S.T., 25 Haziran günü öğleden sonra yanıma tekrar gelerek ‘hocam şu kararınızdan vazgeçin, bende başvurayım’ dedi. Bende kendisine başka bir alanda ve başka bir yerde başvuru yapmasını söyledim. Amacım kendisinin boşuna başvuru yapmamasıydı. 1 Temmuz günü saat 15.00 civarında üniversite bahçesinden aracımla çıkmak üzereyken yüksek sesle bana ‘hocam bekleyebilir misiniz’ dedi. Başvuru yaptığını ve problemleri olduğunu söyledi. Aracı çalıştırdım bu arada cama vurdu. Ben acelem olduğunu söyledim. Kapıyı açarak rızası ile arabaya bindi. Araç ile seyir halindeyken ekonomik sorunlarından bahsetti. Konuşurken Dadaşkent’te bulunan benim bahçeye geldik. Bahçede ağaçları sulamaya başladım ve bu arada kendisi ile konuşmaya devam ediyorduk. Kendisi de bahçede bulunan kulübede oturuyordu. Israrla yüksek lisansa alınmasından bahsediyordu. Birden ayağı kalkarak yanıma yaklaştı ve beni öpmeye başladı. Daha sonra kot pantolonumu ve benim fermuarımı çözdü, beni öpmeye devam etti. O arada kendisi bana sürtündü, daha sonra da benden özür diledi. ‘İstemeden oldu, aşırı isteğime yenildim’ dedi. Beraber araca bindik ve kendisini Yıldızkent kavşağında bıraktım. 5 ve 6 Temmuz günü tekrar okulda yanıma geldi. Çıkmak üzereydim, yüksek lisans konusunda ısrar da bulundu. Benimle dışarıya çıktı. Ben arabaya almadım, ancak kendisi ısrar etti ve zorla otomobile bindi. Fakülte bahçesini çıkmadan araçtan kendisini indirdim. Suçlamayı kabul etmiyorum. Kendisi olaydan çok sonra şikayette bulunmuştur. Yüksek lisansa alınmadığından böyle birşey yaptığını düşünüyorum. Şikayet tarihinin jüri başkanı olmamamın onaylanmasından sonra yapılması da dikkat çekici.”



Doç. Dr. A.A., savcılık sorgusunun ardından sevkedildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderdi.


 Erzurum Güncel- Erzurum Atatürk Üniversitesinde Cinsel İstismar ve Tecavüzden Tutuklanan A.A, üniversiteyi sarstı.