Ardahan ve Hanak'ta Bayram Kazası 11 Yaralı!

Uğur Avşar kullandığı 75 AH 001 plakalı otomobil ile seyrederken Ardahan-Kars kara yolunun Kars Uygulama Noktası Kavşağı’nda aniden yola çıktığı öne sürülen Kemal Yalitekin idaresindeki 75 T 0900 plakalı taksiye çarpmamak manevra yapmak istedi.

Direksiyon hakimiyetini kaybeden Avşar yönetimindeki otomobil savrularak yol kenarındaki Fevzi Yılmaz Petrol’un rekalm direğine çarptı.

Kazada otomobil sürücüsü Uğur Avşar’ın yanı sıra aynı araçtaki Onur, Halil İbrahim, Ali, Bilge ve Jale Avşar yaralandı.




Yaralılar ambulanslarla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kazaya sebebiyet verip kaçtığı iddia edilen taksinin sürücüsü Yalitekin ise aracı ile Hanak Yolu’nda yakalanarak ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. Öte yanda Hanak ve Ardahan Kent girişinde yaşanan iki kazada da 5 kişi çeşitli şekillerde yaralanırlarken 3 araç kullanılmaz hale geldi.



Müzikler eşliğinde yazmak.. 


En sert, en ciddi, en dertsiz olarak görüp, algıladığımız insanlarında zayıf yanları olduğunu düşünmeden hayat denen yaşam akışına kendimiz kaptırdığımız şu dünyada yazılan o kadar kitap, söylenen türkü, şarkı ve şiirlerin neyi anlattıklarını da pek anlamak istemez ve sadece kulak pasını giderdi der geçeriz.


Ama ekmek, su kadar ihtiyaç duyduğumuz bunların yani kitapların, türkülerin, şarkıların, şiirlerin de biz insanlar için olduğunu ve onların hayat denen yaşamın birer ihtiyaçları olduğunu anlamak için tek dişi kalmış canavara inan tek teli de kalsa tınlayan sazın tellerine dokunmak yeter, artar bile.. Bu yetmezse yüreğimizi, kalbimizi, beynimizi yoran duyguları hafiften çalan bir müzik parçası ile dinlemek yeter artar bile..


Öyle ki her çalan sazın, çalgının kulağınızdan girip, yüreğinizde, kalbinizde ki volkan olmuş dağa değercesine duyguları patlatır, yakar, içinizde dışarı atarak sizi rahatlattığını anlarsınız.. Ve bir şiirin, yada bir türkü ile şarkının sizi ve yaşadıklarınızı anlattığını anlar, duygulanırsınız..


Önce dalar, kendinizi anlatan o şiirleri, türkü ve şarkıları kırık sazın eşliğinde dinlediğinizi anlasanız da içinizde volkan olup, homurdayan duyguları göz yaşları eşliğinde patlatmamak için mücadele verdiğinizi his edip, çevrenizde kimse var mı yok mu diye bakarken o yaşları içinize yüreğinize akıtırsınız..


Ve rahatladığınızı his edip, anlasanız da aslında bir süreliğine de olsa yaşadığınız duygulara eşlik eden şiir, şarkı ve türküler eşiliğinde geçen zamanla ve yaşadıklarınızla birlikte bir hayli yorulduğunuz anlar, sessizce kenara çekilerek yeniden bir kaplumbağa yada salyangoz gibi kabuğunuza sığınırsınız..


Ama, Allahüekber dağlarında doğup, Göle, Ardahan, Hanak, Çıldır’ı geçip, uluslararası bir akışla Gürcistan üzerinden geçerek aslında göl olan ama içimizde ki duygular gibi o kadar akarın doldurduğu Kura Nehri’nin de ulaştığı Hazar Deniz gibi olur içinizde ki seller..


Ve içinde yaşam bulan o kadar balık ve canlının yaşam merkezi halini alan Hazar Denizi gibi ulaşmak istediğinize doğru asice dalgalanıp, kafanızı taşa vurur gibi sahile vurup, vurup geri çekilirsiniz..


Bir çoğu şiirlerden doğup, türkü, şarkı olan onca müziğin aslında sizi anlattığını düşündüğünüzde bu şiir, şarkı, türküler sazlar ve diğer çalgılarla kulağınız pasını, yüreğinizin ateşini söndürmeye bir  bire olduğunu da anlayan duygular için sizin gibi birer insan olan ve yaşadıklarını şiirlere, türkü ve şarkılara döken her şairin kendine has bir tarzı, kalemi, konusu ve duygusu vardır.


Örneğin; Özdemir Asaf’ın kalemi çok naiftir, Turgut Uyar’ın dizeleri hüzün kokar, Nazım Hikmet aşk, memleket, dostluk gibi her konuda yazmıştır. Nazım Hikmet’in elbette her şiiri birbirinden güzel. İçinden seçim yapıp, kıyaslamak da haliyle çok zor.


Ama Hoş Geldin Kadınım şiirinin yeri bambaşkadır.


Bir erkek kadınına aşkını daha nasıl anlatabilir ki? Aşkı en derin duygularla, yalın ifadelerle ve teslimiyet ruhuyla anlatan harikulade bir şiir. Üstadın bu şiiri bestelenerek, birçok şarkıcı tarafından da okunmuştur.


Peki ya bunca şiiri, sözü şarkılara, türkülere dökenlere ne demek gerekir..


Hiç bir şey demeden hepsi birer benim diyerek sona eren müzik eşliğinde sizde susun en iyisi..