Alınan bilgilere göre aynı zamanda AK Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay’ın köylüler Ardahan-Göle yolunda trafik kazası geçirdiler.
Ardahan’da Trafik Kazası: 1 Ölü!…
14/06/2016 Tarihli Haber
Ardahan’da meydana gelen trafikkazasında 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Aytekin Elma idaresindeki 41 NE 926 plakalı pikap, Ardahan-Kars karayolunun 32. kilometresinde Tazeköy mevkisinde şarampole devrildi.
Kazada, 60 yaşındaki Ayşe Demir olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü Elma, İbrahim ve Elif Elma ile Selahattin Demir yaralandı.
Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı.
**HAVAALANI İSTEMEYE DEVAM..
Ardahan’a gelerek, havalanın’dan bahsetmeyen Karslı Bakanın konuşmasını dinleyen Ardahanlılar sakın umutsuzluğa kapılmasın. Çünkü Ardahanın yeniden vilayet olması için başlatılan ve sonuç veren 92 yılı öncesini hatırlarsanız birileri Ardahan vilayet olmaz demişti… Yine Bakan beyin daha projeleri hazırlanıyor diyerek geçiştirdiği, ‘Posof Türkgözü Gümrük kapısı açılsın’ denildiğinden de ‘Ardahan vilayet olamaz’ diyenler gümrük kapısı da açılmaz demişti… Yine 70 yıl önce açık olan ve bugüne kadar kağıt üzerinden açık görünen ama bu yıla kadar bir türlü açılmayan Aktaş gümrük kapısı içinde aynı şeyleri demişlerdi… Ama Ardahan vilayet oldu,Türkgözü Gümrük kapısı ardından Aktaş sınır kapısı açıldı… Ha unutmadan, ‘Ardahan nere, üniversite nere?’ denen ve bir zamanlar lise bile açmaktan zorlananlara bugün 6 bine yakın insana hitap eden ve Kafkasların gözde üniversitesi olmaya başlayan Ardahan Üniversitesi bile açıldı… İşte bu nedenle Bakanın diyemediği Ardahana Havaalanı demeye devam edeceğiz…
**İstenirse olunuyormuş..
Ardahan Dernekleri ve stk’larının neler yapması gerektiğini bizlere bir kez daha hissettiren Ardahan Dernekler Federasyonunun Ankara toplanıntısı ait fotoğraflara bakınca ilk etapta gördüğümüz bu toplumun birlik beraberliğe ne kadar ihtiyaç duyduğu ve bu yönde atılan adımlara tam destek verdiğini görmek mümkün.
Evet, İstanbul ARDA/FED’in İstanbul ve Ardahan’da düzenlediği tolantıların devamı olan ARDA/FED Ankara Toplantısında görünen diğer önemli bir konuda başta Saffet Kaya, Ensar Öğüt olmak üzere toplumun önde siyasileri ve de akillerinin bugüne kadar böyle geniş çaplı bir toplantı yapamamalarıdır..
Bugünkü siyasilerin de böyle bir toplantıyı düşünemeyip, gerçekleştiremediğini de bizlere hatırlatan ARDA/FED’in bu önemli çıkışlarına çelme atmaya çalışmanın da kimseye bir şey kazandırmadığı gibi ARDA/FED’in bu yönde ki samimi çalışmalarından rahatsız olan birilerinin yalandan Ardahan sevdalısı olduğunu da ortaya koymaktadır..
Ama‘ İstenirse oluyormuş’ dedirten bu tür toplantıların sahte Ardahanlıların değil, gerçek Ardahanlılarca istenen Ardahan’ın güzel geleceğidir..
**Rektör adaylarımız..
Bir türlü ısınamayan havalara karşın Ardahan kent merkezinden uzak, gözlerden ırak Ardahan Üniversitesi bir hayli sıcak günler yaşıyor..
Daha net olarak kimsenin ‘ben adayım’ demediği ama Arahan dışından gelen 3 adayın yoğun şekilde kulis yaptığı Ardahan Üniversitesine kimin aday olacağı büyük bir merakla beklenmektedir..
Yerel gazetelerimizin içeriği pek anlaşılmayan haberlerle gündeme taşımaya çalıştığı üniversitede ki rektörlük seçimi öncesi yolları olmayan Ardahan’ın bisiklet parkını da yapmayı akıl eden ARÜ’nün yeni rektörünün kim olacağını yada kimin olduğunu bizler bilmesekte Amerika’ya gidip, ünlü boksörün cenazesinde morali bozulan Cumhurbaşkanı çok iyi biliyor..
Çünkü birilerinin tavuğun rüyasında darı gördüğü gibi kendisini şimdiden rektör olarak ilan ettiği Ardahan’a karşın Ankara’nın belirleyici olduğunu çocuğa sorsanız bilir..
Yani genel seçimlerin bile formalite olduğu ülkemde Ardahan Üniversitesinde yapılacak olan rektörlük seçiminin de boş ama heyecan olsun diye olacağını söylersek ayıp olmaz sanırım..
**Sizlere rağmen..
Benim Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı olmamı bir türlü içlerine sindiremeyen ve çalışmaları engellemek için bin bir dolap çevirenler İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara çıkarmam karşısında şoke oldular..
Öyle ki birileri yine benim siyasi görüşümden, bir diğerleri de attıkları kıytırıktan mesajlarla ‘Ankara’da ki etkinliği biz yapmıyoruz’ diyerek kafa bulandırmaya kadar götürdüklerini görmekteyim..
Birilerinin makam, şan ve para gücüyle, diğerlerinin para ve siyaset gücünü ellerinden tutanlara küçük çıkarlar uğruna yalakalık olsun diye yapmak istediğimizi engelleme çabaları içinde olurken, bir diğerleri de benim önlerinde ceket ilikleyecek biri olmadığımı anlayıp, geri çekildiklerini görmekteyim..
Ancak unuttukları tek şeyin benim onlara rağmen Ardahanlının o özlemini çektiği Güçlü Bir Ardahan Lobisi oluşturma çabasında gerek ARDA/FED Başkanı olarak, gerekse yıllardır yaptığım gazetecilik süresince vazgeçmeyeceğimi anlayamamalarıdır..
Bana ve arkadaşlarıma diz çöktürmeye çalışan, bana inat belediye otobüsleri ile İstanbul’dan Ankara’lara yolcu taşıyanların ve sözüm ona Ankara’da aldıkları 10’ar dakikalık randevular sonucu fotoğraflar vermekle iş yaptıklarını sananlar, benimle önce ‘varım’ deyip, sonra ‘falan kızar’ di yerek’ geri çekilenler bilsinler ki; sizlere rağmen güçlü lobinin tohumu atılmıştır..
Hem de ben değil, sizlerin gerçek yüzünü gören Ardahanlılar tarafından..
**Ardahanlıları bir araya getirmek..
Yöneticilerinin hiç bir siyasi amaç taşımadan ve en önemlisi ‘Önce Ardahan ve Ardahanlının Geleceği Ancak Güçlü Bir Lobi İle Olur’ diyerek art arda adımlar atan Ardahan Dernekler Federasyonu İstanbul ve Ardahan’dan sonra sonra Ankara’da ki Ardahanlılarla da bir araya gelecek.
Cuma günü verilecek iftarda Ankara’da ki Ardahanlılar ile bir araya gelecek olan Ardahan Dernekler Federasyonun bu yöndeki çabalarına tabandan büyük destek gelirken kendilerini tavan gören ama bugüne kadar Ardahan ve Ardahanlılara ne verdikleri ortada olanlarca ne kadar desteklendiğini de sorgulamak lazım..
ARDA/FED’in toplumun yıllardır beklediği önemli çıkışları karşısında adeta şok olan ve ARDA/FED’i durdurmak için al acele kurdukları, kurmaya çalıştıkları çanta federasyonlar dahil bir çok girişimlerde bulunan bu sözüm ona Ardahan’ın tavanı beyleri ve de bayanları Ardahanlıların bir araya gelmesinde duydukları rahatsızlıkta alenen ortaya çıkmakta..
Çünkü bunların oluşabilecek güçlü bir Ardahan Lobisinden sonra tarih olacakları ve yıllardır topluma yutturdukları sözde Ardahanlılıklarının foyası ortaya çıkar korkusu içindeler..
**Kurşunlara gelesin..
Gezersen bir başkasıyla
Dayanamam inan buna
Ayrılalım dersen bana
Kurşunlara gelesin gelesin
Seni ölesiye sevdim
Uğrunda canımı verdim
Aşkımız hic bitmez derdim
Ah….Kurşunlara gelesin
Birgün unutursan beni
Tutarsan bir başka eli
Gözlerinde yağmur seli
Kurşunlara gelesin gelesin..
Burhan Çaçan’ın yanık sesi ile söylediği bu türküyü aklımıza getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına atılan kurşun ile gündem bir anda değişti..
Başta CHP’liler olmak üzere AKP karşıtları ve bu gidişattan memnun olmayanlar Kılıçdaroğlu’nun kurşunla tehdit edildiğini iler sürüp, karşı savunmaya geçti..
Halbu ki kurşunların yağmur olup, uçuştuğu şu günlerde bu kurşun ve bombalardan dolayı giden canlar ülkenin asıl gündemi olması gerekirken, bu kirli savaşa kapalı kapılar ardından destek verdiği ve son olarak HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı oylamanın başaktörü olduğu belirtilen CHP’nin de suçu yok mu bu ayak altına değil, toplumların arasına atılan kurşunlardan..
Evet, cinsel tacizden sabıkası olan salağanın birinin Kılıçdaroğlu’nun ayaklarının altına attığı kurşun çekirdeği ile kıyamet koparanlar size sormak lazım..
Bu memlekette onca canın kurşunlara kurban edildiği bir siyasetin süre geldiği ülkemde Ankara caddelerine astığınız, ‘terörü lanetliyoruz’ afişleriyle mi yaşananları, yaşanacakları durduracaksınız?
‘Haydi oradan’ dedirten ve bir kurşun çekirdeği ile kıyamet koparanların ödünün patladığı şu güzelim ülkede art arda patlayan kurşunların artık durması için ne yaptınız, sanal ortamda kahramanlıklarda öte niye, ‘Bayrak, cumhuriyet’ yürüyüşleri gibi alanlara çıkıp, ‘Artık yeter’ demiyorsunuz?
İşte tam da bu arada Burhan Çaçan gibi yeniden sormak gerekmez mi, ‘Gezersen Başkasıyla, Tutarsan bir başka eli kurşunlara gelesin’ denmez mi?
Başkan’dan daha çok başkan kesilip, bu ülkeyi her gün içine çekilmek istenen iç çatışma bataklığına çekenlerin ayaklarınızın altına attığı kurşunu yarın topuğunuza sıkmayacağını nasıl garanti edebiliriz?
Bilemiyorum ama ne kadar cani, sapık varsa vatan-millet-sakarya dediği şu günlerde kendilerine solcuyum diyenlerin ulusalcılığı bırakıp, başta Kürtlerle olmak üzere toplumun tüm kesimleriyle mutlaka el ele verecek politikalar geliştirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatırken aynı gün başbakan ile görüşüp, Kılıçdaroğlunu kurşun çekirdeğiyle kınayan salağanları da anlamış değilim..
Gerçi anlıyorum başkan ve ekibinin yaratmak istediği korku imparatorluğunda onlarda faydalanıp, asıl suçlarını kapatma yollarına gittiklerini ya neyse..
Evet buradan bir kez daha sesleniyorum, kimsenin kurşunlara gelmemesi için herkesin samimi olması gerek..