ARDAHAN YIKAMADI, GÖLE YIKACAK MI?!.


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günleri Saat: 17.15-19.15’te TEMPO TV’de..


Her Cumartesi günü saat:17.15-19.15’te ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Afganistan ve Pakistan’daki kışlalara benzer taşlı/topraklı harabe binaların içinde bulunduğu alan boşaltılıp, halka açılmayan Ardahan’daki askeri kışlanın hala bomboş bekletildiği ve buna rağmen nöbetçi askerlerin nöbet tutup, fotoğraf çekilmesi dahil kimseyi yaklaştırmadığı bir süreçte Göle Belediyesi bir başarıya imza atarak, kent içinde bulunan Askeri lojmanların yıkımı için ihale yaptı.

Bir zamanlar Göle’de bulunan Askerler için lojman olarak kullanılan 103 binanın yıkım ve hurda malzemesinin ihalesi nihayet gerçekleşti.

AK Partili Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in başkanlığında yapılan 3. İhalede 7.850 milyon TL karşılığında ihaleyi bir Erzurumlu firma aldı.

Göle sinema salonunda yapılan ve Göle Belediyesi Teknik heyetin oluşturduğu ihaleye 48 firma katıldı. Basınının da yakından izlediği ihale teminatları yeten en yüksek fiyat veren 15 firmanın katıldığı Açık artırmada Erzurum firması verdiği 7 bin 850 milyon teklifle ihaleyi kazanan firma oldu.

Belediye Zabıta birimi, Göle Emniyet birimi ve Çevik kuvvetler biriminin geniş güvenlik önlemi aldığı ihaleye basınının da katıldığı görülürken yıkımın önümüzde ki günlerde başlaması bekleniyor.


Lojman mı Harabe mi Belli Değil!..


05/12/2019 tarihli haber/yorumlar..


Gelmiş geçmiş hükumetlerin seçim vaatleri arasında bulunan lojmanları boşaltarak devlete gelir sağlamak amacıyla vatandaşlara kiraya verme plan ve projeleri bir türlü hayata geçirilemedi, yarım kaldı. Türkiye’nin bir çok ilinde olduğu gibi Ardahan’da da aynı durum yaşandı.


Kent merkezinde bulunan ve beş yıl önce boşaltılan askeri lojmanlar ne askerlere ne de sivillere tahsis edilmeyince harabeye döndüler. Askeri lojmanlarla birlikte içinde tarihi binaların bulunduğu askeri kışlalar da adeta çürümeye terk edilmiş durumda.

Kiraların bir hayli yüksek olduğu kentte başta üniversite öğrencilerine olmak üzere kira ödemekde zorlanan vatandaşlara verilmeyerek çürümeye terk edilen askeri lojmanların 24 saat boyunca askerler tarafından korunması da insanı şaşırtıyor.

Başta Ardahan Askeri Hastane olmak üzere depreme dayanıklı en sağlam binalardan oldukları, ama 24 dairelik 4 lojmanın da büyük bir masrafla yıkılıp yok edilmesinin yanında Ardahan belediyesine ve Güzel Sanatlar fakültesi olması için Ardahan Üniversitesine devredileceği söylenen iki askeri kışlanın da akibeti aynı lojmanlar gibi oldu.

Son olarak 17 yıldır iktidarda olan Akpartinin vaatleri arasında olan ve  devlete büyük maliyetlere mal olan askeri ve diğer resmi kurumlara ait lojmanların boşaltılması vaadi milletvekillerinin lojmanlarının boşaltılmasından öteye gidemedi.


Çıldır Ovasına Askeri Üs mü Kurulacak?!.


*26/07/2018 Tarihli Haber


Türkiye’nin Kafkaslara açılan 3. Gümrük Kapısı Aktaş gümrük kapısının da sınırları içinde olan Ardahan’ın Çıldır İlçesine Askeri üs kurulacağı yönünde ki söylemleri heyecanın yanında merak uyandırdı.


İleri sürülen iddialara göre Türkiye’nin iki ülkeye komşu olan ilçeleri arasında bulunan Ardahan’ın Çıldır İlçesinin ovasına kurulma çalışmaları başlatıldığı ileri sürülen Askeri üssün ABD ile İngiltere’nin ortak çalışması olduğu da iddia edildi.


Resmi bir açıklamanın olmamsına karşın bölgede sürdürülen harita ve ölçüm çalışmalarının bu iddiaya neden olduğu tahmin edilirken bu iddianın diğer bir nedeninin Kilis Özel İdaresinin, ‘Çıldır Oba Askeri Üs Yapımı’ başlığıyla ihaleye çıkardığı işin internette yayınlaması ardından yanlış anlaşılmaya neden olduğu ve başta Çıldırlıların olmak üzere bölge insanın bu iddiaya inanmasına neden olduğu da belirtilmekte.


**Sınırlara Gözetim Tepeleri Kurulacak..


Askeri üs kurulacağı ileri sürülen Çıldır’ın yanı sıra Ardahan’ın diğer sınır ilçesi olan Posof ilçesinin sınır bölgelerine gözetim tepesi kurulması için Ardahan İl Özel İdaresi tarafından hazırlığın yapılması da ‘Çıldır’a Üs Kuracak’ iddialarını gündeme getirdiği de tahmin ediliyor.


Bilindiği gibi Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Çıldır ve Posof’un sınır bölgelerine elektronik gözetim tepeleri kurulması için hazırlanan ihale de yapıldığı iddia edilen uygunsuzlukları gündeme getiren Ardahan İl Özel İdaresinde çalıştırılan iki mühendisin işine son verilmesi ile gündeme gelmişti. 



Koronaya Neden İnanmadım?


Gündemden düştü diye yeniden “Artıyor” diyerek pompalanan korona, yani tıp diliyle Covid-19 veya gerçek ve hak olan ölümün adı değiştirilerek “pandemi” denen süreç tam bitmişken, yani sanal ortamdan kurtulup gerçek olan sosyal hayata yeniden dönmeye çalıştığımız şu günlerde, birileri bizleri yeniden fesat yuvası olarak adlandırdığım sanala çekmeye çalışmakta..


 Baştan beri inanmadığım ve sadece gribal bir olay olduğunu savunduğum ve ölü sayıcılığı yaparak toplumun korkutulmaması gerektiğini anlatmaya çalıştığım koronaya neden inanmadığımı belirtirken bu savunmamı güçlendiren en büyük tezimde, gerçek anlamda korona varsa asıl öldüreceği kişilerin toplumun huzurunu bozan ne kadar yavşak varsa hepsinin ölmesi gerektiği idi..


Yani dedikoduyu kendine ilke edinmiş, çeper dediğim taş duvarların dibinde oturup birilerinin aldığı şarap ya da bir kadeh rakıyla kabadayılık yapanlar, din, kitap Allah diyerek bunu suistimal edenler, vatan millet Sakarya diyip asıl bölücülüğü yapanlar, helali haramlaştırıp yasallaştıranların hepsi halen sağken bunlardan yaka silkenlerin ölmeden ölümüne üzülüyordum, koronaya neden inanmadığımı anlatmaya çalışırken..




Çünkü peygamber “vebalı yere girmeyin” uyarısı yaparken bu vebayı oluşturanların çoğunlukta olduğunu ve asıl onlara dikkat edilmesi gerektiğini belirtirken ölümünde hak olduğunu korona dahil buna neden olanın bahaneden başka bir şey olmadığını anlatmaya çalışırdı..

Her insana hak olan ölümün unutulmamasını ama bunu sürekli anarak yani gündemde tutarak yaşanamayacağını da belirten peygamberimizin dikkat çektiği diğer bir konuda bugünün adıyla yavşak, namussuz, alçak yetmedi, bataklıktan daha alçak olanlar yani gıybet yapanların sarhoşluğudur asıl ölüm..

Örnek mi? 

Adam öğretmen.. Öğretmen denildiğinde yine aynı peygamber bana bir harf öğretenin kölesi olurum derken bunlara verdiği önemi anlatırken bugün ki sarhoşluktan, fesatlıktan ve en önemlisi tutarsızlık ve şahsiyetsizlikten öteye geçmeyenlerdir. Bunların yanında da toplum önderi yani sözde STK, siyaset aydını diye geçinen asıl ölümü hak eden ama koronanın bile baş edemedikleridir.. 

Bu nedenle ben koronaya hala inanmıyorum..


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..









ki…








MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



arşiv haber 05/12/2019 tarhli habrler/yorumlar


*Depremi unutan başkanlar..


Komşumuz Yunanistan’da çıkan yangında hayatlarını kaybeden insanlara, ‘Oh olsun’ diyen insanlık duygusundan yoksunların sanal ortamda ki yorumlarına baktığımda nedense benim de bizzat mağduru olduğum Marmara Depremini hatırladım.

Çünkü o günlerde bize ilk el uzatan komşumuz Yunanistan olmuştu.

Yürekleri yakan doğal afetlerin her an her ülkede yaşanması muhtemelken eski düşmanlıkları kine çevirip, unutmayan ve en önemlisi insan denen en önemli varlığın hem de yanarak ya da dumandan zehirlenerek ölümüne sevinen insanlıktan yoksunlar o günleri tez unutmuşa benziyorlar..

Ha birde futbolcu Arda’nın otel yapmak için açtığı temel yüzünden canlı yayında çöken ev gözlerimin önüne geldi.

Ve o temelin kazılmasına izin veren belediye başkanlarının gelişi güzel verdiği ruhsatlarla yükselmeye devam eden gökdelenleri düşündüm..

‘Değişim, dönüşüm’ adı altında yenilendiği ileri sürülen ama müteahhitlerin işi en ucuza kapatmak için ne kadar kötü malzeme varsa onlarla diktiği binalara verilen ruhsatların bir göstergesi olan o kâğıt gibi paramparça olan evi izlerken başta İstanbul olmak üzere her gün yeni göçler alan batı kentlerinin yanı sıra ülkemizin deprem kuşağında olduğu da aklıma geldi.

Başta bizim gazetede olmak üzere birçok yayın organında hemen her gün fotoğraflarını ve çok önemli (!) demeçlerini görüp, okuduğumuz belediye başkanlarının da unuttuğunu gördüğüm 99 depreminin, Yunanistan’da ki afet gibi yürekleri yaktığını da unutuveren başkanlarımız kurdukları paravan derneklere bağış yapan her müteahhide, hatta müteahhit olmayana bile ruhsat verdiklerini de unutmuşa benziyorlar.

Sarıyer gibi birçok tarihi binaya sahip İstanbul’un semtlerin de hemen her gün yeni bir temelin açıldığı şu günlerde Marmara’nın deprem kuşağında olduğunu ve Allah göstermesin Yunanistan’da ki gibi yaşanacak bir yangın ya da 1999 Yılında yaşanan Marmara Depremi gibi bir doğal afetin nelere mal olacağını da akıl edemeyenler insanların kaçıp, sığınacağı bir alan bırakmadıklarını da diğer unutulan önemli bir durum.

Kocaeli Kartepe yolu üzerinde ki deprem merkezi gibi bir çok toplanma merkezin hurda deposuna döndürüldüğü ve en önemlisi okullarda, kitaplarda hatta siyasi hayatta tamamen unutuluveren yaşanması muhtemel doğal afetleri balık hafızalı toplumda unutmuşa benziyor.

Ama en önemli seçimleri iyiden iyiye yaklaşan belediye başkanlarının yeniden seçilme uğruna makarna, kömür dağıtırcasına bina ruhsatı verdiği kentlerde sadece binalar değil ,binaların altında bulunan iş yerlerinin yarattığı tehlikelerde kimsenin umurunda değil.

Olsaydı mahallenin içinde ki yanıcı maddelerle dolu oto servislerine, merdiven altı tekstil atölyelerine hatta deterjan, parfüm dolum tesislerine izin verilir miydi?

Bilmem ama Yunanistan’da yaşanan ve bu yazı biterken yüzü insan olmak üzere bir çok canlının hayatına son veren yangın afeti gibi afetlerin ülkemizde unutulduğunu bu yetmez gibi her an yaşanacağı ileri sürülen İstanbul Depreminin ise hiç gündeme gelmediğini de ve onun da tren kazası gibi sorgulanmaya bile gerek görülmediğini görüveriyoruz.

Hayırlısı diyerek bu yazımın depremi, Yunanistan’da ki gibi ülkemde de her an yaşanması muhtemel bir yangını ve diğerlerini unutan belediye başkanlarının okumasını ve ne anlatmak istediğimi anlaması için duacıyım..



Bir kampanya da Gençler İçin..


Hemen her gün kapınızı çalan iki sakallının, ‘yurt yada cami yapacağız’ diyerek ellerinde ki kimin izin verdiği belli olmayan makbuzla para topladığı ülkemde gençlere yönelik bir kampanya başlatan ülkemin sınır, serhat kenti Ardahan’ın 3. Lig mücadelesi veren Serhat Ardahan Spor için bende bir çağrıda bulunmak isterim.

Ve Serhat Ardahan Spor’un yaptığı çağrıyı aynen yayınlayıp, başta depremi, yangını unutan belediye başkanları olmak üzere herkesin duyarlı olmasını rica ediyorum.

İşte o çağrı;

Sevgili Arkadaşım;

Gençlerimize sahip çıkma adına Serhat Ardahan Spor’un başlatmış olduğu Destek/Yardım Kampanyasına gönlünüzden kopan gönüllü bir bağışa ihtiyacımız var. 

Bu konuda desteğinizi bekler saygılar sunarız.

Kulüp Hesap No: 5800010001496441361815001

Serhat Ardahan Spor Yönetimi