‘ARDAHAN’DA FİL GÖRÜLDÜ İDDİASI HÜKÜMDAR TİMUR’U HATIRLATTI!











Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Yazarlarimizi okuyor musunuz?







GAZETECİLERLE GÜNDEM TEMPO TV’DE



Akşehir’e fil gönderen hükümdar Timur hikayesini hatırlatan fil hikayesi bu kez  Ardahan’da yaşandı.

Buna neden ise Sahra altı Afrika ile Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşayan fillerden birinin kışları -30°leri bulan hava sıcaklığı ile bilinen Gürcistan ve Ermenistan’a sınır Ardahan’da görüldü iddiası ortalığı karıştırdı. 



Ardahan’da merada hayvanları otlatan bir çoban karşısına çıktığını ileri sürdüğü filin fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı. Fil fotoğrafı kısa sürede yayılırken, jandarma ekipleri bölgeye giderek fili aramaya başladı.

Çobanın gösterdiği bölgede olduğu ileri sürülen filin bulunması için çalışma başlatıldı. Havanın kararması nedeniyle arama çalışmaları el feneri ve flaşörlerle sürdürülse de Ardahan doğası olduğu görülen alanda fotoğrafı çekildiği iddia edilen fil bulunamayınca Vali uydurmadır diyerek konuyu kapatmaya çalışsa da fotoğrafı çeken çoban iddiasını sürdürürken jandarmanın incelemesini  sabaha bıraktığı öğrenildi.


Nasrettin hoca ve fil Hikayesini hatırlattı..


Öte yandan kent genelinde büyük bir tartışma başlatan ‘Ardahan’da fil görüldü iddiası üzerine herkesin birbirine aşağıdaki masalı anlattığı gözlendi.


İşte o hikaye..

Bir gün hükümdar Timur Akşehir’e bir fil gönderir.

Ve halkın file bakmasını ister.

Akşehirliler fili beslemek için ellerindeki bütün, otları, samanları, filin yiyebileceği şeyleri file yedirirler.

Halk kendi hayvanlarına verecek ot bulamamaya başlar.

Bu durumdan çok sıkıntı çeken köylüler, Nasrettin Hoca’ya danışmaya giderler.

Hocaya; “Hocam hep beraber Timur’la görüşmeye gidelim, ondan bu fili bizden almasını isteyelim” derler. 

Hoca köylülerin teklifini kabul eder ve hep beraber yola çıkarlar.

Köylüler Timur’dan çekindiği için onunla görüşmeye cesaret edemezler.

Timur’un sarayına doğru giderken her yol ayrımında bir grup insan hocadan ayrılır.

Timur’un huzuruna varınca, Nasrettin Hoca’nın yanında kimse kalmamıştır.

Bunu fark eden Nasrettin Hoca köylülere bir ders vermek için, Timur’dan bir fil daha ister.

Köylüler hocayı yalnız bıraktıkları için pişman olurlar.





YEDİ BAŞLI EJDERHA,


İKİ BAŞLI CHP VE DRAGON..


HADEP olan adı önce Yeşil Sol olan sonra eş başkanlarının değişimiyle bu kez de HEDEP olan yedi milyon oyun sahibi partinin yeni bir barış süreci ve güçlü genel af karşılığında daha önce dolmabahçede masaya oturduğu parti ile bu kez bir cafede buluştuğu iddialarının tartışıldığı, kendi adaylarıyla seçime gideceğini belirttikten bu yana art arda istifaların yaşandığı kadın genel başkanlı parti olmaksızın yeniden yereli kazanacağını düşünen partinin omurgası olan Alevileri de küstürdüğünün farkında olmadığını gördüğümüz şu günlerde size bir hikaye değil masaldan bahsedeceğim.

Yani çocukluğumuzda dinlediğimiz masallar arasında bulunan yedi başlı ejderhayı hatırlayanınız var mı bilmem ama bizlerin yaşlanıp, unuttuğunu unutmayan gelişen teknolojinin bu masaldan da esinlenerek bir çok filme,animasyon gösterilerine kaynak olduğunu söyleyebiliriz. 

Evet, İnternet çağının vazgeçilmezi olan yedi başlı ejderha masalını anlatıp, başta CHP’lilerin olmak üzere siz okurlarımı ve benim gibi bazılarımızın bazı siyasilere saf saf inanmaması için  kendimce uyandırmak niyetindeyim.

Zira ‘değişim’ diyerek değiştirdikleri genel başkanın yanındayken şimdi yerine gelenin ya da büyükşehir imkanlarıyla getirildiği söylenen eski siyasi, yeni genel başkanının 24 saat  olmasa da 48 saatte  değişimi ve CHP’nin kozmik odasının tekrar kendi eski çizgisine dönüşünü izliyoruz. 

Yani dün kurultay da ‘Hepinize ekranlar önünde namus ve şeref sözü.. Bundan sonra karar, güç, yetki örgütündür.. Ön seçimin teminatı bir genel başkan olacağım. Söz veriyorum’  deyip hemen ardından dün söylediğini kısa sürede unutan “Ön seçim konusunda termolojik fark var. Ön seçim yaparsak adayı belirledikten sonra 54 gün kalıyor. Ve Fotoğraf çektirmesi araç giydirmesi 45 günlük bir kampanya, ön seçim demeyelim. Sonucuna uyacak temayül yoklaması, her yerde ön seçim doğru yöntem değil, Aday devam edecekse anket gereği edecek. Kesin kazandığımız bir yerde kararı örgütün vermesi doğruysa ön seçimle, yok örgütle o çıkarma seçimi kazanamaz deniyorsa anket yöntemiyle..  “diyerek başta ön seçim sözünü olmak üzere Belediye Başkan adaylarının belirlenmesini örgütlere bırakacağını kurultayda söyleyip, gölgesinde olduğuyla birlikte gittiği Hatay’da kendi sözünü çürütüyordu, eski ama yeni diye değiştirilen genel Başkan.

Çünkü yedi başlı ejderha masalındaki gibi her baş bir yöne çekiyordu. Bunun nedeni ise hala kendisini parti gurup başkan vekili sanıp, oturduğu makamın iki başlı değil tek başla  yönetileceğini hala fark edememişti.




Kısacası son genel başkanlık seçimleri ardından bu yana bu ülkede sanki başka sorun yokmuş gibi  “CHP aşağı CHP yukarı” diyerek değişim iddiasında bulunanlar o koltuğa oturmadan önce karşısında Dragon’lu bir siyasi anlayışın olduğunu, bu nedenle bir değil iki başlıyı oturtmuştu, çok başlı CHP’yi ‘değiştirdik’ derken.




arşiv haber/yorumlar  21.05.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar









Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin 


 SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN


en yeni makele


LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK


YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..







Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Yazarlarimizi okuyor musunuz?












**SİZDE BİR REKLAM VERİN BİNLERCE İNSANA ULAŞIN..

















Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Yazarlarimizi okuyor musunuz?


**ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Yazarlarimizi okuyor musunuz?


**ARDAHAN’DAN GÖRÜNTÜLÜ HABERLER ÜSTTE ARDAHAN TV’DE İZLENEBİLİR..
Yazarlarimizi okuyor musunuz?


ÇILDIR GAZETESİ’NDEN


Bu kapi ya açilacak, ya açilacak../Hilal Demirkaya

Hilal Demirkaya Çildir’in ilk yerel gazetesi olan bu gazete ilk çiktigi günden itibaren basliginin logosuna, ‘Çildir Aktas Kapisi Artik Açilsin’ sloganini yazdi ve bunu israrla orada tutmaya ve bu konuda gündemi unuturmayip, hep hafizalarda tutmaya gayert etmistir. Çünkü yillardir açilacak denilen, ancak bugüne kadar halen açilmayan Aktas Gümrük Kapisinin artik açilmasi gerektigine ve bununda Çildir tabanindan olusturulacak bir dalga ile gerçeklesecegine inan bir ekip bu gazeteyi çikariyor. Çünkü bugün Aktas için mücadale edenlerin yaninda bulunan bu gazeteyi çikaran ekibin bu yönde Posof Türkgözü Gümrük Kapisinin açilmasi için vermis oldugu bir tecrübesi var.. Ve bugün kim ne derse desin bu ekip aylardir bu yönde, yani Aktas Gümrük Kapsinin artik açilmasi için verdigi mücadelenin dün Ankara’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi’nin (TOBB) merkezinde atilan imzalarla önemli bir viraji daha geçtigini görmenin mutlulugunu yasiyor.. Ayni gündemi yakindan takip eden Ardahan Milletvekilleri, Ardahan Valisi Mustafa Tekmen, Çildir Belediye Baskani Nurettin Aygün, su anki kayamakamizla birlikte gelmis, geçmis kaymakamlar ve en önemlisi ikisi Çildirli Meclis Üyesi olmak üzere toplam 14 üyesi bulunan Aradahan yerel parlementosun da bu yönde alinan kararkardir. Evet, Çildirlinin artik açilsin dedigi Aktas Gümrük Kapisinin onarimina baslaniyor, bu kapi ya açilacak, ya açilacak denilerek.. **Senem’in gündemi.. Geçtigimiz gün yapilan CHP Ardahan İl Baskanligi seçiminde İl Genel Meclis Üyeliginde sonra CHP’nin İl Baskanligi gibi ikinci önemli görevi üstlenen Çildirli İlimdar Senem’in birinci gündemi ne olmali sizce?.. Bana soracak olursaniz muhalefetin yoklugundan sikayet edilen Ardahan’dan baslayip, ilçelerinin birinci gündem maddeleri olan sorunlarini ülkenin en güç lü muhalefet partisinin il baskani olarak yüksek sesle gündeme getirmelidir.. Çünkü basta Çildir Aktas Gümrük Kapisi olmak üzere birçok sorunun yüksek sesle dillendirilmesi için CHP’li İlimdar Senem’e büyük görev düstügünü düsünüyorum. İlimdar Senem bunu yapmasi halinde basarili olacaktir.



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Yaziyorsam Sebebi Var/Fakir Yilmaz Tesvik ve Ardahan-Et

Fakir Yilmaz 418 Hissedari olmasina karsin genel kurul ilanlari Ardahan’daki 20-30 adet basan gazetelerde sessiz, Sedasiz olarak ilan edilip, düzenlenen genel kurullarda yapilan büyük sermaye artislarinda ortaklarinin payinin kusa çevrildigi Ardahan-Et’in yeniden açilacaginin konusulmaya basladigi su günlerde uzun süredir göremedige, o günde tesadüfen banka önünde rastladigim Petrolcü Mustafa Yilimaz ile sohbet ediyoruz.. Bulusma yeri banka olunca konumuz da hakli olarak para oluyor.. Para ile baslayan sohbetimiz dönüp, dolasip Ardahan’in ekonomisine yöneliyor. Nasil yönelmez ki tam da birilerinin gelip, Ardahan’i ve onun yillardir islevsiz olan Ardahan-Et’ini kurtaracaklarini belirttikleri bir sirada konumuz tabiî ki ekonomi olacak.. Mustafa Yilmaz’in uyarisi üzerine babam ve amcamin da hissedari olduklari Ardahan-Et’te yapilan son sermaye artisinin bankaya yatirilmasinin son günü oldugunu ögreniyordum.. Orhan Balci’nin Ardahan-Et’in muhasebesine baktigini da ögrenirken hemen onun yanina gidip, basta adresleri belli köy muhtarliklarin olmak üzere 418 Hissedara neden bugüne kadar yapilan sermaye artislarindan neden haberdar edilmediklerini sordum. Bilirsiniz Muhasebeci Orhan Balci’yi çogumuz gibi evrak üzerinde islerin yürüdügünü sanar ve gerisine bana ne diyenlerdendir.. Çünkü 418 hissedara yüksek sesle duyurular yapmak, onlari bilgilendirmek, basini bu yönde bilgilendirmek bir zamanlar CHP’nin İl Baskanligi da yapan Orhan agabeyimizin isi olmaz ki!.. Orhan agabeyimizle tartisip, çayini içmeden ayrilirken o sirada çalan cep telefonuma Alo diyorum.. Ve dyuyorum ki Ardahan-Et’i kurtaracagiz diyenlerin aslinda kendilerini kurtarmaya gelmisler.. Çünkü su an içi bos olan, 4 duvarli batak Ardahan-Et’in üzerinden 7 Milyonluk kredinin çekilmek üzere oldugunu ögreniyordum.. Ayni konuyu daha öncede dile getirdigim için konuya yabanci olmadigimi belirttigim karsi sesin anlattigina göre burada ki amacin, son yapilan sov ile daha önce üzerinde 3 Milyon çekilen Ardahan-Et’in yeniden bankaya gösterilip, üzerinden bir kez daha hem de bu kez de yeni tesvik kanaliyla 7 Milyonu götürmektir.. Yoksa öyle birilerinin dedigi gibi Ardahan-Et’in kurtulusu falan hikâye mi?.. **‘Evet gazeteci degimlisiniz, soru sormayacak misiniz?, Hayir, sormayacagiz özür dileriz biz gazeteci degiliz!..’ Bir ay içinde ikinci kez hastaneye yatmadan önce en son geçen gün Ardahan’a gelen CHP Kadin Kollari Genel Baskani’nin Ardahan ziyaretini bizzat takip için yillar sonra da olsa baskani ancak degistirilebilen CHP Ardahan İl Binasina gittim. İlimdar Senem’in baskanligina getirildigi CHP’nin İl Binasina vardigimda parti binasini da içinde bulundugu özel bir otobüs firmasini ait olan parkin için de ki tuvaletin çevreye yaydigi koku, bizim o belediyemize ait olan yoz/duman içindeki uluslar arasi otobüs firmasina benzeyen gül bahçeleri içinde ki (!) hali gibiydi.. Yine ayni yerde ve ayni binada bulunan dershanenin ögrencilerine bile CHP’yi anlatamayip, aktif bir CHP Gençlik kollarini kurduramayan CHP Ardahan İl Örgütünün yeni seçilmisleri heyecan için de kapida siraya girmisler, köye kaymakam, kasabaya vali, sehre bakan geliyormusçasina.. Heyecandan gelenin kadin ve kadinlar için geldigini unutan, partiye üye kadinlari siralamanin basina kadin kollarini baskanini unutup, çagirmayan karsilama ekibine dogru gidiyorum, bir gözleri bende, diger gözleri her an gelecek olan misafirlerinde oldugu için merhaba diye bana uzatilan elleri yakalamak için ugrasirken.. Tamda o sirada beyaz atli prenses misali bembeyaz jiip içeri daliyor, ardindan bir jiip daha ancak o beyaz degil, renkkörü oldugum için o an oldugu gibi su anda o jiipin rengini hatirlayamiyorum.. Belki de jiip degildi içinde beyazlar içinde, güler yüzlü bir bayanin indigi araç.. Neyse uzun bir hos bulduk ziyareti ardindan hepimiz top yükün yukari çikiyoruz. Ve Ardahanli CHP’li hanimlarin hazirladigi güzel, bir o kadar leziz, evlerden gelme yiyeceklerle süslenmis masanin etrafina, birer papatya misali oturuyorlar çogu ilk kez bir parti binasina geldigi anlasilirken.., Ve kurallar bozulmuyor, önce ev sahibi, ardindan misafir basliyor konusmaya, ard arda patlayan alkislar esliginde.., Erkek ev sahibi İlimdar Senem İl Baskani olarak ilk konusmasi yetmez gibi onca kadin ve basin karsisinda konusmasini karistirmamaya çalisiyor, misafiri de ilk kez Ankara’dan çikip, Sivas’in bu tarafina geçmenin heyecani ve rahatligiyla neler yapmak istediklerini siraliyor.. Tabi biz gazetecilerin kimi kamerasini omzuna atmis, kimisi durmadan tusa basiyor, onca fotoyu tanesini 100 dolara satacakmis heyecani ile.. Ve THE END! Yani Türkçesi konusmalar bitiyor, alkislar susuyor ve gözler onca söz, açiklama, satir dökülen basin mensuplarina dönüyor.. Ve gazeteci geçinip, gazete okumayan, yorum yazip, okumayanlar, gündem nediri bilmeyenler ama çogu is gibi gazeteci isinin de ayaga düstügü Ardahan piyasasinda gazeteci geçinenler için ölümcül sey yasanir . Ve o önemli soru gelir.. ‘Evet Basin mensubu arkadaslarimizin sorulari varsa alayim/alalim?’ denir.. Bizim gazeteciler yutkunur, ‘Bunlar ne diyor’ dercesine bir birlerinin gözlerine bakarlar.. Çogu sorunda oldugu gibi bu soruda da susmayi tercih ederler.. Çünkü; ‘Evet gazeteci degimlisiniz, soru sormayacak misiniz?, Hayir, sormayacagiz özür dileriz biz gazeteci degiliz!..’ de diyecek yüzleri bile yoktur.. **Sahanin ortasinda bir basbakan! Baskanlik sisteminin yeniden tartisilmaya baslandigi su günlerde yapilan ve benim takimim da olan Fenerbahçe’nin son anda sampiyonluktan oldugu Fenerbahçe-Galatasaray karsilasmasi öncesi ve sonrasinda yasanan olaylarin en önemlisi basbakanin telefonla maçi yönetmesi olmalidir.. Baskanlik sistemi ile sultan olmak istedigi ileri sürülüp, iddia edilen basbakanin bu ülkede KCK, Ergenekon, Balyoz göz alti ve tutuklamalari dahil her seye karistiginin son bir örnegi olan bu durum dünya siyaset tarihine geçmelidir.. Çünkü partisinin belediye meclis üyesinin kim olacagini, belde baskaninin nereli olacagina bile karar veren bu basbakan bu maçada karismis ve bir telefonla derbiye son noktayi koymustur.. Fenerbahçe-Galatasaray maçi sonrasi sahada ki yöneticilere telefon açarak, ‘Kupayi sahada vereceksiniz’ emrini veren basbakanin bu hareketi, Tayyip Erdogan’in basta Adalet’e olmak üzere her seye karistigini, sultanlik özlemi çektigini ileri sürenleri hakli çikarmis, bu tür suçlamalarla karsi karsiya kalmasinin hakli yönünü ortaya koymustur.. Ama asil diger bir sorun ise karsisinda muhalefet olarak duran ve basta basbakan tarafindan olmak üzere muhalefet yapamamakla suçlanan muhalefetin de basbakanin bu golünü de kaçirdigini görüyoruz.. Çünkü basbakanin sultan olmak istedigini ileri süren muhalefet basbakanin Fenerbahçe-Galatasaray maçina bile karistigini anlayamamis, kupanin sahanin içinde verilip, verilmemesinin kos koca bir ülkenin basinda olan ve o kadar sorunu bulunan bir basbakanin isimi, degil mi diye tartismaya açmayi bile akililarina getirmemistirler.. Getiremezler.. Çünkü muhalefet dediklerimiz halktan kopuk, politika üretemeyen ve en önemlisi o sultanlik özlemi çektigi ileri sürdükleri basbakanin agzina bakip, öyle konustuklari için bir basbakanin telefonla maçi yönetmesinin yanlisligini da akil edemez bir muhalefettir..



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


KADINCA/Selmi Yilmaz Ardahan’a da Deniz Gelecek mi?

Selmi Yilmaz Ardahan’in yani sira Göle ve Çildir ilçelerinde süren yol genisletme çalismalarinin sürdügü bir sirada üzerinde, yillardir bir türlü projesi tamamlanmayan Yanlizçam/Ugrludag Kayak Tesislerini bulundugu Ardahan-Ardanuç yolu aklima geldi. Yillardir bir santim yeni asfallt yüzü görmeyen Ardahan’in sehirler arasi yollari gibi bugün halen çamur deryasi içinde bulunan köy yollari gibi 20 yildan fazladir insaasini devam edilen ama ne is ise bir türlü bitmeyen Ardahan-Ardanauç yolunun akibeti ne olacak acaba?.. Bilmiyorum ama sonunda Kafkaslara açilan Türkgözü gibi önemli bir gümrük kapisinin bulundugu Posof Ulgar Daginin bir tünel ile delinmesini beleyen Posoflular gibi biz Ardahanlilarda, ‘Ha bu yil, ha gelecek yil’ diye bekler dururuz, Ardahan-Ardanuç yolunun 20 yildir bitirilip, açilmasini.. Ama degil Ardahan-Ardanuç yolunu, normal mahalle yollarini bile bir türlü dogru dürüst bitiremeyen bizler bekleye duruken Rizeli Basbakan Memleketeni 2 bin 640 rakimli Ovt Dagina yapilacak olan 15 kilo metrelik tünelin ile Erzurum’ bagliyordu.. Hemde, ‘Deniz’i doguya tasiyoruz’ diyerek.. Biz ve bizim ünlü ünsüz siyasetçiler Ardahan’i degil denize, Ardanuç’a bile baglayamadi bir türlü.. Kent merkezine 2-3 kilo metre uzaklikta ki yeni hastanenin yolunu aylardir yapamayan, kent merkezindeki yollari toz toprakta kurtaramayan, mahalle aralarini çamurdan birt ürlü temizleyemeyen, köy içi yollarini kentlerde ki gibi yap/boz taslarla örmeyi bile beceremedeigimiz bir sirada insaasina 20 yildan fazladir devam eden Ardahan-Ardanuç yolunun ne zaman bitecegini bir kez daha sormak bize ne yol aldirir ki.?!. Ama bu gidisle sanirim insaasina baslanan Ovit Tüneli’nin bitip, açildigini da görür, ama yine Ardahan-Ardanuç yolunun ne zaman bitecegini sorup duracagiz gibi.. **CHP’nin önümüzde ki yerel seçim adaylari.. Yayin organlarimizin son iki ayini ayirdigi ve 20 yildan fazladir degismeyen baskanin degismesine katki sundugu CHP’nin İl Kongresine basta Gazeteci Fakir Yilmaz olmak üzere bir çok kisinin de müdahale ettigini her CHP’li, her Ardahanli iyi biliyor.. Her zaman degisimden, yenilikten yana olan ve bunu yaparken kendisi için degil, Ardahan için adeta kendisini paralayan Fakir Yilmaz’in yani sira diger önemli etkenleri de göz ardi etmemek gerek.. Ki bu etkenlerin basinda gelenlerin bir bölümü eski baskana dis bileyip, son kongreye kadar sabirla eteklerinde tasidiklari taslarla harekete geçen CHP’nin içinde ve disindakilerdi.. Diger bir bölümü ise eski baskandan ve ekibinden yer bulamayip, bir türlü öne çikamayanlardi.. Bazilari ise eski il baskani ile geçmiste yapilan seçimlerde karsi karsiya gelen siyasilerdi.. İste tam o esnada yani 6 İlçe Baskaninin birlikte karar alip, hiç akillarda olmayan CHP Çildir İl Genel Meclis gerek ise Üyesi İlimdar Senem’in İl Baskani adayi olarak ilan etmesiyle gerek Ankara’dan gerek ise Gebze’den olmak üzere İstanbul gibi sehirlerde telefonlarla devreye girenler, gerek ise bununla kalmayip bizzat Ardahan’a gelip, kenarda, kösede, ormanda, piknikte kongreye müdahale etmistirler.. Çünkü önümüzde yaklasan bir yer seçim vardi ve bu seçimde kiminin belediye baskani, kiminin belediye meclis üyeligi, kiminin ise il genel hesaplari vardi. Ve bu nedenle İl Baskanini kim olacagi önemliydi.. Şimdi asil tartisilmasi gereken bu partinin yani CHP’nin önümüzdeki yerel seçimlerde eski simalarla mi, yoksa son il kongresin de ki gibi yeni simalarla mi sahneye çikacagidir.. Bu soruyu geçen günlerde Ardahan’a gelen Ardahan Belediye Baskani Teoman Güngör’e de sorduk. Yeniden belediye baskani olmak istedigi gözlerin de okunan Güngör’ün bu sorumuza verdigi cevaba bakildiginda yeni İl Baskani ve ekibinin dengeleri iyi korumasi gerektigiydi.. Çünkü Güngör’ün bu sorumuza verdigi cevap aynen söyleydi. -Mevcut İl yönetimi ile İlçe yönetimlerinin yapacagi tek sey biz seçimleri kimle aliriz, taban ne diyor buna bakip, buna göre karar verip, adaylarini belirlemelidirler.. Yani tabandan kopuk olmayan, halkin isaret ettigi isimler olmalidir CHP’nin önümüzde ki yerel seçimlerin adaylari.. **Haydi Kadinlar Siyasete.. Dün Ardahan’a gelen CHP Kadin Kollari Genel Baskan’inin açiklamalarini okuyorum.. Baskan’in kadinlari siyasete davet ettigi o açiklamasinda dikkatimi çeken en önemli nokta ise CHP Ardahan’da ilk kez bu kadar kadinin bir arada olmasiydi.. Gerçekten önemli bir gelisme olan bu durumun daha da iyilesecegini ve CHP’li Kadinlarin yapacagi çalismalarla AKP’li kadinlari geçecegini belirten CHP’nin yeni İl Baskani İlimdar Senem’de mutluydu.. Çünkü 10 yildan fazladir gelen merkezinin, yillardir Ardahan CHP’nin kadinlardan kopuk, örgütlemeden uzak oldugunu bizzat kendileri kabul ediyordular.. ‘Haydi kadinlar siyasete’ diyrek yola çiktiklarini belirten CHP Kadin Kollari Genel baskani ve MYK Üyesi Deniz Pinar ile CHP Ardahan İl Baskani İlimdar Senem AKP’nin Kadin Kollari ile yaptiklarinin hazir kita, CHP’li Kadin Kollarinin ise gönüllü kitalar olduguna da dikkat çekiyordular.. Ki bu farkin çok önemli bir sey olduguna dikkat çeken CHP’li iki yönetici basta yaklasan yerel seçimlerde olmak üzere kadinin farkinin ortaya koyacaklarina dikkat çekiyordular.. Medeniyetin, aydinligin, gelecegin cumhuriyet kadinlarinin CHP’de yer aldiginida da dikkat çeken CHP’li bu iki yönetici Ardahanli Kadinlarin bunun ön birlikleri olacaginada isaret ediyordular. Bilmiyorum ama CHP’nin önce su an içinde bulundurdugu kadinlara iyi bir siyaset dersi vermeli ve utangaçliklarini üzerinde attirmalidir.. Çünkü dünkü görüntülerde Avukat olmasina karsin CHP’nin yeni Kadin Kollari Ardahan Baskaninin bir hayli çekingen, siyasetten uzak biri oldugunu görmenin üzüntüsünü yasadim.. Ama bir kadin olarak inaniyorum ki kadinlarin bununda asacagini ve CHP’de oldugu gibi tüm partilerde gerekli yerlerini alacaklarina inaniyorum..



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Dünya Veteriner Hekimler Gününde Ardahan-Igdir


Veteriner Hekimler Odasindan Çiftçilere Önemli Panel..

Ardahan Gundem Haberleri Dünya Veteriner Hekimler Gününde Ardahan-Igdir Veteriner Hekimler Odasindan Çiftçilere Önemli Panel.. Ardahan-Igdir Veteriner Hekimler Odasi İsbirligince “Dünya Veteriner Hekimler Günü” münasebetiyle “Hayvansal Gidalarda Kimyasal Kalinti Problemi ve Antibiyotik-Antelmintik Direnç” konulu panel düzenlendi. KAÜ Prof. Dr. Necdet Leloglu Konferans Salonu’nda düzenlenen panel Saygi Durusu ve İstiklal Marsi’nin okunmasinin ardindan basladi. Panale; KAÜ Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Hidayet Metin Erdogan, Kars -Ardahan-Igdir Veteriner Hekimler Odasi Baskani Prof. Dr. Yavuz Öztürkler, Mühendislik ve Mimarlik Fakültesi Dekani Prof. Dr. Gürsoy Aksoy, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Toksikoloji Anabilim Dali Ögretim Üyelerinden Prof. Dr. Sezai Kaya, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Toksikoloji Anabilim Dali Ögretim Üyelerinden Prof. Dr. Ender Yarsan, Veteriner Fakültesi Dekan Yardimcilarindan Prof. Dr. Atilla Akça ve Prof. Dr. Hasan Özen, akademik ve idari personel ile ögrenciler katildi. Kars -Ardahan-Igdir Veteriner Hekimler Odasi Baskani Prof. Dr. Yavuz Öztürkler, günün anlam ve önemini belirten konusmasini yapti. Ardindan panele geçildi. Panelin Baskanligini Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Toksikoloji Anabilim Dali Ögretim Üyelerinden Prof. Dr. Sezai Kaya yapti. Oturumda Prof. Dr. Sezai Kaya, “Hayvansal Gidalarda İlaç Kalintilari ve Türkiye’de Ulusal Kalinti İzleme Plani” konulu sunumunu gerçeklestirdi. Kaya’nin ardindan söz alan yine Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Toksikoloji Anabilim Dali Ögretim Üyelerinden Prof. Dr. Ender Yarsan ise “Veteriner Hekimlikte Antibiyotiklerin Bilinçli Kullanimi ve Antibiyotiklere Karsi Direnç” konusunda dinleyicilere bilgiler verdi. Son olarak söz alan KAÜ Veteriner Fakültesi Dekan Yardimcisi ve ayni zamanda Parazitoloji Anabilim Dali Ögretim Üyelerinden Prof. Dr. Atilla Akça ise “Ezber Bozan Problem: Antelmintik Direnç” konusunda bilgilerini katilimcilarla paylasti. Panelin sonunda KAÜ Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Hidayet Metin Erdogan, Kars -Ardahan-Igdir Veteriner Hekimler Odasi Baskani Prof. Dr. Yavuz Öztürkler ve Veteriner Fakültesi Dekan Yardimcilarindan Prof. Dr. Hasan Özen, tarafindan konusmacilara plaket verildi. Haberi ekleme saati: 12.00-16 Mayis 2012 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Ardahan Gençligi Yürüdü…

Ardahan Gundem Haberleri 21 Mayis Gençlik Haftasi kapsaminda Ardahan’da ‘Yurtta Birlik, Dünya’da Baris için Atatürk’ü Anma ve Gençlik Yürüyüsü’ gerçeklestirildi. Yürüyüse il merkezindeki okullardan çok sayida ögrenci, ögretmen ve sporcu katildi. Gençlerin ellerinde Türk bayraklari ve sloganlar atarak gerçeklestirdikleri kortej yürüyüsü Ardahan Kalesinde son buldu. Burada Atatürk ve Aziz Şehitler anisina bir dakikalik Saygi durusu ve İstiklal Marsi’nin okunmasinin ardindan günün anlam ve önemini belirten konusmayi Ardahan Gençlik ve Spor İl Müdürü Feyzullah Derici, gençlerin haftayi coskulu bir sekilde kutlayabilmeleri için farkli etkinlikler düzenlediklerini söyledi. Haberi ekleme saati: 11.55-16 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


VE ZÜBÜK -2- Nejdet Kanbir

Necdet Kanbir Gazeteler yaziyor, herkes gibi bende okuyorum. Ayrica, haberlerdeki fotograflarin yaninda. yayinlanan video kayitlarina da bakiyorum. Bu sefer de öyle oldu. Yerel basinda yer alan son popüler haberi, birçok gazeteden okudum ve bir de Ardahan TV’de videosunu izledim. Birkaç gündür, “acaba ne demeli” diye kafamin içinde dolandirip dururken, bu satirlari yazmadan önce, teknolojinin nimeti inernet vasitasiyla ve hafizami yoklayarak bir kisa tarih turu yaptim. Özetini sizlerle paylasmak istiyorum. Bizim yasadigimiz tam bir kara mizah, siyasi mizah örnegi. Bu kent çok üretken bir kent, ama farkinda degiliz; ‘KOCA’ Aziz Nesin, onlarca yilin birikimiyle imbiginden damittigi romanini yazarken sergiledigi maharetini gölgede birakan bir toprak burasi. Yasananlar, koca yazarlarin hayattan süzdükleri ve hayalle süslediklerini gölgeledi bana göre. Önce bir hafiza tazelemesi yapalim. Ardahan il olduktan sonra ilk seçim 1995. Yillara Göre Sonuçlar 1995 DYP %26.85 – 15.549 oyla Saffet Kaya, CHP %17.32 – 10.032 oyla İsmet Atalay 1999 DYP %21.52 – 12.913 oyla Saffet Kaya, DSP %20.16 – 12.095 oyla Faruk Demir (CHP -İsmet Atalay-%10.68 – 6.408 oy, ülke barajinda!) 2002 AKP %11.76 – 6.746 oyla Kenan Altun, CHP %21.89 – 12.561 oyla Ensar Ögüt (DYP -Saffet Kaya- %17.97 – 10.308 oy,ülke barajinda!) 2007 AKP %40.60 – 22.713 oyla Saffet Kaya, CHP %32.29 – 18.066 oyla Ensar Ögüt 2011 AKP %40.22 – 22.831 oyla Orhan Atalay, CHP %29.85 – 17.423 oyla Ensar Ögüt Yakin tarihli ilimizdeki genel seçimlerde partiler, adaylari ve aldiklari sonuçlara bakildigi zaman, hiçbir partinin veya hiç bir adayin istikrarli ve seçim bölgesine has bir yükselisinden bahsedilemeyecegi gibi, adayin kisiligi ve basarilarindan doyali önemli bir siçrama yapmadigi, aksine sürekli düsüste oldugu görülecektir. Konumuzu teskil edecek olan SAFFET KAYA’nin DYP’den seçime girdigi üç dönemde aldigi oylarin sürekli düstügü, 2007 seçiminde almis oldugu oyun kendi oyu olmadigi ve bunun en güzel kanitinin da, takibeden 2011 seçiminde, siyasetle hiç ‘iliskisi’ olmamis, Ardahanli seçmenin yüzünü tanimadigi Orhan Atalayin bu oylari, oran olarak %0038 (on binde otuzsekiz) düsürmesine ragmen, miktar olarak, 118 oy artirmis olmasidir. Yani Saffet Kaya’nin her hangi bir seçim basarisindan bahsetmek mümkün degildir. Ama bir basarisi var elbet; onu da demeye çalisacagiz… Şimdi saygideger okurlardan su sorularin cevaplarini düsünmelerini arzu ediyorum: ACABA SAFFET KAYA Aziz Nesin’in romanin okumus mudur? Yada bu romanin filmini izlemis midir? Ve asil soru su: Kim daha basarili, Aziz Nesin’in romani mi?, Atif Yilmaz’in seneryosu mu?, Kartal Tibet’in yönetmenligi mi?, Kemal Sunal’in oyunculugu mu yoksa Saffet Kaya’nin hayat hikayesi mi? Ben, kendilerini yeterince yakin tanimiyorum, ama gözlemlerim var. Bazilarini saygideger okurlarla paylasmak istiyorum. Ani kabilinden, sürçü lisan eder isek affola… 1- 2000 yilinin sonbahari, Çildirlilar heyet halinde Ankara’dayiz. Ana gündemimiz iki baslikta, birisi Aktas Kapisi, ikincisi Kars-Tifilis-Bakü Demir Yolu. Rahmetli Ecevit’in huzurundayiz. Heyetimiz, Ankara’dan katilimlarla kalabalik. Faruk Demir ve Saffet Kaya’da huzurda. Açilisi ve heyetin tanitimini Faruk Demir yapiyor. Pesine Saffet Kaya konusuyor. Birçok yuvarlak ve …dim di, …dum du gibi cümlelerden sonra sira Aktas’a gelince su cümleler dökülüyor Sayin Kaya’nin agzindan; “…efendim Aktas’in açalmasini Azerbaycan istemiyor…” Tepkiles cevabini aldi tabi, rahmetli Turgut Zubük Aksu’dan… Dönemin gazetelerinde Süzgeç bunlari yazdi… Ne yalanciligini sakli birakti, ne Ardahan sevmezligini sayin Kaya’nin. O istemeyen Azerbaycan, Gürcistan’a hesapsiz maddi yardimlarda bulundu Aktas’in karsisindaki Gürcistan kapisi (karzak) insaati ve yolu için ve fiilen Azer İnsaat (Azerbaycan devlet sirketidir) Gürcistan’da yol yapti, bu garip te 2009 yilinin Temmuz ayinda gitti, gördü, sordu, ögrendi geldi… Aktas’ta açilacak haberiniz olsun…Azerbaycan da, en az bizim kadar (sizin gibi degil tabi!), en az Gürcistan kadar istiyor burayi haberiniz olsun…(Ayrica, yillar sonra da Ilgar Dagi’na tunel isteginin dillendirildigi bir toplantida da “Ilgar da fay hatti var tunel olmaz” demistiniz. Şimdilerde etüd yapiliyor haberiniz olsun…) 2- Sinir Ticareti kapsaminda komsu ülkelerden Güneydogu’nun ve Doguanadolunun tüm sinir kapilarinda kamyon basi belirli litre yakit getirmek mümkün oldu, ama Ardahan’da buna izin verilmedi ve sinir ticareti karnesi elde edenlerden üç kurusa alinarak is tekellestirildi, Ardahan halkina bu imkan kullanilarak gelmesi gereken refah gelemedi,yayilmadi. Bu ticaretin ilk sonlandigi il Ardahan oldu. Ardahan’da bu is bittiginde, Habur’da TPO, TİPİC adli kurulusuyla toplama merkezi kurdu. Kamyonlarla getirilen motorini depoladi, filtrasyonla piyasaya, resmi olarak sürdü. Konuyu 2000 yilinin sonlari, 2001’in baslarinda tartistigimiz vekillerimizin hiç birinin bilmedigini görünce, ilgisizligin getirdigi bilgisizligi görmek üzücü oldu, ama bir faydasi da olmadi. Hatta Vali Hasan Özdemir’in organize ettigi bir panelde bu konu tartisilirken Halk Egitim Merkezinde, Sinir Ticareti Kararnamelerinin gizli kararnameler oldugunu söyleyerek, “Gürcistanin kendi petrolü yok, baska ülkelerden alip bize satiyor, Azerbaycan’dan alacagimiz petrolün-motorinin bu kapsamda degerlendirilmesinin imkanin yaratilmasini” talep ettigim zaman, her iki vekil de oradaydi ve ilgili bakanlik yetkilileri, bunun mümkün oldugunu ancak “siyasi bir is” oldugunu söylediler. Saffet Bey’de oradaydi. Hiç bir degisiklik olmadi ve bu is Ardahan’da hizla son buldu. Burada “ilgisiz ve bilgisiz” olduklarini ilanla halka sikayet ettigimde yasadigimiz tartismanin akabinde, salondan ayrildigimda, yanimda bir babam vardi, birde gazeteci Fakir Yilmaz yanimiza gelmisti, Saffet Bey’in ‘dostlari’ bize saldirmaya kalkistilar. Yillar sonra, bir baska vali, Selim Cebiroglu, bu sinir ticaretinden valilikçe alinan fon paylarindan biriken 17 milyon dolarin akibetini bulamayinca pesine düstü. Defterdarlikta bir komisyon kurdurdu. Saffet Kaya, ilgili komisyon kurulmasinin üzerinden birkaç gün geçmisti ki esip güledi. Vali Egitimdeki basarisizligin sorumlusu oldu. Sonrasinda, uygunsuz fotograflarmi dersiniz, susurluk kazasi benzeri Susuz’da Milli Egitim İl Müdürlügü’nün arabasinda yapilan, soförü Vali olan kazami dersiniz, neler neler dolasti fisilti gazetesinde ve 16 aylik vali merkeze çekildi. Bu isin arka planini, Siyasal Birikim Gazetesi’nde Mustafa Küpeli yazdi. Merkez Valisi Selim Cebiroglu’nu ilk kez aradim ve bu bilgilerin ‘sahih’ bilgi olup olmadigini sordum. ‘Sahih’ oldugunu söyledi. Sonra Ardahan yine egitimde sonuncu siralarda kaldi ama Saffet Kaya hiç ses etmedi… 3- 2009’un sonlari, Ardahan İl Genel Meclisi bir karar alarak Maliye Bakanligindan makine parki ve konkrasör tesisi için bir proje yaparak hibe isteginde bulundu. Kararin pesine, Maliye Bakanimizla görüsmek için TBMM’ye gittim. Giderken uçakta Saffet Kaya ve Ensar Ögüt de vardilar. Elimdeki karari ve eklerini içeren dosyayi her ikisine okuttuk. Saffet Bey, dosyayi kendisinde kalmasi için istedi. Bakanla görüsmek istedigimi, bunun içini veremeyecegimi ve yarin TBMM’ye gelecegimi söyledim. Gittim. Saffet beyle bulusunca söyle dedi; “Baskan, bu Cumartesi günü bakanimizla Ardahan’a geliyoruz, konuyu orada anlatsak daha iyi olmaz mi?” İnanin önce sasirdim, hiç bilmiyordum ve o Cumartesi günü Ankara’da baska bir programim vardi ve Ardahan’a dönmeyecektim. Bende, gayet inanarak; “Arkadaslar Ardahan’da gerekeni yaparlar, ama bana bir görev verdiler, ümitliler, buradayken anlatip talebimizi iletmem lazim ve ben Cumartesi günü mecburen Ankara’da olacagim, görüselim lütfen” dedim. Mecliste, meshur ‘Demokratik Açilim’ görüsmeleri vardi ve yaklasik 7 saat bekleyerek Sayin Mehmet Şimsek’le görüstük. Saffet Bey’e yönelik, iki-üç kez, “vekil bey de takip etsin” demesi beni derinden üzdü, sayin bakan vekil beyin ismini bilmiyordu!… Bu sahnenin üzerinden bir yil geçti, Bakan Bey, Ardahan’a gelmedi, vekil beyden de hiç haber alamadik, talebimiz den de. 2010 yilinin Aralik ayinin ikinci yarisinda tekrar bu konu için, Sayin Bakanla görüsmek ümidiyle Ankara’ya gittim. Bütçe görüsmeleri vardi ve TBMM’den içeri almiyorlardi. ‘Vekil Bey’ Sayin Saffe Kaya, bildigim telefonunu aradigimda telefonlarima bakmadi, meclisteki çalisma ofisindeki bayan, sürekli not aldigini söyledi ve hiç dönüs olmadi. Kizgindim, Ardahan’i, Fakir Yilmaz’i aradim, “iste vekil,,,, telefonlarima bakmiyor, notlarima dönmüyor….” diyordum. Kendisin bana özel bir telefon temin etti. Bu numarayi aradigimda, tanimadigindan olsa gerek, bakti. Gelis nedenimi hatirlattim. “Baskan, valla sizi tebrik ediyorum, hiç unumuyorsunuz, takip ediyorsunuz, yarin görüselim, sizi arayacagim” dedi. Yarin aramadi, telefonlarin hiç birine bakmadi. Notlara dönmedi. O günden sonra, bu güne kadar (16.05.2010) hiç görüsemedik!!! Ama Sayin Ensar Ögüt beni meclise götürdü, ziyaretçi kabul edilmedigi için dis kapiya geldi, yürüdük girdik içeri. Bakan beyle görüsürken beraberdik. Bakan bey olumlu yaklasinca, Ensar Bey’de memnun oldu, bütçe görüsmelerinde yaptigi konusmada bu konuya degindi ve Bakan Bey’e tesekkür etti. Ancak yanlis anlamisti, saniyordu ki Bakan Bey, önümüzdeki yilin bütçesine ödenek koyup Ardahan’a gönderecek, dinlerken biraz gülümsedik… O ayin son günü İl Özel İderesinin makine parki ve yatirim programi için 5.000.0000.-TL hibe geldi. (Nasil kullanildigi ayri konu, kamuoyu kismen biliyor sanirim, daha da bilmesi lazim, ancak o konuyu tartismanin yeri burasi degil tabi…) 4- Erguvaniler adli bir kitap var kütüphanemde, yazari Tayfun Er. Meraklilari alip okuyabilsin diye reklamini yapiyorum, begendim ya, ondan. Niye mi begendim? Kendimi ve onlari, erguvanileri farkettirdigi için! Bizim vekillerde birçok yönüyle, bu Erguvaniler’deki erguvaniler gibi epeydir ve epey iste akraba. Yillar öncesine dayanan aile dostluklari, dogrudan veya dolayli is ortakliklari, taktik ortakliklari, seçim ortamindaki is bölümü ve paslasma, strateji ortakliklari, arguman ortakliklari, DİPLOMA ORTAKLIKLARI (ne hikmetse, kendileri Türkiye’de yasadiklari dönemlerde yurt disindan egitim alma imkanina kavusmus -çok uzaktan egitim-ögretim yöntemiyle- üniversite mezunu olmuslar), vs.vb.vd. 5- Şimdi temasayi temasa ediyorum kaç gündür. Koca Nesin mi daha basarili, yoksa son günlerde sahnelenen mi? Önce bir fisilti gazetesi dolasir köse bucak; …cek mis!, …cak mis! Sonra basina yansir Sayin Kaya’nin planlari, hayalleri… Sonra beklenen gün gelir. Bir temasa sanati dir ki sahnelenen, Zübük -2 dense hatalimi olur bilemem. Çünkü daha basarili buldum ben. Digeri bir seneryo idi, bunu yasadik, gördük. Ama ne yalan söyleyeyim, ben, kalabaligi yetersiz ve ciliz buldum dogrusu. Niye mi? Benim yaklasimim la bir düsünün lütfen bakalim hakli miyim, yoksa haksiz mi? – Bu il 1995’de vekil tayin etmis, kendisine, aradaki kazayi saymazsak, ki yine seçecek kadar oy vermis Ardahanli, 2011’e kadar, 4 dönem vekillik vermis. 16 yil boyunca bir baskasini daha çok desteklememis hiç. – 16*365=5.840 eder. Yani, günde bir kisiye iyilik etseniz, bu kadar insanin kisisel olarak size minnet borcu olur. ( Hiç iyiliginizi görmeden 1995 seçiminde oy vermis 15.549 kisiyi saymazsak bile…) Eh siz de AYDA YILDA BİR İYİLİKLERİNİZİN KARŞILIGINI İSTEDİNİZ, varsin gelsinler di, dimi ama, olmadi ki, gazetelerin en abartanlari bile bu rakamin yarisini anca telafuz ettiler. Ben begenmedim sizin adiniza… ÇÜNKİ; Saffet Kaya, Ardahan Milletvekili olarak kisisel iyiliklerin disinda bir isle ugurasmamistir! Videoda izledim; yol yapmis, su yapmis! Niye zahmet etmis, devlet neredeymis? Niye bu devlet bu vatan kösesine bunlari zamaninda yapmamis, yeterince yapmamis? Senin kisisel bütçene kalmissak suç kimin? Hem bu, yol ve su yapacak servetin kaynagi ne? Çok ayip etmissin yapmissan eger, benim insanimin ödedigi verginin kendisine dönmesini saglayamama ayibini örtmeye çalismakla da ayip etmissin! Bir sürü bakan gelmis Ardahan’a, sen getirmissin, ögle diyorsun; keske bu bakanlar gelecegine, her gelen bakanin yaptigi seyahat harcamasini Ardahan Belediyesine hibe etselerdi, Ardahan’in sokaklari daha güzel olurdu simdi! Belki artaniyla bu bagislarin, o senin kendi cebimden yaptim dedigin köylerin yolu ve suyu yapilmis olurdu! Dogal gaz hattini da kisisel bütçenden getirecekmisin Ardahan’a? Yazik etkissin, Bakanlari yollarda telef etmissin! Ama asil insanimizi telef etmissin! Seni taniyanlar, yakin taniyanlar, aynaya bakmis, “benden de olur” demis, kendini, her türlü örnek etmissin! Şimdi yatirim yapacakmissin; simdiye kadar neredeydin, niye bu tesisi çürüttün? Tabi duydun 6. bölgenin imkanlarini, durur musun, hibelerin, aliye veliye %60-70 ise sana 80-90 olacagini iyi bilirsin! (Ha bence hayvancilik için sermayenin tamami hibe olmali, o ayri mesele tabi. Ama gerçek üretici köylüye-çiftçiye olmali; çünki beyzadelerin sofrasinda da zaruri ihtiyaç gida, gerçek üretici ‘hamalligini yapsin yeterki’ diyerek üretim sürmeli ki sofralara ürün gelsin. Bu ayri bir tartisma. Onun için sizinde birseyler yapmanizi yararli buluruz, belirtelim.) Biz sizin isinizle-kazancinizla ilgili degiliz, kolay gelsin. Ama siz onca yil bu ilin yoksunluklarina çare olmak için hiç birsey yapmadiniz, bunun vebalini, hesabini nasil vereceksiniz, hiç düsündünüz mü? Sayisini az buldugum minnet borçlusu doslarinizin karsisinda nutuk atarken kendinizi paralamanizdan söyle bir kaygi duydum; kendi kendinizi o kadar gaza getiriyorsunuz ki, dinleyicilerinizde farkinda olmadan bu gaza katkida bulunuyorlar ayrica, korkutum dogrusu, tansiyonunuza, sekerinize birsey olacak, damar diye, kalp diye vs. korktum dogrusu; kahraman gideceksiniz diye! Derler ki dünyada iki tür aç vardir; biri karni açlar, digeri gözü açlar. Karni açlarin karni bir gün bir sekilde doyar herhal, ama gözü açlarin açgözlülügü dünyayi berbat ediyor vesselam…



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Golfte Ardahan Basarisi..

Ardahan Gundem Haberleri Türkiye Golf Federasyonlugunun 2012 yili faaliyet programinda yer alan TGF yildizlar ligi 3. Ayak müsabakalari 12 Mayis 2012 tarihinde İstanbul Klassis Golf Kulübü tesislerinde yapildi. Söz konusu müsabakalarda Ardahan İlini temsilen 9 sporcu katilim saglamis olup, Bayanlar A kategorilerinde Özlem AKTÜRK 1. olurken ayni zamanda Gross (Enaz vurusla oyun bitirme) 3. lügünü Kazanmistir. Erkekler B kategosirisnde ise M. Süha KARAKAŞ 1. BKürsat REÇBER 2. olmuslardir. Son olarak minikler B kategorisinde Alisan BULUT 2. Ömer CAN 4. olmuslardir. İl Müdürü Feyzullah DERECİ basarili sporculari tebrik ederek, basarilarinin devamini diledi. Sporcularimiza her türlü destegin saglanacagini belirtti. Haberi ekleme saati: 12.11-16 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzayanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Ardahan Toç-Bir Sen Anneler Gününde “Orman ve Su”daydibb

Ardahan Gundem Haberleri Ardahan TOÇ-BİR SEN İl Basin ve İletisim Sekreteri Ümit Kayatürk, Ardahan Orman İsletme Müdürlügünde ve Ardahan Su İsleri 9.Şube Müdürlügünde görev yapan bayan çalisanlarinin anneler günün kutladi. Kayatürk, Anneler gününü sendika olarak kutlamaktan onur duydugunu söyledi. Kayatürk, Anneler Günü nedeniyle bayan çalisanlarina aldigi hediyeleri verirken yaptigi açiklamada sunlari kaydetti: “Cennetin annelerin ayaginin altinda olduguna inanan bir kültürün mensuplariyiz, Ne yazik ki ülkemiz, kadina karsi siddet, cinsel taciz ve namus cinayetlerine iliskin suçlarin en fazla islendigi ülkeler arasinda. Gazetelerimizin 3. Sayfalari da bu tür haberlerle dolu. Ama, aslinda biz kadinlarimizi çok severiz Anneler Günü’nün, Tüm kadinlarin, anamiz, bacimiz, esimiz ve kizimiz kadar saygi gördügü, Sevgi ve saygi kelimelerine gerçek anlamlarinin yüklendigi, Sevginin yalnizca almak degil, çogu zaman vermek oldugunun anlasildigi, Kadinlarimizin, kadin olmaktan onur duydugu, Bir Türkiye’nin habercisi olmasi dilegiyle, Anadolu’muzdaki gerçek anlamda saygiya ve sevgiye layik tüm annelerin Anneler günün kutluyor, saygiyla ellerinden öpüyorum” Haberi ekleme saati: 12.07-16 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarimizi okuyor musunuz?


Minik Ögrenciler Annelerin Gönlünü Fethetti

Ardahan Gundem Haberleri Minikler sene boyunca hazirliklarini yaptiklari gösterileri anneleri için sundu, maharetleriyle annelerinin gönlünü bir kez daha fethetti. Tek tek sahneye çikip, Anneleri için güzel sözler söyleyen minikler daha sonra dans yarismalari sundu, koro seklinde sarkilar seslendirdi, skeçler sundu. Okulun kapali spor salonunda gerçeklestirilen etkinlikte yer alan anneler, çocuklarinin gösterilerini ilgi ve heyecanla izledi, duygulu anlar yasadi. 23 Şubat ilkögretim Okulu B-subesi anasinifi hocasi Gülsüm Bulga, okul öncesi egitimin önemine degindi, ve tüm Annelerin Günü’nü kutladi. Minik ögrenciler Yilin annesi olarakta 85 yasindaki Hanim Bulga’yi seçtiler. Haberi ekleme saat: 12.05-16 Mayis 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



















Akşehir’e fil gönderen hükümdar Timur hikayesii hatırlatan fil hikayesi bu kez  Ardahan’da yaşandı.

Buna neden ise Sahra altı Afrika ile Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşayan fillerden birinin kışları -30’lar bulan hava sıcaklığı ile bilinen Gürcistan ve Ermenistan’a sınır Ardahan’da görüldü iddiası ortalığı karıştırdı. 

Ardahan’da merada hayvanları otlatan bir çoban karşısına çıktığını ileri sürdüğü filin fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı. Fil fotoğrafı kısa sürede yayılırken, jandarma ekipleri bölgeye giderek fili aramaya başladı.

Çobanın gösterdiği bölgede olduğu ileri sürülen filin bulunması için çalışma başlatıldı. Havanın kararması nedeniyle arama çalışmaları el feneri ve flaşörlerle sürdürülse de Ardahan doğası olduğu görülen alanda fotoğrafı çekildiği iddia edilen fil bulunamayınca 


Vali ‘uydurmadır’ diyerek konuyu kapatmaya çalışsa da fotoğrafı çeken çoban iddiasını sürdürürken jandarma da bölgede imcelemesini sabaha bıraktığı öğrenildi.


Nasrettin hoca ve fil Hikayesini hatırlattı..

Öte yandan kent genelinde büyük bir tartışma başlatan ‘Ardahan’da fil görüldü iddiası üzerine herkesin bir birine aşağıda ki masalı anlattığı gözlendi.

İşte o hikaye..

Bir gün hükümdar Timur Akşehir’e bir fil gönderir.

Ve halkın file bakmasını ister.

Akşehirliler fili beslemek için ellerindeki bütün, otları, samanları, filin yiyebileceği şeyleri file yedirirler.

Halk kendi hayvanlarına verecek ot bulamamaya başlar.

Bu durumdan çok sıkıntı çeken köylüler, Nasrettin Hoca’ya danışmaya giderler.

Hocaya; “Hocam hep beraber Timur’la görüşmeye gidelim, ondan bu fili bizden almasını isteyelim” derler. 

Hoca köylülerin teklifini kabul eder ve hep beraber yola çıkarlar.

Köylüler Timur’dan çekindiği için onunla görüşmeye cesaret edemezler.

Timur’un sarayına doğru giderken her yol ayrımında bir grup insan hocadan ayrılır.

Timur’un huzuruna varınca, Nasrettin Hoca’nın yanında kimse kalmamıştır.

Bunu fark eden Nasrettin Hoca köylülere bir ders vermek için, Timur’dan bir fil daha ister.

Köylüler hocayı yalnız bıraktıkları için pişman olurlar.