Foto: Alahaddin Kemaloğlu/Ardahan
Doğu Anadolu Bölgesi, kar yağışının ardından etkili olan Sibirya soğukları nedeniyle buz kesti. Bölgedeki en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında 31,8 derece olarak Ardahan‘ın Göle ilçesinde ölçüldü.
HAYATI DURMA NOKTASINA GETİRDİ
Ardahan’da kar yağışının ardından etkili olan dondurucu soğuk hayatı durma noktasına getirdi. Kar yağışının durduğu bölgede gece sıfırın altında 31,8 derece ile Ardahan’ın Göle ilçesi en soğuk bölge oldu. Termometreler Ardahan’da eksi 26, Çıldır’da 28, Posof’ta 21, Damal’da 27 ve Hanak’ta eksi 28 dereceyi gösterdi.
SOĞUK HAVA ETKİSİNİ ARTIRARAK DEVAM EDECEK
Meteoroloji 12’nci Bölge Müdürlüğü uzmanları, hafta içi bölge genelinde kar yağışı beklendiğini bildirdi. Sibirya soğuklarının birkaç gün daha devam edeceğini belirten uzmanlar, bölge genelinde sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus hadisesi beklendiğini açıkladı.

Foto: Ufuk Seferoğlu
UZMANLARDAN UYARI GELDİ
Uzmanlar, meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı yetkililerin, vatandaşların ve özellikle sürücülerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerektiğini vurguladı. Meteoroloji, dik ve eğimli yamaçlarda çığ riskine karşı dikkatli olunmasını istedi.
ARDAHAN’DA KAR YOK, SOĞUKTA!
arşiv haber 01/01/2020 tarihli haber
Bir çok güzellik ve sorunla baş başa olan ve olumlu yönleri ile tanıtılmaya muhtaç olan Ardahan haber bulmaktan zorlanan ve dağ başlarında yaptıkları haberlerle kenti yaşanamaz bir kent olduğu intibası yaratan Ajans muhabirlerinin ‘Kar yağdı, tipi koptu, insanlar dondu, yollar kapandı’ şeklinde ki saçma haberlerine karşın geçmiş yıllara nazaran Ardahan’da ne kar var nede soğuk.
Yüksek yerlere yağan karın ve doğanın gereği kışı yaşayan bölgede geçmiştekinin tam tersi beklenen kar ve soğukların olmamasına karşın kar haberi ve kamu kurumların açıklamaları dışında haber yapmayı beceremeyen ajans muhabirlerinin yaptıkları olumsuz haberler bölge ekonomisine büyük zarar veriyor.
Ellerine aldıkları kameralarla bazı kamu çalışanlarını ‘iş’ yaptıklarını göstermek için onları resmi araçlarla yüksek kesimlere götüren Karayolları ve İl Özel Hizmetler Grederlerince sergilenen ve kamuoyunda ‘şov’ olarak algılanan ‘Kar yağdı, yollar kapandı’ şeklinde saçma haberleri yaparak kent ekonomisine zarar verdiği görülen şu günlere Ardahan’da ne kar var nede o bilinen soğuklar.
**ÇILDIR GÖLÜ VE KURA’YI DA DONDURDULAR!
Hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Ardahanlıların beklenen karların yağmaması dolaysıyla gelecek olan yazın kurak geçmesinden korktukları Ardahan’da beklenen kar ve kışın yaşanmamasına karşın haber uğruna bölgede çok ağır geçtiğini iddia edip, bu yönde saçma haberler yapan Ajansların yaptığı haberleri masa başında ki medya ve basının bölgede ki sözde gazeteci ve ajans muhabirlerinin servis ettiği kıytırıktan haberleri abartarak vermesine karşın beklenen kışın olmaması ve son bahar günlerinin yaşandığı Ardahan ve çevresindeki doğanın büyük bölümünün hala yeşil ve hayvanları hala dışarıda olduğu görülürken aynı muhabirlerinin hala donmayan Çıldır Gölü ile Kura Nehrinin de donduran haberler yapması dikkatlerden kaçmıyor.
Ardahan, Erzurum ve Karadeniz
Bilbilan’da Buluştu!
arşiv haber 21/07/2019 tarihli haber
Aynı zaman da Ardahan Dernekler Federasyonu Başkan Yardımcısı olan Şemsettin Şenel’in başkanlığını yaptığı Bağdeşen (Kinzodamal) Köyü Derneği tarafından organize edilen, Ardahan Merkez Bağdeşen Derneği ve Bağdeşen Köy Muhtarı ile Bağdeşenli İl Genel Meclis Üyesinin birlikte gerçekleştirdiği 13. Bübilan Yayla Şenliği Ardahanlıların yanı sıra Erzurumluları ve Karadenizlileri bir araya getirdi.

**Çarşı İçi Bozuk Yolu Dışında Her şey Güzeldi..
Ardahan’da düzlenen yaz etkinliklerinin ilklerinden olan Bübilan Yayla Şenliğine Ardahan Valisi ve Ardahan Milletvekilinin yanı sıra Ardahan dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz, Ardahan Kent Konseyi Başkanı Burak Taştan’ın yanı sıra bir çok Ardahanlı, Bülbilan komşu Erzurumlu ve Karadenizliler katıldılar.
Bübilan çarşı merkezinin bozuk ve tozlu yolunun ve etkinlik sonrası istenmeyen ve şenlikle alakası olmayan iki grubun arasında çıkan bir kavganın çıkması dışında at yarışları gibi etkinliklerle birlikte her şeyin çok güzel geçtiği ve insanların aileleri ile birlikte katılıp, halaylar eşliğinde bolca eğlendiği şenlikte sahne alan yerel sanatçılar saz ve davullar eşiliğinde katılımcılara güzel iki gün yaşattılar.
Karanlık meşe ve Yalnızçam dağları ile kaplı ve Ardahan ile hudut olan meşhur 2 Bin 560 rakımlı Bilbilan yaylası, yöre insanının yaylacılık geleneğini sürdürdüğü yaylalardandır. Ardanuç ilçesinden doğuya 51 km. stabilize yolla veya Şavşat-Ardahan üzerinden ulaşmak mümkündür. Yaylada her Cumartesi günleri Pazar kurulmaktadır. Kurulun bu pazarda, gıda ve ihtiyaç maddeleri alım-satımı yapılmakta ve canlı hayvan borsası kurulmaktadır.
.jpg)
Milli Egemenlik Parkının İçine Etmeyin Efendiler..
Gezi olaylarının çıkış sebebi olan yeşil alanı koruma mücadelesinin çeşitli alanlarda devam ettiği ülkemin en büyük metropolünden, en küçük şehrine kadar baktığımızda bu mücadelenin de çok gerçekçi olmadığı , çıkar ve menfaatlerin yanı sıra şehir planından bihaber yöneticilerinin bir anlık kararlarına kurban edildiğini görmekteyiz.
Çünkü Başkan Erdoğan’ın ‘Hep dik gittik, bulutları bulan gökdelenler ile İstanbul’u betonlaştırdık. Bunda bizim de suçumuz var’ diyerek FETÖ’cülerle kurulan işbirliğinde ettiği gibi bu kez İstanbul’a yönelik yaptığı özürün ardından yatay yapılaşmaya ve ‘Millet Bahçeleri’ adını taşıyan yeşil alanlara imkan vereceklerini belirtirken , bir haber de Atatürk’ün adını taşıyan İstanbul’un eski havalanın bulunduğu Bakırköy’den alıyoruz.Yani Atatürk’ün adını taşıyan eski havaalanının yerinin ne olacağının merakla beklendiği bir sırada İstanbul Bakırköy de 32 bin metrekarelik askeri alan imara açıldı.
Ve Ardahanlı hemşehrim Dr. Bülent Kerimoğlu’nun 2 dönemdir Belediye Başkanlığı yaptığı İstanbul Bakırköy de 32 bin metrekarelik askeri alan imara açan da Başkan Erdoğan’ın yönetiminde bulunan adının önüne “çevre” yi alan ama hep “şehir”ciliği öne çeken Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır..
Ardahanlı Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu plana itiraz edeceklerini belirterek, “Tüm yasal haklarımızı kullanacağız. Burası yeşil kalmalı” dedi. Kerimoğlu ana planlara itiraz ettiklerini ve itirazlarının reddedilmesi üzerine dava açtıklarını söyledi. Başkan dava sürecinin devam ettiğine dikkat çekerek “Buradaki askeri lojmanlar yıkıldıktan sonra arazi TOKİ’ye devredildi. Buranın yeşil alan olarak kalması gerekiyor. Ama bakanlık burada yapılaşmayı artıran planlar yaptı. Biz kararlıyız. Bu plana da itiraz edeceğiz ve gerekirse dava açacağız. Yapılan doğru değil” dese de buna engel olacakların başında gelenin bu alandan birinci sorumlu olan kendisi gibi CHP’li olan ve AK Parti döneminde çevreye zarar veriyorlar diye kızılca kıyamet koparan CHP’lilerin ta kendileridir.
Ama gelin görün ki bu hiçte öyle değil..
Çünkü aynı anlayış yani CHP’li hemşehrim Kerimoğlu’nun partilisi olan CHP’li Ardahan Belediye Başkanının da ve onu oraya taşıyan partisi ile İl Başkanın da Başkan Erdoğan gibi söylediklerini hayata geçirmekte bir hayli zorlandıkları ve dediklerinin tam tersini yapmayı daha kolay ve daha rantçı olduğunu görmekteyiz ..
Bunun en son örneği 31 Mart seçimleri öncesi ormancı AK Partili Belediye Başkanının kestiği iki ağaç için Ardahan Milli Egemenlik Parkında eylem ‘Ağaçları kesmeyin, yeşil alanları betonlaştırmayın’ diyerek oturma eylemi yapan CHP Ardahan İl başkanın, 31 Mart sonrası partilisi Ardahan Belediye Başkanının aynı parkta betonla hemde şehrin ortasına tuvalet yaptırdığını görmezden, duymazdan gelmesi oldu.
Adı Milli, bağımsızlığı, Egemenlik yani halkın olan parkının önce adını değiştirmeye kalkan sonrasında alanını betonlaştırmaya kalkan AK Partili Belediyenin bozduğu alanı iki çimle, bir ağaçla yeşillendireceğine ortasına, hemde şehrin en görünen, mitinglerin yapıldığı, PTT binasının bulunduğu, kentin simgesi olan tarihi Rus binasının karşısında, Ardahan’ın egemenlik mücadelesinde emeği olan isimleri yani İnönü ve Kongre adını taşıyan caddelerin birleştiği yerde betondan tuvalet yapması gibi İstanbul başta olmak üzere ülkenin diğer kentlerindeki şehir imara bakışta , partilerin adı değişik olsa da anlayışın hep aynı olduğunu üzülerek görmekteyiz.
Yani kısacası; Bu gidişle başta İstanbul’un olmak üzere bir kaç ağaç diktiğimizle övündüğümüz ama yapılaşmaya gelişi güzel izin verdiğimiz, derelerini HES’le keleplçelediğimiz ülkemin Milli Egemenlik adını taşıyan parkının da içine edeceğiz gibi..
Ha unutmadan İstanbul’un geneli gibi Ardahan’ın da çevreci halkı nerede diye merak ederken diğer iki haber daha alıyoruz;
Önce başta havuz medyası olmak üzere yapılan haberler arıdnan ‘teröristler yaktı’ denilen Dalaman ve Datça’da ki orman yangınları ile ilgili Muğla Orman Bölge Müdür Vekili Enver Demirci, Dalaman ve Datça yangınlarında terör bağlantısının olmadığını, Datça yangınına sebebiyet veren GSM şirketine 1 milyon 30 bin liralık maddi tazminat davası açıldığını açıkladı. ‘ haber sonrasında ise;
‘Bursa’da köylerini HES’e karşı korumak için gece gündüz nöbet tutan, çevre için eylemler yapan Karaağız köylüleri, biyokütle enerji santralına karşı açtıkları son davayı da kazandı.’ haberini alıyoruz, camilerin minarelerine GPS alıcılarını yerleştiren anlayışın hüküm sürdüğü Milli Egemenlik Parkının içine edilmesine göz yuman milletimin ülkesinde..