Ardahan'da Hitlerin Silahı Ele Geçirildi..

Ardahan ve Kars‘ta düzenlenen operasyonda, 25 gram kırmızı cıvayı satmaya çalıştıkları öne sürülen 5 zanlı gözaltına alındı.


KIRMIZI CIVA SATTIKLARI TESPİT EDİLDİ


Bir istihbaratı değerlendiren Ardahan Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM) ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu, bazı kişilerin ellerindeki kırmızı cıvayı satmaya çalıştıkları tespit edildi.


5 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI


Bunun üzerine Kars ve Ardahan’daki bazı adreslere eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, Ü.S, Ş.G, B.Y, Y.Ç ve M.Ç. yakalandı.


Gözaltına alınan zanlılardan 25 gram kırmızı cıva, birer ruhsatsız tabanca ve av tüfeği ile 8 fişek ele geçirildi.


Zanlıların Ardahan İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin sürdüğü belirtildi.


Nuri Vatan Yurt Yapmak İstedi, Rektör ‘İstemem, Gerek Yok’ dedi..






  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Başta, 23 Şubat’ta İstanbul’a Ardahan’ın Vatan Topraklarına Katılışının 97 nci Yıl Dönümü dolaysıyla kurtuluş gecesi düzenlemeye hazırlanan ARDAFED olmak üzere batıda ki dernek ve stk’ların Ardahan’a yönelik çabaların başında gelenin batıda ki Ardahanlı iş adamlarının yüzlerini Ardahan’a döndürmeye çalıştıklarını inkar edebilir misiniz?..

Tabi ki hayır..

Çünkü adının önünde Ardahan olan tüm federasyon ve derneklerin çabalarının Ardahan olduğunu kimse inkar etmesin.

İşte tam da burada sormak lazım o Ardahan’da bulunanların, başta ARDAFED’in olmak üzere batıda ki adı Ardahan olan federasyon ve derneklerin samimi çabalarını ne kadar anlıyorlar?..

Bilmem ama samimi çabalar ortaya koyanların önüne, korsan ve paralel federasyon ve dernekler kurma, algılama, ağırlama, gaz verme derdinde olanların dertleir Ardahan olan samimi dernek ve federasyonların çokta anlamadıkları gibi onların ikna ettiği iş adamlarının Ardahan’a yönelik yatırımlarının önünde set oldukları da bir gerçektir.

Çünkü federasyon ve derneklerin zar, zor ikna edip, yüzlerini Ardahan’a çevirdikleri bir çok iş adamının Ardahan yerelinde gerekli ilgi, alakayı görmediklerini de bilen bir federasyon başkanı, bir gazeteciyim.

Çünkü onların derdi Ardahan değil, kendi koltukları ve o koltukları koruma derdidir.

Ve batıda ki federasyon ve derneklerin yanı sıra yüzlerini Ardahan’a çeviren iş adamları, hatta siyasilerin bugün, yarın gelip o koltuklara oturacakları korkusudur..

İşte bunun en son örneği geçtiğimiz gün ziyaret edip, 23 Şubat Gecemize davet ettiğim Ardahanlı İş adamı, Vatan Bilgisayarın Sahibi Nuri Vatandır..

Kendisini ziyaret edip, yeniden Ardahan’ı anlattığım 80’ı geçen Nuri Vatan’ın, ‘Fakirciğim güzel anlatıyorsun da, geçtiğmiz günlerde görüştüğüm rektörünüze, bir kız yurdu yapmak istediğimi belirttim. Oda bana yurda gerek yok. Biz yurtlarda kalacak öğrenci bulamıyoruz’ dediğini diyordu..

Yani daha önce Ardahan’a bir okul yapan ve bu okulu yaparken de Göle’ye Sağlık Meslek Lisesi yaptıran Göleli İşadamı Nurettin Yılmaz gibi anasından emdiği sütün burnunda geldiği Nuri Vatan Ardahan’a bir Kız Yurdu yapmak istemiş, Rektör gerek yok demiş..

Evet bunu ben değil, Vatan Bilgisayarın sahibi Nuri Vatan bana değil herkese anlatıyor..

Olur mu böyle bir şey diyenlerin Ardahan çarşıya inmeyen, inse de kimsenin rektör diye tanıyıp, selam vermeyeceğini bildiğim rektörümüz görürlerse bir sorsunlar..

‘-Sayın rektör sen kız yurdu yapmak isteyen iş adamına yurda gerek yok mu dedin?’ diye bir sorsunlar..

Bakalım Nuri Vatan’ı mı, benimi yalanlayacak yoksa ‘Evet Nuri vatan bir yurt yaptırmak istedi, ben gerek yok dedim, bir hata ettim af edin’ mi diyecek..

Bilmem ama bildiğim tek şey var ki oda üniversiteye yeni öğrenci getirmeye çalışmaktansa, siyasilerin ardından koşturanlarla bu memleketin kalkınacağına, yeni yurtların yapılacağına, öğrenci sayısının artacağına artık bende inanmamaya başladım gibi..

Çünkü her gün biraz daha boşalan Ardahan’ı umutlandıracak, anlatacak, yatırım yapılmasını sağlayacak ne bir istek var nede bunları isteyen.

Sorunun asıl önemlisi de bu ve Ardahan’ın bu yönü de tartışılmalı, masaya yatırılmalı..



HAYVAN KAÇAKÇILARINA OPERASYON!


Çıldır’da Operasyon


*06/07/2016 Tarihi Haber


Ardahan’da yapılan bir operasyonda yaklaşık 40 kişi gözaltına alındı.


Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Çıldır İlçesine komşu Gürcistan’dan Türkiye’ye kaçak hayvan geçiren bir çete Sınır Birliği ve İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekiplerince yapılan operasyon sonucu aralarına tanıdık birçok simanın da bulunduğu 40 kişi gözaltına alındı.


Uzun süredir hayvan kaçakçılığı yaptıkları öğrenilen çetenin yapılan takip sonucu yakalandıkları alınan bilgiler arasında oldu.


**Vurun HDP’ye..


‘İstanbul ve Ardahan’dan sonra Ankara’da da Ardahanlıları bir araya toplayabilir, ülkenin başkentinde de varız diyebilirmişiz? diye çıktığım yolun sonunda, simit, su satarak eğitimimin bir bölümünü tamamladığım Ankara’ya girdiğimin üzerinde 24 saat geçmemişti ki geride bıraktığım o Ardahan kadar çok sevdiğim İstanbul’da yine bomba patlatıldığını sabah haberlerinde öğreniyordum.

Gerçi her zaman güvendiğim sezgilerim yine beni yanıltmamıştı..

Çünkü İstanbul’dan Ankara’ya doğru yol alırken başta Diyarbakır otobüslerinin özenle aranması olmak üzere yol boyu olağanüstü bir güvenlik önlemi ve bu önemlerin getirdiği korkunun boşalttığı otoban ve Ankara’da hissettiğim ve ‘yine mi?’ diye düşündüğüm bomba bu kez de İstanbul’da patlatılmıştı.. 

Evet maalesef yine..

Toplumun artık alışmaya başladığı ve sanki rutin bir olaymış gibi ilk şokunu atlatıp, yeniden hayata dönmeye çalıştığında bir kez daha şahit olduğum son İstanbul bombasının 11 canın yanı sıra bu toplumdan bir parça daha alıp, götürdüğünü de gün boyu yaptığım ziyaretlerden bir kez daha anlıyor ve ‘Herkesin, ‘Nereye gidiyoruz?’ diyerek bir birine soru sormaya devam ettiğini de üzülerek görmekteydim..

Ve en önemlisi İstanbul’da ziyade Ankara’nın bu yaşananların büyük bölümünü başkentteki idareci, siyasetçilere,meclisteki, çankaya’da ki, saraydakilere yüklediğine de şahit oluyordum..

Hele hele başkentin başkanlık konusunda çok keskin ve bu sisteme net bir biçimde karşı olduğunu gördüğüm şu bir kaç günlük Ankara ziyaretimde sanki herkesin bir kurtarıcı beklediği ve bu beklenenin her an gerçekleşeceğini sandığına da şahit oluyordum..

Yani başkent Ankara başkanlığa tak karşı, bir o kadar da bu yaşananların başkanlık sevdası sonucu yaşandığını ima eden bir bakışla patlayan bombalara, alt üst edilen şehirlere ve giden canlara baktığına şahit olmaktaydım..

Yani başkent son bir iki yıldır yaşananları başkanlık meselesi üzerinden baktığı ve bunun kesin ve net bir biçimde hissedildiği Ankara’da diğer bir konu da PKK’ dahil herkesin bu aralar HDP’ye vurduğunu ve bu yaşananlardan asıl amacının tek dişi kalmış muhalefet olarak gösterdiği HDP’nin sonunun hazırlandığı ve bu engelinde PKK’nın toplum nezlinde destek görmeyen can alan eylemlerinin de yardımıyla aşılması halinde o birilerinin çok istediği rejimin rahatça hayata geçirileceğine de inandıklarına şahit oluyordum, İstanbul’a göre bahar kokusunun daha güzel his edildiği Ankara’da..

Evet, ARDA/FED olarak Ankara’da da bir toplantı yapmak için geldiğim Ankara’da bir kaç gündür gördüğüm, hissettiğim konuların başında herkesin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde bu yana nefes aldırılmayan ve ne yapacağını şaşıran HDP’ye vurduğunu ve son olarak başkanın imzaladığı dokunulmazlık yasası ile herkesin HDP’yi el birliği ile bitirmeye çalıştığına, ama Ankara’nın da başkanlığa keskin bir şekilde karşı olduğuna şahit oluyordum..