Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de

TEKSTİL ATÖLYELERİ GREVE GİDİYOR!..
Ülke genelinde yaşanan ekonomik sıkıntılar sadece asgari ücretliyi etkilemiyor. Esnaf, tüccar, holding demeden her yönüyle etkisini sürdürmeye devam eden ekonomik sıkıntı yüzünden zorlandıklarını belirten atölyeciler de grev kararı için bir araya geliyor.
Alınan bilgilere göre İstanbul Esenyurt’ta bir grup tekstil atölye sahibi ve işletmecileri yaşadıkları duruma dikkat çekmek için bir araya gelerek, basın açıklaması yapacaklar.
Yükseltilirken iş verenin sırtına yüklenen asgari ücretlerin yanında sigorta, vergi, elektirik, çöp, tabela vergisi gibi bir çok giderlerinin en az 30 kat arttığına dikkat çeken tekstil atölyecileri, iş yeri kiralarının yanında sürekli gelen akaryakıt zamlarından servis ücreti ödeyemez hale geldiklerini bundan daha beteri evlerine ekmek götürmekte zorlanmaları nedeniyle dikkat çekecekleri öğrenilen toplantı ardından yapacakları basın açılaması ile iktidara çağrıda bulunacaklarını bu da çözüm olmazsa iş yerlerini kapatıp, greve gideceklerini ifade ettiler..
POSOF TEKSTİL TARİH OLDU!..
Öte yandan şimdi de Göle Belediyesinin SERKA destekli tekstil atölyesinin açılışını yapmaya hazırlandığı şu günlerde ‘hiç’ denecek şekilde memleketine gelmeyen Ardahanlı bir iş insanının uzaktan yaptırıp, belediye aracılığı ile işletmeye verdiği tekstil atölyesi açıldığı gibi kapandı.
Posof’lu olduğu öğrenilen Selami Erdoğan isimli iş insanının Posof’a olduğu gibi Ardahan merkeze yaptırdığı tekstil atölyelerinden olan Posof Tekstil’in işletilmemesi yüzünden tarih olduğu öğrenildi.
**ARDAHAN’DAKİ DE YIKTIRILMIŞTI!
Ardahan’ ve Posof belediyeleri ile ilgisi olmayan, Posoflu iş insanı Selami Erdoğan tarafındanPosof ve Ardahan’a inşa edilen atoöyelerden biri kapanırken diğeri de arsa sorunu ile karşılaşmıştı.
Ardahan Tekstil Fabrikasına ait sosyal tesisin bir kısmı, bir vatandaşın arsasına girdiği için yıkımı gerçekleştirilmişti.
ÖZLE HABER: Fakir Yılmaz/Gazeteci
.jpg)
ERDOĞAN’IN ENFLASYON, 155’LİLER KOALİSYONU!
“Seni başkan yaptırmayacağız” diyen Demirtaş’ın 6 yıldır hapishanede olduğu ülke solcu diye geçinen ama “içimizdeki ülkücülerle gurur duyuyoruz” diyen büyük muhalefetin “göndereceğiz” dediği 21 yıllık iktidar ile birlikte yeni bir seçime doğru gidiyor.
7 Haziran’dan sonra Gezi, 17-25 Aralık, 15 Temmuz’dan bu yana birçok taktikle iktidarda kalmayı başaran mevcut iktidar partisi AK Parti son seçimi de MHP, BBP ve Doğu Periçek’in başında olduğu Vatan Partisi ile bitirmek üzere.
Ülkenin kuruluşundan bu yana “vatanı kurtaracağız” diye kurulan partilerin bir türlü beklentilerini yerine getiremedikleri için sandık başına giden seçmen tarafından tarihe gömülen ANAP, DYP gibi 20’ye yakın partinin hatalarının yanı sıra askeri vesayet, beceriksiz hantal bürokrasi, 12 Eylül cuntasının ezip, dağıttığı muhalefetin beceriksizliği dolaysıyla 21 yıldır iktidarda olan AK Partiyi iktidara taşımıştı.
İnsan hakları, hak, hukuk, adalet başta olmak üzere verilen ödevleri yerine getirmediğimiz için 60 yıla yakındır kapısında bekletildiğimiz Avrupa Birliği’ne gireceğiz denip yanına aldığı sonrasında nerdeyse bedelini ödeyeceği cemaati kullanıp iktidara gelen, ardından Balyoz, Ergenekon gibi davalar başta olmak üzere asker, polis ve yargıya hücum ederek, “Halkın yanında” izlenimini verip, generalleri birer birer içeri attırıp iktidarını iyiden iyiye sağlamlaştıran AK Parti şimdi yeni taktikler peşinde.
Çünkü aynı AK Parti Ermenistan’a sonrasından Amerika ve Avrupa’ya kaçan hakim ve savcılarca yürütülen soruşturmalarla dolarların içinde çıktığı ayakkabı kutucuklarını hatırlatan 17-25 Aralık operasyonları ile karşılaşınca telaş içinde kalıp, “kandırılmışız, Allah af ettin” diyen sonra da 5 yetmedi 11 çocuklu oldukları söylenen seçmenden oy almak için bugün terör örgütü uzantısı diye suçlanan parti ve o partiye yön verenlerle masa kurup, sonrada onu yıkan aynı parti AK Parti bir 5 yıl daha iktidarda kalmak için Karadeniz gazı dahil, tam gaz yol almaya devam ediyor.
Ve yeniden iktidar olmak için “Kürt sorunu, barışta ne?” deyip, ulusalcı tayfasıyla yol almaya devam eden aynı AK Parti bu kez de bir dönemde CHP ile üç ay boyunca iktidarda kalmayı başarmış şimdi de biraz daha iktidarda kalmak için erken seçim tartışmalarını başlatarak gündemi değiştirmeye çalışmakta.
Beceriksiz ve harekete geçen topluma “seçimleri bekleyin, evden çıkmayın, tahrik olmayın” diyen muhalefet dolaysıyla 21 yıldır adeta beleşten iktidarda kalmayı başaran, beceren hükümetinin süresini biraz daha uzatmayı hedeflediği de görülmekte…
Çünkü en az 2 yıldır erken seçim diyen mevcut muhalefet gerek adayını belirmemekle, gerekse “Aaa şaka, maka derken gerçekten ve cidden seçim olacak gibi…” korkusu taşıyor intibası içinde olması seçmen üzerinde olumsuz etki yapmakta ve aynı seçmene “seçim olsa da çokta değişim olmaz” şeklinde düşünmesine ve AK Partinin bir iki yeni partiyi de yanına alarak 26 yılını iktidarda geçirecek gibi…
Bunun içinde başta iç ve dış çatışmaların şiddetlendirilmesi olmak üzere, bol maaşlı trollerin yeni dalavereleriyle oluşturulacak sahte ve sanal gündemlere de hazır olun…
Bunun en son örneği de daha dün iktidara demediklerini bırakmayan 3 harflilerin bir CEO’sunu kurban verip, seçime kadar fiyatlar sabitlediklerini açıklayıp, teslim olduktan hemen sonra 5’li çete diye anılan 15’li değil, 155’lilerin yani al/yap/işlet dolarlar hazineden denen müteahhitlerin işlettiği Dolara zam yapmayacaklarını müjdeleyen AK Partinin dinamosu Erdoğan tarafından bizzat açıklanırken, generallerden bile alkış almasından anlamak mümkün diye düşünüyorum.
Çünkü bu konuyu daha önceki bir yazımda yani “ERDOĞAN’IN ENFLASYON CANAVARIYLA İŞ BİRLİĞİ…” yazımda da anlatmıştım.
Çünkü o yazıda enflasyon Nisan’da %20’lere düşecek diyen seçim ve seçilme uzmanı Erdoğan’ın yaklaşan seçimde ki ince hesabını ve Cumhur ittifakının yanından yeni ve gizli diğer bir koalisyon ortağını anlatmaya çalışmıştım.
arşiv haber/yorumlar 31.08.2018 tarihli haber/yorum/reklamlar




Ekonomik krizin kemige dayandigi su günlerde balikçilarin denize ag atma törenini de ben yaparim diyen Baskan Erdogan’in ‘Dünya 5’ten daha büyüktür’ diyerek üzerine üzerine gittigi ABD, BM ve diger dünya güçlerinin yeni plani 3. Dünya harbine hazirlik gibi. Çünkü Çin’in ABD ile yaptigi ekonomik savasin yani sira silahli güç gösterisi devam ediyor. ABD’nin Rusya karsinda yaptigi güç gösterisinin de devam ettigi ve bu gücünü Ortadogu’da ki mazlum halklar üzerinden emrindeki çeteler kanaliyla deneyerek kana buladigi bir bölgede bulunan Türkiye’nin derdi ise komsusu Suriye’yi hükumetsiz, idaresiz kalmasina göz yummasi, hatta destekledigi güçlerle bölünmesine katki sundugu ileri sürülürken Rusya ve İran destekli Suriye’nin ordusu İbdil denen bir yere müdahale edilip, edilmemesi tartisilmaya baslandi. İbdil’in nerenin oldugunu demeyen ve kendi ülkesinin içine karisilidigindan kiyametler koparanlar Suriye’nin bu hala kimlerin getirdigini hiç sormazlar. Hâlbuki İbdil denen yerin komsumuz Suriye’nin oldugu ve gerici çetelerce ele geçirilip, adeta ayri bir ülkeymis gibi terör örgütlerince kullanildigi bir yer degil mi? Bilmem ama İbdil ve diger onca sorunlu yerin Suriye’nin topraklari oldugunu ve bu yerleri isgal eden çetelerin biz-zati resmi Suriye Ordusu tarafindan müdahaleye ugramasi kadar normal bir durum olsa da birileri bunu görmezden gelip, insanlik drami adi altinda Suriye’nin resmi iktidari ve hükumeti olan Esad yönetimini sanki baska topraklara müdahalesi gibi görmesi kadar saçma ne olabilir ki? Bilmem ama benim bildigim tek bir sey var bir ülkenin sinirlari içinde olan bir bölgenin birileri tarafindan ele geçirilmeye çalisilmasi halinde o ülkenin ordusunun bu bölgelere müdahalesi kadar normal bir sey yoktur. Suriye’de Rusya’nin ya da İran’in müttefikiyle bundan baska bir sey yapmamaktalar. Ve bu müdahalenin yapilmasi ardindan Suriye’nin yasayacagi huzurun Türkiye’ye de yansiyacagina da inananlardanim.