Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
Ardahan’da kaçak silah ve mermi satan şahsa yönelik düzenlenen operasyonda, silah ve mühimmat ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.
Ardahan İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları istihbarı çalışmalar kapsamında Ardahan Merkez Ağzıpek (B. Cincorup) Köyünde ikamet eden şüpheli bir şahsın ruhsatsız kaçak silah ve mermi sattığını belirledi.
Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde alınan arama kararı ile şüphelinin evine operasyon düzenlendi. Şüphelinin evinde yapılan aramada, 1 adet ruhsatsız 9 mm. çapında tabanca, 2 adet ruhsatsız av tüfeği, 50 adet 9 mm. çapında dolu tabanca fişeği, 4 adet av tüfeği fişeği ve 1 adet muşta ele geçirildi.
Gözaltına alınan şüphelinin, Jandarmadaki ifadelisinin ardından adli makamlara sevk edildi.

Ulgar tünelinin açılması konusu ile ilgili hiç kimseden ses çıkmadığı Posof’ta şehitliğine geçen Posof protokol mensupları saygı duruşu ve okunan İstiklal Marşından sonra dua edildi.
Posof ta ki görevinin son gününde bulunan ilçe Kaymakamı Murat Mete, Batman Sason ilçesine atandığı için Posof tan ayrılacağını belirterek törene katılanlarla vedalaşarak Posof tan ayrıldı.

KÖPRÜLÜ BELEDİYESİNDE NELER YAŞANDI?
Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Köprülü Belediye Başkanı Yücel Akkoç’un kendisinden hizmet talep etmeye gelen Gökmen Özyıldırım isimli yurttaşa çıkan tartışmanın ardından silahla ateş etmişti.
Belediye binası önünde Belediye Başkanı Yücel Akkoç’la karşılaşan Gökmen Özyıldırım, başkan ile konuşmak istedi. Özyıldırım’ın, evinin bulunduğu bölgedeki yol sorunundan bahsetmesi üzerine Başkan Akkoç, yol düzenlemesini ile ilgili açıklama yapmış ancak tartışma kavgaya dönüşmüştü.
İddialara göre Akkoç, “Ben senin için yol falan yapmam senin akrabaların sosyal medyada beni eleştiriyor. Ben bu topluma hizmet falan etmem’ diyerek Özyıldırım’a tepki gösterip hakaret ettiğini ileri sürülmüştü. Yaşandığı iddia edilken hakaret sonrasında Gökmen Özyıldırım’ın elindeki sopayla Akkoç’a vurmasının ardından kavga çıkmıştı. Çıkan kavga sonrasında Başkan Akkoç, kendisini korumak için Gökmen Özyıldırım’a silah çekerek bir el ateş edip kendisini korumaya çalışmıştı.
Kurşun Özyıldırım’a isabet etmeyerek belediyenin binasının kapısının camına isabet etti. Çevredeki yurttaşların olayı jandarma ekiplerine haber vermesi üzerine olay yerine gelen ekipler Başkan Akkoç’u gözaltına alarak karakola götürmüştü. İfadesinin ardından serbets kalan Başkan Akkoç, Gökmen Özyıldırm hakkında şikayetçi olmuştu.
Yaşanan kavga ardından yazılı basın açıklaması yapan Köprülü Belediye Başkanı Yücel Akkoç, Kanaat önderleri, komşular ve Milletvekili Orhan Atalay’ın talebi üzerine şikayetinden vazgeçtiğini söyledi.

İşte Başkan Akkoç’un yaptığı yazılı basın açıklaması şöyle:
“Şikayetimde Mahalle Kanaat Önderleri, Komşularımın ve Sayın Vekilimiz Orhan Atalay bey hocamızın talebi huzur barış herkes yaptığında utanır düşüncesi ile şikayetimi geri aldım.
Bu Şahıslar veya şahıs planlı olarak demiri gazeteye ve haritaya sarmış beni darp etmek için gelmişti.
Ben saat 9: 06 belediyeye geldiğimde bu şahıs ile Umut Kaya isimli meclis üyem beni bahçede binanın kapısı önünde bekliyordu.
Günaydın arkadaşlar niçin ayakta bekliyorsunuz dedim. Şahıs bize niçin malzeme stabilize dökmediniz X şahıs küfürlü olarak ona döktünüz adam mı ayırıyorsunuz dedi.
Bende size geçen hafta 8 kamyon dökülmüş greyder vurulmuş kimseye yapmadığımız ayrıcalığı size yaptım. Küfür ederek darp etmeye başladı şiddetti artırınca silahıma sarılmak zorunda kaldım. Ve korkması için kafama salıyordu demiri karşılık verince kaçıp gitti. Kolumda ve bacağımda darp raporları mevcuttur.

Bu Şahıslar kaba güç ve tehditti bir sanatmış gibi kendilerine huy edinmiş kişilerdir.
Bu şahıs 2020’de Belediyemizin araç gereçi çalıştığı halde ödeme yapmayan ödemeyi bilinçli olarak bekleten kişidir. Hiç bir Zaman hizmet ayrımı yapmadık yapmayacağız. Belde halkım şahittir. Kimse ile yaşantım boyunca husumetim olamadı olamaz.
Bu darp olayında sonra 1 saat sonra Jandarma komutanı Yanımda olmasına rağmen yolum kesildi aracım durduruldu kapıları kilitlemesem linç edilecektik. Kadın genç yaşlı Ailece saldırdılar. Çayabaşı Karakol komutanı linçe maruz kaldı. Kendileri olayın içindeki ve Şahitti. İsteyen komutanıma sorabilir isteyen Umut Kaya arkadaşa sorabilir.
Keşke kasıtlı bilinçli planlı darbeye maruz kalmasaydık, keşke bu tatsız olaylar yaşanmasaydı. Keşke arabulucuya barışmak için yaşlı insanlarımız ve sağ duyulu komşularım üzülmeseydi. Yaşanılanların kamera Kayıtları şahitleri burada. Ben kesinlikle şahıs ateş etmedim. Yasal olarak kendimi korumak için silahı kullanmak hakkım olduğu halde darp edildim korkutmak ve savunma amaçlı silahımı çektim. Asla ateş etmedim.
Basında çıkan gerçek dışı haberleri kimin servis ettiğini Sayın Vekilimiz Orhan Atalay bey hocam biliyor. Onu da vicdanıyla baş başa bırakıyorum. Hiç kimseyle husumettim yoktur olamazda bizi bilen bilir hamd olsun Rabbime. Hiç kimseye boyun eğmedik kimsenin de haksızlık karşısında susmasını istemem Adalet herkese lazım. Olay binanın içinde makamında değil Belediye girişinde oldu. Kamuoyuna ve basına önemle duyurulur. Saygılarımla.”

SARI AYÇİÇEĞİ ASLINDA KAPKARADIR!
Renk almak için uzandığı güneşe bir türlü ulaşamayıp önce boynunu büken ve güneşin dalaverelerini anlayıp beklenmedik bir anda, yalnız başına kaldığı sırada kendisine verdiği enerjiye karşı yaptığı yüzsüzlük ten utanırcasına boyun büken ayçiçeklerini hepimiz biliriz.
Son olarak ziyaret için gittiğim ve toprağım Ardahan gibi kuraklıktan beklenen ürünü veremediğini görüp, haber olarak yerel ve ulusal gündeme taşıdığım Trakya bölgesinin simgesi haline gelen ayçiçeklerinin sarışın güzelliğine dayanamayıp içine dalanların el uzattıkları sapındaki yapışkanlı dikenleri hissettiklerinde acı veren kırmızı gülün dikenlerinden daha kötü olduğunu anlarlar.
Ve içine daldıkları sarı renkli ayçiçeklerinin uzaktan göründüğü kadar aslında çokta albenili olmadığı ve kırmızı gül gibi güzel kokmadıklarını anladıklarında kararmış yüzleriyle yere baktıklarını da görürler. Ateşin rengi de sarıdır, kendisine uzanan eli yakarken ancak anlaşılır ve Ayçiçek gibi rengiyle yanıltır, acı verdiğini ve kararttığını sanır.
Oysa karşı tarafı değil üzmek, aslında bir kez daha üzerine böcek kondurup tat aldırttığını da anlamaz bile..
Çünkü benim gibi yol kenarından geçenlerin inip içine dalarak ellediği gibi elden ele gezmeye alışkandır.
Ve sarı renginin diğer bir özelliği daha var.. Bu özelliğiyle yani Ayçiçek canlıyken kokusuyla, güzelliğiyle dikkat çeker ama kuruduğunda çöpe atılan dikenli kırmızı gülün rengine bürünen insanlar gibi çıtırdayarak tat verirken yine çöpe atılır..
e bu özelliğiyle sarı rengine kırmızı satenler bürüyüp orospu kırmızı kitabındaki baş kadın kahraman misali esen her rüzgara eğilip, kendini kaptıran ve sallandıkça cilası dökülen, gerçek yüzü meydana çıkan insanları andıran Ayçiçek tarlalarının kendilerine bir çok böceği kondurdukları da anlaşılır..
Ve bu yazılara ayırdığım bir cumartesi günü veya diğer birgün heran kafaları koparılmış tarlada çürümeye terkedilen sapları da bacaklar gibi kırılıp, yakılarak ayaklar altında çiğnenirken görülür, kan kırmızısı misali moraran sarışın Ayyy çiçekleri..
arşiv haber 31/08/2018 tarihli haber/yorum
Sakin 30 Ağustos!
Ardahan’da 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 96’ncı yıl dönümü ve Türk Silahlı Kuvvetler Günü, düzenlenen törenle kutlandı.
Tören kapsamında, Vali Mehmet Emin Bilmez 25’nci Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Kemal Kırış ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Valilik binası önünde ki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Çelenk töreninin ardından, Vali Bilmez, Tugay Komutanı Kırış ve Belediye Başkanı Köksoy tarafından Tarihi Kongre Binasında tebrikler kabul edildi, ardından halkın ve askerlerin bayramı kutlandı.
Kongre Caddesinde ki kutlama programında günün önemine ilişkin konuşmaların yapılmasının ardından öğrenciler şiir okudu, halk oyunları gösterisi yapıldı. Program, askerlerin tören geçidi ile sona erdi.
Gazeteciler Partisi Muhalefet Yapıyor mu?
Fakir Yılmaz/Gazeteci
Varsa demokrasinin 4. kuvveti denen gazetecilerim son yıllardaki hallerine mevcut muhalefet partilerine sarı adını alan sendikalara ve bir çoğu kağıt üzerinde olan stk’ları eleştirmenin çokta haksızlık olduğunu kabul etmek gerekir.
Çünkü bir ülkede basın denen önemli etkeni oluşturan gazetecilerin bile bir araya gelip, bir birlerine destek vermediği gibi yalakalık adına kendi arkadaşlarını bir küçük reklam yada kaymak uğruna satışı dolaysıyla gazetecileri muhalefet yapmadığı bir toplumda muhalefet beklemek zor bir iştir..
Bu ülkede gazeteciliğin ne aşamada olduğunu her gün biraz daha tiraj kayıp eden gazeteler bakmakla görebileceğimizi gibi kağıt alacak gücü kalmayanların da sanal ortamı da bir kenara bırakıp whatpsaap üzerinden bir birleri ile didişmekten öteye geçmediğini görürken bundan en iyi faydalananın iktidarın olduğunu da kabul etmek gerekir.
Birçok kurum, kuruluş ve siyasi partiler gibi her bir tarafa saçıldığının farkına varmayan muhalefetin öncüsü olan ve toplumun gözü, kulağı, ağzı olduğu iddia edilen gazetecilerin eskisi gibi yazamaması, konuşmaması, söylememesini fırsat bilip ‘Çaldığım düdük’ diyen bir iktidar da rahatça kendi gazetecileri ile oluşturduğu tozpembe dünya’nın hali de, ülkenin durumnuda bu olur.
Kısacası; Bu ülkenin diğer bir sorunu da iktidardan korkup, kuyruğunu bacaklarına almış olan gazetecilerdir.
Hâlbuki ne olursa olsun gerçek anlamda gazeteci olduğunda inanın tüm korkular, hapis tehditleri, ekonomik baskılar yine o gazetecilerin asıl sahibi olan toplum tarafından bedeli ödenir ve gazetecilerin gereğini yapması için tüm yollara açık tutulmaya çalıştığını dünyada ki gazetecilik tarihine baktığınızda görmek mümkün değil mi?
Yani gazetecilerin bile muhalefet yapmadığı bir dönemin yaşandığı ülkede başta muhalefet partilerinden olmak üzere kimseden bir şey beklemek hele hele iktidara direnen bir toplumun olması çok zor ve olmayacak iştir.
Bu toplumun aydınları olarak geçinip, varsa demokrasinin 4. Kuvveti olarak kendilerine ad verilen gazeteciler, ‘işim, aşım, düzenim bozulur’ diyerek yazmıyorsa, konuşmuyorsa, söylemiyor ve fotoğraflamıyorsa kusura bakmayın Ayşe Bakkalın, Tamirci Celilin ya da siyasi, muhalefetin iktidar üzerinden etkisini beklemeyin.
Çünkü toplumun sesi, kulağı ve gözü işini yapmıyorsa o gözü, kulağı ve gözü taşıyan beyin çalışmaz, vücudun yüreği cesaretli olamaz.
Ve bu ülkede ki iktidarın karşısında gerçek muhalefet bulunamaz, beklenemez ey kendisine gazeteci deyip, gerçek görevini yapmayan gazeteci arkadaşlar..