Ardahan'da Tarihi Kalıntı Halinde..


MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Başta Kıl Çadırı kurulacağı ve SERKA tarafından yeninden dizayn edileceği söylenen Ardahan Kalesi olmak üzere, Göle ilçesindeki Kalecik köyünün 500 mt güneyinde yer alan ve M.Ö. 8. Yüzyılda Urartular tarafından yapıldığı tahmin edilen Kalecik Kalesi, Altaş (UR) köyünün doğusunda yer alan ve Türk dönemi öncesine ait kalıntılar üzerine, Türk döneminde inşa edilmiş olduğu muhtemel Altaş Kalesi, Urartu dönemine ait olduğu sanılan ve Çıldır ilçe merkezinin 1 km. doğusunda yer alan sarp arazi ve hakim bir tepeye kurulu önemli bir turizm merkezi konumunda ki Şeytan Kalesi, Ardahan’ın 12 – 13 km kuzeydoğusunda yer alan ve M. S. 8. – 9. Yüzyıllarda Türkistan’daki Kazan bölgesinden gelip, bu bölgede yaşadıkları söylenen Türkler tarafından yapıldığı sanılan Kazan Kalesi, Hanak ilçe merkezinin 20 km. güneydoğusundaki Sevimli köyü civarında yer alan Urartu yapıtı Kalelerinin özelliklerini taşıyan Sevimli Kalesi, Gürcistan ve Ermenistan’a komşu Arahan’ın Çıldır ilçe merkezinin 36 km. kuzeydoğusundaki Kurtkale nahiyesinin 1 km. güneyinde, Gürcistan sınırında bulunan Kurtkale Kalesi, Milattan önce inşa edildiği sanılan Kinzi Kalesi Ardahan’ın 30 km. batısındaki Bağdeşen (Kinzodamal) köyünün kuzeyinde yer alan ve 30 yıldan fazladır yapılıp, açılmayan Bülbilan Yaylasına giden Ardahan-Ardanuç Yolu Üzerinde bulunan Kinzi Kalesi, Ardahan’ın Gürcistan’a komşu ilçesi Posof’a bağlı Türkgözü sınır karakolu yakınlarında bulunan Türkiye – Gürcistan sınırını çizen Cak suyu kenarında inşa edilmiş Cak Kalesi, yine Posof ilçesine bağlı Savaşır (Cancak) köyünün Güneydoğusunda üç yanı vadi ile çevrili, dil biçiminde sivri bir tepe üzerine kurulan ve kesin inşa tarihi bilinmeyen Ortaçağda inşa edilmiş bir kuleden ibaret olduğu anlaşılan Savaşır Kalesi, Ardahan’in Çukurovası diye adlandırılan Ardahan Posof ilçe merkezinin yaklaşık 6 km batısında bulunan Kol Köyü’nün doğusunda yüksekçe bir tepe üzerinde yer alan ve yapılış tarihi bilinmeyen ama Milattan Sonraki asırlarda yapılmış olabileceği tahmin edilen Kol Kalesi, Ardahan – Posof yolu üzerinde, Posof’a yaklaşık 5 km güneydoğusunda yer alan ve diğer bir çok kale/kula gibi inşa tarihi kesin bilinmeyen, tarihi kaynaklarda ismine rastlanılmayan güneybatı yamacında bugün bir çok kilise, sinagog gibi tahrip olmuş bir kilise kalıntısı bulunan Mere Kalesi, Hanak ilçesine 5 km batısında Ardahan – Hanak karayolu üzerinde yer alan alçak bir tepe üzerinde yer alan ve oldukça yüksek beden duvarlarına sahip olan Kırnav Kalesi, Çıldır ilçe Merkezinin yaklaşık 8 km doğusunda bulunan Karakale köyünün 300 mt. Doğusunda ve Kara Çıngıl deresinin akış yönüne göre sağında sarp kayalıklar üzerinde konumlandırılmış olan Çıldır Yakınlarında ki Kara Kale, Ardahan’ın Hanak İlçesine 3 km uzaklıktaki Kışla Hanak Avcılar Köyünün 2 km kuzey batısında Kalecik Mevkii denilen yerde bulunan Kışla Hanak (Avcılar Kalesi), yine Hanak İlçe Merkezinin yaklaşık 19 km kuzey batısında Cin Dağının 1 km doğusundaki Karakale Köyü’nün doğu ucunda yer alan, tarihi kaynaklarda sadece adı geçen ama kesin yapım tarihi bilinmeyen Hanak Yakınlarında ki Kara Kale, Ardahan’ın en büyük ilçesi Göle ilçesine bağlı Dedeşen Köyünün kuzey sırtlarında bulunan alçak tepe üzerinde yer alan Dedeşen Köyünün yakınlarında ki Kale Kalıntıları gibi bir çok kale ve kulenin yanı sıra boğazlarda ve sınırlarda XIX. Yüzyıl sonrasında savunmada kalelerin önemini yitirmesinin ardından Tabya adı verilen askeri savunma yapısı olduğu tahmin edilen Rus yapımına ve Osmanlı Devletinde sıkça savunma alanı olarak kullanılan ve bölgede ki savunma yapılarından 4 tanesinin bulunduğu Tabyalardan olan ve Ardahan il merkezine 5 km kuzeyinde yer alan 1877 – 1878 Osmanlı – Rus savaşında (93 Harbi) önemli bir rol oynayan Ramazan Tabyası, Ardahan il merkezinde yer alan ve 1877 – 1878 Osmanlı – Rus savaşında halk tarafından yapıldığı tahmin edilen Ahali Tabyası, Şehrin doğu bölümünde Kura Nehrinin yanında yer alan Kötenelik Tabyası, 1877 – 1878 Osmanlı – Rus savaşı sırasında Ahali Tabyası’ nın güneyinde inşa edilen Senger Tabyası ve Posof’ta; Çambeli (Sagre) Köyü Cak Kalesi Kilisesi, Çambeli (Sagre) Köyü II. Kilise, Kumlukoz (Ğume) Köyü Kiliselik Mevkii Kilisesi, Kalkankaya (Petoban) Köyü Yukarı Mahalle Kilisesi, Gönülaçan (Şuvarskal) Köyü Kiliseler Önü Mevkii Kilisesi, Gümüşkavak (Zender) Köyü Kilisesi, Çakırkoç (Mere) Köyü Kilisesi, Yeniköy gibi bir çok kilisenin bulunduğu Ardahan’da Kale ve Kuleler kalıntı halinde..


“ARDAHAN


TÜRKMENLERİNİN TARİHLERİ”


arşiv haber 02/02/2016 tarihli haber


Bilinmeyen Yönleri İle Damal ve Hanak Alevileri..


Ardahan Türkmenleri (Meşe-Ardahan Türkmenleri, Damal-Hanak Türkmenleri, Damal Türkmenleri, Hanak Türkmenleri, Dadali Türkmenleri, Dadaliler, Dadalılar, Dedeliler), Kura Nehrinin solunda ve Ardahan‘ın kuzeyindeki “Meşe-Ardahan” denilen yörede Ilgar Dağı eteklerinde, eskiden Cumhuriyetin ilanından sonra Kars ilinin Posof ilçesine nahiye olarak bağlanan ve 1992 yılında Ardahan iline ilçe olarak katılan Damal ilçesinin bütün köyleri ile yine Ardahan’a bağlanan Hanak ilçesindeki 8 köyde yaşayan Alevi-Bektaşi Türkmenlerdir.


Etimolojik açıdan Dadali ile Dadalı eş anlamlı olup, «dedesi olan, dedesi bulunan, bir dede’ye bağlı olan» anlamındaki Dedeli kelimesinden gelir ve Dadaliler aralarında hitap şekli olarak «kardeşim, canım» anlamında dadam ifadesini kullanırlar.


Halk Damal ve Hanak Alevilerine Türkmen derken, Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı iki Bayat boyundan Türk Alevi köyü (Yeniköy ve Kalecik) sakinlerine muhtemelen ağız farkından dolayı Dadali saymamıştır. Dadalılar her nedense bazı çevrelerce Kars Aleviliğinde farklı bir yere oturtulmuş; bunlara Gürcü Türkmeni, Türkmen, Yerli Türkmeni veya Cinçavut da denilmiştir. Karsın yerli halkı anlamında Bezbaşlar, Dadalılardan tamamen farklı ve Sünni inançlıdırlar. Dadali yerleşim yerleri daha ziyade, Yörenin Kıpçak Türk coğrafyası kapsamındadırlar.


Günümüzde Alevi Dadali Türkmenleri Ardahan ilinin güney orta-kuzeyinde,Damal (ilçe merkezi ve 12 köy)  Hanak (8 köy) ilçelerinde yaşarlar


93 Harbi‘nden sonra Rus idaresinde kalmış olan bu Türkmenlere Ruslar, kendilerinin esasen Afganistan’dan gelmiş olan Türkler olduğunu ve Türkiye Türkleriyle aralarında bir milliyet münasebeti bulunmadığını aşılamışlardır.


Meşe-Ardahan Türkmenleri atalarının “Maraş-altından’’ buralara Akkoyunlu hükûmdarı Uzun Hasanzamanında kendilerinin “Gurculuk” «Gürcülük» dediği (Kıpçak Atabekleri Hükûmeti çağı yani Atabek Yurdu Gürcüce Sa-Atabago denen bölgedeki Çaldır/Çıldır Atabekleri ya da Hıristiyan Atabekler Hükümeti-I (1268-1578)) zamanında geldiklerini söylerler.Gerçekten de bunlar, Akkoyunluların güç kaynağı “Boz-Ulus” adlı ulu Türkmen uruğunun “Maraş-Türkmen’i” da denilen “Dulkadırlı” boyundan gelmedirler.


Dadali Türkmenleri biri Bektaşi Kolu ve diğeri Hüseyinli Kolu olmak üzere iki koldan oluşurlar. Aşağıda ismi sayılan köylerin halkı her iki kolun karışımından meydana gelmiş olup, bir arada yaşarlar. Bektaşi ve Hüseyinli Dadali Türkmenlerinin dedeleri ayrı ayrıdır ve dedelerin akait içerikli tutumlarında bazı farklılıklar görülür.


Bektaşi Dadali Türkmenlerinin dedeleri Çorum, Sivas ve yöresinden gelirlerken, Hüseyinli kolunun dedeleri, Gaziantep ve Maraş’tan gelirler.Bektaşi inançlı Dadaliler, camiye gider, vakit namazlarını kılar, oruç tutarlar. Hüseyni inançlı Dadali kesimde namaz kılınma ve oruç tutulması pek görülmez. Bunlarda Muharrem Orucu 3-12 gün olarak tutulur.


Dadali Türkmenlerinde Nevruz/Yeni gün kutlamaları geleneği yoktur. Tandır kullanmaya alışık değillerdir; ekmeklerini sacda pişirirler. Göçerliklerini öne çıkarıp yaz gelince çoluk çocuk yaylalara çıkarlar. Köyler ıssız bir biçimde, bekçi ile kalır.


Ekicilikleri iyi değildir. Ektikleri arpa ve buğday kışa dahi kalır.Ardahan Türkmenleri Kılık kıyafetleriyle eskiyi yaşatırlar ve bu kıyafetleri Damallı bir hanım “Damal Bebekleri” adı ile üreterek tanıtmıştır. Damalın ünlü bebekleri, bölgenin folklorik özelikleri ile donatılmışlardır. 1960 nüfus sayımına göre Ardahan Türkmenlerinin sayısı 13.000 civarında idi.


Damal’ın bütün köyleri: Aşağı gündeşBurma dereDere köyEski kılıçİkizdereKalender dere,ObrucakOtağlıSeyit örenTepe köyÜç dereYukarı gündeş ve Damal ilçe merkezine katılan köyler (Yukarı Damal, Aşağı Damal, Küçük Damal).


Hanak’taki 8 köy: Çat köyÇavdarlıÇiçekli dağÇimli çayırGüneş görenİnce dereKoyun pınarıSerin kuyu.


Alevi Türkmenler, sık aralıklarla Maraş, Orta Anadolu ve Kars yöreleri arasında göçlere maruz kalmışlardır. CHP Bölge Müfettişi Ahmet Esat Uras tarafından hazırlanan 1930 tarihli raporda bu Türkmenlerin Çorum, Yozgat ve Sivas yörelerinden geldikleri yazılmıştır:


ÇorumAlaca (Hüseyinabad)’dan gelenler: Yukarı Damal, Aşağı Damal, Aşağı gündeş, Yukarı gündeş, Burma dere (‘Sors), Dere köy, Eski kılıç (Kirpeşin), Kalenderdere, Obrucak (Çikora), Otağlı (Erzede), Seyit ören, Tepe köy, Külekçi, Samathev


SivasDivriği’den gelenler: Hanak’ın Çavdarlı (Virane Nakala), Güneşgören (Kerkeden), Koyun pınarı (Saskara), Serin kuyu (Deneden) köylerine yerleşmiştir.


Yozgat’tan gelenler: Hanak’ın Çat köy, Çiçekli dağ (Fay atlı) Çimli çayır köylerine yerleşmiştir.


Ardahan Türkmen şivesi: Bu Türkmenler İstanbul Türkçesine uygun bir ağızla konuşmaktadırlar. Dadali Türkmenlerinin ana dilleri tamamen öz Türkçedir: ban « ben», bene «bana», naluk edeyirsin «ne yapıyorsun».


Dilleri Fırat doğusunda hiç görülmeyen “-yor” ekini kullanarak “geliyorum-gidiyorum” şeklindedir. Art damak n’si (ñ), Batı Grubu ağızlarının temel seslerindendir ve bu gruba giren ağızları, diğer ağız gruplarından ayıran özelliklerden biridir. Dil bilimci Türkolog Ahmet Bican Ercilasun, bu ñ ünsüzünün Kuzeydoğu Grubu Anadolu ağızlarında olduğu gibi Kars ve Ardahan-Posof yerli ağzında da kendisini muhafaza edemeyip n’ye, Hanak Türkmenleri ağzında kendisini muhafaza edemeyip ğ’ye dönüştüğünü, Kars Azerileri ve Tere kemeleri (Kara papaklar) ağzında ise muhafaza edildiğini belirtir.