**Şap Var Et’te!..
Şap hastalığının olduğu ve hayvan kesimi, hayvan sekinin yasaklandığı Ardahan’da kasaplar ağzına kadar et dolu olması dikkatlerden kaçmıyor.
Günlerdir devam eden karantina karşın kasaplar da et satışının serbest olduğu gözlenen Ardahan’da yaşanan bu ilginç duruma anlam verilemezken hayan hastalığının olduğu ve bu nedenle il genelinde ŞAP Karantinası uygulandığı belirtilen Ardahan’da kasaplarda satışına devam edilen etlerin ne kadar sağlıklı olduğu merak ediliyor.
-40’larda İnadına yaşam..
Dondurucu soğukların yaşandığı bölgede kar fırtınalarından olumsuz yönde etkilenen enerjı hatlarını onarmaya çalışan enerji firması çalışanları metrelerce yüksekilkte bulunan ve tipi de kopan telleri yenilemeye çalıştığı Ardahan’da adeta inadına yaşam mücadelesi veriliyor.
Kar yağışı ardından yaşanan tipiden kopan enerji hatlarını dondurucu havaya rağmen onaran enerji firması Ardahan’ın yanı sıra 5 İlçeyi, 334 köyü vede Türkiye’den enetji alan Gürcistan’ı da elektriksiz bırakmamaya çalışmaktalar
**İHBARA ÇAĞRI..
Ardahan Emniyetinin Terörle Mücadelede faaliyetleri sürüyor.
Terörle mücadele tüm hızıyla devam ediyor. Silahlı mücadelenin yanında, Türkiye genelinde başlatılan 140 no’lu ihbar hattıyla vatandaşlardan destek bekliyor. Bu kapsamda asılan afişlerle de vatandaşlara “Teröristi ihbar et huzur ve güvenliğe destek ol” çağrısı yapılıyor.
Terörle mücadele kapsamında yurt içinde ve yurt dışında terör örgütlerinin üst düzey yöneticileri ve mensuplarının yakalanarak etkisiz hale getirilmesi, terör eylemlerinin faillerinin ve iştirakçilerinin yakalanması, muhtemel eylemlerin önlenebilmesi ve terör soruşturmalarının aydınlatılması, T.C. vatandaşları ile birlikte diğer ülke vatandaşlarının ihbar ve diğer önleme faaliyetlerine katılımlarının arttırılmasının sağlanarak terörle mücadelede daha etkin olunması amacıyla hazırlanan “Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına Giren Suçların Faillerinin Yakalanmasına Yardımcı Olanlara Verilecek Ödül Hakkında Yönetmelik” 31.08.2015 tarihli ve 29461 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yönetmelik gereği Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçların faillerinin yakalanmasına yardımcı olanlara verilecek ödül bilgileri ve beş ayrı renk kategorisinde aranan terör örgütü mensuplarının bilgilerinin yer aldığı www.terorarananlar.pol.tr adresli internet sitesi ile, bilgilerin sosyal medya aracılığı ile paylaşılması için oluşturulan terorarananlar isimli twitter ve facebook hesapları 28.10.2015 günü itibari ile yayınlanmaya başlandı. Ayrıca Alo 140 Terör İhbar Hattı 30.10.2015 günü hizmete açıldı.
Bu kapsamda Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde görevli memurlar, vatandaşların bilgilendirilmeleri amacıyla hazırlanan broşür ve afişleri kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere, halkın yoğun olarak bulunduğu cadde ve sokaklarda bulunan panolara ve uygun görülen noktalara asarak vatandaşların Bilgilenmeleri sağlanılıyor.
**Ardahanlı Sarıkamış’ı Anlattı..
Ardahan Ölçekli İŞadamı Tuncay Şentürk gittiği Sarkamış Kayak tesisilerinde yaşadığı duguları kendi özel sayfasında sevdikleri ile paylaştı.
İşte o yazı;
Türkiye’nin En Büyük, Dünyanın Üçüncü Büyük Kayak Merkezi Sarıkamış’ın Özellikleri.
Kayak sezonunun en uzun sürdüğü Sarıkamış’ta, Sarıçam ormanlarının içinden geçen pistlerden kayarken duyacağınız heyecan ve beyazın yeşil ile uyumunu görecek, bu tabiat güzellikleri arasında sessizliğin sesini dinleme fırsatını bulabilirsiniz.
Kayak sezonunun en uzun sürdüğü Sarıkamış’ta, Sarıçam ormanlarının içinden geçen pistlerden kayarken duyacağınız heyecan ve beyazın yeşil ile uyumunu görecek, bu tabiat güzellikleri arasında sessizliğin sesini dinleme fırsatını bulabilirsiniz.
Sarıkamış’ı diğer pistlerden ayıran en büyük özelliklerin başında bölgeye yağan karın cinsi ve doğal güzellikleri geliyor. Kayak sporu için oldukça elverişli ve dünyada sadece Alpler’de olan kristal kar Sarıkamış’ta bulunuyor.
Yılın büyük bir bölümünün güneşli geçmesine rağmen, kar ilk yağdığı günkü özelliğini kaybetmiyor ve kayakseverlere pırıl pırıl bir pistte güvenle kayma zevkini yaşatıyor.
Güvenle diyorum ki, Sarıkamış’ta bulunan kayak pistlerinde çığ tehlikesi yoktur, pistler sarı çam ormanlarıyla çevrili olduğundan rüzgara karşı da korunaklı.
Bu kayak merkezinin en önemli özelliklerinden biri de saatte 3500 kişi kapasiteli, bilgisayar donanımlı telesiyej sistemi ile dünyanın üçüncü, Türkiyenin ise en büyük kayak tesisi olma özelliğini taşımasıdır.
2900 m yüksekliğindeki Cıbıltepe’de, tüm kayakseverler için uygun zorluk derecelerinde 9 pist yer alıyor. Tuncay Şentürk
**Yeni yıl kartpostalınız ÇILDIR GÖLÜ’NDEN
Ardahan Çıldır Gölü, yüzeyinin tümüyle kalın buz tabakasıyla kaplanmasıyla yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu.
Yörenin sembolü atlı kızaklarla gezilerin düzenlendiği göl, özellikle gün batımında buz üzerinde oluşan yansımalarla büyüleyici manzaralar oluşturuyor.
**Ardahan’da ki çiçekler için MİT devrede..
Türkiye, sahip olduğu bitki ve canlı türleriyle biyokaçakçıların iştahını kabartıyor. Ancak ciddi bir mevzuat sıkıntısı var. Bugün dünyada sadece Türkiye’de bulunan bir bitki ya da canlıyı doğadan koparmak suç değil. Cezası da sadece 39 bin TL.
HABERLERİN ARDI ARKASI KESİLMİYOR
Gömlek içine yerleştirilen kuş yumurtaları, iç çamaşırına saklanan memeliler, toz haline getirilen sahlepler… Bunlar biyokaçakçıların kullandığı sınır tanımayan yöntemlerden sadece birkaçı.
Baharın gelmesiyle doğa uyandı. Canlılar ve bitkiler için şenlik zamanı. Uzun kış uykusundan uyandılar. Günışığıyla buluşmaya başladılar.
Ancak bu uyanış aynı zaman da tehlike zillerinin çalması demek. Son bir ay içinde 3 farklı noktadan biyokaçakçılıkla ilgili haber geldi.
İlki Antalya’nın Kaş ilçesinden… Macaristan uyruklu biri profesör üç kişi, mezarlığa yapılan baskınla yakalandı. Zanlıların araçlarında 365 orkide yumrusu, 58 orkide bireyi, 71 bitki örneği ile güvercin tüyü bulundu.
Bir diğer haber, Mersin’in Çamlıyayla ilçesinden. Ekipler, bu kez arazide kelebek yakalamak için kullanılan atraplarla dolaşan iki Rus’un peşine düştü. Sonuç: sırt çantalarında 37 kelebek ve 45 böcek olduğu ortaya çıktı.
Sonuncusu Ardahan’dan. Posof’ta ormanlık alanda Alman uyruklu 3 kişi yakalandı. Gürcistan plakalı araçlarında nesli tükenme tehlikesi altında olan 14 semender, 1 engerek yılan, 3 kök türü tam olarak tespit edilemeyen bitki bulundu.
Net olan bir şey var, bu daha başlangıç. Biyokaçakçılık mevsimi açıldı. Eylül ayına kadar bölge değiştirerek devam edecek.
Her ne kadar geçmiş dönemlere oranla ‘kaçakçılık sezonuna’ daha hızlı bir giriş yapıldı gibi görünse de işin aslı öyle değil. Değişen tek şey, ekiplerin daha donanımlı ve daha dikkatli olmaları. Bir anlamda Türkiye’nin de farkına varması.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından 2013 yılında Biyokaçakçılıkla Mücadele Projesi başlatıldı. Geçen yıl, 41 ilde saha odaklı yürütülen proje, bu yıl 81 ile yayıldı. DKMP ekipleri saha taramaları, farkındalık çalışmaları düzenliyor. Projenin üç yıllık bütçesi 1.5 milyon TL. Türkiye, gizliliğe önem verdiği için proje için kendi öz kaynaklarını kullanıyor. Herhangi bir hibe programından faydalanmıyor.
Türkiye, endemik tür zenginliği açısından yabancılar için bulunmaz bir vaha.
TÜRKİYE KÜÇÜK ASYA’NIN HAZİNESİ
Anadolu Yarımadası’nın literatürdeki bir diğer adı ‘Küçük Asya’. İklim, topoğrafya, flora-fauna zenginliği bakımından bir anakara özelliğinde. Avrupa ve Asya kıtaları arasında köprü. Bitkilerin kıtalararası yolculuğunda soluklandığı bir durak. Bu nedenle tür endemizmi çok yüksek.
Türkiye’de yaklaşık 15 bin bitki türü var. Bunun yüzde 36’sı yani yaklaşık 4 bini dünya üzerinde sadece Türkiye’ye özgü. Avrupa kıtasının tamamında bu kadar yok. En zengin bölgeler Doğu Anadolu ile Güney Anadolu bölgeleri. Flora, tıbbi ve aromatik bitkilerle dolu. Çiçekli bitkiler açısından da cazip.
Hayvan çeşitliliği de yüksek. Türkiye’de 481 kuş, 150 memeli, 130 sürüngen, 30 amfibi, 480 deniz balığı ve 236 tür de tatlı su balığı türü yaşıyor. Bugüne kadar omurgalı hayvan türü sayısı bin 500’e yakın. Omurgalılardan, büyük bölümü balık olmak üzere 100’ü aşık tür endemik. Alageyik ve sülünün anavatanı Anadolu. Türkiye aynı zamanda dünyanın iki büyük kuş göç yolu üzerinde.
Türkiye’de 60- 80 bin arasında arası omurgasız hayvan türü olduğu tahmin ediliyor. Bugüne kadar, bunların yaklaşık 3’te 1’i tanımlanabildi. Türkiye denizlerinde de yaklaşık 700’e yakın omurgasız canlı yaşıyor.
Kaynak: T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı – Biyokaçakçılıkla Mücadele Rehberi
ŞOKE EDEN KAÇAKÇILIK RAKAMLARI
Türkiye’de son 7 yılda 55 vak’a tespit edildi. Biyokaçakçıların en çok dadandığı bölgeler Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Güney Anadolu.
DKMP verilerine göre İsveç, Danimarka, Fransa, Macaristan, Japonya, Hollanda gibi ülkelerden gelen yabancı uyruklu kişilerin genellikle bitki türlerini; Suriye’den gelenlerin kuş türlerini; Çek Cumhuriyeti, Rusya, Almanya gibi ülkelerden gelenlerin ise kelebek ve diğer böcek türleri ile sürüngen türlerini kaçırdıkları ya da kaçırmaya çalışıyor.
MİT DE DEVREDE
MİT sahada değil. Sahaya giden yolu izliyor. İki önemli hareket noktası var: Strateji ve istihbarat. Menzilini, uluslararası kaçakçılık boyutuna göre belirliyor. Özellikle yurtdışında herhangi bir bitki genetik laboratuvarlarında çalışan bilim insanları MİT’in yakın takibinde. Turistik vizeyle Türkiye’ye girdikleri anda adım adım izleniyorlar. Gerektiğinde dinlemeler de yapıyorlar. Operasyonel süreçte yoklar. Polis ve jandarmaya devreye giriyor.
MİT, özellikle ekonomik getirisi yüksek ve hayati öneme sahip incir, zeytin ve buğday gibi tarımsal ürünlere karşı daha dikkâtli. Senaryolar, en kötüsü düşünülerek hazırlanıyor. Bu iki tarım ürününe bulaştıralacak virüs, Türkiye için ciddi sıkıntı demek.
Gen kaynakları üzerinden yapılacak biyolojik ve kimyasal silâh tehdidi de MİT’in gündeminde. Zira bu tip silâhlar ancak doğada saf halde bulunan endemik bitkiler yoluyla geliştirilebiliyor. Genetiği değiştirilmiş bitki türlerinden biyolojik ya da kimyasal silâh yapılamıyor.
(Al Jazeera)
**İçi kırmızı renkli elma” için proje geliştirildi..
Dünyada sadece Ardahan’ın Posof ilçesinde yetiştirilen ve son yıllarda üretim sahası giderek azalan “içi kırmızı elma”, Ardahan Üniversitesi tarafından hazırlanan projeyle yaşatılacak.
Posof ilçesinde yetiştirilen ve dış kabuğunun yanı sıra içinin de kırmızı renkli olması nedeniyle “içi kırmızı elma” olarak anılan elma türünün korunması ve yaşatılması için hazırlanan “Posof-Yurtbekler Köyü Meyvecilik Projesi”, kaybolmaya yüz tutan türün yaşatılması için umut oldu.
Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç, yaptığı açıklamada, “içi kırmızı elmanın”, sadece Ardahan’ın Posof ilçesinde yetişen bir tür olduğunu ve son yıllarda gerek bilinçsiz üretim gerekse bitkisel hastalıklarla üretim sahasının giderek azaldığını belirtti.
Biyoçeşitlilik açısından çok önemli bu türün yok olmaması için Posof Belediyesi’nin işbirliği ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı desteğiyle hazırladıkları projeyi uygulamaya koyduklarını ifade eden Kılıç, şunları kaydetti:
“Son yıllarda bütün dünyada biyolojik çeşitlilik bakımından mevcut tür ve çeşitlerin kaybolmasının önlenmesi ve koruma altına alınmasıyla ilgili çalışmalar arttı. Bizim de buradaki temel amacımız, sadece ülkemizde tarımı yapılan ve kaybolmak üzere olan içi kırmızı elmayı korumak.”
– Bölgenin meyve genotiplerden fidan yetiştirilecek
Kılıç, başta elma ve erik üzerine meyveciliğin yapıldığı Posof bölgesinde, hem “içi kırmızı elma” hem de diğer meyve üretimi yapılan sahalarda, bahçelerin kendi haline bırakılması nedeniyle sıkıntılar olduğunu belirtti.
Projeyle bunların önüne geçmeyi hedeflediklerini dile getiren Kılıç, şunları söyledi:
“Bu proje ile Posof ilçesinde mevcut önemli elma ve erik genetik kaynaklarının belirlenmesi, genotiplerden elde edilen fidanların, modern teknikler kullanılarak pilot alanda muhafaza edilmesini amaçlıyoruz. Meyvecilikte verim ve kalitenin geliştirilebilmesi için yeni bir çalışma olacak. Bu anlamda Posof ilçemizde büyük problemler var. İlçede mevcut ağaç sayısı her geçen yıl daha da azalıyor. Bu durum büyük oranda ağaçların bakımsızlığına bağlı. Budama, sulama, gübreleme, hastalıklarla mücadele gibi temel konulara önem verilmemesinden kaynaklanıyor. Ağaçlar kendi haline terk edilmiş durumda.”
Projeyle “içi kırmızı elma”da orijinal genotipten yetiştirilecek fidanların çiftçilere dağıtılarak üretim sahasının artırılacağını ve çiftçilere gruplar halinde yetiştiricilik konusunda eğitim verileceğini ifade eden Kılıç, bu özgün türün korunması için “coğrafi işaret belgesi” alınacağını sözlerine ekledi.
**Ardahan Belediyesinden Etkinlikler..
Ardahan Belediyesi Veteriner ve Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından ekmek fırınları, kasaplar ve marketlerin et reyonları denetlendi.
Ekmek gramajları, çevrenin rahatsız edilmemesi için bacaların kontrollerinin yapıldığı denetimlerde halk sağlığına uygun şekilde üretim yapmayan fırınlara uyarılarda bulunuldu. Yapılan denetimlerde kurallara uymayan ve çevre kirliliğine neden olan fırınlara eksikliklerinin giderilmesi konusunda ikaz tutanağı düzenleyerek bir hafta süre verildi.
Sabahın erken saatlerinden itibaren aralıksız denetimlerini sürdüren zabıta ekipleri baca filtrelerinin kontrolünün yanı sıra ekmek yapılan elleri, unlu mamullerin hamura çevrildiği yerleri, tuvaletleri ve tartıyı da kontrol etti. Ekmekleri tek tek tartarak gramajlarını kontrol eden ekipler ekmek yapılan ellerinde hijyenik olup olmadığını kontrol ederek uyarılarda bulundu.
Vatandaşların sağlıklı şartlarda kesilen ve korunan hijyenik et ve et ürünleri tüketmeleri için denetimlerine devam eden Zabıta Müdürlüğü ekipleri, işyeri açma ruhsatı ve fiyat tariflerini inceledi.
Hijyen koşullarını denetlerken eksikleri olan işletmecilere uyarılarda bulunuldu. Soğuk hava depolarının da detaylı olarak incelendiği denetimlerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.
**ARDAHAN BELEDİYESİ’NDE BAYANLARA YÖNELİK SOHBET VE KONFERANS PROGRAMLARI
Ardahan Belediyesi bayan personeline, Kadın Eli Projesi kapsamındaki bayan kursiyerlere ve Toplum Yararına Çalışma Programı (TYÇP) İŞKUR’da çalışan bayanlara Ardahan Belediyesi Yalnızçam salonunda, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Aile Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nden Psikolog Güven Yılmaz, tarafından sağlık, aile-evlilik hukuku ve iletişim becerileri konularında eğitim semineri verildi.
Konferansın birinci gününde sohbet ve konuşma yapan Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy; “Bir şehrin altyapısı ve parklarının istenilen düzeyde olsa da, bu şehirdeki bireyler mutlu değilse bunların hiçbirinin anlamı yoktur. Eğitim programı ve Konferanslar bu anlamda Aile birliğinin devamının sağlanmasına katkıda bulunup, sonradan karşılaşacağı pek çok sorunun peşinen önüne geçebilmek için en büyük destektir. Aile toplumun en küçük ve en önemli yapı taşıdır. İyi bir toplum ancak ve ancak iyi bir aileye dayanabilir. Ailenin içinde yaşadığı problemler o toplumun problemlerine neden olabileceğini bilincinde olmalıyız. O nedenle ailenin her zaman mutlu ve huzurlu olması önemli olmakla birlikte, yerel yönetimlerin nihai hedefinin vatandaşın refah seviyesini yükseltmek ve onlara mutlu bir gelecek hazırlamaktır. Toplumumuzda zaman zaman aile içinde bir takım sıkıntılar yaşanıyor. Bu sıkıntıların en aza indirgenmesi ve şartların aile bireylerini bir arada tutabilecek şekilde iyileştirilmesi adına çalışmaların yapılması gerektiğine inanıyoruz. Belediyemizin çok amaçlı Yalnızçam salonunda kadınlara yönelik konferanslar, seminerler, kadın hakları konulu paneller gibi sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlenecek olup, kadınlarımızın bilinçlendirilmesi, sosyalleşmesi ve topluma kazandırılması sağlanacaktır” dedi. Konferansın İkinci gününde ise sunum ve konuşma yapan Aile Sosyal Politikalar Müdürlüğünden, Psikolog Güven Yılmaz; Evlilik öncesi iletişim, aile yapısı ve ailedeki sorunlar ile çözümleri konusunda görüşlerini belirtti. Seminerde yuva kuracak olan genç çiftlerimizin daha sağlıklı, mutlu ve uzun ömürlü bir birliktelik gerçekleştirmeleri için sağlıklı bir evliliğe ihtiyaç duyulduğunu ve sağlıklı bir evlilik için yapılması gerekenler anlatıldı.
Konferanslar her hafta Salı ve Perşembe günleri yapılacağı ve konferansa şehirde ikamet eden bayanlarında katılabileceği belirtildi.
**KARNE HEDİYESİ HAZIR PROJESİ..
Yarı yıl tatiline girmeye hazırlanan Ardahan’da ki okular karne hazırlığına başladılar.
20 Bine yakın öğrencinin eğitim gördüğü Ardahan’ın Göle ilçesind ebulunan Kızılay Şubesi ile Hüseyin Gedik ilkokulu’yla birlikte ortak yürüttüğü ‘Karne Hediyesi’ adlı etkinlik projesi sonuçlandı. Göle Kızılay Şubesi Başkanı Sabahattin Çetin Göle Kızılay Şubesi adına Hüseyin Gedik İlköğretim Okulunda yapılacak karne töreninde,
167 öğrenciye hediye dağıtımı yapılacağı öğrenildi.
**Kurbani Demir’de Göle Haberleri..
**GÖLE DEN HABERLER..
Son bir kaç yılın en kötü soğuklarını yaşadığımız bu günlerden Göle merkezde gece hava soğukluğu eksi 40 dereceler gösteriyordu bu çok zor koşullarda yaşamını sürdürmeye çalışan çevremizde dini dili rengi ne olursa olsun bizlere ihtiyacı olan yurttaşlara sahip çıkarak destek olalım, aç açıkta insanlar çocuklar olmasın Göle de daha düne kadar eriyen karın yerini don buzlanma ve çekilmeyen çok kötü soğuklar aldı.
Günümüzde hayvanların bir kaç metre kareyi birlikte paylaştığı bu dünyadan biz insanlar savaşlar çıkartı,p, masum insanların ölümüne neden oluyoruz.
Bu yapılan çıkartılan savaşlarda kimlerin kazancı olabilir?
Artık barış olsun söylemlerimizin hayata geçmesini istiyoruz
ölen askeri polisi dağdaki gerillası hepsi masum halk yoksul aile çocukları bunca yaşanan acılar akan kan yetmedi mi hiç varlıklı bir ailenin çocuğunun öldüğüne tanık oldunuz mu kimselerin ölmesini beklemiyoruz .. Ama bu yaşananlardan ders almalıyız onlarca masum çocuk öldürüldü.. Hiç yoktan suçu günahı olmayan günahsız insanlar ölüyor ve biz bunu sadece seyrediyoruz..
Sonrada lafa geldiğinde, ‘biz kardeşiz, et kemikten ayrılmaz’ diyoruz bumu bizim kardeşlik anlayışımız? Günahı olmayan masum insanlar ölüyor.. Bizler sadece seyrediyoruz, artık yeter
dünyada ülkemde barış olsun akan kan dursun..
**EĞİTİME KATKI..
Göle Milli Eğitim müdürlüğü bünyesinde çalışan 15 okul müdürü arasında, 2014-2015 Eğitim/Öğretim yılında en başarılı okul müdürleri anketini yaparken öğretmenlerimizin sorunlarını yazarak gündeme taşımalıyız..
Eğitimcilerin hangi koşullarda çalıştıklarını göz ardı ederek sadece çocuklarımızın seviyeli ve kaliteli eğitim almalarını beklememiz de etik bir durum değil
bundan dolayı eğitimcilere öğretmenlere sahip çıkarak sorunlarını basın olarak yazıp gündeme taşımalıyız
elbette her öğretmen eğitimci müdürlerimiz başarılıdır
GÖLE HABER olarak öğretmenleriyle ve öğrenciler ile diyalog konusunda sorun yaşamayan bölge insanı tarafından sevilen bir çok konuda örnek teşkil eden eğitimciler müdürleri onura ederek sahiplenmeliyiz
Göleli okul müdürleri arasında tercih konusunda çekimser kalan hemşehrilerimi de anlıyorum bu gayet doğal bir durumdur
**2014.2015.EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ANKETİ
ANKET 2014-2015.EĞİTİM ÖĞRETİM YILINDA EN BAŞARILI OKUL VE MÜDÜRLERİ
1. Arzu GÖGERÇİN Göle Kız Meslek Lisesi Müdürü
2. Hülya YILMAZ Göle Yüzüncü Yıl Ortaokul Müdürü
3. Özben.YILMAZ..Hüseyingedik İlkokul Müdürü
4. Canip ATALAY Göle 30 Eylül Orta Okulu Müdürü
5. Ali.YILDIZ. Göle Yibo Müdürü
6. Ömer ATALAY Göle Enver Avcı İlk Okul Müdürü
7. Harun KARABACAK Göle 100. Yıl İlk Öğretim Okul Müdürü
8. İskender YILMAZ Göle İmam Hatip Ortaokulu ve Lisesi Müdürü
9. Halil ARAS Göle Halk Eğitim Müdürü
10. Şefket GÖKCE Göle Öğretmen Evi Müdürü
11. Yener KARAKUŞ Göle Anadolu Lisesi Müdürü
12. Özer ÖZEN Göle Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü
13. Uüksel YENİ GÖle Sağlık Meslek Lisesi
14. Adetullah KARDİN Göle Endüstri Meslek Lisesi Müdürü