Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de


Tır kuyruğunun yeniden uzadığı Ardahan’ın Çıldır İlçesi sınırları içinde bulunan Aktaş Gümrük kapısına giden bir tır gece karanlığında hiçbir trafik işareti bulunmayan ve bu şekilde karayoluna çıkan traktöre çarptı.

Hayvan Hırsızları İş Başında Geçti!
Geçtiiğmiz gün Hanak hayvan meydanında yaşanan hayvan hırsızlığı ardından bu kez de Ardahan’ın Çıldır İlçesi Âşıkşenlik (Suğara) mahalleside bir kişiye ait 7 adet büyükbaş hayvan hırsız veya hırsızlar tarafından çalındığı öğrenildi. Yaklaşan kış öncesi yeniden iş başı yapan hayvan hırsızların onca büyükbaş hayvanı çalarlarken kent ve şehirlerarası giriş, çıkışları güvenlik güçlerince kurulmuş kontrol noktalarına rağmen nasıl olup, rahatça geçip, gittiği merak edilmekte.


TİKA Başta olmak üzere Türk Dişişleri ile poz vermekten ve sanal ortamlarda goy goy yapmaktan öte bir şeye yaramadıkları ileri sürülen Ahıska adını taşıyan stk’ların Ahıskalıları zorla cehpeye süren Rusya ve Ukrayna’ya karşı gerekli çıkış ve girişimleri yapması gerektiğine dikkat çekerlerken, bu durumun ‘Filler sevişir, Çimler zilir.. Filler sevişir çimler ezilir’ sözünü FİLLLER: Rusya-Ukrayna, ÇİMLER: Bizim Ahıskalılar!, İZLİYECİLER: Şowcu STK’lar! şekline çevirdiği görülmekte.

Hanak Belediyesi yapmış olduğu bildiride; İlçemizde şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarımız İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce 30 gün süreyle kapatılmıştır. Tüm vatandaşlarımıza duyurulur.

Meyve ve sebze dünyası ile adeta bölgenin çukuovası olarak adlanrılan ancak yeterli ilgiyi görmediği için bir çok meyvenin ağaç dallarından çürüdüğü Ardahan’ın doğalgazsız ilçesi Posof’ta yapılan bungalov evler görenleri hayranlık içinde bırakırken, ‘Burası Bolu değil, Posof’ dedirtiyor.
Gürcistan’a da komşu olan ve doğası ile öne çıkan ilçede, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) destekli 7 bungalov ev hayata geçirildi.
Doğayla iç içe yapılan bungalov ev projesinin yaz sezonunda tamamlanması planlanıyor.
Gürcistan’a açılan Türkgözü Gümrük kapısının sınırları içinde bulunan Posof’un birçok yönüyle doğa turzimine hazır olan gizli bir cennet olduğu belirtilmekte.
Türkiye’nin en kuzeydoğusunda yer alması dolayısıyla ilçenin şu ana kadar çok fazla bilinmediğini ve yeterince tanıtılmadığı ifade edilen dışı gibi içide kırmızı elmasıyla bilinen Posof’ta yapılan
7 bungalov ev kısa sürede ilçenin simgesi konumuna geldi.
.jpg)
Köy halkı ile birlikte meyve toplayan gençler, köy sakinleriyle sohbet ettiler. Daha sonra gönüllü gençlere müzisyen Çağlayan Sucu tarafından müzik ziyafeti verildi.
Köy muhtarı Kemal Beyaz, öğrencilere köyde yetişen endemik türler hakkında bilgi verdi. Öğrenciler, yeşilin her tonunu barındıran Posof ilçesinin tadını çıkardılar.
www.kuzeyanadolugazetesi.com

Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan Artvin-Ardahan karayolu 2 bin 600 rakımlı Sahara Geçidi’nde Eylül ayında kar etkili oldu. Karayolunun beyaz örtüyle kaplanmasıyla sürücüler zor anlar yaşadı.
Ardahan’dan Şavşat’a giden Serkan Yalduz, yolda ilerlemekte güçlük çekerken o anları kayıt altına alarak bölgeyi kullanacak sürücüleri uyardı. Karayolları ekipleri bölgeye sevk edilerek kar küreme çalışmaları başlattı. Haber: www.kuzeyandolugazetesi.com

Ardahan’ı olduğu gibi Türkiye’yi Kafkaslara bağlayan yolun üzerinde bulunan Ulgar dağını delip, geçmek için başlatılan tünel çalışması yıllardır bir türlü bitmezken Ardahan’lıların olduğu gibi Kafkasya’ya gidenlerin beklediği ama hala açılmayan tünel çalışmaları fotoğraflandı.
2 Bin 550 rakımlı Ilgar Dağı Geçidi’nde yapımı devam eden bittiğinde 4 bin 957 metre uzunluğundaki Ulgar Tünelinin daha 450 metrelerde olması dikkat çekti.
Yapımına 2017 yılında başlanan 4 bin 957 metre uzunluğundaki Ilgar Tüneli’nde çalışmalar ağır, aksak olarak devam etse de 4 bin 957 metre uzunluğunda olacak tünel çalışmasının 5 yılda 450 metre ancak kazılmasıyla ne zaman biteceği hesaplandığında 5 yılda 450 metresi kazılabilen tünelin çalışması hesaplandığında bölü 5 yıl = 90 metre ( 1 yılda). 4.957 metre bölü 90metre ( 1 yılda) = 50 yılda bitecek hesabı ortaya çıkıyor.

İmam hatip liseleri boş kaldı: Köy köy dolaşıp öğrenci arıyorlar
AKP iktidarının dayattığı imam hatip liselerinde boş kontenjan sayısı her yıl katlanarak artıyor. Ardahan’da yurtların ve okulun boş kalması üzerine okul müdürü ve okul aile birliği başkanı, köyleri dolaşarak okula öğrenci bulmaya çalışıyor.
Ardahan’daki Posof Aşık Sabit Müdami Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde yeterli öğrenci bulunamadı. Lise ve ortaokul bölümleri için yurtları da olan okulun boş kalması üzerine okul müdürü Şener Bilican ve okul aile birliği başkanı Tutan Çiftçi, köyleri dolaşarak okula öğrenci bulmaya çalışıyor. Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay ve Eğitim Sen Genel Sekreteri İkram Atabay duruma tepki gösterdi.
“KANSER HALİNE GELDİ”
“Bu okul özelinde yaşanan rezalet, ülke genelindeki durumun küçük bir örneği” diyen Özbay, şu ifadeleri kullandı: “Devletin tüm imkânlarının yer yer hukuksuzca seferber edilerek ardı arkası kesilmeden yenileri açılan imam hatipler, eğitim sisteminin adeta kanseri haline gelmiştir. İhtiyaç ve talep kriterlerine aldırmadan açılan, ancak başarı oranı yükseltilemeyen imam hatip okulları bir an önce Anadolu liselerine dönüştürülmelidir. Pandeminin başında bizzat Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı istatistikler hatırlanacak olursa diğer devlet okullarında 50’ye yakın olan sınıf mevcudu ortalaması imam hatip ortaokullarında 16 civarındadır. Talep yok, dayatma var. Ancak o dayatma bile bu kadar sonuç alabilmektedir. Bu tablo, çağdaş milli eğitim sistemi inşa etmek yerine ‘dindar ve kindar nesiller yetiştirmeyi’ kafaya takmış yöneticilere ders olmalıdır. AKP eliyle dikilen gerici eğitim gömleği, Cumhuriyet’in çocuklarına dar gelmektedir.”
“EĞİTİM ARAÇ OLDU”
Atabay da “Bu okulların öğrenci bulmakta zorlandıklarını biliyoruz. AKP iktidarı imam hatip dayatmasından vazgeçmiyor çünkü kendi ideolojik argümanlarını topluma kabul ettirmek için eğitimi bir araç olarak kullanıyor. Yerleşme sonuçlarına da baktığımızda, imam hatip liselerinin tercih edilmediği çok net olarak ortada. Ardahan örneğinde de görüldüğü gibi okul idarecileri okul boş kalmasın diye öğrenci arıyor” açıklamasını yaptı.

seçime katılmayan Avukatlardan imzasız açıklama!



Sınırında ki mayinlerin temizlendiği Ermenistan yine Azerbaycan’a saldırdı
Ardahan ve Kars’a sınır olan ve Türkiye ile Ermenistan sınırında ki mayınların temizlendiği şu günlerde Kafkasya’da yine silah sesleri geldi.
Azerbaycan-Ermenistan sınırında iki ülke askeri birlikleri arasında çatışmalar başladığı bildirildi.
Azerbaycan Savunma Bakanlığı, çatışmaların başlamasından Ermenistan ordusunu sorumlu tutarken, Ermenistan Silahlı Kuvvetlerinin, Azerbaycan ordusunun mevzileri arasındaki arazilere ve yollara mayın döşediğini, bu durumu önlemek için Azerbaycan birliklerince alınan tedbirler neticesinde çatışmalar yaşandığını savundu. Bakanlık, Ermenistan ordusunun akşam saatlerinde sınırın Daşkesen, Kelbecer ve Laçın istikametlerinde “geniş kapsamlı provokasyonda” bulunduğunu iddia ediyor.
Bakanlığın açıklamasında “Ermenistan’ın provokasyonlarına yanıt olarak, karşı önlemler lokal niteliktedir ve atış noktaları olan meşru askeri hedeflere yöneliktir. Misilleme önlemleri küçük ölçeklidir. Azerbaycan sınırlarının güvenliğini sağlamayı ve Ermenistan’ın provokasyonlarına son vermeyi amaçlamaktadır.” ifadeleri yer aldı.
Ermenistan Savunma Bakanlığı ise 11 Eylül akşamı Ermeni Silahlı Kuvvetleri birimlerinin Azerbaycan mevzilerine ateş açtığı yönünde Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yayılan mesajı, “Azerbaycan Savunma Bakanlığı yine uydurma haberleri yayıyor. 11 Eylül akşamı, Ermenistan-Azerbaycan sınır bölgesinin doğu kesiminde yer alan Azerbaycan mevzilerine Ermenistan Silahlı Kuvvetleri birimleri ateş açmadı. Ermenistan-Azerbaycan sınırındaki durum nispeten istikrarlıdır ve Ermenistan Silahlı Kuvvetleri birimlerinin kontrolü altındadır.” ifadeleriyle yalanladı.
Çatışmaların ardından Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın, Ermenistan Güvenlik Konseyi’ni olağanüstü toplantıya çağırdığı belirtildi.

Hakemleri Türkiye Kupasında!
Önemli Müsabakanın hakemleri Ardahanlı, Doğu Yılmaz ve yardımcısı Halil Altun geçtiğimiz hafta yapılan ve Ardahan’ın elendiği Serhat Ardahanspor ile Karsspor’un karşılaşmasıyla başlayan Türkiye Kupasının diğer önemli bir maçını yönettiler.
Ziraat Türkiye Kupası’nda 2022-2023 sezonu heyecanı 2. tur mücadeleleriyle devam ediyor. Haftanın sonucu merakla beklenen maçlarından birinde Şanlıurfaspor ile Karşıyaka karşı karşıya gelidler.
Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu’nda saat 17.30’da başlayan karşılaşmayı TFF’nin orta Hakemlerinden olan Ardahanlı Doğu Yılmaz yönetti.
Şanlıurfaspor’un 4-2 kazandığı maç sonrası Şanlıurfaspor Ziraat Türkiye Kupası’na bir üst tura çıktı.

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Serhat Ardahanspor-Kars36 Spor Ziraat Türkiye Kupası 1. Tur Eleme maçının cezalarını açıkladı.
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Kars 36 Spor maçında rakip takım futbolcularına yönelik şiddetli hareketi nedeniyle Serhat Ardahansporlu Erhan Çınar’a 10 maç men cezası verirken, Serhat Ardahanspor Kulübüne taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ihtar cezası verildi.
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından verilen cezalar şu şekilde;
Serhat Ardahan Spor Kulübünün, 13.09.2022 tarihinde oynanan Serhat Ardahan Spor-Kars 36 Spor Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde kupa kategorisinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı ihtar cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Serhat Ardahan Spor Kulübü antrenörü Bayram Yıldız’ın, müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle 3 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Serhat Ardahan Spor Kulübü sporcusu Erhan Çınar’ın, ihraç sonrası rakip takımın iki farklı sporcusuna yönelik saldırıları ve çift sarı kart görmesi nedeniyle yer almaması gereken müsabaka dışında ayrıca 10 resmi müsabakadan men cezası ile cezalandırılmasına,
Kars 36 Spor Kulübünün, 13.09.2022 tarihinde oynanan Serhat Ardahan Spor-Kars 36 Spor Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, kulüp yöneticisinin müsabaka organizasyon toplantısına katılımının sağlanmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle ihtar cezası ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada Kars 36 Spor Kulübü başkanı Erkan Aydın’ın, müsabaka esnasında akredite edilmediği yeşil zeminde ve T alanında bulunmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle ihtar cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.

Çıldır ve Gorveng için destek istedi, DSİ’ye Hanak’a deresi yaptırdı..
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen’i makamında ziyaret edip, Erzurum Büyükşehir’in ilçe ve belde belediyelerinin kendisne yaptığı tüm taleplerine birkez daha destek olan Erzurum Bütükşehir Belediye Başkanına Ardahan adına teşekkür ettiğini belirten AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç Ardahan’a döndükten sonra kendi girişimleri sonucunda Devlet Su İşleri yatırım planına alınarak yapımına başlanılan Hanak merkezde geçen derenin biten taşkın koruma ve dere ıslah çalışmalarını yerinde inceledi.
CHP’li Belediyede bulunan Hanak ilçe merkezi ve Avcılar Mahallesi, yapılan ıslah çalışmaları sonrasında taşkınlardan koruma altına alındı. Çalışmalar çerçevesinde Alaçam Mahallesi merasında ise yüzeysel sulama sağlanmış oldu.
İl Başkanı Kaan Koç, “Devlet Su İşleri tarafından ihalesi yapılan, ilk çalışmalarına sezon başında taşkın koruma ve dere ıslah çalışmaları nihayet sona ermiş bulunuyor. Çalışmalar sonrasında dere hem taşkın koruma açısından hem de görsel açıdan güzel bir noktaya geldi. Ben sonlandırılan çalışmaların ilçemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca bu çalışmalarda emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Aynı milletvekili Ardahan’da da CHPli Başkan ile sık sık bir araya gelip, başkanın çalışmalrına katılması dikkatlerden kaçmıyor.
Bilindiği gibi Ankara Kızılay’da Somalililer tarafından işletilen Saab Cafe’nin tabelasının geçen günlerde yapılmak istenen açılışı polis müdahalesiyle karşılaşmıştı.
Açılış sırasında orada bulunan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu da müdahalenin hukuksuz olduğunu savunarak işletmecilere destek olmuştu.
Yeneroğlu’nun itirazı üzerine, emniyet amiri olduğu belirtilen sivil giyimli bir kişiyle de gerginlik yaşanmıştı. Yeneroğlu’nun sosyal medya hesabında paylaştığı videoda sözkonusu kişinin “Senin gibi tiplerin ne olduğu belli, ahlâksız sensin lan, adam gibi konuş, milletvekiliymiş…” dediği görülmüştü.
Tartışma konusu haline gelen görüntülere AKP içerisinden de dikkat çeken bir tepki geldi. AKP Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda “Dün İstanbul’da bir milletvekilinin polise tokat atması gibi, bugün Ankara’da bir polisin milletvekiline parmak sallayarak üzerine yürümesi de asla kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullanmıştı.

Hani Posof, Damal ve Hanak’a Doğal Gaz Verilecekti..
Barış olmadan huzur olmaz!.. Erdoğan.. Yıl: 2019
Başta seçime giden ATSO’nun başkanı tarafından başlatılan kampanya gibi unutulan Ardahan’a Havaalanı ve Gümrük müdürlüğü başka İL’de olan KTB Tren Yolunun Ardahan’a uzatılması projesi olmak üzere bir çok önemli konunun unutulduğu bir zamanda yendien seçim çalışlmalarına başlayan AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğna’ın 2019 ylında geldiği ve çıktığı mitingi hatırlatan Ardahanlılar, ilçelere verileceği söylenen doğlgazın neden hala gelmediğini sormaktalar.
2019 yılının 3. ayında Ardahan’a gelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ardahan’da düzenlediği mitinge katılmış, Posof, Danal ve Hanak’a doğalgaz verileceğini belirtmişti.
Ardahan AK Parti’nin düzenlediği mitinge katılmak üzere Ardahan’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kars’tan Ardahan’a Helekopter ile gelerek, 80. Yıl Şehir Stadyumunda dönemin Ardahan Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Kırış ve Belediye Başkanı Faruk Köksoy tarafından karşılanmıştı.
Karşılamanın ardından Ardahan merkez camiine geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma Namazını kıldı ve vatandaşların Cumasını tebrik etmişti. Erdoğan daha sonra, PTT Kavşağında halkla buluşarak 4 dönemdir AK Parit Ardahan Miilletvekili olan Atalay, dönemşn Belediye Başkanı ve Belediye Başkan Adayı Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın konuşmaları ardından miting alanında konuşmuş, 3,5 yıllık hasretin ardından Ardahan’a kavuştuğunu söylemişti.
Erdoğan: ‘Barış olmadan huzur olmaz’ demişti.
Ardahan’ın milli uyanışın sembol şehri olduğunu ifade eden Erdoğan, “Ardahan bağımsızlığın kıymetini bilir. Ardahan hür yaşamanın, kendi toprağında özgür yaşamanın kıymetini iyi bilir. İstikrar ve güven ortamının değerini çok iyi bilir. Son bir asırda yaşadıklarımız birlik olmadan dirlik olmaz gerçeğini göstermiştir. Barış olmadan huzur olmaz, beraberlik olmadan zafer olmaz, kenetlenme olmadan başarı olmaz, dayanışma olmadan refah, kalkınma, gelişme olmaz” demişti.
Konuşmalarını, Ardahan’ın geleceğini yakından ilgilendiren konular üzerine sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘POSOF, DAMAL VE HANAK DOĞALGAZA KAVUŞACAK’ demişti.

Son olarak başında bulunduğu beldesinin alt yapı çalışmaları hakkında önünde durup, poz verdiği kaldırım taşlarıyla birlikte Atalay’ın adını vermeden kendi öz çabası olarak paylaşımda bulunan Köprülü (Goreveng) Belediye Başkanı Yücel Akkoç’a ‘Vay sen bu işleri Atalay’sız yapabilir misin’ başlıklarıyla kendisine yönelik yine ağır itamlar yapılınca fotoğrafta görülen paylaşımını kaldırmak zorunda kaldırınca itamı yapan Porf. Dr. Orhan Atalay’ın trolleride demediklerini bırakmadıkları ağır eleştiri yazısını kaldırdıkları dikkat çekti.



Ardahanlı hayvan üreticileri, ekonominin en önemli kaynaklarından birinin tarım ve hayvancılık olduğunu söylediler. Ardahanlı hayvan yetişticileri, son yıllarda üreticilerin göç etmeye başladığını, devletin ise durumdan bihaber olduğunu belirtti. Ardahanlı hayvan yetiştiricileri sıkınıtılarını şöyle dediler.

“Burada 650 bin büyükbaş hayvan yetişiyor. Bu sene çok garip bir durumla karşı karşıyayız. Dolar artınca ithal hayvan artık gelmiyor, ithal gelmeyince mecburen iç piyasada bulunan hayvanlara rağbet oldu. Ne yazık ki arpa, saman, ot pahalı olunca mecburen elimizdeki hayvanı da satmak zorunda kalıyoruz. Çünkü devlet destek vermiyor. Vermediği için de insanlar elindeki, doğuracak hayvanını satmaya kalkıyor. Tarım Bakanlığı’na sesleniyorum, hayvancılık bitiyor.” ifadelerini kullandı.

www.sehitlerolmez.com adlı sitede ele lınan bir yorum/yazıda Ardahan Posoflu Burhan Özkoşar’a ağır suçlamalarda bulunuldu.
‘Ahıskalıların Düşmanı. Burhan Koşar, DATÜB Başkanı Ziyatdin Kassanov!’ başlıklı yazıyı ele alan Yusuf İnan adlı site yazarı, “Ukrayna’daki Hain Ahıska Çeteleri Türkiye’nin Milli Güvenlik Sorunu” başlıklı bir köşe yazısı yazdım. Burhan Özkoşar adlı şahıs o köşe yazısını Ahıska gençlerinin yoğun olduğu bir facebook sayfasında provokatif olarak paylaşmış.
Daha sonra da twitter hesabından bana mesaj göndermiş.
Mesaj aynen bu şekilde:
Bu yazında bol duygu sömürüsü yapmışsın unutma “Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste” sen ekmeğini yediğin mazlum Ahıskalılara haksız yere saldırdın. Ne istiyorsun sürgünlerde yaşayan mazlum Ahıskalı Türklerden?’ dedikten sonra Özkoşar’ın kendisine attığı ikinci mesajı olan ‘Tepkilerimiz işe yaramış. Ama Ahıskalı Türklere olan düşmanlığın bitmez senin Çetelerle Ahıska Milleti bir kefeye konulamaz!’ mesajını paylaştıktan sonra “Ukrayna’daki Hain Ahıska Çeteleri Türkiye’nin Milli Güvenlik Sorunu” başlıklı köşe yazısı ortada.’ diyerek şöyle devam etmiş.
Bu yazı ne yenilir, ne de yutulur.
O yazıdaki olaylar bir iddia değil. Hepsi somut yaşanmış olaylar. Hepsi belgeli. Hepsi devletin resmi kayıtlarına girmiş, bizzat yaşanmış olaylar.
Türk bayrağının indirilmesi, çöp konteynerine atılması. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğraflarının indirtilmesi, tehditler, şantajlar, silahlı saldırılar, 25 bin dolar rüşvet istemeler kaba kuvvetle, kuru gürültüyle kapatılacak ihanetler değil!
Bu yazıyı okuyan bir Ahıskalı Dernek Yöneticisinin yapması gereken ilk iş, o yazıyı yazan kişiye ulaşmak olmalıydı. DATÜB Başkanı Ziyatdin Kassanov medyaya yansıyan haberlere göre Evliya Çelebi gibi geziyor.
Ben DATÜB Başkanı olsaydım, her işimi bırakır, bu işin peşine düşerdim. Ahıska Büyüklerinden, DATÜB Yönetimi içinden akil insanlardan bir heyet oluşturur ve yazıyı yazan kişiyi ziyarete gider, hele bir anlat, bizim adımızı lekeyen bu iş nedir, derdim.
DATÜB eski Başkan Yardımcısı Burhan Özkoşar ne yaptı?
Köşe yazısını Ahıskalıların facebook sayfasından provokatif bir şekilde paylaşarak, köşe yazısını yazan gazeteciyi “düşman” ilan etti.
DATÜB Başkanı Ziyatdin Kassanov ne yaptı?
Başkan yardımcısının adıyla İHA’ya yalan ve iftira dolu bir haber yazdırmışlar.
Burhan Özkoşar o haberi paylaşarak Ahıskalılar yalnız değil diye mesaj atmış!
Ben bu konulara takılacak bir gazeteci değilim. Benimle ilgili neler yazmadılar. Ben hiçbirini dava etmedim. Ne hakaretler ettiler. Devamı
www.kuzeyanadolugazetesi.comsayfa 9’da
İHA’nın abonelerine dağıttığı karalama iftiralar, hem İhlas Haber Ajansını küçülttü, hem de tüm dünyadaki Ahıska Topluluğunu kötü gösterdi.
Burhan Özkoşar, bir twitter paylaşımında şöyle demiş!
“Tepkilerimiz işe yaramış. Ama Ahıskalı Türklere olan düşmanlığın bitmez senin”
Çetelerle Ahıska Milleti bir kefeye konulamaz!
Hayatımda en sevmediğim şey yaptığım bir iyiliği başa kakmak, gündeme getirmek. Bu satırları yazmak zorunda olduğum için utanıyorum.
Ukrayna’ya tatile geldiğimin ilk haftası Ukrayna Nikolaev’de yaşayan İş İnsanı Konyalı Mehmet Belenbaşı ve Ahıskalıların eniştesi Trabzonlu Süleyman Bıyık’ın isteği ile Ahıskalıların sorunlarını haber yapmak için Ahıskalıların yaşadığı Kostiçi köyüne gittik.
Ahıskalıların Ukrayna’daki savaş nedeniyle yaşadığı sorunları ilk defa ben yazdım. “Ukrayna’daki Ahıskalılardan Anavatan’a selam ve sitem var” haberini ben yazdım.
O haber Türkiye’deki birçok haber sitesinde ve baskılı gazetede yayınlandı. Benim internet gazetem yerelgundem.com, sehitlerolmez.com ve baskılı gazetem YEREL GÜNDEM’de de yayınlandı.
– Ukrayna’daki Ahıskalıların Türkiye’ye getirilme fikri benim haberimden sonra gündeme geldi.
– Ukrayna’da yaklaşık beş yıl yaşadım. Beş yıl içinde, Türkiye’ye geleceğim gün de dahil olmak üzere Ahıska köylerine sırtımda et, erzak taşıdım.
– Ahıska köylerindeki fakirlere gıda yardımı yaptım.
– Dul kadınlara ve çocuklarına özel olarak gıda ve giyim eşyası dağıttım.
– Ukrayna Nikolaev ve Kherson bölgesindeki tüm Ahıska köylerine et ve erzak dağıttım. Beş yıl!
– Binlerce inek, dana, koyun, keçi ve koç adak kestim.
– Adaklık hayvanların büyük çoğunluğunu Ahıska köylerinden satın aldım. Ahıskalılar kalkınsın istedim!
– Ahıska köyünden satın aldığım danayı, o evin bahçesinde kestim. Kesen Ahıskalıya kesme ve yüzme parası verdim. Danayı boğazı kesik halde bırakıp, Nikolaev’e evime döndüm.
– Ukrayna Nikolaev, Kherson bölgesindeki tüm Ahıska köylerindeki camileri onardım. Detaylı onarım için para verdim.
– Nikolaev’de üniversitelerde okuyan Ahıska gençlerine kendi çocuklarımın rızkından kesip harçlık verdim.
Burhan Özkoşar, bir paylaşımda, “sen ekmeğini yediğin mazlum Ahıskalılara haksız yere saldırdın.” diye bir cümle kurmuş.
Ben hiçbir Ahıskalının ekmeğini yemedim. Beş yıl içinde Ahıska köylerinde binlerce adak kestim, hiçbirinin bir bardak suyunu, çayını içmedim!
İçti, yemeğimizi yedi diyen varsa, buyursun söylesin!
İlk kez haber yapmak için gittiğimiz gün, yemeğe davet ettiler. İkinci olarak da benim verdiğim adak etlerinden köfte yapmışlardı, bana da verdiler. Köftenin parasını Ahıska köyünün camisinin imamı Ravşan Züffarov’a verdim. Ben adak eti yemiyorum. Bu parayı al caminin ihtiyacı için kullan dedim.
– Ahıskalı gençlere iş verdim. Aş verdim. Sahip çıktım. Ahıska köylülerinin ineğini, danasını, üçüne beşine bakmadan satın aldım.
– Ukrayna’da bulunduğum süre içinde Ahıska köylerindeki tüm düğünlerin etlerini ben verdim.
– Bir dana istemişlerse, bir dana verdim, beş koyun istemişlerse, beş koyun verdim.
Tüm bunları yapan Yusuf İnan’a Ahıskalıların düşmanı mı diyorsunuz?
– Ahıskalıların ineğini, danasını satın alarak, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
– Adağı kesen Ahıskalıya kesme parası vererek, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
– Binlerce adağın etlerini ve derilerini Ahıska köylerine vererek, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
– Ahıska köylerindeki fakirlere yiyecek ve giyecek yardımı yaparak, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
– Ahıskalı gençlerin düğün yemeklerinin etini vererek, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
– Ahıskalılara iş ve aş vererek, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
– Ahıskaların yaşadığı sorunları haber yaparak, Türkiye’ye gelmelerine vesile olarak, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
– Ahıska köylerindeki camileri onararak, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
– Üniversitede okuyan Ahıska gençlerine kendi çocuklarımın rızkından keserek, harçlık vererek, Ahıskalılara kötülük mü yaptım, ahını mı aldım?
Burhan Özkoşar’da bir gram insaf ve vicdan varsa, kim kimin ekmeğini yemiş, kim kimin ahını almış görür ve özür diler!
Burhan Özkoşar, bir paylaşımında da; “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste, aheste” diye yazmış!
Gelelim Türkiye dostu, Ahıskalıların dostluklarına!
– Ahıska Köylerine dağıt diye verdiğimiz adak etlerini, Ahıska köylerine parayla sattılar!
Kanıt mı istiyorsunuz?
Bu ihbarı yapan kişi Konyalı Mehmet Beyin fırınında çalışan Ahıskalı Server isimli kişidir. Ukrayna’da Server’i bilmeyen yoktur. Fırıncı Mehmet beye, babası Osman amcaya ve beraber çalıştıkları Türkiyeli iş insanı Hüseyin Sancak’a söyleyen kişi Ahıskalı Server’dir.
Beni fırına davet ettiler. Hepsi bir arada iken bana anlattılar.
Daha sonraki dağıtırımlarda, etleri çalmayacak, Ahıska köylerine parayla satmayacak kişileri bulan da Server’dir.
Hüseyin Sancak, Fırıncı Mehmet Bey ve babası Osman amca tüm olaylara şahittir.
DATÜB Yönetimi Nikolaev’e gidip, bu kişilerle görüşebilir. Benim yazdığımdan bin fazlasını anlatacaklardır. Eğer samimi iseniz gidip sorunu yerinde inceler ve çürük domateslerinizi ayıklarsınız.
Etlerin Ahıska köylerinde parayla satılmasının ikinci ayağında da, adak etlerinin pazarda satılması var!
Bunu sorduğum için Ahıskalı Kur’an Kursu Yöneticisi tarafından darp edildim. Yine Hüseyin Sancak’a, Osman Amca ve oğlu Mehmet beye sorabilirsiniz.
Kur’an Kursu’na verilen 141 inek ve dana, 450 koyun, 45 – 50 keçiyi satan da Ahıskalı Kur’an Kursu yöneticisi Kamil isimli şahıstır.
Bununla ilgili bilgiyi de Ukrayna’da Kur’an Kursları sorumlusu Yakup Hoca’ya (Yakup Hoca Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı) sorabilirsiniz. Bu kişi etlerin satıldığını doğruladı. Satılan etlerin parası bizim kasamıza girmedi dedi. Yemin etti!
Gidin sorun!
Kur’an Kursu yöneticisi Kamil getirdi. Abi senin gebe koyunları bu arkadaşın normal koyunları ile değiştirebilir miyiz, dedi.
Ben de olur, Ahıskalı kardeşimize destek olalım, dedim. Kamil ile birlikte gebe koyunları seçtiler, alıp gittiler.
Geri vermeye gelince karşı çıktılar, kavga çıkardılar, küfür ettiler! Üzerime yürüdüler!
Kamil şahittir! Eğer bunu da inkar ederse, Allah taş eder adamı!
Ben tüm bunlara rağmen Ahıska köylerine et ve erzak vermeye devam ettim.
Kostiçi köyünde adak etlerini köpeklerin önüne atan kişi de Şah Murat isimli kişidir.
Kendisine Ahıska köyüne dağıtması için 30 yüzülmüş koç verdim. Sabah Şah Murat’ın danalarını satın alıp, evinin önünde kestik. Akşam verdiğim adak etleri, koçlar, koyunlar bütün olarak köpeklerin önündeydi. Beni aracıyla köye götüren emekli astsubay Zafer şahittir.
– 450 koyunu gasp edip, 4 bin dolar rüşvet isteyen kişinin adını da merak ediyor musunuz?
– 25 bin dolar rüşvet isteyen, Ahıskalıların isimlerini de merak ediyor musunuz? Bakın çete demiyorum. Siz böyle istediniz.
– İşini, evini, arabanı bize teslim et, ülkeyi terk et, diyen Ahıskalıların adını da öğrenmek istiyor musunuz?
– 25 bin dolar vermezsen, seni FETÖCÜ ilan ederiz diyen Ahıskalının adını da öğrenmek istiyor musunuz?
ile birlikte açtık.
Fotoğrafımıza iyi bakın!
Duvardaki Türk bayrağını tanıdınız mı, ya nazar boncuğunu!
Bu binanın girişinde Türk bayrağı dalgalanıyordu, duvarlarında da Türk bayrağı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın portreleri asılıydı. Nikolaev’de Erdoğan’ın FOND’u olarak anılıyordu.
Bir kare fotoğraf aldatıcı olabilir. İşte FOND İNAN’ın açılış görüntüleri. Video kaydı…
– Böyle bir Fond’un merdivenlerine boş mermi kovanı bırakmak!
– Girişinde dalgalanan Türk bayrağını kaidesinden sökerek çöpe atmak!
– Fond’un ofisinin sahibini tehdit ederek, sözleşmeyi bozdurmak!
– Dört kez Türk bayrağını indirtmek!
– Dört kez Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın portrelerini indirtmek!
Sizce ne anlama geliyor?
– Ahıskalı kardeşlerimiz Türk bayrağını tanımamış olabilirler mi?
– Ahıskalıları Türkiye’ye getiren, ev, aş, iş veren, Külliye’de ağırlayan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı tanıyamamış olabilirler mi?
Gelelim Burhan Özkoşar’ın; “Bu yazında bol duygu sömürüsü yapmışsın” paylaşımına…
– Bu çocuklar 1303 gündür babalarını göremiyor.
– Ukrayna Nikolaev’de şehir dışında ıssız bir bağ evinde yaşam mücadelesi veriyor.
– Bu çocukların annesi hem öksüz, hem de yetim!
– Gözlerinin biri yüzde 3, diğeri yüzde 20 görüyor. (İki ay önce ameliyat oldu.)
– Bu süreçte kalp hastası oldu!
– Üzüntüden 1,5 ay yemek yemedi, su içmedi, böbrek hastası oldu.
– Ayşe bebek ben Ukrayna’dan ayrıldığımda beşikteydi. Annelerinin gözleri görmemesinden dolayı sıcak çaydanlığı üzerine dökerek kendini yaktı. İki kez ameliyat edildi.
– Ukrayna’da fırtına oldu. Evin çatısı uçtu. Çocuklar soğuk kış günlerinde kar ve yağmur altında kaldılar.
– Ayşe şimdi 5 yaşına girdi. Sıcak suyla yanmanın etkisiyle hala konuşamıyor! Babasını tanımıyor.
– Elif 6 yaşına girdi.
– Elif tam 1303 gündür babasını göremiyor.
Şimdi gelelim duygu sömürüsüne!
– Eğer bu kumpasta, Ahıskalıların parmağı varsa,
– Bu çocukların babası, Ahıska köylerine sırtında et ve erzak taşırken, Türkiye’deki 155 polis ihbar hattına, Yusuf İnan Ukrayna’da FETÖ adına kurban kesiyor, para topluyor diye yalan ihbarda ve iftirada bulunduysa,
Hangi mazlumun ahı, kimden çıkar acaba?
Öksüz ve yetim bir kadını iki sabi çocukla ıssız bağ evinde ölüme terk ettiren kumpası, et ve erzak dağıttığımız Ahıskalı kardeşlerimiz yapmışsa,
Bu iftirayı Ziyatdin Kassanov ve Burhan Özkoşar yapmış veya azmettirmişse,
Yetimin hakkını çiğnemişse,
Kimin ahı, kimden çıkar?
Dahasını söylemeye gerek var mı?
Tek kelime kafidir!
Hasbünallahü ve nimel vekil!
Bekleyip görelim…
Öksüz ve yetim bir annenin ahı, beşikteki çocukların ahı, indirilerek çöpe atılan Türk bayrağının ahı, Ahıskalıları Türkiye’ye getiren, makamında ağırlayan Türkiye Cumhurbaşkanı’nın makamının ahı, en önemlisi de Ahıskalılara kardeşim diye yüreğini açan Türk Milleti’nin ahı, kimden ve nasıl çıkacak?Yaşayanlar görecek!

BASINA BAŞÖRTÜ!
Bugün, ‘Havaalanına ne gerek var, önce yollar sonra havaalanı’ denen ama 20 Yıldan fazladır bir türlü bölünüp, yapılamayan Ardahan-Göle yolu gibi ülkede ithalatın, ihracatın yanında giriş, çıkışların sıfır derecede olduğu kör, pardon Türkgözü (Badele) adlı gümrüğünü yazacaktım.
Sonra Kafkaslara açılan, lobisi diye geçinenlerin birbirlerini yediği şu günlerde sınır ötesinde bulunan Ahıska’lıların akrabalarının yaşadığı Posof’ta yapılacak denilip, sürekli yardım toplanan ama bir türlü ortaya çıkmayan Caminin neden bitmediğini soracaktım.
Kısacası, bu yönde bir memleket yazısı yazmayı düşünürken CHP lideri, 6’li masanın kurucu aktörü Kılıçdaroğlu’nun twiterda açıklama yapacağını ilan ediyordu.
Aldığı ceza dolayısıyla siyaset yapma yasağı getirilmesine karşın partinin kapanmasına vesile olacak bir davranış içinde bulunup, CHP İstanbul İl Başkanlığına devam eden Kaftancıoğlu’nun da aralarında olduğu kadına özgürlük denip, bir türlü yasallaşmayan başörtüsü meselesini çözeceklerini iddia ederek, bu yönde meclise önerge getireceklerini belirten Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı tüm kamuoyunu olduğu gibi bugünkü yazımı da bu yöne çekti.
Çünkü son yerel seçimlerle HDP’nin desteği ile birçok belediyeyi alan ve bu belediyelerin verdiği tam gaz destekle gündem oluşturmayı Erdoğan’ın elinden bir nebze de olsa alan KIlıçdaroğlu bu çıkışı ile ülkenin gündemine bir anda farklı taraftan yön vermişti, hem de meclisin açıldığı ilk gün.
Evet, Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışla 80 yıldır dini siyasetle bulaştırıp, bunun üzerinden siyasi kazanç elde edenlerin olduğu söylenen siyasi arenada birilerinin elindeki bu kozu alacağını iddia edilse de bende bu meselenin de adeta İmam Hatiplerin kurulmasına verilen onaya benzettim.
Çünkü aynı Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu siyasi dünyanın diğer dünya ile yani muhafazakâr seçmenle çokta bir araya gelemeyeceği, hele hele camide yatıp, kalksa da solcuyum, Atatürkçüyüm, laikim diyenlerin işi biraz değil,oldukça zor..
Yani özgürlük adı altında tüm samimiyetle Menderes ve MSP dönemlerinde başlanan, destek verilen İmam Hatip meselesinde olduğu gibi Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu partinin ve benimde içinde bulunduğum solun, başörtüsü, din, dil gibi laiklik özgürlüğünün de içinde olduğu tam demokrasiyi, özgürlük, insan haklarını savunan zihniyetine o yakadan oy alamayacağını bilirim.
Ha bu arada yeni yasama dönemine açılan meclisin ilk işinin basın ve düşünce özgürlüğüne ek olacak olan yasayı tartışacağını da unutmamak gerekir.
Çünkü bu işlerin öyle hemen değil, İmam Hatiplere karşı çıkılmasını önleyen Menderesten beri verilen mücadele ile olduğunu da bilenlerdenim…
Yani Baykal’ın ‘bir ay dayanmaz’ deyip, önündeki yasal ve siyasal engelin kaldırılmasına katkı sunduğu Erdoğan’ın da başörtüsünün artık yasallaşması gerektiğini ama başta laikler, ulusalcılar olmak üzere birilerinin ‘Aha rejimi değişti şimdi de İran’da Arabistan’da olduğu gibi ülkeyi de buraya götürecek’ eleştirilerinin geleceğini düşündüğünden bu işi bugüne kadar kararnamelerle idare ettiğini de ve durup dururken Demirtaş’ın başını çektiği milletvekillerinin hapsedilmesine neden olan adımı da da aynı CHP atmıştı.
Evet, ‘Dokunulmazlıkları kaldıralım’ diyen aynı CHP’nin bu yönde getireceği yasaya balıklama atlayıp, destek verdireceğini ve çıkacağı alenen görünen Sosyal Medya ve İnternet Haberciliğine Dönük Düzenlemeler İçeren Kanun Teklifi ile daha çok dolacak olan havuz denen basın ve medya ile ‘başörtü meselesini yasallaştırdım’ deyip, bunu da kendi lehine çevireceğini buraya not etmek gerekir.
Burada durup, ortaya koyduğu siyasi kişilik ve kimliği ile ‘Türkiye partisi olacağız’ diyerek Kayseri’den, Edirne’den, Rize’den, Çanakkale’den bile oy alıp, %3 ile %5 arasında dolaşan partisini bir anda %16’lara taşıyan Demirtaş’ın ülkede aranan solun lideri olma ihtimalinin bir hayli arttığı sürece de bir bakalım derim.
Çünkü başörtüsü meselesi gibi hiç gündemde yokken durup dururken ‘Haydi gelin dokunulmazlıkları kaldıralım’ dedirtilen ve Demirtaş’ın hapsine ön ayak olan aynı Kılıçdaroğlu şimdi de ‘gelin başörtüsünü yasallaştıralım’ diyor.
Aynı Kılıçdaroğlu ve CHP değil miydi MHP’li, milliyetçiler dahil tüm toplum fertleri tarafından sevilen Demiritaş’ın içeri gireceğini bile bile başına geçtiği ama hala yenemediği partinin ulusalcı kozmik odasını aşamayan.
Ve direndiğine inandığım, bildiğim aynı Kılıçdaroğlu o gün dokunulmazlıkların kaldırılmasına dirense de son anda istemeyerekte olsa onay verilmesinin önünü açandır.
Çünkü Demirtaş’ın Atatürk, Laiklik, Ulusalcılık dışında politika üretemeyen, %25’i 25.5 yapamayan CHP’yi tarihe gömerek, kendisi ülkenin en güçlü sol lideri, partisi HDP’nin iktidar olacak korkusu CHP’ye dokunulmazlıkları kaldırttığı gibi Baykallı CHP Erdoğan’ın siyasi yolunun önünü açmış, 9 kez yenilen Kılıçdaroğlu’nun da ortaya koyamadığı siyasetle Erdoğan’ı 21 yıldır iktidarda tuttuğunu da göz ardı etmemek gerekir.
Ve son söz.
AK Parti iktidarı gitse de başörtüsü konusu da İmam Hatipler gibi yasallaşacak ve buna en büyük katkıyı yine sağ olsun büyük devrimci CHP katkı sunarken siyasi kaymağını yine dini siyasete bulaştıranlar yiyecek.
Yaşasın basın özgürlüğü, sağ olasın CHP..