SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.15’de de TEMPO TV’de..
Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..
Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw

MARS YOLLARINA GÖKTAŞI YAMASI!
İki yıla yakıdır yenilenmeyen şehir içi yolların yanında köy yollarında bir hayli bozuk olduğu görülen Ardahan’ın ana caddelerinde ki bozuk yollarının dolgu ile onarılmaya çalışıldığı ve bu dolguların birer mantar gibi beyazlandığı dikkat çekerken köy yollarının da kent içi yollardan aşağı bir durumda olmadığı ve bir hayli bozuk, çukurlarla dolu olduğu dikkatlerden kaçmıyor.
Köy yolları da aynı durumda..
5 İlçesi, bir beldesi 234 köyü bulunan Ardahan’ın yıllardır bitmeyen çevre ve bölünmüş yollarının yanı sıra Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı’na, Hanak, Damal ve Posof Türkgözü (Badele) Gümrük kapısına kadar uzanan Göle’nin şehir ve uluslararası yolarının yanında bir türlü yapılıp, onarılmayan yayla yollarından beter köy yollarının da bir hayli bozuk olduğu şu günlerde bir süre açıklanan ve geldiği söylenen paranın bu yolların onarılması için hazırlanan plan ve projelere yetip, yetmeyeceği de merak edilmekte.
GAZETECİ ÇILDIR’DA
RAYLARI VE TRENİ BULDU, DURAĞI ARIYOR!…
Ardahan’ın Çıldır ilçesi sınırları içinde bulunan 1965 rakım yükseklikte, 125 metre kare genişliğindeki Çıldır Gölünün batı yakasından, eski rus yolu, gerçek ipek yolu olarak bilinen alandan geçecekken Ardahan’ın 9 köyünü çalan Karslı siyasilerin devreye girmesi ile bir anda gölün doğusuna kaydırılan KTN Demir Yolunun üzerinde kurulması istenen Doğu Expresinin son durağı için her şeyin hazır olduğu görüldü.
Çıldır’a kurduğu Çıldır Gazetesi adlı gazetenin baş logosuna “Çıldır Aktaş Gümrük kapısı Açılmalı” sözlerini koyup, kapı açılana kadar bu sloganını çıkarmayan ve Çıldır tarihinde bu yönde toplumsal olarak ilk kez bir de yürüyüş yaptıran Gazeteci Fakir Yılmaz, bu kez de istasyon için kolları sıvadı. Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan Gazeteci Fakir Yılmaz, Çin’in teşviki ve desteği ile yaptırılıp, Bakü – Tiflis – Kars demiryolu ya da Bakü – Ahılkelek – Tiflis – Kars demiryolu, kısaca BTK ya da BTAK, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’yi doğrudan birbirine bağlayan bölgesel demiryolu hattı “Demir İpek Yolu” olarak da adlandırılırken, bu demir yolunun Türkiye’ye ilk giriş yeri olan ve Aktaş Gümrük Kapısınında olduğu Çıldır Yukarı Cambaz’a bir durağı kurulması ve başta doğu expresi olmak üzere, Orta Asya’dan Kafkasyalara kadar uzanan bu hat üzerinde bir de Antrepo isteyen Ardahan’lıların rayları hazır, trenlerin gelip geçtiği bu alanda kurulmasını istediği istasyonu beklerken, sanki bir şey yokmuşcasına hareket etmelerine tepki gösterdi.

Gazeteci Selmi Yılmaz ile birlikte bölgeye br kez daha giden Gazeteci Fakir Yılmaz, bu demiryolu hattının, Ermenistan’ı bypass ederek Azerbaycan’ın başkenti Bakü şehrinden, Gürcistan’ın başkenti Tiflis ve Ahılkelek şehirlerinden geçerek Türkiye’nin Kars şehrine kadar uzandığını, aynı demiryolunun tamamının 838,6 km olup, toplam maliyeti 450 milyon dolara mal olduğunu bile bilmeyenlerin, Demiryolunun 503 km’si Azerbaycan’dan, 259 km’si Gürcistan’dan, 76 km’sinin ise Türkiye’den geçtiğini ve tam kapasiteli olarak açıldığı zaman ilk etapta hattan yıllık 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşınması hedeflendiğini unutan Ardahanlıların rayı ve trenleri hazır.

Bu hat üzerinden Çıldır’da bir istasyon açılmasını istemeleri ve bu yönde baskıcı kampanyalar yapması gerektiğinede dikkat çekti. YouTube ArdahanTV için gittiği KTB Tren Rayı üzerinden tüm Ardahanlılara bir çağrı yapan ve temeli 2007 yılında atılan hattın 30 Ekim 2017 tarihinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili’nin katılımıyla hizmete açıldığını belirten Gazeteci Fakir Yılmaz, her şeyi hazır olan bu hattın üzerinde kurulacak olan bir istasyonun bölgeye olduğu gibi, Karadenize’de büyük bir ekonomik hareketlilik getireceğini belirttiği açıklamasında, Ardahanlıların sanki, hiç bir şey yokmuş gibi ve sadece doğu expresine durak istemelerinin saçma, bir o kadar gereksiz bir şey olduğunu ve bu bakışın başarılı olmayacağını da söyleyerek, her şeyi hazır bu hattın üzerine bir istasyon ve Antreponun kurulması ve girişimlerin başlatılması için çağrı ve baskıya ihtiyaç olduğunu da belirtti.
Posof ve Sahara Açılamazken,
Gazeteci Dünyanın 2. En Uzun Tünelini Geçti!..
Gürcistan ile Ermenistan’a sınır, Kafkasya’ya komşu Ardahan’ın sınırları içinde bulunan Posof Ulgar, Şavşat Sahara dağlarının delinip, tünel açılması beklene dursun Gazeteci Fakir Yılmaz dünyanın en uzun ikinci tüneli olan Ovit’i geçti.
Dünyanın 2. en uzun tüneli olan ve Karadeniz’i Doğu Anadolu’ya bağlayan Ovit Tünelini geçen Gazeteci Fakir Yılmaz burada yaptığı yayını ile yıllardır konuşulan ama bugüne kadar raflardan indirilip, temeli atılmayan Ardahan Şavşat arasındaki 2650 metre yükseklikteki Sahara Dağı tünelinin geleceğini atılan temeli ile bir kısmı delinen ancak son yerel seçimlerin hemen ardından inşası duran 2540 rakımlı Posof Ulgar dağı tünelini ve Gürcistan’a açılan Aktaş Gümrük Kapısına giden yolun üzerindeki yapım çalışmaları süren 2159 rakımlı Çıldır Mozoret/Aşık Şenlik dağı tünelinin geleceğini ve bu tünellerin, bu tünellerin üzerindeki yolların ne zaman biteceğini sordu.
OVİT TÜNELİ..
Ovit Dağı Tüneli, Türkiye’de Rize-Erzurum arasındaki kara yolunun İkizdere-İspir mevkinde bulunan Ovit Dağı Geçidi’ni aşan kara yolu tünelidir. Toplam uzunluğu 14.3 km olan yolun 1.7 km’si aç-kapa, 12.6 km’si ise tünel kazısıdır. Dünyanın ise en uzun çift tüplü kara yolu tünelidir.
İsrail Kahrolmuyor…
Hala inanmadığım ve gribal bir olay olduğunu iddia edip, abartıldığını belirttiğim corona yasaklarının devam ettiği ve insanların içeri kapatılıp, medya ve internet aracılığı ile adeta beyinlerinin yıkanıp, ölüm korkusu ile dizayn edilmeye çalışıldığı şu günlerde, muhafazakâr seçmen denilenler başta olmak üzere, “Vatan-Millet-Sakarya” edebiyatından öteye gitmeyenleri tahrik edip, bir araya toplayan ve oylarının tek bir yere akmasına katkı sunan İsrail yeniden sahada.
Halbuki, sıkıyönetim darbelerinde yaşanan yasakların hala devam ettiği, aynı günlerde dünyanın diğer bir ucunda virüsü ve aşısı tüm dünyaya dağıtılan Çin’de, yani Doğu Türkistan’da da aynı manzaralar yaşanırken, ortada olmayanların bugünlerde “Kahrolsun İsrail” deyip, İsrail’i 60 yıldır bir türlü kahredemediği yetmezmiş gibi, birçok ürünün menşesini ve askeri sahaları, ortaklıkları Yahudi dediklerine teslim ettiğini de sanki bilmezler…
.jpg)
Önü Beşikkaya Barajı ile kesilip, Göle ovasını olduğu gibi, Ardahan ovasını kurutacak olan bir proje ile Karadeniz’e akıtılması düşünülen Kura nehri gibi bir çok su kaynağını, madenleri elinde tutan dünyanın cendermesi ABD’nin Ortadoğu’daki merkezi Çukuroava ve diğer bir çok tarım alanını toprağı ile almakla suçlanan İsrail’in büyük elçiliğinin önünde toplanıp, “Kahrolsun İsrail” diye bağırıp, kendi kendilerini tatmin etmekten öteye gidemediklerini de diğer bir gerçek…
Ve pandemiye takılmayıp, ceza yemeyenlerin oradan Çin konsolosluğuna neden gidemeklerini de, diğer bir soru olarak cevap ararken, bu işin kınamakla değil, ABD kaynaklı istihbaratlarla yakalanıp, asılan Deniz Gezmiş’lerin ortaya koyduğu devrimci duruş ile çözüm bulacağını da görmezden gelirler…
Kısacası gün geçtikçe Filistin diye bir yer bırakmayacağı kesin gibi görünen ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu kutsal topraklarda akan kandan sadece İsrail değil, samimiyetsiz kınamalarla işi geçiştirip, aynı tepkiyi yeni aşıları gelen Çin’e gösteremeyenler de sorumludur diyorum.
Çünkü “Kahrolsun İsrail” demekle hiç de Kahrolmuyor, dün yokken, bugün dünyanın olmazsa da Ortadoğu da akan kanın baş aktörü olan İsrail…


ki…



