Başta Ankara Ardahan Dernekler Federasyonu olmak üzere Bursa Ardahan Dernekler Federasyonu, Merkezi Ardahan’da bulunan Serhat Ardahan Dernekler Federasyonu, Göle Dernekler Federasyonu, Damal Dernekler Federasyonu, Çıldır Dernekler Federasyonu ve Hoçvan Dernekler Federasyonun 24-25-26 Kasım 2017 Kasım Günlerinde İstanbul Maltepe’de bulunan ve İBB’ye ait etkinlik alanından ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİ için bir araya gelip, ‘Ardahan’ı Tanıtma Günleri Komisyonu’ nu oluşturdular.
**Rektör Korkmaz: Birliğimiz, Diriliğimizdir
*17/08/2017 Tarihli Haber
Kendisini ziyaret eden ARDAFED yöneticileriyle görüşen Ardahan Üniversitesinin Kurucu Rektörü Porf. Dr. Ramazan Korkmaz’dan önemli açıklamalar.
Kendisini ziyaret eden Ardahan Dernekler Federasyonu yöneticilerinin verdiği birlik, beraberlik mücadelesini takdirle takip ettiğini belirten ARÜ’nün Kurucu Rektörü, İstanbul Maltepe Üniversitesinin Eğitim Fakültesinin Dekanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ülkenin önemli bir süreçte geçtiği şu günlerde ARDAFED’in Türkiye’nin mozaiği olan Ardahanlıların birlik ve berberliği için verdiği mücadeleyi takdirle takip ettiğini belrtii.
Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz’ın başkan yardımcılarından Name Yılmaz Fidan ve Selvi zenginle birlikte makamında ziyaret edip, bir süre sohbet ettiği Korkmaz ARDAFED aracılığı ile Ardahan’a selamlarını da iletti.
Başta güney sınırlarımızda yaşanan gelişmeler olmak üzere dünyada gelişen olayların Avrup ve Asya’yı bir birine bağlayan Türkiyeyi hemen etkilediğini ve en önemlisi dış güçlerin Ortadoğu’da ki ince hesaplarını hayata geçirmeye çalıştığı şu günlerde ülke içinde yaşayan toplumların birlik, beraberlik içinde olmasının çok önemli bir değer olduğunun unutulmamasını isteyen ARÜnün Kurucusu Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ‘bu birliğin, berberliğin korunması için atılan her adımın başta Ardahanlılar olmak üzere herkesçe çok ama çok önemsenmelidir.’ dedi.
Her görenin takdir ettiği ARÜ’nün Kampüsün de okuyan öğrencilere ve Ardahanlılara selamlarını ileten Korkmaz, Ardahan Dernekler Federasyonun birlik, berberlik çabalarına destek verilmesinin önemli bir konu olduğunu bilen olarak kendisine bu yönde düşen her göreve hazır olduğunu da belirtti.
Kendilerini kabul eden ve deneyimlerini aktaran Korkmaz’a teşekkürlerini ileten ARDAFED Yöneticileri Korkmaz ve Korkmaz gibi önemli değerlerin var olması ARDAFED’in var olması olduğunu belirttiler.
**Kayıp Dilleri Kitaplaştırdı..
Sekiz yıl boyunca verdiği mücadele ile bugün takdir edilen bir üniversiteyi Ardahan ve Ardahanlılara hediye eden ARÜ’nün Kurucu Rektörü, İstanbul Maltepe Üniversitesinin Eğitim Fakültesinin Dekanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz öğretim üyeliğinin yanı sıra Ardahan Üniversitesi Rektörüyken başlattığı bilimsel çalışmalarında devam ediyor.
Rektör Korkmaz’ın içinde Kürtçenin de bulunduğu ve kayıp olmaya yüz tutan dillerle ilgili çalışmasının uluslararası kitap evi aracılığı ile kitaplaştırıldığını da öğrenen ARDAFED Yöneticileri yine Korkmaz’ın kuruculuğunu yaptığı KUNİP’inde devam ettiğini de öğrendiler.
**9 Köyümüzü Geri Alalım!..
*10/07/2017 Tarihli Haber
1992 Yılında yenden vilayet olan Ardahan’ın 9 Köyünün Kars’a bağlayan siyasilere tepkiler her geçen gün artarak devam ediyor.
Ardahan’dan alınarak Kars’ın Arpaçay ilçesine bağlanan ve o günden bugüne yeterli hizmet göremeyen 9 köyün yenden Ardahan’a bağlanmasını isteyen bölgede ki köyler bu konuda yapılacak olan bir referandumla yeniden Ardahan’a bağlanmak istediklerini yüksek dille dile getirmeye başladılar.
Konu hakkında bir yazı ele alan Kars, Arpaçay, Doğruyol ve Kakaç Köyleri Kalkınma Kooparatifi Başkanı Gazeteci Suat İncedere’de ele aldığı yazısında
Ardahan’dan alınıp, Kars’a bağlatılan ve bugün yeniden Ardahan’a bağlanılmak istenen Kakaç, Doğruyol (Cala), Çanaksu (Kamarvam) Göldalı (İrişti), Gülyüzü (Pehrişen), Bozyiğit (Geğreşen) Taşköprü, Dağ Köyü, ve Aydıngün (Kızıvirane) köyleri konusunda bir yazı ele alan Gazeetci İnceder de referandum yapılmasının istedi.
**İşte O Yazı;
Türkiye´nin birkaç ilinde coğrafya ile idari harita uyum içerisinde değildir. Örneğin; Erzurum´un Şenkaya´sı ile Tortum´u, Ordu´nun Mesudiye´si ile Ünye´sini bir kefeye koyamazsınız. Farklı kültürlerin yanı sıra birbirinden kopuk coğrafya sadece insanları değil, idari coğrafyanın da kopuk olmasına sebep olmuştur. Çıldır için Hak Aşık Şenlik Baba, ‘edep erkan ordadır´ demiş. Doğrudur da. Çıldır ne Kars´tır, ne de Ardahan….
KAĞIZMAN KARS´A NİYE BAĞLANDI?
Kars idari haritası iki il doğurtularak, Ardahan ve Iğdır illeri kurulurken, Kağızman “az gelişmiş ülkenin çok değişmiş siyasetçileri” yüzünden Iğdır yerine Kars´a bağlandı. Çıldır da Ardahan´a.. Çünkü iktidar partisinin bir milletvekili, Sabri Güner Kağızman ilçesindendi. Abdulkerim Doğru da Ardahan merkezden. Sabri Güner´in isteği, idari haritayı değiştirdi. Dönemin içişleri bakanı İsmet Sezgin´in sihirli eli bu tercihi, olmaz´ı ‘olur´ yaptı.
“ÇILDIR HALKI KAZ OLMAYI SEVMEZ, KAZ YEMEĞİ SEVER”
Çıldır ise bu konuda çelişme konusu oldu. SHP´li Zeki Naci Tarhan Bey etkin olamadı. Abdulkerim Doğru Bey ‘sinirli´ bir insandır. Emir-komuta arar. Çıldır halkı ise ‘ikna edilmeyi´ arar. Söz bilir, büyük sözü dinler ama ikna edilmeyi ister. Sakindir. Kaz´ın tandırda olanını sever, kaz gibi yonulmayı sevmez. Sonuç. Çıldır´a bağlı dokuz köyde oylama yapıldı. Aradan yıllar geçti. Kars Arpaçay´a bağlanan bu köyleri ‘hizmet açısından´ ikinci sınıf muamelesi yaparak, “üvey evlat” gibi görmeye devam etti.
DOKUZ KÖY ÜVEY EVLAT MI?
Siyasi çıkarcıların egolarının tatmin sembolü olan halk, gelişmişlikte bu anlayış sahibi siyasetçilerin ve bürokrasinin ayakları altında “unu fak” olup gittiler, gitmeye de devam edecekler. Buna karşı idari haritada bölünen Çıldır köylerinde ve yine Çıldır´lı Aşık Şenlik gibi hak aşığı, bir çok İl, İlçe hatta Ülkeyi gezip gördükten sonra şu dizeleri dile getirmiştir; “Can kurban bizim ellere edep erkân buradadır, Diyarı gurbet ellerde Kadir bilen görmedim”. Kadrin ve kıymetin yüz yıllar evvel bilindiği Çıldır ve köylerinde halk bir birine “kurban olurum” diyecek kadar aile ve komşuluk ilişkileri “etle tırnak” misali, hala sımsıkı bağlıdır. Cala´yı, Suhara´dan, Cambaz´ı Taşbaşı´ndan ayırmak ne mümkündür? Kimin haddinedir…
Buna karşılık Çıldır´ın köyleri, ya Ardahan´ın ya Kars´ın ‘uzak eli ve üvey evladı´ uygulaması ile karşı karşıyadır. Uzatmayalım. “Ya Çıldır Kars´a Bağlanmalıydı, Ya da Dokuz Köy Çıldır´dan Alınmamalıydı”.
OYLAMAYA VAR MISINIZ? “DİKEN BATTIĞI YERDEN ÇIKAR”
Bölgemizin güya siyasi ve bürokrasi liderleri tarihinin belki de en büyük hatasını, oylamayla da olsa Çıldır´ın 9 köyünü Arpaçay´a bağlamakla yapmıştır. Bu ihanet sadece dokuz köye yapılmamış, aynı zamanda Osmanlı zamanında kurtuluş beşiği ve sancak beyliği yapmış Âşık Şenlik 93 Harbi olarak bilinen (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) yaşandığı yıllarda, 93 koçaklamasını yazarak; “Ehli İslam olan eşitsin bilsin, Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” diyerek kurtuluş savaşı fitilini ateşleyen Çıldır sancak beyliğine ve Şenlik Baba torunlarına yapılmıştır. Çıldır´ın en büyük köyü hatta daha öncesi tek nahiyesi konumundan, Kars´ın en son, el yetişmez köyü konumuna getirilen Doğruyol köyü, Ermenistan, Gürcistan, sınırında, sınır bekçiliğinde, diğer köyler gibi öksüz ve kimsesiz bırakılmıştır. Kars´ın Arpaçay ilçesi ile hiç bir ideolojik ve sosyolojik bağı bulunmayan, dokuz köy, vilayet olarak Kars´ı benimsemiş olsalar bile, Çıldır özlemini dilinden düşürmemiştir. Çıldır ilçesi ve köyleri ile 400-500 yıllık dede baba dostlukları bulunan dokuz köy, Kars´ın ve Arpaçay´ın kaderine terk edilen hizmetler noktasında geri bırakılan köyleri olmaktan derhal kurtulması gerekmiyor mu?
Bu sebeple; kavgasız dövüşsüz şunu teklif ediyorum. Bu dokuz köye bir daha soralım mı?. Arpaçay´da mı kalmak istiyorsunuz? Yoksa Çıldır´da mı? Ne dersiniz? “Diken battığı yerden çıkıyorsa… “Dikeni battığı yerden çıkarmanın zamanı gelmedi mi?
Suat İncedere
**Çıldır’a tekne fikri kimindi?
*30/06/2017 Tarihli Haber
Çevresine konulan SINIR ÇİZGİSİ engeli dolaysıyla özel sektörün yatırım yapması engellenen Ardahan’ın Çıldır İlçesinde ki göle indirilen tekne fikrini 5 yıl önce manşetinde gündeme taşıyan ve bu yönde ki haber ve yorumlarımızı ısrarla gündemde tutan gazetelerimiz Ardahan ve ilçelerinin gündemini tutmaya devam ediyor.
**Sıra Çıldır Gölü Sahilin de..
Bu kentin gelişmesi için var olan sorunların da içinde bulunduğu her konuyu çekinmeden Ardahan’ın ve ülkenin gündemine taşımayı kendisine ilke edinen yayın grubumun 5 yıl önce manşetten ‘Gölün ortasına bir vapur konulamaz mı?’ diyerek dikkat çektiği Çıldır Gölünün başta yayla turizmine olmak üzere ülke turizmine katkı sunabileceğine dikkat çektiği Çıldır Gölüne indirilen iki tekne bölgeye ilgiyi daha da arttıracak.
Yönetimi Ardahan’da olan Kars’ın da kullandığı Çıldır Gölüne indirilen iki teknenin yanında İl Özel İdareler tarafından göl kenarına yaptırılan iki yeni tesis Çıldır Gölünün ve bölgenin tanıtımına daha büyük katkı sunması beklenmektedir.
Ardahan ve Kars il Özel İdareleri tarafından dinlenme tesislerinin yapılmaya devam ettiği, iki teknenin indirildiği Çıldır Gölünün bölge turizmi ve ekonomisine gerekli katkıyı sunması için KENAR ÇİZGİSİ denen engelin bir an önce kaldırılması gerektiğini, bunun yanı sıra gölün yüzdürülebilecek bir alanına dökülecek kumlarla sahil oluşturulması gereğine de dikkat çekilirken yeni valinin Çıldır Gölü gibi Aktaş gölüne de özel ilgi göstermesi beklenmektedir.
**Yelkenler Yüzecek..
2 Temmuz’da Kabotaj Bayramının bir bölümünün bu yıl Çıldır Gölünde yapılacağını belirten Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu gölün ve bölgenin tanıtımı için büyük mücadele içinde olduklarını belirtti.
Azizoğlu bu yıl tekne indirlen ve dinlenme tesislerinin yapıldığı Çıldır Gölün de yelkenlerin de yüzdürüleceğini de açıkladı.
22 Temmuz’da yapacakları Çıldır Gölü Festivali öncesi tekneyi gölde yüzdürecek ekibin hazırlığına devam ettiklerini belirten Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizioğlu tatile gelen hemşerileir,mi başta olmak üzere herkesi Çıldır’a, Çıldır ve Aktaş Göllerini, Şeytan Kalesini, Kurt Kale Ovasını, Bölgede ki Barajları, Aktaş Gümrük Kapısını görmeye, gezmeye davet ediyorum dedi.
**5 Yıl önceki manşetimiz ve yazımız..
Bu kentin sahipsiz güzellikleri..
Selmiş Yılmaz/Gazeteci
Projesi ve parası olmasına karşın 7. aya girdiğimiz şu günlerde halen yolu yapılmayan Çıldır Şeytan Kalesi gibi nice doğal güzelliklerimizin olduğunu hiç düşündünüz mü?.
Başta dünyanın her geçen gün ısındığı bir zamanda serin yaylaları, Karadenizli arıcıların balını yediği bin bir çiçeklerimiz, Damal’a yansıyan Atatürk silüeti, Vali’nin Davos dediği ve sit alanı olmasına karşın o güzellik çamları kesilerek, derelerinin suyu kurutulan Posof’un olağan üstü doğası, sınır kapısı, Çıldır’ın Türkiye ve Gürcistan sınırını belirleyen Aktaş gölü, Göle’de ki onca kale ve türbeler, yetmedi o insanın üzerinde uzanması gelen güzelim çiçeklerle donanmış ovası, suyu çalınıp, Karadeniz’e akıtılmak istenen Kurası, kent kanalizasyonu ve çöplerinin içine atıldığı için artık adını aldığı balıkların yaşamadığı Alabalık deresi, Bülbilan yaylası, Hoçvan yaylasıyla Ardahan’ın güzelliklerini saymakla bitirebilir misiniz?..
Bilmiyorum ama irili ufaklı onca gölleri olan Posof’un, Ardahan’ın en büyük dağının sınırları içinde bulunan Hoçvan Kısır’ın, Göle’nin, Hanak’ın, Damal’ın doğasında şırıl şırıl boşa akan billur gibi sularını, Aktaş gölüne konan kuşlarını, yangında yanmayan sarı çamlarını, insan için olmazsa olmaz yeşilim çayırlarla beslenen hayvanlarını, güler yüzlü, İstanbul dilli insanlarının güzelliklerini saymakla bitirebilir miyiz?
Damal Bebeği, Çıldır balığı, Posof Hıngalı, Göle’nin Çağı, Hanak’ın Gagalası..
Evet sayın sayabildiğiniz kadar, ne kadar güzellik ararsanız var olan Ardahan’da bunları ne kadar tanıtıyor, bunlara ne kadar sahip çıkıyoruz bilemiyorum..
İşte size yıllardır yararlanılamayan, hatta yüzülenemeyen Çıldır gölü size..
Etrafına TOKİ tarafından yeni konutlar yapılması beklenen, ama bir evin bile olmadığı Çıldır gölünü, Ağca kala adasını bilir misiniz..
Gölelinin Çıldır’ı, Hanaklının Posof’u, Damallının Göle’yi, Hoçvanlının hiç birisini bilmediği,g örmediği o güzelliklere nasıl olurda sahip çıkar, hem kendimiz tanır görür, hem de tüm dünyaya tanıtırız?
İzi boş festival, şenlik, şölen düzenleyip bal olmayan Ardahan Festivali ile mi yoksa balığı olmayan Göl festivali ile mi?
Belki de Goreveng ile Bülbilan çağı ile, yada Hoçvan’ın kaymağı ile..
Bilemiyorum ama bildiğim bir gerçek biz bizim olan onca güzelliği sanırım ne kendimize,nede dünyaya tanıtamıyoruz, ‘bu işte bir eksiklik var’ diyerek.. www.kzueyanadolugazetesi.com
**OTOPARK SEVDASI KİMİN KARA SEVDASI?




.jpg)
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
Bu yaşa gelene kadar hep dinlemiş, duymuş ve hikayeler edilerek bugüne kadar gelmiş ‘Gömü’ masalları bir yenisi daha yaşanacakken teknoloji miretti cep telefonları yüzünden bir hikaye daha başlamadan sona erdi..
Halbuki geçtiğimiz referandum öncesi ağbunların içinde, al acele hak sahiplerine teslim edildiği ileri sürülen Yeni Mahalle de ki TOKİ’lerin kazısı sırasında da bir küp değil, bir helikopter hazine bulunduğu ve kaşla ile göz arasında ortadan kayıp edildiği hikayesinin bir yenisini daha yaşayacaktık..
**Esenyurt’ta ki Sahte Rantçı AKP’liler..
Ardahan’da olduğu gibi başta bir çok Ardahanlının yaşadığı İstanbul’un Esenyurt ilçesinin de içinde bulunduğu bir çok yerde referandumu kayıp eden AKP’nin bunun nedenini araştırdığı görüyor ve izliyoruz.
**Müdürsüz Bayram..
Vekilin vekili ile idare edilmeye alıştırılan Ardahan’da 23 Nisan etkinliklerine katılan öğrenciler ile ilgili haberi hazırlarken önüme bir rapor düşüyordu.
|