Dünyayı saran korona virüs nedeniyle okul, cami ve iş yerlerinin
kapatılmasının ardından yetkililerin “evde kalın” uyarılarına rağmen insanlar sokaklara çıkmaya devam ediyor. Ardahan Emniyet Müdürlüğü, korona virüs tedbirleri kapsamında evden çıkılmaması konusunda anonsla uyarı yaptı.
İçişleri Bakanlığınca 81 il valiliklerine gönderilen genelgeyle, 65 yaş ve üstü vatandaşlar ile kronik rahatsızlıkları olanların, ikametlerinden dışarı çıkmaları, açık alanlarda, parklarda dolaşmaları ve toplu ulaşım araçları ile seyahat etmeleri sınırlandırılıp, sokağa çıkmaları yasaklanırken, İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler uyarı anonsu yaparak evde kalmaları istendi.
Emniyet aracından, “Korona virüs salgınının ilimizde yayılmasını ve sevdiklerimizin hayatını tehdit etmesini engellemenin tek yolu mecbur kalmadıkça evlerinizde kalmaktan geçmektedir. Yapılan bütün uyarılara rağmen gençler başta olmak üzere bazı vatandaşlarımızın işleri olmadığı halde dışarıda oldukları görülmektedir. Hem kendi hayatımızı hem de başkalarının hayatını tehlikeye atmamak için lütfen duyarlı davranıp bugünleri evimizde geçirelim. Bunu hep birlikte başaracağız” şeklinde anons yapıldı.
.jpg)
Düşünce terör suçu olamaz!
Dünyayı durduran Coronavirüs’ün durduramadığı iktidarın bir taraftan kendisine karşı olanları dahil herkesi ikna edip, insanları eve kapattığı, muhalefetin her zamanki gibi kuyruğuna takıldığı şu süreçte Kanal İstanbul ihalesi başta olmak üzere HDP’li belediyelerden sonra CHP’li belediye başkanlarına yönelik kulplar takılıp, devam eden Kayyum atamaları ve alımlar devam ederken, iktidar bunun gibi bir çok işine gelen işleri de yürütmeye devam ediyor.
Bana göre zengin hastalığı olan ve yoksulların da etkileneceği korkusuyla insanların kapatıldığı medya kanalıyla baskı altına alındığı şu günlerde hazırlığı süren Af yasası ile tartışmaları da yakından takip etmekteyim.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan iktidarın resmi ortağı olan ve Bahçeli hakkında twit atan bir kişinin dövülmesini yine twit ile kutlayan MHP’nin onayından sonra önce başkan Erdoğan’a sonra da Başkan’ın bir dediğini iki etmeyen meclise gidecek olan yeni yasanın hangi içerikle çıkacağını beklerken bu yeni paketin içine alınanlar ve alınmayanlar da kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaktadır.
Ve şu an yaşanan virüs paniği esnasında bile iki kelimeyi sanalda paylaşımlara da takılan ‘terör’ adı altında kendileri gibi düşünmeyenleri içeride tutmaya devam etmek istedikleri şu günlerde, benim virüs saçmalığına inanmadığım gibi Af konusunun sadece cinsel istismar ve uyuşturucu affı kabul edilemez, bir çok meslektaş gazetecilerin yanı sıra siyasi düşüncelerinden dolayı hala hapishanelerde olan, Adliyeleri de boşaltan Coronavirüs tehlikesi ile karşı karşıya olan insanların da evlerinde olması için Af konusunda halen aynı düşüncedeyim..
Yani, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın Bahçeli’ye katılmadığını belirten twitini beğenmeyenlerin Yeniçağ Gazetesi eski yazarı İsrafil Kumbasar’ı dövmelerine sevinip, bu rezilliği yine bir twitle kanlı fotoğrafını paylaşarak, “Bu yakışıklı(!)kim? Şerefsizlik testi pozitif çıkmış diyorlar” demesi gibi değil, çıkarılması gereken affın da paramparça değil, tam bir Genel Af olması gerekir diye düşünenlerdenim..
Yani önemli ve bir o kadar da gizemli bir süreci yaşayan dünya ve ülkemizde aranıp, bulunmayan Corona virüsü aşısı gibi toplumsal barışın, özgürlüğün, şifası, ilacı olacağına inandığım genel bir AF diliyorum..
Ve bunu yapacak olan da, ‘Evden çıkmayın’ deyip ama ‘fakir, işsiz güçsüz olan insanların nasıl geçineceklerini, ne yiyip içerek evde kalacaklar?’ diyerek bunu da düşünmesi gereken Başkan Recep Tayyip Erdoğan’dır..
Aylardır tartışılan ama hala bir türlü çıkarılmayan bu yasanın toplumsal bir barışı yaratacak olan genel bir af olması gerekirken bir an önce çıkarılması, uzadıkça diğer bir çok önemli konu gibi içinin boşaltılmasına izin verilmemesi gereken ve yaşanan virüs furyası ardından değişeceğini belirttiği bu dünyada da ‘Yeni Bir Türkiye’ var demesi gereken Başkan Erdoğan’ın silaha, cihaza, hapishaneye, ve adına ‘terör’ denen alana giden paranın, enerjinin önüne geçip, bu ülkeye yeni bir nefes vermesi gerektiğini düşünmekte ve parça, pinçik değil Genel Bir Af diyor, hatta Erdoğan’ın dahil herkesin duyması için en yüksek sesle bağırıyor, haykırıyorum..
Bunu yaparken de ülkemde barışın, kardeşliğin yeniden yeşermesi ve bu ülkede yaşayan tüm toplumların, düşüncelerin, insanların el ele vererek, virüs belası dahil bir çok tehlikeye birlikte siper olması ve yaşanabilecek yeni belaların önüne geçeceğine inanıyorum..
Çünkü Affın düşünce ve terörü olmaz, barışı olur..
Saffet Kaya: Üzerimde Baskı Var!
arşif haber 19/04/2018 tarihli haber/yorum
Başkanlık seçimiyle birlikte Milletvekilliği seçimlerinin birlikte yapılacağı 24 Haziran seçimleri öncesi ortaya çıkmaya başladıkları ve nabız ölçmelerde başladı.
Seçimler gündemde olmadıkça ortalıkta gözükmeye birçok kişinin yoğun bir şekilde nabız ölçtüğü gözlenirken bunların başında gelenlerden biride Ardahan’ın eski Milletvekillerinden Saffet Kaya olduğu görülmekte.
Geçtiğimiz son seçimlerde bağımsız aday olan ancak kazanamayan Saffet Kaya kendisine ait sanal sayfada yaptığı açıklamada yeniden aday olması için üzerinde büyük bir baskı olduğunu ileri sürdü.
İşte Kaya’nın kendisine ait sayfada yayınladığı mesaj şöyle;
Sayın Saffet Kaya Ardahan’dan Milletvekili adayı olsun diye halktan büyük baskı var.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından erken seçim takvimini 24 Haziran 2018 olarak açıklaması sonrası, Ardahan dan halkın yoğun telefon trafiği ile Vekilimizi arayıp Milletvekili adayı olması için baskı kuranlar, gönlü Saffet Kaya da fakat oy verememiş olanlarda büyük pişmanlığın olduğu gözlenmekte.
Sosyal medya hesaplarından mesaj yazan halkta büyük beklenti var. “Ardahan Saffet Kaya’sız olmaz”, “Seninleyiz Vekilim” başlıklarıyla sosyal medyadan gruplardan Ardahan halkının paylaşımlar yaptığını ve kendince Saffet Kaya için Milletvekili aday olması yönünde çalışma başlattığı görülmekte.
Vekilimiz aday olur mu, kararı nasıl olur bilemeyiz, Allah hakkına hayırlısını nasip etsin.

Haydi, Bakalım Boyunuzu Bir Ölçelim mi?
|
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
AK Parti-MHP’nin aylar öncesi sinyalini verip, ‘adını ‘Cumhur İttifakı’ koyduğu,
CHP Başta olmak üzere diğer tüm muhalefet partilerin şaşkın ördek misali hala kimi aday edeceğini belirleyemediği, erkenin erkeni bir seçime gideceğimiz netleşti.
24 Haziran’da iki seçim var.
Yani Hodri Meydan!..
Biri Başkanlık,
Diğeri Milletvekili seçimi..
‘Yerel de araya sıkıştırılır mı?’ belli olmaz, burası Türkiye ve iki dudak arasında..
Bize düşen;
Hayırlı olsun demek..
Şimdi gelelim tabloya,
AK Parti-MHP İttifakı Hazır.
Adayı ise;
Başkanlığını resmen tescil etmek için yıllardır, aylardır hem miting alanlarında, hem kongre salonlarının önünde, hem kongrelerde yetmedi ne kadar tv ve gazete varsa onların ekran ve de kapaklarında hazırlıklarını devletin de imkanlarından en iyi şekilde faydalanan Cumhurbaşkanı Erdoğan..
Rakibi kim/kimler?
Kafası karışık ve hala adayları belli olmayan bir muhalefet!
Sonuç ne olur?!.
Onu siz sayın okurlarıma bırakayayım..
Çünkü, Ülkenin kuruluşundan bu yana gelen bir sistemin kapanıp, yenisinin açılacağı aşikar olan 24 Haziran’da ki Başkanlık seçiminin sonucu şimdiden belli gibi.
Bu duruma da bilerek yada bilmeyerek muhalefette her zamanki beceriksizliği dolaysıyla çanak tutuyor gibi..
Neyse ben aynı anda yani yine 24 Haziran’da yapılacak olan Milletvekilliği seçimlerine ve adaylarına geçeyim..
Asıl konumuza gelirsek yani bu seçimle birlikte yapılacak olan eskisi gibi tadı olmayacağı ileri sürülen ama yinede sana bana bırakılmayan Milletvekili seçimlerine bakalım..
‘Haydi Bakalım, Boyunuzun Ölçüsünü Bir Kez Daha Görelim’ deyip, milletvekili adaylıklarını açıklamalarını dört gözle beklediğimiz aday adaylarının kimler olacağına baktığımızda da başkanlıkta ki gibi ‘sonucu şimdiden belli’ olduğunu görebiliriz.
Çünkü, ‘zaman çok dar’ denileceği 24 Haziran 2018 seçimlerinde mevcut milletvekillerin %70’nin yerini koruyacağı anlamında bir his var içimde..
Buna neden ise her zaman ki gibi erken seçimi isteyen ve muhalefetin ‘Erken seçin tellalı’ adını koyduğu Bahçeli’nin aralarında MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş’ında bulunduğu yani kendisini dar zamanda terk etmeyenleri aday göstereceği belli gibi..
24 Haziran’da tam Başkan olmayı kafasına koyan ve bu yönde tüm hazırlıklarını yapan Erdoğan’ında fetocu olduğunu düşünebileceği ve bana sorarsa Ardahan’ın da içinde bulunduğu bir kaç kişi dışında mevcutlarla yol alacağı belli gibi..
‘Mecliste olmalı’ diye düşündüğüm Gürbüz Çapan’ın da aday edilmesini beklediğim CHP’nin tüzüğü gereği bu kısa sürede ön seçim yapması mümkün değil,
Ve Başkan Erdoğan tarafından korkutulup, yanaştırılmayan ama her iki partide cesur davransa ciddi bir çıkış olacağı kesin olan HDP ile mi yoksa başka bir parti ile mutlaka bir koalisyon kurup, şu an olanlarla yol almak zorunda gibi..
İyi Partinin durumunu ben değil, bu işin başında ki YSK Başkanı bile ‘Benimde haberim yok’ dediği bir seçim sistemi var..
Bu nedenle; BBP hariç diğer geri kalan ne kadar kor, topal parti varsa hepsinin de AK Parti-MHP cumhur ittifakına karşı CHP-HDP etrafında birleşmesi dışında şansları yok gibi..
Buna seçime giremeyeceği ileri sürülen Meral Akşener dahildir..
Ve en önemlisi HDP’nin ideolojik davranmayıp, yeniden Türkiye Partisi olduğunu, gerektiğinde eteklerde ki taşları döküp, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ sözünü bir kez daha kanıtlama fırsatını kaçırmadan karar vermesi gerekir.
Çünkü yarın, ‘Seni başkan ettirmeyeceğiz’ dediklerinin birinci turda resmen başkan olması halinde bunun altında kalkamayacak partilerin başında gelen parti HDP’dir..
Yani Ardahan’ın da içinde olduğu saha da bir çok siyasetçisinden yoksun olan HDP kararını iyi vermelidir.
Evet durum, hal böyleyken bakalım kimler başkan adayı, kimler milletvekili adayı olacak?
Ha bu arada meslektaşım, hemşehrim Levent Gültekin’in sözünde durup, başkan aday olduğunu açıkladığında belirtirken, Gazeteci Levent Gültekin ve Saadet Partisi adayı olabilir’ denilen Abdullah Gül’ün tek başlarına seçilme şanslarının olmadıklarını da hatırlatırım.
Yani, ‘Bende adayım’ diye ortaya çıkacak olan diğerlerinde muhalefet başta olmak üzere toplumun ‘Bu tür macera çıkışları’ onaylamayacağı bilinmelidir.
Kısacası tablo budur.
Şimdi soralım;
Haydi bakalım; Siyaset, dernek sahasında resimleri hiç aşağı inmeyenler başta olmak üzere bakalım kimler, ‘Bende adayım’ diyecek..
Seçimden seçime ortaya çıkanlar,
‘Yok kardeşim ben yerele adayım’ deyip, meclis üyelği, muhtarık gibi kolayı seçip, zorda kaçanlar..
‘Aday olayım bana aday adayımızdı’ desinler sonra da ‘makam, mevki, ihale versinler’ diyenler dahil
Haydi, bir kezde daha sesleniyorum ve yüksek sesle ‘Buyurun Er Meydanına, Hodri Meydan’ diyorum..

|
|
|