


.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..
SİZDE KONUĞUMUZ OLUN bultenTV
HEP KAYIP EDENLERDE DEĞİŞECEK Mİ?..
KAYMAKAM İDDİALARA CEVAP VERMEDİ,
SAVCILIĞA GİDİP, ŞİKAYETÇİ OLDU!
Oturuduğu evi Özel İdarenin, SYDV’nın imkanları ile baştan aşağıya yenilettiği yönünde iddia ve haberlere cevap vermeyen kaymakam bu haberleri yapan Gazeteci Fakir Yılmaz’ı savcılığa şikayet ett.
‘Bu haberi niye yaptın?’ diye savcılığa ifade vermeye çağrılan ve Posof Savcılığına ifade veren Gazeteci Fakir Yılmaz yaptığı açıklamada ‘biz şikayet etmektense ortaya atılan iddiaları cevaplayacak ve ‘Yok öyle bir şey’ şeklinde bir açıklama ve haberimizin çürütülmesini bekliyorduk.
Ama gelin görün ki hakkında ortaya atılan iddialara cevap vermeyen sayın kaymakam şikayetçi olmuş. Olsun onun da buna hakkı var. Ama biz altına bir kez daha imza attığımız haberimiz için ifadeye çağrıldığımız savcılığa gerekenleri anlattık. Umarız o da çıkar anlatır. Haberimizn yalan olduğunu açıklar, hatta tekzip ister. Ama onları yapmadan savcılığa gitmesi ilginç olduğu kadar, iyi de oldu. Çünkü, eğer savcılık ‘soruşturmaya gerek yok’ kararı vermeyip, konu mahkemelik olduğunda ise biz de hakimden,valilikten hatta bakanlıktan bu iddiaları cevaplamasını bizzat isteyeceğiz.’ dedi.
Kaftancıoğlu ve Kılıçdaroğlu Gönderildi,
Sıra İmamoğlu’nda..
Kazanması halinde İmamoğlu’nu aday göstermeyeceğini iddia ettiğim Kılıçdaroğlu’nun dünkü kurultayda yaptığı konuşma bu tezimi doğrularken bunu yapmaya fırsat bulamadan sonucunu beklemediği kurultayda kaybetti.
Ve bir dönemi de kendisiyle birlikte kapatan aynı Kılıçdaroğlu’nun dün yaşadıklarını yine benim bir yıl önce ele aldığım yazılarım doğruluyordu.
Genel başkan makam arabasına son defa binip, evine giderken geriye baktığı kurultayda yediği bıçak yaralarıyla..
Evet, en son bir yıl önce ele aldığım ‘SIRA İMAMOĞLU’NDA, KILIÇDAROĞLU SONRA…’ başlıklı yazım ile bu yazımdan önceki yazılarımda İstanbul’u iktidarın elinden alan ekibin başını çeken Kaftancıoğlu’nun önce gideceğini ya da gönderileceğini ve ardından siyaset yasaklı İmamoğlu’ndan sonra sıranın Kılıçdaroğlu’na geleceğini anlatmış ve bugün yaşananları en son bir yıl önce aşağıda ki yazımda anlatmaya çalışmıştım.
Ve öyle de oldu, bir dönem sona erdi…
Haydi bir kez daha bakalım, okuyalım ve dinleyelim bugün yaşanacakları anlatan o yazımı…
‘SIRA İMAMOĞLU’NDA, KILIÇDAROĞLU SONRA…’
Adalet yürüyüşü ardından İstanbul Maltepe’de yapılan miting ile adeta evden çıkan gelin misali nazikçe kenara itilen Canan Kaftancıoğlu’nun aslında CHP’nin kozmik odasınca gönderileceği iddiamın ne kadar yerinde olduğunu anlamak için, İmamoğlu ile ilgili yapılan eleştirilere bakmak yeter artar bile.
Başta CHP’nin adıyla kaymaklananlar, Baykalcı, Kozmik oda temsilcileri olmak üzere parti içi kliklerin yeniden harekete geçtiğini gördüğümüzde ‘Diaspora güdük kalınca, Kaftancıoğlu gitti, kaptan kim olacak?’ ‘Ağacın Kurdu İçinde Olur’ ve diğer başlıklı birçok yazımı, yorumumu yeniden gözden geçirmeme neden olan Barış Yarkadaş’ın İmamoğlu’na yönelik çıkışı oldu.
Meslektaşım olan, CHP’nin eski Milletvekili Yarkadaş’ın bu çıkışından önce İmamoğlu’nun Karadeniz gezisi ardından başlayan ve hala devam eden tartışmalara baktığımızda adeta parti dışına itilmeye çalışılan hemşerim, Gürsel Tekin ardından Öztürk Yılmaz sonra Muharrem İnce, Sarıgül ve Bolu Belediye Başkanı gibi daha nicelerinin partiden uzaklaştırılması ya da bu yönde çabaları ile CHP’nin içindeki kozmik odanın bir hayli başarılı olduğunu ortaya koymakta.
Çünkü 60 yıldan fazladır ‘küçük olsun, benim olsun’ anlayışı ile yoluna devam eden ve %27.5 bile olamayan bir CHP anlayışının ağır bastığı ve parti içi kozmik odada bir araya geldiğini görürken aynı oda ve kişilerin hedefinin, pardon kıskançlığının 30 yıldan sonra sosyalist, HDP ile cesurca yan yana gelip, konuşabilen Kaftancıoğlu’yla kol kola girip, İstanbul’u muhafazakarlardan, AK Parti’den alma başarısını ortaya koyanın İmamoğlu olduğu gayet net anlaşılıyor..
Evet, bir gurbetçinin gurbette kazandıklarıyla ata-dede yurduna geri dönüp, başta doğduğu evi yenilemesi olmak üzere köyüne, kentine bir şeyler katma çabasını ‘Ula, falanın oğlu geri geldi, bu gidişle terk ettikleri köydeki tarlalarını, çayırlarını yiyemeyeceğiz. Belki de köyde muhtar olur, ata dedesinin adını yeniden yaşatır…’ korkusunu taşıyıp, yüzlerini köylerine, memleketlerine çevirenlerin yaptırdığı tatil evlerinin kapı bacalarını, camlarını kırdırmalarına ve ‘yahu çocuklar, çobanlar yapmış’ demelerine benziyor bugün CHP’de yaşananlar.
İşte İstanbul’u alan iktidarı da alır denilen bu ülkede Kaftancıoğlu’nu mevcut iktidarla arka kapılarda yaptıkları ortaklıkla gönderenlerin şimdiki hedefi ‘Başarılı olup, Cumhurbaşkanı adayı olursa’ diye korkulan İmamoğlu’dur.
Aynı durum daha öncede ‘Bu gidişle solun lideri olacak, Atatürk’ün gölgesinde siyaset yapan bizlerin solcu değil, ulusalcı olduğu ortaya çıkacak’ korkusunu yaşayıp durduk hem de bu kliklerden, kozmikçilerden biraz daha solcu olduğuna inandığım Kılıçdaroğlu’nu yanıltıp, hata yaptırarak, bizzat onun ağzıyla ‘Dokunulmazlıklar kaldırılmalı’ dedirtip Demirtaş’ın hapse girmesini sağlamasını da görebiliriz…
Evet, ne derseniz deyin iktidarın baş edemediği ama ‘Atatürk’ün askeriyiz demiyorsun’ diye eleştirilen Canan gibi sıra İmamoğlu’nda diyenin AK Parti ya da ortağı MHP değil, CHP’nin klik kozmik odası ve meclise gelemeyecek halde olan ama maaşını almak için tekerlekli sandalye ile getirilen Baykalcılardır..
Çünkü morali kalmadığı ya da bırakılmadığı için memleketim Ardahan’ında içinde bulunduğu kuzey Doğu’ya hala gidemeyen ama Karadeniz gezisi ardından yaptığı son etkinlikle 15 Temmuz anmalarını iktidara kaptırmayan ama havuz medyaya ‘Saraçhane’deki 15 Temmuz etkinliğinde beklenen kalabalığın sağlanamaması İmamoğlu’nu şaşırttı..’ başlığı attıran foto ve görüntüleri içeriden sızdırılan İmamoğlu sırada…
Yarkadaş’ın çıkışının tam da bugünün ve etkinliğin arkasında yapılması da bir o kadar manidar ve gölgelemek için değil mi? (!)
Yani son bir heyecan ile aynı iktidarın 15 Temmuz heyecanını kıran İmamoğlu’ndan başkası değil, CHP’nin içindeki muhalefetten başka bir şey yapmayan ama her iktidarla arka kapılarda kaymaklanan kozmik odanın kendisi bitirecek haberiniz ola.
Siz önceki yazılarımda olduğu gibi bu yazımdaki felsefeme yine de inanmayın ama bu yazımı not edin ve bir kenara koyun, o gün geldiğinde yeniden okuyup, ‘vay be!’ demek için.
He, unutmadan.. Asıl hedefin Kılıçdaroğlu olduğunu ama aynı kliklerin, kozmikçilerin, Baykal’cıların şimdilik sarı öküz oyunu oynadığını ‘Kazanacağız ama Kılıçdaroğlu aday olmamalı…’ yaygarasını çeper dibindeki dedikodularıyla yayanların bunlar olduğunu da not etmeyi unutmayın..
arşiv haber/yorumlar 25.06.2012 tarihli haberler/yorumlar tarihli haber/reklamlar

en yeni makele
LİNKİMİZDE YAZARLARIMIZIN GÜNLÜK
YAZI VE YORUMLARI OKUYABİLİRSİNİZ..





Çildir Adliyesi’nin kapatilacagi yönünde ilk haberimizibir buçuk yil önce yazarken brileri burun kivirmis, olurma eye ele bir sey demistiler.. ve bizim o zaman yazdigimiz haber bugün gerçek olunca bu kezde baska bir saldiri sekli ile karsi karsiya kaldik.. Halbu ki 18992 yilinda vilayet olmasina karsinbir çok kurumun halen tam kadro yerlesemedigi Çimdir’da 50 Yila askindir açilmayan Aktas Gümrük kapisi gibi Cezaevi’nin, Askerlik Şubesinin kapatilmasi, mevcut sinir birligi taburun gün geçtikçe geri çekilen karakollariyla küçülmesi Çildir’in kayibi oldugunu anlatmaya çalisiyoruz, çalisacagizda.. İsüte size açik örnegi biz burada kendimizi yirtip, dururken ve Çildiri savundugumuz için neredeyse ihanetle suçlanirken Çildir Aktas’dan önce Türkgözünü açtiran Posoflular bu kezde Adliyelerini kapatirmadilar.. İste bizimde anlatmak istedigmiz bu degilmiydi..

Bugün ele aldigim ve sanirim bir hafta sürecek olan yazimi lütfen takip etmenizi istiyorum.. Çünkü bu yazimi okuyanlarin bizim burada verdigimiz mücadelenin anlamini biraz daha iyi anlayacaklarina inaniyorum.. Çünkü iki gümrük kapisi olmasina karsin sinir ticaretinin yapilmadigi bir kentte gerek gazeteci, gerek ise esnaf olmanin ne kadar zor bir o kadar acikli oldugunu hissedip, göreceksiniz.. Bir iki kisinin kurdugu gazino ve otelinin her an polisçe basilip, bir degil, degil, her alti ayda bir 100’e yakin insanin tutuklanip, içeri atildigi bir Ardahan’da turizme yönelik nasil yatirim yapilacagini da anlayacaginiz bu yazi dizimde İMF’ye 5 Milyon dolar borç para verecegiz diyen hükmet ve basininin sisirmeleri karsisinda daha dün perisan olan Gürcülerin parasinin Türk parasindan nasil olup daha degerli oldugunu göreceksiniz.. Bizlerin yillardir tek kurtaricimiz hayvancilik deyip, atadan, deden kalma ahirlarda hayvancilik yaparken, elin oglunun bu isleri turizmi sektörü ile nasil olup, astigini ve neredeyse bizi geçtigini bir kez daha duyup, ögreneceksiniz.. Bizlerin beton yigmalarla yaptigi gümrük kapilarini Gürcülerin neden seffaf camlardan yaptiginda okuyacaginiz bu yazim dizimde Ardahan’da bir bina yaptiriyoruz diye sevinenler ile Artvin’de ki, Hopa’daki STK yöneticilerinin dünyaya bakislarini anlayacaksaniz.. Evet Karadeniz’e oldugu gibi Kafkaslara açilan kapi olarak algilanan ama her konuda bahti mapali olan Ardahan’dan Gürcistan/Batum’a uzanan yol hikayemi anlatacagiz bu yazi dizimi okurken, bu kentin talihsizligini de, sansizligini da az çok fark edip, bunun nasil olup, asilabileceginizi de kendi kendinize sorup, sorgulayacaksiniz.. Gerçeklerin göz önünde oldugu bir Ardahan’a neden halen bir iki ciddi is adaminin gelip, Organize’de yer alip., is kurmadigini da anlayacaginiz bu yazi-dizimizi takip etmenizi umuyor, bizim ülkenin bürokrasi anlayisi ile bizim gibi AB’ye aday olan ve bu gidisle bizden önce AB’ye girecegini düsündügüm Karadeniz ve Gürcistan gezisi sirasinda ki izlenimlerimi okumaya baslayin diyerek.. **GAZETECİ YİNE YOLLARDA.. Geçen hafta sonu Posof/Türkgözü ve Çildir/Aktas isimli iki gümrük kapisi olmansa karsin sinir ticaretinin yapilmadigi bir kentten Hopa’ya giderek denize girmek istedigini belirten Son Vilayet isimli gazetemizin Yazi isleri Müdürü Baris Bilgin’e uyup, sahile dogru yol aldim. Sabahin erken saatinde yola çikip, 20 Yildan fazladir bir türlü yapilip, bitirilmeyen Bülbilan Yaylasi üzerinde Karadeniz’e inerken Ardahan/Ardanuç yolunda halen bir iki kirik dozer, iki üç lastigi yirtik, plakasi olmayan kamyonlar görünken bu yolun bir 20 yil daha bitmeyecegine kanaat getirip, sabah sabah üzüldüm. Çünkü bu yolun yapilip, bitirilmesi için bir kaplumbaga müteahhit tutulsaydi inanin o yol 10 yil önce bitmisti.. Bu yola sapmadan önce geçen kis dogur dürüst kayilamayan Ardahan Ugurludag Kayak Tesisi için hazirlandigi ileri sürülen projeden de haber alinamadigini, o kirik ve boynu bükük levhasina bakarken hatirliyordum.. Bölge köylerini fotograflarken, yazin ortansa gelmemize karsin birçok evde halen dumanlarin tüttügünü görüp, yayla serinliginde üsüdügümü hatirlayinca, bir iki saat sonra inecegimi Karadeniz’de havanin nasil oldugunu Baris’a soruyordum.. Çünkü halen üsüyüp, pijamalari çikarmadigimiz 2 binin üzerinde rakimda bulunan Ardahan’dan 0 rakima inecektik.. Neyse Bülbilan’a tirmanirken solumuzda bulunan ve suyu çalinarak, borularla Kura’yi Karadeniz’a akitacak olan HES Barajinin yapilacagi Besikkaya Vadisinin o yesilim dogasini bir kez daha resimleyip, yarina, gelecege hatira kalsin dedim.. Çünkü bugün Posof’ta, Çildir’da ard arda yapilan ve kimsenin gigini çikarmadigi HES’lerin katlettigi o güzelim doga da aklima geliyordu.. Neyse sabahin ilk saatlerinde itibaren çikmaya basladigimiz Ardahan/Ardanuç yolu üzerinde görüp, izlediklerimizi boy bol fotograflayip, Dogulunun ile Karadenizlinin kardesçe yasadigi Bülbilan yaylasina ulastik.. Bulutlarin basimiza degdigi yaylada bulunanlar yeni uyanmis, çogu Hemsin olan koyunlar o yesilim alana serilmistiler.. Soguk suyu ile elimizi yüzümüzü yikayip, bir ekmek alabilir miyiz diye yaylanin tek firinin önüne aracimiz çekerken, irili ufakli otellerinde oldugunu görüyordum, yeni yeni kalkan konaklariyla günaydinlasip, merhabalasirken.. En son olarak Cevdet Yilmaz ile birlikte gittigimiz Bülbilan’in iyi bir proje ile küçük, ama sirin bir kasaba haline getirile bilecegini, bu olmazsa da 20 yil sonrada olsa bitecek olan Ardahan/Ardanuç yolu üzerinde güzel bir konuklama ve yaz tatilcilerinin villalar yaptigi yayla kenti olacagini konustuk yeniden Baris ile.. Bunlari konusurken, ilk kez görecegim o yakaya yaklastik, yani 20 yildan fazladir bir türlü bitmeyen Ardahan/Ardanuç yolunun Ardanuç yakasina.. Çünkü olaganüstü bozukta olsa bir arcin kör/topal inecegi bir yol vardi artik o yakada.. Bulutlari selamlayip, inerken o yakada gördügüm olaganüstü manzara karsisinda bir kez daha hayranligimi saklamayip, ard arda patlattigim denklasörümle bol bol fotograf çekiyordum.. Asagi indikçe gördügüm manzara karsisinda bizim vali ve kaymakamlara sükür, diyerek aradigim bir insana, yolu 1950’li yillarda kalma köyün içler acisi halini sordum.. Çünkü üç köyün üzerinde bulundugu o güzergahta ki köy yollari gerçekten çok bozuktu.. Daha asagi indigimizde Ardahan ve ilçelerinden daha perisan ve Posof ile Çildir gibi Adliyesi kapatilan Ardanuç’a ulastik.. Adeta daglar arasinda unutulan bu ilçede pompacisini zorla kaldirdigimiz petrol ofisinde akar yakit aldiktan sonra Şavsat ilçesi acaba Ardahan’a baglanir mi diye düsünüp, hayalini kurdugumuz Artvin yoluna girdik.. Çünkü bölgede yapilan onca barajin Şavsat’i adeta Artvin’den kopardigini görüyorduk, akan her suyun önüne kurulan HES Barajlarini görüyorduk.. O kadar ki neden Kura’nin suyunun çalinip, Karadeniz’e akitilmak istendigini de anliyorduk, o kadar barajin yapildigi bölgede ki sularin bu dogayi yutan barajlara yetmedigini ögrenince.. Bugün Ardahan merkezde bulunan Milli Egemenlik parki içindeki büstünün çöp ve insaat malzemelerinin içinde kalan Atatürk’ün dev bir büstünün de Artvin’in en yüksek tepelerinden birine kuruldugun görürken, tam karsisinda ki tepeye yapilan olagan üstü güzel binaya gözümüz çarpiyordu.. Sordugumuz da Ardahan Üniversitesi ile kurulan Artvin Üniversitesi oldugunu ögreniyorduk.. Bizimkinin üç yildir halen dogru dürüst temeli çikmazken, Artvin’in üniversitesinin nasil olup, bu hale gelip, bittigini de merak edip, fotograflarken Ardahan ile Artvin arasinda ki farki bir kez daha görüyorduk, onca baraj insaatinda is bulanlarin servis araçlarini doldurup, ise giderlerken, üniversitesinin binasinin bitip, hizmete girmek üzere geldigini bir birimize sorarken.. Havanin iyiden iyiye isinmasiyla soldugumuz nemin vücudumuz sular içinde biraktigini görünce pijamalari çikarma vaktinin geldigini de anliyorduk.. Eskisi gibi para etmeyen ve Ardahan’da ki süt gibi kilosu bir bardak çaya satildigi belirtilen çay bahçelerini geçerken, basbakanin Erzurum’a deniz getirmek için Cankuratan dagina vurdugu yeni tünelin çalismalarina da sahit oluyorduk.. Posof Türkgözü Gümrük kapsinin önündeki Ilgar dagi dururken, Artvin ile Hopa arasinda ki yolda kaç tünelin oldugunu saya saya bir türlü bitiremiyorduk.. Ve sonunda Hopa’ya ulasiyorduk, o bozuk yolda balon yapan aracimizin ön tekeri dolaysiyla zorla tutmaya çalistigimiz direksiyonu, gören burasi Bursa Sanayi Sitesi diyecek bir gazellikte olan Hopa Sanayi Sitesine kirarken.. Pazar oldugu için kimsenin olmayacagini ögrendigimiz sanayi bekçisinin yol tarifi ile bu kez Hopa’yi direk geçip, o Ardahan’in sinirlari içinde iki tane olmasina ragmen bizim bir türlü tandi alamadigimiz gümrük kapilarindan olan Sarp Gümrük Kapisina. Kemalpasa’ya dogru yol almaya basladik, balonlu lastigi dolaysiyla elimizde kaçirmamaya çalistigimiz direksiyonu siki siki tutarken… Ve oraya ulastigimizda acaba yanlis yola girip.İstanbul Laleli’ye mi geldik diye sasirdik, saat sabah 10 olmasina karsin civil, civil bir hareketlilikle karsilasirken.. Çünkü buranin Kemalpasa denmesine bin degil, 10 bin sahit gerekiyordu.. Nedeni ise ard arda açilan yeni yeni isyerlerinin dolasin belki 1, bilemediniz 2 bin kisi karinca gibi dolasip, alis veris yapiyordu.. Kamyonetlerin biri yanasip, biri kalkiyordu.. Aracimizi park etmek için yer ararken burada ki trafigin İstanbul/Laleli semtini aratmiyordu.. Yan otoban da gelip, geçen araç sayisinin sayisini saymak mümkün olmazken, Sarpta Kemalpasa’ya kadar uzanan tir kuyrugu da bizi bir baska sasirtiyordu.. Devami yarin.. **Cumartesi yazisi.. Uzun süredir ara verdigim cumartesi yazilarimdan birini yine ele almaya çalisirken konunun bir tatil yazisi disina çikmamasi için basta kendimi sartlandirdim.. Çünkü hafta boyu gerek yogun is tempomuz, gerek ise ülkede yasanan hizli gündem degisikligine yetismek için çabalarken cumartesileri, pazarlari kendimiz, özel hayatimiz gibi unutuverir, siz sevgili okurlarla bile söyle bir kafa kafaya sohbet eden bir yazi ele almadigimi bilirim.. Ki; İnsanin öyle anlari oluyor ki söyle bir dost, bir kafa dengi biriyle oturup, kendisini, iç dünyasinda yasadiklarini anlatmak istedikleri olur.. İste bende birçok zaman o anlari yasar, yasarken de kendimi birisine anlatacak birini bulamam su her seyi hali altina silen toplumun içinde yasadigi yasam kültüründe.. Bu nedenledir ki zaman zaman ele aldigim ve adini cumartesi yazilari koydugum yazilarimin birisi olan bu yaziya siyaseti,ülke gündemini, dünyada yasananlari koymamama gayret edip, birazda kendimi sizlerle paylasmak için sartlandim.. Torunum Daghan’in diger dedesine gitmek için Konya’ya, okullari biten kizlarimin anne annelerine gittikleri bir sürede Göle Gözlemin acar muhabiri Saellattin de beni birakip İstanbul’a kaçti, Hanak/Damal gazetesinin muhabir adayi Ezgi gibi.. Oglunu sünnet etmek için ön hazirliklara baslayan ve yaslanan beni de kirve eden Baris’in da her an tatile kaçacak gibi tek ayak üzerinde yanimda olsa da Çildir’in ilk gazetesi olan Çildir Gazetesi’nin temel diregi Hilal’da ben ne zaman gidecem der durur.. Ula ne oluyor, siz beni tatile gönderin merkezimi sandiniz diye delirecegim anlari yasarken benimde üç yildir söyle cep telefonlari kapali, deniz kenarinda uzanmazsam da, Ardahan’in o bin bir çiçegiyle donanmis yaylasinda bir tatil yapmadigim aklima geliyor.. Evet ya gerçekten üstüne üstlük bir ay arayla iki ameliyatta geçiren biri olan benim bir hayli yoruldugunu hatirlatan bir cumartesi yazisinda insanin söyle bir kafa dinler cumartesi yasayip, yasamadigini da düsünmedim degil.. Gerçekten siz hiç o kilitlendiginiz cumartesi de bile cumartesiyi yasayip, yasadiklarinizi da benim gibi kaleme aldiniz mi?.. **Polis neden gergin?.. Hepimizin televizyon kanallarinda izledigi manzara karsisinda donup kaldigi o görüntüler daha hafizalarimizda gitmeden, buna benzer bir olayda Ardahan lise yolu üzerinde bulunan bir ara sokakta yasandi. Taraflarin iddialarina baktiginizda kimin hakli, kimin haksiz oldugunu çokta anlamayacaginiz bu her iki olayda asil görülmesi gereken polisin neden bu kadar gergin oldugudur.. Acaba bu durum yeni coplar ve yeni 30 Bin polis daha alacagini belirten hükümetin suçumudur? Bilmiyorum ama AK Parti İktidarinin Askerden ziyade polisi daha çok sevdigi yönünde ki iddialar bunu birazda dogrular gibi.. Çünkü polisin bu iktidar döneminde siyasilerden gördügü destegi hiç bir iktidarda almadigini zaman zaman sohbet ettigimiz polis arkadaslarda inkar etmiyorlar.. Öyle ki bazi polis amirlerinin güvenlikten ziyade bu hükümetin basarisi için adeta kendilerini parçaladigini da anlatiyorlar.. Ancak bu ilgi ve alakanin polisi simarttigi, polisinde bu simariklikla her konuya bizzat müdahil oldugu ve bu nedenle de sik sik toplum fertleriyle karsi karsiya geldigi de belirtilmektedir.. Bunun bir örnegi de, ‘Asker güneydogu da basarisizdir, polisi gönderelim’ diyen hükümete yakin, akil danismani basinin verdigi gaz oldugunu belirten aydin ve psikologlar bu kadar yükün polisi gerdigine isaret etmekteler.. Çünkü hükümetin Eregenekon, Balyoz, Tele/kulak, sike gibi operasyonlari için canini disine takan polisin ‘Güneydogu’da ki sorunu da biz çözeriz’ dedigi ve hedef haline geldigi için gerildigine isret eden uzmanlar, aydinlar, gazeteciler polisin isinin adam dövmek veya birileriyle tartismak olmadigini, kanunun söylediklerini yapmakla mükellef oldugunu bilmesi yeter artar bile diyorlar.. Bunlari dinleyip, irdelerken polisin Ardahan’da taksici Burak’la tartismasini, İstanbul’da 5 polis tarafindan dövülen sahisin olaylarini iyi irdelemek gerek.. Çünkü el uzattin mi gerilen bir polisin karsimizda oldugunu zaman zaman bende sahit olmuyor degilim.. 0.535.418 32 58-fakiryilmaz323@hotmail.com

Aracinizin arizalandigi anda paraniz varsa hemen bir tamirciye çeker, gerekli parçalari alir onarttigimiz gibi vücudumuzda yorulup, hastalandiginda tedavi için önce kendi bünyesini harekete geçirir, tedavi olmamiz için bizleri hasta edip, yataga düsürür ve tamirimiz için doktor ister.. Tabi vücudumuzun her hangi bir yeri agdirdigini da oranin neresi oldugunu anlamaz, bilmeyiz, doktorun gelip, su organiniz rahatsiz diyene kadar.. İste o an yapacaginiz bir sey yoktur ve doktorun dedigini dinlemek ve onun tedavi yöntemine boyun egersiniz.. Evet her insanin basina gelen bu durumun diger bir yönü de insanin kendi organlari hakkinda gerekli bilgiye sahip olamamasidir.. Ve bu bilgisizlik bazen insanlarin sakat kalmasina, hatta ölmesine neden olur.. Çünkü insan hastalandiginda kendisini teslim ettigi doktorun insafina birakmistir.. Evet bunu niye anlattim derseniz, hafta sonunda evde dinlenirken, karsimda duran televizyonun kumandasini zaplarken, organ mafyasinin nasil çalistigini ve bu yolla nasil trilyonluk zenginliklerin saglandigina sahit olup, sok olmamin getirdigi psikolojisidir sanirim.. O belgeseli gözlerim fal tasi gibi açip, izlerken ülkemizde de bu tür insanlarin, doktorlarin olup, olmadigini merak etmedim degil.. Afrika, Ortadogu ve Kafkaslar üzerinden Avrupa’ya insan kaçakçilarinin köprü olarak kullandiklarini ögrendigim internete bakarken, Türkiye’de bu yönde birçok olayin meydana geldigine sahit olurken ikinci bir soku yasiyordum.. Çünkü bugün isadami geçinen bazilarinin bu yoldan elde ettikleri zenginliklerini de ögreniyordum.. Ve bunlarin basinda gelen bir çogunun da biz insanlarinin kendisini teslim ettigi bazi doktorlar oldugunu görüyordum.. Basbakanin yasaklanmasini istedigi Kürtaj’i yapmak için bazi doktorlarin nasil hastalarini ikna ettigini hepimiz bilirken, bazilarinin da baska böbreklerimizin alinmasi olmak üzere birçok iç organimizin hastalandigini öne sürüp, sapa saglam organlarimizi nasil alip, büyük paralara sattiklari ve zengin olduklarina sahit olurken, bunlarin arasinda bizden, ayni Ardahanlilarin da olup olmadigini da merak etmedim degil.. Bilmiyorum ama bugün is adami diye kendini yutturup, nerede getirdikleri beli olmayan paralarla bazilarinin biz gazetecileri elestirme gibi bir ukalaligini görünce bu yönde bir arastirma yapmaya karar verdim, arastirmami bitirip, ileride bu kösede yayinlamak üzere kollari sivarken.. **Öcalan olmadi BDP.. 10 Yillik iktidari boyunca kendisine yakin kadrolari hemen her yere yerlestiren AKP’nin önündeki tek engeli olan Kürt Sorunu’nu asma çalismalari simdi de, BDP’yi partiyi böl/parçala çalismalarina dönmüs gibi.. Daha önce Öcalan’i ikna etme çalismalari içine giren ve bu kanal ile Oslu’ya kadar ulasan AKP görüsmelerin disari sizmasiyla bunu basaramayinca yeni bir taktik izledigini görüyoruz. O taktikte BDP’yi bölmek ve parçalamaktir.. Ama bundan önce bir kedisi bile olmayan Kemal Burkay ile de bir baska yol denemisti.. Türkiye’ye göz yaslari içinde getirilen Burkay’dan sonra Musa Anter’in ogluna da izin veren belki Burkay ile bir araya gelirler, yeni bir parti kurdurup, BDP’nin belini kirariz demisti.. Ancak bu ülkede yillardir süren ve yeni yeni adina Kürt Sorunu denilip, kabul edilen sorunun çözümünün hiçte öyle kolay olmadigini anlayan AKP simidi yeni bir taktik gelistiriyor.. BDP’yi böl parçala. bir birine düsür.. Bunun ilk adimi Leyla Zana üzerinde atildi ve Hürriyet Gazetesi’nin durup, o durduk yerde röportaji patlatildi.. Ve yeni bir tartisma basladi.. BDP’nin Şahinleri-Güvercinleri ve Tasviye Edilenler seklinde.. Basbakan’in Rio Karnavalinin yapildigi Brezilya’da dönerken yaptigi açiklamayi iyice okudugunuzda bunu daha net görmek mümkün.. Ancak basta adina KCK denilen operasyonlar olmak üzere üzerinde bin bir baski uygulanmasina karsin diz çöktürülemeyen BDP’nin bu oyuna gelecegini sanmiyorum.. Çünkü BDP’den önceki bu yöndeki partilere de ayni taktik islenmis, ancak tüm çabalara karsin bir sey yapilamayinca kissa yola, yani partiyi kapatmaya gidilmisti.. Bir taraftan aramizda pamuk ipligi de olsa bir ip var deyip, diger tarafta neredeyse silahli PKK’lilar mecliste diyerek bagiran iktidarin bunu basarip, basarmayacagini önümüz de ki yerel seçimlere kadar bakip, görecegiz.. Görecegiz çünkü geçen seçimde 100’e yakin belediyeye alan, ama baskanlarinin tümüne yakinin tutuklandigi BDP’nin hiçte öyle kolay bir lokma olmadigini, aksine AKP’ye karsi Türk seçmeninin bile destegini alacagini rahatlikla söyleyebiliriz.. Buna neden ise AKP’ye karsi tek dik durusu BDP’nin ortaya koydugunu bu ülkede yasayan her AKP’ye karsi olanlar bile bunu söylüyor, konusuyor.. **Onuda mi yazamiyorsunuz?.. Bu köseyi okudugunuzda günlerde ya 23 Haziran’dir, yada 25-26.. Belki de 30 Temmuzdur veya 2014 yilidir.. Ama bu yazi yazildigi günün tarihi 23 Haziran oldugunu hemen söyleyeyim.. Şimdi burada neyi anlatmak istiyorsun?’ diyenleriniz olacak.. Evet bir seyi anlatmaya çalisiyorum, o da bu kentte onca yasanan sorun ve sikintilari görmezden gelip, resmi agizlar disinda haber yapamayanlardir.. Ben bunu bir kez daha anlatacam.. Şimdi yine basa dönüp, bu yaziyi okudunuz tarihin ne zaman olduguna bakin.. İste size 15 Haziran’da ortaya çikip, 15 Temmuz’da kayip olan Ardahan’in Alevi ilçesinde ki Atatürk Silueti.. Bu kenti tanitiyorum diyerek çabaladiklarini söyleyenler basta olmak üzere bu kentte gazetecilik yaptiklarini sananlarin bu kentin gerçek sorunlarini görmezden geldikleri gibi bu kenti tük dünyaya tanitacak hazinelerinden de bi haberler.. Evet iste size bugün 23 Haziran.. Ve iste size 15 Haziran’in üzerinden kaç gün geçmis oldugunun hesabi.. Damal’in belediye baskani dahil kimsenin ciddiye alip, bölgeye yerli, yabanci turisttin akisina neden olacak olan Atatürk Silueti unutmalari.. 15 Haziran’dan önce yapilacak çagrilar, haberlerle bu olaganüstü dogal mandarlarin bile anlatilip, yazilmadigi bir Ardahan’i nasil tanitiyoruz diyebilirsiniz.. Bilmiyorum ama bugün 23 Haziran ve halen bir gazeteci gidip, Atatürk’ün siluetinin Damal’da yine çiktigini yazmamis.. O ilçenin belediye baskani kimseyi davet edip, gelin ilçeme bu dogal güzelligi izleyin dememis.. Ama simdi çikip, ya senlik düzenliyoruz ya diyecek.. Evet yapiyorsun sayin baskan biliyoruz da bu yil 16. yaptigin senlik öncesi o olaganüstü manzaranin yasandigi alanda halen bir seyir alani yapmadigin gibi benimde bir meslektasim çikip, daha haberini bile yapmamis derim sayin baskan.. bu kent böylemi tanitilacak?.


Ardahan sehir merkezinde Şehzade restaurant düzenlenen törenle açildi. Açilis törenine Vali Yardimcisi Kadir Taner Eser, Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy ve vatandaslar katildi. Şehzade restaurantin hayirli olmasini dileyen Vali Yardimcisi Eser, Belediye Baskani Faruk Köksoy ile birlikte restaurantin açilisini yapti. Belediye Baskani Faruk Köksoy, “İnsallah ilimizde bu tür isyerleri sürekli açilir, is alanlari genisler” dedi. Haberi ekleme saati: 01.33-27 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Buz Pateni Federasyonu Baskanliginin 2012 faaliyet programinda bulunan Milli Takim Hazirlik Kampi 22 Haziran 02 temmuz 2012 tarihleri arasinda BULGARİSTAN / LOZANEST kentinde yapilacak. Yapilacak olan Milli Takim hazirlik kampina Ardahan İlimiz sporcusu Leyla YILMAZ ismen davet edildigi ögrenildi. Haberi ekleme saati: 01.31-27 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Bu yil 6-7-8 Temmuz da yapilacak 17. Uluslararasi Göle Kültür ve Kasar Festivali İstanbul Komitesi Festivalin son asama toplantisini İstanbul’da yapti. Toplantiya kaitlanlarin son birern degerlendirme yaptiklari Göle Kasar Festivali’nin bu yil ki etkinliklerinin en güzel sekilde geçmesi için herkesin el ele vermesi gerekliligine dikat çekildi. ###Göle’nin kapilarini Dünya’ya açmaliyiz.. ‘Dünyanin en temiz cografyasinda bulunan Göle ilçemiz, gübre ve ilaç görmemis organik topraklarinda beslenen Kafkas Ari irkinin yaptigi bali, organik süt ürünlerini pazarlayamiyorsak Göle’yi iyi tanitamamisiz demektir.’ diyen Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay; “16 yildir Festivali yapiyoruz. Hepimiz destek sunmadigimiz için festivaller amacina ulasamadigindan dolayi bu yil uluslararasi bir festival yapip, hem Göle’yi tanitacagiz hem de dünyanin istedigi organik ürünleri tanitip dünyada pazar yerimizi alacagiz” dedi. AK Partili Ardahan milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay konusmasna söyle devam etti. ‘Dedelerimiz bu topraklari kaniyla, caniyla kazandilar. Ama biz yasanabilir hale getiremedigimiz için göç ettik. Bundan sonra Göle’yi yasanacak bir kent haline getirmek için yapacagimiz festivaller ve bütün etkinliklerle ilçemizi Dünya’ya anlatacak bir sekilde olmalidir.’ Göle nüfus orani fazla olmasin ragmen bütün bankalarin kapanmasina anlam veremedigini dile getiren Atalay, Göle de kapanan bankalarin tamami yeniden açilacak. ###Eglence degil Göle’yi tanitmaliyiz, Göle’yi büyütemeyiz Eglence için yapilacak festivallerin Göle’ye hiçbir getirisinin olmadigini söyleyen Dizayn Vip Şirketler Gurubu Yönetim Kurulu Baskani Erbakan Malkoç; “Ulusal medyanin ilgisini çekecek festival yapilirsa hem Göle taninir, hem de tarim ve hayvansal ürünlerimiz tanitilip yurt içinde ve sinir ötesi yeni müsteriler kazanirsa ancak Göle’nin kalkinmasindan bahsedebiliriz. Yoksa eglence amaçli yapilan festivaller ne Göle’yi tanitir nede büyütür” dedi. ###-Göle’yi degistirmek için bu yola çiktik Göle Festivali İstanbul Komite Baskani Asim Karabacak; “Gölemiz Ekonomiyi iyi bilen, ihracat, ithalat yapan, çevresine güven veren, heyecanli, coskulu yeni kusak gençlerle degisecektir. Bu festivali kurgularken, Göle’nin yeni dinamik genç isadamlarini aramiza alip Göle Belediye baskanimiza destek sunup, sorumluluklarina ortak olup ve Göle’nin degisime ugramasi için yola çiktik” dedi. ###Türksoy’dan Göle festivaline tam destek Kanal 7 TV’de Türksoyla İpek Yolu programini yapan TV programcisi gazeteci Seyfullah Türksoy, “Ben Asya’yi, Avarupa’yi gezip 3 bin program çektim. Ama 16 yildir Göle festivaline davet edilmedim. Bu yil Sn. Mustafa Küpeli’ye destek sunmak için bütün kadromla Göle festivaline katilip, bütün güzelliklerin Kanal 5 ve CİNE 5’ de yansitacagim. Uluslararasi festival oldugu için Kafkasya ülkelerinden bir oyun ekibi ve bir sanatçiyla meslektasim Küpeli’ye destek sunacagim. Uluslararasi arenaya tasinmayan festivalleri isterseniz 50 yil yapin yöreyi bir adim öteye götüremez. Bunun için ilçenin reklami için büyük yatirimlar yapmaniz gerekir” dedi. ###Konaklama çok kisiyi küstürdü Daha sonra söz alan Turizmci Alihan Akkoç; “Festivale gittik, kimse 7 aylik esimle ayaktayken oturacak yer göstermedi. Bu yüzden 5 yildir festivale gitmiyorum. Benim gibi binlerce insan öyle. Eger konaklama ve agirlama komiteleri kurulup bu sorun çözülürse bütün küskünlerin festivale katilacagina inancam tamdir” dedi. ###Molkuç ve Ates Fesitvale bir sanatçi destegi sundular Toplanti sununda festivalin amacina ulasmasi için medyatik bir sanatçinin festivale götürülmesinin gerektiginin altini çizen Dizayn Vip Şirketler Gurubu Yönetim Kurulu Baskani Erbakan Morkoç arkadasim Avcilar Belediyesi Meclis Üyesi İsadami Şerif Ates kardesimizle sponsorlugunu yapmayi taahhüt ediyoruz. ###İstanbul Komitesi Festivale kilitlendi Hemsehrimiz Turizmci Alihan Akkoç’un sahibi oldugu Oteli de yapilan festival toplantisina; 17. Uluslararasi Göle Kültür ve Kayar Festivali Türkiye Komiteler Genel Baskani Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, İstanbul Komite Baskani Asim Karabacak, Komite Üyelerinden DSP Genel Baskan Yardimcisi Yalçin Avci, Dizayn Vip Şirketler Gurubu Yönetim Kurulu Baskani Erbakan Malkoç, İmak Matbaa A.Ş. Yönetim Kurulu Baskani Ahmet Karademir,Avcilar Belediye Meclis Üyesi İsadami Şerif Ates, Mali Müsavir Ahmet Kaya, Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag, Turizmci Alihan Akkoç, Festival Genel Koordinatörü Mustafa Küpeli, Türksoyla İpekyolu Program yapimcisi Hemsehrimiz Seyfullah Türksoy, Gazeteci Alparslan Kaya ve ilgililer katildilar. DSP Genel Baskan Yardimcisi Yalçin Avci, Ardahan Kültür Evi Baskani Tuncer Dag, Mali Müsavir Ahmet Kaya, İmak Matbaa A.Ş. Yönetim Kurulu Baskani Ahmet Karademir, festival hakkinda bilgi sunduktan sonra, Festival Koordinatörü Gazeteci Mustafa Küpeli Festivalin genel gidisi hakkinda rapor sunduktan sonra toplanti sona erdi. **AGA PARAYI VEREMEYİNCE ZORDA KALDILAR.. Bu yil 17. Yapilacak olan Göle Kasar Festivali’nin geçen yil ki kasar agasi Mustafa Küpeli’nin agalik karsiliginda vaat ettigi 110 Bin TL.’ye halen göndermedigi ögrenildi. Alinan bilgilere göre 110 Bin TL. karsiliginda 2011 yilinda yapilan festivalin agasi olan Gazeteci Mustafa Küpeli’nin festival komitesine vaat edip, Göle Belediyesi hesabina göndermesi gereken bu parayi halen Göle Belediyesi’ne gönderedigi için festival için yapilacak olan harcama bütçesi için yeni bir kaynak arandigi bilgisi alindi. Daha önce Ankara Büyüksehir Belediye Baskani Melih Gökçek ve Ardahan’in eski milletvekillerinden Saffet Kaya’nin da agalik parasini ödememek için çok mücadele ettiklerini belirten Göle Kasar Festivali Komitesi anca yapilan baskilar sonucu bu iki aganin geçte vaat ettikleri parayi gönderdikleri ancak 2011 yilinin Agasi’nin yeni bir festivalin yapilacagi su günlerde hala vaat ettigi parayi göndermedigini ve bu nedenle kendilerinin zorda kaldigini, yeni bir kaynak aradiklarini belirttiler. Haberi ekleme saati: 01.33-26 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Adalet Bakanliginca kapatilmasina karar verilen Adliyeler arasinda bulunan Çildir Adliyesi’nin kapatilmamasi için eyle hazirlanan Çildirlilar bugün köy muhtarlarinin da içinde bulundugu genis çapli bir toplanti yaprak, yarin yapilacak olan eylemin seklini belirleyecekler. Konu hakkinda gazetemize bir açiklama yapan Çildir Belediye Baskani Nürettin Aygün sinir ilçesi Çildir’da bulanan Aktas Gümrük Kapisi’nin açilmasini bekleyen Çildir’in Adliyesinin kapatilmasini anlamaktan zorluk çektiklerini belirtti. Adliyenin kapatilmasini görüsmek ve kapatilmamasi için atilacak adimlari görüsmek için partisinin de içinde bulundugu tüm siyasi parti temsilcileri, köy ve mahalle muhtarlari, stk üyelerinin bir araya gelecegini belirten Aygün, ‘Gürcistan ve Ermenistan’a komsu olan Çildir’da ki Adliyenin kapatilmasinin zaten sürekli göç veren Çildir’in, Çildirlilarin moralini iyiden iyiyle bozacak’ diyerek sözlerine son verdi.

Ardahan’in Çildir ilçesinde bulunan Adliye’nin kapatilmasini protesto edeceklerini ve yaylaya çikan evlerini yükledikleri traktörlerle çildir merkezde ki adliye önünde eylem yapacaklarini belirten Çildir/Esmepinar (Purut) lu köylüleri ‘jandarma bizi içeri atar’ diye korkup, adliyenin önünde jet hiziyla geçerek, sözde eylem yaptilar. Purutlularin söyleyip, yapamadigi eylemlerin devam edecegini belirten Çildirlilar, ‘Posof’u kapatmayan zihniyet istese Çildir’i da kapatmaz’ diyerek eylemlerine devam edeceklerini belirttiler. Haberi ekleme saati:08.20-26 Haziran 2012 Haber/Foto: www. kuzeyanadolugazetesi.com

**Gürcistan ve Azeri Halk Oyun Ekiplerinin Davet edildigi Alevi Dernekleri Neden Şölene Davet Edilmez?.. Har yilin 15 Haziran ile 15 Temmuz Günleri sirasinda Damal’in Karadag sirtlarina yansiyan Atatürk’ün silueti dolaysiyla düzenlenen Damal Festivaline neden diger illerde bululan Alevi Dernek ve Federasyonlarin davet edilmedigi merak edilmektedir. Bu yil 7 Temmuz’da gerçeklesecek olan Damal-Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde isimli sölene Gürcistan ve Azerbaycan’dan halk oyunlari ekipleri getiren belediyenin neden Türkiye’nin çesitli illerinde bulunan Alevi derneklerini davet etmedigi sorulmaktadir. 7 Temmuz’da gerçeklesecek olan Damal Şenligine neden Alevi Dernek ve Federasyonlarinin gelmedigini merak eden Damallilar belediye baskaninin bu yönde bir davetinin olup olmadigini, çikip kamuoyuna açiklmasini istedikleride görüldü. Haberi ekleme saati: 07.43-26 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Nihat Zengin, “Yakacaklarimizi simdiden hazirliyoruz. Kömür almaya gücümüz yetmiyor, çünkü 8 ay kis altinda kaliyoruz” Ardahan ilinin vazgeçilmez yakacagi olan tezek köylünün yakacak tüketiminde en fazla tercihi oluyor. Ardahan Hoçvan köyünde tezek yakacagi elde edebilmek için basma yapimina koyulduklari görüldü. Besledikleri hayvanlarin diskilarini bir alanda toplayan köylüler, hayvanlarin gübrelerini yakacak elde edebilmek için ilk önce köylülerin degisiyle basma, yani kurutulmaya birakilan ve ezilen gübrelerin yakacak biçimini elde edebilmek için kesilmeye baslandigi görüldü. Ardahan Hoçvan köyünden Nihat Zengin, “6 ay içerilerde besledigimiz hayvanlardan elde ettigimiz gübreleri 2013 yili için yakacak hazirligi yapiyoruz. Bende kisin yakacak olarak kullanacagimiz gübrenin tezek halini almasi için ilk basta basma dedigimiz yani gübrenin disarida güneste kurutulup ve daha sonra keserek tezek yapip kislik yakacagimizi elde edecegiz. Tezek yapimini anlatan Nihat Zengin isimli vatandas, “Kisin kar yagdi. Bizlerde içerilerde besledigimiz hayvanlarin gübrelerini bir yerde biriktirip simdide evlerimizin veya bos arazilere tasiyoruz. Şimdi bunlari yere serecegiz, çigneyecegiz sonrada demir küreklerle kesip havaya kaldirip kurutup yakacagiz” dedi. Kömürün 380 TL’den satildigini ifade eden Zengin, “Yakacaklarimizi simdiden hazirliyoruz. Kömür almaya gücümüz yetmiyor, çünkü 8 ay kis altinda kaliyoruz” dedi. Haber:Baris Bilgin/Ardahan Haberi ekleme saati: 06.46-26 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Aksam saatlerinde, otlaktan dönen sürüler, karayolunda trafigin engellenmesine neden oluyor. Şehirlerarasi yollardaki hayvan sürüleri, sürücüler için her zaman oldugu gibi tehlike yaratiyor. Hayvanlarini otlatmak için anayolda hayvan sürülerine götüren hayvan sahipleri, sürücüler tarafindan tepkiyle karsilanirken, araç sahipleri olasi bir kazanin yasanmamasi için sürülerin yoldan çikmasini bekliyor. Şehirlerarasi yollardaki hayvan sürüleri dikkat çekiyor. Hayvanlarini otlatmak için sehirlerarasi yollari seçen hayvan sahipleri ise sürücüler tarafindan tepki görüyor. Hayvan sürüleri nedeniyle, karayollarindaki araç trafigi kesintiye ugruyor. Özellikle aksam saatlerinde, otlaktan dönen sürüler, karayolunda trafigin engellenmesine neden oluyor. Sürücüler de bu duruma tepki gösteriyorlar. Sürücüler; “Bu durumu siklikla yasiyoruz. Dakikalarca sürünün geçmesini bekliyoruz. Zamandan kaybediyoruz. Acil olarak yetismek istedigimiz yere vaktinde gidemiyoruz. Aksam karanlik çöktügünde ise, hayvan sürüleri daha çok tehlike arz ediyor. Sürüyü fark etmezsek üzücü olaylara neden olacagiz. Onun için sürücüler özellikle karanlik çöktügünde çok dikkatli olmalari gerekiyor. Ancak, gündüz vakitleri karayolunu isgal eden hayvan sürülerinden rahatsizlik duyuyoruz” dediler. Haberi ekleme saati: 06.40-26 Haziran2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan Kara koyun köyünde ögrenilemeyen bir nedenle çikan kavgada silahla bir çocuk ayagindan vuruldu. Alinan bilgilere göre, Ardahan Kara Koyun Köyünde gençler arasinda çikan kavgada 16 yasindaki Burhan Karaman silahla ayagindan vuruldugu ögrenilirken, Burhan Kahraman’in Ardahan Devlet Hastanesinde tedavi altina alindigi, saglik durumunun iyi oldugu bilgisi alindi. **Temmuz’da Teslim Ediliyor!.. Ardahan ikinci etap TOKİ’ler Temmuz ayinin ortasinda ev sahiplerine teslim edilecegi ögrenildi. Haberleri ekleme saati: 06.32-26 Haziran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Çildir’in sahipsizligine Adalet tescili!bb Traktörlerle eylem yapacaklar.. Öte yanda Esmepinar köylüleri traktörlerle eylem yapacaklari ögrenildi. Kapatilacak adlyiler arasinda bulunan Posof Adliyesi Posoflularinyogun girisimleri ile kapatilmaktan vazgeçilirken, Çildir Adliyesinin kapatilmasi kesinlesti. Basta Çildirli CHP Ardahan Milletvekili, İki Belediye Baskani, Ardahan Üniversitesinin Çildirli Rektörü, Çildirli CHP Ardahan İl Baskani olmak üzere birçok siyasinin konuya karsi duyarsizligi sonucu Ardahan’da kapatilacak iki adleyinin biri yani Posof kapatilmazken, Çildir Adliyesi kapatiliyor. **YENİ EYLEM YAPACAKLAR!.. Gazetemizin bir buçuk yil önce gündeme getirip, son aylarda üzerinde israrla durdugu Çildir Adliyesi’nin kapatilacagi haberlerinin gün geçtikçe güçlenmesi ardindan basta köy muhtarlari olmak üzere tüm Çildirlilar bir araya gelip, Adliyelerinin kapatilmamasi için eylem yapacaklar. Alinan bilgilere göre Çildir’da bir araya gelerek durum degerlendirmesi ypacak olan Çildirlilarin aynigün kent merkezinde bir yürüyüsyapacaklari ve Adliyelerinin kapatilmasini protesto edecekleri ögrenildi. Öte yanda yapilan girisimler sonucu Adliyelerinin kapatilacak olan Adliyeler arasinda çikarilan posoflular sevindi. AK Parti Posof İlçe Baskani Erol Özer’in açiklamasiyla Adliyelerinin kapatilmayacagi müjdesini alan Posoflular yapilan girisimlerinin sonuç vermesinden mutlu oldular. Haberi ekleme saati: 12.27-25 Haziran 2012 Haber/Fto: www.kuzeyanadolugazetesi.icom

Ardahan’dan göç eden hemserilerimizi bir çati altinda toplayip, onlarin sorun sikintilarina ortak olma, hemserilerimizin dogup, büyüdükleri ata/dede topragina sahip çikip, buralarda yasanan sorunlarin çözümüne katki sunmak amaciyla kurulan, ancak bugüne kadar kislari kaz geceleri, yazlari festival, senlik, sölenler disinda etkinleri görünmeyen derneklerin tartisildigi bir sirada, merkezi İstanbul/Esenyurt’ta bulunan Ardahan katlar Evi’de evsiz kaldi. Alinan bilgelere göre diger çantaci, tabelaci, cep telefoncu derneklere nazaran yer kiralayip, bir dizi etkinlikler yaparak kendisini topluma kazandiran İstanbul Ardahan Dernegi (Ardahan Kültür Evi) de ödeyemedigi kira dolaysiyla evsiz kaldigi ileri sürüldü. Kapatildigi ögrenilen dernek merkezinin önümüzdeki günlerde İstanbul/Esenyurt Belediyesi’nce yaptirilan Kültür sarayina tasinacagini belirten Ardahan Kültür Evi, kira ödememek gibi bir sorunlarinin olmadigini, malzemelerinin halen ayni yerde oldugunu, kapali olmasinin sebebinin Esenyurt Belediyesi tarafindan yaptirilan binaya geçmek üzere iken belediye tarafindan çikan bazi engeller oldugunu söyledi. Haberi ekleme saati: 07.31-24 Hazran 2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Göleli Doktor Gazi Karakurt’un otobüscülüge baslayip, kurdugu Karaca Ardahan isimli firma Erzincan’da kaza yapti!.. Ardahan’dan İstanbul’a yolcu tasiyan ‘Karaca Ardahan’ isimli Otobüs firmasinda çalisan bir otobüs Ardahan’dan İstanbbul’giderken aniden yola firayanbir motosiklet sürücüsünü ezdi. Kaza, Erzincan-Refahiye karayolunun 8. kilometresinde çevre yolu üzerinde meydana geldi. Alinan bilgiye göre, karayollari ekipleri tarafindan asfalt yenileme çalismasi yapilmasi nedeniyle trafigin tek seritten verildigi bölgede tali yoldan Organize Sanayi Bölgesine gitmek isteyen Mesut Türk’ün (26) kullandigi 24 DY 281 plakali motosiklet, Ardahan’dan İstanbul istikametine gitmekte olan Dogan G. yönetimindeki 06 RGV 36 plakali yolcu otobüsü ile kavsakta çarpisti. Çarpismanin etkisiyle yaklasik 30 metre sürüklenen motosiklet sürücüsü, olay yerinde hayatini kaybetti. Haberi ekleme saati: 07.23-24 Haziran2012 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**BU HABERİ ARDAHAN TV’DE İZLEYEBİLİRSİNİZ.. Her yil 15 Haziran-15 Temmuz ila günleri arasinda ortaya çikan Atatük silüti yine çikti, ama seyir alanindan hala haber yok.. Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komsu vilayeti Ardahan’in Alevi ilçesi Damal’in Karadaglar’na yansiyan Atatürk silueti bu yilda görülmeye baslandi. Her yilin 15 Hazarin ila 15 Temmuz günleri arasinda meydana gelen dogaüstü görüntüyü izlemek için Damal ilçesine akin eden yerli ve yabanci turistler bu olaganüstü ana sahit olmak için adeta birbirleriyle yaristiklari görülmektedir. Saat 17.32 ila 18.00 aralarinda meydana gelen siluetin olusumu sirasinda hatira fotograf ve görüntü çekmek için yarisan yerli ve yabanci turistler günes ile dünyanin hareketi ile bir araya gelen bu olaganüstü manzara karsisinda dudak isiriyorlar. **Adina senlik düzenleniyor.. Ardahan’in Damal ilçesinde her yilin Haziran 15 ile 15 Temmuz günleri arasinda Damal ilçesinin Karadaglarina yansiyan Atatürk’ün silueti için her yil senlik düzenleyen Damal Kaymakamligi ile Belediyesi Atatürk’ün İzinde-Gölgesinde Şenligi düzenliyor. Bu yil 16. gerçeklesecek olan senlikte Damal Halk Oyunlari Toplulugu, Yerel Sanatçilar, Damal’in Sesi, Azerbaycan Halk Danslari Toplulugu, Asik Özek Konseri, Çankaya Belediyesi Hoy-Tur Halk danslari Toplulugu, Nilufer Saritas Konseri, Gürcistan Halk Danslari Gözteris, Özcan türe Konseri, Atatürk Silüetinin İzlenmesi, Atatürk ve Dogu Konulu Konferans ve Konserler ve Halk Danslari Gösterisi ile son bulacak. Haberi ekleme saati:05.48-23Haziran2012 Haber/Fotu: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Geçen günlmerde AKP’li gibi konusup, AKP’yi savunan Bozyigit’ten yeni bir salvo daha!!. Ardahan’in sinir ilçesi Posof’ta kapatilacagi söylenen Adliye dolaysiyla bir toplanti düzenleyen köy muhtarlarinin toplantisina katilan Cumhuriyet Halk Partili Belediye Baskani kapatilmasi düsünülen Adliyeden önceki Askeri Şube’nin kapatildigi ve bunun gerektigi için kapatildigini savundu. ”Neydi o ya edep yerlerimizi bile kontrol edip, elliyordular’ diyerek Askeri Şubesinin kapatilmasini onaylayan CHP’li Şükrü Bozyigit, hükümetin çikardigi tesvik yasasini, baskanlik sistemini de destekledigini de söyledi. Konusmasi sirasin da ‘Beni dinleyen belki AKP’lidir diyecek’ diyen Bozyigit, hükümetin yaptigi birçok uygulamanin altina imza attigini da söyledi. Haberi ekleme saati:05.45-23Haziran2012 Haber/Fotu: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan-Agri-Kars ve Igdir illerinden bulunan yatirimcilari destekleme, onlara gerekli plan ve projeler konusunda gerekli fikirlerde bulunmak için kurulan ancak bunlarin disinda islerle ugrastigi ileri sürülen Serhat İlleri Kalkindirma Ajansi yeni bir film. Alinan bilgilere göre kuruldugundan bu yana 4 ili kapsayan bölgede dis kabugunu dolduracak, yatirima yönelik, is istihdami yaratan ciddi bir çalisma yapmamakla elestirilen ve bölgeye ile ilgili olmayan uçuk projeler pesinde kostugu ileri sürülen SERKA bölgede yasanan göç ile ilgili kisa bir film yarismasi düzenleyecek. Göçü durdurmak için kurulan kurumlarin basinda geldigini unutan ve yasanan hizli göçün önüne geçmisi için bir çalisma yapmasi gerekirken, yasanan göçün filimi için yarisma düzenleyen SERK’nin konu hakkinda yaptigi açiklamasi söyle; ‘Slogani ve konusu “GÖÇme” olarak belirlenen ve ilk kez düzenlenen yarismaya son basvuru tarihi 14 Eylül 2012. SERKA, faaliyet gösterdigi illerdeki kültürel degerlerin tanitilmasi için yürüttügü çalismalara düzenledigi kisa film yarismasiyla devam ediyor. İlk kez düzenlenecek olan yarismanin konusu bölge illerinin önemli bir sorunu haline gelen göç. Slogani ve konusu “GÖÇme” olarak belirlenen yarismaya katilimcilar 14 Eylül 2012 tarihine kadar basvurabilecek. Kisa film yarismasi, Agri, Ardahan, Igdir, Kars illerini kapsayan TRA2 bölgesindeki kalkinma hareketine ve bunu olumsuz yönde etkileyen göç problemine dikkat çekmeyi ve “GÖÇme!” odaginda üretilmis filmleri desteklemeyi, yeni yapimlari özendirmeyi, begeni kazanmis filmleri seyirci ile bulusturmayi hedefliyor. Yarismaya katilimlar ücretsizdir. Yarismada birinci olan esere 5.000 TL ödül verilecek. Yarisma, amatör veya profesyonel tüm katilimcilara açiktir. ‘ denildi. Haberi ekleme saati:05.41-23Haziran2012 Haber/Fotu: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Hadi bir iki geride kimse kalmasin POSOF’U KURTARMAYA DEGİL, BOGAZ TURUNA ÇIKIYORUZ.. Ardhan ve ilçelerinin isimlerini tasiyan, ancak bu isimlerin yasadigi sorunlarla uzaktan yakindan ilgilenmeyen derneklerden olan Posof Dernegi’de diger derneklerden asagi kalmiyor. Türkiye’nin Kafkaslara açilan gümrük gapisina sahip olmasina karsin nder bu ilçede ve Ardahan’da sinir ticaretini yapmadigini bir günebir gün sorup, sorgulmayan, bu yönde girisimlerde bulunmayan, iki ögrenciyeburs vermeyi akil edemeyen Ardahan İli Posof İlçesi Kültür ve Dayanisma Dernegi ilçedeki Adliye binasinin kapatilacagi yönündeki haberlerede duyarsiz kayip, kendisi gibi duyarsiz üyeleriyle İstanbul’da bogaz turu yapacagini ilan etti. Adini tasidigi liçede Cezaevi, Askeri sube ve Adliy’nin neden kapatildigini sormayan, Göle ve Çgildir’a açilmasina kasin Posof’a niye bir Meslek Yüksek Okulunun açilmadigini sorgulamayan, diger derneklerle bile bir araya geldigigörülmeyen Ardahan İli Posof İlçesi Kültür ve Dayanisma Dernegi ‘nin bu keyfi nereden aldigi ise merak konusu olmustur. **İste İstanbul Bagaz’da Sefa ypacaklarini belirten o dernegin baskaninin çok önemli (!) açiklamasi.. **Posof Dernegi Bogaz Turu Yapacak.. Ardahan İli Posof İlçesi Kültür v e Dayanisma Dernek Baskani Aydin Karadag 24 Haziran Pazar günü Posoflulara Bogaz’da tekne turu yaptiracak. Gezi hakkinda sorulari yanitlayan Dernek Baskani Aydin Karadag; Posoflular Her seye layik bir millettir. Biz yönetim kurulu arkadaslar canla basla Hemsehrilerimize hizmet etmenin gayreti içindeyiz. 3 Haziran’da yaptigimiz görkemli piknikten sonra böyle bir gezi tertip ettik bu Bogaz turuna bütün Posofl’u hemserilerimiz davetlidir.’ dedi. **Turla ilgili önemli duyuru.. 24.06.2012 Pazar Günü Düzenlenecek Olan Bogaz Gezisi İçin Yönetim Kurulumuz Tarafindan Bir Yat Kiralanmistir. Bogaz Turunun Saat. 15:00 – 18:00 Arasinda Yapilmasi Planlanmaktadir. Katilmak İsteyen Üyelerimizin Katilacaklari Kisi Sayisinida Belirterek Dernek Yönetimine Kayit Yaptirmalari Gerekmektedir. Katilimci Sayisinin En Az 200 Kisi Olmasi Gerekmektedir. Gezi Sirasinda Aparatif Sandiviç Türünde İkram Verilecektir. Eger Yeterli Sayida Katilim Olmaz İse Bogaz Turu Gezisi İptal Edilecek Olup, Bilgi Verilecektir. Tüm Üyelerimize Duyurulur. Haberi ekleme saati:05.38-23 Haziran2012 Haber/Fotu: www.kuzeyanadolugazetesi.com

TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIGI OLARAK 2001 YILINDA TESCİL EDİLMİŞ OLAN 1-AŞIK ŞENLİK TÜRBESİ, 2- İSMET PAŞA MAHALLESİNDE (BU TÜRBENİN DE İÇİNDE BULUNDUGU) MEZARLIK, 3-ADEM YAVUZ MAHALLESİNDEKİ MEZARLIK VE 4- CAMİ’MİZİN KORUNMAYA ALINMASI İÇİN 1999 YILINDA, KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜGÜNE MÜRACAAT EDEN BENİM. 1- BU SUÇ İSE BU SUÇU, BU GÜN DE OLSA TEKRAR İŞLEYECEGİMİ, 2- BU TAŞINMAZ KÜTLÜR VARLIKLARININ MÜLKİYETİNİN AŞIK ŞENLİK BELEDİYESİNE AİT OLDUGUNU VE BU NEDENLE KENDİ MÜLKİYENİTE İLİŞKİN YAPACAGI; a- HERHANGİ BİR YIKIM İÇİN VE b- HER HANGİ BİR YAPIM İÇİN BELEDİYE MECLİS KARARI ALMASI GEREKTİGİ c- BU MECLİS KARARLARININ SONRASINDA DA KORUMADAKİ YER OLDUGU İÇİN YAPILACAK İŞİN PROJESİNİN KORUMA BÖLGE MÜDÜRLÜGÜNE MÜRACAATLA KURUL KARARIYLA ONAY ALMASI GEREKENİN BELEDİYENİN KENDİSİ OLDUGUNU, d- BELEDİYE MALINA ZARAR VERENLERİN DEVLET MALINA ZARAR VERMİŞ OLDUGUNU VE CAMİ ÖNÜNDEKİ MÜŞTEMİLATIN YIKILMASININ BÖYLE BİR ZARAR OLDUGUNU, **BU YAZININ VE DİGİR YAZARLARIMIZIN YORUMLARINI OKUMAK İÇİN SİTEMİZİN SAGINDA BULUNAN EN YENİ MAKALE LİNKİNİ TIKLAYINIZ.. Haberi ekleme saati:05.36-23Haziran2012 Haber/Fotu: www.kuzeyanadolugazetesi.com