ARDAHANLI BAŞKANLAR HAKKINDA OLUMSUZLUKLAR BASIN'A YANSIMAYA BAŞLADI!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Ardahanlı olan batıdaki belediye başkanları hakkında öne sürülen olumsuz iddialar bölgelerindeki gazetelerin yanı sıra ulusal medyanın gündemine taşınmaya başlaması dikkatlerden kaçmıyor.


Ardahanlı olan CHP’li İstanbul Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun hakkında öne sürülen iddiaları kabul edip, yaptığı savunma ile manşetlere taşınan haberi adeta doğrularken, yine Ardahanlı olan Kocaeli Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şair’in ise partisi tarafından üzeri çizildiği belirtildi. Şair’in üyesi olduğu AK Parti’nin Kocaeli İl Kongresinde dikkate alınmayıp, listeye alınmadığı görülürken Kerimoğlu ve Şair gibi Ardahanlı olan İstanbul Esenyurt İlçesinin CHP’li Belediye Başkanı hakkında da öne sürülen iddialara sessiz kalması dikkatlerden kaçmıyor.



**İşte hemşeri belediye başkanları hakkında öne sürülen iddialar ve o iddiaları yayınlayan yayın organları..


KERİMOĞLU HAKKINDA ÖNE SÜRÜLEN İDDİA VE AÇIKLAMASI


**Önce mühürledi sonra ev aldı! Bülent Kerimoğlu’nun aldığı dairenin değeri ise…


Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, eski Sümerbank arazisine yapılan ve 6 yıl önce inşaat sırasında belediye tarafından mühürlenen Pruva 34 Konutları’ndan daire satın aldı. 4 oda 1 salondan oluşan 310 m² büyüklüğündeki evlerin, şu anda 8 milyon ile 12 milyon 500 bin lira arasında satıldığı öğrenildi.


Bakırköy Sümerbank arazisi üzerinde yapılan Pruva 34 konutları, 2014 yılında Bakırköy Belediyesi tarafından mühürlendi. İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin kararıyla mühürlenen konutların yapıldığı arazide, Bizans döneminden kalıntılar olduğu gerekçesiyle başvuru yapılmış, mahkeme de yürütmeyi durdurma kararı vermişti. İndependent Türkçe’nin haberine göre Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun, 6 yıl önce Bakırköy Belediyesi tarafından inşaat halindeyken mühürlenen, daha sonra inşaatına devam edilen Pruva 34 konutlarına taşındı.


**Ne yapsaydım, bodrum katta mı yaşasaydım?


2 ay önce Pruva 34’te bir daire satın alan Kerimoğlu, 2014’te mühürlenen konuta taşınmasıyla ilgili “Anıtlar Kurulu’nun başvurusu neticesinde biz yürütmeyi durdurma kararını uyguladık ve inşaatı mühürledik. Ancak daha sonra inşaatın sürmesi için gerekli şartlar yerine getirildi ve biz bu mührü kaldırdık” diye konuştu. Kerimoğlu, belediye başkanı olmadan önce hastane sahibi olduğuna değinerek, “Burada bir daire satın alabilecek kadar varlık sahibiyim, bunu da 23 yıl boyunca mesleğime borçluyum. Ne yapsaydım, bodrum katta mı yaşasaydım?” dedi. Haber: www.gazetedamga.com.tr



**AK Partili Kocaeli Dilovası Belediye Başkanı Hakkındaki Haber


Şair listeye yedeklerden girdi..


AK Parti İl Teşkilatının 7’inci Olağan Kongresi’nde Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şair yedek listeye girebildi. AK Parti İl Teşkilatının 7. Olağan Kongresi Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Uluslararası Fuar Merkezinde gerçekleştirildi. Yaklaşık 1,5 yıldır atanmış olarak görevini sürdüren AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş’in tek aday olduğu kongrede seçilmiş başkan unvanını aldı.  604 delegenin oy kullanma hakkının bulunduğu kongrede 30 büyük kongre delegesi, 50 kişilik il yönetim kurulu 25 kişilik yedek il yönetimi kurulu ve 5+5 kişilik disiplin kurulu belirlendi. Kongrede 10 belediye başkanının büyük kongre asil listesinde yer aldığı görülürken iki Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şair yedek listeye girmesi dikkatlerden kaçmadı. Haber: www.hedefgazetesi.com.tr



**Ardahanlı Esenyurt Belediye Başkanı Hakkında Ulusal Gazetede öne sürülen iddilardan biri…


CHP’li belediyede 350 milyonluk rant!


AK Partili belediyeler yolsuzluk, usulsüzlük mü yapıyor diyorsunuz? Ya da AK Parti yönetimi İstanbul’u betona boğdu falan gibi bir iddianız mı var?


Hadi o zaman gelin, sizinle beraber CHP’nin yönettiği sadece ama sadece bir ilçeye beraber göz atalım.


Bakalım CHP’li Belediye Başkanı bir buçuk yıl gibi bir sürede nasıl yolsuzluklara, nasıl usulsüzlüklere imza atmış.


Hazırsanız başlayalım. 


Hatta şöyle bir soruyla başlayalım:


-Sizce CHP’li belediyenin yönettiği bir ilçede bir iş adamı 22 katlı bir binanın üzerine kaç tane kaçak kat çıkabilir?


Hadi tahminleri alayım!


Bir?


Üç?


Beş?


I-ıh!


Çıkın çıkın bunlar ufak rakamlar…


Yedi?


Dokuz?


On bir?


I-ıııııh?


Çıkın kardeşim bunlar da küçük rakamlar!


On üç?


On beş?


On yedi?


Yok, yine tutturamadınız. En iyisi ben size olayı baştan itibaren anlatayım.


Yer, İstanbul’un Esenyurt ilçesi.


AK Partili belediye döneminde 22 kat ruhsatı verilen bir bina, CHP’li Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt işbaşına geldikten sonra aniden göğe doğru yükselmeye başlıyor. 22 katlı bina birkaç ay sonra tam 40 kata ulaşıyor. Hem de ruhsatsız bir şekilde.


Binanın sahibi, 31 Mart seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’na destek veren, şimdi ise Ahmet Davutoğlu ile birlikte yürüyen Halis Kahraman isimli bir iş adamı…


Yani belediye, Halis Kahraman’a bir nevi Ekrem İmamoğlu’na verdiği desteğin diyetini ödüyor. 


Bina 40 kata ulaşınca bölgedeki AK Parti yönetimi devreye giriyor ve işi kovalamaya, Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’a hesap sormaya başlıyor. Kemal Deniz Bozkurt gelen eleştirilere aylarca aldırış etmiyor.


Ne zaman ki İçişleri Bakanlığı’na bağlı müfettişler gelen şikâyetler üzerine denetime başlıyor. Kemal Deniz Bozkurt ondan sonra harekete geçiyor.


Kendini savunma şekli çok ilginç!


Kaçak olan 18 kattan haberinin olmadığını söylüyor, “Gözümüzden kaçmış” diyor.  Ve geçen hafta Belediye Encümeni’ni topluyor, bina sahibine 17 milyon lira para cezası kesiyor!


Bitti mi?


Bitmedi tabii…


Asıl bomba geliyor.


CHP’li belediyenin, E-5 Karayolu’na sıfır şekilde kaçak kat dikilen binaya normal şartlarda 60 milyon liralık bir ceza kesmesi gerekiyor. Ama belediye başkanı binayı sanki bir ara sokakta yapılmış gibi gösterip 17 milyon TL ceza kesiyor.


Yani fırıldak içinde fırıldak…


Aradaki paranın kime gittiği ise bilinmiyor! Yani aslında biliniyor da bilinmiyor!


Anladınız siz onu!..


Ha eğer bu usulsüzlük, bu yolsuzluk sizi kesmediyse o zaman başka bir fırıldak daha anlatayım.


2019 yılının haziran ayında kurulan Derman Limited Şirketi, yaptığı açıklamada şirketi Esenyurt Belediyesine bedelsiz ve şartsız şekilde tümden hibe etmek istediğini açıklıyor.


Belediye de bu hibe olayını hemen kabul ediyor. Ardından, belediyenin yaptığı pek çok ihale, başka firmalara haber verilmeden doğrudan Derman Limited adlı şirkete havale ediliyor. 


Aradan bir yıl gibi bir süre geçiyor.


Bu bir yıllık süre içinde belediyenin yaptığı toplamda 15 trilyonluk ihalelerin tamamı bu şirkete veriliyor. Şirket belediyeye ait göründüğü için hiç kimse bu duruma itiraz etmiyor. 


Ancak geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmada duyanları dehşete düşüren bir bilgiye ulaşılıyor.


Belediyeye bedelsiz şartsız tümden hibe edildiği söylenen şirketin aslında hibe edilmediği, şirkete verilen ihale bedellerinin tamamının da şirketin gerçek sahibi olan Bülent Zafer Polat isimli kişinin hesabına aktarıldığı görülüyor.


Yine yapılan araştırmada bu şirkete gıda, kaşar, süt, dezenfektan ve maske alımı ihalelerinin verildiği belirleniyor. Üstelik bu mal alımlarının sözleşme dahi yapılmadan alındığı belgeleniyor.


Nasıl, güzel iş değil mi?


Ha bunlar da sizi kesmediyse…


O zaman bir sonraki yazıya kadar sabretmenizi rica edeceğim. Çünkü yazdığım iki olay devede kulak. 


İşin içinde Engin Özkoç ile Tuncay Özkan’ın da bulunduğu kılıfına uydurulmuş vurgunlar ve bunların karşılığında Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’a hediye edilmiş milyonluk araçlar olduğu iddiası var.


Unutmadan…


Bahsini ettiğim bütün bu vurgunların belgeleri ve görselleri elimde. Yani belediye başkanı ya da bir CHP’li itiraz ederse o belgeleri denk ortaya koyarım.


www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/615051.aspx



PANDEMİ YENİ MAFYA VE KASTELLİ Mİ?


Sadece bir gripal olay olduğuna inanmaya devam ettiğim ve son alınan kararlarla zaten zorda olan ekonominin iyiden iyiye zorlanacağını düşündüğüm pandemi saçmalığının iyiden iyiye zıvanadan çıktığı, niye bırakıldığı hala tartışılan bir mafya babasının Meksika’da belediye başkanlarını tek tek öldürenler gibi rahatlıkla muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nu tehdit ettiği şu günlerde bir şey dikkatinizi çekiyor mu bilmem ama benim hala araştırmasında olduğum bir durum önümüzdeki yıllarda yeni Kastellizedeler yaratacak diye düşünüyorum.


Çünkü bugün olduğu gibi 1980 yılında 24 Ocak Kararları ile serbest piyasa ekonomisine geçilmesiyle finans piyasasındaki asıl patlamasını yapmış,



Banker Kastelli, diye biri ortaya çıkmış, halka yastık altı birikimlerini yüksek faiz karşılığı kendisine yatırmaları için reklamlarla çağrıda bulunmuş, Vadeliden faiz oranları yıllık enflasyonun 4 katını vaat etmiş, ancak 1981 sonunda bankerler birer ikişer batmaya başlamış,Kastelli de bankaların “mevduat sertifikası” satmayı bırakması üzerine 1982’de batmıştı.


 


Evet dün bunların yaşandığı ülkemde her daralma dönemlerinde ortaya çıkan bazı mafya babaları gibi bazı uyanıkların da zaten şaşkın olan ve ne yapacaklarını bilememenin paniğiyle yastık altında olan kazançlarının eriyip, gittiğini görüp yeni çare ve çözümler aradığı bir sırada Kastelli gibilerinin reklamlarının etkisiyle ellerinde ne varsa bir anda bunlara kaptırıp, kaybedip, perişan olduklarını henüz unutmadığımız şu günlerde ve en önemlisi pandemi saçmalığı ile ‘Evde kal’ denildiği bir zamanda ev alma hayali ile art arda açılan yeni firmaların  ‘Ev al ‘kampanyalarını başlattığını görmekteyiz.


Adeta mantar gibi çoğaldıklarını ve bir cadde üzerinde en az 4-5 adet ‘Evlen’ diyerek lüks, banka dekorlu, şeffaf vitrinli yeni firmanın açıldığı şu günlerde medya aracılığı ile albenili reklamları izlerken zaten zorda olan ve alınan yeni pandemi tedbirleri ile iyiden iyiye evlere kapanıp, pandemi baskını ve bu yönde reklamları izlemek zorunda kalan vatandaşları tuzaklarına düşüren ‘Ev al’ diyenlerin hayal satışı adeta pandemi gibi pik yapmış durumda.


Evet, gelen kışla birlikte gribin arttığı ama adının değişip, pandemi olduğu virüs gibi artan ve adı Kastelli olmazsa da ‘Evlen’, ‘Ev al’ olarak değişen bu durumun devlet garantisiz olması da ayrı bir sorun. Ve o devleti idare edip, ‘biz olmazsak, devlet de olmaz’ dedirtmeye getirenlerde izler, hem muhalefet liderini tehdit edecek kadar alan bulan mafya babasını hem de bu art arda açılan yeni Kastelli pardon ‘ev al’, ‘evlen’ diyerek Başkan Erdoğan’ın bile yastık altından çıkaramadığı vatandaşın birkaç kuruşunu ellerinden alıp, evlendirme vaadi ile yeni Kastelzedeleri yaratacakları açıkça görünen hayal satıcılarını..



arşiv haber 27/12/2018 tarihli haber/yorum


BİR ARDAHANLI DAHA


İSTANBUL’DA BAŞKAN OLDU!


arşiv haber 02/03/2016 tarhli haberler


Ardahan Göleli İşadamı/siyasetçi Nesim Pakır Demokratik Soll Parti İstanbul İl Başkanı oldu. Geçtiğimiz genel seçimlerde Ardahan DSP’de 1. Sıra Milletvekili adayı olan ancak seçimleri kazanamayan Pakır’ın atama yolu ile DSP’nin İstanbul İl Başkanlığına getirildiği öğrenildi.


**KARTVİZİT İL BAŞKANI OLAMAYACAĞIM..


DSP Ardahan İl Başkanlığına atandıktan sora ilk açıklamasını Gazeteci Fakir Yılmaz’a yapan DSP İstanbul İl Başkanı Nesim Pakır Karaoğlan Ecevit’in partisi olan Demokratik Sol Parti’yi gerek yerel de gerek ise genelde iktidar yapmak için çalışacaklarını belirtti.


Kartvizit İl Başkanlığı yapmayacağını da belirten DSP İstanbul İl Başkanı Nesim Pakır ilk iş olarak DSP’ye yakışır bir güzel İl Başkanlığı binası oluşturacaklarını, İstanbul’un merkezinde olacak olan DSP İstanbul’un gerek dünya kenti İstanbul’un gerek ise ülkenin sorunları ile yakından ilgilenecek bir siyaset izleyeceğini belirtti.



**MHP İSTANBUL İL BAŞKANI DA ARDAHANLI..


Ardahan Göleli Nesim Pakır’ın DSP İstanbul İl başkanlığına gelmesiyle birlikte Ardahanlılara emanet edilen İstanbul’da ki parti saysı iki oldu.


Bilindiği gibi MHP İstanbul İl Başkanlığını da Ardahanlı Mehmet Bülent Karataş yürütüyor.


.











HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!