Ardahanlı Gazeteci Dinçer Gökçe: Ardahanlı çocuklara burs içindi..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Cumartesi Günü Saat: 17.15’de de TEMPO TV’de Programa Başlıyor..


Her Cumartesi günü saat:17.15’te ekranlarınızda..


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..





MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



“Kara para aklama” ve “dolandırıcılık” suçlarından ABD’de tutuklu bulunan Sezgin Baran Korkmaz’ın gazetecilerle özel ilişkiler kurduğu, para ve hediye gönderdiği gibi bazı iddiaların yer aldığı bir liste sosyal medyada dolaşıma sokuldu.


Kaynağı bilinmeyen listede adı geçen Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, gazeteciler Dinçer Gökçe ve Mehmet Akif Ersoy, iddialara yanıt verdi. Şık “Buradan bana çamur bulaşmaz” derken, Ersoy ise Sezgin Baran Korkmaz’ı tanımadığını söyledi. 


Ardahanlı olan Gazeteci Dinçer Gökçe de dekontları paylaşarak, “Bir avukat arkadaşım aracılığı ile 2’si kadın 3 öğrenciye SBK Eğitim Vakfı’ndan burs temin edildi. Aylık tutar 200/250 TL. Kayseri, Muş ve Ardahanlı çocukların hesaplarına yatırıldı” ifadelerini kullandı.


Gazeteci Cengiz Erdinç, 24 Temmuz’da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Sezgin Baran Korkmaz’la ilgili ‘sekiz sayfalık bir listenin’ dolaştığını; listede, “basın, yargı, askeriye, avukat, istihbarat, emniyet, iş ilişkileri, personeller, Paramount otelde kalan kişiler, ziyaret edenler, para ödenenler ve hediye gönderilenler” diye başlıklar olduğunu söyledi.


LİSTEDE ADI GEÇENLERDEN YANIT


Öte yandan kaynağı bilinmeyen ve dolaşıma sokulan, Sezgin Baran Korkmaz’ın gazetecilerle özel ilişkiler kurduğu, para ve hediye gönderdiği gibi bazı iddiaların yer aldığı bir liste sosyal medyada paylaşıldı.


Listede, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve gazeteciler Mehmet Akif Ersoy ve Dinçer Gökçe’nin de ismi yer aldı. Üç isim söz konusu iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu.


DİNÇER GÖKÇE: 3 ÖĞRENCİYE SBK EĞİTİM VAKFI’NDAN BURS TEMİN EDİLDİ


Ardahanlı Gazeteci Dinçer Gökçe, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Köy çocuğu olarak zor şartlarda okudum. Bu zorluğu aşma ışığını gördüğüm 15/20 öğrenci için her yıl yakın akrabalarım ve çevremden burs temin ediyorum… İtibar suikasti yapılan ‘operasyonel’ listeler bu yöndeki çabamı elbette etkilemez” ifadelerini kullandı.


Paylaşımında banka dekontlarına da yer veren Gazeteci Gökçe, şunları söyledi: “Karanlık hesapları dikkate aldığım da yok. Ancak bana güvenen insanların bilmesi gerektiği için bu açıklamayı yapıyorum. Bir avukat arkadaşım aracılığı ile 2’si kadın 3 öğrenciye SBK Eğitim Vakfı’ndan burs temin edildi. Aylık tutar 200/250 TL. Kayseri, Muş ve Ardahanlı çocukların hesaplarına yatırıldı. Dekontları da ekte.”




adlı kişiye yanıt olarak


Ancak bana güvenen insanların bilmesi gerektiği için bu açıklamayı yapıyorum. Bir avukat arkadaşım aracılığı ile 2’si kadın 3 öğrenciye SBK Eğitim Vakfı’ndan burs temin edildi. Aylık tutar 200/250 TL. Kayseri, Muş ve Ardahanlı çocukların hesaplarına yatırıldı. Dekontları da ekte. Dinçer Gökçe



BÜROKRASİ DÜMEN Mİ DEĞİŞTİ?!


Genel Seçimlere adım adım yaklaşıldığı bir süreçte CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğl’unun adeta kendisini yeni başkan olarak ilan edip, ‘Araba almayın ben geldiğimde size ucuz araba aldıracağım’ dedikten hemen sonra bol maaşlı bürokratların yönetiminde bulunanlar hemen harekete geçmişler..


Ve serbest piyasa kurallarını unutan Rekabet Kurulu, bu pazardaki hâkim durumunu kötüye kullanarak, emlak ve vasıta satış ile kiralama hizmetlerine aşırı fiyat uyguladığını iddia ettiği bir internet sitesi hakkında soruşturma açılmasına karar vermesi MHP ortaklı AK Parti iktidarına karşı yeni bir gıcıklık oluşmasına katkı sunmuş ve iş insanlarının da, ‘Artık bu iktidar gitmeli’ dedirtme kampanyasına bir yenileri daha eklenmiştir.


Evet, geride kalan sürece baktığımızda bir taraftan şu an bulundukları yere gelmek için el etek sürecini geçip, mevcut iktidara karşı hazırolda duran, diğer taraftan muhalefete belgeler sızdıran ve en önemlisi iktidarın yanlış adımlar atmasını sağlayıp, sonrasında muhalefete puan kazandıran kararlar alarak, bunları iktidar temsilcilerine imzalatan bürokratlar yani asıl iktidar olan bürokrasi yine sahne de..



Kılıçdaroğlu ve başta 6’lı masa olmak üzere mevcut muhalefetin başta ellerinde bulunan belediye imkânlarınca ve diğer ülkelerden sağlanan fon iddiaları olmak üzere çeşitli kanallar ve besleme denen basın aracılığı ile ele geçirdiği basın enformasyonu sayesinde elde ettikleri üstünlüğü çok iyi kullanıp, Bay Kemal aşağılamasını bile olumlu hale çevirdiği şu günlerde ulusalcıların başını çektiği siyasilerin yaptıkları her açıklama esnasında aba altından sopa gösterdikleri bürokratların da, başında bulundukları gemilerin rotasını çaktırmadan değiştirip, dümen kırmaya başladıklarını görmekteyiz.


Dertleri ülke ya da iktidar olmayan varsa yoksa makam ve mevkileri olan bu bürokratların başını çekenlerin ortalıklarda görünmeyen ve iktidarın ellerine verdikleri imkanları seçmene, topluma yansıtmayan kaymakamlar başta olmak üzere muhalefetin belediye başkanları ile kanka olup, adeta iktidarın gözüne sokarak, ‘ben işime, mevkime, makamıma bakarım’ diyen vali, genel müdür, müdür, komisyon üyesi, hatta imamları bile görüyoruz şu günlerde…


Yani son ana kadar bekleyip gelen SOS mesajını duyduktan sona batan geminin kurtuluşunun olamayacağını ‘Abbas yolcu..’ olduğunu hissedip, kendilerini gemiden atan fareler gibi bir durumun yaşandığını gördüğümüz siyasi arenanın yanında dümen kıran bürokratlara ve ülkeyi, milleti değil kendi iktidarını korumaya çalışan ve her iktidar ardından bunu başaran bürokrasiye bakmak gerekirse çok uzağa değil, yanı başınızda olanlara bakın ey iktidarı temsil ettiklerini sanıp, ayakta uyutulan İl, İlçe, Belde, kadın, Gençlik ve Genel Merkezi yani iktidarı temsil ettiklerini sanan mevcut iktidarca baylar, bayanlar..


Ha birde unutmadan onca Büyükşehir Belediyesi olan mevcut iktidarın muhalefetin bir iki büyükşehir belediye başkanı ile baş edemeyip, aynı muhalefetin küçük belediyeleriyle adeta ortak olup, çalışan dümen kıran bürokratları da görmez, duymaz ve adeta sona doğru giden akışa bu seyredişiyle onay verir gibi..



    arşiv haber 22/06/2021 tarihli haber/yorum


 



Sedat Peker’den Korkmaz Karaca iddiası: SBK’nin hediye ettiği arabayı kullanıyordu


Mafya lideri Sedat Peke Sedat Peker Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi ve AKP Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ardahanlı Korkmaz Karaca’nın bir süre Sezgin Baran Korkmaz’ın hediye ettiği aracı kullandığını öne sürdü. Karaca’dan bu yönde bir açıklama gelmezken ulusal basın olayı manşetlerine çekti.


Mafya lideri Sedat Peker, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi ve AKP Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Korkmaz Karaca’nın bir süre, yurt dışında kara para aklamaktan tutuklanan Sezgin Baran Korkmaz’ın hediye ettiği Audi A8 marka aracı kullandığını öne sürdü.

Twitter hesabından bu iddialara dair paylaşımlar yapan Peker, Karaca’nın “olaylar karışınca” aracı Sezgin Baran Korkmaz’ın Sancaktepe’de ki Biofarma isimli ilaç fabrikasına yollayıp bıraktığını iddia etti.


RÜŞVET İDDİALARI

Karaca’nın danışmanlık adı altında birçok kuruluştan para aldığını da belirten Peker, İçileri Bakanı Süleyman Soylu’ya “Sence etik mi” diye sorup “Korkmaz Karaca’yı da gözaltına aldırsana” dedi.

Peker ayrıca Karaca’nın başta Sütaş firmasının sahibi olmak üzere birçok firmanın da “özel işlerini halledip” rüşvet aldığını öne sürdü.


“RÜŞVETÇİ SİYASİLERE DOKUNMAZSIN”

Yaptığı sokak röportajında ekonomik durumu ve AKP iktidarını eleştirmesi üzerine hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” soruşturması açılan ve ifade veren Rizeli Mehmet Ali Sancaktutan’ı hatırlatan Peker, Soylu’ya “Adamı niye gözaltına aldın? Rüşvetçi siyasilere dokunmazsın, nerde bir garip var onların tepesine binersin” dedi.


KORKMAZ KARACA’NIN BAYKAL’DAN ERDOĞAN’A UZANAN YOLCULUĞU

1978 yılında İstanbul’da doğan Korkmaz Karaca, internet sitesinde yer alan biyografisinde lisede iş hayatına atıldığını ve birçok özel sektör kuruluşunda üst düzey yönetici olarak görev yaptığını söylüyor.

“Indagro Group”’un Türkiye Temsilciliğini yaptığını, Çalık Holding, DAP Holding, Doğan Holding, Acarlar İnşaat, Sütaş A.Ş., Tahincioğlu Gayrimenkul, Peker Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., İstanbul Anadolu Yakası Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere birçok özel sektör ve kamu şirketine danışmanlık hizmeti verdiğini belirtiyor.

Sözcü Gazetesi ve İnternethaber Medya grubunda yazılarının yayımlandığını söyleyen Karaca, 2007-2009 yılları arasında Fox TV’de TV programları yaptığını aktarıyor.

2010-2017 yılları arasında Deniz Baykal’ın danışmanlığını yapan Karaca, 8 Ekim 2018’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kurulan Ekonomi Politikaları Kurulu’na üye olarak olarak atandığını aktarıyor.


Haber/Fotolar: Evrensel Gazetesi ve Ulusal Gazete/Ajanslar



SİZİ YALAKALAR SİZİ..


Toplumsal bir barışı getirecek ve başta ülke ekonomisini olmak üzere, tüm sıkıntılarını en aza indirecek olan genel bir af ile, ya da AHİM’in kararının uygulanıp, bir an önce serbest bırakılması gerektiğini düşündüğüm Selahattin Demirtaş’ın dün dedikleri bugün hatırlatan şeyler olmakta…


Çünkü dün Sezgin Baran Korkmaz’ın suç ortakları, yanında olanlarla ilgili bir benzetmeyi yapan Demritaş bugün Erdoğan’ı da yanıltan kesimi kastederek şöyle bir laf etmişti:

“Gün gelecek bizden çok Erdoğan’ı eleştirecekler. Bir günde dönüşecekler. Huyları bu. Dönmek, dönüş yapmak onların tarzı. Etrafında şu anda bulunan siyasetçiler, gazeteciler, medya mensupları, göreceksiniz Erdoğan’ın ayağı şöyle bir tökezlesin, gemiyi en başta bunlar terk edecekler. (…) şu yalaka tayfasından daha fazla Erdoğan’a saldıran kimseyi bulamayacaksınız. Hepimizin önünde koşacaklar. “Erdoğan şunu etti, şu kadar kötülük yaptı” diye, şu günün yalakaları o günün yalakaları olacaklar. Sizden ricam bu alçakları affetmeyin… “ demişti.

Evet bugün aynı durum AK Parti’den ayrılanlar ile dün SBK ile arka kapılarda iş tutanlara söylenen bu sözü bana hatırlatan gelişmeler yaşıyoruz.

Çünkü 05/10/2018 tarihli bir yazımda ele aldığım Sezgin Baran Korkmaz’ın kendisi ve yaptıklarının ve en önemlisi ardındakilerin kimler olduğunun tartışıldığı şu günlerde, Uğur Dündar dahil, birçok kişinin sanki bu isimi yeni öğrenmiş gibi tv ekranlarına, gazete köşelerine çıkıp, uzun uzun yorumlar yaptığını izliyoruz.

Ve aynı isim üzerinde manşet, sür manşet haberler yapanları da gülümseyerek izlerken, kimsenin çıkıp bunlara “Ulan siz hepiniz dün Sezgin Baran Korkmaz’a iş insanı, patron, yatırımcı, büyük iş adamı, ödüle laik EN, hemşerimizle gururu duyuyoruz demiyor muydunuz?” diye de sormadığını da görmekteyim.

Evet, Ardahan Üniversitesine yapacağını öne sürdüğü kız yurdunu temelde bıraktıktan sonra adı ilk olarak benim imzamla gündeme, basına, medyaya taşınanlardan olan ve yine benim imzalı haberim ardından olağanüstü ve normal olmayan bir yükselişle bir anda “Büyük iş insanı, patron, yatırımcı, büyük iş adamı, ödüle laik EN, hemşerimizle gurur duyuyoruz..” konumunu alan Sezgin Baran Korkmaz’la arkadan iş çevirenlerde yazılmalı, anlatılmalı, gerçek yüzleri ortaya çıkarılmalı diye düşünmekteyim.

Çünkü kendisini ilk gündeme taşıyıp, bugün ortaya çıkan gerçek yüzünü tanıdıktan sonra, bugünlerin yaşanacağını yıllar önce yüreklice yazmış, gündeme taşımış olsam da ve sakallarımın olmasına karşın etrafındaki kemik yalayan kalkanları dolaysıyla kimseye anlatamamışsam da, bu kemikçilerin, yani dolandırdığı, vurgun yaptığı denilen kara paralardan kaynaklananların da gündeme taşınması gerekir derim.

Çünkü benim 2018 yılında ve sonrasında ele aldığım yazılarımdan biri olan ve Baran’ın gerçek yüzünü oraya döken yazılarıma rağmen birilerinin, “Büyük iş insanı, patron, yatırımcı, büyük iş adamı, ödüle laik EN, hemşerimizle gurur duyuyoruz..” diyordu..


Ve onlar şimdi kalkmış “Baran’ı tanımıyoruz, “Kim bu Baran?” edebiyatları ile gazetecilik yaptıklarını halka yutturuyorlar.

Ama benim ilk olarak 05/10/2018 tarihli bir yazımda ele aldığım Baran’la iş birliği yapanlar aynı kişiler olduğunu da biliyor ve o yıl ele aldığım yazımı aynen bir kez daha yayınlıyorum ve rahmetli Erbakan’ın dediği gibi “Sizi, sizi yalakalar..” diyerek yarın tek tek ve fotoğraflarıyla ele alacaklarım da suçludur bugün yaşananlardan diyerek…

İşte 2018 tarihi o yazım…


Sezgin Baran Korkmaz Kimdir?


Ardahan Üniversitesine yaptırdığı öğrenci yurdunu yarı bıraktığı zaman tanıdığım Sezgin Baran Korkmaz Digorludur…

Kendisi İstanbul Kars diasporasının için de olan bir olarakta yakinen tanımadığım ama Ardahanlı dostlarımızla da yakın temasta ve korumada (!) olduğunu iyi bildiğim Korkmaz’ın bir anda ABD-Türkiye arasında kriz haline gelen rahip Brunson ile de ilişkide olduğu yönünde ki iddiaları da öğrenince vay anasını dedim…

“Vay anasını” dememin nedeni ise bu kişinin benim karşı olduğum, içinde Ardahanlı ve Iğdırlının yok denecek kadar az olmasına karşın kendilerini 3 ilin temsilcisi diye yutturan Kars-Ardahan-Iğdır Vakfının, yani KAI denen İstanbul’da ki vakfın içine girdikten sonra ve bu vakfın kurucularından biri olan Karslı eğitimci bayanın arkadaşı olan ve ana dediği Yahudi kadınla tanıştıktan sonra, çok kısa sür’atle zenginleşen biri olarak bilirim.

En son İstanbul’da bir pazara gidip, bedava yiyecek dağıtımı yaparak gündeme gelen bu şahısın bugünlerde başta papaz Brunson ile ilgili olmak üzere, bir çok konuda gündeme gelmesi ve başta havuz medyası olmak üzere, iktidar yanlısı gazetecilerin hedefi olması aklıma başka şeyler getirmekte…

Oda Mafya gruplarının yanı sıra ABD ile Türkiye’nin karşı karşıya gelmesinin altında yatanın paranın ve karanlık ilişkilerin bölüşememesi olarak aklıma geliyor.

Yani Ahmet Hakan’ın benzetme yaparak bu şahsın, yani Digorlu Kürt Sezgin Baran Korkmaz’ın bir Reza olayının ikinci aktörü mü diyebilir miyiz?

Bilmem o kadar da günahına girmem…

Bilemiyorum ama MHP’nin hapisten çıkması için af istediği ileri sürülen mafya kanadının Korkmaz’ı koruduğunu düşündüğüm karşı tarafla, yani Ardahan camiasının da yakından tanıdığı gruplarla olan savaşın bugün bir anda Türkiye-ABD ilişkilerine kadar gittiğini de görmekteyim.

Evet, Sezgin Baran Korkmaz ile bir araya gelmeyen ama gerek soy ismi soydaşı olan Rektörün zamanında Ardahan Üniversitesine yaptırdığı öğrenci yurdunu yarı bırakması gerekse ona ve bana yakın olan dostlar ve ona yakın olanların aracılığı ile yakinen tanıdığım bir kişinin bu kadar olayın içine girmesi, bana da ilginç bir durum olarak gelirken, Başkan Erdoğan’ın da yakın takibinde olduğunu düşündüğüm bu gelişlerin bugün, ya da yarın yeni bir Reza olayının ortaya saçılacağından da şüphem var gibi…

Neyse benim de bildiklerim “şimdilik” bende kalsın diyerek, bekleyelim, görelim Sezgin Baran Korkmaz daha ne kadar gündem de kalacak?

Ha unutmadan birileri çıkıp bana “Filler sevişirken ya da dövüşürken çimler ezilir” de demesin…

Çünkü bende iyi bilirim ki o filler sevişirken, dövüşürken ezdikleri çimler ezilse de fillerin gittiği ve bittiği an yeniden yeşerdiğini de iyi bilirim…

Sanki bugün yazılmış 05/10/2018 tarihli *yorumumdur.



arşiv haber 24/04/2021 tarihli haberler


GAZETECİLERİN KONUKLARI KARACA VE


NASIROĞLU.., Gündemi, Değiştirme


Ustası.., CEZALAR DEVAM EDİYOR!,


YAKALANDI SERBEST KALDI!,


GAZETECİLERİN BU HAFTAKİ KONUKLARI CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI KORKMAZ KARACA VE İŞ İNSANI ALİ RIZA NASIROĞLU.. Gazeteciler Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her cumartesi günleri saat: 17.15’te TEMPO TV’de sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ in bu haftaki konukları iki önemi isim.. Sizlerde cumartesi günü saat: 17.15’de TEMPO TV ekranlarına davetlisiniz..



GAZETECİLER ÖNEMLİ KONUKLARI İLE TEMPO TV’DE!

Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da  olan Gazeteci  Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her hafta cumartesi günü, Saat: 17.15’te Tempo TV’de canlı olarak yayınladıkları “Gazetecilerle Gündem” adlı programın bu haftaki konukları,  Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi ve AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ardahanlı Korkmaz Karaca ile MAKTEKSER A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Nasıroğlu olacaklar.


Yerel ve Ulusal da gazeteciliğinin yanı sıra STK başkanlığı ve televizyonculuk sahasında da yer almayı başaran ve son 10 yıldır Seymen TV, Gala TV, Yaşam TV, Yıldız En TV’den sonra, simdi de Tempo TV’de canlı program yaparak, konukları ile birlikte ülkenin yanında dünyanın gündemini ekranlara taşıyan gazeteci Fakir Yılmaz, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gazetecilik bölümü mezunu kızı, Özlem Şeyma Yılmaz ile bu hafta ağırlayacakları misafirleri ile yeniden gündemi tutup, ekonomik, siyasal ve sosyal konuları tartışacaklar.

Sizi de Tempo TV ekranlarına konuk olmaya davet eden gazeteciler bu hafta ve her Cumartesi günü, saat 15.17’de Tempo TV ekranlarının yanı sıra Facebook, YouTube’da da canlı olarak evinize, iş yerinize, cep telefonlarınıza konuk olacaklar.


CORONA YASAKLARI VE PARA CEZALARIYLA DEVAM EDİYOR!


Son kabine toplantısı sonrası yapılan açıklama ardından Ramazan Bayramı’nı da kapsayacak şekilde 3 hafta süre ile 29 Nisan Perşembe günü saat 19’dan itibaren başlayarak 17 Mayıs Pazartesi günü saat 5’e kadar ülke çapında tam kapanmaya geçildiğini açıklandığı corona cezaları yasak ve para cezaları ile devam ediyor.


Ardahan’da yeni tip korona virüs (Covid-19) tedbirlerini ihlal eden 12 kişiye para cezası kesildi.

Ardahan’da hafta sonu yeni tip korona virüs (Covid-19) tedbirlerini ihlal ettikleri belirlenen 12 kişiye para cezası verildi. Ardahan İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, il genelinde Covid-19 tedbirlerine yönelik denetimler sürdürülüyor. Hafta sonu gerçekleştirilen denetimlerde, sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 12 kişiye, 37 bin 800 lira para cezası uygulandı.


Öte yandan İçişleri Bakanlığı genelgesinde belirtilen istisna kuruluşlar hariç, tüm iş yerleri faaliyetlerine ara verecek. Ayrıca yüz yüze eğitime de ara verildi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı kabine toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantı, yaklaşık 3 saat sürdü.


İŞTE TAM KAPANMA KARARININ AYRINTILARI


29 Nisan 2021 perşembe akşamı 19:00’dan başlayıp, 17 Mayıs pazartesi 5:00’e kadar sürecek şekilde tam kapanmaya geçiyoruz. Bu tarihler arasında kesintisiz sokak kısıtlaması uygulanacak.


-Üretim imalat, temizlik gibi alanlarda istisna tutulan kuruluşlar hariç, tüm işyerlerine ara verilecek.

-Yeme içme sektöründe paket servis ile hizmet verilecek. Zincir marketler pazar günleri kapalı olacak.




-Şehirler arası seyahatlerin tamamı izne tabi olacak, Şehirler arası araçlar yüzde 50 ile çalışabilecek.

-Konaklama tesislerinde rezervasyonlar, sokağa çıkma kısıtlamaları için teşkil etmeyecek.

-Kamu personeli uzaktan çalışmaya yönlendirilecek.

-Anaokulu, kreş, 8. ve 12. sınıflar dahil tüm kurumlarda yüz yüze eğitime ara verilecek, tüm sınavlar ertelenecek.

-İhtiyaçlarını karşılamak için sokağa çıkamayan yaşlılarımız VEFA ekiplerinden destek isteyebilecekler.


 


ARDAHAN’I DA DOLANDIRDI YAKALANDI SERBEST KALDI!


İstanbul Bahçelievler’de hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından 16 ilde 54 arama kaydı bulunan E.K., yakalandı. Polis ekipleri, geçen cumartesi akşamı, Bahçelievler’de E.K. isimli şüpheliyi gözaltına aldı. Şüpheli hakkında İstanbul, Erzurum, Bursa, Çanakkale, Konya, Mersin, Ankara, Gaziantep, Afyonkarahisar, Nevşehir, Kayseri, Bolu, Muğla, İzmir, Aydın ve Ardahan’da,’ Resmi Belgede Sahtecilik ve ‘Dolandırıcılık suçlarından 2018-2021 yılları arasında 54 arama kararı verildiği belirlendi. E.K., dün sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı.



Ardahan Kaşarı, Yıldız’la Dünya’ya açılıyor


Ardahanlı genç girişimci Oğuz Emre Yıldız’dan, Dünyaca ünlü aşçı CZN BURAK’la ticari işbirliği


Ardahanlı genç girişimci, Yıldız Market ve Yöresel ürünler şirketinin sahibi Oğuz Emre Yıldız, Ardahan’a gelen dünyaca ünlü Czn Burak ile anlaşarak, Ardahan kaşarını dünyanın heryerine ihraç edecek.


Sosyal medyada 21 milyon takipçisi olan ve Dünya’nın önemli şehirlerinde restorant zincirleri bulunan Czn Burak’la iletişime geçen Yıldız, Czn Burak için yaptırmış olduğu kaşarları tatdırdı. Ardahan kaşarının tadını çok beğenen Czn Burak, Yıldız ile birlikte çekmiş olduğu Ardahan Kaşarının videosunu yaklaşık 10 milyon kişi izledi. 


Hem Ardahan için hem de Ardahan kaşarı için üst düzey bir tanıtıma vesile olan genç girişimci Oğuz Emre Yıldız, Ardahan kaşarını Czn Burak’ın restorantlarına gururla ihraç edeceğini belirtti.



Gündemi, Değiştirme Ustası..


Hala inanmadığım ve insanlığın varlığından bu yana olan gribal bir olaydan öte basit bir rahatsızlık olduğuna inandığım covit saçmalığının, birilerinin imdadına nasıl yetiştiğini bir kez daha gördük.

Evet, kutlama telefonunu açmayan ama art arda dosyalar açan ve son olarak Ermeni dosyasını açan okyanus ötesinden gelen kara haberler ardından iyice köşeye sıkışanlar, ülkenin harıl, harıl tartıştığı konuyu ötelemek ve unutturmak için çok kolay bir yola yani yasağa sığındılar, 20 gün hapiste pardon evlerde kalacaksınız diyerek..

Bu yazıyı yazmaya hazırlandığım sırada WhatsAppıma gelen ve ‘Ak Koyunlar’ başlıklı videolu bir klibi izlerken bu videoyu hazırlayanların neyi anlatmak istediğini bir süre düşünürken aynı klibin içindeki bir satır ve müzik her şeyi anlattı bana benim ve benim gibi topluma bir şeyler anlatıpta anlatamadığı gibi..

Ekonomik krizin, bozulan göstergelerin, yoğunlaşan sıkıntılar ve insanların evine ekmek götüremediği bir süreçte içte olduğu gibi dıştan gelen baskılara karşı nasıl bir yol izleneceğini düşünenlerin en kolay yolu bulup, korona korkusuna sığınırlarken bu yöndeki yasaklarının mırıldanan, homurdanan toplumun bağırmasını önlemek adına, yasak üzerine yasak getirmeleri, var olan sorunları daha da büyüteceğinden korkar oldum.


Çünkü her türlü çabaya rağmen bastırılamayan, örtülemeyen rakamlar her köşeden çıkıverirken NATO’da askeri, AB’de de ticari ortağı olan bir ülkenin mallarına boykot çağrısı yapmanın bedelleri ile her geçen gün ağırlaşan açık/gizli ambargolar, zaten zorda olan ülkenin ekonomisini ve gidişatını tıkatırken benim ve toplumun büyük kesiminin karşı olduğuna inandığım, ama bu yasaklardan kendisinin değil, iktidarın zarar gördüğüne ellerini ovuşturarak muhalefet dahil kimse çıkıp, ‘Ya ne oluyor, ülkeyi mi batıracaksınız?’ deme cesaretinde bulunmadığı korona, yasaklarla iç çarkları da durduracak gibi..

Ve bana soracak olursanız benim değil sohbet ettiğim bir okurumun dediğinin altına bende aynı hem de kalınca imzamı atıyor ve diyorum ki; Bu yasaklar korona yasakları değil, Ermeni sorunu denen sıkıntının okyanus ötesinden gelen soykırım iddiasının kabulü karşısında sıkışanların, her zaman yaptıkları gündemi değiştirmekten öte bir şey olmadığıdır.

İnanmıyorsanız, ‘Hep penguen belgeseli izleyecek değiliz ya? Buyurun size koyun belgeseli!.. AK Koyunlar’  koplyalayın izleyin https://www.youtube.com/watch?v=haKF_GD6b90&ab_channel=MustafaSARITA%C5%9E

Yazık ve Nokta..


 



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Gündemi, Değiştirme Ustası..


Hala inanmadığım ve insanlığın varlığından bu yana olan gribal bir olaydan öte basit bir rahatsızlık olduğuna inandığım covit saçmalığının, birilerinin imdadına nasıl yetiştiğini bir kez daha gördük.

Evet, kutlama telefonunu açmayan ama art arda dosyalar açan ve son olarak Ermeni dosyasını açan okyanus ötesinden gelen kara haberler ardından iyice köşeye sıkışanlar, ülkenin harıl, harıl tartıştığı konuyu ötelemek ve unutturmak için çok kolay bir yola yani yasağa sığındılar, 20 gün hapiste pardon evlerde kalacaksınız diyerek..

Bu yazıyı yazmaya hazırlandığım sırada WhatsAppıma gelen ve ‘Ak Koyunlar’ başlıklı videolu bir klibi izlerken bu videoyu hazırlayanların neyi anlatmak istediğini bir süre düşünürken aynı klibin içindeki bir satır ve müzik her şeyi anlattı bana benim ve benim gibi topluma bir şeyler anlatıpta anlatamadığı gibi..

Ekonomik krizin, bozulan göstergelerin, yoğunlaşan sıkıntılar ve insanların evine ekmek götüremediği bir süreçte içte olduğu gibi dıştan gelen baskılara karşı nasıl bir yol izleneceğini düşünenlerin en kolay yolu bulup, korona korkusuna sığınırlarken bu yöndeki yasaklarının mırıldanan, homurdanan toplumun bağırmasını önlemek adına, yasak üzerine yasak getirmeleri, var olan sorunları daha da büyüteceğinden korkar oldum.

Çünkü her türlü çabaya rağmen bastırılamayan, örtülemeyen rakamlar her köşeden çıkıverirken NATO’da askeri, AB’de de ticari ortağı olan bir ülkenin mallarına boykot çağrısı yapmanın bedelleri ile her geçen gün ağırlaşan açık/gizli ambargolar, zaten zorda olan ülkenin ekonomisini ve gidişatını tıkatırken benim ve toplumun büyük kesiminin karşı olduğuna inandığım, ama bu yasaklardan kendisinin değil, iktidarın zarar gördüğüne ellerini ovuşturarak muhalefet dahil kimse çıkıp, ‘Ya ne oluyor, ülkeyi mi batıracaksınız?’ deme cesaretinde bulunmadığı korona, yasaklarla iç çarkları da durduracak gibi..

Ve bana soracak olursanız benim değil sohbet ettiğim bir okurumun dediğinin altına bende aynı hem de kalınca imzamı atıyor ve diyorum ki; Bu yasaklar korona yasakları değil, Ermeni sorunu denen sıkıntının okyanus ötesinden gelen soykırım iddiasının kabulü karşısında sıkışanların, her zaman yaptıkları gündemi değiştirmekten öte bir şey olmadığıdır.

İnanmıyorsanız, ‘Hep penguen belgeseli izleyecek değiliz ya? Buyurun size koyun belgeseli!.. AK Koyunlar’  koplyalayın izleyin https://www.youtube.com/watch?v=haKF_GD6b90&ab_channel=MustafaSARITA%C5%9E

Yazık ve Nokta..


REKLAMLARINIZ BİZDE SİTEMİZ DE, TEMPO TV DE, GAZETE/DERGİLERİMİZ


VE SANAL ORTAMLARIMIZ DA YAYINLANIR..












ki…









arşiv haber 03/01/2018 tarihli haber